Yeni TTK ve denetim – 15 Mayıs 2012

Ana Sayfa » Basından Haberler » Yeni TTK ve denetim – 15 Mayıs 2012
Paylaş
Tarih : 15 Mayıs 2012 - 10:23

Metin Taş & Sezgin Özcan

Sıkça kullanılan bir söz vardır: ‘Sayılı gün çabuk geçer’. Gerçekten de 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülen yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) için geriye sayım başladı. Yeni TTK iş hayatına epey yenilikler getiriyor. Bunlardan bir kısmı da mali tablolar ve denetimle ilgili.
Yeni Türk Ticaret Kanunu, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının uygulanmasını sağlamak ve benimsenmesini kolaylaştırmak amacıyla Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu’na (Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu) yetki ve görev vermiştir.
Kurul tarafından belirlenen standartlara uyulabilmesi için muhasebe ile ilgili yazılımlarda bazı düzenlemeler yapılması gerekiyor. Bu durum, her işi son ana bırakma alışkanlığı olan toplumumuz için sorun çıkarabilecek nitelikte.

BAĞIMSIZ DENETİM
Yeni TTK, şirketlerin finansal tablolarının denetim yetkisine sahip meslek mensupları tarafından denetlenmesini gerektiriyor. Denetimin bağımsız olabilmesi için bağımsız denetçinin, şirketlerin muhasebe kayıtlarını tutan kişiden farklı bir kişi olması gerekiyor.
Bunların dışında; sermaye artırımı, sermaye azatlımı, birleşme, bölünme, kuruluş gibi bazı işlemlerin mevzuata uygunluğunun işlem denetçisi raporuyla onaylanması gerekiyor.
Bağımsız denetim yetkisini kullanacak meslek mensuplarının yetkilendirilme usulü konusu ise belirsizliğini koruyor. Konuyla ilgili olarak; Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun web sayfasında;
‘Bağımsız Denetçilerin yetkilendirilmesi ile ilgili eğitim ve sınav koşullarına ilişkin belirlemeler önümüzdeki günlerde kamuoyuna duyurulacaktır’ açıklaması yer alıyor.

VUK DEĞİŞMELİ
Vergisel açıdan bakıldığında,
1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülen yeni TTK’nın ihtiyaca cevap verebilir şekilde uygulanabilmesi için bunlarla uyumlu Vergi Usul Kanunu (VUK) taslağının son halini alarak yürürlüğe girmesi ve Türkiye Muhasebe Standartlarında (TMS) yer alan düzenlemelerin ne şekilde uygulanacağının netleştirilmesi gerekiyor.
Bunların dışında, yeni TTK’da atıf yapılan ve finansal tabloların oluşturulmasına temel teşkil edecek TMS, vergi matrahına esas olan mali karı hesaplamaktan ziyade ticari karın tespitine yönelik. Bu nedenle, VUK’ta bilanço, değerleme ve defter tutmaya yönelik hükümlerin şu anki haliyle devam edebilmesi mümkün değil.
TMS’de günlük amortisman, net bugünkü değer, karşılıklar gibi vergiden çok finansal tablolara yönelik düzenlemeler yer alıyor. Düzenlemelerin birçoğunun ise 213 sayılı VUK’ta yer alan hükümlerle kıyaslandığında vergi matrahını azaltıcı nitelikte olduğu anlaşılıyor.
Standartların bu haliyle uygulanması durumunda şirketlerin birden fazla sayıda bilanço çıkarmaları söz konusu olabilecek. Bu nedenle zaman geçirilmeden VUK’ta gerekli düzenlemelerin yapılması gerekiyor.

AKLINIZDA BULUNSUN – İmtiyazlı hisse senetlerine ilişkin hükümler değişti
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 401. maddesinde yer alan; pay sahipleri arasında kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflar bulunan anonim şirketler ile bu şirketlerin iştiraklerinde diğer pay sahipleri adına imtiyaz tesis edilemeyeceğine ilişkin hükümde değişik yapıldı. 10 Mayıs 2002 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6300 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle yapılan değişikliğe göre imtiyaz kısıtlaması, şirket sermayesinin yarısından fazlası tek başına veya birlikte kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara ait olan şirketlerde söz konusu olacak. Bu hükme aykırı esas mukaveleler, 15 Haziran 2012 tarihine kadar uygun hale getirilecek.
Gerekli esas mukavele değişikliklerinin ve uyarlamalarının bu tarihe kadar gerçekleştirilmemesi halinde, ilgili esas mukavele hükümleri kendiliğinden geçersiz hale gelecek ve esas mukavelede öngörülen imtiyazların tümü kanunen sona erecek.

Dul kadına hem eşinden hem babasından aylık bağlanır mı?

Kayınvalidem 1991 yılında ölen SSK emeklisi eşinden emekli maaşı alıyor. Babası 1971 yılında ölmüş,1984 yılına kadar annesi maaşını almış. Annesi de 1984 yılında öldükten sonra maaş kesilmiş ve kimse almamış. Ancak babası da SSK emeklisi, ikisi de aynı kurumdan oldukları için hem babanın hem de kocasının maaşını alamayacağını söylediler. Şu anda sadece kocasından maaş alıyor. Yeni çıkan bir kanun varmış ve bu kanuna göre ikisinden de maaş alabiliyormuş. Eğer kanun buna müsaade edip alınıyorsa konuyla ilgili nereye müracaat etmemiz gerekiyor? Yardımcı olup yol gösterirseniz sevinirim. Handan Eren
Konuyla ilgili yeni çıkan bir kanun yok ama bir yargı kararı var. Sosyal Güvenlik Kurumu, 506 sayılı SSK’nın kız çocuklarına babalarından bağlanan yetim aylıkları ile ilgili 68. maddesinde yer alan ‘kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuğuna bu aylıklardan fazla olanı ödenir’ hükmü gereği, her ikisi de SSK emeklisi olan hem babasından hem de kocasından aylığa hak kazanan kız çocuğuna her iki aylığı da bağlamayıp, yüksek olanı ödüyor.
Yargının kararı ise 506 sayılı SSK’nın geçici 91. maddesine göre 6 Ağustos 2003 tarihinden önce ölen babasından ve eşinden aylığa hak kazanan kadına her iki aylığın da bağlanacağı şeklinde.
Buna göre, kayınvalidenize babasından da aylık bağlanması için SGK’ya yazılı olarak başvurup, talebin reddi üzerine iş mahkemesinde dava açabilirsiniz.

GÜNÜN SÖZÜ
‘Susmak kabullenmek değil cevaptır anlayabilene. Bir insan kısa cümleler kuruyorsa uzun yorgunlukları vardır sadece.’ Dylan

Bir önceki yazımız olan Doğum borçlanması şartlarının Bulgaristan’ı Türkiye’si olmaz - 15 Mayıs 2012 başlıklı makalemizde Bulgaristan, doğum borçlanması ve Doğum borçlanması şartları hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo