Vergi Denetiminde Özelleştirme Üzerine Fikirler

Ana Sayfa » Genel Muhasebe » Vergi Denetiminde Özelleştirme Üzerine Fikirler
Paylaş
Tarih : 28 Ekim 2013 - 10:57

VERGİ DENETİMİNDE ÖZELLEŞTİRME ÜZERİNE FİKİRLER

     Vergi denetimleri beyan esasına dayalı vergilendirme sistemlerinin hepsinde önemli bir yer tutmaktadır. Verilen vergi beyanlarının ve ödenene vergilerin doğruluğunu tespit etmek, araştırmak vergi denetiminin temel bir parçasıdır. Maliye idareleri çeşitli unvanlar ve dereceler verdikleri belirli bir eğitime ve deneyime sahip memurları tarafından bu denetimleri gerçekleştirirler.

1. GİRİŞ

Topluma sunulması gereken mal ve hizmetlerin özel sektör tarafından mı kamu sektörü tarafından mı veya ikisi beraber üretecekler ise ne kadarı kamu ne kadarı özel sektör tarafından üretilecek sorusu uzun yıllar maliye ve iktisat bilimlerinin çalışma konularından olmuştur. Özel sektörü destekleyenler kamu başarısızlıklarını, kamu sektörünü destekleyenler ise piyasa başarısızlıklarını ileri sürmüşlerdir.

Vergi denetimi ise esas olarak kamu sektörü tarafından verilmesi gereken bir hizmet olarak görülmüştür. Kamusal bir gücün kullanımının özel sektöre devrinde bürokrat ve politikacılar genelde şüpheli yaklaşmışlardır. Osmanlı’da 16’ncı yüzyıldan sonra uygulanan iltizam uygulamalarında devletin vergi toplama yetkisi, genelde 3 yıllığına ihale yöntemi ile peşin bedel karşılığında mültezim adı verilen kişilere satılırdı. Mültezim verdiği parayı halktan çıkarabilmek için halka zulüm etme pahasına ağır vergiler toplamaya çalışmışlardır. Genelde mültezimler o bölgenin güçlü kişileri olduklarından vergi toplama yetkisi ile daha da güçlenen bu kişiler çeşitli isyanlar çıkarmışlardır. Olumlu sonuçlarından çok olumsuz sonuçları ile tanınan iltizam usulü Tanzimat ile kaldırılmıştır.

Bu çalışmamızda devletin “vergi toplama” değil “vergi denetimi” hizmetlerinin belli bir kısmının özelleştirmesinin ne gibi yöntemlerle nasıl sonuçlara ulaşabileceği varsayımı değerlendirilecektir.

2.GENEL DEĞERLENDİRMELER

Vergi denetimlerinin oranının caydırıcılık sağlayacak düzeyde olması gerekir. Aksi halde vergi mükelleflerinin vergi adaletine, vergi sistemine güveni azalacağından “vergi şans oyunu” ismini verebileceğimiz eğilimlere yönelmesi mümkündür. Vergi şans oyununda kendisine vergi zaman aşımı süresi içerisinde vergi denetimi gelmeyeceğine inanan mükellef vergi ödememek için pek çok kanunsuz yola başvurabilmektedir. Vergi denetim oranı ülkemizde %1’ler seviyesinde olup genelde iş veya işlemler gerçekleştikten 3 veya 4 yıl sonra denetimler gerçekleştirilmektedir. Bu kadar düşük oranda denetim olması ve denetim süresinin gecikmesi pek çok soruna neden olmaktadır. Vergi denetim personelinin azlığı açılan sınavlara çok fazla ve kaliteli adayların başvurmaması, vergi denetim elemanı kadrolarının büyük bir kısmının da boş kalması sonucunu doğurmaktadır. 2012 yılının eylül ayı itibarıyla Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına bağlı 4.704 kişi diğer birimlerle beraber 27.646 kişi bulunmaktadır. Yetmiş milyonluk bir ülke için bu sayı çok yetersizdir.

Benzer etmenleri dikkate alan Maliye idaresinde de denetim hizmetlerinin bir kısmını bu konuda yeterli eğitime ve deneyime sahip kimselere yaptırma fikri ortaya çıkmıştır. Nihayetinde ülkemizde modern Dünya uygulamalarında yer almayan bir meslek dalı ortaya çıkmıştır. Tam tasdik hizmeti denilen bir uygulama ile belirli büyüklüğü aşan mükelleflerin her yıl kendi vergi denetimlerinin Yeminli Mali Müşavir unvanı verilen esasen muhasebe ve denetim mesleği mensupları tarafından gerçekleştirilmesi istenmiştir. Kamu bir anlamda özel sektöre “benim yapmam gereken denetim hizmetini gerekli kadrolarım ve imkanlarımın olmaması nedeniyle sen yaptır” demektedir. Ancak modern Dünya uygulamaları dikkate alınmadan girişilen bu uygulama kendisinden beklenen başarıyı verememiştir. Tam tasdik sisteminin avantajları;

a) Yeminli Mali Müşavirlere tasdik ettirilen beyannameler ve bunlara ilişkin mali tablolar, kamu idaresinin yetkili memurlarınca (vergi inceleme elemanlarınca) incelenmiş belge sayılır.

b) Devlet inceleme elemanlarınca tam tasdik yaptıran firmalar incelenmiş firma sayıldıkları için, normal şartlarda (ihbar vb. özel bir neden olmadıkça) tekrar incelemeye tabi tutulmazlar.

c) İade taleplerinde prosedürlerin daha hızlı yürümesine yardımcı olur.

Sistemin dezavantajları ise şu şekilde sayılabilir.

a) Vergi denetiminin özelleştirmesi mantığı yeterince anlaşılamadığından sistem eksik işlemektedir.

b) YMM’ler ücretini denetlenen firmadan aldıkları için “denetçi bağımsızlığı” noktasında ciddi sıkıntılar bulunmaktadır. Usulsüz tasdikler ve denetim yetkisinin kötüye kullanımı bazı YMM’ler için söz konusu olabilmektedir.

c) YMM’ler denetledikleri firmaya tam tasdik dışında başka hizmetlerde verebildiklerinden bu konuda da ciddi sıkıntılar doğmaktadır.

d) Tüm dünya’da meslek mensupları denetçi-muhasebeci şeklinde ayrılırken bizde S.M. Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi ve Yeminli Mali Müşavir şeklinde üçlü bir ayırım ortaya çıkmıştır. Bu meslek grupları arasındaki ayırımların net olarak ifade edilmesi gerekir.

e) YMM’lerin önemli bir kısmının mesleki belgelerini sınavsız almaları da yeterlilikleri konusunda bir takım sorunlara sebebiyet vermektedir. Meslek algılaması esasen maliye memurlarının emekliliklerinde ikinci bir emeklilik fırsatı olarak görülmesi de olumsuzluklara yol açmaktadır. Oysa denetim ciddi bir iştir.

Bu genel değerlendirmelerimiz ışığında eğer vergi denetim hizmetleri özelleştirilerek denetim oranı ciddi bir seviyeye çıkarılmak isteniyorsa gerçekten dikkatli bir model düzenlenmelidir. Düzenlenecek modelin hazırlanması aşamalarında muhasebe ve bağımsız denetim meslek mensuplarından, odalardan görüş ve bilgi istenilmelidir.

3. TÜRKİYE İÇİN MODEL ÖNERİSİ

Ülkemizde bağımsız denetçilere ve serbest muhasebeci mali müşavirlere sınırlı da olsa vergi inceleme raporu yazma yetkisi verilebilir. Böylece SMMM’ler ve Bağımsız Denetçiler düzenledikleri raporlarda şirketleri ve sektörleri daha iyi tanıyor olmaları nedeniyle daha sağlıklı tespitler yapabilirler. Bu raporların hazırlanması sırasında kötü niyetli uygulamaları önlemek amacıyla raporda tespit edilen vergi ve cezaların % 5’i raporu düzenleyene devlet tarafından verilebilir eğer rapordaki tespitler gerçek değilse bu yüzde beş raporu düzenleyenden tahsil edilebilir. Bu yüzde beşi ödemeyen kişi kesinlik başka rapor düzenleyemez hükmü de getirilebilir.

Ülkemizde ekim 2013 itibarıyla SM ve SMMM ünvanlı 87.860 meslek mensubu ve 2.310 bağımsız denetçi bulunmaktadır. YMM ünvanlı 4.174 meslek mensubu da dikkate alınırsa yaklaşık 95.000 meslek mensubu da vergi incelemesi gerçekleştirerek Maliye Bakanlığı’nın vergi inceleme oranını %1 den yüzde 20,05’e çıkarabilecektir. Burada vergi denetim maliyetleri kesilecek vergi cezası ve salınacak vergi aslının %5’ini geçmeyecektir. Esasen meslek mensupları zaten vergi idaresinin ücretsiz memuru niteliğinde gereksiz pek çok hizmeti sunmaktadırlar. Bu yapıda ücret ödenmemesi meslek mensuplarını gerekli bilgisayar ve yazılım yatırımlarını yapmakta olumsuz etkilemekte motivasyon eksikliği yaratmaktadır.

Maliye bakanlığı vergi inceleme rapor örneklerini tekdüze ederek veya meslek mensuplarına vergi inceleme raporu düzenleme eğitimleri vererek toplayacağı vergileri kolaylıkla arttırabilir.  Bu ve benzeri kamu özel sektör işbirlikleri günümüz dünyasında çeşitli stratejik avantajlar yaratmaktadır. Maliyeciler ile muhasebeciler arasında sık kullanılan bir tabir olan “masanın o tarafı ve bu tarafı” şeklindeki benzetme de böylece ortadan kalkmış ve esasen aynı iş benzer bakış açılarıyla gerçekleştirilmiş olur. Ülkemiz için devrim niteliğinde bir düzenlemede böylece uygulanabilir.

Bağımsızlığı etkileyici önlemlerin alınması gerekmektedir. Bunlardan birincisi rapor ödemelerinin mutlaka devlet tarafından yapılmasıdır. Ayrıca SMMM, YMM veya bağımsız denetçiler kendi müşterileri ile ilgili vergi inceleme raporu düzenleyememelidirler. Burada model oluşturulurken şu hususlara dikkat etmek yerinde olacaktır.

a) Vergi mükelleflerinin hakları kesinlikle zedelenmemeli sürekli bir denetim baskısı oluşturmak yerine düzenli bir denetim planı açıklanmalıdır.

b) Vergi denetimlerinin vergilerin harcanma denetimi kadar önemli olduğu kabul edilmelidir.

c) Denetim yapacakların en az üniversite mezunu olmalarına ve gerekli mesleki eğitimi almalarına dikkat edilmelidir.

d) Tüm vergi inceleme elemanları aynı işi yapmamakta olduklarından denetimin kalitesine ilişkin standartlar oluşturulmalı ve gerekli kontroller yapılmalıdır.

4. SONUÇ

Vergi denetim oranlarının düşüklüğünün önlenmesi amacıyla vergi denetimlerinin özel sektörce de yaptırılmasına ilişkin bir modeli bu çalışmamızda incelemiş bulunmaktayız. Vergi denetimlerinde SMMM, YMM ve bağımsız denetçilerinde belirli bir program ve ücret karşılığı görev almalarının sayısız yararları bulunmaktadır. Öncelikle meslek mensuplarının piyasada her türlü olayla karşılaşmış olmaları onları bu alanda daha dinamik yapmaktadır. Özellikle de meslek mensuplarının vergi incelemelerine ilişkin deneyimleri göz ardı edilmemelidir.   Vergi denetim tecrübesine sahip ve verginin toplanmasında mükellef ile devlet arasında aracılık görevini üstlenen meslek mensupları vergi inceleme raporlarının düzenlenmesinde çalışarak Devlet açısından olayın işleyiş aşamalarında da bulunabilirler.

Vergi sistemlerinin değişen iletişim ve ulaşım olanaklarından, ekonomik ve mali olaylardan etkilenmemesi mümkün değildir. Kamu idareleri genellikle bu dinamizmin gerisinde kalmaktadırlar. Mevzuatın o kadar kolay değişmemesi, devletçi yapı, bürokratik uygulamalar gibi pek çok önlem vergi denetimlerinde de bazı sınırlamalara yol açmaktadır. Bu çalışmadaki öneride olduğu gibi vergi denetimine dinamizm kazandırabilecek değişik modeller incelenerek tartışılabilir.

Bir önceki yazımız olan 2014 Asgari Ücret Net, Asgari Ücret 2014, Asgari Ücret 2014 Ne Kadar başlıklı makalemizde 2014 asgari ücret, 2014 asgari ücret ne kadar ve 2014 yılı asgari ücret tutarları hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo