Emlak Vergisi’ni öderken avantajlardan faydalanın – 22 Mayıs 2012

Ana Sayfa » Basından Haberler » Emlak Vergisi’ni öderken avantajlardan faydalanın – 22 Mayıs 2012
Paylaş
Tarih : 22 Mayıs 2012 - 11:24

Ahmet Yavuz

Emlak Vergisi’nin ilk taksiti mart, nisan, mayıs aylarında, 2. taksiti ise kasım ayı içerisinde ödenir.

Buna göre 2012 yılına ilişkin Emlak Vergisi’nin ilk taksitinin 31 Mayıs 2012 Perşembe günü akşamına kadar ödenmesi gerekiyor. Emlak Vergisi gibi Çevre Temizlik Vergisi de, konutlar dışındaki binalar (işyeri ve diğer şekilde kullanılan binalar) için belediyeler tarafından her yılın ocak ayında yıllık olarak tahakkuk ettiriliyor. Bu vergi de Emlak Vergisi’nin taksit dönemlerinde ödeniyor. Ödemeler ilgili belediyelere ve vergi dairelerine yapılabileceği gibi vergi tahsiline yetkili bankalara da yapılabiliyor. Bu sürede ödenmeyen vergiler için aylık yüzde 1,40 oranında gecikme zammı tahsil ediliyor.

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim üzere bazı konut sahipleri isterlerse Emlak Vergisi ödemeyebiliyor. Sosyal devletin gereği olarak tek konut sahibi olan işsiz, emekli, gazi ve şehitlerin dul ve yetimleri ile engelli vatandaşların vergi ödememesi yönünde bir düzenleme bulunuyor. Bu avantajdan faydalanmak için konutta bizzat oturma şartı da bulunmuyor. Yani sahip olduğu tek konutu kiraya verip başka bir konutta kira ile oturanlar da diğer şartları taşıyorsa, Emlak Vergisi ödemez.

Okurlarımdan; bazı belediyelerin sıfır oranlı Emlak Vergisi uygulamasını kabul etmediği e-mailleri geliyor. Belediyeler, gelir kalemlerinden birisinin aşındırılmasını ve bu kapıyı açmak istemiyorsa da kanun ve onun alt düzenlemeleri doğrultusunda çıkarılan Bakanlar Kurulu kararının bu yönde olduğunu belirtmek gerekir. Bu durumda olduğu halde başvurusu kabul edilmediği veya bilgisi olmadığı için vergi ödeyenlerin belediyelere başvurarak ödedikleri vergiyi iade almaları mümkün. Sıfır oranlı Emlak Vergisi avantajından faydalanmak için 200 metrekarenin altında bir konut sahibi olmak gerekiyor. İki konutu olanlar, hatta iki konutta yarımşar hissesi bulunanlar diğer şartları taşısa bile bu imkândan faydalanamıyor. Emekli olduktan sonra, ücretli ya da kendi adına bağımsız olarak çalışanlar da sıfır oranlı Emlak Vergisi’nden yararlanamıyor.

Vergi levhaları yazdırma süresine dikkat

Maliye, geçen yıl yayımladığı tebliğle çok eski bir uygulamaya son verdi. Artık mükellefler işyerlerine vergi levhalarını asmak zorunda değil. Böylece bu levhasını asmamaktan dolayı da ceza yemek söz konusu olmayacak. Tabii ki işyerine asma mecburiyeti olmaması mükelleflerin vergi levhası ile işlerinin kalmadığını göstermiyor. Çünkü yeni uygulamada vergi levhasının internet vergi dairesinden yazdırılması ve bu belgenin işyerinde bulundurulması gerekiyor. Mükellefler mart ve nisanda verdikleri Gelir ve Kurumlar Vergisi beyannamelerinin ardından, bu beyannamelerde yer alan bilgilere istinaden oluşturulan vergi levhalarını elektronik ortamda alıp yazdırmak zorunda. Yazdırma işlemini mükellefler kendileri yapabileceği gibi mali müşavirleri tarafından da bu işlem yerine getirilebilir. Katlı reyon veya şubesi bulunan işyerlerinde her bir şube veya kat sayısı kadar vergi levhası yazdırılabiliyor. Mayıs sonuna kadar yerine getirilmesi gereken bu mecburiyet sonrasında yazdırılan vergi levhalarının işyerlerinde bulundurulması gerektiği unutulmamalı. Bu arada, eskiden olduğu gibi vergi levhalarının herhangi bir yere tasdik ettirilmesine gerek yok. Sistem tarafından verilen onay kodu zaten tasdik yerine geçiyor. Levhanın işyerinde bulundurulmadığının tespit edilmesi halinde 180 lira özel usulsüzlük cezası kesileceğini de hatırlatayım.

Evlilik sebebiyle işten ayrılanlara işsizlik maaşı yok

Soru: 2007 yılından beri sigortalı olarak çalıştığım işyerinden evlilik sebebiyle ayrılmayı düşünüyorum. Acaba işten ayrıldıktan sonra işsizlik maaşı alabilecek miyim? Eğer almam mümkünse ne kadarlık bir süre için bu maaşı alacağım?

Cevap: 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu uyarınca, İşsizlik Sigortası kapsamında bir işyerinde çalışırken; çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında (İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 51’inci maddesinde sayılan hallerden birisine dayalı olarak) işini kaybedenler işsizlik maaşı alabiliyor. Bu maaşı alabilmek için hizmet akdinin feshinden önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmak ve son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile İşsizlik Sigortası primi ödemiş olmak gerekiyor. Bu şartları taşıyıp işten çıkarılanlar hizmet akdinin feshinden sonraki 30 gün içinde en yakın İşkur birimine şahsen ya da elektronik ortamda www.iskur.gov.tr portalı üzerinden başvurarak iş almaya hazır olduklarını bildirirlerse İşsizlik Sigortası hizmetlerinden faydalanabilirler. Evlenme sebebiyle işten ayrılma hali maalesef İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 51’inci maddesinde sayılan haller arasında sayılmıyor. Bundan dolayı evlilik sebebiyle işten ayrılmanız halinde işsizlik ödeneği alamazsınız. Ancak doğum ve gebelik hallerinde İş Kanunu’nda belirlenen sürelerin bitiminde işveren iş sözleşmesini bildirimsiz feshederse işsizlik ödeneği alınabiliyor. İşsizlik Sigortası için öngörülen şartları taşıyanlardan; 600 gün prim ödemiş olanlara 180 gün, 900 gün prim ödemiş olanlara 240 gün, 1080 gün ve daha fazla prim ödemiş olanlara 300 gün süreyle işsizlik ödeneği ödenmektedir.

Bir önceki yazımız olan Şirketler ne iş olsa yapabilir mi? - 22 Mayıs 2012 başlıklı makalemizde Beyan, Durum ve Ekonomik hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo