İşçinin rekabet yasağı olabilir mi? – 25 Ocak 2013

Ana Sayfa » Basından Haberler » İşçinin rekabet yasağı olabilir mi? – 25 Ocak 2013
Paylaş
Tarih : 25 Ocak 2013 - 11:13

Resul Kurt

Okurumuz Metin Temizkan, “Yazılarınızı ilgi ile takip ediyor ve bilgileniyoruz. İşçinin rekabet yasağı ile ilgili bir sorum olacak. 5 yılı aşkın süredir çalışmakta olan yetki verdiğim bir personelim işten ayrılarak kendi firmasını kurmuş ve yasaya aykırı bir şekilde müşterilerimizi ele geçirmiştir. Aramızda güvenden veya ihmalden dolayı yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Yasaya dayalı bir hak iddia edebilmemiz mümkün müdür?” diyor.
Okurumuz çalışma hayatında birçok şirket için geçerli olan önemli bir sorunu gündeme getirmiş. Rekabet yasağı mutlaka yazılı yapılması ve sınırları belirlenmiş olması gereken bir unsurdur. Yazılı bir kayıt olmadığından bağlayıcı rekabet yasağı hususu gündeme getirilemez.
Ancak işçinin her halükarda işverenin/işyerinin sırrını saklamak (müşterilerine ait bilgiler, işyerine ait bilgiler) yükümlülüğü bulunmaktadır. Bunun ihlal edilerek, işverene zarara verilmesi halinde, bu konunun hukuk davasına konu olabileceğini diye düşünüyorum. Ancak, bunun işveren tarafından delilleriyle ispatlanması gereklidir.
Yargıtay, 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/222, K. 2011/584, T. 12.9.2011 sayılı Kararı’nda; “Davalı işveren davacının bu bilgileri üçüncü kişilere vererek sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiğini şirket menfaatlerinin davacının eylemi dolayısıyla zarar gördüğünü kanıtlayamamıştır. Davacının sanık olarak yargılandığı dava dosyasına da sorumlu mühendis olarak görev aldığı projeye ilişkin bilgileri sunması savunma hakkı kapsamında kalan eylem niteliğinde olup bu davranışının sır saklama yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün değildir” demek suretiyle işçinin sır saklama yükümlülüğünü ihlal etmediği ve şirket menfaatlerinin davacının eylemi dolayısıyla zarar görmediği için fesih eylemini geçerli görmemiştir.
TBK 444 uyarınca; Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da
işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
TBK md. 445 uyarınca; Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında 2 yıldan uzun süreli olamaz.
Hakim aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı ve süresi bakımından sınırlayabilir.
TBK md. 446 uyarınca; Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür.
Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir, ancak bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır.
İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararların ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutulması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.

Bir önceki yazımız olan Bağ-Kur'dan kaçan kaçana - 25 Ocak 2013 başlıklı makalemizde 1 Ekim 2008'den önce Bağ-Kur'da basamak sistemi uygulanıyordu, 1 Ekim 2008'e kadar bağımsız çalışan vergi mükelleflerine ve şirket ortaklarına Bağ-Kur'lu diyorduk ve Bağ-Kur'da 9000 gün prim ödemek gerekirken hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo