DOLAR KURUNDAKİ ARTIŞIN OLUMSUZ ETKİLERİNİ GİDERECEK PANZEHİR AR-GE’DİR

Ana Sayfa » Ar-Ge » DOLAR KURUNDAKİ ARTIŞIN OLUMSUZ ETKİLERİNİ GİDERECEK PANZEHİR AR-GE’DİR
Paylaş
Tarih : 28 Ağustos 2013 - 13:38


Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge Hibe

Fonları Uygulayıcısı, Dış Ticaret Uzmanı,

Öğretim Üyesi, YMM, Baş Denetçi

 

PROBLEMATİK DURUM

 

Ağustos sonuna doğru ABD merkez bankasının piyasaya ayda 85 milyar Dolarlık para arzı  sürme işlemini  aşamalı olarak sonlandıracağına dair kararın da etkisiyle, ülkemizde doların kuru 2.00 TL’ye dayandı,borsa düştü,faizler yükseldi.Kurdaki yükselişin devam edeceğine ilişkin beklentiler devam ederken ,kurdaki yükselişin özellikle ithal maliyetlerini yükselterek maliyet enflasyonuna yol açacağı,maliyetlerin ve faizlerin yükselmesiyle yatırım faaliyetlerinin azalacağı,enflasyonun yükselmesinden dolayı tüketicilerin reel satın alma güçleri düşerek tüketim talebinin gerileyeceği,istihdamın düşeceği,büyümenin aşağı çekileceği vb. gibi olumsuz çıkarımlar yapılmaktadır.Olumlu çıkarım olarak kurların yükselmesinden dolayı ihracatın (ve turizmin) artacağı,ancak ihraç ürünlerinin önemli ölçüde ithalata bağımlılığı nedeniyle  de bu artışın da sınırlı kalacağı ileri sürülmektedir.

Bizce gerçeği objektif olarak görüp,daha çok çözüm getirici eylemler üzerinde yoğunlaşmak gereklidir.Aslında Napoleon Hill’e göre , her sorun (başarısızlık) yanında denginin ya da daha büyük çözümlerinin(faydalarının)tohumlarını getirir.Bize göre yukarıdaki olumsuzlukları önemli ölçüde firmalarımızın daha çok ar-ge ve yenilik  projeleri yapmaları halinde  ortadan kaldırılabilir.Bu konuda bir firmamızın ar-ge projesinde sorulan Ekonomik ve Ulusal Kazanımlara katkısını özet olarak aşağıdaki şekilde  ifade edilmesi,bize çözümün kaynağını göstermektedir:

“Ekonomik ve Ulusal Kazanımlar

Başa başnoktası: proje önerimizin gerçekleşmesi ile birlikte, proje maliyeti 10 ayda amorti edecektir.

Rekabete katkısı: Ürünün iyileştirilmesi ve test sonuçlarının ürünle birlikte verilerek yeni yurt içi ve dışı  Pazar elde edilmesi.

Cari açığın kapatılmasına katkısı: Projemizin üretime geçmesiyle fiyat düşüşü ve kalite artışıyla sağlayacağımız rekabet avantajı sayesinde toplam ihracatımızın % 5 artması,Türkiye ithalatında da yılda 5 milyon Dolar tasarruf sağlanması.

Çalışan istihdamına katkısı: Projenin başlaması ile birlikte 2 mühendis ve projenin gerçekleşmesi sonucu 3 kişinin daha istihdamı gerçekleşecektir.

Diğer projelerimizdeki tetikleyici rolü:  Firmamızda üretimini yapmakta olduğumuz diğer  ürünlerde de kalite artışı ve maliyet düşüşü  sağlanacaktır.”

 

Bu durumda mevcut ekonomik durumumuzu iyileştirmek için bizce firmalarımız bugünden itibaren ulusal ve uluslar arası destek kuruluşlarına  2 kat  daha fazla ar-ge projesi verme arzu ve inancı içine girmelidir.Bu arzu ve inancın oluşmasında aşağıdaki değişimlerin yaşanması gerektiğine inanmaktayız:

 

AR-GE ARZU VE İNANCI İÇİN YAŞANMASI GEREKLİ DEĞİŞİMLER

 

1.Bir kez ilgili  yerli ve yabancı mevzuatı çok iyi anlayarak okumalı.Okumadan kendimizde güven oluşturamayız.Örneğin projesi onaylanan bir firmanın yetkilisi bize halen  proje desteklerinin ,destek karar yazısının geldiği tarihten itibaren mi geçerli olabileceğini sorabilmektedir.Toplumsal davranışlara bir örnek olarak, Avusturya Viyana’da  doktora çalışması esnasında çalıştığımdan sabahın saat 6.00’da tramvaya bindiğimde herkesin elinde bir kitap ve okuduğunu gözlemler  iken İstanbul’da metroda kitap okuyanların sayısının yok denecek kadar az olduğunu herkes  görebilir.Zihnimize yeni kitaplar yoluyla yeni fikirler aktarmadan nasıl yeni tutum ve davranışlara yönelebiliriz?

2.Proje oluşturulması ile ilgili teorik bir bakış açısı edinerek,bu bakış açısına göre neyi problem olarak göreceğimizi,yenilikçi çözüm denemelerinin neler olabileceği,hangi çözüm denemesinin bize uygun ele alınabileceği,bu çözüm denemelerinin proje hedeflerinin gerçekleşmesinde ne gibi riskler taşıdığı ve önlenmesine ilişkin  olarak ,hangi teknik ve mali olgu ve verilere bakmamız gerektiğini baştan bilimsel ya da sistematik olarak bilmezsek,bilgiler içinde kayboluruz.İlişkileri kuramadığımız için de proje mantığını oluşturamaz ve sonuçta ret olma olasılığını artırırız.Ar-ge projelerinin teorik alt yapısının oluşturulmasından sonra teknik ve mali detaylara odaklanılmalıdır.

3.Fuarlara gittiğimizde ar-ge bakış açısıyla da analizler yapmalıyız.Her şeyi yeni baştan yapmak yerine son zamanlarda benimsenen bakış açısı olan “imitation and innovation” (doğru taklit et ve yenilikçi ol) ilkesiyle hareket ederek hem deneme-yanılma sürecini kısaltmalıyız hem de ar-ge  giderlerini düşürmeliyiz.

4.Süreç yeniliği yapmadan ,ürün yeniliğini sürekli yapmak mümkün olmadığından,süreç yeniliği için alışıldığı şekilde yatırımların hemen kendi öz kaynaklarımızdan karşılanması usulü  yerine önce TÜBİTAK ‘dan bir ürün yeniliği projesi üzerinde çalışır ve onaylanırsa,projenin tamamlanması ile birlikte seri üretim için gerekli olan standart makine ve donanımları hibeli  ve faizsiz ya da düşük faizli kredilerle tedarik etmek için KOSGEB’e ve yatırım teşvik belgesine başvurulmalıdır.Ürün ve süreç yeniliklerini  aynı anda birlikte gerçekleştirmek için diğer alternatif bir yol, hem TÜBİTAK’ta hem de Avrupa Birliği’nde ortak  ar-ge projelere başlamaktır.

5.Sanayicilerimiz ar-ge projelerinde daha çok üniversite hocalarıyla çalışarak,hem firmalar teorik bakış açısını geliştirirler hem de hocalarımız uygulamadan aldıkları bilgileri öğrencilere aktararak,en çok ihtiyacımız olan teori-pratik döngüsünün işlemesine katkıda bulunurlar.

5.Firmalarda nasıl örneğin dış ticaret departmanı varsa,artık ar-ge departmanı da kurulmalı,organizasyon şemasında yer almalı,ar-ge faaliyetlerine üretimden arta kalan zamanda yerine getirilen bir fonksiyon olarak değil,sürekli bir uğraş olarak bakılmalıdır. Ar-ge muhasebesi oluşturarak,firmaların bilanço ve gelir tablolarında ar-ge giderlerinin gösterilmesiyle yenilikçi firma olduğumuzu teyit etmeliyiz.

 

ÖZET SÖZ

Bize göre firmalarımızın (ve hepimizin) belirli şeyleri hep belirli şekilde yapmak yerine sürekli değişim ve gelişim için  ar-ge ve yenilik aşısını bir kez aldıktan sonra Oliver Wendell Holmes’in dediği gibi ”yeni bir fikre uzanan bir zihin,bir daha asla eski orijinal boyutlarına dönmez” bağlantısı kurulabilmektedir.Bu makalenin okunmasının  da bu sürece katkıda bulunacağı görüşündeyiz.

Bir önceki yazımız olan 5900 günle 57, 3600 günle 60 yaşı doldurmanız gerek - 27 Ağustos 2013 başlıklı makalemizde 60 yaş emeklilik, daha erken emekli olabilirsiniz ve Ne Zaman Emekli Olurum hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo