Patent ve Ar-Ge Çalışmalarında Frascati ve Oslo Kılavuzlarının İçselleştirilmesi Başarımızı Artırır

Ana Sayfa » Ar-Ge » Patent ve Ar-Ge Çalışmalarında Frascati ve Oslo Kılavuzlarının İçselleştirilmesi Başarımızı Artırır
Paylaş
Tarih : 11 Temmuz 2014 - 14:04

PATENT VE AR-GE ÇALIŞMALARINDA FRASCATİ VE OSLO KILAVUZLARININ
İÇSELLEŞTİRİLMESİ BAŞARIMIZI ARTIRIR

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ar-Ge ve İnovasyon Danışmanı, YMM

www.abdanmer.com
abdanmer@gmail.com

 

MEVCUT DURUM

 

Sn. Osman AROLAT’ın 09.07.2014 tarihinde www.dünya.com sitesinde yayınlanan Ar-Ge’de Aslında Neredeyiz? isimli makalesinden aldığım aşağıdaki bilgi büyük önem taşıyor “AB’de yıllık patent başvuru sayısı 84 bin, Amerika’da 241 bin, Japonya’da 290 bin iken Türkiye’de sadece 3.250 patent başvurusu söz konusu. İhraç ürünlerinde yüksek teknoloji payına baktığımızda AB’de yüzde 14.8, ABD’de yüzde 20, Japonya’da yüzde 18 olduğunu görüyoruz. Bizim ihracatımızda yüksek teknolojili ürünlerin payı ise sadece yüzde 2 seviyesinde kalıyor”.

 

Öte yandan muhasebeden.com’un 13 Temmuz 2013 tarihli haberine göre Sn. Prof. Alp şöyle demektedir: “Araştırma –Geliştirmeye ayrılan payın milli gelire oranı,bizim hesaplarımıza göre yüzde 0,75. Yüzde1 oranına ancak 10 yılda varırız.Bu durumda 2023 için hedeflenen yüzde 3 oranına varmak imkânsız.
Sn. Profesör Alp, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Kalkınmada Anahtar Dergisi’nin verilerine dayanarak aşağıdaki bilgileri vermiştir;
Buna göre, İspanya’nın Ar-Ge’ye harcadığı para kişi başı 500 dolar, Almanya’nın ise 1200 dolar.
OECD ortalaması 750 dolar, biz ise 100 doların altındayız. Alp “Bilim insanı olduğum için projeksiyon yaptım. İspanya’yı ancak 2040 yılında, Almanya’yı ise 2100 yılında yakalarız diyor.

 

Bize göre uluslararası ve ulusal Ar-Ge ve yeniliğe dair mevzuat derinliğimizin geliştirilmesi ile patent ve Ar-Ge projelerinde artış olacaktır. Bu bağlamda, Patent ve Ar-Ge projesi çalışması yapan bizler için araştırma ve yenilik faaliyetlerinin ne olduğu ve nasıl elde edildiği gibi konular hakkında uluslararası alanda geçerli teorik bilgi ve ilkelerin bilinmesi büyük önem taşıyor. Bu konuda iki uluslararası doküman, biri Ar-Ge’nin açıklandığı FRASCATİ Kılavuzu, öbürü Yenilik ve ticarileşmenin anlatıldığı OSLO kılavuzudur. Aşağıda önemli gördüğümüz hususlar analiz edilmektedir.

 

FRASCATİ KILAVUZU

AR-GE’İN TANIMI VE TÜRLERİ

 

– Bu Kılavuzun 63. Paragrafında Ar-Ge’nin tanımı, bilgi dağarcığımızın arttırılması ve arttırılan bu bilginin yeni uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistemli olarak yürütülen yaratıcı çalışmalardır şeklinde yapılmaktadır. 64. Paragrafında Ar-Ge faaliyetlerin türleri üçe ayrılarak, Temel Araştırma olarak teorik ve konsept geliştirme faaliyeti, Uygulamalı Araştırma olarak belli bir amaca yönelik yürütülen özgün çalışmaları, Deneysel geliştirme ise yeni ya da iyileştirilmiş ürün ve süreç elde etmeye yönelik sistemli çalışmadan söz edilmektedir.

 

Teknik bir alandan örnek verecek olursak, NANO Teknolojisi ile ilgili araştırmalar, temel araştırmadır.

Endüstriyel Mutfak sektörü ile ilgili NANO çalışmaları uygulamalı araştırmadır. Bu elde edilen bilgilerden yararlanarak tencerenin elle tutulması halinde iz bırakmaması ile ilgili yapılacak çalışmalar deneysel geliştirmedir.

 

Ekonomi alanından bir örnek verecek olursak, Cari açık ile döviz kuru arasındaki nedensel ilişkinin incelenmesi temel araştırmadır. Türkiye’de cari açık ile düşük döviz kurunun incelenmesi uygulamalı araştırmadır. Düşük döviz kuruna rağmen cari açığın giderilmesi için katma değerli ürünlerin elde edilmesine yönelik Ar-Ge ve patent çalışmalarının teşvik edilmesine yönelik bir programın geliştirilmesi ve sonucun test edilmesi deneysel geliştirmedir.

 

AR-GE’NİN İKİ ÖNEMLİ BİLEŞENİ

 

Paragraf 84’de Ar-Ge’nin iki önemli bileşeni olarak, Ar-Ge faaliyetinin içerisinde gözle görülebilir bir ürün ya da süreç yeniğinin bulunması ile bu yeniliğe ulaşmadaki bilimsel ve teknolojik belirsizliklerin(risklerin) tanımlanarak, giderilmesi olarak açıklanmaktadır.

 

Hem Ar-Ge’nin tanımından hem de iki önemli bileşeninden hareketle aşağıdaki eylem planını kurgulayabiliriz:

 

– Ortada proje önerisinin çözmeye çalıştığı bir sorun olmalıdır, sorun yoksa proje de yok (NO PROBLEM=NO PROJECT=NO MONEY).

– Standart bilgi stokuna sahip bir kişi tarafından bu problemin çözümünün mümkün olmaması.

– Proje önerisinde sorunun çözümüne ilişkin bilimsel ve teknik belirsizliği giderecek adımlar olmalıdır.

– Belirsizliğin giderilmesi çalışması sonucunda teknik bilgi artıyor ve sonuçta gözle görülebilir ölçüde bir yenilik unsuru ortaya çıkıyor.

– Belirsizliğin ya da öngörülen başarı kriterlerine ulaşamama riski, Ar‐Ge sistematiğinin ana belirleyici unsurudur.

 

Paragraf 85’de, belirli bir projenin bir sebepten dolayı gerçekleştirilen ancak diğer bir neden için gerçekleştirilmiyor olması halinde, Ar-Ge sayılabileceğini ifade etmektedir. Bizce Ar-Ge proje bakış açısını önemli derecede genişleten bir açıklama. Kılavuzda da belirtildiği üzere, ölümün nedeni araştıran tıbbi bir hizmet, rutin bir faaliyettir, ancak aynı cesedin örneğin kanser ilacının etkinliğini test etmek için incelenmesi bir Ar-Ge faaliyetidir.

 

Yine aynı paragrafta, ürün standartlaşmasının hazırlanması, gerçekleştirilmesi ve muhafaza edilmesi için makine imalatının yapılmasını ar-ge faaliyetinin dışında tutmaktadır. TÜBİTAK-TEYDEB destek programlarında bu husus özellikle dikkat edilmektedir.

 

Paragraf 111’de Ar-Ge ve patent çalışmalarının kalbi ve firma dışına ihale edilemeyecek bir faaliyet olarak niteleyebileceğimiz Tasarım Faaliyetinin temel amacının ürün ve süreç yenilikleri üzerinde ek teknik iyileştirmeler yapmak olduğu ifade edilmektedir.

 

Yine aynı paragrafta deneysel geliştirme ile Ar-Ge sayılmayan ön üretim geliştirme çalışmalarının birbirinden ayrılması gerektiği ifade edilerek, bu açıklamadan bizce şu çıkarımı elde edebiliriz: “Eğer firma Ar‐Ge projesini sunar iken her şeyi belirlemiş izlenimi veriyor ve proje süresi içinde çözmesi gereken belirsizlikleri ortaya koymuyor ise, Ar‐Ge projesinin kabul edilmeme riski yüksektir, yatırım Projesi olarak değerlendirmesi yapılabilinir.”

 

AR-GE PROJELERİNİN TÜRLERİ

 

Kılavuza göre Ar-Ge projelerinin çıktıları ya “prototip” ya da “pilot tesis”tir. Paragraf 114’de prototip çıktı, yeni bir ürünün ya da sürecin tüm teknik özelliklerini ve performansını içeren orijinal bir modeldir, denilmektedir. Bu kapsamda yeni bir ürün ve/ya da süreç çıktıları için tasarımının yapılıp, malzeme (ya da ünite) imalatı ya da tedariki ile prototip montajı yapılarak, çıktının gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Paragraf 116’da hipotez değerlendirilmesi, yeni ürün formüllerinin ve özelliklerinin oluşturulması, yeni bir süreç için özel makine ve otomasyonun tasarlanması için mühendislik verilerinin elde edilmesi ve test edilmesi amacıyla makinelerden oluşan minimum ölçekteki tesisler, pilot tesis olarak tanımlanmaktadır. Uygulamada pilot tesis mantığının yatırım faaliyetleri ile karıştırıldığından dolayı, prototip Ar-Ge projeleri ağırlık kazanmaktadır.

 

OSLO KILAVUZU

 

Ar‐Ge ile ilgili en önemli uluslar arası kaynak Frascati’dir. Ar‐Ge faaliyeti sonucunda ortaya çıkan proje çıktısı bir “technical prototype” dır. Bununla birlikte uygulamada görülmüştür ki, sadece araştırma yapmak yetmiyor, ayrıca buradan elde edilen çıktılara göre yenilik faaliyetinde de bulunup, ürünün ticari hale getirilmesi gerekiyor. Diğer bir ifadeyle, araştırmanın ülke ekonomisine katkısı için “technical prototype”ın pazara sunulması yani “commercıal prototype” a dönüştürülmesi şart.

 

Patent ve Ar‐Ge projesi ile uğraşan bizler; hem Frascati’yi hem de yeniliğinin açıklandığı uluslararası Oslo Kılavuzunu iyi bilmemiz gerekir (Frascati’ye göre yeniliğin İngilizcesi ”novelty”, Oslo’ya göre yeniliğin İngilizcesi “ınnovatıon”).

 

OSLO Kılavuzu Paragraf 146’ya göre yenilik; yeni ya da önemli derecede iyileştirilmiş bir ürün ya da süreç, yeni bir pazarlama yöntemi veya yeni bir organizasyonel yeniliğin gerçekleştirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Ar-Ge ve yenilik projelerinde bu yeniliklerden sadece ürün ve süreç yenilikleri kabul edilmekte olup, sadece düşünsel faaliyetle değil, fiziksel boyutta da gerçekleştirilmesini şart koşmaktadır.

 

Paragraf 156’da ürün yeniliği için mevcut özelliklerinde ve/veya kullanımında yeni ya da önemli derecede iyileştirilmiş bir ürünün elde edilmesi gerektiği ileri sürülürken, bu yeniliğin alt çalışması olarak; teknik özelliklerde, bileşenler ve malzemelerde, birleştirilmiş yazılımda, kullanıcıya kolaylığında ve diğer işlevsel özelliklerinde önemli derecede iyileştirmeleri içermektedir.

 

Paragraf 159’da bir ürününün teknik özelliklerinde yalnızca küçük çaplı değişiklikler yaparak o ürün için yeni bir kullanım geliştirmek, bir ürün yeniliğidir. Buna bir örnek, daha önceden yalnızca astar üretiminde bir aracı madde olarak kullanılmış olan mevcut bir kimyasal kompozisyonu kullanarak yeni

bir deterjanın piyasaya sürülmesidir.

 

Paragraf 163’de süreç yeniliği, yeni ya da önemli derecede iyileştirilmiş bir üretim ya da teslimat yönteminin gerçekleştirilmesi olarak tanımlanmakta ve alt çalışma olarak, teknikler, teçhizat ve/ya da yazılımlarda önemli değişiklikleri içermesi belirtilmektedir. Paragraf 164’de süreç yeniliğini amacının

Maliyeti düşürmek (yani verimi artırmak),kaliteyi yükseltmek ya da yeni ya da önemli derecede iyileştirilmiş ürünler üretmek olduğu ifade edilmektedir. Bize göre ürün ve süreç yeniliğini proje yazarken birlikte ele almak gerekir. Süreç yenilikleri sadece ilgili ürünün iyileştirilmesini değil, üretilen tüm ürünleri iyileştirilmesini sağladığı için bize göre daha fazla önemlidir.

 

Paragraf 319’da, yazılım geliştirme faaliyeti,  sistematik bazda bir bilimsel veya teknolojik ilerleme yapılmasını ve/veya bilimsel/teknolojik belirsizliğin çözüme kavuşturulmasını kapsaması halinde, Ar‐Ge olarak sınıflandırılır. Hizmet geliştirme ise, yeni bilgiler sonucunu doğurması veya yeni uygulamalar geliştirmek üzere yeni bilgi kullanımını kapsaması halinde Ar‐Ge olarak sınıflandırılmaktadır.

 

Paragraf 162’de tasarım;ürün yeniliklerinin geliştirilmesi ve uygulanmasının tamamlayıcı bir parçasıdır. Ancak, bir ürünün işlevsel özelliklerinde ya da öngörülen kullanımlarında önemli bir değişiklik getirmeyen tasarım değişiklikleri ürün yeniliği değildir. Tasarım ile ilgili Paragraf 334’de de tasarım çalışması; yeni ürün ve süreçler için usuller, teknik şartnameler ve diğer kullanıcı özellikleri ve işlevsel özellikler planlanması ve tasarlanmasında amaçlanan geniş bir faaliyet yelpazesini de içerebilir.

 

Paragraf 335’de test etme ve değerlendirme,yeni veya önemli derecede iyileştirilmiş ürün veya süreçlerin test edilmesinden oluşmakta olup, prototipin test edilmesi Ar‐Ge’nin bir parçasıdır. Pilot tesisler, esas amacın Ar‐Ge olması durumunda Ar‐Ge’ye dâhil edilir.

 

AR-GE İLE YENİLİĞİ BİRLEŞTİREN TABLO

 

H2020’nin iş programlarında yer alan aşağıdaki Teknoloji Hazırlık Seviyeleri (Technology readiness levels (TRL)  tablosunun Ar-Ge ile yenilik faaliyetlerini birleştirdiğine inanmaktayız:

 

– TRL 1 – basic principles observed (temel prensiplerin gözlenmesi)

– TRL 2 – technology concept formulated (teknoloji konseptinin formüle edilmesi)

– TRL 3 – experimental proof of concept (konseptin deneysel kanıtlanması)

-TRL 4 – technology validated in lab (Laboratuvar ortamında teknolojinin doğrulanması)

– TRL 5 – technology validated in relevant environment (ilgili ortamda teknolojinin doğrulanması)

– TRL 6 – technology demonstrated in relevant environment  (ilgili ortamda teknolojinin demosu)

– TRL 7 – system prototype demonstration in operational environment (çalışma ortamında sistem prototipin demosu)

– TRL 8 – system complete and qualified (sistemin tamamlanması ve kalifiye edilmesi)

– TRL 9 – actual system proven in operational environment (gerçek çalışma ortamında sistemin kanıtlanması).

 

Bizim yorumumuza göre, yenilik faaliyetleri 6. seviyeden itibaren başlamakta olup, yukarıdaki 9’lu seviyeyi aşağıdaki gibi ana gruplara da ayırabiliriz:

 

-TRL 1-TRL 3 arası Temel ve Uygulamalı araştırma,

-TRL 4- TRL 5 arası Teknoloji geliştirme,

-TRL 6-  Ürün geliştirme,

-TRL 7-TRL 9 arası Üretim çalışmalarının başlaması için gereken düzeydir.

 

ÖZET SÖZ

 

Ar-Ge ve yenilik konusunda zihinsel, tasarımsal ve fiziksel boyutta hepimizin çok çalışması gerekiyor.

Bir önceki yazımız olan Emekli Olup Şirket Ortaklığından da Ayrılan Şirket Sahibi Tübitak Teydeb Projelerinde Nasıl Görev Alabilir ? başlıklı makalemizde 1501 Destek programı, 1507 Destek programı ve ar-ge hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo