Grevin felsefesini yapamamak – 11 Haziran 2012

Ana Sayfa » Basından Haberler » Grevin felsefesini yapamamak – 11 Haziran 2012
Paylaş
Tarih : 11 Haziran 2012 - 11:27

Tahsin Sınav

Toplu iş hukuku alanı içerisinde toplu iş sözleşmesi imzalama sürecinde, toplu görüşmelerin sonuçsuz tıkanma aşamasında, yasal bir mücadele süreci olarak işçinin ücret vb haklarını işvereninden alabilmesi için, sendikaların belirlenmiş olan yasal prosedürleri yerine getirerek, üyeleri olan işçiler adına oluşturdukları bir hak elde etme mücadelesidir, grev. . Yasal şartları taşıyan grevler de ülke ve firma ekonomilerini telafisi imkânsız zararlar vermek için yapılmamakta ve yapılmaması da gerekmektedir. Sendikalar da bu anlamda, en az işverenler kadar duyarlı olmanın felsefesini üretebilmiş olmalıdırlar. Sendikaların ve üyesi işçilerin üretimden (sonuçları itibariyle hizmet sektörleri de üretim süreçleri içerisindedir) gelen güçlerini yok edici silah gibi kullanmalarına zemin oluşturmak amacıyla oluşturulmamıştır, toplu görüşme ve grev hakları. Yasadışı grevler de böyle olumsuzlukları önlemek için yasaklanmıştır, zaten.. Bir sendika, üyelerine uygulatacağı grevin felsefesini iyi yapmak ve sorumluluğunu taşımak zorundadır. Bu sorumluluğu üstlenmekten kaçan sendikalar, işçilerin sendika üyeliğinden kaçınmasıyla sonuçlanan bugünkü sürecin başta gelen sorumlularındandır. Kısacası sendikacılık, sorumluluğu yüklenebilme sanatıdır. Havacılık işkolunda son haftalarda yaşananların analizinin yapılması halinde, “sorumsuzluk komedyası” tarzında değerlendirmeler bile yapılabilir.

Okuyucularımdan bugün yaşanan süreçte toplu iş sözleşmesi düzenini güçlendirmekten kaçınıldığını düşünen olacağını pek sanmıyorum. 2821 ve 2822 sayılı Yasalarla düzenlenmiş bulunan toplu iş hukuku uygulamalarının bilhassa %10 barajı yönünden tıkanma noktasına geldiği; her yıl 17 Ocak ve 17 Temmuz tarihlerinde Resmî Gazete’de yayınlanan işkollarına göre kurulu sendikaların üye sayılarını gösteren listenin SGK verileri esas alınarak yayınlanması halinde bir sendikal depremin yaşanacağı kamuoyunca bilinmekte; bu nedenle başta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk ÇELİK olmak üzere, Hükümet tarafından hazırlanmış bulunan ve %10 barajını da düşüren yeni Toplu İş İlişkileri Yasası’nın bir an önce yasalaşmasına çaba gösterilmektedir. Ve bu yasanın sendikal örgütlenmeyi de güçlendirmesi beklenmektedir.

Mevcut yasal şartlara göre, bir sendikanın işkolu barajı olan % 10 oranını aşması gerektiğinden, bugün birçok sendikanın baraj sorunu olduğuna ilişkin görüşler bulunmaktadır. Gerçekten de yeni Toplu İş İlişkileri Yasası ile her ne kadar barajı % 1’e veya daha altına düşürülecek olsa da mevcut sendikaların birçoğu barajı aşamayacak derecede üye yetersizliği sorunu yaşadığı öne sürülüyor. ÇSGB kayıtları itibarıyla, 3 milyon 200 bin sendikalı işçinin bulunduğu; oysa SGK verileri esas alındığında 880 bin kadar sendikalı işçinin bulunduğuna ilişkin bilgilerin kamuoyuna yansıtılmış olduğu dikkati çekiyor. Ve bunlardan da sadece 570 bin işçi için toplu iş sözleşmesi yapmış bulunuyor. Faal nüfus verilerine göre, yaklaşık 11 milyon işçinin büyük bir kısmının sendikal örgütlenme ve toplu iş sözleşmesi düzeni kapsamı dışındadır. Çalışma hayatımızda iş sosyolojisi dokusundaki gelişimle birlikte, yeni Toplu İş İlişkileri Yasası’nın sağlayacağı olumlu motivasyon sürecinde, işçilerin sendikasızlaşma tercihlerinin giderek sendikalaşmaya yönelmeleri ve bu yönde bilinçlenmeleriyle gelir dağılımı adaletini de olumlu besleyecek şekilde sorunların çözümüne yönelmeleri mümkün olabilecektir.

Son iki haftadır tartışılan havacılık işkolu personelinin yasal grev yapıp yapamayacağı hususuna değinmek istiyorum. Bilindiği üzere, TBMM, havacılık işkolu çalışanlarına grev yasağı getiren maddeyi kabul etti ve Resmi Gazete’nin 03.06.2012 tarih ve 28312 sayılı nüshasında yayınlanarak yürürlüğe giren 6321 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”, 1’inci maddesinde “05.05.1983 tarihli ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun 29’uncu maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir: 6. Havacılık hizmetlerinde” hükmüyle havacılık işkolunu yasal grev yasağı kapsamına almıştır. AK Parti İstanbul milletvekili Metin Külünk ve 2 milletvekilinin imzasını taşıyan kanun teklifinin içinde yer alan düzenlemeyle, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun “Grev ve Lokavt Yasakları” başlıklı maddesine bir ek yapılarak grev ve lokavt yapamayacak işkollarına havacılık hizmetlerinde çalışanlar da eklendi. Böylece grev ve lokavt yasakları hükmüne göre, aşağıdaki: 1. Can ve mal kurtarma işlerinde, 2. Cenaze ve tekfin işlerinde, 3.Su, elektrik, havagazı, termik santrallarını besleyen linyit üretimi, tabii gaz ve petrol sondajı, üretimi, tasfiyesi, dağıtımı, üretimi nafta veya tabii gazdan başlayan petrokimya işlerinde, 4. Banka ve noterlik hizmetlerinde, 5. Kamu kuruluşlarınca yürütülen itfaiye, şehiriçi deniz, kara ve demiryolu ve diğer raylı toplu yolcu ulaştırma hizmetlerinde, 6. Havacılık hizmetlerinde, grev ve lokavt yapılamaz. Yine aşağıdaki “1. İlaç imal eden işyerleri hariç olmak üzere, aşı ve serum imal eden müesseselerle, hastane, klinik, sanatoryum prevantoryum, dispanser ve eczane gibi sağlıkla ilgili işyerlerinde, 2. Eğitim ve öğretim kurumlarında, çocuk bakım yerlerinde ve huzurevlerinde, 3. Mezarlıklarda, 4. Milli Savunma Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nca doğrudan işletilen işyerlerinde” grev ve lokavt yapılamaz.

Eğer yapılırsa yasadışı grevin sonuçlarına ilişkin yaptırımlar uygulanır. Yasadışı grev yapılması halinde, işveren, böyle bir grevin yapılması kararına katılan, böyle bir grevin yapılmasını teşvik eden, böyle bir greve katılan veya böyle bir greve katılmaya veyahut devama teşvik eden işçilerin iş sözleşmelerini, feshin ihbarına lüzum olmadan ve herhangi bir tazminat ödemeye mecbur bulunmaksızın feshedebilir. Nitekim yapıldığı tarihte yasadışı grev niteliğinde olduğu için iş bırakan THY çalışanlarının iş sözleşmeleri tazminatsız olarak işverenlikçe feshedilmiştir. Yasadışı bir grev yapılması halinde, bu grev veya bu grevin yönetimi ve yürütümü yüzünden işverenin uğradığı zararlar, greve karar veren işçi sendikası veya kanun dışı grev herhangi bir işçi kuruluşunca kararlaştırılmaksızın yapılmışsa, bu greve katılan işçiler tarafından karşılanır.

Bir önceki yazımız olan Sporcu şeref aylığı - 11 Haziran 2012 başlıklı makalemizde Babanız yurtdışı hizmet borçlanmasıyla emekli olur, GençLik Ve Spor ve Hizmet hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo