“Yeni Bir Sıçramaya İhtiyacımız Var”

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri » “Yeni Bir Sıçramaya İhtiyacımız Var”
Paylaş
Tarih : 18 Nisan 2013 - 13:42

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Türkiye’nin geldiği noktada yeni bir sıçramaya ihtiyaç olduğunu belirterek, “Bunu da orta gelir düzeyinde patinaj yaparak sağlayamayızBilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Türkiye’nin geldiği noktada yeni bir sıçramaya ihtiyacı olduğunu belirterek, önümüzdeki 10 yılda Türkiye’nin mutlaka teknoloji düzeyini artırması, yüksek katma değere yönelmesi gerektiğini vurguladı.

Şeker Kanunu hazırladıklarını belirten Bakan Ergün, şekerde denetlenmeyen alanlar olduğunu bildirdi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, bakanlık binasında Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleriyle sohbet toplantısı gerçekleştirdi. Bakan Ergün Türkiye’nin geldiği noktada yeni bir sıçramaya ihtiyacı olduğunu belirterek, bütün kurumlarının Türkiye ekonomisini daha ileri bir noktaya taşıyacak sıçrama gerçekleştirmesi gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin 10 yıllık dönemde, hızlı bir şekilde kişi başına düşen milli gelirini 3 bin 500 dolardan 11 bin dolara çıkardığını vurgulayan Bakan Ergün, “Bu iyi bir şey ancak bizim için yeterli değil. Hitap ettiğimiz yeni pazarların önemli bir bölümü daha düşük teknoloji veya orta teknoloji ürünleri talep eden pazarlar. Bunlar bir müddet bizi orta gelir seviyesinde idare edebilir ama bunların bizi orta gelir tuzağı içine de çekmemesi lazım. Bizim buralarda kalarak yolumuza devam etmemiz mümkün değil. Sıçrama yapmamız gerekiyor. Yüksek gelir seviyesine çıkmamız, ilk etapta 25 bin dolarlık milli gelir seviyesini yakalamamız gerekiyor. Buna da orta gelir düzeyinde patinaj yaparak sağlayamayız. Mutlaka teknoloji düzeyimizi artırmamız, yüksek katma değere yönelmemiz gerekiyor. Tercihimiz sanayi ülkesi olmak. Bu doğru bir tercih. Bir ülkenin gerçek bir ekonomiye sahip olması için üretime, sanayiye, teknolojiye dayanması lazım. Ama bu sanayi üretiminin düşük teknoloji veya orta teknoloji yoğunluğu olarak devam etmemesi, yüksek teknolojiye geçmesi lazım. Bizim de kilogramı artırmak değil, kilogramın değerini artırmak mecburiyetimiz var. O nedenle ikinci sıçramayı da teknolojiyi artırmamız gerekiyor. 10 yıllık döneme baktığımızda, düşük teknolojilerin üretim ve ihracat içindeki payı yüzde 70’ler seviyesindeydi. Yüzde 30-35’ler seviyesine indi. Orta teknolojilerde yoğunlaştık. Şimdi bizim önümüzdeki 10 yılda orta teknolojilerden yüksek teknolojiye doğru bir sıçramayı gerçekleştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

-“TÜRKİYE’NİN İLERİ DEMOKRASİ STANDARTLARINI YAKLAMASI LAZIM”-

10 yılda Türkiye’nin birçok reform yaptığını, düşük demokrasi standartlarından orta demokrasi standartlarına ulaştığını belirten Bakan Ergün, “Ama bu demokratik düzey, bizim problemlerimizi çözmeye yetmiyor açıkçası. Demokratik düzeyimizi de yükseltmemiz gerekiyor. Türkiye’nin ileri demokrasi denilen standartları da yakalaması lazım. Bir taraftan da bunun hamlelerini yapmak, bu konuda da bir sıçrama gerçekleştirmek gerekiyor. Son dönemdeki çözüm süreci ve bu çerçevedeki gelişmeleri de biraz ülkenin bazı sorunlarını, köklü sorunlarını çözerken, demokratik standartlarını da yükseltmesi, o alanda da sıçrama yapması gerekecek. Kaybedecek fazla zaman yok. Herkese görev düşüyor. Bizim bakanlığımızın da bu işi yaparken, yüksek katma değer oluşturulması, ileri teknolojiye geçilmesinde, merkezi bir rolü var” diye konuştu.

-“KOBİLER BELGELENDİRİLMİŞ DANIŞMANLIK ŞİRKETLERİNDEN HİZMET ALACAK”-

Bakanlığa bağlı kurumlarla birlikte “yeni vizyona” uygun hareket tarzı geliştirdiklerini belirten Bakan Ergün, KOSGEB’in destek modellerini değiştirerek, KOBİ’lerin daha yüksek katma değer ürüten, dış pazarlara açılan, Ar-Ge yapan KOBİ’ler haline gelmesi için harekete geçtiklerini bildirdi. Girişimciliği KOSGEB’in ana görevlerinden biri haline getirdiklerini söyleyen Bakan Ergün, KOSGEB’i yeniden kurgulayarak, bütün toplulukta girişimciliği artıran, insanları iş kurmaya yönlendiren bir yapıya dönüştürdüklerini vurguladı. Önüne gelenin “KOBİ danışmanlığı adı altında” danışmanlık hizmeti verdiğini vurgulayan Bakan Ergün, “Kimin danışmanlık hizmeti verdiği belli değil. Birçok insan, küçük işletmeler bunların peşine takılıyor. Doğru yanlış bilgiler akıyor. Belki de adam yanlış istikamete gidiyor bilmiyoruz. Şimdi KOSGEB’e yeni bir görev daha yükledik. Mesleki Yeterlilik Kurumu ile birlikte çalışıyor. KOBİ danışmanlığını belgelendiriyoruz. KOBİ’ler bundan sonra belgelendirilmiş danışmanlardan ve danışmanlık şirketlerinden hizmet alacak. Mesleki Yeterlilik Kurumu ile KOSGEB’in birlikte belgelendirdiği danışmanlık şirketlerinden, danışmanlık alan KOBİ’lere destek vereceğiz. Yakında belgelendirme çalışmaları yapılacak” şeklinde konuştu.

-“TÜBİTAK’TA ÇOK KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK YAPILDI”-

TÜBİTAK’ta çok köklü değişiklik yapıldığını, daha sanayi odaklı, daha iş dünyası odaklı, teknolojinin ticarileşmesi odaklı bir destek ve araştırma programına yöneldiğini belirten Bakan Ergün, şunları kaydetti:

“Bir taraftan kamunun araştırmalarını yürütülüyor. Savunma sanayi araştırmaları yürütülüyor. Diğer taraftan da geliştirilmiş teknolojilerin ticarileştirilmesi yönünde çalışmalar yapılıyor. Küçük küçük üretimlerle, bazı ihtiyaçları karşılaması ya da raflarda kalması bizim kabul edemeyeceğimiz şeyler. Biz bu tür teknolojileri artık, özellikle KOBİ’lere, KOBİ niteliğindeki işletmelere, bunun patenti ve lisansıyla birlikte transfer etmek gerekiyor. Bütün bunu dünya piyasalarına ve ihracatıyla birlikte geliştirilmesi doğrultusunda adımlar atmak. Mesela Türkiye, yollardaki, asfaltlardaki çizgilerin boyasını tamamen ithal eden bir ülke. Bu boyalar tabii şartlara dayanıksız. Sık sık ithal ettiğimiz ürünler bunlar. Birisi yapmamış bunu. Bu bir TÜBİTAK projesi olarak üretildi. Müşteresi hazır Karayolları Genel Müdürlüğü. Hem karayollarına, hem de dünyaya satabilir. Bize özgü, çevreci, bir ürün. Bunun gibi bir takım teknolojiler de var. TÜBİTAK artık teknolojinin ticarileşmesi konusuna daha çok ağırlık veriyor.”

-“NİTELİKLİ MARKA VE PATENTLERE ODAKLANMAMIZ LAZIM”-

Bakan Ergün, Patent Kanunu’nun çok eski olduğunu belirterek, “Patent ve marka başvurularında fena değiliz ama nitelikle artık nitelik konusuna odaklanmalıyız. Nitelikli markalar ve patentlere odaklanmamız lazım. Üniversitelerin patent sahip olabilmesine imkan sağlamamız lazım. Bu nedenle Patent Kanunu’nu değiştiriyoruz” dedi.

-“DÜNYADA STANDARTLAR SAVAŞI YAŞANIYOR”-

Bugün dünyada standartlar savaşı yaşandığını vurgulayan Bakan Ergün, “Duvarlar kalktı, gümrükler kalktı ama birçok görünmez duvar var. O da standartlar üzerinden yürüyor. Ülkeler diyorlar ki, “bizim istediğimiz standardizasyon teşkilatının belgelendirmesi var mı sizin ürününüzde?’ deniliyor. Belge yoksa çok zorlanıyorsunuz. Türk Standartları Enstitüsü’nün dünyaya açılması gerekiyordu. Dünyaya açıldı. Türk Standartları Enstitüsü’nün çok etkin ve aktif rol almasına imkan sağladık. Neden? Standartlara uyan ülke olmak önemli ama standartları belirleyen, standart koyan bir ülke olmak önemli. Standartları belirleyen bir ülke olmak önemli. Oraların içine girilmemiş şimdiye kadar. Yeni bir çalışmayla hem Türk Standartları Enstitüsü’nü, hem de üniversiteleri, sivil toplum kuruluşlarını, kamu kurumlarını ve şirketleri Dünya Standartlar Teşkilatı’nın standart belirleme komitelerinde yer almak için modeller geliştiriyoruz. ABD 500 komitede başkanlık yapıyor. Her ürünün bir komitesi var. Her ürünle ilgili teknik komite çalışıyor. Türkiye sadece 3 komitede başkanlık yapıyor. Niye üniversiteler, kurumlar adam göndermiyor. Hangi ülkeye gitseniz, karşınıza başkasının belirlediği standartlar çıkıyor” şeklinde konuştu.

-“ŞEKER KANUNU HAZIRLIYORUZ”-

Şekerde hiç denetlenmeyen alanlar bulunduğunu belirten Bakan Ergün, hazırlanan Şeker Kanunu’yla bu boşlukları kapatacaklarını bildirdi. Bakan Ergün, “Bir şeker türü var: “7 ton şekerle yaptırdığınız tatlandırmayı, 1 kilo tatlandırıcıyla yapıyorsunuz.’ Biz de nişasta bazlı şeker ve şeker pancarından üretilen şeker var. Türkiye’de şeker pancarından üretim, yüzde 85’den biraz fazla. Biz Avrupa ikliminde olduğumuz için, şeker kamışından üretemiyoruz. Pancardan şeker üretimi yapıyoruz. Bu nedenle maliyet yüksek. Onun için şeker pancarı korunuyor. Avrupa’da da korunuyor. Ama onun dışında maliyetler yüksek olduğu için başka şeker ve tatlandırıcıya kaçılıyor. 1 kilo tatlandırıcı ile 7 ton şekerin yaptığı işi yapıyor. Adam onu çantasına koyup getiriyor. Gazoz getirir gibi. Bu tür ürünlerin denetimi, kontrolü hiç kimsenin yetkisine verilmemiş. En çok zararlı olan şeker, denetim dışında olanlar. Mekanizmalar kurulduğunda daha sağlıklı adımlar atabileceğiz.”

-İLAÇ STRATEJİ BELGESİ HAZIR-

Sektörel stratejileri önemsediklerini belirten Bakan Ergün, ilaç sektöründe strateji belgesi çalışmalarının tamamlandığını, yakında Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na sunulacağını bildirdi. Türkiye’nin 4.5 milyar dolarlık ithalatı bulunduğunu, buna karşılık 700 milyon dolarlık ihracat yaptığını dile getiren Bakan Ergün, “Dış ticaret açığının en yoğun olduğu alanlardan biri ilaç pazarı. Türkiye ilaç pazarı 11-12 milyar dolarlık Pazar. Bu Pazar, AR-Ge’ye, inovasyona, teknolojik atılıma, yüksek katma değere en uygun alanlardan biri. Bu alanda bir yol haritası oluşturmak ve bu yol haritasına göre adım atmak gerekiyordu. İnşallah Türkiye’yi ilaç araştırmalarında, yeni molekül geliştirilmesinde, önemli merkezlerden biri haline getireceğiz” diye konuştu.

-“GERİ DÖNÜŞÜMDEN İLK ETAPTA 7-8 MİLYAR TL’LİK BİR KAYNAK ORTAYA ÇIKABİLİR”-

Türkiye’nin her şeyi çöp diye atan, onun içindeki ekonomik değeri görmeyen bir yapıya sahip olduğunu belirten Bakan Ergün, ilk yapılan hesaba göre eğer atıkların yarısının geri dönüşümü sağlanabilse ilk etapta 7-8 milyar TL’lik bir kaynağın ortaya çıkacağını bildirdi. 2 yıl önce Türkiye’nin geri dönüşümle ilgili strateji belgesi, yol haritası ve eylem planlanması görevi verildiğini bildiren Bakan Ergün, “O da tamamlandı. Şimdi onu da Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na sunacağız.

İstanbul’da bir belediyemiz kağıt toplama konusunu çok önemsemiş. İlçesinde kağıt toplama kampanyası başlatarak, bütün atık kağıtları toplamışlar. Bu atıkları deftere dönüştürüyorlar. Bu ilçedeki öğrencilerden büyük bir bölümünün neredeyse ücretsiz olarak defterlerini karşılıyor. Bunun gibi birçok geri dönüşüm imkanları var. Geri dönüşüm konusunda bir sıçrama yapmamız lazım. Çevresel etkilerini, atıklarını ortadan kaldırmamız gerekiyor. Kanalizasyondan enerji üretiyorsunuz. Çamur kalıyor gerekiyor. Çamuru ne yapacağınızı düşünüyorsunuz. Şimdi arıtma tesisi çamurlarından fuel oil ve ham petrdol üretme gibi çalışmalar var. Türkiye’deki bir çok arıtma tesisi çamuru, ham petrole dönüştürülebilir. Çamur diye bir şey kalmayacak ortada. Bunlar, geri dönüşüm meselesi bizi teknolojik olarak araştırmaya yapmaya, teknolojik sıçrama yapmaya yöneltecek.”(ANKA/DEVAM)

(HGS/HF) – Ankara

Bir önceki yazımız olan Rekabet Kurumundan İlaç Sektörü Raporu başlıklı makalemizde Rekabet Kurumundan İlaç Sektörü Raporu haberi ve Rekabet Kurumundan İlaç Sektörü Raporu haberi oku hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Forex’te En büyük ” Destek ” ‘çiniz.
Forex’te En büyük ” Destek ” ‘çiniz.

20 Yılı aşkın piyasa ve sektör tecrübesi ile müşterilerine profesyonel anlamda hizmet vermekte olan Destek Menkul Değerler DestekFX adı altında

FED 2008 krizinin tutanaklarını yayınladı
FED 2008 krizinin tutanaklarını yayınladı

Amerikan Merkez Bankası (FED), 2008 yılındaki finansal kriz zamanında yapmış olduğu Federal Açık Piyasalar Komitesi (FOMC) toplantılarının

Yerli üretim dizel tren
Yerli üretim dizel tren

Türkiye Vagon Sanayi A.Ş.’nin (TÜVASAŞ) Adapazarı tesislerinde üretilen ilk yerli dizel tren seti Anadolu Mototren, İzmir- Balıkesir-Bandırma

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo