KISMİ SÜRELİ (PART-TIME) ÇALIŞAN İŞÇİLERİN KIDEM, İHBAR VE İZİN HAKLARI

Ana Sayfa » Genel Muhasebe » KISMİ SÜRELİ (PART-TIME) ÇALIŞAN İŞÇİLERİN KIDEM, İHBAR VE İZİN HAKLARI
Paylaş
Tarih : 07 Ağustos 2014 - 11:27

KISMİ SÜRELİ (PART-TIME) ÇALIŞAN İŞÇİLERİN KIDEM, İHBAR VE İZİN HAKLARI

 

4857 sayılı iş yasamızla birlikte farklı çalışma şekilleri iş hayatımıza giriş yapmıştır. Part Time yani Kısmi Süreli Çalışma, 4857 sayılı İş Kanun’unun 13/1. fıkrasında; “işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda ortaya çıkan çalışma” şeklinde ifade edilmiş, ayrıca 06.04.2004 tarihli İş Kanunuyla alakalı Çalışma Süreleri Yönetmeliği’nin 6 numaralı maddesinde açıklanmıştır; “İşyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışma kısmi süreli çalışmadır”.

 

13.madde’de belirtildiği üzere, İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmî süreli iş sözleşmesidir.

 

“önemli ölçüde daha az” ibaresi kısmi süreli çalışmayı tanımlama açısından yetersiz bir ifade olarak görülmekteydi. Bu nedenle Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından konuya ilişkin yayınlanmış İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinde konuya ilişkin 6.maddesi kısmi süreli işi  “İşyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte  ikisi oranına kadar yapılan çalışma kısmi süreli çalışmadır.” şeklinde tanımlamaktadır.

 

Yönetmelikteki açıklamadan hareketle kısmi süreli çalışmayı haftalık tam süreli çalışma olan 45 saatin 2/3 ‘ü oranında yani 30 saat ve daha az süreli çalışmalar olarak tanımlayabiliriz.

 

Kısmi süreli sözleşmeyle çalıştırılan personelin sırf sözleşmelerinin kısmi süreli olması dolayısıyla artık hak mahrumiyeti yaşamamaktadır. Bu duruma ilişkin iş yasanın da 5. Madde ile düzenlenmiş bir dayanak ile çalışanlara eşit haklar konusunda bir adım atmış bulunmaktadır. Buna bağılı olarak “Ayrımcılık Tazminatı” ile haksızlık yapılan çalışan için, işverene yaptırım uygulaması getirerek cezai bir tazminat hakkı sağlamıştır.

 

Çağrı Üzerine Çalışma, 4857 sayılı Kanun’un 14. maddesinde; “Yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi” şeklinde ifade edilmiştir. Kısmi süreli veya çağrı üzerine iş sözleşmesi şeklinde çalışanlara yıllık ücretli izin hakkı tam süreli çalışanlar gibi işlerken asla başka bir işleme tabi tutularak bu hakları değiştirilemeyecektir. Kısmi süreli veya çağrı üzerine iş sözleşmesi yapılarak çalışan iş gücüne, iş sözleşmelerinin devam ettiği sürece her yıl için hak ettikleri izinleri ve sonraki yıl izin süresi içine denk gelen kısmi süreli iş günlerinde çalışmayarak kullanmalarının hak olarak sunulması kanun maddesi ile güvence altına alınmıştır.

 

Yıllık ücretli izin hakkı:

 

Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin 13.maddesinde kısmi süreli ve çağrı üzerine çalışan işçilerin izin hakkı bakımından tam süreli işçilere göre farklı bir uygulamaya tabi olmayacakları açıklanmıştır. Bu durumda bir yıllık çalışma süresini dolduran kısmi süreli çalışan işçinin 14 gün izin hakkı vardır.”

 

=İlgi Çekici  Bir Not=

 

Hafta tatiline hak kazanma açısından düşündüğümüzde Kısmi süreli çalışan işçilerin bu haklarına ilişkin Yargıtay kararında ilgi çekici bir durum söz konusu olmuştur;

 

“1475 sayılı Yasanın 41. maddesinde, hafta tatiline hak kazanabilmek için önceki 6 günde günlük iş sürelerine göre çalışmış olmak şartı bulunmaktaydı. 4857 sayılı İş Kanununda ise, haftalık iş süreleri çalışılan günlere farklı şeklinde dağılabileceğinden, hafta tatili tanımı değişmiş, işçinin 63. maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışılmış olması  kaydıyla 7 günlük zaman dilimi içinde kesintisiz 24 saat dinlenme hakkı öngörülmüştür. 63. maddede ise, genel bakımdan iş süresinin haftalık en çok 45 saat olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle  4857 sayılı İş Kanunun uygulandığı dönemde, haftalık çalışma süresinin 45 saati bulamayacağından, işçinin hafta tatiline hak kazanmak mümkün olmayacaktır.”

 

Kısmi süreli çalışan işçileri haftalık 45 saatlik iş süresi şartını yerine getiremediklerinden hafta tatiline hak kazanmadıkları konusunda karar vermiştir. Ancak çağdaş dünyada iş gücüne değer verilmesi gerekliliğinin ön plana çıkması nedeniyle, şahsi kanaatim bu kararın doğru olmadığı hususudur.

 

Kısaca, izine hak kazanan kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışan iş gücü ile tam süreli çalışan iş gücü arasında yıllık izin süreleri, izin ücretleri gibi hak olarak kanunen tanınmış hususlar konusunda hiçbir ayrım yapılamaz (Y.Ü.İ.Y. md. 13). Kısmi süreli ve çağrı üzerine çalışanlara; izin dönemine rastlayan çalışması gereken sürelere ilişkin ücretleri, yıllık izin ücreti şeklinde ödenir (Y.Ü.İ.Y. md. 21).

 

Kısmi süreli iş sözleşmesi kapsamında çalışan işçi, tam süreli çalışan işçi gibi ilgili hükümlerdeki şartların varlığı halinde, bütün hükümlerden yararlanabilir. Kısmi süreli çalışanların tazminatlarının hesap edilmesinde iş akdinin sürelerinin hesap edilmesi açısından tam süreli çalışanlara göre eşitsizlik yarattığı konusunda ise kısmi süreli çalışan işçinin ücreti, tam süreli çalışan işçiye göre genellikle düşük olacağından tazminatı hesaplanırken ücret bazında o oranında daha az olacaktır.

Bir önceki yazımız olan DİİB kapsamındaki teslimlerde iadesi gereken KDV tutarında yeni uygulama başlıklı makalemizde 4458 sayılı gümrük kanunu, diib kapsamındaki teslimler ve gümrük kanunu hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

Yapılan Yorumlar

Tekin Polatlı
08 Ağustos 2014 - 09:07

Elinize sağlık, çalışmaların araştırma niteliği taşıması sorun çözüyor.

Murat YAMAN
08 Ağustos 2014 - 09:08

İçerik olarak gayet başarılı bir çalışma olmuş.



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo