Derneklerin defter tutma usulünde değişiklik – 4 Haziran 2012

Ana Sayfa » Basından Haberler » Derneklerin defter tutma usulünde değişiklik – 4 Haziran 2012
Paylaş
Tarih : 04 Haziran 2012 - 10:23

Metin Taş & Sezgin Özcan

5253 sayılı Dernekler Kanunu’nda; ‘Kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları’ dernek olarak tanımlanıyor.
DERNEK KURABİLECEK OLANLAR
Kural olarak, fiil ehliyetine sahip gerçek veya tüzel kişiler, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. Dernek kurucusu olma konusunda; Türk Silahlı Kuvvetleri ve kolluk kuvvetleri mensupları ile kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevliler hakkında özel kanunlarında getirilen kısıtlamalar saklı tutuluyor.
Bunların dışında, 15 yaşını bitiren ve ayırt etme gücüne sahip küçükler; toplumsal, ruhsal, ahlaki, bedensel ve zihinsel yetenekleri ile spor, eğitim ve öğretim haklarını, sosyal ve kültürel varlıklarını, aile yapısını ve özel yaşantılarını korumak ve geliştirmek amacıyla yasal temsilcilerinin yazılı izninin alınması şartıyla çocuk dernekleri kurabiliyor ya da kurulmuş çocuk derneklerine üye olabiliyorlar.
12 yaşını bitiren küçükler de yasal temsilcilerinin izni ile çocuk derneklerine üye olabiliyorlar ancak yönetim ve denetim kurullarında görev alamıyorlar.
TUTULACAK DEFTERLER
Genel kural, derneklerin ‘işletme hesabı esasına’ göre defter tutmalarını öngörüyor. Dernekler Yönetmeliği’ne göre yıllık brüt gelirleri 500.000 TL’yi aşan dernekler ise bu durumun gerçekleştiği yılı izleyen yıldan itibaren bilanço esasına göre defter tutmak zorundalar.İktisadi işletmesi bulunan derneklerin bu işletmeleri için ne şekilde defter tutulacağı ise Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümlerine göre belirleniyor.
KAMUYA YARARLI DERNEKLER
01.06.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Dernekler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ uyarınca yıllık brüt gelirler için belirlenmiş olan 500.000 TL’lik sınırlamayla bağlı olmaksızın ‘kamu yararına çalışma statüsü bulunan dernekler’ bundan böyle bilanço esasına göre defter tutacaklar.
Yapılan değişikliğin sonucu olarak, yıllık brüt gelirlerinin miktarı ne olursa olsun kamu yararına çalışma statüsüne sahip olan dernekler yeni yılda bilanço esasına göre defter tutmak zorundalar.
İşletme hesabı esasına göre defter tutması mümkün olan dernekler, belirlenmiş olan parasal sınırla bağlı kalmaksızın yönetim kurulu kararı ile bilanço esasına göre defter tutabiliyorlar.
Bilanço esasına geçen dernekler, üst üste iki hesap döneminde belirlenmiş olan sınırın altına düşerlerse, izleyen yıldan itibaren işletme hesabı esasına dönebiliyorlar.
Yapılan değişiklik sonrası, kamu yararına çalışma statüsü bulunan dernekler için ise işletme hesabına dönüş yolu tamamen kapanmış durumda.

Kıdem tazminatı alarak işten ayrılan tekrar çalışamaz mı?
Özel güvenlik görevlisi olarak çalışıyorum. 15 yıl ve 3600 prim günümü tamamladım. Tazminatımı alıp iş yerinden çıkmak istiyorum. Yaşım genç olduğu için başka bir işe girmek istiyorum fakat başka bir işe girildiğinde tazminatın mahkeme kararı ile geri alınabileceğini öğrendim, o zaman biz çalışmayacak mıyız, ne yapabilirim? F. Tunç
Emeklilik için gereken yaş dışındaki şartları sağlayıp kıdem tazminatı alarak kendi isteğiyle işten ayrılanların, başka bir işyerinde çalışmalarını engelleyen bir yasal düzenleme yok. Ayrıca temelini Anayasadan alan çalışma hakkının engellenmesi de söz konusu olamaz. Bugün emeklilik için gereken yaşının dolmasını çalışmadan beklemek üzere işten ayrılan kişi yarın ekonomik veya başka nedenlerle çalışmak zorunda kalabilir. Ancak böyle bir durumda işverenin, kıdem tazminatını geri almak için yargı yoluna başvurmasını engelleyen bir düzenleme de yok.
Eğer işveren, işçinin emeklilik nedeni ile değil de başka bir yerde çalışmak üzere işten ayrıldığı iddiasıyla yargıya başvurur ve yargı da işveren lehine karar verirse, işçinin kıdem tazminatını geri ödemesi söz konusu olabilir. Nitekim bu yönde verilmiş yargı kararı da var.
Bu nedenle en azından işten ayrıldıktan hemen sonra başka bir işte çalışmaya başlanılmaması, işten ayrıldıktan belli bir süre geçtikten sonra çalışmaya başlanmasında yarar var.

İşveren tazminatsız olarak işten çıkarabilir mi?

İşten kaynaklı rahatsızlığımdan dolayı bir yıldır işyerinde boşta dinlendiriliyorum ama bazı yer değişikliği ile ilgili kağıtlar imzalıyorum. İşyeri beni işten tazminatsız olarak çıkarabilir mi, kıdem ve ihbar tazminatı alamaz mıyım, bu konuda beni aydınlatır mısınız? E. Ekici
Sağlık sebebiyle işveren tarafından haklı nedenle işten çıkarılmanız söz konusu olabilir. Bu durumda kıdem tazminatına hak kazanırsınız ve kıdem tazminatınızın ödenmesi gerekir. Ancak ihbar tazminatı ödenmesi söz konusu olmaz.

Emlak Vergisi’nde son dört gün!

Kira sözleşmeleri, sözleşme süresine göre kira bedeli üzerinden binde 1,65 nispetinde damga vergisine tabidir. Kira sözleşmesinin damga vergisi sözleşmeyi imzalayanlarca kontratın düzenlendiği tarihi izleyen 15 gün içinde vergi dairesine bir beyanname ile bildirilerek aynı süre içinde ödenir. Damga vergisinin hesabında KDV hariç tutarlar esas alınır.
Gelir vergisinden muaf esnaf, muaf serbest meslek erbabı ile basit usulde vergilendirilen mükellefler tarafından işyeri, dernek ve vakıflarca yerleşim yeri, gerçek kişilerce mesken olarak kullanılmak üzere kiralanan ve iktisadi işletmelere dahil olmayan taşınmazlara ilişin kira sözleşmeleri damga vergisinden istisnadır.

GÜNÜN SÖZÜ
‘Savaş, kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar verir.’  Bertrand Russell

Bir önceki yazımız olan Sigorta’dan emekli olmanın avantajı; az prim ödemektir! - 4 Haziran 2012 başlıklı makalemizde Askerlik, Karar ve Kurum hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo