Tek dilekçeyle vergi davası açılması – 24 Mayıs 2012

Ana Sayfa » Basından Haberler » Tek dilekçeyle vergi davası açılması – 24 Mayıs 2012
Paylaş
Tarih : 24 Mayıs 2012 - 10:35

Metin Taş & Sezgin Özcan

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasına göre, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılması gerekiyor. Ancak belirli şartların varlığı durumunda, aynı kişi, birden fazla idari işleme karşı tek dilekçeyle dava açabiliyor.
Aynı kişinin kendisini ilgilendiren birden fazla vergileme (ve/veya ceza kesme) işlemine karşı tek dilekçe ile dava açabilmesi için söz konusu işlemler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunması gerekiyor. Maddi yönden bağlılık, vergiye ilişkin idari işlemlerin aynı sebepten kaynaklanması, hukuki yönden bağlılık ise işlemlerin aynı yasal gerekçeye dayanılarak tesis edilmiş olmaları anlamına geliyor.
Yapılan vergi incelemesi sonucunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak vergi dairesince mükellef adına vergi tarhiyatı yapılmış ve ayrıca ortaya çıkan vergi farkı için vergi ziyaı cezası kesilmişse, mükellef vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemine karşı yetkili vergi mahkemesinde tek dilekçe ile dava açabiliyor.
Tek dilekçeyle dava açılabilmesinin bazı şartları bulunuyor.
AYNI YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLMASI
Aynı kişiyi ilgilendiren birden fazla idari işleme karşı tek dilekçe ile dava açılabilmesi için bu işlemlere karşı açılacak davalara aynı yargı yerinde bakılacak olması gerekir. Örneğin işleme ilişkin açılacak davalardan birisi Danıştay’ın görevine girerken; diğeri vergi mahkemesinin görevine girerse bu işlemlere karşı tek dilekçe ile dava açmak mümkün değildir. Tek dilekçeyle dava açılabilmesi için davaların aynı yargı yerinde görülecek olması yeterli değildir. Söz konusu davaların temyiz yerlerinin de aynı olması gerekir.
DAVA AÇMA SÜRESİ
Birden fazla işleme karşı tek dilekçe ile dava açılabilmesi için, her bir işleme karşı dava açma süresinin geçmemiş olması gerekir. Başka bir ifadeyle, dava açma süresi kaçırılmış bir işlemin bir başka işlemle birleştirilerek tek dilekçe ile dava konusu yapılarak geçirilen dava açma süresinin canlandırılması mümkün değildir.
İŞLEMLERİN AYNI TÜRDEN OLMASI
Aynı kişiyi ilgilendiren birden fazla işleme karşı tek dilekçe ile dava açılması için söz konusu işlemlerin aynı türden işlemler olması şartının da sağlanması gerekir. Örneğin, hem kurumlar vergisi tarhiyatı hem de vergi ziyaı cezası içeren bir ihbarnameye karşı tek dilekçeyle dava açılabilir. Bu dava reddedildiğinde karara karşı itiraz veya temyiz yoluna başvurmak için de tek dilekçe kullanılır.
Örneğin, davacı bir dilekçe ile hem vergi mahkemesince verilen kararı temyiz etmiş, hem de Maliye Bakanlığınca verilen zımni red kararının iptali için dava açmıştır. Böyle bir durumda yargı organınca dilekçe red kararı verilir. Buradaki olayda temyiz istemi için ayrı; iptal istemi için ayrı dilekçe ile başvurulması gerekir.
DAVALI YÖNÜNDEN UYGUNLUK OLMASI
Birden çok işleme karşı tek dilekçe ile dava açılabilmesi için gerekli şartlardan biri de davalı yönünden şartların uygun bulunmasıdır. Vergilemeyle ilgili işlemlere karşı açılacak davalarda, farklı davalılar gösterilecekse, tek dilekçe ile dava açılması mümkün olmaz.
Konusu ve sebebi aynı olsa dahi işlemi gerçekleştiren vergi dairelerinin farklı olması halinde bunlar için tek dilekçeyle dava açılamaz.

Yıl farkı olan vergi alacağının aynı ödeme emriyle istenmesi

UYGULAMADA, bazı vergi dairelerinin birden fazla yıla ait vergi alacağını aynı ödeme emrinde birleştirerek istemeleri söz konusu olabiliyor. Örneğin aynı ödeme emrinde 2009, 2010 ve 2011 yılı kurumlar vergisi alacağı istenebiliyor. Böyle durumlarda, yıl farkı olması nedeniyle, hukuki sebepleri aynı olsa bile tek dilekçeyle dava açılamıyor. Yani, ödeme emrinde birden fazla yıla ait vergi alacağının yer alması durumunda, her yıl için ayrı ayrı dava açılması gerekiyor. Buna rağmen tek dilekçe ile dava açıldığında dilekçe red kararı veriliyor.

Bağ-Kur’dan daha erken emekli olabilir
DOĞUM tarihi 07.02.1959, SSK’lı olarak 20.09.1985 işe giriş ve 30.06.1991 çıkış. Bu tarihlerde 2098 gün SSK prim ödemesi var. Daha sonra 10.01.1992’de Bağ-Kur’a giriş yaptı, ara yıllarda kopukluk olsa da Bağ-Kur’dan çıktığı 12.03.2009 tarihine kadar 15 yıl 3 ay 11 gün Bağ-Kur’u bulunmakta. 15.06.2010’da tekrar SSK’lı olarak çalışmaya başlamış olup Nisan ayı sonu itibariyle yaklaşık 650 gün SSK primi var. SSK’dan emeklilik için SSK’lı olarak 1260 gün doldurmak zorunda mı? Veya SSK’dan devam ederken 8400 gün olduğunda 1980 yılında yaptığı askerliğini borçlansa Bağ-Kur’dan emekli olabilir mi? En erken nasıl emekli olabilir? Diğer bir durum ise yaklaşık 20 sene önce bir yılı 480 gün görünüyor, 120 fazla günü iptal mi ettirmemiz gerekli? İsmail Uğur
4/a (SSK) statüsünden emeklilik için gereken sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaş şartlarını sağlamış. Ancak 4/a statüsünden emeklilik için Bağ-Kur’dan sonraki 4/a statüsünde prim ödeme gün sayısını 1260 güne tamamlaması gerekiyor.
Verdiğiniz bilgilere göre 120 günlük çakışan süre hariç toplam 8129 günü olmalı. 600 gün askerlik borçlanması yapması mümkün ise prim gününü 8400 güne tamamlayıp, askerlik borçlanmasını da ödediğinde 4/b (Bağ-Kur) statüsünden de emekli olabilir.
Buna göre, 4/a statüsünden emeklilik için 610 gün prim ödemesi gerekirken, 4/b statüsünden 271 gün prim ödeyerek (600 gün askerlik borçlanması yapmak şartıyla) 4/b statüsünden daha erken emekli olabilir.

GÜNÜN SÖZÜ
‘Bildiklerimizin yarısı yanlıştır. Sorun şu ki, hangi yarısının yanlış olduğunu bilmiyoruz.’   Harrison

Bir önceki yazımız olan Sigorta girişi Nisan 1981 tarihinden önce olan kadına kademeli yaş yok - 24 Mayıs 2012 başlıklı makalemizde Alkan, Gir ve Hepsi hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo