Kur Farkları‏

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 30 Aralık 2014 - 10:10

23 Ocak 2014 tarihli ve 28891 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 434 Sıra No.lu VUK.  Genel Tebliği’nde; borsada rayici olmayan yabancı paraların ve bu paralarla olan senetli ve senetsiz alacak ve borçların değerlemesi  konusuna ve  31.12.2013 tarihine ilişkin yabancı para cinsiden hesapların değerlemelerinde esas alınacak döviz kurlarına dair tutarlara yer verilmiştir.

130 Sıra No.lu VUK. Genel Tebliği ile 217 Seri No.lu GV. Genel Tebliği’nde; değerleme günü itibariyle Maliye Bakanlığınca kur ilan edilmediği durumlarda T.C. Merkez Bankasınca ilan edilen kurların esas alınması gerekmekte olduğu; ayrıca 283 Sıra No.lu VUK. Genel Tebliği’nde bu şekilde yapılacak değerlemelerde efektif cinsinden yabancı paralar için efektif alış kurunun (bulunmaması halinde döviz alış kurunun), döviz cinsinden yabancı paralar içinse döviz alış kurunun uygulanacağı açıklanmıştır.

Başka bir ifadeyle, Vergi Usul Kanunu’nun 280 inci maddesi ve bu maddeye istinaden yayımlanan Tebliğ açıklamaları gereği, bankalarınsöz konusu Tebliğde belirlenen kurlar yerine, T.C. Merkez Bankasınca belirlenen esaslara uygun olarak tespit ettikleri ve fiilen uyguladıkları alış kurlarını esas almaları gerektiği belirtilmiştir. Bankalar, dönem sonlarında yabancı para cinsinden borç ve alacaklarını, Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Tebliğde belirlenen kurlar yerine T.C. Merkez Bankası’nca belirlenen esaslara uygun olarak tespit edilen ve fiilen uygulanan alış kurlarını esas alacaklardır.

Kur farkları ile ilgili olarak fatura düzenlenmesi konusunda VUK da açık bir düzenleme yoktur. Ancak;  105 Numaralı KDV Genel Tebliğinde, 60 seri nolu KDV sirkülerinde  ve özelgelerle açıklamalara dayanılarak, kur farkları için fatura düzenlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Bazı Genel Bilgiler;

-Bedelin tahsil edildiği tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya fatura düzenlenmeli, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki KDV oranı üzerinden KDV hesaplanmalıdır.

Burada mal satışı veya hizmet ifası nedeniyle kesilen fatura ile borçlanılan ve ileri bir tarihte ödenmesi kararlaştırılan toplam borç, KDV dahil borçtur. Dolayısıyla, tahsil zamanında oluşan kur farkı KDV’yi de içermektedir. Bu nedenle iç yüzde yöntemi ile katma değer vergisi hesaplanmalıdır.

– Alıcının erken ödeme yapması nedeniyle matrahta bir değişiklik meydana gelirse, bu değişiklik KDV Kanunu’nun 35. maddesine göre düzeltilecektir.

– Dövizli satışta verilen vadeli senet, vadesinden önce ciro edilir / kırdırılırsa, tahsil edilen bedelin o tarihteki cari kurdan toplam değeri ile mal veya hizmet satışının yapıldığı dönemdeki kur üzerinden hesaplanan değeri arasındaki fark matraha dahil edilir. Bu tutar üzerinden iç yüzdeyle KDV hesaplanıp beyan edilmesi gerekmektedir.

(1) 10.01.1997 tarih ve B.07.0. GEL. 0.53/5324-186/01906 sayılı Özelge

(2) 03.02.1988 tarih ve 1277 sayılı Özelge

(3) 30.06.1993 tarih ve 31304 sayılı Özelge

(4) 04.08.1997 tarih ve B.07. GEL. 0.53/5324-191/32761 sayılı Özelge

Tübitak İle KOSGEB Ar-Ge ve Yenilik Destek Programlarının Mukayeseli Analizi ve Ortaya Çıkan Fırsatlar

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 05 Aralık 2014 - 11:22

TÜBİTAK İLE KOSGEB AR-GE VE YENİLİK DESTEK PROGRAMLARININ MUKAYESELİ ANALİZİ VE ORTAYA ÇIKAN FIRSATLAR

 

 Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ar-Ge ve İnovasyon Danışmanı, YMM
abdanmer@gmail.com
www.abdanmer.com

 

 

GİRİŞ

Bilimde tek  yöntem yaklaşımı olmayıp, birden fazla yöntem arayışı söz konusu olup, kriterlerimize ya da parametrelerimize göre yöntemlerimize  eleştirel analiz uygulayarak, en uygun olanını seçeriz. Son zamanlardaki Ar-Ge ve İnovasyon danışmanlığımızda piyasadan sadece TÜBİTAK Ar-Ge proje talebi değil, ek olarak KOSGEB Ar-Ge ve İnovasyon  projelerine  de ilgi duyulduğu gözlemlemekteyiz.

KOSGEB Ar-Ge ve İnovasyon projeleri ile ilgili TÜBİTAK Ar-Ge ve yenilik projelerin mukayesesi için firmalar tarafından  aşağıdaki sorular sorulmakta ve biz de cevaplarını aşağıdaki şekilde vermeyi düşündük. Düşüncelerimiz yoğunlaştıkça, ek fırsatların da ortaya çıktığını gördük.

 

MUKAYESELİ ANALİZ

1) SORU/CEVAP: TÜBİTAK AR-GE projelerine sadece Limited ve Anonim Şirketler başvururken, şahıs firmaları ile Kolektif Şirketler başvuramamaktadır. KOSGEB’de durum nasıldır? KOSGEB’de KOBİ niteliğindeki tüm firmalar başvurabilmektedir.

2) SORU/CEVAP: TÜBİTAK projelerinde aynı anda firmaların birden fazla projeleri bulunurken, KOSGEB’de aynı anda tek bir Ar-Ge projesi söz konusu olmaktadır.

3) SORU/CEVAP: TÜBİTAK’a ürün ve süreç yeniliği için Ar-Ge projeleri verilirken, KOSGEB’e hangi tür projeler verilebilir? Gerek TÜBİTAK gerekse KOSGEB projelerinin uluslar arası temel alt yapısı Frascati ve Oslo kılavuzları olduğundan, KOSGEB projelerinde de ürün ve süreç yenilikleri geçerlidir. Nitekim KOSGEB’in Ar-Ge ve İnovasyon destek programı uygulama esaslarının 4/1-a) maddesinde Ar-Ge’nin tanımı şu şekilde yapılmaktadır:

“Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge): Kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının arttırılması ve bunun yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için, sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmaları, çevre uyumlu ürün tasarımı veya yazılım faaliyetleri ile alanında bilimsel ve teknolojik gelişme sağlayan, bilimsel ve teknolojik bir belirsizliğe odaklanan, çıktıları özgün, deneysel, bilimsel ve teknik içerik taşıyan faaliyetleridir” denilerek hem ürün yeniliği hem de süreç yeniliğinden söz edilmektedir.

 Ürün yeniliği var, ürünü gerçekleştirecek süreç yeniliği olarak prototip makine tasarımı ve imalatı firmaya ait ise bizim önerimiz  KOSGEB AR-GE ve İnovasyon programına ya da TÜBİTAK kurumuna 1507 ve 1501 destek programına ürün ve süreç yeniliği olarak başvuru yapmaktır. Eğer firma çıktı olarak örneğin cıvata yerine maliyeti yüksek prototip makine imali yapıyorsa, proje kapsamı sadece ürün yeniliğini içerebilir.

 Ürün yeniliği var, prototip makine tasarımı firmaya ait, imalatı tasarım çıktısına göre firma dışında malzeme tedariki şeklinde olduğunda bizce  KOSGEB  AR-GE ya da TÜBİTAK PROJESİ uygundur.

– Ürün yeniliği  prototipi TÜBİTAK ya da KOSGEB Ar-Ge destek programından çıktı olarak  sağlanmış ancak seri üretimi için  yurtiçi ve yurtdışı makine alımı, kalıplar, test cihazı, yazılım, donanım vb. gibi ihtiyaçları söz konusu olursa, Ar-Ge projesinin tamamlanma tarihinden itibaren bir yıl içinde KOSGEB ENDÜSTRİYEL UYGULAMA programına başvurulmasını öneririz.

4) SORU/CEVAP: TÜBİTAK Ar-Ge projeleri online olarak ilkin proje ön bilgileri ile girilip, doldurulan form ve istenen belgeler kaşelenip imzalanarak bu kuruma gönderilerek onaylandıktan sonra proje girişi yapılır. KOSGEB’de başvuru nasıl oluyor? KOSGEB’de başvuru iki aşamalı olmayıp, doğrudan internet ortamında başvuru formu doldurularak, form çıktısı ile istenen belgelere kaşe ve imza tatbik edilip KOSGEB’e sunmak ile yapılmaktadır. KOBİ projelerinde maksimum süre TÜBİTAK’ta alt süre limiti olmaksızın en fazla 18 ay iken, KOSGEB’de en az 12 ay, en fazla 24 aydır.

5) SORU/CEVAP: TÜBİTAK Ar-Ge projelerinde proje ön bilgilerinin değerlendirmesi, proje meblağına göre iki ya da daha fazla üniversite hocasının firmaya gelip, proje ön bilgilerini sorgulayıp, ulaştığı sonuçları bir raporla Komite’ye sunması ve Komite kararı ile oluşmakta olup, yaklaşık 2-3 aylık bir süreyi kapsamaktadır. KOSGEB’de ise ön değerlendirmeye göre uygun bulunan projeler, başvuru sahibinin de sunumu yapacağı Kurul toplantısında görüşülerek, karara bağlanır, yani hakemlerin firmaya ziyaretleri söz konusu değildir. Kurul toplantı tarihine göre burada da süreç  geçmişte 2 ayı geçebilmekte iken,Aralık 2014’de bu sürenin oldukça kısaldığını gözlemlemekteyiz.

6) SORU/CEVAPTÜBİTAK’ta KOBİ’ler ilk bireysel 3 Ar-Ge projeleri için (ortaklı projelerde 5 adet KOBİ Ar-Ge  projesi söz konusudur)  500.000 TL harcama ve gider limitli % 75 hibe oranı ile daha sonraki 1501 sanayi Ar-Ge  projelerinde üst limit sınırı olmaksızın %40-60 hibe oranı desteklenirken, KOSGEB Ar-Ge projelerinde durum nasıldır? KOSGEB Ar-Ge projelerinde hibeli ve geri ödemeli destek oranı her zaman % 75 olup, bu oranın uygulanması ile çoklukla aşağıdaki üst limit destekler talep edilmektedir (harcama tutarına uygulanacak destek oranı ile bulunacak rakam yüksek de olsa, bu üst limitler geçerlidir):

– Makine-Teçhizat, donanım, malzeme, yazılım ve hizmet alımı –geri ödemesiz destek üst limiti 100.000 TL.

– Makine-Teçhizat, donanım, malzeme, yazılım ve hizmet alımı –geri ödemeli (faizsiz, proje bittikten 2,5 yıl içinde taksitle ödemeli,%100 banka teminat mektuplu)  KOSGEB kaynağından destek üst limiti 200.000 TL(geri ödemesiz ve geri ödemeli destekler tek bir makine alımı için birleştirilmeyip, ayrı ayrı alımlar için kullanılabilir).Makineler yeni ya da ilk kullanıcı için düzenlenen satış faturası tarihi itibariyle en fazla üç yaşında olabilir. KOSGEB mevzuatına göre tedarik edilen makineler 3 yıl içinde başkasına satışı ve devri mümkün değil iken, TÜBİTAK’ta böyle bir kısıtlayıcı hüküm yoktur.

– Projede görev alan mevcut ve yeni personele gider desteği 100.000 TL.

– Test, analiz, belgelendirme desteği 25.000 TL.

– Eğitim desteği 5.000 TL.

– Üniversiteden döner sermaye kapsamında hocalardan danışmanlık desteği  25.000 TL.

– Patent, sınai ve fikri mülkiyet hakları desteği 25.000 TL.

– Yurt dışı bireysel fuar, sergi, müşteri ve tedarikçi ziyaretleri destekleri 15.000 TL.

– CD, katalog, web sayfası gibi tanıtım desteği  5.000 TL.

7) SORU/CEVAP: TÜBİTAK’ta hibe ödemeleri Ocak-Haziran ve Temmuz-Aralık aylarını kapsayan iki ayrı dönemi takiben hazırlanacak teknik, mali ve YMM tasdik raporunun sunulması, izleyicinin denetimi ile olmaktadır. KOSGEB’de ise, projenin onayı ile firmanın taahhütname vermesi sonucu harcama ve gider yapabilme imkanının kavuşması ile birlikte Kurul’dan çıkan destekleri elektronik ortamda başvuru formunda doldurarak ve çıktılarını kaşe ve imzalayarak KOSGEB’e sunarak, alımlarını yapar ve 3 ayda bir KOSGEB izleyicisinin gelmesini beklemeden (TÜBİTAK’da olduğu gibi 6 ay beklemeksizin) faturaları ve ödeme dekontlarını Destek Ödeme Talep formu ile sunarak, YMM raporu olmaksızın, KOSGEB’de fon varsa, desteğini alabilmektedir. Uygulamada gördüğümüz kadarıyla fon yetersizliği nedeniyle 2-3 ay beklenebilmektedir.

8) SORU/CEVAP: TÜBİTAK’ta harcama ve giderlere ait ödemelerin YMM raporu tanzim edilinceye kadar banka havalesi ve çekle ödeme yapılması gerekmekte olup, KOSGEB’de de aynı koşul geçerlidir. Aradaki fark, TÜBİTAK’ta ödeme yöntemi olarak cari hesap ya da dekont açıklamalı fatura bazında ödeme yöntemi uygulanırken, gördüğümüz kadarıyla KOSGEB uygulamasında uzmanlar sadece dekont açıklamalı fatura bazlı ödemeyi kabul etmektedirler.

 

ORTAK NOKTALARA İLİŞKİN ÖZET  NOTLAR

N0T 1:

Yukarıdaki açıklamalarda, firmanın piyasaya çıkabilen, teknik özelliklerinde ve/veya kullanım kolaylıklarında kendi mevcut ve yerli üreticilere karşı mukayeseli ürün üstünlüğü (yeniliği- inovasyon) olmalıdır. Ürün yeniliği varsa, bu ürünü üretmek üzere makine prototip imalatı için araştırma yani Ar-Ge yapılmalıdır. Yeni destek programlarının bu bakımdan adı “Araştırma ve Yenilik” destek programlarıdır.

Eğer firmanın verilecek olan projesinde Ürün yeniliği yok, ancak makine yapma tecrübesi ve tasarım gücü var ise; süreç yeniliği ile prototip makine imalatı hedeflenerek, bu makineden çıkan üründe maliyet düşüşü, kalite artışı, enerji tasarrufu, çevre dostu vb. gibi mukayeseli üstünlük sağlanabiliyorsa, süreç yeniliği projeleri TÜBİTAK VE KOSGEB’e verilebilinir.

NOT 2: TÜBİTAK ya da KOSGEB  ürün yenilik projeleri başarı ile tamamlanır ise, tamamlandığı tarihten itibaren 1 (bir) yıl içinde  KOBİ Firması, KOSGEB’in ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMINA başvurarak prototip ürünün seri üretimi için gerekli olan ve Ar-Ge unsuru taşımayan standart makineler, kalıplar ve ekipmanlar yurtiçinden ve yurtdışından temin edilerek 500 bin TL.’ye kadar aşağıdaki  destek unsurlarından  yararlanabilir. Son zamanlarda çok talep edilen bu program firmaya bir defaya mahsus olarak verilir.

– Destek oranı %75,Süre: 18 aydır. Mevzuatta en az süre belirtilmediği için firma alımlarını gerçekleştirebilirse proje süresi 4 aya kadar inebilir.

 Destek Unsurları:

   MAKİNETEÇHİZAT, DONANIM, SARF MALZEMESİ, YAZILIM VE TASARIM GİDERLERİ DESTEĞİ

– İşletmeye; test, analiz ve laboratuar ekipmanı ile bunlara yönelik sarf malzemesi giderleri, üretim hattı tasarım giderleri, üretime yönelik makine, teçhizat, donanım, kalıp ve yazılım giderleri için destek sağlanır.

– Destek ödemesi yapılmadan önce, KOSGEB uzmanı işletmeyi ziyaret ederek, Ar‐Ge, İnovasyon ve Endüstriyel Uygulama Programı Tespit Tutanağını düzenler.

– Destek kapsamında satın alınacak makine‐teçhizat yeni veya en fazla 3 (üç) yaşında olabilir.

– Bu desteğin üst limiti; geri ödemesiz 150.000 (yüz elli bin) TL, geri ödemeli 200.000 (iki yüz bin) TL olmak üzere toplam 350.000 (üç yüz elli bin) TL’dir.

– Geri ödemeli desteklerde, destek ödemesinin yapılabilmesi için; destek ödemesinden önce işletmeden, destek tutarı kadar, son geri ödeme tarihinden asgari 2 (iki) ay sonrasını kapsayacak şekilde Banka Teminat Mektubu alınır. Ancak işletmenin uzun süreli teminat mektubu temin edememesi halinde asgari 1 (bir) yıl süreli teminat mektubu kabul edilebilir.

– Geri ödemeli destekler kapsamında yapılacak geri ödemeler, proje bitiminden itibaren 6 (altı) ayı ödemesiz olmak üzere, 3 (üç)’er aylık dönemler halinde 8 (sekiz) eşit taksitte yapılır. İlk taksitin geri ödeme tarihi, 6. (altıncı) ayın bitimini takip eden ilk iş günüdür.

       PERSONEL GİDERİ DESTEĞİ

– Personel Gideri Desteği, projede çalışması şartı ile yeni istihdam edilecek personel için sağlanır. Bu destek, işletmenin son 4 (dört) aylık SGK Sigortalı Hizmet Listesinde bulunmayan yeni istihdam edilecek personel veya Taahhütnamenin Hizmet Merkezinde kayda alındığı tarih itibarı ile son 30 (otuz) gün içinde istihdam edilmiş olan personel için verilir.

– Desteklenecek personelin sayısına, niteliğine ve destek süresine Kurul karar verir.

– İşletmeye, personel giderleri için net ücret üzerinden aylık; meslek lisesi mezunlarına 500 (beş yüz) TL, ön lisans mezunlarına 1.000 (bin) TL, lisans mezunlarına 1.500 (bin beş yüz) TL, yüksek lisans mezunlarına 2.000 (iki bin) TL. ve doktora programı mezunlarına 2.500 (iki bin beş yüz) TL olmak üzere toplam üst limiti 100.000 (yüz bin) TL geri ödemesiz destek sağlanır. Asgari Geçim İndirimi net ücrete dahil edilmez.

NOT 3:

TÜBİTAK VE KOSGEB’den ürün Ar-Ge’si tamamlanıp seri üretime geçmek için yerli ve ithal standart makinelerden oluşan bir yatırım faaliyetine ve yatırım teşvik belgesine ihtiyaç var ise 3 (üç) yıl içinde Ekonomi Bakanlığına başvurarak Erzurum’a fabrika yapar gibi 5. Bölge Teşvikleri sağlanabilmektedir. Bu durumda her yer 5. Bölgedir. Alternatif seri üretim  yatırım teşvik modeli için Sanayi Bakanlığının yılda 2 kez çağrısı yapılan  Teknoyatırım programına Ar-Ge projesinin tamamlanma tarihinden itibaren 5 yıl içinde başvurabilmektedir. Ayrıca Ar-Ge proje çıktısı ürünün tanıtımı için aynı Bakanlığın tekno tanıtım ve pazarlama programına başvurabilmektedir.

NOT 4: Gerek TÜBİTAK gerekse KOSGEB Ar-Ge projesi çıktısı ürün  için incelemeli patent/faydalı model alınırsa, koruma süresi boyunca yurt içine KDV’siz satış ile ödenecek  geçici vergi ve gelir ya da kurumlar vergisinin yarısını ödeme imkânı 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren uygulamaya geçilecektir.

 

SONUÇ

Çağımız bireysel bilgi çağı değil, bireysel bilgilerin sentezi ve entegrasyonu çağı. Bu  şekilde düşününce, kullanabileceğimiz birçok fırsat olduğunu ben şahsen deneyimliyorum. Doğruluğunu Siz de eyleme geçerek sınayabilirsiniz.

 

Kobi’ler İçin Tek Başına Başvurabilecekleri H2020 Yeni Kobi Aracı Çağrısı 17 Aralık 2014 Tarihinde Kapanıyor

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 04 Aralık 2014 - 9:43

KOBİ’LER İÇİN TEK BAŞINA BAŞVURABİLECEKLERİ H2020
YENİ KOBİ ARACI ÇAĞRISI 17 ARALIK 2014 TARİHİNDE KAPANIYOR

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ar-Ge ve İnovasyon Danışmanı, YMM
abdanmer@gmail.com
www.abdanmer.com

 

GİRİŞ                                                                                                                                                                                

TÜBİTAK 1507 ve 1501’den projesi olan, patent alan KOBİ’ler ile Teknokent firmaları için Avrupa’da katma değer yaratacak bir ürün ya da yazılım programınız varsa, KOBi’nin H2020 Çerçeve Programı’na  bireysel olarak başvurmasının mümkün olduğu yeni KOBİ aracı (new smes instrument)’nin faz 1 ve faz 2  proje başvurusu 17.12.2014 tarihinde kapanıyor.

 

AB’DE KOBİ TANIMI

Avrupa Birliği’nde KOBİ tanımı:

Çalışan sayısı: <250,

Yıllık net satış hasılatı: ≤ 50 milyon €

Yıllık bilanço toplamı : ≤ 43 milyon €

Bağımsızlık (başka firma hissesi): < % 25

 

YENİ KOBİ ARACI

 

H2020 linkinde” http://ec.europa.eu/easme/en/horizons-2020-sme-instrument”Bilgiler verilmektedir.

Ayrıca yeni KOBİ aracı konusunda TÜBİTAK’IN videosu: http://www.dailymotion.com/video/x1zc7ri_horizon-2020-webineri-29-05-2014_tech” linkinde yer alıp, çok faydalı bilgiler yer almaktadır.

Tek başına KOBİ’nin ilgili H2020 çerçeve programına başvurmasının mümkün olduğu bu araç, üç ana fazdan oluşmaktadır.

Faz 1: Kavram ve Fizibilite analizlerinden oluşmakta olup, çıktısı “İş Planı 2”dir. Konunun önemi nedeniyle General Anexes ‘deki İngilizce açıklaması şöyledir:

“Description: Feasibility study verifying the technological/practical as well as economic viability of an innovation idea/concept with considerable novelty to the industry sector in which it is presented (new products, processes, design, services and technologies or new market applications of existing technologies). The activities could, for example, comprise risk assessment, market study, user involvement, Intellectual Property management, innovation strategy development, partner search, feasibility of concept and the like to establish a solid high-potential innovation project aligned to the enterprise strategy and with a European dimension.

 

“Bütçesi sabit olarak 50.000 € olup, süresi 6 ay, yaklaşık 10 sayfalık proje önerisi.

 

Faz 2: İnovasyon ve Ar-Ge faaliyetleri olup; dizayn, prototip, test, klinik deneyler gibi faaliyetleri içermekte olup, çıktısı “İş Planı 3”dür. İngilizce metinden tanımı:

“Description: innovation projects that address a specific challenge and demonstrate high potential in terms of company competitiveness and growth underpinned by a strategic business plan. Activities should focus on innovation activities such as demonstration, testing, prototyping, piloting, scaling-up, miniaturisation, design, market replication and the like aiming to bring an innovation idea (product, process, service etc) to industrial readiness and maturity for market introduction, but may also include some research.

 

Bütçesi: 1-2,5 Milyon €, süre 12-24 ay, hibe oranı % 70(üzerine % 25 dolaylı vergi ilave edilir), yaklaşık 30 sayfalık proje önerisi.

Faz 3: Doğrudan hibe desteğinin söz konusu olmadığı bu fazda, finansman araçlarına ve kredilere erişim, eğitim, network oluşturma gibi faaliyetler için dolaylı destek sağlanmaktadır.

 

KOBİ ARACINDAN İLK SONUÇLAR

H2020 Linkinde

http://ec.europa.eu/easme/SME-instrument-statistics-for-the-first-cut-off-date-of-phase-1-released.htm” şu bilgiler verilmektedir:

 

SME instrument statistics for the first cut-off date of phase 1 released

The evaluation of proposals submitted before the first cut-off date for Phase 1 (18 June) is over. 155 projects from 21 countries have been pre-selected for funding. They will receive €50,000 to finance a feasibility study and up to 3 days of mentoring.

Out of the 2 666 proposals submitted, 2602 were eligible and 317 got a score above the threshold. 49% of these are pre-selected for funding.

Spain had the most projects selected (39) followed by the United Kingdom (26), Italy (20), Germany (11), Ireland (10) and France (9).

Ireland had the greatest success rate (20%) followed by Austria (14,81% – 4 projects pre-selected), the United Kingdom (11,21%), Israel (10,26% – 4 projects selected) and (Spain (9,29%).

The SMEs pre-selected for funding will be informed by mail in August 2014. The next cut-off date for Phase 1 is on 24 September.

 

Türkiye yine proje kabulünde sonlarda. H2020 kapsamında 50.000 Euro’luk KOBI ARACI Hibe programının 1.faz sonuçları açıklandı. 2666 adet proje önerisi verildi,2602’si on elemeyi geçti, 317’si esik değeri geçti, bunlardan 21 ülkeye ait 155 proje fonlamaya layık görüldü. İspanya 39 proje ile birinci, İngiltere 26, İtalya 20, Türkiye kabul edilen 2 proje ile yine sonlarda. Benim hipotezim, birçok firmanın her an TUBİTAK’da yürüyen ortalama 3 adet proje başarı ölçütüne ulaşılırsa, AB H2020 de mutlaka sayımız artar, TUBİTAK’da süreç adımlarının hızlanması da pozitif etki yapar.

 

 YENİ KOBİ ARACI PROJE ÖNERİ FORMATININ YAZILMASI (TÜBİTAK TEYDEB Projesi ile mukayeseli)

FAZ 1 için bu senenin son çağrısı 17 Aralık’ta kapanıyor. Proje öneri formatı Faz 1 için başvuru formu linki; “http://ec.europa.eu/research/participants/data/ref/h2020/call_ptef/pt/h2020-call-pt-sme-1_en.pdf” yer almaktadır.

 

Faz 2 proje öneri formatı başvuru formu linki:

http://ec.europa.eu/research/participants/data/ref/h2020/call_ptef/pt/h2020-call-pt-sme-2_en.pdf.

 

Avrupa Birliği Komisyonuna TÜBİTAK’taki elektronik geçiş sistemi olan PRODİS gibi EPSS (Electronic Proposal Submission System) ile proje öneri bilgileri (Proposal)  geçilmektedir.

Proje öneri bilgileri A ve B kısımlarından oluşur. A kısmı idari bilgilerden -Administrative forms (Part A) – B kısmı teknik bölümden -Research proposal (Part B) oluşur.

TÜBİTAK’daki proje öneri bilgi formunun Bölüm A – Kuruluş Bilgileri ve Proje Özeti kısmında olduğu gibi H2020 A bölümünde;

 

-1.Genel Bilgi (General Information)

-2.Partner detayları ve iletişim(Participants & contacts)

‐3.Proje maliyetinin özeti(Budget)

-4.Etik Kurallar(Ethics) ve

-5.Çağrı özel sorular (Call-specific questions) yer alır.

 

Tablo.1‘e ulaşmak için tıklayın.

 

TEKNİK BÖLÜM ya da EK -(technical annex)/Proposal template, çağrıyla ilişkili olarak ilkin 1. Bölümünde MÜKEMMELİYET (1. Excellence) projenin bilimsel ve teknik kalitesi, yönü analiz edilir.

TÜBİTAK projelerinde bu analiz Bölüm B – Projenin Endüstriyel Ar-Ge İçeriği, Teknoloji Düzeyi ve Yenilikçi Yönü kısmında yapılır. H2020 ‘de Ar‐Ge ve yenilik projeleri için örneğin 2014-2015 yılları için ARALIK 2013’de Komisyonun mevcut sorunlara göre belirlediği konular çağrılar (calls) halinde ilan edilerek, bu çağrılarla ilişkili olarak ortak projeler verilmesi talep edilir. TÜBİTAK’da sadece 1511 kodlu öncelikli alanlar Ar‐Ge projeleri için çağrı programı vardır.

 

  1. bölümünün ilk alt kırılımı olan 1.1.’de çağrıyla ilişkili Proje hedefleri (1.1 Objectives) belirtilir. Hedeflerin SMART metoduna uymasında yarar var. SMART’ın açılımı: Specific: Hedefimizin belirli olması, Measurable:Ölçülebilirlik, Attainable: Ulaşılabilir hedefler, Realistic: Gerçekçi hedefler, Time: Hedeflere zaman koyma. Kuşkusuz konsept ya da bakış açısı geliştirmek çağrıda vurgulanan ana soruna göre olmaktadır. Bu konuda konsorsiyum partnerlerin hem bireysel hem de birlikte yaptıkları literatür tarama, proje ön çalışmaları, ön prototipler yapma, eleştirel analiz ve hata elemeye dayanan fiziksel ve tele konferans şeklindeki toplantı çıktıları büyük girdi oluşturmaktadır.

 

 1.2 kısmında proje önerisinin İş programı ile olan ilişkisi ele alınır (1.2 Relation to the work programme- • Indicate the work programme topic to which your proposal relates, and explain how your proposal addresses the specific challenge and scope of that topic, as set out in the work programme.

 

1.3 kısmında Konsept ve yaklaşım (1.3 Concept and approach yer alır. Kuşkusuz konsept ya da bakış açısı geliştirmek çağrıda vurgulanan ana soruna göre olmaktadır. Bu konuda konsorsiyum partnerlerin hem bireysel hem de birlikte yaptıkları literatür tarama, proje ön çalışmaları, ön prototipler yapma, eleştirel analiz ve hata elemeye dayanan fiziksel ve tele konferans şeklindeki toplantı çıktıları büyük girdi oluşturmaktadır. TÜBİTAK projelerinde bu bölüm “B.1- Projenin Somut / Ölçülebilir Hedeflerle Tanıtımı ve Çözüm Yaklaşımları (Ar-Ge Sistematiği) kısmında ele alınır.

 

1.4 Ambisyon-Arzu (1.4 Ambition) bölümünde projenin çıkış noktası olan mevcut duruma ilişkin problem ile giderilmesine yönelik özgün ve yenilikçi yönler analiz edilir (progress beyond the stateofthe art) (TÜBİTAK projelerinde bu bölüm B.2- Projenin Yenilikçi Yönler B.3- Projenin Teknoloji Düzeyi) ele alınır. Yenilikçi yönlerin açıklanmasında ise ürün ve/ya da sürece ilişkin yeniliklerin mevcut durumla olan mukayesesi yapılır. Yenilikçi yönlerin hangi araç, girdi, usul, metodla yapılacağı da ayrıca projenin özgün yönleri olarak açıklanır.

 

2.Kısım etki (2. Impact) ile ilgili olup,2.1’de Beklenen Etkiler (2.1 Expected impacts) 2.2’de Etkinin maksimize edilmesi için önlemler (2.2 Measures to maximise impact) Alt bölümünün ilk kırılımı  Sonuçların Tanıtımı ve Ticarileşmesi (a) Dissemination and exploitation of results Faaliyetlerin iletişimi (b) Communication activities yer alır.

 

TÜBİTAK projelerinde Bölüm D – Projenin Ekonomik Yarara ve Ulusal Kazanıma Dönüşebilirliği

D.1- Ekonomik Öngörüler

D.2- Ulusal Kazanımlar kısmında yer alır.

Fikri mülkiyet hakların yönetimi (Management of intellectial property) konusu da bu bölümde yer alır. Özellikle proje çıktısının kullanımının hangi partner(ler)e ait olacağına ilişkin bir sözleşmeyi tüm partnerlerin imzalayarak Komisyona sunmaları gerekmektedir. TÜBİTAK kapsamında yapılan ortak projelerde de aynı ilkeler geçerlidir.

 

 

3.Bölüm Uygulama (3. Implementation) ile ilgili olup ilk 3.1 alt bölümünde İş Paketi,Çıktılar ve Kilometre Taşları ( 3.1 Work plan — Work packages, deliverables and milestones ) yer alır.

 

TÜBİTAK’ın C.1. kısmındaki anlatılan C.1- İş Planı’nda yer alır.İşplanında en önemli kısım iş paketleridir (Work Package). TÜBİTAK’ın iş paketleri formatına ve içeriğine hakim olunursa H2020 iş paketleri rahatlıkla yazılabilir. Buradaki temel farklılık; AB projeleri konsorsiyum yani ortak projeler olduğu için proje koordinatörünün yönettiği “Management‐Yönetim” iş paketinin birinci iş paketi olması, hangi iş paketlerinin hangi partner tarafından diğer partnerlerin katkısıyla yürütüleceğinin iş paketlerinde tanımlanması, Etki(impact) iş paketi olarak da projenin çarpan etkisinin ele alındığı “Dissemination, Exploitation” iş paketidir. TÜBİTAK projelerinde gördüğümüz kadarıyla sözü edilen iki iş paketi pek kullanılmamaktadır.

 

3.2’de Yönetim yapısı ve Prosedürler (3.2 Management structure and procedures) 3.3’de Bir Bütün Olarak Konsorsiyum (Consortium as a whole) anlatılır. Bu kısımda konsorsiyum bir bütün olarak tanımlanması talep edilerek aşağıdaki açıklamalar istenmektedir:

 

  • Describe the consortium. How will it match the project’s objectives? How do the members complement one another (and cover the value chain, where appropriate)? In what way does each of them contribute to the project? How will they be able to work effectively together?
  • If applicable, describe the industrial/commercial involvement in the project to ensure exploitation of the results and explain why this is consistent with and will help to achieve the specific measures which are proposed for exploitation of the results of the Project.

 

3.4’de Taahhüt Edilen Kaynaklar (3.4 Resources to be committed),

 

Buraya her bir partnerin personel adam/ay oranı ile diğer doğrudan maliyetleri gösterilir.

 

ÖRNEKLER;

Örneklere ulaşmak için tıklayınız;

Tablo.2

Tablo.3

 

3.4.’ün ilk kırılımı iş paketi tanımı (Table 3.1a: Work package description), İş paketlerinin Listesi (Table 3.1b: List of work packages) Çıktıların Listesi (Table 3.1c: List of Deliverables), Risk Analizi (Table 3.2b: Critical risks for implementation), Personel adam/ay oranların özeti (Table 3.4a: Summary of staff effort), Diğer Maliyet Unsurları(Table 3.4b: ‘Other direct cost’ items (travel, equipment, other goods and services, large research infrastructure)yer alır.

 

Bu bölüm TÜBİTAK projelerinde “Bölüm E – Proje Bütçesi” kısmında personel, seyahat, alet/teçhizat/yazılım/yayın, Hizmet alımları, Malzeme alımları ve “E.7- Dönemsel Tahmini Maliyet Formu (M030-TL) kısmında yer alır.

 

4.Bölümde Konsorsiyum Üyeleri (Section 4: Members of the consortium) yer alır. (4.1. Participants (applicants)

Her bir partnerin kuruluş bilgileri, ana görevleri, profilinin önerideki işle uyuşması, CV’ler, personel görev tanımları, 5 tane çağrı içeriği ile örtüşen yayın, ürün, hizmet döküm listesi, çağrıyla örtüşen daha önceki 5 proje ye da faaliyet döküm listesi, teknik alt yapı dökümü yer alır.

 

Firma dışından hizmet alımı 4.2’de (4.2. Third parties involved in the project (including use of third party resources) açıklanır.

 

5.Bölümde Etik VE Güven sorgusu yer alır(Section 5: Ethics and Security)

 

SONUÇ

Avrupa Birliği H2020 Araştırma ve Yenilik projelerine katılmak milli bir görevdir. TÜBİTAK –TEYDEB Ar-Ge projelerinde kazandığımız deneyimle H2020 projelerini yazmak oldukça kolay. Bize göre her iki Ar-Ge proje türünün mantığı ve içeriği birbiriyle  % 95 örtüşmektedir.17 Aralık 2014 tarihi KOBİ’ler için kaçırılmamalı.

Tübitak-Teydeb’den Ar-Ge Projesi Onaylanan Firmaların Tübitak Mevzuatına ve 5746 Ar-Ge Teşvik Kanununa Göre Yapacakları İşlemlerin Yol Haritası

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 03 Aralık 2014 - 9:12

TÜBİTAK-TEYDEB’DEN AR-GE PROJESİ ONAYLANAN FİRMALARIN TÜBİTAK MEVZUATINA VE 5746 AR-GE TEŞVİK KANUNUNA GÖRE YAPACAKLARI İŞLEMLERİN YOL HARİTASI


Gülçin GÖKÇEYREK & Buse ARSLAN
Ar-Ge ve Yenilik Mali Rapor Uzmanları

GİRİŞ

 

Firmalardan aldığımız bilgiler arasında TÜBİTAK-TEYDEB projelerinin onaylandığını TÜBİTAK sitesinde “DESTEK SÜRECİ BAŞLADI” koduyla gördüklerini ve bundan sonra ne gibi işlemleri hangi sırayla yapmaları gerektiklerini bize soruyorlar. İşin başında hata yapmak istemediklerini belirtiyorlar. Çünkü onlara göre “SÖZKONUSU PROJE OLUNCA YAVAŞ GİTMEK HIZLIDIR, HIZLI GİTMEK YAVAŞTIR”.

Deneyimlerimize göre yapılması gereken çalışmaları aşağıdaki şekilde sırayabiliriz:

1.Destek Karar yazısını bekleyerek, ekindeki sözleşmeyi kaşe ve imzalayarak en geç 15 gün içinde TÜBİTAK’a gönderip, imzalanmasını sağlamak.

Projenin başlama tarihi PRODİS üzerinden gönderildiği başvuru tarihinin bulunduğu ayın birinci günü yada takip eden herhangi bir ayın birinci günüdür.  Bu şekilde öngörülen projenin başlama tarihi çeşitli nedenlerle onaylanması gecikir ise, sözleşmenin firma tarafından imzalanmasından önce, proje faaliyetleri, iş paketleri, bütçesi, gider kalemleri ve süresi değişmeksizin, sadece projenin başlangıç tarihinin en fazla destek karar yazısı tarihinin bulunduğu ayı takip eden ayın ilk gününe kadar firmanın talebi halinde TÜBİTAK tarafından değiştirilerek uzatılabilinir. Buna göre tekrar TÜBİTAK tarafından tekrar düzenlenen sözleşme firma tarafından kaşe ve imzalanıp TÜBİTAK’a imzalanması için gönderilir.

MALİ RAPOR HARCAMA VE GİDERLERİ

 

1.PERSONEL MALİYETLERİ

 

Proje kapsamında, destek karar yazısının düzenlendiği tarihten veya proje sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5746 sayılı Kanunda belirtilen destek, teşvik ve istisnalardan yararlanılmadığı için bu destek, teşvik ve istisnalar düşürülmeden personel maliyetleri hesaplanmaktadır.

-Destek karar yazısının düzenlendiği tarihten veya proje sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra 5746 sayılı Kanunda belirtilen destek, teşvik ve istisnalardan yararlansın yada yararlanmasın personel maliyetlerinden düşürülerek beyan edilir.

-Proje onaylanıp destek karar yazısı geldiğinde bizce ilkin 5746 Sayılı Ar-Ge Teşvik Yasasına göre SGK İşveren desteğinden ve Gelir Vergisi Stopaj Teşvikinden yararlanılması aşamasına geçilmelidir.

-5746 sayılı Kanundan faydalanılmak üzere proje destek karar yazısı ile beraber bir dilekçe ile SGK’ya başvurularak sistemin açılması sağlanmalıdır.

-Sistem açıldıktan sonra aylık bildirgeler verilirken çalışan Ar-Ge personeli projedeki adam/ay oranına göre gün sayıları belirlenip örneğin 0,30 adam/ay oranı ile Ar-Ge projesinde görev alıyor ise 9 gün 5746 sayılı Kanun’dan faydalandırılıp, 21 günü 5510 sayılı Kanun kapsamında bildirgeyi veriyor. Bu şekilde SGK Hizmet Listesi iki ayrı bildirim şeklinde veriliyor.

-Muhtasar Beyannamesinde yine aynı şekilde dilekçe ile vergi dairesine destek karar yazısı ile beraber başvurulup, 5746 sayılı Kanun Kapsamında Gelir Vergisi Stopaj teşvikinden yararlanılmak istenildiği talep ediliyor. Bilgi vererek işlem tamamlanmış oluyor.

Muhtasar Beyannamesi doldurulurken 5746 Sayılı Kanun’a göre Ar-Ge Kapsamında Gelir Vergisi Stopajı Teşvikine İlişkin Bildirim bölümü doldurulmaktadır.

-Ar-Ge Çalışan personelin TC Kimlik numarası, işe başlama tarihi, adam/ay oranına isabet eden çalışmaya ilişkin brüt ücret tutarı toplamı yazılarak %14 SGK İşçi payı ve %1 SGK İşçi İşsizlik payı düşüldükten sonra kalan tutar Ar-Ge ve Yenilik Faaliyeti kapsamında Çalışmaya İlişkin Ücret Matrahı bulunmaktadır. Gelir Vergisi tablosu kümülatif vergi oranına göre minimum %15’ten başlamak üzere Gelir Vergisi hesaplanarak, bundan Asgari Geçim indirimi düşülüp bulunan tutardan öğrenim durumlarına göre doktora derecesine sahip personel için %90, diğerleri için %80 istisna oranı ile çarpılarak terkin edilecek tutar yani Vergi dairesine ödenmeyecek tutar bulunmaktadır.

-Personel ödemeleri mutlaka bankadan yapılması gerekiyor. Ücret ödemelerinin birebir bordroyla aynı olması söz konusu olup, bir lira bile eksik olmamalı. SGK Ödemeleri ve Muhtasar Ödemeleri mutlaka yapılmalı. Projenin ilgili dönemlerine ait Vergi Dairesine ve Sigortaya borcunun olmaması gerekiyor. Eğer bu dönemde ilgili kurumlara ve personele borcu varsa personel maliyeti destek kapsamı dışına alınıyor. Ayrıca, hibeyi alabilmek için TÜBİTAK, internet üzerinden SGK ve Vergi Dairesinden borcu olup olmadığını sorguluyor, borcu var ise nakdi ödeme yapmıyor. Ancak firma talep ederse SGK ve Vergi Dairesi borcuna bu alacağını mahsup edebiliyor.

-Örneğin TÜBİTAK’a dönem raporları altışar aylık dönemlerde verilirken personel giderleri de mali raporda gösteriliyor. TÜBİTAK mevzuatına göre personel giderleri hesaplanırken, aylık olarak G011-A formu dolduruluyor. Bu formda ilgili personelin Adı / Soyadı, SGK çalışılan gün sayısı, brüt ücreti, SGK İşveren Payı, SGK İşveren İşsizlik Payı varsa İkramiyesi yazılıyor. Daha sonra 5510 Sayılı Kanun kapsamında 5 puanlık düşüş yapılıyor, 5746 Sayılı Kanun kapsamında %50 SGK İşveren Payı düşülüp, yukarıda anlattığımız şekilde gelir stopaj teşviki ve damga vergisi istisnası düşülerek maliyet hesabı yapılmaktadır. Daha sonra G011-B formuna ilgili aylara ait maliyetler aktarılarak ortalama aylık maliyet tutarları bulunmaktadır. G011-C formunda ise ilgili personelin işe giriş tarihi, öğrenim durumları, lisans mezunlarının mezuniyet tarihleri, proje başvuru tarihi ile mezuniyeti arasında geçen süre yazılıyor. İlgili dönem asgari brüt ücret ve öğrenim durumlarına göre brüt asgari ücret kat sayıları hesaplanarak G011-B formundaki ortalama aylık maliyet ile mukayesesi yapılarak hangisi düşük ise G011 formuna aktarılıyor. G011 formunda ise proje önerisinde yazılan ve TÜBİTAK’ın kabul etmiş olduğu adam/ay oranlarına göre ve çalışılan iş paketlerindeki çalışma sürelerine göre maliyetleri bulunmaktadır.

-Hesaplanan personel maliyetlerinin muhasebe kayıtları,720 Direkt işçilik giderlerinin alt kırılımında Ar-Ge Personel Giderleri gösterilerek esas üretim faaliyetine değil 750 Ar-Ge Giderleri hesabına ve oradan da aktif bilanço hesabı olan 263 Ar-Ge Giderleri hesabına taşınmaktadır.

-Proje kapsamında görev alan personel ile ilgili herhangi bir değişiklik, işten ayrılma yerine başka bir personel istihdam edilmesi halinde raporun ekine yeni projeye dahil olanın CV’si, öğrenim durumunu gösteren diploma fotokopisi ile beraber AGY300-301 Dönem raporunda belirtilerek TÜBİTAK’a gönderilmelidir.

-Mali raporda yer alan personel giderlerini denetim ve tasdiki için YMM raporu hazırlanırken aşağıdaki evraklar gerekli olmaktadır;

-Proje başlangıç tarihinden itibaren SGK hizmet dökümleri(prim hizmet belgeleri), tahakkuk fişleri, ödeme makbuzları, ücret bordroları, maaş ödemelerine ait banka dekontları yada banka ekstresi (banka tarafından kaşeli imzalı teyidi, personellerin ad ve soyadları mutlaka gözükmeli).

-Projede çalışan personele ait öğrenim durumlarını gösteren diploma fotokopileri, işe giriş bildirgeleri,

-AR-GE işçiliklerine ait 335, 360, 361, 720 hesapların muavin dökümleri,

– İlgili aylara ait (Proje süresince) Muhtasar Beyannameleri, tahakkuk fişleri ve vergi alındıları,

2.MALZEME MALİYETLERİ

-Prototip ürün ve/ ya da süreç Ar-Ge projelerinin genelde çıktısı bir makine olup, makinenin de tasarıma göre malzemeden imalatı söz konusudur. Projenin yenilikçi unsurlarını projede anlatırken, genelde mevcut durumla mukayesesinde makineyi bir bütün olarak değil de makineyi 5-7 arası ana bölüm ya da gruba ayırarak, mukayesesi yapılmaktadır. Bizce bu bölümlendirmeyi örneğin TÜBİTAK’ın <M016> formuna taşıyarak, malzemeleri listelemek gerekir. Bu şekilde formu inceleyen uzman ve hakem daha iyi bilgilendirilmiş olmakta, hatta projenin ekine makinenin katı model çizimini koyarak, üzerinde hem ana bölümleri hem de fiyatı yüksek malzemelerin yerlerini göstermek daha uygun olmaktadır.

-TÜBİTAK’ın TEYDEB Mali Rapor Hazırlama Kılavuzunda bu konu şu şekilde vurgulanmaktadır:

Malzeme Giderlerinin Gruplandırılması

 

Proje çıktısı ürün çok sayıda modülden/üniteden oluşuyorsa, modül/üniteyi oluşturan malzemelerden her biri ilgili modül/ünite başlığı altında M016 formunda malzemenin adı/birimi/miktarı/tutarı belirtilerek listelenmelidir.”

-Proje maliyetini forma listelerken Maliyet Sistemlerinden “Tahmini Maliyet sistemi” esas alınabilir. Sadece geçmiş dönemlerin neticelerine ve gelecekteki muhtemel gelişmelere göre istatistiki bazı hesaplarla önceden tespit edilen maliyetlere, tahmini maliyetler demekteyiz. Bunlar olması beklenen bir çeşit ortalama maliyettir ki, kesinlik dereceleri ve firma içi kontrol değerleri oldukça zayıftır. Haliyle fiilen gerçekleşen malzeme miktar ve maliyetleri esas alınarak maliyetlerin hesaplanması yöntemi olan <Fiili Maliyet Sistemi> de yaygın olarak kullanılmaktadır. Ekonomideki fiyat ve miktar hareketlerindeki değişkenlikler esas alınarak, bu sistemlerden hangisi ya da birlikte kullanımına firma karar vermektedir.

-Civata, somun, pul, vida gibi bağlantı elemanlarını tahmini maliyet listesine tek tek işlemektense toplu halde ebatları belirtilmeden adet yada kg. olarak gösterilmesi, listenin gereksiz yere uzatılmasını önlemektedir.

-Malzeme miktarları yazılırken küsüratlı miktarlar yazılmamalı, tam miktarlar yazılmalıdır.

-Projenin yapımında kullanılması öngörülen kalıplar daha sonra üretimde de kullanılacak ise TÜBİTAK mevzuatına göre %40 oransal desteklenmektedir. Kalıplar malzemeler olarak alınıp, firma bünyesinde işleniyor ise malzeme listesine kaydedilmeli, yine malzeme olarak alınıp firma dışında şekillendirme faaliyetine tabi tutulduğunda ayrıca M015 Hizmet alımları listesine fason işçilik bedeli kaydedilmelidir. Bununla birlikte kalıp bitmiş yarı mamul olarak firma dışından temin edildiğinde doğrudan M013 Alet/Teçhizat formuna işlenerek proje girişi için proformaları alınarak sisteme girilmelidir.

-Proje onaylanıp öngörülen maliyetler projede kullanılarak gidere dönüştüğünde, hibe talebi için de malzeme giderlerini listelemek gerekmektedir. TÜBİTAK’ın TEYDEB Mali Rapor Hazırlama Kılavuzunda malzeme gider listelemesi ile ilgili şöyle denilmektedir:

Malzeme alımları iki türlü belgelendirilebilir;

a) Malzemenin satın alınması,

b) Malzemenin firma stokundan kullanılması.

 

a) Malzemenin Satın Alınması

Proje destek süresi içerisinde proje faaliyetleri dikkate alınarak alınan malzeme giderleri G016 formunda gösterilmelidir.

 

b) Malzemenin Stoktan Kullanılması

Stoktan kullanılan malzemelerin fatura tarihi dikkate alınmaz. Ancak, stoktan kullanılan malzemelerin stok çıkış tarihi proje destek süresi içerisinde olmalıdır.

Buradan anlaşılacağı üzere proje süresi içerisinde malzeme alınırsa G016 formunda, daha önceden malzeme alınmış stoklarında bulunuyorsa malzemenin G016-A formunda gösterilmelidir (İthal malzemelerde proje başlangıç tarihinden geriye doğru en geç 3 ay içinde fiili ithalatı yapılmalıdır). Malzemenin stoktan kullanılması halinde muhasebe fişindeki stok çıkış tarihinin proje süresi içerisinde olmasına dikkat edilmelidir.

Yukarıdaki ifadelerden anlaşılacağı üzere proje süresi içerisinde alınan malzeme kalemlerine ait muhasebe kayıtları, ayrı bir Ar-Ge muhasebesinin oluşturulması halinde sarfın yapıldığı tarihte kayıtların yapılmasını önerirken, uygulamada aralıklı envanter yöntemini kullanan firmaların geçici vergi dönemlerinde bu malzeme kayıtlarını esas üretim maliyetleri ile beraber kayıtlarını yaptıkları gözlenmektedir. Ama unutmamak gerekir ki stoktan kullanılan malzemeler olması halinde, stoktan malzeme kullanımına ilişkin ayrı bir muhasebe fişi düzenlenmelidir.

-Kuşkusuz öngörülen maliyet ile gerçekleşen maliyet mukayesesinde çoğu kez farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. Eksik maliyetlerin olabileceği proje süresince ortaya çıkabileceği gibi süreç içinde projenin Ar-Ge niteliği yada yönü değişerek bazı malzemeler yerine yeni malzemelerin kullanılması da söz konusu olabilmektedir. Bu tür değişiklikleri, gerekçeleri ile birlikte teknik raporda belirtmek gerekir. Malzeme maliyetini TÜBİTAK mevzuatına göre onaydan sonraki aşamada %25 arttırmak mümkündür.

-Öngörülen ile gerçekleşen malzemelerin fiyat ve miktarlarında sapmaların olması doğaldır. Bize göre aynı olması halinde; ürün, süreç veya yaklaşım büyük ölçüde oluşturulmuş kabul edilerek, Ar-Ge’si bitmiş olarak algılanabilmektedir.

-Proje malzeme maliyeti faturaları kesilirken proje öneri formundaki malzeme tanımı ile faturadaki malzeme tanımı ve ölçü birimleri birebir örtüşmeli, eğer değişiklik var ise teknik raporda gerekçeleriyle beraber açıklanmalıdır.

-Malzeme kalemlerinin proje başlangıç tarihinden önce ödeneceği gibi YMM Raporu yazılıncaya kadar mümkünse cari hesap usulü değil havale yada çek ile fatura tarih/numarası belirtilerek yapılmalı. Kısmi ödeme yapılması halinde ödenen kısım kadar hibeye tabi olmaktadır. Ödenmeyen kısım için daha sonraki dönemde ödemesi yapıldığı takdirde hibeye dahil edilebilmektedir.


3.SEYAHAT GİDERLERİ

-TÜBİTAK mevzuatına göre yalnızca ekonomik gidiş/geliş uçak biletinin giderinden hibe alınabilir. Eğer İhracatçılar Birliğinin pazarlama desteğine başvurulursa, o destekte otel giderleri de hibeye dahildir. Ancak iki ayrı kurumdan aynı konuda iki defa destek alınamayacağın unutmamak gereklidir.

 

4.ALET-TEÇHİZAT GİDERLERİ

-Projede kullanılması öngörülen Alet/Teçhizat (örneğin kalıp gibi) aynı zamanda üretimde de kullanılacak ise, bu maliyet unsurunun Ar-Ge unsuru ve sistematiği (bilimsel ve teknolojik belirsizliği ve giderilmesi önlemleri)  olmadığı için ya reddedilir yada %40 oransal desteğe tabi tutulur. Örnek verir isek bir kalıp setinin KDV hariç bedeli 2.000,00.-TL önce bunun %40 alınır. 800,00.-TL.’nin  %75’i 600,00.-TL’sı KOBİ projelerinde hibe olarak verilir (Sanayi projelerinde bu oran %40-60 arasıdır). Sadece Ar-Ge ‘de kullanılacak bir alet olursa, örneğin hızlı (rapid) prototipler, yazıcı, yazılım programı gibi, bu durumda fatura bedelinin %75’i hibeye konu olur. Diğer yandan sadece Ar-Ge faaliyetinde kullanılacak olan bir test cihazı ise, doğrusal destek oranı uygulanır.

5.TASARIM DOĞRUMA FAALİYET GİDERİ

-Yurtiçi Ar-Ge kuruluşlarına yaptırılan tasarım doğrulama analizleri örneğin Sonlu Elemanlar Yöntemi ile Tasarım Doğrulama faaliyeti için firma dışından destek alınırsa hibeye tabi olur. Eğer bu analizi firma kendisi yapabiliyor ve gelen hakeme ispat edilebiliyor ise, firma dışından hizmet almaya gerek olmadan proje faaliyeti yürütülür.

-TÜBİTAK sanayi projelerinde destek oranı %40-60 arası olmasına karşın, tasarım doğrulama hizmetinin Üniversitelerden yada Teknokent’teki analiz firmasından alınması halinde, destek oranı %80 olmaktadır.


6.DANIŞMANLIK VE FİRMADIŞI FASON ŞEKİLLENDİRME GİDERLERİ

– Burada bilinmesi gereken bir husus da yurt içi (ve özellikle yurt dışı) Danışmanlık ve fason işçilik toplam bedelin proje bütçesinin %20’sini geçmemesine dikkat etmek gerekiyor. Aksi halde Tasarımı da dışarıdan alınıyor olarak yorumlanarak proje ret edilebilir. Böyle durumlarda ortak proje yapmak gerekiyor.

– Ayrıca fason işçilikler, Ar-Ge projesi verilen firmada yapılması söz konusu ise, dışarıdan alınacak fason işçilikler ret olur. YMM tasdik ücretleri de TÜBİTAK KOBİ ve sanayi projelerinde (AB Projelerinde de) desteklenmektedir. KOSGEB projelerinde YMM tasdik ve denetim raporu istenmemektedir.

 

7.MUHASEBE KAYDI

– Ar-Ge projesinin sonunda  “gayri maddi bir hak” oluşacağı için, proje maliyetlerini oluşturan ilk madde ve malzeme, işçilik ve genel üretim giderleri firmanın normal üretim sürecinden ayrıştırılarak, 750-751 hesaplar aracılığıyla bilanço aktif kalemi olan 263 hesaba taşınmalıdır. Bu hesap yoluyla Ar-Ge giderlerinin maliyet yönetimi daha kolaydır. Ayrıca Ar-Ge giderlerinin 263 nolu hesapta görülmesi 1501 Sanayi Ar-Ge projelerinde %5 ila 10 arası ek destek ilavesine tabi olmaktadır.

 

  1. TEKNİK RAPOR

Yılsonuna yaklaştığımız şu günlerde firmalardan TÜBİTAK tarafından onaylanan projelerinde değişiklik talepleri bize gelerek, TÜBİTAK mevzuatına göre ne yapabileceklerini sormaktadırlar. Aşağıda hem TÜBİTAK mevzuatına göre değişiklik türleri hem de uygulamada karşılaştığımız konular analiz edilmektedir. Böylece firmalara değişikliklerin yönetimi konusunda yardımcı olunması amaçlanmaktadır.

AGY 300  

TÜBİTAK Ar-Ge ve Yenilik projesi kabul edilen firmalar hibe desteği için; mali rapor, dönem raporu ve Yeminli Mali Müşavirlik Proje Harcamaları Değerlendirme ve Tasdik Raporu’ndan oluşan Ar‐Ge Yardımı İstek Formu (AGY 300 )ile TÜBİTAK’a;

I.Dönem : ( 1 Ocak – 30 Haziran ) – 30 Eylül’ e kadar

II.Dönem: ( 1 Temmuz – 31 Aralık ) – 31 Mart’a kadar başvururlar.

Dönem raporu, projenin dönemsel teknik gelişmelerini sunmak için hazırlanır. Çoğu kez önerilen projede, proje süreci içinde aşağıdaki değişikliklerin yapılması gerekli olabilir. Değişiklik talepleri, AGY300’ün Dönem Raporu içinde Proje Değişiklik Bildirimi bölümünde sunulur.

TÜBİTAK mevzuatına göre önerilen projedeki değişiklikler 3 ana gruba ayrılmaktadır:

 

PROJELERDEKİ DEĞİŞİKLİKLERİN YÖNETİMİ

 

TÜBİTAK mevzuatına göre önerilen projedeki değişiklikler 3 ana gruba ayrılmaktadır:

 

Kapsam değişikliği

 

İş paketleri faaliyetleri, hedefleri, çıktıları veya yöntemlerinde bir değişiklik varsa ya da projeye yeni bir iş paketi ilave ediliyorsa değişiklik gerekçesi ve proje zaman/maliyet planına etkisi ayrıntılı olarak açıklanmalıdır. Böyle bir değişiklik söz konusu olduğunda, revize AGY100 ya da AGY101’in hazırlanmasının gerekliliği konusunda TEYDEB’in görüşü alınarak, gerektiğinde revizyon hazırlanmalı ve Ar‐Ge Yardımı İstek Formu (AGY300) ile birlikte gönderilmelidir. Proje süresinin değişmesine yol açan değişikliklerde iş zaman grafiği ve M030 formları revize edilerek gönderilmelidir.

Uygulamada özellikle yenilikçi ve özgün yönlere ulaşmada izlenecek anayol olan teknik yöntem değişiklikleri (örneğin hidrolik sistemden pnömatik sisteme geçiş gibi) ve buna bağlı olarak iş paketi faaliyetleri ile malzeme değişiklikleri ve süre uzatımı değişiklikleri söz konusu olabilmektedir.

 

Süre değişikliği

 

Süre değişikliği: İş paketleri sürelerinde değişiklik olduysa açıklaması/gerekçesi belirtilmeli, iş‐zaman planına etkisi gösterilmelidir.

Proje sözleşmesinde belirtilen proje destek süresinin uzatılması talebi ilk dönem raporunda ya da ikiden fazla dönemin olduğu durumlarda en geç 2.dönem raporunda yer almalıdır. Bu talep, firmaya gelen izleyicinin de görüşü alınarak TÜBİTAK tarafından proje destek süresinin en fazla % 25 oranında bir defaya mahsus olarak artırılabilinir. Proje destek süresinin örneğin 10 ay olması durumunda 2,5 ay süresi bir üst ay olan 3 aya çıkarılır.

Bazen süre uzatımı, ilgili dönemi takip eden 3 ay sonuna kadar otomatik olarak uzamaktadır. Örneğin projenin bitiş tarihi 2013 Kasım ya da Aralık ayında bitiyor ise, AGY 300 raporu dönemi takip eden 3. Ayın sonu olan 2014 Mart ayının sonuna kadar verebilmektedirler. Burada rapor verme süresi her ne kadar otomatik olarak uzasa da, proje harcama ve gider belge ve faturalarının proje süresi içinde düzenlenmesi gerektiğini unutmamak gerekir. Bu bakımdan bazı firmalar fatura tanzim tarihlerini daha ileri bir tarihe taşımak için proje süresinde uzatma talebinde bulunmaktadırlar. Aradaki bu farka dikkat etmek gerekir.

Bütçe değişikliği

 

Kaynak/bütçe değişikliği: Personel, danışmanlık, hizmet alımı, malzeme alet/teçhizat/yazılım gibi proje kaynaklarındaki değişiklikler belirtilmeli, yeni personelin özgeçmişi ve yeni danışmanlık/hizmet alımı sözleşmesi eklenmelidir. Bütçe değişikliğinin hangi maliyet kalemlerinde olduğu ve gerekçesi açıklanmalı, ek bütçe talebi belirtilmelidir. TÜBİTAK mevzuatına göre bütçe değişikliği 2 alt grupta analiz edilebilir:

– Projede görev alan personelin projeye harcayacağı zamanı ifade eden toplam adam-ay değerinde %30’a kadar değişiklik izleyici değerlendirmesi ile sonuçlandırılır. %30’u geçerse izleyici ve komite değerlendirmesi söz konusudur.

Adam-ay oranları dışındaki personel değişikliklerinin uygunluğuna izleyici görüşü ile karar verilir. Örneğin projede görev alan personelin eğitim durumu proje süresince değişikliğe uğrarsa, G011-C formundaki ilgili dönemde uygulanacak sınırlar yeni eğitim durumuna göre; lise ve altı mezunu olarak başlayıp proje süresince ön lisans mezunu olursa brüt asgari ücretin 4 katı, ön lisans veya altı mezunu olup lisans ve yüksek lisans mezunu olursa 6 katı, lisans veya yüksek lisans mezunundan doktora derecesini alırsa 12 kat olacak şekilde revize edilmelidir.

– İlave bir teçhizat veya teçhizatın yeni bir modelinin alımı, malzeme miktarındaki artış, yeni bir hizmet alımı gibi personel giderleri dışındaki giderlere ilişkin nicelik veya nitelik değişiklik taleplerinden kaynaklanan toplam bütçe artışı, personel giderleri hariç bütçenin %30’unu geçmiyorsa izleyici görüşü alınarak karar verilir. %30’u aşıyorsa izleyici görüşü alınarak komite tarafından sonuçlandırılır.

– Bütçe değişikliğine yol açmayan, proje süresinin uzatılması ve diğer değişiklik talepleri izleyici görüşü çerçevesinde sonuçlandırılır.

 

 

PRATİKTE YAŞAYIP DA BİZE GÖRE DERS ALABİLECEĞİMİZ HUSUSLAR

– Proje revizyonunun AGY300 de belirtilip TÜBİTAK’a sunulmasından sonra, bize göre proje yürütücüsü bu değişikliğin takipçisi olmalı, gerektiğinde projenin TÜBİTAK’taki uzmanı ile temasa geçerek, sonucu almalıdır. Bu konuda uygulamada çok tecrübeler yaşadık. Kabul edilen değişiklikler Proje Öneri Bilgileri’ne (AGY100) ilave edilmiş kabul edilerek firmanın TÜBİTAK sayfasında görülmelidir.

 

– Uygulamada karşılaştığımız bir sorun; bazen projenin kabulünün geç çıkması ya da sözleşmenin geç imzalanmasından dolayı projenin 2 dönem raporunun aynı tarihte verilmekte oluşu, bu yolla hem projelerdeki gelişmeleri TÜBİTAK uzmanının ve izleyicinin izlemesi zorlaşmakta hem de revizyon talepleri geç yapıldığı için kabulü ve buna bağlı olarak gerçekleşmesi mümkün olamamaktadır. Bu bakımdan her bir dönem raporunu zamanında ve ayrı ayrı tarihlerde TÜBİTAK’a verilmesini öneririz.

 Her üç dönem, mali ve YMM raporu bir bütün olarak, birbiriyle bütünleşik ve aralarında çelişkiler içermeyecek şekilde düzenlenmelidir. Uygulamada şöyle bir yapılanma ile sıkça karşılaşıyoruz:

Proje yürütücüsü dönem raporunu ve gerektiğinde projede revizyon yaparken, mali raporu muhasebe sorumlusu proje ön bilgilerine göre hazırlamakta, sonuçta 3 rapor arasında farklılıklar oluştuğundan, izleyici geldiğinde negatif enerji verilmekte ve bazen uygulamada gördüğümüz gibi proje askıya alınabilmektedir.

 

Özetle, projeler kapsam, süre ve maliyetlere ilişkin öngörüde bulunmayı gerektirir. Bu öngörülerin gerçekleşenle sapmalar göstermesi, sıkça karşılaşılan durumdur (karşılaşılmaz ise her şey belli olduğu için yatırım faaliyeti olarak da değerlendirilebilir). Aslında bilimsel alt yapı çalışmasını da içeren proje faaliyetinde kesinlik değil, doğruluk aranmalıdır. Öngörülerimizin daima teknik ve mali hatalar içerebileceğini, proje süresince bu hataların eleştirel analizlerle ayıklanması gerektiğini dikkate alırsak, projelerde kesinlik aramak, bilimsel değil dogmatik bir yaklaşımdır. Projelerde doğruluk demek “projelerde öngörülen çıktıların gerçekleşenle örtüşmesi” anlamındadır. Bu doğruluk da her zaman geçicidir. Bilimde ve proje faaliyetlerinde geleceğe ilişkin bilinmezlik söz konusudur. Proje süresince gerçekleştirdiğimiz faaliyet ve çalışmalarımızın, daima amaçlananın dışında istenmeyen ve beklenmedik sonuçlar verebileceğini gözden uzak tutmamak gerekir. Bunun anlamı proje süresince sebep ve sonuçlar konusunda sürekli eleştirel uyanıklık içinde olunmalıdır.

9.AGY 500 YMM RAPORU

YMM raporunu oluştururken “doğru işi, doğru şekilde“  ilk ve bir  defada yapabilmemiz  için deneyimlerimize göre aşağıdaki bilgi ve belgeleri firmalar  bize  zamanında ulaştırılması halinde, sorun çıkmamaktadır:

  BİLGİ VE BELGELER

A) TÜBİTAK tarafından onaylanan AGY101 yada AGY100 formu, varsa değişikliklerle beraber (revize edilmiş haliyle) e-mail olarak,

B)Ar-Ge Konusu makine ya da ürün satıldı ise kesilen Satış faturası,(satış faturası  proje bitiş tarihinden önce kesilmemeli, özellikle Kamu’ya proje konusu makine ya da ürün satıldı ise destek reddedilir).

C)Projede kullanılacak tüm gider faturalarında“Bu faturada belirtilen toplam tutarın ………..TL’si ……….. numaralı TÜBİTAK – TEYDEB projesi için kullanılmıştır.”ibaresi yer alması gerekmektedir. Bu ibare için kaşe yaptırılmalıdır. 

D) Harcama ve gider belgeleri, fatura, irsaliye, muavin dökümleri ve aşağıdaki diğer belgelerin üzerine ASLI GİBİDİR kaşesi vurulduktan sonra şirket unvanı veya unvanı içeren şirket kaşesi üzerine şirket yetkilisi tarafından imzalanması gerekmektedir.

E) Banka ve çek ödemelerine ait banka dekontlarının ya da banka ekstrelerinin ilgili banka tarafından kaşeli imzalı teyidi.

F) TRANSFER ÖDEMESİ olanlar için ilgili özel TÜBİTAK banka hesabına transfer ödemesi geldiği tarihten YMM raporu yazılıncaya kadarki hesap hareketlerini gösteren banka hesap ekstresi banka onaylı teyidi,

G) Personel Giderleri (G011);

– Proje başlangıç tarihinden itibaren SGK hizmet dökümleri(prim hizmet belgeleri), tahakkuk fişleri, ödeme makbuzları, ücret bordroları, maaş ödemelerine ait banka dekontları yada banka ekstresi (banka tarafından kaşeli imzalı teyidi)

– Projede çalışan personele ait öğrenim durumlarını gösteren diploma fotokopileri (bazılarında mezuniyet tarihleri diplomanın arka sayfasında olduğundan diplomaların önlü arkalı fotokopisi),  işe giriş bildirgeleri,

– AR-GE işçiliklerine ait 335, 360, 361, 720 hesapların muavin dökümleri, bunların 750 ve 263 hesaplara taşınma kayıtları

– İlgili aylara ait (Proje süresince) Muhtasar Beyannameleri, tahakkuk fişleri ve vergi alındıları,

– Projede çalışan personel işten ayrılırsa yada projeye yeni dahil olan personel var ise işe giriş bildirgeleri, öğrenim durumlarını gösteren diploma fotokopileri ayrıca cv’leri, projedeki görev ve unvanları, adam/ay oranları

– Projede çalışan personellerden KOSGEB Nitelikli Eleman desteğinden yararlananlar var ise bunların kapsam dışına alınması için tarafımıza bildirilmesi,

– Projede firma ortakları, Yönetim Kurulu Üyeleri (Anonim Şirketler) ve Müdürlerinin (Limited Şirketler)görev alması durumunda, bunlara ilişkin personel giderlerinin belgelenmesi (tüm belgeler firma onaylı olarak) aşağıdaki şekilde gerçekleştirilmelidir;

–  Anonim şirketlerde; Projede görev alan Yönetim Kurulu Üyelerine tutarı esas sözleşme ile veya genel kurul kararı alınması şartıyla ücret ödenebilir. Yapılan ücret ödemeleri ile ilgili:

–  ücret ödemesinin başladığı tarihi,

–   ücret tutarının tespiti (ücret tutarı açıkça belirtilmedir) ve tayinini gösteren Genel Kurul Toplantı Tutanağı’nın (ücretler Genel Kurul Toplantı Tutanağı’nın düzenlendiği tarihten itibaren destek kapsamına alınır ve geçmiş tarihlere yönelik alınan kararlar dikkate alınmaz) noter tarafından onaylanmış kopyası veya esas sözleşmenin firma onaylı bir nüshası,

 –  Limited şirketlerde: Projede görev alan şirket Müdürlerine yapılan ücret ödemeleri ile ilgili:

–   ücret ödemesinin başladığı tarihi,

–   ücret tutarının tespiti (ücret tutarı açıkça belirtilmedir) ve tayinini gösteren Genel Kurul Kararı’nın noter tarafından onaylanmış kopyası,

 

H)Seyahet Giderleri (G012);

1-      Proje ile ilgili seyahat giderlerine ait faturalar, ilgili faturalara ait irsaliye fotokopisi ve ödeme evrakı ile bu faturaların kaydedildiği hesabın muavin dökümü,

2-      İlgili seyahate ait Elektronik Yolcu Bileti

 

İ)  Alet/Teçhizat/Yazılım/Yayın Giderleri (G013);

1-      Proje ile ilgili Alet/Teçhizat/Yazılım/Yayın giderlerine ait faturalar, ilgili faturalara ait irsaliye fotokopileri ve ödeme evrakı ile bu faturaların kaydedildiği mahsup fişleri ve ilgili hesapların muavin dökümleri

2-      İthal alımlarda, Gümrük Giriş Beyannamesi, ithalat faturası, Gümrük Vezne Alındısı ve faturada belirtilen döviz tutarının transferine ait banka dekontu

3-      Finansal Kiralama Leasingle alınan alımlarda Aylık Kira taksitlerine ait faturalar ve ödeme belgeleri, ayrıca finansal kiralama sözleşmesi ve ödeme planı

4-      İlgili hesapların 750 ve 263 nolu hesaplara amortisman kayıtlarının aktarılması

 

J)  Yurtiçi AR-GE Kuruluşlarına Yaptırılan İşler (G014);

1- Proje ile ilgili Yurtiçi AR-GE Kuruluşlarında Yaptırılan İşlere ait fatura ve ödeme evrakı ile bu faturaların kaydedildiği hesabın muavin dökümü,

2- Yurtiçi AR-GE Kuruluşu ile yapılan sözleşme yada protokol söz konusu sözleşmede, alınan hizmete ilişkin ayrıntılı açıklama yer alması gerekmektedir.

3- 730 yada 750’den 263 nolu hesaplara aktarılmasının kayıtları

 

K)  Danışmanlık Hizmeti ve Diğer Hizmet Giderleri (G015);

1- Proje ile ilgili hizmet alımlarına ait faturalar, ilgili faturalara ait irsaliye fotokopileri ve ödeme evrakı ile bu faturaların kaydedildiği hesabın muavin dökümü,

2- Danışmanlık sözleşmelerinin fotokopileri, söz konusu sözleşmede, alınan hizmete ilişkin ayrıntılı açıklama yer alması gerekmektedir.

3- 730 yada 750’den 263 nolu hesaplara aktarılmasının kayıtları

 

L)  Malzeme Giderleri (G016);

1- Proje ile ilgili olarak alınan malzemelere ait satıcı faturaları, ilgili faturalara ait irsaliye fotokopileri,  320 satıcı hesaplarının ve ilgili 150 hesaplarının muavin dökümleri, firmalara yapılan ödemelerle ilgili banka dekontları, çek fotokopileri ve çeklerin ödendiğine dair banka dekontları,

2- Ar-Ge kapsamındaki proje için malzeme sarflarına ait tutarlandırılmış stoktan çıkış sarf listeleri, ilgili 150 hesapların muavin dökümleri

3- İthal alımlarda, Gümrük Giriş Beyannamesi, ithalat faturası, Gümrük Vezne Alındısı ve faturada belirtilen döviz tutarının transferine ait banka dekontu

4- Proje önerisi tahmini maliyet listesinde yer alan malzeme kalemlerini fatura üzerinde sıra numaralarını belirtilerek eşleştirmenin yapılması. Ayrıca bazı kalemler proje ile ilişkilendirilemediğinden kapsam dışına alınıyor. Fatura üzerinde ilgili sıra numaralarını yazarlarsa, hem denetim zamanı kısalır hem de kapsam dışına alınmaz.  İlave malzeme kalemleri var ise faturaların üzerlerine kurşun kalemle gerekçelendirilmesi mutlaka yazılmalıdır.

5-      150’den 750 ve 263 nolu hesaplara aktarılmasının kayıtları

 

M ) Bilanço ve Gelir Tablosu ile Firma Bilgileri;

1- Son yılın Bilanço ve Gelir Tablosu (Vergi Dairesi veya YMM tarafından tasdikli)

2- Proje süresi içinde verilen geçici vergi beyannameleri ve eki gelir tablolarının düzenlenmesine esas olan yansıtmalar kapatılmadan önceki mizanlar,

3- Cari yılın Defter bilgileri, onay makamı, onay tarihi, yevmiye numaraları ve defterlerin noter tasdiklerinin olduğu sayfaların fotokopileri,

4- Firma ortaklarının TC kimlik numaraları, görev/unvanları,  hisse oranları, hisse miktarları ve ortaklar pay defterinin ilgili sayfalarının fotokopileri,

5- İmza Sirküleri,

6- Ticaret Sicil Gazeteleri (kuruluştan itibaren değişikliklerle beraber)fotokopileri,

7- KOBİ Beyannamesi,

8- TÜBİTAK hibesinin yatırılacağı banka hesap nosu,

SONUÇ

 

Yukarıdaki analizlerden anlaşılacağı gibi,  Ar-Ge ve Yenilik projesi verme işi, yalnızca teknik bir olay olmayıp aynı zamanda bilimsel, mali, muhasebe, vergisel pazarlama gibi yönlerin de dikkate alınmasını gerektiren sistematik bir çalışmadır. ÇAĞIMIZ BİLGİ ÇAĞI DEĞİL, SENTEZ VE ENTEGRASYON ÇAĞIDIR.

Tübitak–Teydeb Ar-Ge Projelerinin Reddedilip Yeniden Verilmesi Halinde Bize Göre Dikkat Edilecek Kavramsal Faktörler

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 01 Aralık 2014 - 9:43

TÜBİTAK –TEYDEB AR-GE PROJELERİNİN REDDEDİLİP YENİDEN VERİLMESİ HALİNDE BİZE GÖRE
DİKKAT EDİLECEK KAVRAMSAL FAKTÖRLER

 

Atila Bağrıaçık

 

GİRİŞ

TÜBİTAK tarafından daha önce değerlendirilerek reddedilen ya da geri çekilen bir projenin yeniden sunulması halinde, Firma tarafından “Proje Önerisi Değişiklik Bildirimi Formu”  hazırlanır. Bu formda revize edilip yeniden verilecek proje önerisi ile reddedilen projenin genelde Ar-Ge sistematiği ve ar-ge unsurları ile Ar-Ge altyapısındaki yetersizlik nedeniyle aşağıdaki hususlarda artılarını gösteren mukayesesi yapılmaktadır:

-Hedeflenen çıktıların özeliklerinde artışlar,

-Yenilikçi yönlerinde iyileştirmeler,

-Uygulanacak yöntemlerde değişiklikler,

-Proje planı, bütçesinde değişiklikler vb.

Bu değişiklikler PDF formatında sisteme yüklenerek, TÜBİTAK tarafından diğer projeler için gerçekleştirilen yetkilendirme (proje önerisini online ortamda sisteme girişi ve sonrasında proje önerisi verilerinin kayıt edilmesi)  gerçekleştirilmektedir. Yani, normal proje önerisi tanımlama ile ilgili tüm işlemleri yaptıktan sonra, ret edilen proje ile ilgili yukarıda tanımlanmış mukayeseli çıktıların detaylı bir şekilde ortaya konulması ile başvuru yapılmaktadır. TUBİTAK kurumu, ilgili proje önerisi değişiklik bildirim formunu inceleyerek, yeterli görmesi durumunda yetkilendirmektedir.

Öneri olarak, Özellikle ret edilen projenin, ret gerekçeleri, karar yazısından alınarak madde madde ret edilen proje ile yeni proje önerisi arasındaki farklılıkları ortaya konulması faydalı olacağı düşünülmektedir.

DEĞİŞİKLİKLERDEKİ BAZI AR-GE KAVRAMLARININ AÇIKLANMASI

Yenilik: Proje çıktısının kendi mevcut durumumuz ile Yerli ve Yabancı Muadillerine Nazaran Mukayeseli Üstünlüğü ve farklılıkları.

 

Özgünlük: Yenilikleri yaratmada malzeme, yazılım, alet‐teçhizat, yöntem ve tekniklerde, başka bir deyişle amaca ulaştıracak araç, yöntem ve izlenecek yollarda uygulayacağımız  tüm farklılıkların tamamını içerir.

 

Ar-Ge Sistematiği: Proje önerisinde öngörülen yenilikçi ve özgün yönlere ulaşmada birden fazla yöntemin belirlenmesi, tanımlanan parametrelere göre bu yöntemlerden biri dışındakilerin elenmesi ve projede kullanılacak önseçimin ortaya çıkarılması ve gerekçelendirilmesi sürecidir.

ArGe Unsuru: Önseçimini yaptığımız yöntemin hedef çıktılara ulaşmadaki olası öngörülen riskleri ile istenmeyen sonuçlarının tasarlanması ve giderilmesine yönelik eylem palanlarıdır.

 

PROJE DEĞİŞİKLİĞİNDE BİLİMSEL ŞEMA AŞAMALARI

 

Proje yazma her şeyden önce bilimsel bir faaliyettir, sonra teknik,mali, ticari, finansal, muhasebesel ve vergisel bir mükemmeliyet sistem faaliyetidir. Şu anda geçerli olan bilimsel yöntem büyük oranda K.R.POPPER’in bilimsel mantık ve bilimsel yöntemine dayanmaktadır. Buna göre bilimsel yöntem aşamaları “S1‐>DÇ‐>HE ‐>S2 şeklinde sıralanabilir. Bu bilimsel yöntem tüm çalışma alanları için uygulanabilir. Proje yazma faaliyeti olarak  spesifik alanımızı tanımlarsak, burada;

Rekabetçi piyasada firma olarak karşılaştığımız, bizi sıkan ve negatif etkileyen sorunlar bizim projemizin çıkış noktasıdır. POPPER’e göre yaşam ve dolayısıyla proje faaliyeti her şeyden önce bir sorun çözme faaliyetidir. Süreç, sorunun kendisiyle ve bunun bir sorun olmasının nedenleriyle başlamaktadır. Sorun faydalı bir durumsal faktördür.

 

Bizim sorun (S1) için önerdiğimiz teknolojik yöntem ve deneme çözümleridir. Firmanın mevcut durumuna ve yerli/ yabancı muadillere(rakiplerine) göre farklı yeni özgün önerilerdir. Bu çözüm önerileri, konusunda uzman olmayan kişilerin göremediği türden sorun çözme durumlarıdır. Deneme çözümleri çok sayıda yani çoklu olmalı, tek çözüm varsa bir araştırmadan söz etmek mümkün değil, bu çözüm olsa olsa bir yatırım faaliyetidir. Çözümler (amaçlar, hedefler, başarı ölçütleri) ne denli açıklıkla formülleştirilmiş olursa olsun, onlara eriştirmeyi sağlayacak araçlar da olmalıdır. Bu gibi araçlar yoksa yaratmak gerekir. Aksi takdirde ne denli iyi olsalar da amaçlar gerçekleştirilemez. Burada amaç‐araç(yöntem)  uyumu olmalıdır,aracın içinde amaç önceden görülebilmelidir.

 

Üçüncü aşamayı proje terminolojisi ile ifade edersek, bizim deneme çözümlerine karşı; kavram geliştirme, tasarım aşaması ve uygulama düzeyinde yaptığımız eleştiril analiz, mühendislik çalışmaları, laboratuvar ve bilgisayar ortamındaki doğrulama çalışmaları ve imalat sürecindeki geçerlilik testleri yoluyla, geçerli olabilecek çözümler dışında uygun olmayan teknolojik çözüm ve yöntemlerini ortadan kaldırmadır. Ön seçimini yaptığımız teknolojik çözümlerin öngörülen ve öngörülmeyen belirsizliklerini,risklerini eylem  planları aracılığıyla eleme sürecidir(ar-ge sistematiği ve unsurları). Deneysel ön çalışmaların ve devamındaki çalışmaların yanlış çıkması sık rastlanan bir durumdur. Uygulamalar ilerledikçe teknolojik çözümlerin, gerçekliğin önünde sınanması ve deneyin ışığında da düzeltilmesi gerekir. Üstelik bazı istenmeyen ve beklenmeyen yanlışlar, ancak uygulamadaki sonuçların eleştirel bir biçimde incelenmesiyle tanınabilir. Çünkü bu bağlamda girişeceğimiz her eylemin amaçlanmamış ve istenmeyen sonuçlar vermesinin de olası olduğunu göz önünde tutmamız gerekir. Örneğin rekabetçi bir konum elde etmek için ürünümü farklılaştırırsam, piyasada başka firmaların taklitleri ile ürün fiyatım daha sonra düşer. Oysa bu durum, benim hedefim değildir. Bu bakımdan projelerin yönetiminde eleştirel bir uyanıklık gösterilmesi ve projelerin Hata‐Eleme yoluyla sürekli düzeltilmesi gerekir.

 

Bilimsel faaliyet veya proje çalışmaları sonucunda varılan ve içinden yeni sorunların ve iyileştirilmelerin çıktığı durumdur. Başlangıç koşullarından farklı çözüm çıktılarıdır. Bilimsel faaliyet ya da proje çalışmaları sonucu istediğimiz sonuca ulaşamayarak başarısız olsak bile, (S2) her zaman (S1) den farklıdır. Döngüsel değildir. Çünkü öğretici olarak bize bir sonraki Ar‐Ge çalışmasında neleri yapmamamız gerektiğini ortaya çıkarır.

 

Not: Bu açıklamalarda <Bryan Magee’nin Karl POPPER’in Bilim Felsefesi ve Siyaset Kuramı, Remzi

Kitabevi, İstanbul,1982 kitabından yararlanılmış olup,ayrıca POPPER’n “the logic of scientific discovery,YKY yayınlarından “daha iyi bir dünya arayışı” ile “ hayat problem çözmektir” eserlerinden yararlanılmıştır.

 

 

SONUÇ

 

Ar-Ge projesi yazarken, bilimsel yöntem aşamaları, Frascati ve Oslo Kılavuzları ile proje verilecek kurumun mevzuatı iyice içselleştirilmelidir. Bu hazırlık çalışmaları olmadan, projenin onayı bize göre tesadüfîdir, sürdürülebilir değildir.

 

Ayrıca, her firmanın hazırladığı proje önerisinin ret edilme riskini taşımaktadır. Zira, her proje zaten bir risktir. Proje faaliyeti, söz konusu risklerin, planlanabilir, ölçeklenebilir ve öngörülebilir bir şekilde yönetmektir.

 

Bu durumda, firmaların verdiği projelerin RET edilmesi, firma bazında bir motivasyon bozukluğuna neden olmamalıdır. Projesine inanan firmalar için bunu bir fırsat görüp, üzerine gidilmesini tavsiye ederiz. TUBİTAK kurumu, zaten karar yazısında proje önerisinin RET gerekçelerini tanımlamaktadır. Buradan hareket ile, mevcut projenin ret gerekçelerini ortadan kaldırarak, yukarıda tanımlanmış olan süreci izleyerek yeniden proje önerilerini revize edilerek sunabilirler.

2014 Yılı Gelirlerine Uygulanmak Üzere Belirlenen İndirim ve İstisna Tutarları

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 01 Aralık 2014 - 9:07

285 Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği  30.12.2013 Tarihli ve  28867 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete’de Yayımlanmıştır.

2014 yılı gelirlerine uygulanmak üzere belirlenen indirim ve istisna tutarları şu şekilde değişmiştir;

1. Gayrimenkul Sermaye İratlarında Uygulanan İstisna Tutarı:

Gelir Vergisi Kanununun 21 inci maddesinde yer alan mesken kira gelirleri için uygulanan istisna tutarı, 2014 takvim yılında elde edilen kira gelirleri için 3.300 TL olarak tespit edilmiştir.

2. Hizmet Erbabına İşyeri veya İşyerinin Müştemilatı Dışında Kalan Yerlerde Yemek Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatlere İlişkin İstisna Tutarı:

Gelir Vergisi Kanununun 23/8 numaralı bendinde yer alan bu istisna tutarı 2014 takvim yılında uygulanmak üzere 12.00 TL olarak tespit edilmiştir.

3. Sakatlık İndirimi Tutarları:

Gelir Vergisi Kanununun 31.maddesinde yer alan sakatlık indirimi tutarları, 2014 takvim yılında uygulanmak üzere; birinci derece sakatlar için 800 TL, ikinci derece sakatlar için 400 TL, üçüncü derece sakatlar için 190 TL olarak tespit edilmiştir.

4. Değer Artışı Kazançlarına İlişkin İstisna Tutarı:

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80.maddesinde yer alan değer artışı kazançlarına ilişkin istisna tutarı, 2014 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 9.700 TL olarak tespit edilmiştir.

5. Arızi Kazançlara İlişkin İstisna Tutarı:

Gelir Vergisi Kanununun 82. maddesinde yer alan arızi kazançlara ilişkin istisna tutarı, 2014 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 21.000 TL olarak tespit edilmiştir.

6. Tevkifata ve İstisnaya Konu Olmayan Menkul ve Gayrimenkul Sermaye İratlarına İlişkin Beyanname Verme Sınırı:

Gelir Vergisi Kanununun 86.maddesinde yer alan tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verme sınırı, 2014 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 1.400 TL olarak tespit edilmiştir.

7. 2013 Takvim Yılında Elde Edilen Bir Kısım Menkul Sermaye İradının Beyanında Dikkate Alınacak İndirim Oranı:

2013 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iratlarından, 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan ve Gelir Vergisi Kanununun 75/- (5) numaralı bendinde sayılan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler indirim oranı uygulanmak suretiyle beyan edilecektir. 2013 yılında elde edilen bu nitelikteki menkul sermaye iradının beyanında uygulanacak indirim oranı % 53,11 olarak belirlenmiştir.

Gözde UYGUR

SGK Danışmanı

Kur Farkları

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 01 Aralık 2014 - 9:05

23 Ocak 2014 tarihli ve 28891 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 434 Sıra No.lu VUK.  Genel Tebliği’nde; borsada rayici olmayan yabancı paraların ve bu paralara ilişkin senetli / senetsiz alacak ve borçların değerlemesinde ve  31.12.2013 tarihine ilişkin yabancı para cinsiden hesapların değerlemelerinde esas alınacak döviz kurlarına dair tutarlara yer verilmişti.

130 Sıra No.lu VUK. Genel Tebliği ile 217 Seri No.lu GV. Genel Tebliği’nde; değerleme günü itibariyle Maliye Bakanlığınca kur ilanı gerçekleşmemesi durumlarında T.C. Merkez Bankasınca ilan edilen kurların esas alınması konusu; ayrıca 283 Sıra No.lu VUK. Genel Tebliği’nde bu şekilde yapılacak değerlemelerde efektif cinsinden yabancı paralar için efektif alış kurunun (bulunmaması halinde döviz alış kurunun), döviz cinsinden yabancı paralar içinse döviz alış kurunun gösterge olarak işleme konulacağı açıklanmıştır.

Başka bir ifadeyle, Vergi Usul Kanunu’nun 280 inci maddesi ve bu maddeye dayalı çıkarılmış olan Tebliğ açıklamaları gereği, bankaların söz konusu Tebliğde belirlenen kurlar yerine, T.C. Merkez Bankasınca belirlenen esaslara uygun olarak tespit ettikleri ve fiilen uyguladıkları alış kurlarını esas almaları gerektiği belirtilmiştir. Bankalar, dönem sonlarında yabancı para cinsinden borç ve alacaklarını, Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Tebliğde belirlenen kurlar yerine T.C. Merkez Bankası’nca belirlenen esaslara uygun olarak tespit edilen ve fiilen uygulanan alış kurlarını esas alacaklardır.

Kur farkları ile ilgili olarak fatura düzenlenmesi konusunda VUK da açık bir düzenleme yoktur. Ancak;  105 Numaralı KDV Genel Tebliğinde, 60 seri nolu KDV sirkülerinde  ve özelgelerle açıklamalara dayanılarak, kur farkları için fatura düzenlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Bazı Temel Tespitler;

-Bedelin tahsil edildiği tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya fatura düzenlenmeli, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki KDV oranı üzerinden KDV hesaplanmalıdır.

Burada mal satışı veya hizmet ifası nedeniyle kesilen fatura ile borçlanılan ve ileri bir tarihte ödenmesi kararlaştırılan toplam borç, KDV dahil borçtur. Dolayısıyla, tahsil zamanında oluşan kur farkı KDV’yi de içermektedir. Bu nedenle iç yüzde yöntemi ile katma değer vergisi hesaplanmalıdır.

– Alıcının erken ödeme yapması nedeniyle matrahta bir değişiklik meydana gelirse, bu değişiklik KDV Kanunu’nun 35. maddesine göre düzeltilecektir.

– Dövizli satışta verilen vadeli senet, vadesinden önce ciro edilir / kırdırılırsa, tahsil edilen bedelin o tarihteki cari kurdan toplam değeri ile mal veya hizmet satışının yapıldığı dönemdeki kur üzerinden hesaplanan değeri arasındaki fark matraha dahil edilir. Bu tutar üzerinden iç yüzdeyle KDV hesaplanıp beyan edilmesi gerekmektedir.

(1) 10.01.1997 tarih ve B.07.0. GEL. 0.53/5324-186/01906 sayılı Özelge

(2) 03.02.1988 tarih ve 1277 sayılı Özelge

(3) 30.06.1993 tarih ve 31304 sayılı Özelge

(4) 04.08.1997 tarih ve B.07. GEL. 0.53/5324-191/32761 sayılı Özelge

4/B Sigortalı Giriş-Çıkışı Duyurusu

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 25 Kasım 2014 - 14:06

DUYURU

İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdüründen yapılan açıklamaya göre; 4/b sigortalı giriş-çıkışı Duyurusuna ait açıklama;

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 11 inci maddesine göre “Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalılıkları, yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri tarihte başlar ve bu tarih şirket yetkililerince…, limitet şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarından hisse devri alan yeni ortaklarının sigortalılıkları, ortaklar kurulunca devrin yapılmasına karar verildiği tarihte başlar ve bu tarih ortaklar kurulu kararının, hisse devrine ilişkin tanzim edilen noter devir sözleşmesinin, devrin yapıldığının işlendiği pay defterinin birer sureti veya devir ticaret sicil memurluğunca tescil edilmiş ise ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği nüshasının ibraz edilmesi kaydıylaşirket yetkililerince” 15 gün içinde SGK’ya bildirilir (SSİY, m.11/(4).c-2 ve c-4)

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 14 üncü maddesine göre, “Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalılıkları bu görevlerinin bittiği tarihte sona erer ve bu tarih şirket yetkililerince”…10 gün içindeSGK’ya bildirilir (SSİY, m.14/(2).ç-2). “Limited şirket, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının sigortalılıkları hisse devrine ilişkin alınan ortaklar kurulu kararı ile hissenin devrine ilişkin tanzim edilen noter devir sözleşmesinin ve devrin pay defterine işlendiği sayfanın birer suretlerinin birlikte ibraz edilmesi veya hisse devri ticaret sicil memurluğuna tescil edilmiş ise ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği nüshasının ibraz edilmesi kaydıyla ortaklar kurulu karar tarihi itibarıyla sona erer ve bu tarih, sigortalılar ve şirket yetkililerince” 10 gün içinde SGK’ya bildirilir(SSİY, m.14/(2).ç-3)

Anonim şirketin yönetim kuruluna seçilen ortaklar ve limitet şirkete dışarıdan ortak olanlar için 15 gün içinde kağıt formatlı işe giriş bildirgesinin verilmemesi veya anonim şirket yönetim kurulundan ayrılan ortaklar ile hissesinin tamamını bir başkasına devreden limitet şirket ortakları için 10 gün içinde kağıt formatlı işten çıkış bildirgesinin verilmemesi halinde, verilmesi gerekli olan her bir bildirge için şirket tüzel kişiliğine bir asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

Örneğin; A Ltd Şti ortağı olan Ahmet Bey, 15/9/2014 tarihinde hissesinin tamamını şirket dışından Mehmet Bey’e devretmiş ve devir 15/9/2014 tarihinde ortaklar kurulu kararıyla onaylanmıştır. Bu durumda A Ltd Şti tarafından ortaklıktan ayrılan Ahmet Bey adına 10 gün içinde, kağıt formatlı işten çıkış bildirgesi ile yeni ortak Mehmet Bey adına 15 gün içinde kağıt formatlı işe giriş bildirgesinin, şirketin merkezini içine alan Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğüne verilmesi gerekmektedir. Bu süreler içinde işe giriş ve işten çıkış bildirgesinin verilmemesi halinde A Ltd Şti tüzel kişiliğine her bir bildirge için bir asgari ücret tutarında olmak üzere toplam iki asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacaktır.

Bilindiği üzere; 11/09/2014 tarihli ve 29116 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6552 sayılı Kanun ile İş Kanununun bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklikler yapılmış ve bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına imkan sağlanmıştır. Söz konusu Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe giren 61 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna Geçici 57 inci madde eklenmiştir.

5510 sayılı Kanunun geçici 57 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, şirket tüzel kişilikleri tarafından ortaklar ve/veya yönetim kurulu üyesi ortaklar için verilmesi gereken kağıt formatlı işe giriş ve işten çıkış bildirgelerinin 11/12/2014 tarihine kadar verilmesi halinde ilgili bildirgeler kanuni süresinde verilmiş sayılacak ve idari para cezası uygulanmayacaktır. Bu yükümlülükler için daha önce uygulanan ve ödemesi yapılmayan idari para cezaları, kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın terkin edilecektir. İdari para cezaları tahsil edilmiş ise iade veya mahsup edilmeyecektir.

Buna göre, sigortalılıklarının başlangıcına ve sonlandırılmasına ilişkin;

1-Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları ile ilgili şirket yetkilileri,

2-Limited şirket ortakları ile ilgili şirket yetkilileri,

Sigortalılığın başlangıcı ve sonlandırılmasına ilişkin bildirim yükümlülüğünü, 5510 sayılı Kanunun geçici 57 nci madde uyarınca 11/12/2014 (dahil) tarihine kadar yerine getirmeleri halinde bildirim yükümlülükleri kanuni süresinde yerine getirilmiş sayılarak sonucunda idari para cezası uygulanmayacaktır.

5510 sayılı Kanunun geçici 57 nci madde uyarınca, örnekteki şirket tüzel kişiliği, ortakları adına daha önce vermesi gereken işe giriş ve işten çıkış bildirgesini 11/12/2014 tarihine kadar vermesi koşuluyla bildirgeyi süresinde vermiş sayılacak ve şirkete idari para cezası uygulanmayacaktır.

Limitet şirket ortağının/anonim şirketin yönetim kuruluna seçilen ortağının, emekli olması veya bir başka işyerinde 4/a kapsamında sigortalı olması ya da aynı zamanda bir başka şirkete de ortak/ yönetim kurulu üyesi olması, bildirge verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacaktır. Bu nedenle tüm meslek mensuplarının, kağıt formatındaki bildirge verme yükümlülüğünü 11/12/2014 tarihine kadar yerine getirmeleri, işverenlerinin ilerleyen dönemlerde idari para cezalarıyla karşı karşıya kalmamaları açısından önem arz etmektedir.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

Hızlandırılmış İade Sistemi (HİS) Konusunda Yeni KDV Genel Uygulama Tebliği ile Değişenler

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 21 Kasım 2014 - 11:57

HIZLANDIRILMIŞ İADE SİSTEMİ (HİS) KONUSUNDA YENİ KDV GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ İLE DEĞİŞENLER

İade hakkı doğuran işlemlere ait katma değer vergisi (KDV) alacaklarının iadesi genel esaslar ve özel esaslar olmak üzere iki ayrı usul çerçevesinde yerine getirilmektedir. Maliye Bakanlığınca çıkarılan Tebliğlerde belirtilen koşulları sağlayan mükelleflerin katma değer vergisi iade talepleri genel uygulamanın dışında, özel esaslar çerçevesinde Hızlandırılmış KDV İade Sistemi (HİS)  kapsamında yerine getirilmektedir.

Hızlandırılmış İade Sistemi (HİS)  uygulaması kapsamına girecek mükelleflere ilişkin düzenlemeler esas itibariyle 109 seri No’lu KDV Genel Tebliğinde yer almış daha sonra 120 seri No’lu KDV Genel Tebliği ile bazı değişiklikler yapılmıştı.

26 Nisan 2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve bütün KDV tebliğlerini tek bir tebliğ haline getiren Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği  ile hızlandırılmış iade sisteminde bazı değişiklikler yapılmıştır.

Bu değişiklikler aşağıda belirtilmiştir.

1.     Başvuru Koşullarındaki Değişiklikler

Eski uygulamada başvuru tarihinden önce vergi dairesine verilmiş son yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin ekinde yer alan bilânçoda yer alan;

1.  Aktif toplamının 200.000.000 TL,

2.  Maddi duran varlıkları toplamının 50.000.000 TL,

3.  Öz sermaye tutarının 100.000.000 TL,

4.  Net satışlarının 250.000.000 TL’den az olmaması,

koşullarının tamamı aranırken yeni uygulamada bu koşullardan üç tanesinin gerçekleşmesi yeterli olmaktadır.

Öte yandan eski uygulamada başvurudan önceki takvim yılında vergi dairesine vermiş olduğu muhtasar beyannamelere göre aylık ortalama çalıştırılan kişi sayısının 350 ve daha fazla olması koşulu 250 kişiye düşürülmüştür.

1.     Haksız/Yersiz Yere Alınan Vergilerin Oranıyla İlgili Değişiklik

Eski uygulamada haksız/yersiz iade aldığı anlaşılan mükelleflerden; haksız/yersiz aldığı vergilerin, ilgili dönemde yapılan vergi iadelerine oranı % 1‘i geçen mükelleflerin sertifikaları iptal edilmekteyken KDV Genel Uygulama Tebliğinde bu oran % 5‘e çıkarılmıştır.

1.     Eksik Belgelerin Tamamlanma Süresiyle İlgili Değişiklik

Tamamı ibraz edilen belgelerde şekil veya muhteviyat yönünden vergi dairesince eksiklik veya yanlışlık tespit edilmesi halinde iade talepleri yerine getirilmekle birlikte, bu hususlar belgelerin ibraz edildiği tarihi izleyen 15 gün içinde mükellefe tebliğ edilmektedir. Yeni Tebliğ düzenlemesinde mükelleflerin tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde eksiklikleri tamamlamamaları halinde, durum ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa bildirilecektir. Bu süre daha önce 30 gün olarak uygulanmaktaydı.

Vergi Dairesi Başkanlığı/Defterdarlık tarafından gerekçeleri göz önünde tutularak eksikliklerin tamamlanması için mükellefe üç aylık ek süreverilebilecektir. Bu süre sonunda da eksikliklerin tamamlanmaması halinde belge eksikliğine rağmen iade edilen KDV’nin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemleri incelemeye sevk edilir. Belge eksikliğine rağmen iade edilen KDV tutarı kadar nakdi teminat veya banka teminat mektubu verilmemesi halinde HİS Sertifikası da iptal edilecektir.

1.     Borcun Olmaması Konusunda Vergi Türleri İtibariyle Değişiklik

Sisteme dahil olmak için daha önceki düzenlemede farklı vergilerin her birine ait beyanname verme ödevinin birden fazla dönem için aksatılmamış olması (süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler hariç) gerekirken, yeni düzenlemede, gelir veya kurumlar vergisi, ÖTV ve KDV uygulamalarından her birine ait beyanname verme ödevinin her bir vergi türü itibarıyla birden fazla aksatılmamış olması koşulu getirilmiştir. Örneğin, bu durumda damga vergisi bu ile geç ödeme bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.

5 –  İade Talebinin Yerine Getirilmesi Sürecindeki Değişiklik

HİS sertifikası sahibi mükelleflerin nakden iade talepleri eski uygulamada belgelerin tamamlandığı tarihi izleyen 5 iş günü içerisinde yerine getirilirken yeni uygulamada ibraz edilen belgelere ilişkin olarak KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde olumsuzluk tespit edilmeyen tutarlar raporun tamamlanma sürecini izleyen beş iş günü içinde iade edilecektir. Olumsuzluk tespit edilen alımlara ilişkin KDV tutarlarının iadesi ise olumsuzlukların giderilmesi veya aranan şartların sağlanması kaydıyla yerine getirilecektir. Mahsuben iade talepleri ise belgelerin tamamlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade edecektir.

Olgun Kobiler İçin Denenmiş Pratik 9 Adımlı Zengin Olmanın Süreç Adımları

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 18 Kasım 2014 - 9:01

OLGUN KOBİLER İÇİN DENENMİŞ PRATİK  9 ADIMLI ZENGİN OLMANIN  SÜREÇ ADIMLARI

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM

www.abdanmerymm.com
abdanmer@gmail.com

 

 

GİRİŞ

Bize göre Olgun KOBİ deyince ; araştırma ve yenilik projesi  yapmaya arzu ve inancı olan ,projesine uygun en az bir  mühendis çalıştıran, harcama ve ödeme yaptıktan sonra  ulusal destek kuruluşundan ödeme yapıldığı  için proje maliyetini finanse edebilecek durumda olan mikro,küçük ve orta ölçekli işletmeleri anlıyoruz. Bizim tecrübemize göre,mali durumu uygun değilse,acele etmemeli,önce durumunu düzeltmeli,sonra proje vermeli.Bu sebeple birçok firmanın projesi onaylandığı halde,projeyi gerçekleştiremedi,ön finansman için teminat mektubu veremedi.

Olgun  birçok ulusal destek kuruluşundan yararlanılabilir. Bu teşvikleri ,sentez ve entegre  edersek birbirini olumlu etkileyen  adımlık bir tablo çıkıyor.

 

 

SÜREÇ ADIMLARI

 

1.TÜBİTAK-TEYDEB’E AR-GE PROJESİ VERMEKLE  İŞE BAŞLAMAK

Birçok deneyimimize göre araştırma ve yenilik için proje vermeye  TÜBİTAK-TEYDEB’den  başlanırsa,entegrasyon daha akıllı ve verimli oluyor.Proje verirken ilk  kritik soru,proje çıktısının maliyet değeri.Düşük ya da yüksek olmasına göre yöntem farklı oluyor.
PROJE ÇIKTISI ÜRÜNÜN MALİYETİ 100.000 TL’NİN ÜZERİNDE  İSE

 

Bu koşulda firma, ihtiyacı varsa program ve bilgisayar talebi ile birlikte ürün yeniliği içeren örneğin bir makinenin tasarımı, prototip imalatı ve testi için Ar-Ge projesini  1507 destek programına KOBİ ise 500.000 TL’ye kadar üst limitli 3  tekli proje(ya da ortaklı projelerde 2 ortaklı,3 tekli olmak üzere 5 proje)hakkını TÜBİTAK-TEYDEB’e vererek proje maliyetinin % 75’ine kadar hibe alabilmekte, ayrıca proje onayından sonraki dönemde projede görev alan personeller için projedeki süresine yani adam /ay oranına göre % 80 stopaj desteği, SGK işveren payının yarısının istisna edilmesi ile kurum vergi matrahından indirilmek üzere % 100 Ar-Ge indirimi sağlamaktadır.

 

  • PROJE ÇIKTISININ MALİYETİ  DÜŞÜK İSE

 

Ürün yeniliği  örneğin pvc kapı sisteminde bir parça, vida,otomotivde bir aparat,mobilyada bir yay gibi fiyatı sözgelimi 2-3 bin TL’nin altında bir çıktı ise ,bu durumda ürün yeniliği bütçesi çok düşük kalmakta olup,ürün yeniliği için proseste özel bir makine,otomasyon,ekipmana ihtiyacı olup, bu makinenin tasarımını yapacak mühendis kadrosu ve çekirdek teknolojik yeteneği mevcut ise ,firma süreç yeniliği maliyetini projeye dahil edebilir. Bu durumda verilecek proje ürün+süreç yeniliği projesi olur. Firma mevcut mühendis kadrosu ve teknolojik alt yapısı ile özel makinenin tasarımını ve prototip imalatını kendi firma bünyesinde yapabileceği gibi alternatif bir seçenek olarak makinenin  araştırmasını ve tasarımını bizzat içselleştirerek  kendisi yaparak imalat çizimine göre malzeme imalatını firma dışındaki yerli  firma/firmalara yaptırabilir.Yabancı firmaya makine imalatı yaptırmak,destek kuruluşları tarafından olumlu değerlendirilmiyor,böyle durum için aşağıda açıklanan KOSGEB Endüstriyel uygulama ya da Sanayi Bakanlığı’nın Teknoyatırım programını öneririz.

 

  1. HER AN YÜRÜYEN 3 ADET TÜBİTAK-TEYDEB  1507-1501 DESTEK PROGRAMININ OLMASININ  ÇOK FAYDALI ETKİSİ

TÜBİTAK’a her ay birer Ar-Ge projesi verilerek kısa vadede her an yürüyen 3 Ar-Ge projesi olması halinde (her bir projede personel  kısmi kullanım 1/3 yani adam ay oranı 0.33 olursa, toplam adam ay oranı (1) olur) şu avantajları elde edebilirler:

 

– KOBİ 1507 TÜBİTAK-TEYDEB  programında   projede görev alan teknik personelin maaşının %75’ine kadar hibe alınabilmektedir.

-    Proje üst limitinin olmadığı 1501 TÜBİTAK Sanayi projelerinde örneğin malzemelere  %40 destek oranı uygulanır iken, orta ölçekli KOBİ niteliğindeki işletmelerin projelerinde %75, mikro ve küçük ölçekli KOBİ niteliğindeki işletmelerin projelerinde ise %90 oranında destek kapsamına alınır. Projenin Ar-Ge faaliyetinde doktoralı araştırmacı istihdam edilmesi durumunda ise bu personele ilişkin harcamanın %100’ü destek kapsamına alınır.

4 Kasım 2012 tarihinde  KOBİ Yönetmeliğinde yapılan değişikliğe  göre; 10 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosundan herhangi  biri   bir milyon TL´yi aşmayan çok küçük işletmeler mikro işletme, 50 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosundan herhangi biri  sekiz milyon TL´yi aşmayan işletmeler küçük işletme, 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosundan herhangi biri  40 milyon TL´yi aşmayan işletmeler de orta büyüklükteki işletme olarak belirlendi.

 

  • Projede çalışan personelin ilgili destek programının Uygulama Esaslarında eğitim durumu ve çalışma süresine göre belirlenen azami  brüt asgari ücret  katları:

 

– Lise mezunu ve altı personel için üç (3),

– Ön lisans mezunu için dört (4),

– Lisans veya yüksek lisans mezunu için, lisans mezuniyet tarihi ve proje başvuru tarihi arasında geçen süre;

– 48 aydan az ise altı (6),

– 48 ay ve üstünde ise on (10),

– Proje konusu uzmanlık alanlarından herhangi birisinde doktora derecesine sahip personel için ise oniki (12)  kat.

 

-KOBİ statüsüne sahip  firma  TÜBİTAK’a her proje verilişinde fikir sahiplerine, 7.500,00.-TL ödül verilebilmektedir.  Her şeyden önce Proje veren firmanın KOBİ statüsünde olması gerekli olup, 1507 KOBİ Ar-Ge ve 1501 Sanayi Ar-Ge proje vermesi gerekiyor. 1507 KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı uygulama esaslarının 10/4 maddesi ile 1501 Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı uygulama esaslarının 10/2 maddesinde, proje ekibinde yer alan ancak şirket ortağı ya da yönetim kurulu üyesi olmayan ve proje süresince firmada çalışmış olması koşuluyla proje ekibinde yer alan fikir sahibi araştırmacıya teşvik ödülü verilebileceği, birden fazla fikir sahibi araştırmacı olması halinde bu ödülün paylaşılabileceği belirtilmektedir

 

-Ar-Ge merkezi kuramayan ya da Teknokente gidemeyen KOBİ firmalarının bizim hesaplamalarımıza göre aynı anda TÜBİTAK’ta yürüyen 3 adet Ar-Ge projeleri mevcut ise, personel ve diğer harcama ve giderleri için alacakları hibeler yanında mali teşviklerden de aynı şekilde istifade edebilmeleri söz konusudur.

 

 

3.TÜBİTAK-TEYDEB 1501 DESTEK PROGRAMINDA HİBE ORANINI ARTIRMANIN YÖNTEMLERİ

 

KOBİ’lerin % 75 hibe oranlı 3 tekli ya da 3 tekli 2 ortak proje toplam 5 projeden sonra proje maliyetinin üst limiti olmayan ancak hibe oranı % 40’a düşen 1501 sanayi ar-ge projelerinin bu oranını  maksimum % 60’a çıkarabilmek için aşağıdaki unsurlardan yararlanabilirler:

 

  1. a) Kuruluşun, bir önceki yıla veya bir önceki hesap dönemine ait Ayrıntılı

Bilançosunda aktifleştirilen net Araştırma ve Geliştirme Giderleri (ArGe Giderleri)

ile Ayrıntılı Gelir Tablosundaki gerçekleşen Araştırma ve Geliştirme (ArGe

Giderleri) toplamının aynı hesap dönemindeki toplam net satış hasılatına oranına

göre, ilgili dönemdeki harcama ve giderlere uygulanan temel destek oranı,

aşağıda gösterilen oranlarda artırılır.

(ArGe Gideri / Toplam Net Satış Hasılatı ile uygulanacak artış oranı)

Sıfırdan büyük ve %1’den küçük ise %12,5 artış oranı (yani % 40’ın % 12’5 u olarak sonuçta % 5 ek oran ile)

‐ %1’e eşit veya büyük ve %2’den küçük ise %18,75 artış oranı( yani % 7,5 ek oran ile),

‐ %2’ye eşit veya daha büyük ise %25 artış oranı( yani % 10 ek oran ile).

Not: Bizim deneyimlerimize göre,firmalar bu kriterde genelde % 5 ek destekten yararlanıyorlar.Örneğin harcama toplamı bir milyon TL ise,ek ellibin TL destek alıyor.

 

b) Ortak başvurulan ve yürütülen projeler için her bir kuruluşun temel

destek oranı % 25 oranında arttırılır, diğer bir deyişle temel destek oranı olan

% 40’a 10 puan ilave edilir. Ancak bu oran projenin son döneminde ortaklığın

proje sonuna kadar sürdürülmesi halinde, tüm dönemlerin desteklemeye esas

harcama tutarları toplamına uygulanır.

c) 1501 Sanayi ARGE projelerinde Personel harcamaları, büyük işletmelerin

projelerinde %60, orta ölçekli KOBİ niteliğindeki işletmelerin projelerinde %75,

mikro ve küçük ölçekli KOBİ niteliğindeki işletmelerin projelerinde ise %90

oranında destek kapsamına alınır. Projenin Ar‐Ge faaliyetinde doktoralı

araştırması istihdam edilmesi durumunda ise bu personele ilişkin harcamanın

%100’ü destek kapsamına alınır.

  1. d) Kuruluşun belirli bir proje bazında Türkiye’deki bir üniversiteden, kamu

araştırma merkez ve enstitülerinden veya üniversitelerdeki öğretim

elemanlarından üniversite elemanlarından üniversite döner sermayesi üzerinden

veya Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde yerleşik şirketler üzerinden projedeki Ar

Ge çalışması ile ilişkili danışmanlık, test, deney, analiz vb hizmet alımları için

sağlanan destek oranı %100 oranında arttırılır, bir başka deyişle KDV’siz fatura

bedelinin % 80’i destek kapsamına alınır.

 

  1. e) Öncelikli alanlardaki projeler için sağlanan temel destek oranı %25

oranında arttırılır, bir başka deyişle temel destek oranına % 10 ilave yapılır.

Öncelikli alanlar “enformatik, esnek üretim/esnek otomasyon, uzay ve havacılık

teknolojileri, gen mühendisliği/biyoteknoloji, ileri malzeme teknolojileri, çevreye

duyarlı teknolojiler” olarak belirlenmiştir. Burada dikkat edilecek husus, dolaylı

olarak öncelikli alana girdiği düşünülen projeler için bu değerlendirmenin söz

konusu olmayıp, ilişkinin doğrudan olması gerektiğidir.

 

 

 

  1. 4. KOSGEB’in ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMI

TÜBİTAK-TEYDEB’den   ürün yenilik projeleri başarı ile tamamlanır ise, tamamlandığı tarihten itibaren 1 (bir) yıl içinde KOSGEB’in ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMINA başvurarak prototip ürünün seri üretimi için gerekli olan ve Ar-Ge unsuru taşımayan standart makineler, ekipmanlar ve kalıplar  yurtiçinden ve yurtdışından temin edilerek 500 bin TL.’ye kadar aşağıdaki  destek unsurlarından  yararlanabilir. Bu program firmaya bir defaya mahsus olarak verilir.

 

İşletmeye; test, analiz ve laboratuar ekipmanı ile bunlara yönelik sarf malzemesi giderleri, üretim hattı tasarım giderleri, üretime yönelik makine, teçhizat, donanım, kalıp ve yazılım giderleri için azami geri ödemesiz 150.000 (yüz elli bin) TL, geri ödemeli 200.000 (iki yüz bin) TL olmak üzere toplam 350.000 (üç yüz elli bin) TL’lik destek sağlanır.

 

İşletmeye, personel giderleri için net ücret üzerinden aylık; meslek lisesi mezunlarına 500 (beş yüz) TL, ön lisans mezunlarına 1.000 (bin) TL, lisans mezunlarına 1.500 (bin beş yüz) TL, yüksek lisans mezunlarına 2.000 (iki bin) TL. ve doktora programı mezunlarına 2.500 (iki bin beş yüz) TL olmak üzere toplam üst limiti 100.000 (yüz bin) TL geri ödemesiz destek sağlanır.

 

  1. 5. BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ   BAKANLIĞININ TEKNOLOJİK ÜRÜNLERİN YATIRIM DESTEK PROGRAMI

 

29 Nisan 2014 tarihinde ilgili Bakanlığı’nın yayınlanan yönetmeliğinde , TÜBİTAK-TEYDEB’e  Ar-Ge ve Yenilik projeleri verilip onaylanarak tamamlanırsa , prototipi yapılan ürün yada yazılımın seri üretimine geçişinde yılda iki defa açıklanan çağrılara başvurulup,onaylanırsa  aşağıdaki desteklerden  yararlanılmaktadır.

 DESTEKLER

  1. A) Makine, Teçhizat desteği 

– Mikro, Küçük ölçekli KOBİ’lere seri üretim için gerekli olan yatırım tutarının %40′lık bölümünü 5 milyon TL.’ye kadar hibe olarak veriliyor.

– Orta ölçekli KOBİ’lerde ilgili oran %30 ve  en fazla 4 milyon TL.

 

Not  :Yatırım projesine konu satın alınacak makine ve teçhizatın, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 63 üncü maddesi kapsamında Bakanlıkça hazırlanan usul ve esaslara uygun olarak alınmış  Odalardan alınmış yerli malı belgesi ile tefrik edilmesi durumunda,  belirtilen oranlara 10 puan daha ilave edilir.Başka bir deyişle yukarıdaki oranlar ithal  ve yerli malı belgesiz yerli makine ve teçhizat alımlarında geçerli olup, Yerli Malı Belgesi”ne sahip Türkiye’deki makine ve teçhizat üreticilerinden veya tedarikçilerinden satın alınması halinde % 10’ar puan ilave edilir.

  1. B) Kredi faiz desteği

– Küçük ve Orta Ölçekli KOBİ’ler için en az 1 yıl vadeli 10 milyon TL.’ye kadar faizsiz yatırım kredisi imkanı sağlanmaktadır.

  1. C) İşletme gideri desteği

– Küçük işletmelere Yatırım tamamlandıktan sonraki 1 yıl için üretim için gerekli olan enerji, personel ve kira giderinin %75′i hibe olarak ödeniyor. Hibeli ve kredili desteklerin toplamı 10 milyon TL’yi geçemez.

 

  1. 6. EKONOMİ BAKANLIĞI’NINBÖLGE  YATIRIM TEŞVİK BELGESİ DESTEKLERİ 

 

TÜBİTAK projelerinin tamamlanmasından sonra seri üretime geçiş için gerekli olan yerli ve ithal makine tedariki için  bu kurumlardan alınacak yatırımın tamamlandığına dair bir yazı ile  Ekonomi Bakanlığına başvurularak örneğin İstanbul ya da Bursa’da asgari 1 milyon TL meblağlı arazi-arsa, bina-inşaat, makine ve teçhizat ile diğer yatırım harcaması kalemlerinin toplamından oluşan sabit yatırım için aşağıdaki desteklerden yararlanıyor:

Gümrük vergisi muafiyeti: Üçüncü ülkelerden makine ithalatlarında.

KDV istisnası.

Faiz desteği: Bankalardan kullanılacak en az bir yıl vadeli yatırım kredilerinin teşvik belgesinde kayıtlı sabit yatırım tutarının yüzde yetmişine kadar olan kısmı için ödenecek faizin, Türk Lirası cinsi kredilerde beş puanı, döviz kredileri ve dövize endeksli kredilerde iki puanı Ekonomi Bakanlığınca toplam tutarı yedi yüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere karşılanır.

Sigorta primi işveren hissesi desteği: Yatırımın tamamlanmasını müteakip, yatırıma başlama tarihinden önceki son altı aylık dönemde (mevsimsel özellik taşıyan yatırımlarda bir önceki yıla ait mevsimsel istihdam ortalamaları dikkate alınır) Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgesinde bildirilen ortalama işçi sayısına teşvik belgesi kapsamında gerçekleşen yatırımla ilave edilen, istihdam için ödenmesi gereken sigorta primi işveren hissesinin asgari ücrete tekabül eden kısmı Bakanlık bütçesinden 6-7 yıl süre ile toplam sigorta desteğinin sabit yatırım tutarına oranı % 35’e ulaşıncaya kadar karşılanır.

Yatırım yeri tahsisi: Desteklerden yararlanacak yatırımlar için, 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi çerçevesinde Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara göre yatırım yeri tahsis edilebilir.

Vergi indirimi: Gerçekleştirilecek yatırımlarda, 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi çerçevesinde gelir veya kurumlar vergisi, %30 yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar % 70 indirimli olarak uygulanır. Konunun anlaşılması için aşağıda İstanbul ili için bir örnek yer almaktadır.

İl: XXXXX

Yatırım Tutarı: 1.000.000TL

Yatırıma Başlama/Yatırımı Bitirme Tarihi: 01.10.2013 /30.09.2015

Yatırıma Katkı Oranı: %30

Kurumlar vergisi indirim oranı: %70

2014 yılındaki kurum kazancı: 100.000 TL

Hesaplamalar:

Yatırıma Katkı Tutarı: 300.000 (1.000.000X0,30) TL

2014 yılı için Hesaplanan Kurumlar Vergisi:100.000×0.20=20.000 TL

Hesaplanan indirimli Kurumlar Vergisi:100.000X0.20X0.30=6.000 TL

Tahsilinden Vazgeçilen Kurumlar Vergisi: 20.000- 6.000 =14.000 TL

Bu durumda indirimli oran nedeniyle tahsilinden vazgeçilen yukarıdaki 14.000 TL’lik vergi, 300.000 TL’ye ulaşıncaya kadar firma indirimli kurumlar vergisinden yararlanır.

Not: Görüldüğü gibi yatırım teşvikinde örneğin 1. Bölge desteği  sadece KDV istisnası ve 3. Ülkelerden makine ve teçhizat ithalatında gümrük vergisi muafiyeti sağlarken yani yatırım teşvik proje maliyetinin %20 si kadar teşvik sağlarken, yukarıdaki 5. Bölge destekleri ile bizim hesaplamalarımıza göre bu oran %50’nin üzerine çıkabilmektedir.

 

 

  1. 7. BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ   BAKANLIĞININ TEKNOTANITIM VE PAZARLAMA DESTEK PROGRAMI

TÜBİTAK ya da KOSGEB’den Ar-Ge ve yenilik projesi tamamlanarak prototipi oluşan yeni ürünün yurt içi tanıtımı ve pazarlama faaliyetinin 25.000 TL’ye kadar, yurt dışı tanıtımı ve pazarlama faaliyeti için 50.000 TL.’ye kadar faaliyet sayısına bakılmaksızın bir yıllık süre içinde fuara katılım, seyahat, reklam, ürün kataloğu vb. giderler için  Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı hibe destekleri vermektedir (20.06.2013 R.G). Prototip ürün projesinin tamamlandığı tarihten itibaren 5 yıl içinde Bakanlığa her zaman için başvuruda bulunabiliniyor. Bu konudaki detaylı bilgileri şu linkten elde edebilirsiniz: “http://sagm.sanayi.gov.tr/DocumentList.aspx?catID=4352&lng=tr”.

 

  1. 8. PATENT YA DA FAYDALI MODEL UYGULAMASI İLE GETİRİLEN VERGİ İSTİSNALARI

 

06.02.2014 tarihinde TBMM kabul edilen Torba Yasası kapsamında Ar-Ge ve Yenilik projeleri sonucunda oluşan çıktılara patent ya da faydalı model alınması sonucunda elde edilen satış gelirlerine kurumlar vergisi ve KDV istisnası getirilmesi ile bizce Türkiye Ekonomisi için yenilikçi ürünlerin yeterince ticarileşmesini engelleyen yapısal sorununa mikro ve makro ağırlıklı önemli bir çözüm getirilmiştir.

 

KURUMLAR VERGİSİ İSTİSNASI 

6 Şubat 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilen 6518 sayılı Kanun’un 32 ve 82. maddeleri çerçevesinde 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/A maddesinden sonra gelmek üzere bir  madde eklenerek Türkiye’ de gerçekleştirilen araştırma ve yenilik faaliyetleriyle yazılım faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan çıktılara ilişkin incelemeli patent ya da faydalı model alınmasından sonra 01.01.2015 yılından itibaren seri üretime geçilmesi elde edilecek gelirler,  koruma süresi olan 10 yıl boyunca % 50 kurumlar vergisi istisnası yararlanacaklardır.

 

KATMA DEĞER VERGİSİ İSTİSNASI

Türkiye’ de gerçekleştirilen Araştırma – Geliştirme ve Yenilik faaliyetleriyle yazılım faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan çıktıların satışı halinde ihracat faturası gibi KDV’siz  fatura düzenlenecek olup, bize göre söz konusu imal edilen mamul ile ilgili olarak 2015 Ocak başından  itibaren iade talebinde bulunabilinecektir. Bu yolla söz konusu satış gelirlerine tanınan KDV istisnası yanında  % 50 Kurumlar vergisi istisnası getirilmesi, mal alan ve satan firmalar için büyük bir avantajdır.

 

  1. 9. BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ   BAKANLIĞININ TEKNOLOJİK ÜRÜN DENEYİM BELGESİ

 

TUBİTAK, EUROKA, KOSGEB, H2020, Ar-Ge ve Yenilik projeleri ile prototipi tamamlanıp seri üretime geçen ürünlerin Sanayi Bakanlığı’nın her yıl Ocak ayında yayınlayacağı listede yer alıp bu ürünler için “Teknolojik Ürün Deneyim Belgesi” alınması halinde Kamu İhale alımlarında teklif %15 pahalı olsa bile tercih edilme zorunluluğu getirilmiştir. Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin  16.08.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle Ar-Ge ve Yenilik Projeleri yapan firmalar teşvik edilmektedir.

 

SONUÇ

 

Teşvikler ayrı ayrı değil, birlikte entegre  ve sentez yapılarak değerlendirilirse, yaratılabilecek katma değer de o derece  artabilmektedir. Ayrıca bilgilerimizi sürekli güncellemeliyiz.Geçmişten geri bildirim alarak,bugüne odaklanarak,yarın için ümitli olmalıyız.

 

Gözden kaçan sorun: Enerji Sektöründeki Tüketici Mağduriyetleri

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 05 Eylül 2014 - 14:48

Gözden kaçan sorun: Enerji Sektöründeki Tüketici Mağduriyetleri

Türkiye enerji sektörü, ülkedeki devasa potansiyelden yararlanma amacıyla özelleştirildi. Enerji sektörünün özelleşmesinde piyasanın şeffaflaşması ve hizmet kalitesinin artması amaçlanmıştır. Özelleştirmeler sonucunda tüketicinin daha kaliteli ve daha düşük maliyetli hizmet alacağı düşünülmüştür

Diğer yandan özelleştirme yıllarca hiç modernize edilmemiş dağıtım hatlarının yenilenmesine yönelik yatırımlar ile dağıtım şirketleri maliyetlerinin artmasına da sebep olmuştur. Bu maliyetler enerji şirketlerinin özelleştirmede devlete ödedikleri parayı tüketiciden çıkarmaya yönlendirmektedir. Dolayısıyla tüketicilerinin bilinçlendirilmesi ve çoğu zaman da korunması ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

Elektrik kullanıcıları açısından devlet teşviklerinin kesilmesi, üretimde doğal gaza bağımlılık ve elektrik faturaları üzerinden alınan vergi ve fonlar, düşürülmesi hedeflenmiş maliyetlerin artmasına sebep olmuştur. Özellikle tarifelere yapılan zamlar ve perakende hizmet bedeli gibi tüketime endeksli hizmet bedellerinin faturalar üzerinden tahsil edilmesi, enerji maliyetlerindeki artışa hassas olan sektörleri zorlamaktadır. Hükümet politikalarının yetersiz kalması ve sektör vergileri gibi uygulamalar son kullanıcı olan tüketici maliyetlerini giderek artırmıştır.

Enerji sektörü liberalleşirken, enerji maliyetlerindeki artışa hassas olan sektörleri ve tüketiciyi korumak gerekecektir. Enerji sektöründeki şikâyetler bize sektördeki sıkıntıları çözmek için basit, uygulanması kolay ve en uygun maliyetli önlemleri almamız gerektiğini hatırlatıyor. Diğer yandan, dağıtım ve iletim sistemlerinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar tedarik sürekliliği kalitesini arttıracaktır. Böylelikle ülkemizde kesintisiz elektrik hizmeti hayal olmaktan çıkacaktır.

Şunu herkes bilir ki yasama ve yürütme önemli bir iştir. Ancak devlet enerji piyasasını ve çıkarılmış kanun ve yönetmeliklerin yürütülmesini elektrik dağıtım şirketlerinin yöneticilerine bırakmamalıdır. Bu olduğu takdirde kanun ve yönetmeliklerden tüketicilerin en üst seviyede yararlanmasına engel olunup hizmet kalitesinin düşmesine sebep olacaklardır. Temel sorun enerji mevzuatının toplumun gereksinimlerine karşılık gelen bir mevzuat bütününü nasıl oluşturabileceği ve uygulayabileceğidir.

Gücü ve bilgiyi elinde tutan kendi himayesinde olanları korumalıdır. Enerji Bakanlığı ve EPDK da kendi kontrolünde olan enerji piyasasındaki tüketicileri korumak zorundadır. Nasıl ki bir avukat müvekkilini savunur nasıl ki ebeveynler çocuklarını korur ve bu işi yaparken ticari bir amaç gütmez, Enerji Bakanlığı ve EPDK’daki bürokratlar da bu şekilde davranmalı ve sektördeki tüketicileri korumalıdır. Her yaptığını tüketiciye yönelik yapmalıdır. Tüketici sektörün, millet ülkenin efendisidir.

Doğruluk güçlünün işine geldiği gibi olmamalı, kurumlar enerji mevzuatını belirlerken sadece sermaye şirketlerinin menfaatlerini göz önüne almamalıdır. Bu mevzuat sermaye şirketleri için değil devletin ve milletin menfaatleri için çıkartılmıştır. Piyasanın yönetimini ellerinde tutanlar asla işlerine geldiği gibi davranamaz. Bu bir vatani görevdir. Enerji piyasasını yönetenler bulundukları mevkiden kaynaklı saygı ve güç kazanırlar. Ancak unutulmamalıdır ki bu saygı ve güç kendi şahsından kaynaklı değil atandıkları mevkidendir.  Mevkiler kişiler için değil kişiler mevkiler içindir.

Devletin ve milletin kaynaklarını kişilerin ya da kuruluşların menfaatlerine göre belirlemek vatandaşımızın devlete olan inancını yitirmesine sebep olacaktır. Milletimizin inancı ve beklentisi bu kurumdaki yöneticilerin işini en doğru şekilde yaptığı olmalıdır.

Bir görüşe göre doğruluk, güçlünün işine gelendir. Devlet kademesinde çalışan insanların şunu çok iyi anlaması gerekir. Onların görevi egemenlik sahibi olan milletimize ( tüketiciye ) zorbalık yapmak değil hizmet etmektir.

Bugün hükümet ve enerji şirketleri tarafından verilen kararlar önümüzdeki onlarca yılın enerji arzını belirleyecek. Ancak tüketicinin mağdur edilmesi, sektördeki haksızlıkların vatandaşlardan gizlenmesi Anayasa’ya aykırıdır. Dolayısıyla şikâyetleri aşağıya doğru çeken bir enerji politikası ancak siyasi karar alıcıların bugün ortaya koyacağı yapıcı eylemlerle mümkün hale gelebilir.

 

Başa filozoflar geçmez ya da baştakiler felsefe yapmazsa insanların acıları sona ermeyecektir. Platon

Teknoloji Olgunluk Seviyeleri (Technology Readiness Levels -TRL)’nin Ar-Ge / Yenilik İle Patent/Faydalı Model Çalışmaları İçin Sistematik Bir Temel Oluşturuyor

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 03 Eylül 2014 - 8:16

TEKNOLOJİ OLGUNLUK SEVİYELERİ
(TECHNOLOGY READİNESS LEVELS -TRL)’NİN
AR-GE/YENİLİK İLE PATENT/FAYDALI MODEL ÇALIŞMALARI İÇİN SİSTEMATİK BİR TEMEL OLUŞTURUYOR

Güncellendi.

 

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM

İ. Hakan Dedeoğlu
Ar-Ge Mühendisi

www.abdanmer.com
abdanmer@gmail.com

 

Tübitak-Teydeb ve H2020 projeleri yazdıkça teknoloji olgunluk seviyeleri( )nin 1-9 arası sınıflandırılmasının önemini daha iyi anlamaya başladık. Ar-ge ve yenilik faaliyetlerinde bize sistematik bir bakış açısı veriyor.Örneğin ar-ge faaliyetlerinin bu seviyelerin 1-5 arası olduğunu,yenilik faaliyetlerinin minimum 6’ıncı seviyeden başladığını ,1-5 arası seviyelerin alt kırılımında ;TRL 1-literatür tarama,TRL 2-3 uygulamalı araştırma,TRL 4-5 deneysel geliştirme(teknoloji geliştirme ya da tasarım ve doğrulama).Yenilik TRL  6-9 arası,TRL  6 prototipin çalışma ortamına benzetilmiş ortamda denenmesi,TRL 7 prototipin gerçek çalışma ortamında denenmesi,TRL 8 gerçek ürünün testi,TRL 9 gerçek ürünün kullanım yerinde imalat koşullarında geçerliliğinin kanıtlanması.Bu işlemler tamamlandıktan sonra ,seri üretim şartlarında ekonomik ölçekli üretime sıra geliyor.

Yeni bir ürün yada sürecin fikir-düşünce aşamasından ürünün ya da sürecin görevini başarı ile yerine getirmesine kadarki tüm teknolojik çalışmalar, Teknoloji Olgunluğu kavramı ile ifade edilmektedir. Bu olgunluk genellikle aşağıdaki gibi 9 seviyede açılımı yapılmaktadır.

 

 

TEKNOLOJİ OLGUNLUK SEVİYELERİNİ (TECHNOLOGY READİNESS LEVELS (TRL)

 

TRL 1 -Temel prensiplerin gözlenmesi

TRL 2 -Teknoloji konseptinin formüle edilmesi

TRL 3 – Konseptin  deneysel kanıtlanması

TRL 4 – Laboratuvar seviyesinde teknolojinin geçerliliğinin onaylanması

TRL 5 – Bütün ya da bileşenler itibariyle prototipin bilgisayar ortamında tasarımının onaylanması

TRL 6 – Prototipin çalışma ortamına benzetilmiş ortamda denenmesi,

TRL 7 – Prototipin  gerçek çalışma ortamında denenmesi,

TRL 8 – Prototipin test edilmesi,

TRL 9 – Prototipin gerçek imalat şartlarında geçerliliğinin kanıtlanması.

 

 

AR-GE VE PATENT/FAYDALI MODEL ÇALIŞMALARININ ANALİZİ

 

TÜBİTAK 1501-1507-1509 ve 1511 destek programlarında bize göre TRL 1 den 9 a kadar ki bütün teknojik çalışmaların yapılması ve araştırma sonuçlarının gösterilmesi gerekmektedir.  Proje önerisi hazırlarken TRL in gerektirdiği temel araştırmadan itibaren, makale, patent, Avrupa Birliği’nde çıkan projelerin incelemesi, proje ön çalışması ile mevcut teknolojik durumun ortaya konması, tasarım aşamaları, katı modelden mühendislik hesapları, bilgisayar ortamında bileşenler bazında ve sistemin tümünde tasarım doğrulama, laboratuvar ortamında prototip ön doğrulama, prototip imalat, test ve uygulama koşullarında tasarımın geçerli kılınması aşamalarında yapılması ön görülen faaliyetler sistematik olarak ortaya konulması gerekmektedir.

 

Aynı şekilde KOSGEB’in Ar-Ge ve İnovasyon destek programı formatının doldurulmasında da TRL in 9 seviyesine karşılık gelen faaliyetlerin gösterilmesi gerekmektedir.

 

Oysa gerek TÜBİTAK gerekse KOSGEB’in Ar-Ge projesi ile prototip tamamlanan ürünün piyasada ticarileşmesi ve seri üretime geçmesi için gerekli olan Teknoyatırım ve Teknopazarlama faaliyetlerini yerine getirilmesi için minimum TRL in 6. Seviyesinden başlamak gerekmektedir.

 

Patent çalışmalarında bizce TRL 1 ile 5 arası çalışmaların yapılması yeterlidir. Eldeki dokümanlara göre bir uzman kişi, bu ürünün prototipinin yapılabileceğine kanaat getirmesi yeterlidir, prototipi imal etmesi gerekmez. Uygulamada patent başvuru çalışmalarını gözlemlediğimiz de genelde ürün ile mevcut patent araştırması yapılıp, literatür taramanın ihmal edildiğini gözlemlenmektedir. Bizce bu uygulama eksik ve risklidir. Çünkü patent alınan bir ürün için daha önceden literatürde çalışma yapılıp kamuya mal edilmiş ise ispatlanması halinde alınan patent iptal edilebilir. Ek risk olarak alınan patente dayalı olarak vergisel teşviklerden yararlanmış isek patent iptali ile bunun cezalı olarak geri ödenmesi gerekmektedir. Bu bakımdan patent alınacak yeni ürünün literatür taraması yapılmalıdır.

 

Faydalı model bence buluşu dışarıda tutarak yine TRL 1 ile 5 arası çalışmaların yapılması gerekmektedir. Patent için üç önemli bileşen olan buluş, yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik kriterlerinden buluş unsuru dikkate alınmamaktadır.

 

H2020 DE TRL İN UYGULANMASI

 

Yukarıda ki analizlerde TRL 1 den 9 a kadarki araştırma ve yenilik faaliyetleri ile minimum TRL 6 dan başlayan prototipi  tamamlanan bir ürünün ticarileşmesi için yapılan sadece yenilik faaliyetlerinin açıklanması H2020 de net bir şekilde karşılığını bulmuştur. İlan edilen çağrılarda proje çalışmaları ile hangi seviyeden hangi seviye hedef alınacağı tanımlanmaktadır.

 

Araştırma ve Yenilik Faaliyetlerin Tanımı: Faaliyet öncelikle yeni bilginin oluşturulmasına ve/veya yeni ya da iyileştirilmiş teknoloji, ürün, süreç, hizmet ve çözümüne dair yapılabilirliğin araştırılmasına(keşfedilmesine) yardım eden faaliyetlerden meydana gelir. Bu amaçla, temel ve uygulamalı araştırmayı, teknoloji geliştirme ve entegrasyonu, laboratuar ya da simüle edilmiş (çalışma ortamına benzetilmiş) ortamdaki küçük çaplı prototipler için test ve doğrulamayı içerebilir. Projeler, gerçek çalışma ortamına yakınlık içinde teknik yapılabilirliğini göstermeye yardımcı olmak amacıyla sınırlı ölçüde demonstrasyon (performans gösterimi) ya da pilot faaliyetleri kapsayabilir.

 

Yorum; TRL in 1 den 9 a kadarki tüm seviyelerini kapsadığını görmekteyiz. Buradaki Ar-ge çalışmaları daha yoğun olduğundan Avrupa Komisyonu direkt maliyetin %100 ile üzerine % 25 genel giderlerin-ovearhead- ilavesiyle bu oran % 125’e kadar hibe oranı çıkabilmektedir.

 

Yenilik Faaliyetlerin Tanımı: Faaliyet ağırlıklı olarak yeni, değiştirilmiş ya da iyileştirilmiş ürün, süreç ya da hizmetlerin üretim plan ve düzenleme ya da tasarımının oluşturulmasına doğrudan yardım eden faaliyetleri kapsar. Bu amaçla, prototip, test, demonstrasyon, pilot tesis, büyük ölçekli ürün doğrulama ve piyasa kopyasını içerir.

 

“Demonstrasyon ya da pilot tesis” yeni ya da iyileştirilmiş teknoloji, ürün, süreç, hizmet ya da çözümünün teknik ve ekonomik uygunluğunun gerçek (ya da gerçeğe yakın) sınai ya da başka çalışma ortamında büyük ölçekli prototip ya da demostrasyonu olarak kanıtlanmasına yardım eder.

 

“Pazar kopyası” daha önceden performans gösterimi yapılmış, ancak pazar engelleri yada hataları kaldırma nedeniyle piyasaya uygulaması/dağıtımı yapılmamış yeniliklerin ilk piyasaya sunumu/ dağıtımını desteklemeye yardım eder. Daha önce piyasaya başarı ile sunulmuş yeniliklerin yeniden çoklu olarak piyasaya sunulması, yenilik faaliyeti değildir. Bu anlamda “ilk”in anlamı Avrupa piyasasına ya da ilgili sektöre ilk sürülmesi demektir. Çoğu kez projeler piyasadaki gerçek çalışma şartlarında sistem seviyesinde teknik ve ekonomik performanslarının kanıtlanmasını  içerir. Projeler sınırlı ölçüde araştırma ve geliştirme faaliyetleri içerebilir.

 

Yorum; yenilik çalışmalarında prototip ürün elde edilmiş (örneğin prototip kalıp kullanılmış tek gözlü kalıp) fakat seri imalat kalıpları (40 gözlü kalıp) ile üretilmesi esnasında olabilecek problemler giderilmesi gibi veya prototip ürünün ölçek olarak 1/10 u oranında elde edilmiş iken 1/1 oranında gerçek boyutlarda üretilmesi problemlerinin çözülmesi, veya tam tersi içinde geçerlidir. Ar-Ge çlışması olmadığı veya çok sınırlı kaldığı için hibe oranı direkt maliyetin %70 ile %25 genel giderlerin-ovearhead- ilavesiyle bu oran %87,5’a çıkabilmektedir.

 

SONUÇ;

 

TRL in önce ruhunu mantığını algılayarak hazırlayacağımız TÜBİTAK, KOSGEB, Patent/faydalı model, Eureka, Eurostars veya H2020 destek programları için proje veya fikri mülkiyet haklarının korunması için hazırlanacak dosyaların oluşmasında kullanılmalıdır. Bu şekilde hazırlanacak dosyaların kabul oranı yüksek olacaktır veya daha sonra alınacak patent/faydalı model başvurularının iptal edilme riski ortadan kalkacaktır.

Alt İşverenlik Yönetmeliği

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 03 Eylül 2014 - 8:04

BİRİNCİ BÖLÜM

 Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulma şartlarını, alt işverene ait işyerinin bildirimini, tescilini, alt işverenlik sözleşmesinde bulunması gereken hususları düzenlemektir.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 3 üncü maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Alt işveren: Bir işverenden, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan, bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,

b) Alt işverenlik sözleşmesi: Asıl işveren ile alt işveren arasında yazılı olarak yapılan ve 10 uncu maddede belirtilen hususları ihtiva eden sözleşmeyi,

c) Asıl iş: Mal veya hizmet üretiminin esasını oluşturan işi,

ç) Asıl işveren: İşyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işleri veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işleri diğer işverene veren, asıl işte kendisi de işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,

d) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,

e) Bölge Müdürlüğü: İşyerinin kayıtlı olduğu Bakanlık Bölge Müdürlüğünü,

f) Kanun: 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununu,

g) Muvazaa:

1) İşyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde uzmanlık gerektirmeyen işlerin alt işverene verilmesini,

2) Daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile kurulan alt işverenlik ilişkisini,

3) Asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak hakları kısıtlanmak suretiyle çalıştırılmaya devam ettirilmesini,

4) Kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak ya da ortadan kaldırmak gibi tarafların gerçek iradelerini gizlemeye yönelik işlemleri,

ihtiva eden sözleşmeyi,

ğ) Yardımcı iş: İşyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin olmakla beraber doğrudan üretim organizasyonu içerisinde yer almayan, üretimin zorunlu bir unsuru olmayan ancak asıl iş devam ettikçe devam eden ve asıl işe bağımlı olan işi,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

 Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinin Kurulması, Bildirimi ve İşyerinin Tescili

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulma şartları

MADDE 4 – (1) Asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için;

a) Asıl işverenin işyerinde mal veya hizmet üretimi işlerinde çalışan kendi işçileri de bulunmalıdır.

b) Alt işverene verilen iş, işyerinde mal veya hizmet üretiminin yardımcı işlerinden olmalıdır. Asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi durumunda ise, verilen iş işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olmalıdır.

c) Alt işveren, üstlendiği iş için görevlendirdiği işçilerini sadece o işyerinde aldığı işte çalıştırmalıdır.

ç) Alt işverene verilen iş, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin bir iş olmalı, asıl işe bağımlı ve asıl iş sürdüğü müddetçe devam eden bir iş olmalıdır.

d) Alt işveren, daha önce o işyerinde çalıştırılan bir kimse olmamalıdır. Ancak daha önce o işyerinde çalıştırılan işçinin bilahare tüzel kişi şirketin ya da adi ortaklığın hissedarı olması, alt işveren ilişkisi kurmasına engel teşkil etmez.

İşyerini bildirme

MADDE 5 – (1) Alt işveren, kendi işyeri için Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür.

(2) Alt işveren, işyerinin tescili için şekli Bakanlıkça belirlenen işyeri bildirgesi ile birlikte 6 ncı maddede belirtilen belgeleri bölge müdürlüğüne verir.

(3) Bir işyerinde her ne suretle olursa olsun asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulması yeni bir işyeri kurulması olarak değerlendirilir.

İşyeri bildirgesi ile birlikte verilecek belgeler

MADDE 6 – (1) İşyeri bildirgesi ile birlikte;

a) Tüzel kişiler için Ticaret Sicil Gazetesi sureti,

b) İmza sirküleri,

c) Alt işverenlik sözleşmesi ve ekleri,

bölge müdürlüğüne verilir.

İşyeri tescili

MADDE 7 – (1) Bölge müdürlüğünce, 5 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bildirimde bulunan alt işverenin işyeri tescil edilerek işyeri için bir sicil numarası verilir.

(2) İşyeri bildirgesinde beyan edilen bilgilerin ve eklenmesi gereken belgelerin eksik veya gerçeğe aykırı olması hâlinde işyerinin tescili yapılmaz.

Kayıt dışı alt işveren işyerlerinin tescil işlemleri

MADDE 8 – (1) Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişleri veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim elemanlarınca işyerlerinde yapılan denetimlerde ya da ihale makamları, ruhsata tabi işlerde (maden arama ve işletme, inşaat, taş ocağı ve benzeri) ruhsatı veren merciler (valilikler, kaymakamlıklar, belediyeler), sosyal güvenlik il müdürlükleri, vergi daireleri de kendi mevzuatları açısından yaptıkları işlemler sırasında, işyerlerinin Kanunun 3 üncü maddesine göre ilgili bölge müdürlüğüne bildirimde bulunup bulunmadığını kontrol ederler. Bildirim yapmamış olan işyerlerinin unvan ve adreslerini ilgili bölge müdürlüğüne bir yazı ile en geç 15 gün içinde bildirirler.

(2) Denetim elemanlarınca veya kamu kurumlarınca yapılan bildirimler dikkate alınarak bölge müdürlüğünce Kanunun 3 üncü maddesine göre gerekli işlemler yapılır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

 Alt İşverenlik Sözleşmesi, Asıl İşin Bölünmesi ve Muvazaanın İncelenmesi

Alt işverenlik sözleşmesi

MADDE 9 – (1) Alt işverenlik sözleşmesi asıl işveren ile alt işveren arasında yazılı şekilde yapılır.

(2) Asıl işveren ile alt işveren arasında yapılan ve işin üstlenilmesine esas teşkil eden sözleşmede, 10 uncu maddede yer alan hususların bulunması hâlinde söz konusu sözleşme alt işverenlik sözleşmesi olarak kabul edilebilir.

Alt işverenlik sözleşmesinde yer alması gereken hususlar

MADDE 10 – (1) Alt işverenlik sözleşmesinde;

a) Asıl işveren ile alt işverenin işyeri unvanı ve adresi,

b) Asıl işveren ile alt işverenin tüzel kişiliği ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluş olması hâlinde işveren vekillerinin adı soyadı ve adresi,

c) İşyerinde yürütülen asıl işin ne olduğu,

ç) Alt işverene verilen işin ne olduğu,

d) Alt işverene asıl işin bir bölümü veriliyor ise; verilen işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirme koşuluna ilişkin teknik açıklama,

e) Taraflarca öngörülmüş ise işin başlama ve bitiş tarihleri,

f) Alt işverenin faaliyetlerini işyerinin hangi bölümünde gerçekleştireceği,

g) Kanunun 2 nci maddesinde yer alan; asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden, alt işveren ile birlikte sorumlu olacağı,

ğ) Alt işverenlik sözleşmesinin yapılmasından önce asıl işveren tarafından çalıştırılan işçilerin alt işveren tarafından işe alınması hâlinde, bu işçilerin haklarının kısıtlanamayacağı,

h) Alt işverene verilen işin taraflar açısından yürütülme esasları,

ı) Asıl işveren veya vekili ile alt işveren veya vekilinin imzası,

hususlarına yer verilir.

(2) Bir işyerinde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren bir işin alt işverene verilmesi hâlinde, alt işverenin uzmanlığını belgelendirmesi amacıyla sözleşme kapsamındaki işe uygun; iş ekipmanı listesi, iş bitirme belgesi, operatör ve teknik eleman sertifikaları sözleşmeye eklenir.

İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren iş

MADDE 11 – (1) İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren iş, mal veya hizmet üretiminin zorunlu unsurlarından olan, işin niteliği gereği işletmenin kendi uzmanlığı dışında ayrı bir uzmanlık gerektiren iştir.

(2) İşverenin kendi işçileri ve yönetim organizasyonu ile mal veya hizmet üretimi yapması esastır.

(3) Ancak asıl iş;

a) İşletmenin ve işin gereği,

b) Teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi,

şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde bölünerek alt işverene verilebilir.

(4) Asıl işin bir bölümünde iş alan alt işveren, üstlendiği işi bölerek bir başka işverene veremez.

Muvazaanın incelenmesi

MADDE 12 – (1) 7 nci madde uyarınca tescili yapılan işyeri için 6 ncı maddede belirtilen belgelerde Kanuna aykırılık veya muvazaa kanaatini oluşturan delillerin bulunması hâlinde, söz konusu belgeler gerekçesi ile birlikte incelenmek üzere bölge müdürlüğünce iş teftiş grup başkanlığına intikal ettirilir.

(2) Muvazaanın incelenmesinde özellikle;

a) Alt işverene verilen işin, işyerinde asıl işveren tarafından yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin yardımcı işlerinden olup olmadığı,

b) Alt işverene verilen işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olup olmadığı,

c) Alt işverenin daha önce o işyerinde çalıştırılan bir kişi olup olmadığı,

ç) Alt işverenin işe uygun yeterli ekipman ile tecrübeye sahip olup olmadığı,

d) İstihdam edeceği işçilerin niteliklerinin yapılacak işe uygun olup olmadığı,

e) Alt işverene verilen işte asıl işveren adına koordinasyon ve denetimle görevlendirilenlerden başka asıl işverenin işçisinin çalışıp çalışmadığı,

f) Yapılan alt işverenlik sözleşmesinin iş hukukunun öngördüğü kamusal yükümlülüklerden kaçınmayı amaçlayıp amaçlamadığı,

g) Yapılan alt işverenlik sözleşmesinin işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut mevzuattan kaynaklanan bireysel veya kolektif haklarını kısıtlamaya ya da ortadan kaldırmaya yönelik yapılıp yapılmadığı,

hususları göz önünde bulundurulur.

İnceleme sonucu yapılacak işlemler

MADDE 13 – (1) Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin iş müfettişlerince incelenmesi sonucunda muvazaanın tespitine ilişkin gerekçeli müfettiş raporu bölge müdürlüğünce işverenlere tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren 6 işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

(2) Rapora 6 işgünü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaanın tespitini onamış ise tescil işlemi bölge müdürlüğünce iptal edilir ve alt işveren işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.

(3) İş müfettişinin muvazaalı işlemi tespit etmesi durumunda; itiraz süresinin geçmesi ya da mahkeme kararı ile muvazaanın onanması hâlinde asıl işveren ve alt işveren veya vekillerine idari para cezası uygulanır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

 Çeşitli ve Son Hükümler

Geçiş hükmü

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan ve hâlen devam eden asıl işveren-alt işveren ilişkisinde 10 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen belgeler aranmaz.

Yürürlük

MADDE 14 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 15 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

Standart İade Talep Dilekçeleri

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 03 Eylül 2014 - 8:02

Tebliğ ile iade talep dilekçeleri, aşağıda belirtilen adlarla, standart formlar halinde düzenlenmiştir.

Buna göre;

a. Kesinti yoluyla ödenen vergilerden doğan gelir veya kurumlar vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Gelir/Kurumlar Vergisi İade Talep Dilekçesi (1A),

b. Geçici vergiden doğan gelir veya kurumlar vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Gelir/Kurumlar Vergisi İade Talep Dilekçesi (1B),

c. Fazla veya yersiz olarak ödenen gelir/kurumlar vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Gelir/Kurumlar Vergisi İade Talep Dilekçesi (1C),

ç. İhracat istisnası nedeniyle doğan katma değer vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Katma Değer Vergisi İade Talep Dilekçesi (2A),

d. İhracat istisnası dışındaki tam istisnalar nedeniyle doğan katma değer vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Katma Değer Vergisi İade Talep Dilekçesi (2B),

e. Kısmi tevkifat uygulamasına ilişkin katma değer vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Katma Değer Vergisi İade Talep Dilekçesi (2C),

f. İndirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan katma değer vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Katma Değer Vergisi İade Talep Dilekçesi (2D),

g. Katma değer vergisi beyannamesinden bağımsız olarak yapılacak katma değer vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Katma Değer Vergisi İade Talep Dilekçesi (2E),

ğ. Fazla veya yersiz ödenen katma değer vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Katma Değer Vergisi İade Talep Dilekçesi (2F),

h. İhracat istisnasından ve indirimli ÖTV uygulamalarından doğan özel tüketim vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Özel Tüketim Vergisi İade Talep Dilekçesi (3A),

ı. Fazla veya yersiz ödenen özel tüketim vergisi ile bazı uluslararası anlaşmalar kapsamındaki alımlara ilişkin özel tüketim vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Özel Tüketim Vergisi İade Talep Dilekçesi (3B),

i. Özel iletişim vergisi beyannamesine bağlı olarak yapılacak özel iletişim vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Özel İletişim Vergisi İade Talep Dilekçesi (4A),

j. Özel iletişim vergisi beyannamesinden bağımsız olarak yapılacak özel iletişim vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Özel İletişim Vergisi İade Talep Dilekçesi (4B),

k. Avrupa Birliği mali yardımları kapsamındaki vergilerle ilgili nakden veya mahsuben iadeye ilişkin talepler için Avrupa Birliği Mali Yardımları Kapsamındaki Vergilerle İlgili İade Talep Dilekçesi (5),

l. Diğer iade talepleri için Diğer İadelere İlişkin Talep Dilekçesi (6)

kullanılacaktır.

Araştırma ve Yenilik Kavramı Bakış Açısındaki Son Gelişmeler Işığında Tübitak-Teydeb 1501 ve 1507 Proje Öneri Bilgileri Formunun Bilimsel Yönteme Göre Doldurma Denemesi

Ana Sayfa » Yazarlarımızdan
Paylaş
Tarih : 02 Eylül 2014 - 8:59

ARAŞTIRMA VE YENİLİK KAVRAMI BAKIŞ AÇISINDAKİ SON GELİŞMELER IŞIĞINDA TÜBİTAK-TEYDEB 1501 VE 1507 PROJE ÖNERİ BİLGİLERİ FORMUNUN BİLİMSEL YÖNTEME GÖRE DOLDURMA DENEMESİ

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM

www.abdanmer.com
abdanmer@gmail.com

 

GİRİŞ

Uluslararası Ar‐Ge kılavuzu olan FRASCATİ’ye göre, Proje faaliyeti bilimsel ve teknik belirsizliklerin giderilmesi ve bu yolla teknik ve kullanıcı dostu yeniliklerin gözle görülür ölçüde ortaya çıkarılmasıdır. Yenilikçi unsurların tanımlanması ise uluslararası kılavuz olan OSLO kılavuzuna göre yapılmaktadır (FRASCATİ kılavuzu, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD ülkelerinin İtalya’daki Frascati şehrinde toplanarak, Ar‐Ge projelerinin geçerlilik kriterlerini belirlediği bir dokümandır. Avrupa Birliğinde ve Türkiye’de Ar‐Ge projeleri yazarken, bu kılavuzdaki parametrelere dikkat edilir).

 

BİLİMSEL YÖNTEM MANTIĞININ PROJE YAZMA İŞİ İLE İLİŞKİLENDİRİLMESİ

 

Proje yazma her şeyden önce bilimsel bir faaliyettir, sonra teknik,mali, ticari, finansal, muhasebesel ve vergisel bir mükemmeliyet sistem faaliyetidir. Şu anda geçerli olan bilimsel yöntem büyük oranda K.R.POPPER’in bilimsel mantık ve bilimsel yöntemine dayanmaktadır. Buna göre bilimsel yöntem aşamaları “S1‐>DÇ‐>HE ‐>S2 şeklinde sıralanabilir. Bu bilimsel yöntem tüm çalışma alanları için uygulanabilir. Proje yazma faaliyeti olarak  spesifik alanımızı tanımlarsak, burada;

 

s1Rekabetçi piyasada firma olarak karşılaştığımız, bizi sıkan ve negatif etkileyen sorunlar bizim projemizin çıkış noktasıdır. POPPER’e göre yaşam ve dolayısıyla proje faaliyeti her şeyden önce bir sorun çözme faaliyetidir. Süreç, sorunun kendisiyle ve bunun bir sorun olmasının nedenleriyle başlamaktadır. Sorun faydalı bir durumsal faktördür.

 

 

 

dcBizim sorun (S1) için önerdiğimiz teknolojik yöntem ve deneme çözümleridir. Firmanın mevcut durumuna ve yerli/ yabancı muadillere(rakiplerine) göre farklı yeni özgün önerilerdir. Bu çözüm önerileri, konusunda uzman olmayan kişilerin göremediği türden sorun çözme durumlarıdır. Deneme çözümleri çok sayıda yani çoklu olmalı, tek çözüm varsa bir araştırmadan söz etmek mümkün değil, bu çözüm olsa olsa bir yatırım faaliyetidir. Çözümler (amaçlar, hedefler, başarı ölçütleri) ne denli açıklıkla formülleştirilmiş olursa olsun, onlara eriştirmeyi sağlayacak araçlar da olmalıdır. Bu gibi araçlar yoksa yaratmak gerekir. Aksi takdirde ne denli iyi olsalar da amaçlar gerçekleştirilemez. Burada amaç‐araç(yöntem)  uyumu olmalıdır.

.

 

heBizim deneme çözümlerine karşı; kavram geliştirme, tasarım aşaması ve uygulama düzeyinde yaptığımız eleştiril analiz, mühendislik çalışmaları, laboratuvar ve bilgisayar ortamındaki doğrulama çalışmaları ve imalat sürecindeki geçerlilik testleri yoluyla, geçerli olabilecek çözümler dışında uygun olmayan teknolojik çözüm ve yöntemlerini ortadan kaldırma ve ön seçimini yaptığımız teknolojik çözümlerin öngörülen ve öngörülmeyen hatalarını, risklerini hareket planları aracılığıyla eleme sürecidir. Deneysel ön çalışmaların ve devamındaki çalışmaların yanlış çıkması sık rastlanan bir durumdur. Uygulamalar ilerledikçe teknolojik çözümlerin, gerçekliğin önünde sınanması ve deneyin ışığında da düzeltilmesi gerekir. Üstelik bazı istenmeyen ve beklenmeyen yanlışlar, ancak uygulamadaki sonuçların eleştirel bir biçimde incelenmesiyle tanınabilir. Çünkü bu bağlamda girişeceğimiz her eylemin amaçlanmamış ve istenmeyen sonuçlar vermesinin de olası olduğunu göz önünde tutmamız gerekir. Örneğin rekabetçi bir konum elde etmek için ürünümü farklılaştırırsam, piyasada başka firmaların taklitleri ile ürün fiyatım daha sonra düşer. Oysa bu durum, benim hedefim değildir. Bu bakımdan projelerin yönetiminde eleştirel bir uyanıklık gösterilmesi ve projelerin Hata‐Eleme yoluyla sürekli düzeltilmesi gerekir.

 

s2Bilimsel faaliyet veya proje çalışmaları sonucunda varılan ve içinden yeni sorunların ve iyileştirilmelerin çıktığı durumdur. Başlangıç koşullarından farklı çözüm çıktılarıdır. Bilimsel faaliyet ya da proje çalışmaları sonucu istediğimiz sonuca ulaşamayarak başarısız olsak bile, (S2) her zaman (S1) den farklıdır. Döngüsel değildir. Çünkü öğretici olarak bize bir sonraki Ar‐Ge çalışmasında neleri yapmamamız gerektiğini ortaya çıkarır.

 

 

 

Not: Bu açıklamalarda <Bryan Magee’nin Karl POPPER’in Bilim Felsefesi ve Siyaset Kuramı, Remzi

Kitabevi, İstanbul,1982 kitabından yararlanılmış olup,ayrıca POPPER’n “the logic of scientific discovery,YKY yayınlarından “daha iyi bir dünya arayışı” ile “ hayat problem çözmektir” eserlerinden yararlanılmıştır.

 

 

BİLİMSEL YÖNTEMİN TÜBİTAK’IN 2014 MAYIS SONU İTİBARİYLE İYİLEŞTİRDİĞİ YENİ ARGE PROJE ÖNERİSİ FORMATINA UYARLANMASI

 

TÜBİTAK-TEYDEB ArGe proje önerisinin ana bölümleri, aşağıdaki gibi sıralanmıştır:

 

Bölüm A – Kuruluş Bilgileri ve Proje Özeti

A.0- İlgili Proje ile Karşılaştırma……………………………………………………………………………………………………

A.1- Proje Ön Bilgileri

A.2- Kuruluş Bilgileri

A.3- Proje Özeti……………………………………………………………………………………………………………………….

A.4- Proje Kısa Tanıtımı……………………………………………………………………………………………………………..

Bölüm B – Projenin Endüstriyel Ar-Ge İçeriği, Teknoloji Düzeyi ve Yenilikçi Yönü.

B.1-Projenin Somut / Ölçülebilir Hedeflerle Tanıtımı ve Çözüm Yaklaşımları (Ar-Ge Sistematiği).

B.2-Projenin Yenilikçi Yönleri

B.3-Projenin Teknoloji Düzeyi

Bölüm C – Proje Planı ve Kuruluş Altyapısı

C.1- İş Planı

C.2- Proje Yönetimi ve Organizasyonu.

C.3- Kuruluş Altyapısı

C.4- Risk ve Finansman Yönetimi…………………………………………………………………………………………………

Bölüm D – Projenin Ekonomik Yarara ve Ulusal Kazanıma Dönüşebilirliği

D.1- Ekonomik Öngörüler.

D.2- Ulusal Kazanımlar.

Bölüm E – Proje Bütçesi

E.1- Personel Giderleri Tahmini Maliyet Formu (M011).

E.2- Seyahat Giderleri Tahmini Maliyet Formu (M012).

E.3- Alet/Teçhizat/Yazılım/Yayın Alımları Tahmini  Maliyet Formu (M013).

E.4- Ar-Ge ve Test Kuruluşlarına Yaptırılan İşler Tahmini Maliyet Formu (M014).

E.5- Hizmet Alımları Tahmini Maliyet Formu (M015).

E.6- Malzeme Alımları Tahmini Maliyet Formu (M016).

E.7- Dönemsel Tahmini Maliyet Formu (M030-TL)

 

 

SORUN (S1) Adımı

 

Yukarıdaki bilimsel Yöntem şemasına  göre proje yazmaya önce TÜBİTAK’ın proje öneri

Formatındaki     A.4.’deki “Kuruluş Kısa Tanıtımı ve Projenin Başlatılma Gerekçesi

Kuruluşunuzun ana faaliyet alanı, başlıca ürün ve hizmetleri, kuruluşunuza rekabette avantaj sağlayan ana / öz yetkinlikleriniz (en iyi olduğunuz alanlar) ve kuruluşunuzun gelecek vizyonu ile ilgili özet bir bilgi vererek, önerilen projenin tüm bunlarla ne şekilde ilişkilendiğini (projenin kuruluşunuz için stratejik önemini) açıklayınız” bölümü (yani şemamızdaki S1 adımı) ile başlarız ve aşağıdaki bölüm detaylandırılır:

B.3. Projenin Teknoloji Düzeyi

Tekniğin/Teknolojinin Bilinen Güncel Durumu (“State-of-the-Art”)

Proje konusu ile ilgili ulusal/uluslararası mevcut düzeyi açıklayınız.

 

Sözgelimi tüketici tercihlerinin değişmesinden pazar payımızın düşmesi, reklamasyonların çokluğu, küresel rekabetle teknolojinin ve sektörel rekabetin gerisinde kalınması, yeni müşteri talepleri, maliyetlerin düşürülmesi, kalitenin arttırılmasının sağlanması, yeni yada önemli derecede iyileştirilmiş bir ürünün üretilmesi için yeni bir süreç hattı, makine ve otomasyon ihtiyacı gibi. Ar‐Ge Projemizin başlangıç noktası olan mevcut sorunumuzun iyi tanımlanması için; Japon yazar Masaaki İmai’ın sürekli iyileştirme anlamına gelen “KAIZEN” modeline göre, neden sorusunun 5 kez arka arkaya tekrarlayıp sorulmasıyla ancak gerçek kök sebebin bulunabileceği yaklaşımını, bir yöntem olarak benimseyebiliriz.

 

Örnek;

Soru 1: Makine neden durdu?

Cevap 1: Çünkü aşırı yüklemeden dolayı sigorta attı

Soru 2 : Neden aşırı yükleme oldu?

Cevap 2 : Çünkü yağlama yetersizdi.

Soru 3 : Neden yetersiz?

Cevap 3 : Çünkü yağlama pompası düzgün çalışmıyordu.

Soru 4 : Neden düzgün çalışmıyordu?

Cevap 4 : Çünkü pompanın mili aşınmıştı

Soru 5 : Neden aşınmıştı?

Cevap 5 : Çünkü içine pis su girmişti.

 

Bu soru‐cevaplardan sonra yağlama pompasına bir süzgeç ekleyerek kök sorun halledilmiş oluyor. Böyle düşünmeseydik çoklukla gözlendiği gibi sadece sigortayı değiştirmekle yetinseydik problemin tekrarı söz konusu olacaktı.

 

Aslında projenin başlangıç noktası, sorunu iyi tanımlamaktır. Brüksel’deki Ar‐Ge toplantılarında şu sözleri sık sık duyduğumu hatırlıyorum: ”hibe almak için proje yapıp Brüksel’e gelmeyin, Avrupa’nın sorunlarını çözmek ve buna bağlı teknolojik çözüm  riskinizi paylaşmak için bizden destek isteyin”. Başka bir deyişle:” no problem =no Project= no Money”.

 

Bizim AB projeleri yazarken öğrendiğimiz bir husus; projenin başlatılma gerekçesi bölümünde (state of the art) aşağıdaki 5 soruyu cevaplayarak en fazla iki paragraflık bir açıklama ile değerlendiriciyi 15 saniye içinde devamını okuma konusunda olumlu ya da olumsuz etkileyerek, projenin tümünün etki altına alınmasıdır:

 

‐ Sıkıntı nedir? Hangi problemi çözmeyi deniyoruz?

‐ Problem sektörel, lokal, ulusal ya da uluslar arası boyutta mı?

‐Problem halihazırda yerli ve/veya yabancı muadiller (rakipler) tarafından

çözümlendi mi? Yetersiz kalınan hususlar nelerdir?

‐Niye şimdi proje veriyoruz? Projeyi şu anda tamamlamayıp geciktirirsek

nelerle karşılaşırız?

‐Niye biz sorunun çözümüne talibiz? Yeterli personel ve ekipman alt yapısı ve

tecrübemiz projeyi gerçekleştirmeye müsait mi?

Kaynak: Sean McCarthy,how to write a competitive proposal for framework 7,

watermans printers ltd,cork, Ireland,2007.

 

DENEME ÇÖZÜMLERİ (DÇ) Adımı

 

Daha sonraki proje adımı;

Projenin Amacı,B.1’de Proje Hedefleri

Projenin hedeflenen çıktılarını tanımlayan, en önemli (en fazla 5 adet) somut ve ölçülebilir başarı ölçütlerini (kapasite, fiziksel boyut, çalışma koşulları, hız, çeşitli performans değerleri, vb.) aşağıdaki tabloda belirtiniz.”

Bu bölümde;

1‐ Projenin kısa tanımı,

2‐ Alt bileşenleri ve fonksiyonel işleyişi,

3‐Projede öngörülen belli başlı Ar‐Ge çalışmaları belirtilir. Amacın tanımlanmasından sonra, projemizin yenilikçi unsurunu belirleme çalışması yapılır.

 

Daha sonra proje yazmanın esas kalbi olarak gördüğümüz “B.2. Projenin Yenilikçi Yönleri

Yenilikler

Projede hedeflenen çıktının yenilikçi yönlerini, pazar ve sektördeki (firma içinde, yurt içinde veya dışında) benzerlerine göre öngörülen farklılıklarını, avantajlarını, üstünlüklerini kısaca özetledikten sonra, aşağıdaki iki tabloda mümkün olduğunca somut/sayısal, ölçülebilir değerlerle kıyaslayarak belirtiniz.

geliriz. Projenin yenilikçi unsurları kendi mevcudumuza ve yerli/yabancı muadillerine göre kıyaslama yapılır.

 

Burada önemli olan mevcut durumumuza ve yerli ve yabancı muadillere göre, hem alt teknolojik bileşenler bazında hem de sistem bütünlüğü bazında bileşenler arasındaki ilişkilerin dinamik analizi yapılmalıdır.

Einstein’ın izafiyet teorisine göre: Dünyadaki her şey, ancak başka bir şey ile olan mukayesesine göre gerçektir. Mukayese veya referans yoksa ileri sürdüğümüz yenilik boş bir ifadedir.

 

İncelemeyi yapacak olan TÜBİTAK uzmanı ile denetlemeyi yapacak hakemlere daha iyi mukayese imkânı verebilmek için eklerde bölümler bazında eskilerin resimleri ve yenilerin katı modelleri görsel olarak  verilir. Her projede ürün ve bu ürünü üretecek süreci birlikte ele almak daha rasyoneldir.

 

Bir bütünü diğer bir bütüne göre bütün halinde kıyaslama yapmak zor olduğu için, makineleri yada proses hattını yenilikçi yönleri itibariyle 5‐7 arası alt gruba, bileşene ya da bölüme ayırırız. Her bir proje alt bölümünü mevcudumuz ya da yerli/yabancı muadil alt bölümü ile kıyaslayarak, özgün yönleri ortaya çıkarırız. Eğer proje konusu, PROSES HATTI gibi bir sistem ise bu kez projenin bütünü, sistem alt elemanlarına ve aşamalarına bölünür.

 

Daha sonra,

Proje Faaliyetlerinin Kapsadığı Teknik ve Teknolojiler ile Özgün Katkılar

Projede özellikle tasarım/geliştirme süreçlerinde geliştirilecek ya da kullanılacak teknik ve teknolojileri aşağıdaki tabloda listeleyiniz. Projenin teknik/teknolojik içeriğine kuruluşunuzun özgün katkılarını ve kuruluşunuz dışından destek alınacak uzmanlık konularını da belirtiniz (Tablo T.1):

 

Teknik / teknolojinin adı/tanımı Kullanılacak / Geliştirilecek Projede niçin ihtiyaç duyulduğu Projenin hangi aşamasını ilgilendirdiği (iş paketi no) Bu çalışmayı yürütecek –en az lisans derecesine sahip- proje personelleri Kuruluş dışından danışmanlık / hizmet alınacak kişi ya da kuruluşlar
“… analizi”          
“Yeni …üretim tekniği”          
“… testleri”          
           
           

Geçilir.

Bize göre bu tablonun doldurulmasında Teknoloji Olgunluk (ya da Hazırlık )Seviyeleri (TRL-Technology Readiness Levels) tablosu baz alınmalıdır.

 

– TRL 1 –  temel teorik prensiplerin gözlenmesi,

– TRL 2 –  teknoloji kavram geliştirme ve neden-sonuç ilişkilerinin formüle edilmesi,

– TRL 3 –  teknoloji kavram geliştirme ve ilişkilerinin analitik ve deneysel kanıtlanması,

– TRL 4 – Laboratuvar ortamında teknolojinin doğrulanması,

– TRL 5 –Prototipin çalışma ortamına benzetilmiş ortamda doğrulanması,

– TRL 6 – Prototip ürünün çalışma ortamına benzetilmiş ortamda denenmesi,

– TRL 7 –Prototip ürünün gerçek çalışma ortamında performans gösterimi,

– TRL 8 – Prototip ürünün tamamlanması ve fiziksel testlerle standartlara olan uygunluğunun kalifiye edilmesi,

– TRL 9 –Prototip ürünün gerçek ortamda geçerliliğinin kanıtlanması.

 

Bir örnek:

 

Proje Faaliyetlerinin Kapsadığı Teknik ve Teknolojiler ile Özgün Katkılar

Projede özellikle tasarım/geliştirme süreçlerinde geliştirilecek ya da kullanılacak teknik ve teknolojileri aşağıdaki tabloda listeleyiniz. Projenin teknik/teknolojik içeriğine kuruluşunuzun özgün katkılarını ve kuruluşunuz dışından destek alınacak uzmanlık konularını da belirtiniz (Tablo T.1):

 

Teknik / teknolojinin adı/tanımı Kullanılacak / Geliştirilecek Projede niçin ihtiyaç duyulduğu Projenin hangi aşamasını ilgilendirdiği (iş paketi no) Bu çalışmayı yürütecek –en az lisans derecesine sahip- proje personelleri Kuruluş dışından danışmanlık / hizmet alınacak kişi ya da kuruluşlar
PAZAR-TALEP ANALİZİ KULLANILACAK PROJE BAŞABAŞ ANALİZİ İÇİN KAVRAM GELİŞTİRME    
TEKNİK YAPILABİLİRLİK ANALİZİ-LİTERATÜR TARAMA KULLANILACAK        
TEKNİK YAPILABİLİRLİK ANALİZİ-PATENT TARAMA KULLANILACAK        
SWOT ANALİZİ KULLANILACAK        
MALİ ETÜD KULLANILACAK        
RİSK ANALİZİ KULLANILACAK        
ULTRASONİK DEBİ ÖLÇÜM SİSTEMİNİN TASARIMI GELİŞTİRİLECEK        
VALF TASARIMI GELİŞTİRİLECEK        
HABERLEŞME ÜNİTESİ TASARIMI GELİŞTİRİLECEK        
ULTRASONİK ÖLÇÜM VERİLERİNİN KULLANILABİLMESİ İÇİN MATEMATİKSEL MODEL OLUŞTURULMASI GELİŞTİRİLECEK        
ELEKTRONİK KART TASARIMI GELİŞTİRİLECEK        
Mühendislik ANALİZLERİ GELİŞTİRİLECEK        
TEST PLATFORMU TASARIMI GELİŞTİRİLECEK        
DENEY PLANINI TASARLANMASI GELİŞTİRİLECEK        
SONLU ELEMANLAR YÖNTEMİ          
———-          
———          
YAZILIMIN TESTLERİ GELİŞTİRİLECEK        
TEST PLATFORMUNUN İMALATI          
————–          
TEST PLATFORMUNUN TESTLERİ          
ULTRASONİK VANA İMALATI          
HİDROLİK VANA          
CE TESTLERİ KAPSAMINDA ELEKTRİKSEL TESTLER          
TEST PLATFORMINDA YAPILAN TESTLER          
SAHA TESTLERİ          

 

 

 

 

 

 

HATA ELEME (HE) Adımı

 

Hata Eleme (HE) süreç adımına karşılık gelen TÜBİTAK proje alt bölümlerini yazmaya sıra gelir. Tasarım/proses FMEA (Failure Mode Effect Analysis) risk analizleri, sonlu elemanlar yöntemi ile statik, dinamik, termal, yorulma, akış analizleri, test ve mühendislik analizleri, laboratuvar çalışmaları ile ÜRETİME GEÇMEDEN TASARIM aşamasında birden çok üretim yönteminin yanlışlanması (falsify) ve bizim parametrelere göre uygun bulup seçtiğimiz bir yöntemin doğrulama faaliyeti yapılır (verify). İmalat aşamasında ise uygun bulduğumuz yöntemin tüm şartları karşıladığını göstermek için uygunluk testleri yapılarak tasarım geçerli kılınır (validity).

 

Hata eleme adımları;

Hata eleme adımları iki aşamada gerçekleştirilir. Birincisi birden fazla deneme çözümü içinden bir tanesi hariç diğerlerinin ortadan kaldırılması süreci ile ortaya çıkan ve bize göre uygun bulunan bir yöntemin her bir tasarım girdisinin tasarım çıktısını doğrulaması(verify)dır. Bu adım genelde tasarım aşamasında gerçekleşir ve Analizleri, Mühendislik hesaplamalarını vs. kapsar. İkincisi proje çıktısının kullanım şartlarında tüm girdilerin tüm çıktıları karşıladığının doğrulanmasıdır. Diğer bir ifade ile uygunluk testleridir.

 

Hata Eleme ya da Ortadan Kaldırma süreci ,

 

“B.1 Projenin Somut / Ölçülebilir Hedeflerle Tanıtımı ve Çözüm Yaklaşımları (Ar-Ge Sistematiği)”ile

“C.1. İş Planı- İş Paketi Tanımlama Formu”

Bölümlerinde hata‐eleme süreci tanımlanır.

 

Asıl Ar‐Ge faaliyetleri bu çalışmalardır. “Ar-Ge Sürecinde Kullanılacak Yöntemler –Yukarıda tanımlanan proje hedeflerine ulaşmak için uygulanacak analitik / deneysel çözüm yöntemlerini belirtiniz.” Projenin Ar‐Ge Unsuru ve sistematiği bu bölümde belirtilir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi ArGe; uygun teknolojik yöntemlerin bulununcaya kadar diğer çözümlerin elenmesi ve ön seçim bu bölümde açıklanır.

 

Seçtiğimiz teknolojik yöntemlerin bilimsel ve teknik belirsizliklerin ( risklerin )belirlenmesi ve giderilmesi  çalışması ise formatın B.3’deki

 

Teknik/Teknolojik Belirsizlik ve Zorluklar

Kuruluşunuzun mevcut bilgi birikimini ve geçmiş projelerden elde ettiği yeteneklerini dikkate alarak, önerilen projenin geliştirilmesi sırasında deneyim sahibi olmadığınız, ilk kez karşılaşacağınız, üstesinden gelmeniz gereken teknik/teknolojik belirsizlikleri ve zorlukları açıklayınız.  (En fazla 3000 karakter)

Bölümünde açıklanır. Ayrıca proje süreci dışındaki dışsal ve çevresel faktörlerin riskleri, giderilmesi ve hatta B planları aşağıdaki bölümde açıklanır:

 

C.4. Risk ve Finansman Yönetimi

Projenin Yürütülmesi Sırasında Karşılaşılabilecek Riskler ve Alınacak Önlemler

Projenin yürütülmesi sırasında karşılaşılması olası teknik, mali, idari ve hukuki riskler ile, bunların en aza indirilmesi için ne tür önlemler almayı planladığınızı (“B plan(lar)ınızı”) belirtiniz.

 

 

Risk

Riskin Gerçekleşmemesi İçin Alınan Önlemler Alınan önlemlere rağmen riskin gerçekleşme olasılığı nedir ve gerçekleşme durumunda etkisi ne düzeyde olabilir? Alınan önleme rağmen riskin gerçekleşmesi durumunda yapılacaklar

(“B Planı”)

Olasılık

(Yüksek / Orta / Düşük)

Etki

(Yüksek / Orta / Düşük)

         
         
         

 

Proje Çıktısının Ticarileşmesi Aşamasında Karşılaşılabilecek Riskler ve Alınacak Önlemler

Ticarileştirme aşamasında kuruluşunuzun karşılaşılabileceği olası engelleri (teknik, mali, hukuki, fikri mülkiyet hakları vb.) ve bu engellerin aşılmasına ilişkin planlarınızı belirtiniz. Ayrıca proje faaliyetlerinin ve proje çıktısının çevreye ve canlılara olumsuz etkileri varsa, bunlara karşı almayı planladığınız önlemleri belirtiniz.

 

 

Risk

Riskin Gerçekleşmemesi İçin Alınan Önlemler Alınan önlemlere rağmen riskin gerçekleşme olasılığı nedir ve gerçekleşme durumunda etkisi ne düzeyde olabilir? Alınan önleme rağmen riskin gerçekleşmesi durumunda yapılacaklar

(“B Planı”)

Olasılık

(Yüksek / Orta / Düşük)

Etki

(Yüksek / Orta / Düşük)

         
         
         

 

Finansman Yönetimi

Başvuru yapmakta olduğunuz destek programında desteklenen projelerde, proje harcamaları kuruluş tarafından yapıldıktan sonra TÜBİTAK’a sunulur ve yapılan değerlendirme sonunda projeye ilişkin harcamaların belirli bir yüzdesi TÜBİTAK tarafından kuruluşa ödenir. Projeyi yürütmek için özkaynaklarınızın ve diğer finansman kaynaklarının yeterliliği ve almayı planladığınız tedbirlerle ilgili bilgi veriniz

 

ArGe Sistematiği: Risk ve problemleri çözme, olası fırsatları yakalama yolunda Bilimsel Yöntemleri kullanarak (örneğin literatür tarama, risk analizi, Sonlu Elemanlar Yöntemi – SEY (İngilizcesi: The finite element method (FEM) kullanılarak yapılan çeşitli tasarım doğrulama ve optimizasyon çalışmaları, benzeşim çalışmaları ve/veya deneysel çalışmalar, TESTLER) deneme yanılma sürecini kısaltan, çözüme ulaşma olasılığının artıran, belirli bir sistematiğe sahip çalışmalardır.

 

 

                SONUÇ (S2)

 

Sıra bilimsel yöntem analizindeki SONUCA Yani (S2) ‘e geldiğinde, S2 PROJE ÇIKTILARI;

 B.1 Projenin Somut / Ölçülebilir Hedeflerle Tanıtımı”

bölümünde ve

iş paketlerinde “

Bu iş paketi faaliyetlerinin izlenmesini sağlayan ve tamamlandığını gösteren ölçülebilir/somut teknik ara çıktıları (kilometre taşlarını) belirtiniz:
Ara Çıktının Tanımı Beklenen Gerçekleşme Tarihi: Çıktının Kullanılacağı İş Paketi
Ara çıktı-1 …/…/……  
Ara çıktı-2 …/…/……  

bölümünde gösterilir.

 

 

Daha sonra projenin yazma düzenini bozmamak için Deneme Çözümü içinde yer alması gereken Firma alt yapısı, projenin etkileri, proje çıktısının ticarileşmesi ve proje maliyetleri konusundaki standart bölümlere geçilir.

 

 

SONUÇ

 

Yukarıdaki çalışmamız ile Ar‐Ge proje önerisi yazarken POPPER’in geliştirdiği halen geçerli bilimsel yöntemin sorun çözme kalıbından hareket ederek, hızlı, doğruya daha yakın ve akılcı (rational) Ar‐Ge proje önerisi yazmaya katkıda bulunmak istedik, çünkü çoğu firmalarda Ar‐Ge projesi yazmaya karşı bir çekingenliğin, bir tepkinin var olduğunu gözlemliyoruz. Ar-Ge prototip çalışmasından sonraki seri üretim yatırımlarında birçok desteklerin olduğu ve bu desteklerin patent/faydalı model çalışması ile bütünleşmesi halinde büyük oranda işlerlik kazanacağı dikkate alınırsa, yukarıdaki analizlerimiz bize göre patent/faydalı model çalışmalarında da faydalı olabilecektir.

 

Bizim burada ortaya koyduğumuz bu çalışma, bir denemedir, varsayımdır, tahmindir, hipotezdir, proje yürütücüsü deneme yaparak yani proje yazarak, kalıbın kavramlarını test edebilir, hataları eleyebilir, daha iyi açıklayıcı yaklaşımlara ulaşabilir. Bu şekilde hepimiz proje yazma seferberliğine katkıda bulunabiliriz, eyleme geçmeliyiz, bol bol proje yazıp, reddedilirse bundan ders alıp, yolumuza devam etmeliyiz. İrlandalı yazar Bernard Show şöyle demektedir : “Gençken yaptığım on şeyden dokuzunun başarısızlıkla sonuçlandığını gördüm. Başarısız olmak istemiyordum onun için ben de on kat daha fazla çalıştım”.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI