Vergi Usul Kanunu yeniden yazılırken – 25 Kasım 2013

Ana Sayfa » Basından Haberler » Vergi Usul Kanunu yeniden yazılırken – 25 Kasım 2013
Paylaş
Tarih : 25 Kasım 2013 - 9:03

Yakın dönemde Maliye Bakanlığı bünyesinde 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) yeniden yazımı çalışmalarına başlandı. Bu konuda ilgili meslek kuruluşlarının görüş ve önerileri de istendi. Konunun taraflarının önerilerine değer veren katılımcı bir anlayışın benimsenmesi oldukça sevindirici. Maliye Bakanlığı’nın paylaşımcı ve katılımcı yaklaşımı sayesinde güncel bir kanuni düzenlemenin ortaya çıkacağına yönelik inancımız tam.

Bu sayede; hem devletin hem de mükellefin hak, menfaat, sorumluluk ve yükümlülüklerini dengeli ve adaletli bir şekilde tesis eden modern bir yasa ortaya çıkacak. Biz de bugünkü yazımızda bu sürece destek olmak amacı ile bazı önerilerimizi kaleme almak istedik.

Şüpheli alacak uygulaması

Mevcut Vergi Usul Kanunu’na göre ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla dava veya icra safhasındaki alacaklara karşılık ayrılabiliyor. Sorun da tam bu noktada başlıyor. Maliye Bakanlığı daha önce hasılat olarak yazılmamış bir alacak için karşılık ayrılmasına izin vermiyor. Bakanlığın hareket noktası ilgili yasa maddesinin gerekçesi. Ancak Danıştay’ın görüşü ise aksi yönde. Yargı düzenlemenin lafzından hareket ediyor. Avans olarak verilen ve geri tahsil edilemeyen tutarlar için de karşılık ayrılmasının mümkün olduğuna yönelik birçok yargı kararı mevcut.

İdare ile yargı arasındaki görüş ayrılığı mükellefleri zor durumda bırakıyor. Yeni yasanın hazırlanması sürecinde bu durumun göz önüne alınmasının yararlı olacağı kanaatini taşıyoruz.

Gider pusulası yeniden tanımlanmalı

Yürürlükteki VUK’ un 234. maddesine göre vergiden muaf esnafa yaptırılan işler veya onlardan satın alınan emtia için gider pusulası tanzim edilmesi gerekmekte. Ancak uygulamada gerek Maliye Bakanlığı’nın görüşlerine istinaden gerekse gider ve maliyetlerin belgelenmesi amacı ile gider pusulası çok daha geniş bir alanda kullanılıyor.

Bu anlamda yeni yasanın hazırlanması sürecinde, gider pusulası kavramının yeniden tanımlanması ve kullanım alanının yeniden belirlenmesinin yarar sağlayacağını düşünüyoruz.

Özelgelere süre getirilmeli

Son yasal değişikliklerle özelgelerin etki ve gücü arttı. Bir konuda bir mükellefe verilmiş olan özelge Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesinde yayımlanıyor ve aynı durumdaki tüm mükellefler için hukuki koruma sağlıyor.

Ancak özelge taleplerinin ne kadar süre içerisinde idarece yanıtlanacağı net olarak belli değil. Bu anlamda özelgelere en geç ne kadar süre içerisinde cevap verileceğine ilişkin bir düzenlemeye yeni düzenlemede yer verilmesi önemli fayda sağlar.

Muhasebe hilesi kavramı

Yürürlükteki Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesine göre, defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hilesi yapanların 18 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörülmüş vaziyette. Ancak bu denli ağır bir yaptırımı olan bu fiilin tam olarak neye karşılık geldiği yasada tanımlanmamış durumda. Bu durum farklı yorumların ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Bu anlamda, hesap ve muhasebe hilesi kavramından neyin anlaşılması gerektiği hususuna daha somut bir şekilde kanun metninde yer verilmesi yerinde olabilir.

Değerleme ilkeleri

Değerleme, kelime anlamı itibariyle; vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespiti olarak tanımlanabilir. Değerleme doğrudan vergi matrahını, dolayısıyla da ödenecek vergi tutarını etkileyen bir müessese olduğu için hem idarenin hem de mükelleflerin ilgi alanı içerisinde yer almakta.

Vergi Usul Kanunu’nun yeniden yazımı sürecinde; değerleme ilke ve esaslarının gözden geçirilmesinin, muğlak alanların (avansların ve depozitoların değerlemesi gibi) açıklığa kavuşturulmasının, vergi kanunlarında yer alan değerleme ilke ve esaslarının TMS ve TFRS ile mümkün olduğunca uyumlu hale getirilmesinin hem idare hem de mükellefler için büyük fayda sağlayacağını düşünüyoruz.

Kaynak: http://www.bugun.com.tr/vergi-usul-kanunu-yeniden-yazilirken-yazisi-873430

Bir önceki yazımız olan 2014 Asgari Ücret Net, Asgari Ücret 2014, Asgari Ücret 2014 Ne Kadar başlıklı makalemizde 2014 asgari ücret, 2014 asgari ücret ne kadar ve 2014 yılı asgari ücret tutarları hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo