Tübitak–Teydeb Ar-Ge Projelerinin Reddedilip Yeniden Verilmesi Halinde Bize Göre Dikkat Edilecek Kavramsal Faktörler

Ana Sayfa » Ar-Ge » Tübitak–Teydeb Ar-Ge Projelerinin Reddedilip Yeniden Verilmesi Halinde Bize Göre Dikkat Edilecek Kavramsal Faktörler
Paylaş
Tarih : 01 Aralık 2014 - 9:43

TÜBİTAK –TEYDEB AR-GE PROJELERİNİN REDDEDİLİP YENİDEN VERİLMESİ HALİNDE BİZE GÖRE
DİKKAT EDİLECEK KAVRAMSAL FAKTÖRLER

 

Atila Bağrıaçık

 

GİRİŞ

TÜBİTAK tarafından daha önce değerlendirilerek reddedilen ya da geri çekilen bir projenin yeniden sunulması halinde, Firma tarafından “Proje Önerisi Değişiklik Bildirimi Formu”  hazırlanır. Bu formda revize edilip yeniden verilecek proje önerisi ile reddedilen projenin genelde Ar-Ge sistematiği ve ar-ge unsurları ile Ar-Ge altyapısındaki yetersizlik nedeniyle aşağıdaki hususlarda artılarını gösteren mukayesesi yapılmaktadır:

-Hedeflenen çıktıların özeliklerinde artışlar,

-Yenilikçi yönlerinde iyileştirmeler,

-Uygulanacak yöntemlerde değişiklikler,

-Proje planı, bütçesinde değişiklikler vb.

Bu değişiklikler PDF formatında sisteme yüklenerek, TÜBİTAK tarafından diğer projeler için gerçekleştirilen yetkilendirme (proje önerisini online ortamda sisteme girişi ve sonrasında proje önerisi verilerinin kayıt edilmesi)  gerçekleştirilmektedir. Yani, normal proje önerisi tanımlama ile ilgili tüm işlemleri yaptıktan sonra, ret edilen proje ile ilgili yukarıda tanımlanmış mukayeseli çıktıların detaylı bir şekilde ortaya konulması ile başvuru yapılmaktadır. TUBİTAK kurumu, ilgili proje önerisi değişiklik bildirim formunu inceleyerek, yeterli görmesi durumunda yetkilendirmektedir.

Öneri olarak, Özellikle ret edilen projenin, ret gerekçeleri, karar yazısından alınarak madde madde ret edilen proje ile yeni proje önerisi arasındaki farklılıkları ortaya konulması faydalı olacağı düşünülmektedir.

DEĞİŞİKLİKLERDEKİ BAZI AR-GE KAVRAMLARININ AÇIKLANMASI

Yenilik: Proje çıktısının kendi mevcut durumumuz ile Yerli ve Yabancı Muadillerine Nazaran Mukayeseli Üstünlüğü ve farklılıkları.

 

Özgünlük: Yenilikleri yaratmada malzeme, yazılım, alet‐teçhizat, yöntem ve tekniklerde, başka bir deyişle amaca ulaştıracak araç, yöntem ve izlenecek yollarda uygulayacağımız  tüm farklılıkların tamamını içerir.

 

Ar-Ge Sistematiği: Proje önerisinde öngörülen yenilikçi ve özgün yönlere ulaşmada birden fazla yöntemin belirlenmesi, tanımlanan parametrelere göre bu yöntemlerden biri dışındakilerin elenmesi ve projede kullanılacak önseçimin ortaya çıkarılması ve gerekçelendirilmesi sürecidir.

ArGe Unsuru: Önseçimini yaptığımız yöntemin hedef çıktılara ulaşmadaki olası öngörülen riskleri ile istenmeyen sonuçlarının tasarlanması ve giderilmesine yönelik eylem palanlarıdır.

 

PROJE DEĞİŞİKLİĞİNDE BİLİMSEL ŞEMA AŞAMALARI

 

Proje yazma her şeyden önce bilimsel bir faaliyettir, sonra teknik,mali, ticari, finansal, muhasebesel ve vergisel bir mükemmeliyet sistem faaliyetidir. Şu anda geçerli olan bilimsel yöntem büyük oranda K.R.POPPER’in bilimsel mantık ve bilimsel yöntemine dayanmaktadır. Buna göre bilimsel yöntem aşamaları “S1‐>DÇ‐>HE ‐>S2 şeklinde sıralanabilir. Bu bilimsel yöntem tüm çalışma alanları için uygulanabilir. Proje yazma faaliyeti olarak  spesifik alanımızı tanımlarsak, burada;

Rekabetçi piyasada firma olarak karşılaştığımız, bizi sıkan ve negatif etkileyen sorunlar bizim projemizin çıkış noktasıdır. POPPER’e göre yaşam ve dolayısıyla proje faaliyeti her şeyden önce bir sorun çözme faaliyetidir. Süreç, sorunun kendisiyle ve bunun bir sorun olmasının nedenleriyle başlamaktadır. Sorun faydalı bir durumsal faktördür.

 

Bizim sorun (S1) için önerdiğimiz teknolojik yöntem ve deneme çözümleridir. Firmanın mevcut durumuna ve yerli/ yabancı muadillere(rakiplerine) göre farklı yeni özgün önerilerdir. Bu çözüm önerileri, konusunda uzman olmayan kişilerin göremediği türden sorun çözme durumlarıdır. Deneme çözümleri çok sayıda yani çoklu olmalı, tek çözüm varsa bir araştırmadan söz etmek mümkün değil, bu çözüm olsa olsa bir yatırım faaliyetidir. Çözümler (amaçlar, hedefler, başarı ölçütleri) ne denli açıklıkla formülleştirilmiş olursa olsun, onlara eriştirmeyi sağlayacak araçlar da olmalıdır. Bu gibi araçlar yoksa yaratmak gerekir. Aksi takdirde ne denli iyi olsalar da amaçlar gerçekleştirilemez. Burada amaç‐araç(yöntem)  uyumu olmalıdır,aracın içinde amaç önceden görülebilmelidir.

 

Üçüncü aşamayı proje terminolojisi ile ifade edersek, bizim deneme çözümlerine karşı; kavram geliştirme, tasarım aşaması ve uygulama düzeyinde yaptığımız eleştiril analiz, mühendislik çalışmaları, laboratuvar ve bilgisayar ortamındaki doğrulama çalışmaları ve imalat sürecindeki geçerlilik testleri yoluyla, geçerli olabilecek çözümler dışında uygun olmayan teknolojik çözüm ve yöntemlerini ortadan kaldırmadır. Ön seçimini yaptığımız teknolojik çözümlerin öngörülen ve öngörülmeyen belirsizliklerini,risklerini eylem  planları aracılığıyla eleme sürecidir(ar-ge sistematiği ve unsurları). Deneysel ön çalışmaların ve devamındaki çalışmaların yanlış çıkması sık rastlanan bir durumdur. Uygulamalar ilerledikçe teknolojik çözümlerin, gerçekliğin önünde sınanması ve deneyin ışığında da düzeltilmesi gerekir. Üstelik bazı istenmeyen ve beklenmeyen yanlışlar, ancak uygulamadaki sonuçların eleştirel bir biçimde incelenmesiyle tanınabilir. Çünkü bu bağlamda girişeceğimiz her eylemin amaçlanmamış ve istenmeyen sonuçlar vermesinin de olası olduğunu göz önünde tutmamız gerekir. Örneğin rekabetçi bir konum elde etmek için ürünümü farklılaştırırsam, piyasada başka firmaların taklitleri ile ürün fiyatım daha sonra düşer. Oysa bu durum, benim hedefim değildir. Bu bakımdan projelerin yönetiminde eleştirel bir uyanıklık gösterilmesi ve projelerin Hata‐Eleme yoluyla sürekli düzeltilmesi gerekir.

 

Bilimsel faaliyet veya proje çalışmaları sonucunda varılan ve içinden yeni sorunların ve iyileştirilmelerin çıktığı durumdur. Başlangıç koşullarından farklı çözüm çıktılarıdır. Bilimsel faaliyet ya da proje çalışmaları sonucu istediğimiz sonuca ulaşamayarak başarısız olsak bile, (S2) her zaman (S1) den farklıdır. Döngüsel değildir. Çünkü öğretici olarak bize bir sonraki Ar‐Ge çalışmasında neleri yapmamamız gerektiğini ortaya çıkarır.

 

Not: Bu açıklamalarda <Bryan Magee’nin Karl POPPER’in Bilim Felsefesi ve Siyaset Kuramı, Remzi

Kitabevi, İstanbul,1982 kitabından yararlanılmış olup,ayrıca POPPER’n “the logic of scientific discovery,YKY yayınlarından “daha iyi bir dünya arayışı” ile “ hayat problem çözmektir” eserlerinden yararlanılmıştır.

 

 

SONUÇ

 

Ar-Ge projesi yazarken, bilimsel yöntem aşamaları, Frascati ve Oslo Kılavuzları ile proje verilecek kurumun mevzuatı iyice içselleştirilmelidir. Bu hazırlık çalışmaları olmadan, projenin onayı bize göre tesadüfîdir, sürdürülebilir değildir.

 

Ayrıca, her firmanın hazırladığı proje önerisinin ret edilme riskini taşımaktadır. Zira, her proje zaten bir risktir. Proje faaliyeti, söz konusu risklerin, planlanabilir, ölçeklenebilir ve öngörülebilir bir şekilde yönetmektir.

 

Bu durumda, firmaların verdiği projelerin RET edilmesi, firma bazında bir motivasyon bozukluğuna neden olmamalıdır. Projesine inanan firmalar için bunu bir fırsat görüp, üzerine gidilmesini tavsiye ederiz. TUBİTAK kurumu, zaten karar yazısında proje önerisinin RET gerekçelerini tanımlamaktadır. Buradan hareket ile, mevcut projenin ret gerekçelerini ortadan kaldırarak, yukarıda tanımlanmış olan süreci izleyerek yeniden proje önerilerini revize edilerek sunabilirler.

Bir önceki yazımız olan BAĞ-KUR borcunu ödeyip, SSK’dan emekli olabilir miyim? başlıklı makalemizde askerlik borçlanması, bağ-kur borcu ve Ne Zaman Emekli Olabilirim hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo