Popper’in Bilimsel Yöntemine Göre KOSGEB Ar‐Ge ve İnovasyon Projesinin Yazılması

Ana Sayfa » Ar-Ge » Popper’in Bilimsel Yöntemine Göre KOSGEB Ar‐Ge ve İnovasyon Projesinin Yazılması
Paylaş
Tarih : 17 Haziran 2014 - 20:22

POPPER’İN BİLİMSEL YÖNTEMİNE GÖRE

KOSGEB ARGE VE İNOVASYON PROJESİNİN YAZILMASI

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM, Baş Denetçi

 

GİRİŞ

 

Piyasadaki deyimlerimize göre, TÜBİTAK Ar-Ge ve Yenilik projelerine oranla KOSGEB Ar-Ge ve İnovasyon programı ile Endüstriyel Uygulama programına olan talebin oldukça az olduğunu gözlemliyoruz. Bizce KOSGEB’in bu destek programlarına daha çok talep olmalı. Talebi artırmak için acaba proje başvuru formunun doldurulması konusunda bilimsel, teknik ve mali ekibimizden oluşan beyin gücümüz ile nasıl bir katkıda bulunuruz diye düşündük. Bir model oluşturup test ettik ve iyi sonuçlar aldık. Aşağıda daha da tartışılmak ve iyileştirilmesi için KOSGEB Ar-Ge ve inovasyon proje formunun doldurulması ile ilgili açıklamalar yer almaktadır. Bu açıklamalar KOSGEB Endüstriyel uygulama proje başvurusu için de geçerlidir diye düşünmekteyiz.

 

KOSGEB ARGE VE YENİLİK PROJESİ YAZMA MANTIĞININ ULUSLAR ARASI VE BİLİMSEL ALTYAPISI

 

Uluslararası Ar‐Ge kılavuzu olan FRASCATİ’ye göre, Proje faaliyeti bilimsel ve teknik belirsizliklerin giderilmesi ve bu yolla teknik ve kullanıcı dostu yeniliklerin gözle görülür ölçüde ortaya çıkarılmasıdır. Yenilikçi unsurların tanımlanması ise uluslar arası kılavuz olan OSLO kılavuzuna göre yapılmaktadır (FRASCATİ kılavuzu, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD ülkelerinin İtalya’daki Frascati şehrinde toplanarak, Ar‐Ge projelerinin geçerlilik kriterlerini belirlediği bir dokümandır. Avrupa Birliğinde ve Türkiye’de Ar‐Ge projeleri yazarken, bu kılavuzdaki parametrelere dikkat edilir).

 

Proje yazma her şeyden önce bilimsel bir faaliyettir, sonra teknik, ticari, finansal, muhasebesel ve vergisel bir mükemmeliyet sistem faaliyetidir.

 

Modern bilim felsefecisi KARL POPPER’in sürekli gelişim modelini Ar‐Ge faaliyetlerine uyarlarsak; Ar‐Ge projesi yazma süreç adımlarını, birbirini takip eder şekilde; S1‐>DÇ‐>HE‐>S2 şeklinde sıralayabiliriz. Burada;

 

 

s1

Rekabetçi piyasada firma olarak karşılaştığımız, bizi sıkan ve negatif etkileyen sorunlar bizim projemizin çıkış noktasıdır. POPPER’e göre yaşam ve dolayısıyla proje faaliyeti her şeyden önce bir sorun çözme faaliyetidir. Süreç, sorunun kendisiyle ve bunun bir sorun olmasının nedenleriyle başlamaktadır. Sorun faydalı bir durumsal faktördür.

 

 

dcBizim sorun (S1) için önerdiğimiz deneme çözümleridir. Mevcut duruma ve muadillere göre farklı yeni özgün önerilerdir. Deneme çözümleri çok sayıda yani çoğul olmalı. Çözümler ne denli açıklıkla formülleştirilmiş olursa olsun, onlara eriştirmeyi sağlayacak araçlar da olmalıdır. Bu gibi araçlar yoksa yaratmak gerekir. Aksi takdirde ne denli iyi olsalar da amaçlar gerçekleştirilemez. Burada amaç-araç uyumu olmalıdır.

 

heBizim deneme çözümlerine karşı; zihinsel, tasarım aşaması ve uygulama düzeyinde yaptığımız akılcı eleştiriler, bilgisayar ortamındaki doğrulama analizleri ve imalat sürecindeki geçerlilik testleri yoluyla öngörülen ve öngörülmeyen hataları, riskleri eleme, ortadan kaldırma sürecidir. Deneysel ön çalışmaların ve devamındaki çalışmaların yanlış çıkması sık rastlanan bir durumdur. Uygulamalar ilerledikçe önerilerin, gerçekliğin önünde sınanması ve deneyin ışığında da düzeltilmesi gerekir. Üstelik bazı istenmeyen ve beklenmeyen yanlışlar, ancak uygulamadaki sonuçların eleştirel bir biçimde incelenmesiyle tanınabilir. Çünkü bu bağlamda girişeceğimiz her eylemin amaçlanmamış sonuçlar verilmesinin olası olduğunu göz önünde tutmamız gerekir. Örneğin rekabetçi bir konum elde etmek için ürünümü farklılaştırırsam, piyasada başka firmaların taklitleri ile ürün fiyatım daha sonra düşer. Oysa bu durum, benim hedefim değildir. Bu bakımdan projelerin yönetiminde eleştirel bir uyanıklık gösterilmesi ve projelerin Hata-Eleme yoluyla sürekli düzeltilmesi gerekir.

 

s2Bilimsel faaliyet veya proje çalışmaları sonucunda varılan ve içinden yeni sorunların ve iyileştirilmelerin çıktığı durumdur. Başlangıç koşullarından farklı çözüm çıktılarıdır. Bilimsel faaliyet ya da proje çalışmaları sonucu istediğimiz sonuca ulaşamayarak başarısız olsak bile, (S2) her zaman (S1) den farklıdır. Döngüsel değildir. Çünkü öğretici olarak bize bir sonraki Ar-Ge çalışmasında neleri yapmamamız gerektiğini ortaya çıkarır.

Not: Bu açıklamalarda <Bryan Magee’nin Karl POPPER’in Bilim Felsefesi ve Siyaset Kuramı, Remzi Kitabevi, İstanbul,1982 kitabından yararlanılmıştır>. Ayrıca yine K.POPPER’in Hayat Problem Çözmektir, s.15-38 Gelişim Kuramı ve Mantık bakımından bilim öğretisi, YKY yayınları, 4. Baskı, 2005, yapıtından da yararlanılmıştır.

BİLİMSEL YÖNTEMİN KOSGEB ARGE VE İNOVASYON PROJE FORMATINA UYARLANMASI

 

Aşağıda “KOSGEB ARAŞTIRMA-GELİŞTİRME, İNOVASYON VE ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMI PROJE HAZIRLAMA KILAVUZU’ndaki format dikkate alınarak projenin kalbi olarak gördüğümüz “3. PROJENİN TEKNİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ” hakkında açıklamalarımız yer almaktadır.

 

SORUN (S1) Adımı

 

Yukarıdaki bilimsel şemaya göre proje yazmaya önce KOSGEB’in proje formatındaki;

 

3.5. Proje Konusu Ürün/Hizmeti Ortaya Çıkarma İhtiyacının Kaynağı Nedir?:

Uygun kutu/kutular işaretlenmelidir.

 

ile  başlarız.

 

Sözgelimi Pazar payımızın düşmesi, reklamasyonların çokluğu, küresel rekabetle teknolojinin ve sektörel rekabetin gerisinde kalınması, yeni müşteri talepleri, maliyetlerin düşürülmesi, kalitenin arttırılmasının sağlanması, yeni yada önemli derecede iyileştirilmiş bir ürünün üretilmesi için yeni bir süreç hattı, makine ve otomasyon ihtiyacı gibi. Ar‐Ge Projemizin başlangıç noktası olan mevcut sorunumuzun iyi tanımlanması için; Japon yazar Masaaki İmai’ın sürekli iyileştirme anlamına gelen “KAIZEN” modeline göre, neden sorusunun 5 kez arka arkaya tekrarlayıp sorulmasıyla ancak gerçek kök sebebin bulunabileceği yaklaşımını, bir yöntem olarak benimseyebiliriz.

 

 

Örnek;

Soru 1: Makine neden durdu?

Cevap 1: Çünkü aşırı yüklemeden dolayı sigorta attı

Soru 2 : Neden aşırı yükleme oldu?

Cevap 2 : Çünkü yağlama yetersizdi.

Soru 3 : Neden yetersiz?

Cevap 3 : Çünkü yağlama pompası düzgün çalışmıyordu.

Soru 4 : Neden düzgün çalışmıyordu?

Cevap 4 : Çünkü pompanın mili aşınmıştı

Soru 5 : Neden aşınmıştı?

Cevap 5 : Çünkü içine pis su girmişti.

 

Bu soru‐cevaplardan sonra yağlama pompasına bir süzgeç ekleyerek kök sorun halledilmiş oluyor. Böyle düşünmeseydik çoklukla gözlendiği gibi sadece sigortayı değiştirmekle yetinseydik problemin tekrarı söz konusu olacaktı. Aslında projenin başlangıç noktası, sorunu iyi tanımlamaktır. Brüksel’deki Ar‐Ge toplantılarında şu sözleri sık sık duyduğumu hatırlıyorum: ”hibe almak için proje yapıp Brüksel’e gelmeyin, sorununu çözmek ve riskinizi paylaşmak için bizden destek isteyin”. Başka bir deyişle:” no problem =no Project= no Money”. Bizim AB projeleri yazarken öğrendiğimiz bir husus; projenin başlatılma gerekçesi bölümünde (state of the art) aşağıdaki 5 soruyu cevaplayarak en fazla iki paragraflık bir açıklama ile değerlendiriciyi 15 saniye içinde devamını okuma konusunda olumlu ya da olumsuz etkileyerek, projenin tümünün etki altına alınmasıdır:

 

‐ Sıkıntı nedir? Hangi problemi çözmeyi deniyoruz?

‐ Problem sektörel, lokal, ulusal ya da uluslar arası boyutta mı?

‐ Problem halihazırda yerli ve/veya yabancı muadiller (rakipler) tarafından çözümlendi mi? Yetersiz kalınan hususlar nelerdir?

‐ Niye şimdi proje veriyoruz? Projeyi şu anda tamamlamayıp geciktirirsek nelerle karşılaşırız?

‐ Niye biz sorunun çözümüne talibiz? Yeterli personel ve ekipman alt yapısı ve tecrübemiz projeyi gerçekleştirmeye müsait mi?

 

Kaynak: Sean McCarthy,how to write a competitive proposal for framework 7, watermans printers ltd,cork, Ireland,2007.

 

DENEME ÇÖZÜMLERİ (DÇ) Adımı

Daha sonraki proje adımı;

 

3.7. Projenin Amacı ve Gerekçesini Açıklayınız: Projede ne yapılmak istendiği kısa ve öz olarak açıklanmalıdır ile 3.8. Projenin Konusu ve Kapsamını Açıklayınız:

 

Daha sonra proje yazmanın esas kalbi olarak gördüğümüz  “3.1. Proje Ne Tür Bir Yenilik İçeriyor? ile

3.11. Proje Konusu Ürün/Hizmet Üretim Yönteminin Ulusal ve Uluslararası Bazda Gelişmeye Katkısı Ne Olacaktır? Açıklayınız” kısmına geliriz.

 

Projenin yenilikçi unsurları analiz edilir. Kendi mevcudumuza ve yerli/yabancı muadillere göre kıyaslama yapılır.

 

Burada önemli olan mevcut durumumuza ve yerli ve yabancı muadillere göre komponent (bölüm bazında, proses bazında) mukayese etmektir.

 

Einstein’ın izafiyet teorisine göre: Dünyadaki her şey, ancak başka bir şey ile olan mukayesesine göre gerçektir. Mukayese veya referans yoksa ileri sürdüğümüz yenilik boş bir ifadedir. İncelemeyi yapacak olan KOSGEB uzmanı ile değerlendirmeyi yapacak Komite üyelerine daha iyi mukayese imkânı verebilmek için eklerde bölümler bazında eskilerin resimleri ve yenilerin katı modelleri verilir. Her projede ürün ve bu ürünü üretecek süreci birlikte ele almak daha rasyoneldir.

 

Bir bütünü diğer bir bütüne göre bütün halinde kıyaslama yapmak zor olduğu için, makineleri yada proses hattını yenilikçi yönleri itibariyle 5‐7 arası alt gruba, teknolojik bileşene ya da bölüme ayırırız. Her bir proje alt bölümünü mevcudumuz ya da yerli/yabancı muadil alt bölümü ile kıyaslayarak, yenilikçi yönleri ortaya çıkarırız. Eğer proje konusu, PROSES HATTI gibi bir sistem ise bu kez projenin bütünü, sistem alt elemanlarına ve aşamalarına bölünür.

 

Özgün Katkılar; Çıktının, Muadillerden olan üstünlüklerini sağlayan ve çıktıya ulaşmada kullanılan malzeme, yazılım, alet‐teçhizat, yöntem ve tekniklerde, başka bir deyişle amaca ulaştıracak araç ve izlenecek yollarda uyguladığımız farklılıklardır.

 

ARGE Kapsamı; Projede ön görülen Ana faaliyetler örneğin; Kavram Geliştirme, Tasarım, Prototip İmalat ve Test olarak ana iş paketlerine bölünebilinir.

 

Görüldüğü gibi buradaki bölümler POPPER analizindeki Deneme Çözümüne (DÇ) karşılık gelmektedir

 

HATA ELEME (HE) Adımı

 

POPPER analizindeki (HE) süreç adımına karşılık gelen KOSGEB’İN  proje alt bölümlerini yazmaya sıra gelir. Tasarım/proses FMEA (Failure Mode Effect Analysis) risk analizleri, sonlu elemanlar yöntemi ile statik, dinamik, termal, yorulma, akış analizleri, test ve mühendislik analizleri, laboratuvar çalışmaları ile ÜRETİME GEÇMEDEN TASARIM aşamasında birden çok üretim yönteminin yanlışlanması (falsify) ve bizim parametrelere göre uygun bulup seçtiğimiz bir yöntemin doğrulama faaliyeti yapılır (verify). İmalat aşamasında ise uygun bulduğumuz yöntemin tüm şartları karşıladığını göstermek için fiziksel uygunluk testleri yapılarak tasarım geçerli kılınır (validity).

 

Hata eleme adımları;

Hata eleme adımları iki aşamada gerçekleştirilir. Birincisi birden fazla yönteme ilişkin deneme çözümü içinden bir tanesi hariç diğerlerinin ortadan kaldırılması süreci ile ortaya çıkan ve bize göre uygun bulunan bir yöntemin her bir tasarım girdisinin tasarım çıktısını doğrulaması(verify)dır. Bu adım genelde tasarım aşamasında gerçekleşir ve Analizleri, Mühendislik hesaplamalarını vs. kapsar. İkincisi proje çıktısının kullanım şartlarında tüm girdilerin tüm çıktıları karşıladığının fiziksel doğrulanmasıdır. Diğer bir ifade ile uygunluk testleridir.

 

Bu anlattıklarımız ile ilgili bölüm “3.10. Proje Konusuna İlişkin Olarak; İş Akışı Doğrultusunda Hangi

Teknolojilerin/Yöntemlerin Kullanılması Planlanmaktadır?”ile “3.13. Ürün/Hizmetin Standartlara Uygunluğunu Tespit Etmek için Uygulayacağınız Test ve Analizleri Var mı? Varsa Açıklayınız:

 

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Ar‐Ge; bilimsel ve teknik belirsizliklerin ve risklerin belirlenmesi ve giderilmesi ile alakalıdır, risk ve belirsizlik yoksa kavram geliştirme ve tasarım belli olduğu için Ar‐Ge değil bir yatırım faaliyetidir.3.9 bölümünde belirlenen belli başlı  başarı kriterlerine  proje süresince ulaşılmasındaki olası belirsizliklerin giderilme yolları (ArGe sistematiği) ve doğrulama faaliyetleri de 3.10 ile 3.13 bölümlerinde işlenir.

 

ArGe Sistematiği: Risk ve problemleri çözme, olası fırsatları yakalama yolunda Bilimsel Yöntemleri kullanarak (örneğin literatür tarama, risk analizi, Sonlu Elemanlar Yöntemi – SEY (İngilizcesi: The finite element method (FEM) kullanılarak yapılan çeşitli tasarım doğrulama ve optimizasyon çalışmaları, benzeşim çalışmaları ve/veya deneysel çalışmalar, TESTLER) deneme yanılma sürecini kısaltan, çözüme ulaşma olasılığının artıran, belirli bir sistematiğe sahip çalışmalardır. Testler şu bölüme yazılır “3.13. Ürün/Hizmetin Standartlara Uygunluğunu Tespit Etmek için Uygulayacağınız Test ve Analizleri Var mı? Varsa Açıklayınız”:

 

Daha sonra “3.12. Ürün/Hizmete İlişkin Yasal Zorunluluklar ve Standartlar Nelerdir? Varsa Açıklayınız, “3.14. Geliştirilecek Ürün/Hizmete Yönelik Edinilen Bilgiyi Rakiplerin Kullanımından Nasıl Korumayı Düşünüyorsunuz”, “3.15. Ürün/Hizmet Üretim Yöntemine İlişkin Tarafınızca Sahip Olunan Patent, Faydalı Model vb. Koruma Var mı? Varsa adı ve belge numaralarını yazınız”, “3.16. Ürün/Hizmet Üretim Yöntemine İlişkin Başkalarına Ait Patent, Faydalı Model vb. Koruma Var Mıdır? Varsa belge numaralarını yazınız”:

 

SONUÇ (S2)

Sıra POPPER analizindeki SONUCA Yani (S2) ‘e geldiğinde, S2 PROJE ÇIKTILARI; “3.9. Proje ile Elde Edilmek İstenilen Çıktılar ve Kullanım Alanlarını Açıklayınız:

 

ÖZET SÖZ

Yukarıdaki çalışmamız ile Ar‐Ge proje önerisi yazarken POPPER’in sorun çözme kalıbından hareket ederek, hızlı, doğru ve akılcı (rational) Ar‐Ge proje önerisi yazmaya katkıda bulunmak istedik, çünkü çoğu firmalarda Ar‐Ge projesi yazmaya karşı bir çekingenliğin, bir tepkinin var olduğunu gözlemliyoruz. Bizim burada ortaya koyduğumuz POPPER’den uyarlama denemesi, bir varsayımdır, okuyucu deneme yaparak yani proje yazarak, kalıbın kavramlarını test edebilir, hataları eleyebilir, daha iyi açıklayıcı yaklaşımlara ulaşabilir. Bu şekilde hepimiz proje yazma seferberliğine katkıda bulunabiliriz, eyleme geçmeliyiz, bol bol proje yazıp, reddedilirse bundan ders alıp, yolumuza devam etmeliyiz. İrlandalı yazar Bernard Show şöyle demektedir: “Gençken yaptığım on şeyden dokuzunun başarısızlıkla sonuçlandığını gördüm. Başarısız olmak istemiyordum onun için ben de on kat daha fazla çalıştım”.

Bir önceki yazımız olan Mühendisleri Firmada Tutmanın En Güvenilir Yolu Ar-Ge Projesi Vermek başlıklı makalemizde ar-ge hibe, ar-ge projesi ve ar-ge projesi vermek hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo