Turizm İşletmelerinde Belge Düzeni

Ana Sayfa » Genel Muhasebe » Turizm İşletmelerinde Belge Düzeni
Paylaş
Tarih : 11 Eylül 2013 - 10:59

TURİZM  İŞLETMELERİNDE BELGE DÜZENİ 

 

1.GİRİŞ

        Turizm işletmelerinin genelde gelirleri fazla ve çeşitli olduğu gibi giderlerinin ve maliyet yapılarının da karışık olduğu açıktır. Bu kadar çeşitli gelir veya giderin işletme yöneticilerince değerlendirilmesi için yöneticilere raporlar halinde sunulması gerekmiştir. İşletme yöneticilerin talep ettikleri muhasebe içi veya muhasebe dışı bilgilerin karşılanması için  turizm işletmeleri kendilerine has bir belge düzeni kurmuşlar ve uygulamışlardır. Otel işletmelerinin kendine has belgeleri, folyo, voucher belgesi, konaklama belgesi, adisyonlar, rezervasyon belgeleri, paid out fişleri gibi sayılabilir. İşletmelerde belge düzeni gerçekten önemlidir. Vergisel yükümlülüklerin yerine getirilmesinde belgeler önemli bir delil olmaktadır.

 

2. TURİZM İŞLETMELERİNDE BELGELER

 

     Muhasebenin temel kavramlarından birisi olan tarafsızlık ve belgelendirme kavramına göre, muhasebe kayıtlarının gerçek durumu yansıtan ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş objektif belgelere dayandırılması gerekir. Muhasebe kayıtlarına yansıtılacak olan mali olayları gösteren basılı, yazılı veya elle düzenlenmiş olan kağıtlara belge denir. Belgelere dayanılarak yapılacak muhasebe kayıtlarında şunlara dikkat edilmesi gerekir:

  • Her belge gerçeğe uygun düzenlenmiş olmalıdır.
  • Her belge usulüne uygun gerekli şekil şartlarına bağlı olarak düzenlenmiş olmalıdır.
  • Belgelerde yapılan esası bozmayan hatalar (yapılan hata okunacak şekilde)üzeri çizilerek altına/üstüne veya yanına doğrusu yazılarak paraflanmalıdır.
  • Belgelerde yapılan esası bozan hatalar ise düzeltilmemeli belge iptal edilip yenisi düzenlenmelidir.
  • Belgelerde yer alması gereken imza ve kaşeler tam olmalıdır.
  • Bazen aynı mali olay için birden fazla belge olabilir. Bu gibi durumlarda mükerrer kayıt yapmamak için dikkatli olunmalıdır.
  • Muhasebe kayıtlarına intikal eden belgelerin üzerlerine “kayıtlandı” kaşesi atılmalıdır.

 

     Muhasebenin temel kavramları yanı sıra Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu da belgelere ilişkin düzenlemeler getirmiştir. Türk Ticaret Kanunu belgeleri ticari ilişkiler kapsamında ispat aracı olması ve bu belgelere dayalı olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini tespit edici bir şekilde düzenlemiştir. Vergi Usul Kanunu ise belgeleri vergiyi doğuran olayı tespit etmek veya vergi alacağının tayinine yardımcı olması maksadıyla düzenlemiştir. Her iki kanunda belgelere şekli şartlar getirmiş olup, bu şekil şartlarına uyulmamasının bir takım hukuki sonuçlara bağlamışlardır. Türk Ticaret Kanunu’nun belgelerle ilgili şartlarına uymayan kişiler (ortaklar, üçüncü kişiler, alacaklılar vb.)   hak ve menfaatlerinin kanun tarafından korumaması veya daha az korunması sonucu ile karşı karşıya kalırlar. Buna karşın Vergi Usul Kanunu hükümlerine uymayanlar ise öncelikle usulsüzlük cezalarıyla, belgelerin hiç düzenlenmemiş sayılması ve de kar veya zararın tespiti aşamasında bunların delil niteliği taşımaması sonucuyla karşılaşırlar.

 

      Otel işletmelerinin belge düzenlemek konusunda oldukça iyi bir düzeyde olduğu şeklinde yaygın bir inanış vardır. Oysa belgeleri usul açısından düzenlemenin kolay olmasına karşın esas açısından düzenlemek o kadar da kolay değildir. Bunun nedeni sürekli değişen kanunlar ve karmaşık vergi mevzuatıdır. Otel işletmeleri yaygın olarak otele gelen bir kişiye folyo (hesap kartı) açmakta ve bu kişi otelden ayrılırken de kendisine fatura kesmektedirler. Oysa ki 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 10 ‘uncu maddesinde vergiyi doğuran olayın malın teslimi ve hizmetin ifası halinde kesinleşeceği hükme bağlanmıştır. Bu sebeple de otele gelen bir müşteriye otelden ayrılırken değil her ay fatura kesilmek zorundadır. Aksi halde üç ay kalan bir yolcunun faturasını üç ay sonra düzenlemek, katma değer vergisinin de üç ay sonra ödenmesi sonucuna yol açar. Bu durum 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre de vergi ziyaı cezası ile cezalandırılır. Üstelik bu durumun örneğin kasım aralık ocak aylarında olması halinde, yani yıl sarkması söz konusu ise bir de gelir veya kurumlar vergisi yönünden vergi ziyaı cezasını da kesilecektir. Eğer aynı yıl içerisinde fatura aylık değil de müşterinin otelden ayrılış tarihine göre kesilmişse sadece KDV yönünden vergi ziyaı cezası kesilir.

 

      Gelir vergisi kanunu da tahsilatı değil tahakkuku esas almıştır. Bu sebeple otel işletmelerinin otele gelen müşterilere kaldıkları her ayın sonunda açık fatura kesmelerinin zorunlu olduğu hususunu hatırlatmakta yarar görüyorum. Müşterinin ayrıldığı gün kesilecek olan fatura ile beraber önceki ayların faturaları için tahsilat makbuzu kesmeleri böylelikle de gereksiz yere şekil şartlarının yerine getirmedikleri için ceza yeme riski ile karşı karşıya bulunmamalarını tavsiye ederiz.

 

3. TURİZM İŞLETMELERİNDE FATURAYA İTİRAZ

 

     Fatura, bir malın satıldığı veya bir hizmetin yapıldığı anda, hem bu işin yapıldığını gösteren hem de alıcının ne kadar TL borçlandığını gösteren belgedir. Esas olan malın satıldığı veya hizmetin yapıldığı anda fatura kesmektir. Buna karşılık 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 231’nci maddesi önce irsaliyenin kesilebileceğini hükme bağlamıştır. İrsaliyenin kesilmesi ile beraber bu irsaliyenin faturaya dönüştürülme süresi 7 (yedi) gün olarak düzenlenmiştir. Örneğin 01//09/2013 tarihinde kesilen irsaliyenin faturaya bağlanma süresi 08/09/2013 tarihidir. Burada unutulmaması gereken bir hususta ay sonlarında kesilen irsaliyelerde mutlaka aynı ay içerisinde fatura kesilmesi zorunluluğudur. Yani 25/09/2013 tarihinde kesilen bir irsaliye mutlaka 30/09/2013 tarihine kadar faturaya bağlanmak zorundadır. 02/10/2013 tarihinde fatura kesilmesi halinde katma değer vergisi yönünden ceza kesileceği bilinmelidir.

 

     Faturaya yapılan itirazlar genelde satılan malın yada yapılan hizmetin miktar veya tutarına, birim fiyatına yada malın cinsine istinaden yapılmaktadır. Türk ticaret yaşamında yaygın olan sözlü, güvene dayalı iş yapma anlayışı bu tip sıkıntıları beraberinde getirmektedir. Türk ticaret kanunu faturayı teslim alan kimsenin teslim aldığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde faturaya itiraz etmemesi halinde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağının hükme bağlamıştır. Faturayı kabullenmiş sayılmamak istiyorsak mutlaka sekiz gün içerisinde itiraz etmemiz gerekmektedir.

 

     Faturayı teslim alan kimse alıcının yetkili vekili veya sigortalı elemanı değilse itiraz etmesi gerekmez. Çünkü bu durumda tebligat hiç yapılmamış sayılacaktır. Tebligat usulüne uygun yapılmış ise alıcının satıcıya hitaben noter kanalı ile ihtarname çekmesi veya iadeli taahhütlü mektupla itirazını bildirmesi gerekmektedir.

 

     V.U.K. ‘ nda yer alan ve ticari örf ve adetlere göre fatura düzenleme esasları şunlardır;

 

  • Faturalar mutlaka sıra numarası ve tarih takip ederler. Özellikle tarih hatalarında dikkatli olunmalıdır. Yanlış yazılan tarihler için ya yeni fatura düzenleyip eskisi iptal edilmeli yada hatalı tarihin üstü bütün fatura suretlerinde çizilip üzerine paraflı doğrusu yazılmalıdır. Hatalı tarihler şüphe yaratırlar.
  • İptal edilen faturaların bütün suretleri birbirlerine zımbalanıp üzerine büyükçe İPTAL  yazılmalı daima muhafaza edilmelidir. Eksik suretler iptalde şüphe yaratır.
  • Faturalarda müşterinin vergi dairesi ve vergi numarası, adresi ve unvanı doğru yazılmalıdır. Unvan ve adres hataları şüphe yaratır.
  • Faturalarda ticari örf adet kaşe alt tarafa basılırsa kapalı (yani bedeli peşin, tahsil edilmiş), üst tarafa basılırsa açık (yani vadeli) anlamına gelir.  Oysa Vergi Usul Kanunu kaşe ve imzanın üst tarafa atılmasını zorunlu kılmaktadır. Zaman sıkıntısı olmayan durumlarda bütün faturaların açık kesilmesi ve tahsilat makbuzu düzenlenerek kapatılması daha sağlıklı bir yol olacaktır.
  • Faturalarda miktar ve fiyat ve KDV hesaplamalarına ilişkin hesaplamalar yapılırken titiz davranılmalıdır. Özellikle KDV hesabına dikkat edilmelidir.
  • İrsaliyeli fatura uygulamasında fiili sevk tarihi yazılması unutulmamalı teslim alan kısmı imzalatılmaya çalışılmalıdır. İki sureti malı alan kişiye verilmelidir.
  • Yazı ile ve rakamla belirtilen tutarlar arasındaki farklarda yazı ile yazılan tutar esas alınacağından bu hususta da dikkatli olunmalıdır.
  • İade faturalarında iade edilen malların alış irsaliye ve faturalarının tarih ve seri numaraları mutlaka belirtilmeli ve “iade” ibaresi yer almalıdır.

 

4.TURİZM SEKTÖRÜNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR

     Turizm dünyanın en eski ve en köklü sektörlerinden birisidir.Ülkemizin tarihi kültürel ve doğal güzellikleri onu bir turizm merkezi yapmaktadır. Turizm gelişmekte olan ülkelerde az bulunan döviz rezervlerini arttırdığı için de önem taşıyan bir sektördür. Ayrıca işsizliğin azaltılması hususunda turizmin katkılarını da unutmamak gerekir. Buna karşılık uygulamada turizmi teşvik etmeye yönelik vergisel düzenlemeler oldukça azdır. Turizm işletmeleri sıradan esnaf işletmeleri gibi değerlendirilmekte ve bu şekilde sıradan işletmelerin tabi oldukları vergi rejimlerine göre idare edilmeye çalışılmaktadırlar. Oysa ki bu tip işletmelerin önemlerine istinaden ayrıcalıklı vergi düzenlemelerine muhatap tutulmaları gerekmektedir. Turizm sektörü ile ilgili olarak karşılaşılan vergi sorunları şöyle özetlenebilir:

  1. Turizm İşletmelerinde Belge Düzen: Sezonluk faaliyet gösteren bir sektör olması nedeniyle turistlerin, müşterilerin yoğun olduğu dönemlerde, fatura, adisyon, yazar kasa fişi, günlük müşteri listesi gibi belgeleri düzenleyebilmek çok kolay olmamaktadır. Bu sebeple turizm işletmeleri bazen beş- on milyon TL’lik bir işlemin belgesini vermedikleri için ağır cezalar yemekte ve hatta işyeri kapatma cezası uygulamasına muhatap olmaktadırlar. Turistlere özel bir fatura kesilmek zorunda olması, bu faturanın suret sayısının çokluğu, gümrükten onaylı suretlerin geç gelmesi gibi sorunlarda buna ilave olarak sayılabilir.
  1. Turizm İşletmelerinde Giderlerin Belgelendirilmesi: Görünmeyen giderler adını verdiğimiz giderlerin çokluğu, turizm işletmelerinin belgelendiremediği giderlerinin artmasına dolayısıyla da daha çok vergi ödemesi yapmasına yol açmaktadır.
  1. Muhasebe Hata ve Hileleri: Turizm sektörünün özellikli bir sektör olması konaklama işletmelerinin, seyahat acentalarının, yiyecek –içecek ve eğlence işletmelerinin diğer işletme türlerine benzememesi gibi nedenlerle muhasebe alanında turizm muhasebesi uzmanı nitelikli personelin çok kolay bulunamamasına yol açmaktadır. Yapılan muhasebe hataları da vergi incelemeleri sırasında turizm şirketlerine vergi cezası olarak geri dönmektedir. Üniversitelerin turizm muhasebesi konusunda dersler vermesi veya bu konuda kurs veya seminerlerin düzenlenmesi tavsiye edilebilir.
  1. Kayıt dışılığın Fazla Olması: Sezonluk faaliyet gösterilen bir sektör olması birtakım işletmelerin hiç vergi kaydı olmaksızın 5-6 ay faaliyet göstermesine daha sonra sezon bitince de işyerlerini kapatmalarına yol açmaktadır. Durum böyle olunca da Maliye kaydı bulunan işletmeler rekabetten olumsuz etkilenmektedirler. Özellikle sigortasız işçi çalıştıran işletmelerin çokluğu işlerini yasalara uygun olarak yapan mükelleflere ağır rekabet yükleri getirmektedir. Kaçak turist rehberleri, evlerinin bir kısmını pansiyon olarak kullananlar, kaçak tur düzenleyen otobüs işletmeleri gibi örnekler vermekte mümkündür.
  1. Turizm İşletmelerinde Bürokrasinin Çokluğu: Turizm işletmelerinde bürokrasinin çok olması, sadece turizm işlerine bakan vergi dairelerinin bulunmaması da bir diğer sıkıntıdır. Sadece bu işlere bakan vergi daireleri veya en azından vergi dairesi içerisinde turizm ile ilgili birimler oluşturulması en azından vergi dairelerinde sıra bekleme gereksiz bürokrasi gibi sorunları ortadan kaldırabilecektir.
  1.  Turizm İşletmelerinde Belediyeler: İlan reklam vergisi, işyeri açma ve izin belgesi, hafta sonu çalışma belgesi, işgaliye harcı gibi belgeleri veren belediyeler de bu hususlarda turizm işletmelerine güçlükler çıkartmaktadır. Özellikle ruhsat almanın zor olması olumsuzlukların başında gelmektedir.

 

5. SONUÇ

     Turizm sektöründe görülen bu aksaklıkların giderilmesi, belge düzeninde köklü değişikliklerin yapılması ülkemiz için önemli bir sektör olan turizm sektörünün rahatlatılması bir gerekliliktir. İnşaat sektöründen sonra en çok personel istihdam eden sektör olması nedeniyle turizm sektörüne yapılacak yatırım ve teşvikler işsizliğin azalması yönünde etkiler de yapacaktır.

    Turizm sektöründe Avrupa Birliği ülkelerinin çoğunda KDV uygulanmamakta veya çok düşük oranlar tercih edilmektedir. Örneğin komşumuz Yunanistan ege adalarında KDV’yi %2 gibi çok düşük bir seviyede tutmakta ve vergi yoluyla kendi turizm işletmelerine ciddi avantajlar sağlamaktadır.

     Turizm işletmelerinin ülkemize ciddi döviz kazandırması, ülkemizin tanıtımını yapması, sosyal ve kültürel ilişkileri de geliştirmesi gibi çok yönlü boyutları bulunmaktadır. Turizm işletmelerini sadece vergi alınacak unsurlar olarak algılamak çok yanlış olacaktır.

Bir önceki yazımız olan İflas eden şirketlerin defterleri kimden istenecektir? - 11 Eylül 2013 başlıklı makalemizde iflas dönemi öncesi, iflas eden şirketin defteri ve iflas eden şirketler hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo