Para politikasında ne oluyor? – 28 Mart 2013

Ana Sayfa » Basından Haberler » Para politikasında ne oluyor? – 28 Mart 2013
Paylaş
Tarih : 28 Mart 2013 - 9:45

Kıbrıs’ta karmaşa sürüyor. Bankalar hâlâ açılmadı. Mevduatın kaçmasından korkuluyor. Arjantin’i hatırlatıyor. Türkiye çok mali kriz yaşadı ama bu hiç başımıza gelmedi. 1994 ve 2001 krizlerinde bile bankalar kapanmadı.

İçeride sepet kur 2.07 TL’ye kadar geriledi. Ancak gösterge faiz yüzde 6,4’e tırmandı. Türkiye’ye yönelik risk iştahında azalma işareti mi? Mümkündür.

Yarın şubat dış ticareti yayınlanıyor. CNBC-e anketinde dış ticaret açığı 9 milyar dolar çıktı. Geçen yılın 3 milyar dolar (yüzde 50) üzerindedir. Nedeni yüksek ithalat; biraz abartılı geldi.

Faiz koridoru normalleşiyor

Para Politikası Kurulu herkesi şaşırttı. Faizleri sabit tutup TL karşılıklarını artırması bekleniyordu. TL karşılıklara, gösterge ve borçlanma faizine dokunmadı. Ama fonlama faizinin 1 puan indirdi. Rezerv opsiyon katsayısını 0.1 puan yükseltti.

Faiz koridoru üstten 1 puan daraldı. Kararda “faiz koridoru daha simetrik hâle getirildi” ifadesi kullanılıyor. Normalleşme yolunda bir adımdır. Kural gösterge faizin koridorun ortasında yer almasıdır.

Koridorun genişliği ve gösterge faizin yeri döviz

kuruna bakışı yansıtır. TL’yi korumak için üst aralık, rekabetçi kur için

alt aralık genişletilir. Demek ki Merkez Bankası artık TL’nin değer kaybından daha az çekiniyor.

Sıktı mı? Gevşetti mi?

Araç çeşitliliği para politikası tefsirini zorlaştırdı. Faiz indirimi gevşemedir. Karşılık artışı sıkıştırmadır. Ne oluyor? Politika artık nüanslar üzerinden yürütülüyor. Siyah ve beyaz yok; grinin

tonları var. Merkez Bankası’nın amaçları öne çıkıyor.

Bir: Toparlanmanın gücüne güvenemiyor. Tüketimin arttığını ancak yatırımın onu izlemediğini görüyor. Yatırımı teşvik için ticari kredi faizlerini düşürmeye çalışıyor. Aynı anda ihracatı destekleyen kur düzeyine de göz kırpıyor.

İki: Sermaye hareketlerini istikrarsız buluyor. Risk iştahında ani değişimlere karşı döviz ve altın cinsinden tutulan mevduat karşılıklarını yükseltiyor. Kur dalgalarını yumuşatmaya çalışıyor.

Bence bu tavır dengeli büyüme sürecine geçiş çabası ile uyumludur. Yeterli midir? O başka hikâye; zamanı gelince bakarız.

Kaynak: http://haber.gazetevatan.com/para-politikasinda-ne-oluyor/525396/4/yazarlar

Bir önceki yazımız olan Doğum borçlanmasının ne faydası olur? - 28 Mart 2013 başlıklı makalemizde doğum borçlanması, doğum borçlanmasının faydaları ve doğum borçlanmasının ne faydası var hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo