TMS 16 : Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Ana Sayfa » Güncel Haberler » TMS 16 : Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri
Paylaş
Tarih : 03 Mart 2014 - 9:56

Yukarıdaki örnekler özellikle sanki TMS/TFRS’lere uygun bir hesap planı varmış ve uygulanıyormuş gibi de çözülmüştür. Oysa bu gerçeklerle tam bağdaşmamaktır. Yeni TTK’nun 64 (5) nci maddesi farklı kesimlerde farklı yorumlanmaktadır. Bazı kesimlere göre yasal defterler üzerinde hiç TFRS/TMS ler ile ilgili kayıt yapılamazmış gibi yorumlara rastlanmaktadır.  Kanımızca bu tamamen yanlış bir yorumdur. Özellikle bu konuda  Tekdüzen Hesap Planı’nın Vergi Usul Kanunu’na dayanan bir tebliğ ile yürürlüğe girdiğini unutmamak gerekir. O halde yapılacak şey  vergi yasalarına uygun şekilde vergi matrahlarının tespitine uygun bir kayıt sistemi ile  TMS/TFRS’lere uygun mali tablolara geçiş için bir yöntem bulunmasıdır. Kanımızca mükellefler bu konuda farklı olanaklara sahiplerdir. Örneğin;

1. Defter kayıtları üzerinde hiç bir değişiklik yapmadan farklılıkları tamamen muhasebe dışı izlemek, kolay izlenebilmesi ve yapılan düzeltmelere sonradan ulaşılabilmesi için ayrıca bir düzeltmeler defteri tutulması (şu anda SPK şirketleri için uygulanan model).

2. İki düzenleme arasında farklılık sağlayan uygulamalar için ana hesaplar altına  yardımcı hesapların açılmasını sağlamak. Bilançoda ayrıca gösterilecek hesaplar için Tekdüzen Hesap Planı’nın boş hesaplarını da kullanmak.  Böylece standartlar muhasebe içinde uygulanmış olacaklardır. Ancak özellikle vade farkları ve buna bağlı olarak alacak ve borç reeskontlarının bu yöntemle aşılması oldukça zor görülmektedir.

3. Yıl içinde hesapların vergi yasalarına uygun tutulması, dönem sonlarında mali tablolara esas mizan alındıktan sonra, yine defterler üzerine gerekli ek düzeltme kayıtlarının yapılması, yeni mali tablolara esas mizanın alınması, daha sonra bu hesaplarında ters bir mahsup fişiyle tekrar kapatılması şeklinde sırayla işleyen bir yöntem.

Konumuz bunun çözümü veya herhangi birinin seçimi olmadığı için, burada biz özellikle kayıt dışında meydana gelecek uygulama sorunlara değinmek istiyoruz. Bunlarda aşağıda özetlenmeye çalışılmaktadır.

a) Ayrı bir amortisman defteri tutulmasını gerektiren nedenler

Yukarıda yapılan açıklamalardan da görülmektedir ki;

  1. Varlığın aktife alınacağı değer (maliyet bedeli teşkili) konusunda iki uygulama arasında yedi fark tespit edilmiştir. Aktife alınacak kalem sayısı arttıkça bunun nasıl sorun yaratacağı açıktır.
  2. Amortismana başlama zamanı ve amortisman oranlarının farklılaşması da ayrı bir sorun alanıdır. Buda iki düzenleme arasında mali tablolardaki rakamların farklılaşmasının önemli ayrı bir sebebidir.
  3. Yeniden değerleme modeli seçildiğinde yine mali tablolara gidecek rakamlar farklılaşabilmektedir.

Bu üç neden birleştiğinde doğal bir ihtiyaç doğmaktadır ki, bu da TMS/TFRS’lere göre ayrı bir amortisman defteri, VUK’na göre ayrı bir amortisman defteri tutulması gereğidir.  Her bir duran varlık alımından sonra, dönem sonlarında amortisman gideri hesaplanırken bu iki defter üzerinden amortisman gideri ayrı ayrı hesaplanacaktır. Arasındaki farklar ise dönem sonlarında TMS/TFRS’ lere geçişte  seçilen yönteme uygun şekilde kullanılacaktır. Bu artık bilgisayar yazılımlarının sayesinde zor bir iş olarak görülmemektedir. Bir çok işletmemiz buna çoktan alışmış bulunmaktadır.  Zor olarak gözlediğimiz amortisman gideri farkının satışların maliyeti, mamul ve yarımamul stokları arasında dağıtımının gerçekçi bir şekilde dağıtımıdır.

b)  İktisapta farklı amortisman oranına sahip varlıkların birbirlerinden ayrılması

Yukarıda da belirtildiği gibi topluca alımlarda eğer bir bütün farklı ekonomik ömürlere sahip ise, bunların değerlerinin birbirlerinden ayrıştırılması ve farklı amortisman oranları kullanılması gerekmektedir. Yeniden değerleme modeli seçildiğinde de arsa ile binanın değerinin ayrıştırılması gerekmektedir.  Bu sorun işletme birleşmelerinde TFRS 3 standardına göre birleşme bedelinin farklı tanımlanabilir varlıklara dağıtılmasında da söz konusu olmaktadır. Bunun çözümü hem kolay olmamakta, hem de önemli bir maliyete ve zamana neden olmaktadır. Yeniden değerleme modelinde Gayrimenkul Değerleme Şirketleri fabrika binaları gibi binalarda arsanın değerini ayrı, binanın değerini ayrı tespit etmektedirler.  Ancak apartman dairelerinde bu kolay olmamaktadır. Çünkü bir apartman dairesinde bir daireye düşen arsa payı 1.- m2 ‘nin altına bile düşebilmektedir. Bu da arsanın değerinin ayrıştırılmasına önemli bir engel olarak doğmaktadır.  Komple tesis veya makine grubu satın alınmasında da  bu ayrıştırma oldukça zor olmaktadır. Bunun için Gayrimenkul Değerleme Şirketleri gibi  örgütlenmiş bir meslek grubu da bulunmamaktadır. Bu ihtiyaç sanayi ve ticaret odalarına rica minnet ile yerine getirtilmektedir. Ancak maliyeti oldukça yüksek olmaktadır. Bunların çözümü ise tamamen işletme üst yönetiminin kendi takdirini kullanması şeklinde doğmaktadır ki, bunun da ne derece objektif olacağı tartışılabilir.

c) Gayrimenkullerin Kullanım Amaçlı mı yoksa Yatırım Amaçlı mı olarak sınıflanmasının gerektiğinin ayrıştırılması

TMS   kullanım amaçlı gayrimenkuller ile finansal yatırım amaçlı gayrimenkullerin ayrıştırılmasını ve bilançoda ayrı gösterilmesini öngörmektedir. Henüz kullanımına karar verilmemiş varlıklarda Yatırım Amaçlı Gayrimenkul sayılmaktadır.   Ancak uygulamada öyle zorluklarla karşılaşılmaktadır ki, her hangi bir varlığın bir sınıfa tahsisinde denetim şirketleri ile firma yönetimi aynı noktada buluşamamaktadırlar. Şirketler yatırım amaçlı gayrimenkulleride kullanım amaçlı gayrimenkul gibi sınıflama eğilimindedirler.

d) Yeniden değerleme modeli seçildiğinde ise özellikle aşağıdaki sonuçlar özellikle dikkati çekmektedir

Bu uygulama ile bilanço çok daha gerçekçi, analize uygun bir şekil almaktadır. Bilançoya  bilanço günündeki satınalma gücünü yansıtan değerlerin yansıtılmış olması özellikle yatırımcılar için oldukça yararlı bir sonuç doğurmaktadır. Böylece şeffaflık ve anlaşılabilirlik artmaktadır. Kanımca mali tablolarda aranan unsurlardan olan tam açıklama ilkesine ve karşılaştırılabilir mali tablolara ulaşmak açısından daha uygun bir uygulama olmaktadır. Bu uygulamanın sonucunda duran varlık devir hızı, duran varlıkların verimliliği,  bilançoda uygunluk ilkesi (özkaynaklar ile devamlı yatırımların, kısa vadeli borçlar ile dönen varlıkların finanse ediliyor olması) öz kaynak/yabancı kaynak gibi rasyolar çok gerçekçi olmaktadır.

Ancak bunlara karşın olumsuz nitelenen sonuçlarda doğmaktadır. İzleyen yıllarda yeniden değerlenmiş değerler üzerinden amortisman ayrılması gerektiği ve bu tutarında yeniden değerleme yapılmadan doğan amortisman giderlerinden yüksek olduğu için dönem karı azalmaktadır. Bu da özellikle halka açılma sonrasında yetersiz veya daha az kar açıklamak gibi sonuç doğurmaktadır.  Hatta halka açık şirketlerde uygulamanın tersine çevrilmesi gibi isteklere bile neden olabilmektedir.

Maddi duran varlıkların yeniden değerleme artışlarının kötüye kullanıldığına da tanık olunmaktadır. Belirtildiği gibi bu farkların MDV Yeniden Değerleme Artışından Birikmiş Karlara devri ancak bu varlığın aktiften çıkması ile mümkün olmaktadır. Veya ara dönemlerde vergi yasalarına göre fazla ayrılan amortisman oranında olmaktadır. Oysa bazı işletmeler bu değerleme farklarını enflasyon muhasebesi uygulamasında doğan yeniden değerleme artışları gibi sermayeye eklemekte ve bedelsiz hisse senetleri dağıtmaktadırlar. Özellikle halka açılma arifesinde yapılan bu uygulama ile mevcut ortaklar adeta kazanmadan temettü niteliğinde bedelsiz pay almaktadırlar.  Vergi yasalarına da aykırı bu uygulamayı Sermaye Piyasası Kurulu yasaklamış bulunmaktadır. Ancak bu uygulama halka arzdan önce (SPK denetimine girmeden) yapılmış olduğu ve ticaret siciline de kayıt edilmiş olduğu için değiştirilememektedir. Oysa bu sermayeye eklenen tutarlar vergiye konu olurlar.

Yukarıda;  rastlayabildiğimiz farklılıkları sunmaya ve bunların TMS/TFRS’lere dönüşümünde  uygulanabilecek yöntemleri  göstermeye çalıştık. Özellikle burada bir kez daha dikkat çekmek istediğimiz husus ise şudur.  TMS/TFRS’lere uygun mali tabloları üretmek için kullandığımız yöntem ne olursa olsun, izleyen yılda bir önceki yılda yapılan düzeltmeler nedeniyle ticari bilançoda meydana gelen değişim tutarlarının mutlaka izleyen yıla aktarılmasının sağlanmasıdır. Uygulamada gördüğümüz aksaklıkların en önemlilerinden birisi budur. Bunu yaparken de özellikle bir önceki yılda doğrudan kar zarar hesapları üzerinde yaptığımız düzeltmelerin izleyen yıla “Geçmiş Yıllar Karları” veya aynı anlama gelmek üzere “Birikmiş Karlar” hesabı üzerinden yapılması gereğidir.

Yine maddi duran varlıklar ile ilgili dikkatli olacağımız konuların başında vade farkları, iktisapta verilen taahhütler, amortisman oranlarının değiştirilmesi, yeniden değerleme modelinin uygulanması ve bunların neden olduğu amortisman gider farkları gelmektedir.

Bir Önceki Makale : TMS 16 : Maddi Duran Varlıkların Elden Çıkarılmasında Farklılıklar

Bir önceki yazımız olan 25 soru ve cevapta anonim şirketlerde genel kurul rehberi III - 3 Mart 2014 başlıklı makalemizde anonim şirketlerde genel kurul, anonim şirketlerde genel kurul rehberi ve genel kurullarda toplantı hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo