Kredi faizlerinin gider yazılmasına kısıtlama – 11 Mayıs 2012

Ana Sayfa » Basından Haberler » Kredi faizlerinin gider yazılmasına kısıtlama – 11 Mayıs 2012
Paylaş
Tarih : 14 Mayıs 2012 - 12:50

Osman Arıoğlu

Tasarıda yer alan bir düzenleme var ki, getiriliş gerekçesi ile uygulamada yaratabileceği sıkıntılar orantısız bir durumda.
Önce düzenleme ne, onu belirtelim. Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri yatırım maliyetine eklenenler dışında kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin faiz, kâr payı, komisyon, kur farkı, vade farkı gibi giderlerin %10’unu aşmamak üzere Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek kısmı gider yazamayacaklar.
Maddenin getiriliş gerekçesi öz kaynak kullanımını cazip kılmak olarak açıklanmıştır. Ancak bu maddenin tasarıdaki haliyle yürürlüğe girmesi uygulamada ciddi sıkıntılar yaratacaktır.

Vergi tekniğine uygun düşmemektedir

Her şeyden önce böyle bir madde düzenlenmesi vergi tekniğine uygun düşmemektedir. Çünkü gelir ve kurumlar vergileri açısından vergilemede bir temel prensip vardır o da; bir taraf açısında gelir olan bir unsur diğer taraf açısından gider olacaktır. Geçmiş dönemlerde enflasyonun yüksek olduğu yıllarda finansman gider kısıtlaması vardı ama aynı zamanda gelir ayağında da aynı kısıntı söz konusuydu. Zaten bunun da haklı gerekçesi yüksek enflasyondu. Bu tasarı maddesinde böyle bir yüksek enflasyon oranı şartı yok.

Banka ve finans kurumları hariç tutulmamıştır

Katılım bankaları dahil bankalar ve finans kurumlarının temel amacı esas itibarıyla başkalarından topladıkları kaynağı ihtiyaç sahibi firma ve kurumlara kullandırmaktır. Bu kurumlara, siz topladığınız kaynaklara ödediğiniz bedellerin %10’unu gider yazamazsınız demek, ilk etapta bu kurumların finansal yapılarını daha kötü hale getirecek. Hemen tamamı borsada işlem gören bu kuruluşların borsada hızla değer kaybetmesine neden olacak, bundan da önemlisi borsada ciddi bir düşüş meydana gelmesine neden olacaktır. Doğal olarak bu, kredi maliyetlerinin yanında faizlerinin de yükselmesine neden olacaktır. Geçmişteki finansal gider kısıtlaması uygulamasında banka ve finans kurumları hariç tutulmuştu.

Yatırım azmini azaltıcı sonuç doğuracaktır

İşletmeler açısından yatırım dönemi kredi maliyetlerinin yatırımın maliyetine atılması zorunlu, buna karşılık işletme dönemi kredi maliyetlerinin doğrudan gider yazılması veya yatırımın maliyetine atılmasında ihtiyarilik söz konusu idi. Bu düzenleme ile işletme döneminde yatırım kredi maliyetleri de zorunlu olarak yatırımın maliyetine eklenmek durumunda kalınacağı için, hızlandırılmış amortisman uygulaması yapılsa bile fabrika binası dahil bina yatırımlarının maliyetine eklenen bu kısımların itfa süresini 25 yıla kadara uzatmış olacaktır. Bu durum yatırım teşvikleri ile yatırım ortamının iyileştirilmesine çalışılan bir ortamda, bu amacın tam tersine yatırımcının azmini kırıcı bir rol oynayacaktır.

Herhangi bir oransal limit konulmamıştır

Diğer firmalar açısında ilk anda tamam firmalar mali yapılarını biraz düzeltsinler daha sağlam yapıya kavuşsunlar diye düşünülse bile herhangi bir limit konulmamış olması bütün firmaları olumsuz yönde etkileyecektir. Oysa örtülü sermaye uygulamasında dahi ilişkili kişilerden kullanılan yabancı kaynağın öz kaynağın üç katını, ilişkili kişi banka veya finans kurumu ise 6 katını aşması gerekmektedir. Bu tasarı maddesinde hiçbir ölçü konulmamış olması kullanılan her birim kredi için bir kısıtlama doğuracaktır ki bu da düzenleme amacıyla hiç bağdaşmayacaktır.

Sonuç olarak, bu maddenin TBMM’deki görüşmeleri sırasında özellikle ihtisas komisyonu olan Plan ve Bütçe Komisyonu aşamasında belirttiğimiz bu mahzurları nedeniyle ya tamamen metinden çıkarılması ya da banka ve finans kurumları hariç tutulmak suretiyle öz kaynağın en az üç katını aşan krediler diye bir ölçü konulması gerekmektedir. Mevcut haliyle “atılan taş ürkütülen kurbağaya değmez” bir durum söz konusudur.
Tasarı ile getirilen bir başka madde ile de bağımsız denetim şirketlerinden 15000 ila 30000 TL yıllık harç alınması öngörülmektedir. Bu uygulama küçük ölçekli bağımsız denetim şirketlerinin tamamen piyasadan silinmesi, piyasanın büyük denetim şirketlerinin hegemonyasına bırakılması anlamına gelecektir. Bu konuya ilişkin değerlendirme ve önerimizi gelecek yazıda bulabilirsiniz.

Bir önceki yazımız olan 11 Mayıs 2012 Cuma Gündem başlıklı makalemizde 11 mayıs 2012 cuma gündem, 11 mayıs 2012 cuma haberler ve 11 mayıs cuma gündem hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo