İstifa eden işçinin iş arama izni olur mu? – 8 Haziran 2012

Ana Sayfa » Basından Haberler » İstifa eden işçinin iş arama izni olur mu? – 8 Haziran 2012
Paylaş
Tarih : 08 Haziran 2012 - 11:07

Resul Kurt

Okurumuz Mustafa Güneş, “İşyerinden istifa ederek ayrılacağım. Henüz bir iş bulmuş değilim. Benim duyduğuma göre, iş arama izni var imiş. Bana bu hakkın kullandırılması gerekir mi? Nasıl kullanacağım, toplu kullanabilir miyim?” diyor.

Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde işçi ve işverenin sözleşmenin feshinde önce durumu karşı tarafa bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Ani feshin sonuçlarını hafifleten bir önlem olarak düşünülen ihbar süresinde işçi, iş saatlerinde günde iki saatten az olmamak üzere iş arama izni kullanır. İhbar tazminatı İş Kanunu 17’nci maddesinde düzenlenmiş olup, iş sözleşmeleri;
a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,
b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,
c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,
d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra,
feshedilmiş sayılmaktadır.

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 27’nci maddesinde, “Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır. İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücret işçiye ödenir. İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder.” şeklinde kurala yer verilmiştir.

İş Kanunu’nun 27’nci maddesi, bildirim süreleri içinde işverenin, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecbur olduğunu hükme bağlamıştır. Yeni iş arama izni, ihbar önelinin içerisinde işçiye tanınmış bir hak, işveren için ise kanundan doğan bir yükümlülüktür.

İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamayacaktır. İşçiye yeni iş arama izni için bir tercih hakkı getirilmiştir. Buna göre işçi işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve durumu işverene bildirmek şartıyla iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilecektir.
İşveren yeni iş arama izni vermemesi veya süreyi eksik kullandırması halinde, söz konusu süreye ilişkin ücreti işçiye ödeyecektir.

İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı ödeyecektir.
Yeni iş arama izni, sözleşmenin kim tarafından feshedildiğine bakılmaksızın belirsiz süreli iş sözleşmelerinde bildirim süresi içinde kullanılmak üzere işçiye tanınmış bir haktır. Yani, istifa eden işçinin de günlük 2 saat iş arama izni hakkı vardır.

İş Kanunu’nun 17. maddesine göre, işveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçinin iş sözleşmesinin ihbar ücretinin peşin ödenerek feshedilmesi halinde, işçi yeni iş arama izni ücreti isteyemeyecektir.

Bu konuda Yargıtay’ın vermiş olduğu bir kararda “iş sözleşmesi ihbarsız olarak feshedilen işçi ihbar süresine ait ücretini tazminat olarak isteyebilir. Ancak bundan ayrı olarak iş arama izin parası talep edemez” demektedir.

Benzeri şekilde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bir kararında “ihbar tazminatının peşin ödenmesi durumunda, iş sözleşmesi o anda sona erer. Bu nedenle, işçi ihbar önelleri içerisinde doğacak haklardan yararlanamaz. Aynı şekilde ihbar önelleri kıdem süresine eklenemez.” demekle işveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshetmesi halinde, iş sözleşmesini hemen sona ereceğini vurgulamaktadır. Başka bir ifadeyle yeni iş arama izni, ancak bildirimin verilmesi halinde söz konusu olmaktadır.

İş Kanunu’nun 27’nci maddesi gereğince işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermek zorundadır. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz. Başka bir ifadeyle, 4857 sayılı yeni İş Kanunu, 1475 sayılı İş Kanunu’na paralel olarak, iş arama izninin süresinin iki saatten az olmayacağını hükme bağlamıştır. Yasa’daki iş arama iznine ilişkin süreler asgari olup sözleşme ile daha uzun iş arama süresi öngörülebilir. Ancak bu süre günlük 2 saatin altında belirlenemez.
İş arama izninin, iş süresinin hangi zamanında kullanılacağının takdiri kural olarak işverene aittir. Ancak bu iznin işçiye bir hak olarak tanınmasındaki amaç da dikkate alındığında, işveren, yeni iş arama izninin kullanılma zamanını belirlerken işin aksamaması kadar, işçinin iş bulma ihtimalinin yüksek olduğu zamanları da dikkate almak zorundadır.

Yeni iş arama izni iş saatleri içinde kullandırılacaktır. İznin, iş saatleri içinde hangi zamanda kullanılacağı, işçi ve işverenin yapacağı sözleşmelerle de kararlaştırılabilir. Ancak, iş sözleşmelerinde yeni iş arama izninin kullanılacağı sürenini belirlenmemesi halinde, iznin kullanılacağı zamanı işveren yönetim hakkına dayanarak belirler.

İş Kanunu’nun 27’nci maddesine göre, arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. İşveren bu isteğe uymak zorundadır. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.
Kanun işçiye yeni iş arama izni için bir tercih öngörmüştür. İşçi isterse iş arama iznin birleştirerek kullanabilecektir. Ancak kanun işçinin bu tercihini kullanmasını şarta bağlamıştır.

Bir önceki yazımız olan Doğum Borçlanması Bedeli Gelir Vergisi Matrahından Düşer mi? - 8 Haziran 2012 başlıklı makalemizde doğum borçlanması, Doğum Borçlanması Bedeli Gelir Vergisi ve Doğum Borçlanması Bedeli Gelir Vergisi Matrahından Düşer mi hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo