SGK’den ‘Ağır’ Ceza! – 15 Kasım 2012

Ana Sayfa » Basından Haberler » SGK’den ‘Ağır’ Ceza! – 15 Kasım 2012
Paylaş
Tarih : 15 Kasım 2012 - 12:22

Bağ-Kur kapsamında sigortalı sayılması gerekenlerin sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmesine ilişkin kimlerin yükümlü tutulduğu yasalarda net.

Bağ-Kur’lunun durum ve niteliğine göre; vergi daireleri, esnaf ve sanatkârlar müdürlükleri, ticaret sicil memurlukları, il veya ilçe mülki amirlikleri, ziraat odaları ya da tarım il/ilçe müdürlükleri bildirimle yükümlüdür. Bu bildirimler ise ilgili kurumlar tarafından elektronik olarak SGK’ye yapılır.

Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeliğine seçilen ortakların sigortalılığı için anonim şirketi, sonradan limitet şirkete ortak olan kişilerin sigortalılığı için de limitet şirket ise bildirim yükümlüsü değildir. Böyle olduğu halde bildirim yükümlüsü sayılmayan anonim şirketlerle, limitet şirketlere bir asgari ücret tutarında idari para cezası uygulandığı görülmekte. İdari para cezaları kanunlarda özel olarak düzenlenir. Ceza hukukunun temel ilkesi de bizi doğrular. Türk Ceza Kanunu’nun 2. maddesine göre, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Hal böyleyken SGK, işe giriş bildirgesi vermeyen limitet şirket tüzel kişiliklerine idari para cezası uygulanmasına devam etmekte. Üstelik SGK olmayan cezayı on kat olarak uygulamakta. Dileğimiz SGK’nin artık durumu gözden geçirmesidir.

Emlak Vergisi’nde Yanlışa Son

Modern hukuk devletlerinde idarenin her türlü eylem ve işlemleri dava konusu edilebilir. Bu yaklaşım ülkemizde de prensip olarak benimsenmekte. Ancak yasa koyucu bazı durumlarda prensibin dışına çıkabiliyor. Ne var ki atalarımız boşuna dememişler, “Yanlış hesap Bağdat’tan döner” diye.

Evet, Anayasa Mahkemesi Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) “Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları 15 gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler” cümlesini anayasaya aykırı bularak hükmü iptal etti. Karar da 13 Ekim 2012’de Resmi Gazete’de yayımlandı.

Bilindiği üzere, Emlak Vergisi Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca bina, arsa ve arazi birim değerleri, VUK’un “Emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, ilanı ve kesinleşmesi” başlıklı maddesine göre tespit edilir.

Emlak Vergisi’ne konu arsa ve arazi metrekare birim değerleri il ve ilçelerde oluşturulan takdir komisyonlarınca her dört yılda bir yeniden belirlenir. Yeni m2 birim değerleri üzerinden ilgili belediyelerce, mükellef olan gerçek veya tüzelkişi adına tarh, yani vergi konulur. Komisyon kararları dört yılda bir alındığından, komisyon kararını takip eden yıllarda ise; m2 birim değerleri Bakanlar Kurulu’nca bir karar alınmazsa bu değerler yeniden değerleme oranının yarısı kadar artırılarak uygulanır.

İşte, takdir komisyonlarının kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları vergi mahkemesi nezdinde dava açabilmekteydi. Ancak vergiyi ödemekle mükellef gerçek ve tüzelkişilerin bu takdir komisyonu kararlarına karşı dava yoluna başvurma hakkı engellenmişti.

Bu durumun anayasanın 36 ve 125. maddesine aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmuştu.

Sonuçta “doğru” uygulama hayata geçmiş oldu.

Gelelim “Peki şimdi ne olacak” sorusunun yanıtına. Karar tarihinden sonra takdir komisyonu kararlarına karşı bireysel dava açmanın önünde bir engel kalmadı. Ancak 2010-2013 yılları arası için tespit edilen m2 birim değerlerine karşı, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği kuralı uyarınca, dava açılması mümkün değil.

2014-2017 yılları için önümüzdeki yıl takdir komisyonları tarafından belirlenecek olan emlak vergi değerlerine karşı isteyen mükellefler ise 30 gün içinde vergi mahkemelerine itirazda bulunabilirler.

SSK ve Emekli Sandığı çalışmaları birleşir mi?

2002 yılından beri 657’ye bağlı memurum. 1998 yılında ise SSK’de kaydım var. İki hizmet birleşir mi, emeklilik için yararıma olur mu? Taylan Acar

Emeklilikte hem SSK ve hem de memuriyet dönemleri birleştirilebilir. Kurumunuza dilekçe veriniz.

Kaynak: http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=378622

Bir önceki yazımız olan Taşınmazların veya iştirak hisselerinin satışından doğan zararlar kurum matrahından indirilebilir mi?- 15 Kasım 2012 başlıklı makalemizde taşınmaz satışı zararları kurum matrahı, taşınmazların veya iştirak hisselerinin satışı ve taşınmazların veya iştirak hisselerinin satışından doğan zararlar hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo