Emeklilik için primlerinizin ödendiğini kontrol edin – 9 Ekim 2012

Ana Sayfa » Basından Haberler » Emeklilik için primlerinizin ödendiğini kontrol edin – 9 Ekim 2012
Paylaş
Tarih : 10 Ekim 2012 - 12:26

Ahmet Yavuz

İşe giriş bildirgesi, sigortalının çalıştırılacağına ilişkin bir bildirim niteliğinde olmakla birlikte, dört aylık dönem bordrosu (aylık prim ve hizmet belgesi) SGK’ya verilmediği takdirde söz konusu işe giriş bildirgesinin emeklilik açısından bir faydası bulunmuyor. Yargıtay fiilen çalışılmadıkça ve bu ortaya konulmadıkça sigortalılıktan bahsedilemeyeceğini, hizmet akdinin varlığının tek başına sigortalılık ve emeklilik için yeterli olmadığını belirtiyor.

Ücretli olarak çalışanlar aktif çalışma süresini doldurup, diğer şartları da yerine getirdiklerinde, haklı olarak, emekli olmayı hayal ediyor.

Çalışma süresince ayrıntıları düşünmeyen belki de bir iş bulduğu için sesini çıkarmamayı tercih eden, işçiler emeklilik aşamasına geldiklerinde kendileri ile ilgili bazı bildirimlerin eksik, hatalı yapıldığını hatta hiç yapılmadığını fark edip işverenlerle ihtilafa düşüyor. Mesela bu köşede sık sık dile getirdiğim sorunlardan birisi, işçilerin sigortasız kayıt dışı olarak çalıştırılması, bu alandaki en büyük problemlerden birisi. Sigortalılığı bildirilenler de yarım gün çalışıyor gibi gösterilebiliyor. Bundan başka fiilen alınan maaş üzerinden prim ödenmeyip asgari ücret üzerinden maaş alınıyor gibi gösterilerek daha düşük tutarda prim ödemeleri yapılıyor. Asgari ücretten vergi almayı düşünmeyen hükümet, bu handikabı nasıl aşacak merak ediyorum doğrusu.

İşçi ve işveren ilişkilerindeki uyuşmazlıklardan birisi de hizmet tespitleridir. İşçiler bu ihtilaflarda önce idareden mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor. İdari alanda istediklerini elde edemeyenler de haklarını yargıya taşıyarak elde etmeye çalışıyor. İşçinin işe ne zaman başladığı, kaç yıl çalıştığı gibi hususlar ihtilaf konusu olduğunda bunu çözmek çok kolay değil. Bu yüzden genel olarak bu ihtilaflar mahkemelerde çözülüyor. Hizmet tespitine ilişkin yargıya taşınan bu problemlerde karşılaşılan durumlardan birisi de sigortalı adına işe giriş bildirgesi verilip dönem bordrosu verilmemesidir. İşe giriş bildirgesi, sigortalının çalıştırılacağına ilişkin bir bildirim niteliğinde olmakla birlikte, dört aylık dönem bordrosu (yeni adıyla aylık prim ve hizmet belgesi) SGK’ya verilmediği takdirde söz konusu işe giriş bildirgesinin emeklilik açısından bir faydası bulunmuyor. SGK Kanunu’nda bu tür hizmet tespiti davalarının ispatlanması yönünde özel bir yöntem öngörülmüyor. Bazı durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması da çok zor. Bu belge ve deliller bir şekilde temin edilebilirse sigortalı sayılması gereken sürelerin tespit edilmesinde güçlü bir delil olarak kullanılıyor. Ama mahkemeler bu belgelerin bulunmadığı durumlarda farklı yollarda araştırmalar yapmak durumunda kalıyor. Yani bu tür delillerin bulunmaması istemin reddine gerekçe teşkil etmiyor. Mahkemeler somut bilgilere dayanmaları ve inandırıcı olmaları şartıyla bordrolar, şahitler ve iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer delillerle de sonuca gidilebiliyor.

Yargıtay re’sen tespit istiyor
Yargıtay, konu ile ilgili olarak verdiği bir kararda; sigortalılığın başlaması için çalışmanın gerçekleşmiş olması gerektiğini, gerçekten fiilen çalışılmadıkça ve bu ortaya konulmadıkça sigortalılıktan bahsedilemeyeceğini, hizmet akdinin varlığının tek başına sigortalılık ve emeklilik için yeterli olmadığının altını çizmiştir. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koymak için, işe giriş bildirgesiyle birlikte sigortalının gün sayısının, kazanç durumunun, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgilerinin yer aldığı form ve 4 aylık prim bordroları gibi kuruma verilmesi zorunlu belgeler delil olarak sunulabilir. İşverenlerce düzenlenip süresi içerisinde kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığını ortaya koymak bakımından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, fiili çalışmanın varlığının ispatlanması gerekir. Zira, sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksi takdirde, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum oluşur. Yargıtay, bu yüzden, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli delillerin aranması gerektiğini, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakimin, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemesi gerektiğini belirtmiştir.

Sonuç olarak işverenlerce düzenlenip süresi içerisinde kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli değildir. Bu nedenle işe giriş bildirgesinin verilip yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli deliller gerekmektedir. Aksi takdirde sadece işe başlama bildirimi veren fakat fiilen çalışmayan kişilerin de tıpkı gece gündüz emeğiyle çalışan diğer çalışanlar gibi emekli olmaları ve yaşlılık aylığı almaları söz konusu olacaktır ki, bu durum ikinciler aleyhine haksızlığa sebep olacaktır.

İki maaş olabilir mi?
Soru: Babam Zonguldak’ta maden ocağında çalışıyordu. Kanser oldu. Malulen SSK’dan emekli oldu. 1992’de vefat etti. Annem onun maaşını almaya devam ediyor. Babamdan sonra annemin babası da vefat etti. Dedem de Bağ-Kur emeklisiydi. Maaşını anneannem alıyordu. O da vefat etti. (2001 yılıydı yanlış hatırlamıyorsam). Annem, dedemin emekli maaşını da alabilir mi? Alabiliyorsa, anneannemin vefatından itibaren almadığı maaşları da alabiliyor mu?

Cevap:
Anneniz eşinden dolayı SSK’dan, babasından dolayı da Bağ-Kur’dan emekli maaşı alabilir. Çünkü iki maaş farklı sosyal güvenlik kurumlarından (SSK, Bağ-Kur) bağlanmış. Annenizin babasından maaş alabilmesi için SGK’ya başvurması gerekiyor. Başvuru yapılmadıysa anneannenizin vefat tarihinden sonraki maaşları alamazsınız.

Bir önceki yazımız olan Öğretmen şehit ama terör mağduru değil--Öğrenciler 25 yaşına kadar GSS primi ödemez - 9 Eylül 2012 başlıklı makalemizde Ali Tezel, BAĞLANAN AYLIK ÖĞRENCİDEN İSTENECEK ve KANUNLAR ŞEHİDİ BELİRLEMEZ hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo