Tek kişilik dev şirkette vergisel bakış – II

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 22 Temmuz 2013 - 11:52
VI. VERGİ BORÇLARINDAN ORTAKLARIN SORUMLULUĞU
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35 inci maddesinde yer alan düzenleme; “Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.
Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.” şeklindedir.
Maddenin  birinci  fıkrası  hükmüne  göre,  limited  şirket  ortakları  şirketten  tamamen  veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu tutulurlar.
Maddenin uygulamasına yönelik olarak Seri:A, Sıra:1 nolu Tahsilat Genel Tebliğinde açıklamalar yapılmıştır. Tebliğ açıklamasına göre, limited şirket borçlarından sorumlu olan gerçek veya tüzel kişi ortaklar, 6183 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca amme borçlusu olup, bu Kanun hükümlerine göre takip edilecektir.
6183 sayılı Kanunun 35 inci maddesi uyarınca limited şirket ortakları hakkında takibe geçilebilmesi için, Kanunun 54 ve müteakip maddelerine göre şirket hakkında yapılan takip muameleleri sonucunda amme alacağının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gerekmektedir.
Kanunun 3 üncü maddesinde yer alan tanıma göre;
Tahsil edilemeyen amme alacağı terimi; “Amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını,”
Tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi; “Amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan ammealacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını,”
ifade etmektedir.
Bu düzenleme çerçevesinde limited şirket ortaklarının sorumluluğuna başvurulmadan önce alacaklı tahsil dairelerince yukarıda yer alan tanımlarda yer alan hususlar dikkate alınmak suretiyle yapılacak işlemlere dayanarak kamu alacağının şirketten tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gerekmektedir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait olan ve devir tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan kamu alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulurlar.
Buna göre, şirket ortağının payını devretmesi halinde, devreden ve devralan şahıslar, şirketin devir tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş borçlarından, Kanunun 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sermaye hisseleri oranında sorumlu olacaklardır. Ancak bu sorumluluğa başvurulabilmesi için kamu alacağının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememiş veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerekmektedir.
Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, kamu alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulurlar. Buna göre, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi  gerektiği  zamanlarda  farklı  kişilerin  şirket  ortağı  olması  halinde,  söz  konusu kişilerin bu kamu alacağından müteselsilen sorumlu tutularak, Kanunun 35 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca sermaye hisseleri oranında takip edilmesi gerekmektedir1.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35 inci maddesine göre limited şirket ortakları hakkında yapılacak takip aşağıdaki gibi olacaktır;
• Öncelikle şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda şirket ortaklarının kimler olduğu ve bu ortakların sermaye hisseleri; şirket ana sözleşmesi, ana sözleşme değişikliği veya pay defterindeki kayıtlardan tespit edilecektir.
• Her bir ortağın sermaye hissesine göre takip konusu olan kamu alacağından sorumlu olduğu tutar belirlenecektir.
• Şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının ödenmesinden sermaye hissesi oranında sorumlu tutulması gereken
ortağın,  hissesini  devredip  devretmediği  araştırılacak,  hisse  devrinin  söz  konusu olduğu hallerde, devralan şahsın devir tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş şirket borçlarından sorumlu tutulacağı tutar tespit edilecektir.
• Ortaklar hakkında takip muamelesine 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesine göre tanzim edilecek ödeme emrinin tebliği suretiyle başlanılacaktır.
Bu durumda, tek kişilik şirkette ortak hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılacak takip şirket hakkında yürütülen takip sonuçsuz kaldıktan sonra başlatılacaktır. Tek kişilik şirkette müdür ve ortak aynı kişi olacağından, böyle bir durumda, ortak kanuni temsilci sıfatına da haiz olacağından, hakkındaki takip 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddesine göre, kamu alacağının tamamından müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre yürütülecektir.
6183 sayılı Kanun’un “Amme alacaklarının korunması” başlıklı ikinci bölümünde yer alan teminat isteme, ihtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk ve diğer koruma hükümleri, yeterli şartların varlığı halinde kamu borçlusu sayılan tek kişi ortak hakkında da uygulanacaktır.
Öte yandan, yukarıda yer verilen 6183 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ihdasının asıl gerekçesi, Türkiye uygulamasında limited şirket statüsündeki şirketlerin kamu borçları konusunda geçmişte oluşan olumsuz sicilleridir. Bu türdeki şirketlerin kuruluş prosedürlerinin kısa ve pratik oluşu, şahıs şirketlerinden ve şahıs işletmelerinden limited şirket türüne ciddi bir akın oluşturmuştur. Limited şirket, kurumlar vergisi mükellefi olması ve ünvanı ile dış dünyaya karşı kurumsal bir izlenim vermesi nedeniyle tercih edilen bir şirket türü olmuştur. Buna karşın, vergi matrahlarının doğru olarak beyan edilmesi ve doğan kamu borçlarının ödenmesi  konusunda  oluşan  aksaklık  ve  gecikmelerin  en  çok  bu  şirket  türünde  ortaya çıkmıştır. Aksayan tahsilat konusunda, sadece şirketin sermayesi ile sınırlı takip yapılması durumunda tahsilat imkanının olmadığı anlaşılmış ve bu nedenle kamu borçlarından limited şirketin sermayesi ile sorumluluğu uygulamasına son verilmiştir.
6183 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi, bir tür sermaye şirketi olmasına karşın, limited şirketlerde  ortakların  pay  oranı  ile  sınırlı  olmak  üzere  kamu  borçlarına  karşı  şahsi malvarlıkları ile sorumluluğunu öngörerek, bu şirket türünü şahıs şirketinden çok farklı görmediğini ifade etmiştir. Maalesef, devlet en azından kamu borçları yönünden limited şirket türüne çok fazla güvenemediğini bir yasal düzenleme yapmak suretiyle açıklamak zorunda kalmıştır.
Durum böyle  iken,  en  az  iki  kişilik  limited  şirketi  sermaye  şirketi  gibi  muameleye  tabi tutmayan devletin, “tek kişilik limited şirkete” ve “tek kişilik anonim şirkete” nasıl güvenebileceği sorusu akla gelmektedir. Tahminimizce, uygulamaya yakın gelecekte girecek olan “tek kişilik limited şirket” ve “tek kişilik anonim şirket”, her ne kadar ünvanlarında sermaye şirketi görünümü bulunmakta ise de, algı yönünden tek şahıs işletmesinden veya halihazırdaki iki ortaklı limited şirketten farklı olamayacaktır. Zira, “tek kişilik limited şirket” ve  “tek  kişilik  anonim  şirket”  türünün  kurumsal  yönetime  kavuşması  ve  işlemlerinde kurumsal  bir  görünüm  verebilmesi  oldukça  düşük  ihtimaldir.  İşlemleri  ile  tek  şahıs işletmesine  veya  halihazırdaki  limited  şirkete  çok  benzeyecek  olan  bu  tür  şirketler, ünvanındaki “limited” veya “anonim” sözcüklerinin düzeyini yükseğe değil, aşağıya çekeceklerdir. Mukayeseli olarak bakıldığında ülkemizde, şirket türleri arasında daha fazla kurumsal görünen ve nispeten güven veren anonim şirket türünde mevcut “anonim” sözcüğünün yıpranmasına hizmet edebileceklerdir. Tabii ki, bu kanıyı, bütün “tek kişilik limited  şirket”  ve  bütün  “tek  kişilik  anonim  şirket”ler  için  belirtmek  doğru  olmayabilir. Ancak, bu türde yapılanacak olan şirketlerin çoğunluğu için durumun yukarıda belirtildiği şekilde olacağı kuvvetle muhtemeldir.
VII. VERGİ BORÇLARINDAN KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU
6183 sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddesinde kanuni temsilcilerin sorumlulukları düzenlenmiştir.   Madde düzenlemesi; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessilleri hakkında da uygulanır.
Tüzel  kişilerin  tasfiye  haline  girmiş  veya  tasfiye  edilmiş  olmaları,  kanunî  temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz.
Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.
Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur” hükümlerini içermektedir.
Maddede yer alan “kanuni temsilciler” ifadesi; tüzel kişilerin, küçüklerin ve kısıtlıların kanuni temsilcilerini, tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenleri, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessillerini kapsamaktadır.
6183 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde, amme borçlusu veya borçlu teriminin, amme alacağını   ödemek   mecburiyetinde   olan   gerçek   ve   tüzel   kişileri   ve   bunların   kanuni temsilcilerini veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini ifade ettiği hükme bağlanmıştır.
6183 sayılı Kanunun amme borçlusu saydığı kanuni temsilcilerin kimler olduğu ve sorumluluklarının şekli Türk Medeni Kanunu, Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili diğer mevzuatta belirlenmiştir. II. bölümde belirtildiği üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 370 inci maddesinde de, temsil yetkisinin yönetim kuruluna ait olduğu; yönetim kurulunun temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebileceği, en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olmasının şart olduğu belirtilmiştir. Bu düzenlemeye göre, şirketi temsil yetkisi, tek kişi olan ortağa ait olacaktır. Temsil yetkisi müdür sıfatı taşıyan üçüncü kişilere de devredilemeyecektir, zira kanun maddesi temsil yetkisinin müdürlere devri halinde en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini devretmemesini, uhdesinde bırakmasını emretmektedir. Tek ortaklı şirkette tek yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini pay sahibi olmayan bir müdüre devretmesi halinde, yasanın yukarıda belirtilen hükmüne aykırı hareket edilmiş olacaktır.
Limited şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir. Tek kişilik limited şirkette müdür de ortak olan tek kişidir. Bu kişi tüzel kişi ise, bir gerçek kişiye müdürlük yetkisi verecektir. Tek kişilik limited şirkette tek kişilik genel kurul hariçten müdür ataması yapamayacaktır, çünkü yasa  maddesi  en  az  bir  müdürün  ortak  olmasını  emretmektedir.  Bu  kişi  anonim  şirkette olduğu gibi, şirketin bütün organlarını oluşturacak ve bütün işlemlerini yapacaktır.
Buna   göre   gerek   tek   ortaklı   limited   şirkette,   gerekse   tek   ortaklı   anonim   şirkette müdür/yönetim kurulu üyesi sıfatıyla kanuni temsilci olan tek kişi olan ortaktır. Bu kişi kanuni temsilci sıfatıyla, şirketin kamu borçlarından şahsen sınırsız sorumlu tutulabilecektir.
Öte yandan, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda farklı kişilerin kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenler olması halinde söz konusu kişiler, kamu alacağından müteselsilen sorumlu tutularak, Kanunun mükerrer 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takip edilecektir. Bunun için önce, asıl kamu borçlusu nezdinde sürdürülen takip işlemleri sonucunda kamu alacağının tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gerekir. Bu durumda, önce asıl borçlu hakkında takiplerin yapıldığı  ve  buna  rağmen  yeterli  tahsilat  yapılamadığının  kesin  olması  lazımdır.  Ancak bundan sonra, kanuni temsilciler hakkında takip yapılabilecektir. Kanuni temsilciler adına yapılacak takibe de 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesine göre düzenlenecek ödeme emri tebliği suretiyle başlanılacaktır.
VIII. ORTAKLAR İLE KANUNİ TEMSİLCİLERİN TAKİBİNDE ÖNCELİK SIRASI

Ortak ve kanuni temsilcilerin farklı olduğu veya kişi hakkında yapılacak takibatın tutarının ortak ve kanuni temsilci sıfatına göre değişiklik gösterdiği durumlarda takibatın önce ortak hakkında mı yoksa kanuni temsilci hakkında mı yapılacağı sorusu akla gelmektedir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35 inci maddesinde düzenlenen limited şirket ortaklarının vergi sorumluluğu ile mükerrer 35 inci maddesinde yer verilen kanuni   temsilcilerin   sorumlulukları   nedeniyle   yapılacak   takiplerde   ortak   ve   kanuni temsilcilerin takibinde kanunda herhangi bir öncelik sırası öngörülmüş değildir. Bu nedenle, Maliye Bakanlığı Seri:A, Sıra:1 nolu Tahsilat Genel Tebliğinde, ortaklar ile kanuni temsilciler arasında bir öncelik sıralaması olmadığı gerekçesiyle, ortaklar ve kanuni temsilciler hakkında yapılacak takiplere aynı zamanda başlanması gerektiğini belirtmektedir. Maliye Bakanlığı, doğal  olarak  “amme  alacağının  korunması”  başlığını  taşıyan  bölümde  düzenlenmiş  olan hükümler ile kamu alacağını asıl borçlu olan şirketten tahsil edemese dahi, kanunen ödeme sorumlu yüklenen şirket ortağı veya kanuni temsilcisinden tahsil etme amacını gütmektedir. Bu durum aşağıda bir örnek yardımıyla açıklanabilir.

Ödememişler  Ticaret  Ltd.Şti.  nin  sermayesi  10.000  TL  olup,  ortak  Tahir  Ödememiş’in sermaye payı 7.000 TL, ortak Mahir Ödememiş’in payı ise 3.000 TL dir. Tahir Ödememiş şirketin 1.1.2007 tarihinden bugüne kadar müdürü olarak kayıtlıdır. 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin olmak üzere 12.12.2011 tarihi itibariyle şirketin vergi, vergi cezası, gecikme faizi ve gecikme zammı olarak toplam 5.000.000 TL kamu borcu bulunmaktadır. Tahsilat amacıyla şirket hakkında yapılan takip sonucunda herhangi bir tahsilat yapılamamış olup, alacağın şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılmıştır.
VI. bölümde yer alan yasal düzenleme ve açıklamalara göre, limited şirketten tahsil edilemeyeceği   anlaşılan   kamu   alacağının   tahsili   amacıyla   şirket   ortakları   şirketin sermayesindeki  payları  oranında  takip  edilmesi  gerekir.
Ortak sıfatıyla takip son sütunda gösterilen tutarlar üzerinden yapılacak olmakla birlikte, ortak Tahir Ödememiş aynı zamanda şirketin kanuni temsilcidir. VII. Bölümde yer verilen 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre şirket kanuni temsilcilerinin vergi borçlarından sorumluluğu sınırsız şahsi sorumluluktur. Buna göre, Tahir Ödememiş şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla vergi borçlarının toplamı olan 5.000.000 TL den şahsen sınırsız sorumlu tutulur.
Yukarıda yer alan açıklamalara göre, alacaklı vergi idaresi alacağını şirketten tahsil edemeyeceğini tespit ettikten sonra, ortak sıfatıyla Mahir Ödememiş’e ödeme emri tebliğ ederek 1.500.000 TL için takip edebilir. Kanuni temsilci sıfatıyla Tahir Ödememiş’e ödeme emri tebliğ ederek 5.000.000 TL için takip yapabilir. Bu takipler için bir öncelik sırası söz konusu değildir, her ikisi aynı anda başlayabilir. Alacaklı vergi idaresi, toplam 5.000.000 TL tutarındaki  alacağın  tamamını  dilerse,  Tahir  Ödememiş’ten  tahsil  edebilir.  Ya  da  azami
1.500.000 TL sini Mahir Ödememiş’ten ve kalan kısım Tahir Ödememiş’ten olmak üzere her iki ortaktan tahsil edebilir. Bu noktada idarenin borçluları takip konusunda yasal yetkisi mevcuttur.  Burada  dikkat  edilmesi  gereken  nokta,  ortağı  olduğu  şirketin  vergi  borcu dolayısıyla Mahir Ödememiş’in takip edileceği maksimum tutarın 1.500.000 TL olduğudur.
IX. SONUÇ
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre ticari faaliyette bulunan tek kişilik anonim şirket ve tek ortaklı limited şirkette, ortak olan tek kişi aynı zamanda yönetim kurulu üyesi/müdür sıfatıyla kanuni temsilci olarak görev yapacak ve yetki kullanacaktır. Bu durumda, şirketin kamu alacaklarının şirketin malvarlığından tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, şirketin tek ortağı olan kişi tek kanuni temsilci olarak şahsi malvarlığıyla takip edilecektir. Tek ortağın ve tek yöneticinin tüzel kişi olması halinde, tüzel kişi temsil yetkisini haiz olmakla birlikte yönetim yetkisini bir gerçek kişi ile kullanacaktır. Bu durumda, yönetim kurulu üyesi ve kanuni temsilci olan tüzel kişi, tek kişilik şirketin vergi borçlarından sorumlu olacaktır.
Uygulamaya yakın gelecekte girecek olan “tek kişilik limited şirket” ve “tek kişilik anonim şirket”,  her  ne  kadar  ünvanlarında  sermaye  şirketi  görünümü  bulunmakta  ise  de,  algı yönünden tek şahıs işletmesinden veya halihazırdaki iki ortaklı limited şirketten farklı olamayacaktır.  Zira,  “tek  kişilik  limited  şirket”  ve  “tek  kişilik  anonim  şirket”  türünün kurumsal yönetime kavuşması ve işlemlerinde kurumsal bir görünüm verebilmesi oldukça düşük ihtimaldir. Kaldı ki, Türk Ticaret Kanunu, çok ortaklı şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin belli bir kısmının yüksek öğrenim görmüş olmasını şart koşarken,   tek kişilik şirkette görev alacak yönetim kurulu üyesinin eğitim durumuna ilişkin herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İşlemleri ile tek şahıs işletmesine veya halihazırdaki limited şirkete çok benzeyecek olan bu tür şirketler, ünvanındaki “limited” veya “anonim” sözcüklerinin düzeyini yukarıya değil, aşağıya çekeceklerdir. Ülkemizde, şirket türleri arasında daha fazla kurumsal görünen ve nispeten güven veren anonim şirket türünde mevcut olan “anonim” sözcüğünün yıpranmasına hizmet edebileceklerdir.

ŞİRKETLER MUHASEBESİ DERSİ 2012-2013 YILLIK PLANI

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 10 Ekim 2012 - 13:54

Bu yıllık plan okul zümresinde belirlenen ders saat sayısı ve modüller çerçevesinde hazırlanmıştır. Her okulda farklılık gösterebilir. Bu yıllık plan yeni çizelgeye göre hazırlanılmıştır.

Öğretmenlerimiz planı kontrol ettikten ve kendi düzeltmelerini yaptıktan sonra kullanabilir.

Şirketler Muhasebesi Dersi Yıllık Planı Modülleri ve Süreleri:

Şahıs Şirketleri (40/24)

Sermaye Şirketleri (40/24)

Şirket Kapanış İşlemleri (40/24)

Kooperatifler (40/24)

ŞİRKETLER MUHASEBESİ DERSİ 2012-2013 YILLIK PLANI İNDİR

6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanununda Suçlar, Cezalar

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 12 Eylül 2012 - 12:32

01.Temmuz.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni Türk Ticaret Kanunu ile işadamına pek çok yükümlülük getirildi. Bu yükümlülüklere uymayanların da adli para cezası ile cezalandırılması öngörüldü. Adli para cezası tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde ödenmezse, aynı gün sayısında hapis cezasına dönüşüyor.

Bu yönüyle yasa daha uygulanmaya başlamadan iş adamlarında, endişe ve huzursuzluğa yol açtı. Bu konuda verdiğim tüm eğitimlerde katılımcıların kanun ile ilgili en büyük endişeleri ve sordukları ilk soru yasanın ceza öngören hükümleri. Ben de, bu haftaki yazımızda yeni Ticaret Kanunumuzda ceza gerektiren halleri sizler için ayrıntılı inceleyerek aktarıyorum.

1. Şirket Ortaklarının Şirketten Borç Para Alması Yasaklanmıştır.

Kanunun 562’nci maddesinde; 358 inci ve 395 inci madde hükümlerine aykırı olarak şirkete borçlananlar, “Üç yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılırlar” hükmü yer almaktadır. Yeni TTK’da, “Pay sahiplerinin şirkete borçlanma yasağı” başlıklı 358’inci maddesinde; İştirak taahhüdünden doğan borç hariç, pay sahipleri şirkete borçlanamaz denmektedir.
Yine Kanunun “Şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı” başlıklı 395’inci maddesinde;
Yönetim Kurulu Üyesi, onun 393’üncü maddede sayılan yakınları (yönetim kurulu üyesi, alt ve üst soyu, eşi, üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları) kendisinin ve söz konusu yakınlarının ortağı oldukları şahıs şirketleri ve en az yüzde yirmisine katıldıkları sermaye şirketleri, şirkete nakit veya ayni borçlanamayacaklar. Bu kişiler için şirketin kefalet, garanti ve teminat veremeyecek, sorumluluk yüklenemeyecek, bunların borçlarını devralamayacaklar. Aksi hâlde, şirkete borçlanılan tutar için şirket alacaklılarının bu kişileri, şirketin yükümlendirildiği tutarda şirket borçları için doğrudan takip edebilecek ve bu yasağa aykırı davranan Anonim Şirket Yönetim Kurulu üyeleri ve diğer ilgililer de üç yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılacaklardır.

Bununla birlikte yasa koyucu, şirkete borçlanma yasağına uygulanacak ceza konusunda Anonim Şirket pay sahiplerine ve Limited Şirket ortaklarına, borçlarını ödeme konusunda bir süre tanımıştır. Anılan düzenlemeye göre, YTTK’nın 358. maddesine aykırı şekilde, şirkete borçlu olan pay sahipleri ve Limited Şirket ortakları, borçlarını, 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren üç yıl içinde, yani 1 Temmuz 2015 tarihine kadar, nakdî ödeme yaparak tamamen tasfiye etmek zorundadırlar. 1 Temmuz 2015 tarihine kadar borçlarını tasfiye etmedikleri takdirde, haklarında 562. maddenin 5. fıkrasında öngörülen üç yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılacaktır.
Bu konuda son bir uyarı yeni Ticaret Kanuna göre şirket ortakları, yasanın uygulamaya başladığı tarihten sonra şirketteki alacakları konusunda da sıkıntı yaşayabilirler çünkü yasaya göre şirket diğer tüm borçlarını ödemeden ortaklara olan borcunu ödeyemez. 

2. Ticari Defterlerin Açılış Ve Kapanış Tasdiklerini Yaptıramayanlar,

Kanun 64’üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre; her Tacir, Ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini notere yaptırması zorunlu olup, bu zorunluluğa uymayanların iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılmaları gerektiği kanun 562. maddesinde yer almaktadır.

3. Gerçeği Yansıtmayan Envanter çıkaranlar,

Kanun 66’üncü maddesi; Her Tacir yıl sonunda ticari işletmesinin envanterini çıkarması ve çıkardığı envanterin gerçeği yansıtması gerektiğini belirtilmiştir. Bu madde hükümlerine aykırı davranan yani gerçeği yansıtmayan Envanter çıkaranlara iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılmaları kanun 562. maddesinde öngörülmüştür.

4. Saklaması Zorunlu Belgelerini İbraz Etmeyenler

Kanun 86’ıncı maddesine göre; saklanması zorunlu olan belgeleri sadece dijital ortamda ibraz edebilen kimse, giderleri kendisine ait olmak üzere o belgelerin okunabilmesi için gerekli olan yardımcı araçları kullanıma hazır bulundurmalı; icap ettiği takdirde belgeleri, giderleri kendisine ait olmak üzere bastırarak ve yardımcı araçlara ihtiyaç duyulmadan okunabilen kopyalarını sunabilmelidir.” Bu yükümlülüğe uygun olarak saklanması zorunlu belgelerini ibraz etmeyenler iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılmaları 562. maddesinde yer almaktadır.

5. Defter Tutma Yükümlülüğüne Uymayanlar

Defter tutma yükümlülüğü kanunun 64 maddesinde düzenlenmiş olup bu maddeye göre her tacir, ticari defterlerini Türkiye Muhasebe standartlarına uygun olarak tutmak ve İşletmenin ticari işlemlerini ve mal varlığını gerçekçi bir şekilde ticari defterlere yansıtmak zorundadır. Ayrıca tacir, defterlerini üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutmalıdır. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen tacirler iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılmaları kanunda öngörülmüştür.

6. Belgelerin Kopyasını Saklamayanlar

Kanun 64’üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre; her Tacir, işletmesi ile ilgili olarak gönderilmiş olan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikro fiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekilde bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklaması gerekiyor. Bu belgelerin yetkili mercilerce istenmesi durumunda ibraz etmeyen tacirlerin, iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılması gerektiği kanun 562. maddesinde yer almaktadır.

7. Usulüne uygun olarak defterlerini tutmayanlar

Kanun 65’üncü maddesine göre; her Tacir Ticari defterlerini ve gerekli diğer kayıtları

 

  • Türkçe tutması,
  • kısaltma, rakam, harf ve sembol kullanıldığı takdirde bunların anlamları açıkça belirtmesi,
  • defterlerin yazımları ve diğer gerekli kayıtların, eksiksiz, doğru zamanında ve düzenli olarak tutması,
  • yazılı kayıtlarda yanlışlık varsa tek çizgi ile çizmesi,
  • dijital kayıtla ilgili değiştirmelerde, kayıt sırasında mı yoksa daha sonra mı yapıldığı anlaşılmayan değiştirmeler yapmaması,
  • defterler elektronik defter ortamında tutacaksa tutulan defterlerin Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olması,
  • ayrıca defterlerin ve gerekli diğer kayıtların elektronik ortamda tutması durumunda, bilgilerin saklanma süresinde bunlara ulaşılmasının ve bu süre içinde bunların her zaman kolaylıkla okunmasının temin etmesi

gerekmektedir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranan tacirler iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılmaları kanun 562. maddesinde yer almaktadır

 

8. Türkiye Muhasebe Standartlarına Aykırı Hareket Edenler

Kanun 64 ila 88’inci madde hükümlerine tabi gerçek ve tüzel kişiler gerek ticari defterlerini tutarken, gerçek münferit ve konsolide finansal tablolarını düzenlerken Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından yayımlanan, Türkiye Muhasebe Standartlarına, kavramsal çerçevede yer alan muhasebe ilkelerine ve bunların ayrılmaz parçası olan yorumlara aynen uymak ve bunları uygulamak zorundadırlar. Bu kurala uymayan tacirler TTK’nun 562/2’inci maddesine göre; yüz günden üç yüz güne kadar adli para cezasıyla karşı karşıya kalacaklardır.

        8.1 Yeni Türk Ticaret Kanununa Göre Denetleme Yetkisine Sahip Denetin Elemanlarına Defter Ve Belge Sunmamak
Yeni Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre tutulmakla veya muhafaza edilmekle yükümlü olunan defter, kayıt ve belgeler ile bunlara ilişkin bilgileri, denetime tabi tutulan gerçek veya tüzel kişiye ait olup olmadığına bakılmaksızın, denetime yetkili olanlarca istenmesine rağmen vermeyenler veya eksik verenler ya da bu denetim elemanlarının görevlerini yapmalarını engelleyenler TTK’nun 562/4’üncü maddesine göre, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

       8.2 Yeni TTK’nin 524’üncü maddesindeki ilanı yaptırmayanlar
Anonim şirketler ve toplulukların finansal tablolarını düzenlemekle yükümlü yönetim kurulları bilanço gününden itibaren altı ay içinde, finansal tablolarını, Yönetim Kurulunun yıllık faaliyet raporunu, kar dağıtımına ilişkin genel kurul kararını, denetçinin 403’üncü madde uyarınca verdiği görüşü ve genel kurulun buna ilişkin kararını, Türkiye Sicili Gazetesinde ilan ettirmeyen ve şirketin internet sitesine koymayan yönetim kurulları ”TTK’nun 562/6 maddesine göre; iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılırlar.

9. Ticaret Unvanının Kanun’a Aykırı Kullanılması

Şirketlerin ticaret unvanı kullanma zorunluluğu, unvanın tescili, şekli, unvanla birlikte kullanılacak ekler, şubelerin unvan kullanması ile unvanların korunmasına ilişkin usul ve esaslar YTTK’nın 39 ila 51. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan Kanun’da yer alan ticaret unvanına ilişkin madde hükümlerini (md. 39-46) ihlal edenler ile Kanun’a aykırı olarak ticaret unvanını devredenlerle devralan ve kullanan kimseler, YTTK’nın 51/II. maddesinin, aynı Kanun’un 38/I. maddesine yaptığı atıf kapsamında üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılacaktır

10. Belge Ve Beyanların Kanun’a Aykırı Olması

YTTK’nın 549. maddesinde, sermayenin korunması ilkesinin bir uygulaması olarak, anonim şirketin kuruluşu, sermayesinin artırılması ve azaltılması ile birleşme, bölünme, tür değiştirme ve menkul kıymet çıkarma gibi işlemlerle ilgili belgelerin, izahnamelerin, taahhütlerin, beyanların ve garantilerin yanlış, hileli, sahte, gerçeğe aykırı olmamasını, gerçeğin saklanmamasını ve diğer kanunlara aykırılıklar içermemesini öngörmüştür. Bu hususlara aykırılık nedeniyle doğan zararlardan, belgeleri düzenleyenler veya beyanları yapanlar ile kusurlarının varlığı halinde bunlara katılanlar sorumlu olacaktır.

Bunun yanında YTTK’nın 562/VIII. maddesinde, yukarıda açıklanan düzenlemeye aykırı hareket edenlerin (şirket yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler, işlem denetçisi, noterler gibi) bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağı belirtilmiştir.

11. Sermaye Şirketlerinin İnternet sitesi açmaması

TTK’nun “İnternet Sitesi” başlıklı 1524’üncü maddesine göre; sermaye şirketlerinin; internet sitesi açma zorunluluğu veya mevcut olan internet sitelerinde yayınlanması zorunlu olan bilgileri 01 Temmuz 2013 tarihinde itibaren yayınlamaları gerekmektedir. Bu tarihten itibaren üç ay içinde internet sitesi kurma zorunluluğunu yerine getirmeyenlere. TTK’nun 562/12’inci maddesine göre; 6 aya kadar hapis ve 300 güne kadar adli para cezası, bilgiler usulüne uygun şekilde koyulmadığı durumlarda da 3 aya kadar hapis ve 100 güne kadar adli para cezasına çarptırılacak

12. Yeni yasadaki diğer bazı cezalar

1.  Ticaret siciline tescili zorunlu olup da kanuni süresi içinde tescili istenmemiş hususlar sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişiler 200 TL den 4.000 TL ye kadar idari para cezası

2. Dürüstlük kurallarına aykırı reklam, satış yöntemleri ve hukuka aykırı davranışlarda bulunmak; İki yıla kadar hapis veya adli para cezası

3.  Başkasının mallarını kötülemek, ; İki yıla kadar hapis veya adli para cezası

4.  Kendini işletmesi, malları, fiyatları ve stokları hakkında gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarda bulunarak rekabette avantaj sağlamak, İki yıla kadar hapis veya adli para cezası

5.  Başkasının malları ile karıştırılmasına yol açacak ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak, ; İki yıla kadar hapis veya adli para cezası

6.  Üçüncü kişilerin rakibinin işçilerini, vekillerini veya diğer yardımcılarını işverenlerinin üretim ve iş sırlarını açıklamaya veya ele geçirmeye yöneltmek. ; İki yıla kadar hapis veya adli para cezası

7.  Taksitli satış veya kredili satışlarda sözleşme yapan veya kredi almış olan kişiyi bu sözleşmeden caymaya veya feshetmeye yöneltmek. İki yıla kadar hapis veya adli para cezası

8.  Kendisine emanet edinilen teklif, hesap, plan gibi iş ürünlerinden yetkisiz yararlanılması, İki yıla kadar hapis veya adli para cezası

9.  Üretim ve iş sırlarının gizlice ve izinsiz olarak ele geçirilmesi veya hukuka aykırı olarak öğrenilen bilgilerin ve iş sırlarının değerlendirilmesi veya başkalarına bildirilmesi, İki yıla kadar hapis veya adli para cezası

10. Yönetim Kurulu her yıl bağlılık raporu hazırlamak zorundadır. Hazırlanan bu raporu özenli, gerçeği aynen ve dürüstçe yansıtan hesap ilkelerine göre düzenlemeyenler altı aya kadar hapis ve yüz günden üç yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Yasada cezalar genellikle gün olarak belirlenmiştir. Örneğin “200 güne kadar adli para cezası” gibi. Bunun paraya çevrilmesi ile ilgili düzenleme Türk Ceza Yasasının 61. maddesinde belirtilmektedir. Hâkim, kişinin ekonomik ve sosyal durumu ile diğer faktörleri de dikkate alarak bir günlük ceza tutarının 20,00 TL’ den az 100,00 TL’ den fazla olmamak üzere belirleyecektir.

Örneğin 200 gün adli para cezası gerektiren bir suç nedeni ile hâkim günlük 20,00 TL belirlenmesi durumunda 20,00 x 200 = 4.000,00 TL ceza olacak demektir.
100,00 TL olarak belirlenmesi durumunda ise 200 x 100,00 = 20.000,00 TL olacaktır. Bu durumda 200 günlük adli para cezasının tutarı 4.000,00 TL ile 20.000,00 TL arasında değişecektir.

Ticari hayatı rahatlatacak pek çok yenilik içeren Türk Ticaret Kanunu gerçekten Türkiye’ye yeni bir miladı yaşatıyor Hem ticari hayat anlamında hem de muhasebeci mali müşavirlik anlamında gerçek anlamda bir miladı yaşatıyor. Görünen o ki bu zamana kadar olan ticari bilgilerimizi bir anlamda bırakmamız gerekiyor.

Yasadaki ceza hükümlerini içeren bazı maddeler uygulamada önemli sıkıntılar yaratacak gibi görünüyor. Türk Ticaret Kanunu’nun güncel gereklilikler doğrultusunda yenilenmesinin ticari hayatın işleyişi açısından önem taşıyor. Uygulamada sorun yaratacak ceza maddelerinin yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Gerekli düzenleme yapılmazsa, para ve hapis cezaları nedeniyle kimse şirket sahibi olmayı istemeyecek. Bu da kayıt dışı ile mücadeleyi ciddi anlamda gündemi yapan ülkemizde kayıt dışılığın artmasına sebep olacak önemli bir unsur olacaktır.

Ticari defterlerin uygun tutulmaması, cezaî yönden bu Kanuna ve ilgili diğer kanun hükümlerine göre sonuçlar doğuracaktır.

6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre;(YTTK) ticari defterlerin, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarını yansıtır şekilde hazırlanan Türkiye Muhasebe Standartlarına (YTTK Md. 88), bu standartlarda hüküm bulunmayan hallerde doğrudan Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’na göre tutulması tanımlanmıştır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu gerekçesinde, muhasebenin Vergi Usul Kanununa ve vergi mevzuatına göre tutulamayacağı, muhasebenin vergi için de tutulmayacağı, vergi verilerinin ve sonuçlarının bu suretle tutulan muhasebeye dayandırılacağı önemle belirtilmiştir.

Temel defterler dışında hangi defterlerin tutulması gerektiği YTTK’da belirtilmemiştir.6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu’nda(ETTK) olduğu gibi, “işletmenin niteliğinin ve öneminin gerektirdiği” ölçüsü ile defterlerin belirlenmesi uygun değildir. Bunu Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu belirleyecektir. Ticari defterlerin uygun tutulmaması, cezaî yönden bu Kanuna ve ilgili diğer kanun hükümlerine göre sonuçlar doğuracaktır

Ticari Defter tutma yükümlülüğü

Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle malvarlığı durumunu, Türkiye Muhasebe Standartlarına ve YTTK 88 inci madde hükümleri başta olmak üzere bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir.(YTTK Md.64/1)

Ticari defterler, açılış ve kapanışlarında noter tarafından onaylanır. Kapanış onayları, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yapılır. Şirketlerin kuruluşunda defterlerin açılışı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da onaylanabilir. Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hâllerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır.

Türkiye Muhasebe Standartlarına göre elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ile bu defterlerin nasıl tutulacağı Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca bir tebliğle belirlenir.(YTTK Md.64/3)

Bu düzenleme deftere resmiyet verilmesi yani onay gereğini belirtmekte ve bunun usulünü göstermektedir. Bu madde ile defterlerin tümü açılış ve kapanış onayına tâbi tutulmuştur. Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir.(YTTK Md.64/4)

Yevmiye, defteri kebir ve envanter defteri dışında tutulacak defterler Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından bir tebliğ ile belirlenecektir.(YTTK Md.64/5)

Ticari Defterlerin tutulması

Defterler ve gerekli diğer kayıtlar Türkçe tutulur. Kısaltmalar, rakamlar, harfler ve semboller kullanıldığı takdirde bunların anlamları açıkça belirtilmelidir.(YTTK Md.65/1)
Defterlere yazımlar ve diğer gerekli kayıtlar, eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak yapılır.(YTTK Md.65/2)

Bir yazım veya kayıt, önceki içeriği belirlenemeyecek şekilde çizilemez ve değiştirilemez. Kayıt sırasında mı yoksa daha sonra mı yapıldığı anlaşılmayan değiştirmeler yasaktır.(YTTK Md.65/3)

Çizimler, saklayıcı, örtücü ve karartıcı değil düzeltici ve gerçeği yansıtıcı olmalıdır. Bu sebeple, eski kayıt, karalanmamalı, kapatılmamalı, her hangi bir madde veya araçla silinmemeli, görülecek, okunacak, ne olduğu bilinecek tarzda sadece temiz bir biçimde çizilmelidir.

Defterlerin ve gerekli diğer kayıtların elektronik ortamda tutulması durumunda, bilgilerin saklanma süresince bunlara ulaşılmasının ve bu süre içinde bunların her zaman kolaylıkla okunmasının temin edilmiş olması şarttır. (YTTK Md.65/4)

Defter tutanlara, kayıtları, olguları ve işlemleri içeren ve aynı zamanda da kanıtlayan belgelerin saklanmasında ikili seçenek sunmaktadır. Birincisi fizikî dosyalama, ikincisi ise veri taşıyıcılarının kullanılmasıdır. “Veri taşıyıcıları” terimi, inter alia, mikrofişleri, CD’leri, magnetleri ve elektronik ortamı ifade eder. Hüküm teknik gelişmeleri dikkate almakta, elektronik ortam uygulamalarına olanak sağlamaktadır.

Envanter

Her tacir, ticari işletmesinin açılışında, taşınmazlarını, alacaklarını, borçlarını, nakit parasının tutarını ve diğer varlıklarını eksiksiz ve doğru bir şekilde gösteren ve varlıkları ile borçlarının değerlerini teker teker belirten bir envanter çıkarır.(YTTK Md.66/1)

Tacir açılıştan sonra her faaliyet döneminin sonunda da böyle bir envanter düzenler. Faaliyet dönemi veya başka bir kanuni terimle hesap yılı on iki ayı geçemez. Envanter, düzenli bir işletme faaliyetinin akışına uygun düşen süre içinde çıkarılır. (YYTK Md.66/2)

Bu düzenleme; her faaliyet yılının sonunda çıkarılacak envanteri hükme bağlamakta ve faaliyet (hesap) dönemini on iki ay ile sınırlamaktadır. envanterin çıkarılması süresi kesin bir şekilde belirtmeksizin emredici bir kurala bağlamıştır: Envanter bilânçodan önce çıkarılmış olmalıdır. Çünkü, bilanço envantere dayanacaktır.

Maddi duran malvarlığına dâhil varlıklarla, ham ve yardımcı maddeler ve işletme malzemeleri düzenli olarak ikame ediliyor ve toplam değerleri işletme için ikinci derecede önem taşıyorsa, değişmeyen miktar ve değerle envantere alınırlar; şu şartla ki, bunların mevcutları miktar, değer ve bileşim olarak sadece küçük değişikliklere uğramış olsunlar. Ancak, kural olarak üç yılda bir fiziksel sayım yapılması zorunludur. (YTTK Md.66/3)

Belgelerin saklanması, saklama süresi

Yeni TTK tüm defter ve belgelerin saklama süresi on yıl olarak belirlemiştir. Her işletmenin saklaması gereken belgeleri ise şöyle tanımlamıştır:

 

  1. Her tacir;
    1. Ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini,
    2. Alınan ticari mektupları,
    3. Gönderilen ticari mektupların suretlerini,
    4. 64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür.
  2. Ticari mektuplar, bir ticari işe ilişkin tüm yazışmalardır.
  3. Açılış ve ara bilançoları, finansal tablolar ve belgeleri, Türkiye Muhasebe Standartlarına da uygun olmak kaydıyla, görüntü veya veri taşıyıcılarda saklanabilirler; şu şartla ki;
    1. Okunur hâle getirildiklerinde, alınmış bulunan ticari mektuplar ve defter dayanaklarıyla görsel ve diğer belgelerle içerik olarak örtüşsünler;
    2. Saklama süresi boyunca kayıtlara her an ulaşılabilsin ve uygun bir süre içinde kayıtlar okunabilir hale getirilebiliyor olsun.
  4. Kayıtlar 65 inci maddenin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca elektronik ortama alınıyor ise, bilgiler; bilgisayar yerine basılı olarak da saklanabilir. Bu tür yazdırılmış bilgiler birinci cümleye göre de saklanabilir.
  5. Birinci fıkranın (a) ilâ (d) bentlerinde öngörülen belgeler on yıl saklanır.
  6. Saklama süresi, ticari defterlere son kaydın yapıldığı, envanterin çıkarıldığı, ara bilançonun düzenlendiği, yılsonu finansal tablolarının hazırlandığı ve konsolide finansal tabloların hazırlandığı, ticari yazışmaların yapıldığı veya muhasebe belgelerinin oluştuğu takvim yılının bitişiyle başlar.
  7. Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.
  8. Gerçek kişi olan tacirin ölümü hâlinde mirasçıları ve ticareti terk etmesi hâlinde kendisi defter ve kâğıtları birinci fıkra gereğince saklamakla yükümlüdür. Mirasın resmî tasfiyesi hâlinde veya tüzel kişi sona ermişse defter ve kâğıtlar birinci fıkra gereğince on yıl süreyle sulh mahkemesi tarafından saklanır. (YTTK Md.82)

 

Hukuki uyuşmazlıklarda ibraz

Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.(YTTK Md.83/1)
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır.(YTTK Md.83/2)

Uyuşmazlıklarda suret alınması

Bir hukuki uyuşmazlıkta ticari defterler ibraz edilmişse, defterlerin uyuşmazlıkla ilgili kısımları tarafların katılımı ile incelenir. Gerekli görülürse, defterlerin ilgili yapraklarından suret alınır. Defterlerin geri kalan içerikleri, onların Türkiye Muhasebe Standartlarına uygunluklarının denetimi için gerekliyse mahkemeye açıklanır.(YTTK Md.84)

Defterlerin tümüyle incelenmesi

Mal varlığı hukukuna ilişkin olan, özellikle de mirasa, mal ortaklığına ve şirket tasfiyesine ilişkin uyuşmazlıklarda, mahkeme, ticari defterlerin teslimine ve bütün içeriklerinin incelenmesine karar verebilir.(YTTK Md.85)

Görüntü ve veri taşıyıcılara aktarılmış belgelerin ibrazı

Saklanması zorunlu olan belgeleri, sadece görüntü veya başkaca bir veri taşıyıcısı aracılığıyla ibraz edebilen kimse, giderleri kendisine ait olmak üzere, o belgelerin okunabilmesi için gerekli olan yardımcı araçları kullanıma hazır bulundurmakla yükümlüdür; icap ettiği takdirde belgeleri, giderleri kendisine ait olmak üzere bastırmalı ve yardımcı araçlara ihtiyaç duyulmadan okunabilen kopyalarını sunabilmelidir.(YTTK Md.86)

KAYNAK : Kobitek.com – Nevzat ERDAĞ

ŞAHIS ŞİRKETLERİNDE TASFİYE

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 06 Haziran 2012 - 8:51

İşletmeler kuruluş amaçlarına ulaştıkları zaman ya da ulaşamadıklarında kendi istekleri veya zorunlu nedenler ile işletmenin devamına son verebilirler. İşletme varlığının herhangi bir nedenle sona ermesine tasfiye denir. Faaliyetlerine son veren işletmenin tasfiye işlemleri aşağıdaki gibi yapılır:

>        İşletmenin tüm mal varlığı satılarak paraya çevrilir.
>        İşletmenin alacakları tahsil edilir.
>        İşletme borçları ödenir.
>        Geriye bir değer kalırsa ortaklara dağıtılır.

İşletmenin sona ermesi iki şekilde olur:
>        Dağılma(İnfisah): Yasada veya şirket sözleşmesinde belirtilen durumlardan birinin gerçekleşmesi halinde karar alınmaksızın faaliyetlerin kendiliğinden sona ermesidir.
>        Dağıtılma(Fesih): İstek dışı nedenlerle faaliyetlerin sona ermesidir. Bu nedenler; mahkeme kararı, ortakların zorunlu aldıkları karar ya da idari karar (kamu otoritesi) olabilir.

Şahıs ve sermaye şirketlerinde tasfiye işlemleri hukuki açıdan farklılıklar gösterir.

1.1. Şahıs Şirketlerinde Dağılma ve Dağıtılma Nedenleri

Şahıs şirketlerinde dağılma ve dağıtılma nedenleri Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu’nda belirtilmiştir. Bunlara göre dağılma ve dağıtılma nedenleri şunlardır:

>        Şirket ana sözleşmesinde belirlenen sürenin sona ermesi
>        Şirket ana sözleşmesinde belirlenen amaca ulaşılması ya da ulaşma imkânının olmaması
>        Şirket ana sözleşmesindeki sona erme nedenlerinden birinin gerçekleşmesi
>        İki ortaklı işletmelerde ortaklardan birinin ölmesi ya da kısıtlanması
>        Şirketin başka bir şirket ile birleşme yoluna gitmesi
>        Şirketin iflas etmesi
>        Şirket sermayesinin 2/3’ ünün yitirilmesi
>        Ortak sayısının ikinin altına düşmesi
>        Ortakların oy birliği ile dağılma kararı alması
>        Ortakların sermaye taahhütlerini zamanında yerine getirmemeleri
>        Mahkemenin vereceği dağıtılma kararı
>        Şirketin kuruluşunun tescil ettirilmemesi
>        Komandit şirketlerde komandite ortak ya da ortakların ortaklıktan ayrılması

Komandit şirketlerde komanditer ortakların ölümü şirketi sona erdirmez. Ölen ortağın kanuni mirasçıları komanditer ortak sayılır.

Tasfiye Memuru: Şirketin tasfiye sürecine girmesi ile birlikte şirket temsilcileri yetkilerini kaybeder. T.T.K. madde 221’e göre iflas dışındaki tasfiye işlemleri tasfiye memurlarınca yürütülür. Tasfiye memuru ortaklar arasından ya da dışarıdan birisi olabilir. Tasfiye memuru ortakların oy birliği ile seçilebileceği gibi mahkeme tarafından da atanabilir. Tasfiye memuru tasfiye süresinde şirketi temsil eder. Tasfiye sürecini kısa sürede ve ortaklar yararına sonuçlandırmaya çalışır. Ortakları veya şirketle ilişkisi olan diğer kişileri zarara uğratmaları durumunda ortakların oy birliği ile ya da mahkeme kararıyla tasfiye memurunun görevine son verilebilir. Tasfiye memurlarının başlıca görevleri şunlardır:

>        Tasfiye için gerekli defterleri tutar.
>        Tasfiye başladığında envanter düzenler ve tasfiye bilançosunu hazırlar.
>        Şirketin tamamlanamayan işlerini bitirir. Ancak yeni bir iş yapamaz.
>        İşletmenin tüm varlıklarını paraya çevirir. Alacakları tahsil eder. Borçlar ı öder.
>        Varlıklardan ve alacakların tahsilinden elde edilen nakdi bir devlet bankasına ya da T.C. Merkez Bankasına yatırır.
>        Tasfiye süreci bir yıldan fazla sürerse ara bilânço düzenler.
>        Tasfiye sonunda tasfiye sonu bilânçosunu düzenler.
>        Tasfiye sonucunda kalan varlığı ortaklara dağıtır.
>        Varlıklar borçları karşılamaya yeterli gelmemişse ortaklara başvurur.
>        Tüm tasfiye sürecinde ortaklara bilgi verir ve ortaklar isterse belge ve defterleri onlara ibraz eder.
>        Tasfiye sona erdiğinde tüm defterleri on yıl saklanmak üzere ortaklardan birine veya notere (harcı peşin ödeyerek) teslim eder.
>        Ticaret siciline müracaat ederek şirket unvanının silinmesini ve ilan edilmesini sağlar.
>        Vergi dairesi ile diğer kurum ve kuruluşlara şirketin sona erdiğini yasal süreler içinde bildirir.

Tasfiye halindeki şirket unvanının başına “Tasfiye Halinde” ifadesi konulur.

1.2. Şahıs Şirketlerinde Tasfiye İşlemleri

Tasfiye işlemleri kolektif ve komandit şirketlerde aynı şekilde yapılır. Tasfiye işlemleri için yeni defterler tutulabileceği gibi eskilerine de devam edilebilir.

ŞİRKET KURULUŞ İŞLEMLERİ

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 05 Şubat 2012 - 15:14

Bir şirket kurulurken birtakım görevleri ve sorumlulukları yerine getirmek gerekir. Bunların bazıları şirketin kendisiyle ilgili bilgiler olurken bazılarıda kanunen yapılması gerekli bilgi ve belgelerdir.

Şirket kurulurken ilk olarak karar verilmeli ve daha sonra aşağıda özetlemeye çalıştığımız işlemler ve işlemlerin ayrıntılı hazırlıkları yapılmalıdır.

1. Şirket bilgileri: Kurulacak olan şirketin ünvanı, adresi, sermayesi vb. bilgilerin yer aldığı bölümdür.


2. Şirket ana sözleşmesi:
 Şirketin ana sözleşmesi mutlaka olmak zorunda ve sözleşmedede aşağıda özetlenen bilgiler yer almalıdır.

Kuruluş

Şirket ünavnı

Amaç ve konu

Şirketin merkezi ve şubeleri,

Süre

Şirketin sermayesi

İlan

Şirketin yönetimi

Şirketin temsili

Hesap dönemi

Karın dağıtımı

İhtiyat akçesi

Kanuni hükümler

Geçici maddeler


3. Yapılan ödemeler:
 Şirketler birtakım ödemeleri ilgili resmi kurumlara ödemek zorundadırlar. Bu ödemelerin listesini hazırlayarak gerekli belgelere eklerler.


4. Kuruluş işlemlerinin muhasebeleştirilmesi:
 Şirket belli bir sermaye ile kurulacağından ve bu sermayenin ortaklar arasında nasıl dağıtılacağından daha sonra da ortakların sermayeyi nasıl ödediklerini görmek için bu işlemlerin muhasebe kayıtları çıkarılır ve düzenlenir.


5. Şirket faaliyetleri:
 Şirketin hangi tür faaliyet alanında çalışacağı belirtilerek şirketin hangi işlemleri yapacağı ve nasıl çalışma izleyeceği yazılarak belirlenmelidir.


6. Vizyonumuz:
 Kurulacak olan şirket kendi vizyonunu belirleyerek bunu topluma duyurmalıdır.


7. Misyonumuz: 
Kurulacak olan şirket kendi misyonunu veya misyonlarını belirleyerek bunu topluma duyurmalıdır.


8. Hedeflerimiz:
 Kurulacak olan şirket hedefini veya hedeflerini belirleyerek bunu topluma duyurmalıdır.


9. Organizasyon şeması:
 Şirket nasıl bir organizasyon içinde çalışacak nasıl bir iş bölümü yapacak gibi çalışmaları önceden saptayarak bunları organizasyon olarak belirlemelidir.


10. İş tanımları, görevleri ve sorumlulukları:
 Organizasyon şemasında yapılan iş bölümündeki iş tanımları, iş tanımlarının görevleri ve sorumlulukları hazırlanarak belirtilir.

LİMİTED ŞİRKETLERDE KAR DAĞITIMI VE MUHASEBE KAYITLARI

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 05 Şubat 2012 - 15:09

1. Limited şirketler, TTK’ye göre sermaye şirketi, KVK’ye göre de kurumlar vergisi mükellefidir. Limited şirketlerin kâr dağıtabilmesi için ortak sayısı 20’den az olan şirketlerde ortaklar kurulunun 20’den fazla olan şirketlerde ise genel kurulun kâr dağıtımı kararı alması gerekir Kâr dağıtımına kadar sermaye taahhütlerini ödemeyen ortakların kâr payı alacağı, taahhüt borçları mahsup edilerek ödenir. Limited şirketler, kurumlar vergisi mükellefi olduğundan kâr dağıtımına ilişkin kurallar anonim şirketlerde olduğu gibidir.

2. Limited şirketlerde elde edilen kâr şöyle dağıtılır:
– Safi kârdan %5 1. tertip yedek akçe ayrılır. Bu ayırma, 1. tertip yedek akçe toplamı ödenmiş sermayenin 1/5’ini buluncaya kadar devam eder. Safi kâr, dönem kârından geçmiş yıl zararları çıkarılarak hesaplanır.
– Kurumlar vergisi hesaplanır.
– Kurumlar vergisinin hesaplanması için önce kurumlar vergisi matrahı bulunur. Kurumlar vergisi matrahının %20’si kurumlar vergisidir. Eğer işletmenin o döneme ait kanunlar kabul edilmeyip kabul edilemeyen giderleri ve kurumlar vergisinden muaf ve istisna kazançları varsa; kurumlar vergisi matrahı bulunurken önce dönem kârına o döneme ait kanunen kabul edilmeyen giderler eklenir. Sonra da o döneme ait kurumlar vergisinden muaf ve istisna tutulan kazançlar düşülür. Böylece kurumlar vergisi matrahına ulaşmış olur.
– Gelir vergisi stopajı hesaplanır. Hesaplanan stopaj dağıtılacak kârın %15’idir Kurumlar vergisi mükellefleri, kâr dağıtım kararı aldıktan sonra, dağıtılacak kâr üzerinden ayrıca gelir vergisi hesaplanarak muhtasar beyanname ile beyan edip öderler. Kâr dağıtım kararı olmadan gelir vergisi hesaplanarak muhtasar beyanname ile beyan edip öderler. Kar dağıtım kârarı olmadan gelir vergisi stopajı yapılmaz
– I. temettü hesaplanır. I. temettü ödenmiş sermayenin %5’idir
– II.tertip yedek akçe hesaplanır. II.tertip yedek akçe dönem kârından; Kurumlar vergisi, I.tertip yedek akçe, I.temettü toplamları düşüldükten sonra kalan kârın % 10’udur.
– II. temettü hesaplanır. II. temettü, dönem kârından kurumlar vergisi, I. temettü ve yedek akçeler toplamı düşüldükten sonra kalan kârdır.

3. Kâr Dağıtımının Hesaplanması: Limited şirketlerde, daha önce belirtilen yasal formalitelere ve ana sözleşmelere uyularak kâr dağıtımı yapılır ve dağıtım tablosu düzenlenir.

Örnek:
HG Limited Şirketinin 2008 yılı dönem kârı 60.000 TL’dir. Şirketin toplam sermayesi 100.000 TL olup sermayenin tamamı ödemiştir.

Şirket iki ortaklı olup ortakların sermaye payları eşittir. Şirketin kanunen kabul edilmeyen 16.000 TL gideri bulunmaktadır.

Şirketin şimdiye kadar ayırdıgı 1. tertip yedek akçe tutarı 6.000 TL’dir. Şirket genel kurulu, dönem kârından yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan kısmın 31.12.2008 tarihinde dağıtılmasına karar vermiştir.

Cevap:
Kurumlar vergi matrahının hesaplanması aşağıdaki şekilde olur:

Dönem karı………………………………………………….60.000 TL
İndirimler (-)………………………………………………——–
İlaveler (+)………………………………………………….16.000 TL
Kanunen kabul edilmeyen giderler:16.000 TL

Mali kâr (kurumlar vergisi matrahı)………….76.000 TL
Kurumlar vergisi…………… 76.000 x 0, 20 = 15.200 TL

I. Tertip Yedek Akçe Hesaplanması:

(Dönem kârı x %5)……………. 60.000 x %5 = 3.000 TL

I.Temettü Hesaplaması:

(Sermaye x %5)…………………100.000 x %5 =5.000 TL

II.Tertip Yedek Akçenin Hesaplanması:

Dönem kârı…………………………………………………60.000 TL
Kurumlar vergisi (-)………………………………….(15.200 TL)
I.tertip yedek akçe (-)…………………………….. (3.000 TL)
I.temettü (-) …………………………………………….(5.000 TL)
II.tertip yedek akçe mahtarı……………………36.800 TL
II.Tertip yedek akçe………. 36.800 x %10 = 3.680 TL

II.Temettünün Hesaplanması:

Dönem kârı…………………………………………………60.000 TL
Kurumlar vergisi (-)………………………………….(15.200 TL)
I.tertip yedek akçe (-)…………………………….. (3.000 TL)
I.temettü (-) …………………………………………….(5.000 TL)
II.tertip yedek akçe (-)………………………….. (3.680 TL)
II.temettü…………………………………………………33.120 TL

Gelir Vergisi Stopajının Hesaplanması:

I. temettü ……………………………………………………5.000 TL
II. temettü …………………………………………………33.120 TL
Gelir vergisi stopajı matrahı………………………38.120 TL
Gelir vergisi stopajı……………38.120 x %15 = 5.718 TL

HG LİMİTED ŞİRKETİ
KÂR DAĞITIM TABLOSU

A.DÖNEM KÂRININ DAĞITIMI
1. DÖNEM KÂRI……………………………………………………………………………………………………………………………. 60.000
2.ÖDENECEK VERGİ VE YASAL YÜKÜMLÜLÜKLER (-)……………………………………………………………..(15.200)
– Kurumlar vergisi………………………………………………………………. 15.200

DÖNEM NET KÂRI………………………………………………………………………………………………………………………. 44.800
3. GEÇMİŞ DÖNEM ZARARI (-)…………………………………………………………………………………………………… ——-
4. I. TERTİP YASAL YEDEK AKÇE (-)………………………………………………………………………………………….. (3.000)
5. İŞLETMEDE BIRAKILMASI VE TASARRUFU ZORUNLU YASAL FONLAR (-)…………………….. ——-

DAĞITABİLİR NET DÖNEM KÂRI……………………………………………………………………………………………. 41.800
6. ORTAKLARA BİRİNCİ TEMETTÜ (-)……………………………………………………………………………………….. (5.000)

KALAN KÂR………………………………………………………………………………………………………………………………….. 36.800
7. PERSONEL TEMETTÜ (-)…………………………………………………………………………………………………………. ——-
8. YÖNETİM KURULUNA TEMETTÜ (-)……………………………………………………………………………………… ——-
9. ORTAKLARA İKİNCİ TEMETTÜ……………………………………………………………………………………………… (33.120)
10. II. TERTİP YASAL YEDEK AKÇE(-)………………………………………………………………………………………… (3.680)

Kâr dağıtımının muhasebe kayıtları:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………31.12.2008………………………………..

691-DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER YASAL
YÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI HESABI

370- DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER
YASALYÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI HS.
Kurumlar Vergisi

 

15.200

 

 

 

15.200

2

………………………………31.12.2008………………………………..

690-DÖNEM KÂRI VEYA ZARARI HS

691- DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER
YASAL YÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI HS.
692-DÖNEM NET KÂRI VEYA ZARARI HS.

 

60.000

 

 

15.200

44.800

3

………………………………31.12.2008………………………………..

692-DÖNEM NET KÂRI VEYA ZARARI HS.

590-DÖNEM NET KÂRI HESABI

 

44.800

 

44.800

 

2009 yılında yapılması gerekli kayıtlar şöyledir:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………01.01.2009………………………………..

590-DÖNEM NET KÂRIHESABI

570-GEÇMİŞ YILLAR KÂRLARI HESABI

 

44.800

 

 

44.800

 

Ortaklara ödenecek kâr payının tahakkuk kaydının yapılması şöyledir:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………10.01.2009………………………………..

570-GEÇMİŞ YILLAR KÂRLARI HESABI

331-ORTAKLARA BORÇLAR HS
1. Temettü 5.000
2. Temettü 33.120
540-YASAL YEDEKLER
1. Tertip yedek akçe 3.000
2. Tertip yedek akçe 3.680

 

44.800

 

 

38.120
6.680

 

Ortaklara kâr payı ödendiğinde aşağıdaki kayıt yapılır:

2

………………………………10.01.2009………………………………..

331-ORTAKLARA BORÇLAR HS
1. Temettü 5.000
2. Temettü 33.120

100-KASA HESABI
360-ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR HS.
Gelir vergisi stopajı

 

38.120

 

32.402
5.718

 

Gelir vergisi stopajının muhtasar beyanname ile ödenmesi gerekir. Ödeme kaydı şöyle yapılır:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………25.01.2009………………………………..

360-ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR HS.
Gelir vergisi stopajı

100-KASA HESABI

 

5.718

 

 
5.718

 

Kurumlar vergisinin tahakkuk ettirilip ödenmesi halinde yapılması gerekli yevmiye kaydı aşağıdaki gibi yapılır:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………15.04.2009………………………………..

370- DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER
YASALYÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI HS.
Kurumlar vergisi

360-ÖDENECEK VERGİ
VE FONLAR HS.
Kurumlar vergisi

 

15.200

 

 

15.200

 

2

………………………………15.04.2009………………………………..

360-ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR HS.
Kurumlar vergisi

100-KASA HESABI

 

15.200

 

15.200

LİMİTED ŞİRKETLERDE SERMAYE AZALTIMI

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 05 Şubat 2012 - 15:08

1. Limited Şirketlerde Sermaye Azaltımı: Limited şirketlerde sermaye azaltılmasının değişik nedenleri olabilir. Şirketin zararlarının sermaye azaltılarak kapatılması, şirket sermayesinin bir bölümünün başka yatırım alanlarında kullanılması, şirket sermayesinin işletmenin iş kapasitesine göre fazla olması gibi nedenlerle sermaye azaltılması kararı alınabilir. Ancak sermaye tutarı hiçbir zaman 5.000 TL’nin altına düşürülmemelidir.

2. Sermaye Azaltma İşlemleri:
– Ortaklar kurulunca sermaye azaltma kararı alınır ve ana sözleşme değişikliği yapılır. Yapılan değişiklik notere onaylanır.
– Sermaye azaltılmasına rağmen şirket alacaklılarının haklarının tamamen korunduğuna dair mahkemece atanan bilirkişi raporu alınır.
– Ana sözleşme ticaret siciline tescil ettirilir.
– Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan ettirilir.

Örnek:
HG Limited Şirketi iş kapasitesine göre fazla gelen sermayesini 30.000 TL azaltmaya karar vermiş ve yasal işlemleri 02.02.2009 tarihinde yerine getirmiştir.

Limited şirket üç ortaklı olup ortaklarının sermaye payları eşittir. Limited şirket, ortakların sermaye azatlımından doğan alacaklarını 10.02.2009 tarihinde ortak A ya peşin, ortak B ye çek ve ortak C ye de senet vererek ödemiştir.

Cevap:
Sermaye azaaltımı işlemlerinin muhasebe kayıtları şöyle yapılır:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………02.02.2009………………………………..

500 SERMAYE HS.
ortak A 10.000
ortak B 10.000
ortak C 10.000

331 ORTAKLARA BORÇLAR HS.
ortak A 10.000
ortak B 10.000
ortak C 10.000

 

30.000

 

 

30.000

2

………………………………10.02.2009………………………………..

331 ORTAKLARA BORÇLAR HS.
ortak A 10.000

100 KASA HESABI

 

10.000

 

 
10.000

3

………………………………10.02.2009………………………………..

331 ORTAKLARA BORÇLAR HS.
ortak B 10.000

103 VERİLEN ÇEKLER HS.

 

10.000

 

 
10.000

4

………………………………10.02.2009………………………………..

331 ORTAKLARA BORÇLAR HS.
ortak C 10.000

321 BORÇ SENETLERİ HS.

 

10.000

 

 
10.000

BORÇ 500 SERMAYE ALACAK
30.000
30.000
BORÇ 100 KASA ALACAK
10.000
10.000
BORÇ 321 BORÇ SENETLERİ ALACAK
10.000
10.000
BORÇ 331 0RTAKLARA BORÇLAR ALACAK
10.000
10.000
10.000
30.000
30.000 30.000
BORÇ 103 VERİLEN ÇEKLER ALACAK
10.000
10.000

LİMİTED ŞİRKETLERDE SERMAYE ARTTIRIMI

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 05 Şubat 2012 - 15:06

1. Limited Şirketlerde Sermayenin Artırılması: Limited şirketler, anonim şirketlerde olduğu gibi şirketin gelişen, büyüyen işlerini yapabilmek veya yeni yatırımlar gerçekleştirebilmek için, yeni kaynaklara gereksinim duyarak sermaye artırma yoluna gidebilirler. Ayrıca enflasyon nedeniyle paranın alım gücünde meydana gelen azalmalar, şirketin sermaye artırımını zorunlu hale getirebilir. Limited şirketlerin kuruluşlarında belirlenen sermayeler eksik belirlenmiş olabilir.Bu durumda da şirketler kısa bir süre sonra sermaye artırma gereksinimi duyabilir.

2. Limitet Şirketlerin Sermayelerini Artırma Yolları:
– Ortaklar, kendileri karşılamak suretiyle sermaye artırabilir.
– Dışarıdan yeni bir ortak alarak sermaye artırabilir.
– Şirketin dönem net kârını veya geçmiş yıllar kârlarını ortaklara dağıtmayıp sermaye artırımında kullanabilir.
– Şirketin maddi sabit kıymetlere ait varsa “Maddi Sabit Kıymetler Yeniden Değer Artış Fonu”nu sermaye artımında kullanabilir.
– Başka bir şirketle birleştirerek sermaye arttırabilir.

3. Limited Şirketlerin Sermaye Artırılmasında Yapılacak İşlemler:
– Sermaye artırımı alındıktan sonra sermaye ile ilgili ana sözleşme değişikliği yazılı olarak düzenlenir.
– Geçmiş dönemlere ait sermaye ödeme kayıtları ili ilgili serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavir bilirkişi raporu alır.
– Genel kurul kararı notere onaylatılır.
– Artırılan sermayenin % 004’ü Rekabet Kurulu adına T.C Ziraat Bankasına yatırılır.
– Sermaye artırımında ilişkin ana sözleşme ilişkin ana sözleşme değişikliği ticaret siciline tescil ve ilan edilir.

Limited şirketlerin sermaye artırabilmesi için eski sermaye payının (taahhütlerin) tamamen ödenmiş olması gerekir. Eski sermayenin ödendiği serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirin raporu ile belgelenmelidir. Raporu düzenleyen müşavirin odasınca
onaylı faaliyet belgesi olması gerekir. Sermaye artırımında taahhüt edilen nakdi sermayenin 1/4’ü tescil tarihinde itibaren, en geç üç ay içinde, kalan taahhütlerin de en geç üç yıl içinde ödenmesi zorunludur.Sermaye taahhüt borçları, ortakları kurulunun karar alması durumunda tüm ortakların yazılı olurları ile tahsil edilir.Kalan sermaye borçlarının sözleşmede belirtilen süreler beklenmeden tahsili
mümkündür. Limited şirketlerde sermaye artırımı, şirket kuruluşunda olduğu gibi iki aşamada gerçekleştirilir. Birinci aşamada sermaye artırımının taahhüdü kaydı yapılıp ikinci aşamada da taahhütleri yerine getirilmesi sağlanır.

Örnek:
HG Limited Şirketi sermayesini 80,000 TL artırmaya 05.01.2009 tarihinde karar vermiştir. Artırılan sermaye 10 TL itibari değeri olan 8.000 hisseye ayrılmıştır.

Limited şirket 2 ortaklı olup sermaye artırımında ortakların payları eşittir. 05.01.2009 tarihinde artırılan sermayenin %004 ‘ü Rekabet Kurulu adına T.C Ziraat Bankasına yatırılmıştır. Şirketin sermaye artırımında 3.500 TL gider ve bu giderlere ait 630 TL KDV peşin 05.01.2009 tarihinde ödenmiştir. Artırılan sermaye tutarının yarısı tescil tarihinde peşin ödenmiştir.

Cevap:
Sermaye arttırmı işlemlerinin muhasebe kayıtları şöyle yapılır:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………05.01.2009………………………………..

501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE HESABI(-)
ortak A 40.000
ortak B 40.000

500 SERMAYE HS.
ortak A 40.000
ortak B 40.000

 

80.000

 

 

80.000

2

………………………………05.01.2009………………………………..

770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ HS

100 KASA HESABI

 

32

 

 

32

3

………………………………05.01.2009………………………………..

780 FİNANSMAN GİDERLERİ HS
191 İNDİRİLECEK KDV HS

100 KASA HESABI

 

3.500
630

 
4.130
4

………………………………05.01.2009………………………………..

100 KASA HESABI

501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE HESABI(-)
ortak A 20.000
ortak B 20.000

 

40.000

 

 

40.000

BORÇ 501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE ALACAK
80.000 40.000
80.000 40.000
BORÇ 770 GENEL YÖNETİM GİDER ALACAK
32
32
BORÇ 100 KASA ALACAK
40.000 32
4.130
40.000 4.162

BORÇ 500 SERMAYE ALACAK
80.000
80.000
BORÇ 191 İND. KDV ALACAK
630
630
BORÇ 780 FİNANSMAN GİDERLERİ ALACAK
3.500
3.500

ANONİM ŞİRKETLERDE KAR DAĞITIMI VE MUHASEBE KAYITLARI – Halka Açık A.Ş. Kar Dağıtımı ve Kayıtları 2

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 05 Şubat 2012 - 15:05

HG ANONİM ŞİRKETİ
KAR DAĞITIM TABLOSU

A.DÖNEM KÂRININ DAĞITIMI
1. DÖNEM KÂRI……………………………………………………………………………………………………………………………. 80.000
2.ÖDENECEK VERGİ VE YASAL YÜKÜMLÜLÜKLER (-)……………………………………………………………..(16.000)
– Kurumlar vergisi………………………………………………………………. 16.000

DÖNEM NET KÂRI………………………………………………………………………………………………………………………. 64.000
3. GEÇMİŞ DÖNEM ZARARI (-)…………………………………………………………………………………………………… ——-
4. I. TERTİP YASAL YEDEK AKÇE (-)………………………………………………………………………………………….. (4.000)
5. İŞLETMEDE BIRAKILMASI VE TASARRUFU ZORUNLU YASAL FONLAR (-)……………………… ——-

DAĞITABİLİR NET DÖNEM KÂRI…………………………………………………………………………………………… 60.000
6. ORTAKLARA BİRİNCİ TEMETTÜ (-)……………………………………………………………………………………… (25.000)

KALAN KÂR………………………………………………………………………………………………………………………………….. 35.000
7. PERSONEL TEMETTÜ (-)…………………………………………………………………………………………………………. ——-
8. YÖNETİM KURULUNA TEMETTÜ (-)……………………………………………………………………………………… ——-
9. ORTAKLARA İKİNCİ TEMETTÜ……………………………………………………………………………………………… (31.500)
10. II. TERTİP YASAL YEDEK AKÇE(-)………………………………………………………………………………………… (3.500)

B.YEDEKLERDEN DAĞITIM.…………………………………………………………………………………………………….. ——–

C. HİSSE BAŞINA TEMETTÜ
– Hisse başına temettü tutarı…………………………………………………………………………………………………………. 0,565
– Hisse başına temettü yüzdesi ……………………………………………………………………………………………………… %2825

Kâr dağıtımının muhasebe kayıtları:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………31.12.2008………………………………..

691-DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER YASAL
YÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI HESABI

370- DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER
YASALYÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI HS.
Kurumlar Vergisi

 

16.000

 

 

 

16.000

2

………………………………31.12.2008………………………………..

690-DÖNEM KÂRI VEYA ZARARI HS

691- DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER
YASAL YÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI HS.
692-DÖNEM NET KÂRI VEYA ZARARI HS.

 

80.000

 

 

16.000

64.000

3

………………………………31.12.2008………………………………..

692-DÖNEM NET KÂRI VEYA ZARARI HS.

590-DÖNEM NET KÂRI HESABI

 

64.000

 

64.000

 

2009 yılında yapılması gerekli kayıtlar şöyledir:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………01.01.2009………………………………..

590-DÖNEM NET KÂRIHESABI

570-GEÇMİŞ YILLAR KÂRLARI HESABI

 

64.000

 

 

64.000

 

Ortaklara ödenecek kâr payının tahakkuk kaydının yapılması şöyledir:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………10.01.2009………………………………..

570-GEÇMİŞ YILLAR KÂRLARI HESABI

331-ORTAKLARA BORÇLAR HS
1. Temettü 25.000
2. Temettü 31.500
540-YASAL YEDEKLER
1. Tertip yedek akçe 4.000
2. Tertip yedek akçe 3.500

 

64.000

 

 

56.500
7.500

Ortaklara kâr payı ödendiğinde aşağıdaki kayıt yapılır:

2

………………………………10.01.2009………………………………..

331-ORTAKLARA BORÇLAR HS
1. Temettü 25.000
2. Temettü 45.000

100-KASA HESABI
360-ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR HS.
Gelir vergisi stopajı

 

56.500

 

50.850
5.650

 

Gelir vergisi stopajının muhtasar beyanname ile ödenmesi gerekir. Ödeme kaydı şöyle yapılır:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………25.01.2009………………………………..

360-ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR HS.
Gelir vergisi stopajı

100-KASA HESABI

 

5.650

 

 
5.650

 

Kurumlar vergisinin tahakkuk ettirilip ödenmesi halinde yapılması gerekli yevmiye kaydı aşağıdaki gibi yapılır:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………15.04.2009………………………………..

370- DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER
YASALYÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI HS.
Kurumlar vergisi

360-ÖDENECEK VERGİ
VE FONLAR HS.
Kurumlar vergisi

 

16.000

 

 

16.000

 

2

………………………………15.04.2009………………………………..

360-ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR HS.
Kurumlar vergisi

100-KASA HESABI

 

16.000

 

16.000

ANONİM ŞİRKETLERDE KAR DAĞITIMI VE MUHASEBE KAYITLARI – Halka Açık A.Ş. Kar Dağıtımı ve Kayıtları

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 05 Şubat 2012 - 15:04

Halka Açık Anonim Şirketlerde Kâr Dağitimi Ve Muhasebe Kayıtları: Halka açık anonim şirketlerin kâr dağıtımına ait ilkelere TTK yanında SPK’de (sermaye piyasası kurulu) tespit etmektedir. SPK’ye göre halka açık anonim şirketlerde, 1.temettü tutarı, dağıtılabilir kârın en az %50’sinden az olamaz ve şirket ana sözleşmesinde birinci temettü oranının gösterilmesi zorunludur. Ayrılması gereken yedek akçeler ve 1. temettü ayrılmadıkça kâr ertesi yıla devredilemez, başka yedek akçe ayrılamaz.

Örnek:
Halka açık HG Anonim Şirketinin sermayesi 200.000 TL olup tamamı ödenmiştir. Sermaye nominal değeri 2 TL olan 100.000 adet hisse
senedinden oluşmaktadır. Şirketin 2008 yılı dönem kârı 80.000 TL’dir. Dönem kârından yapılacak indirim ve ilaveler yoktur. Şirketin ödediği geçici vergi 15.800 TL’dir. Şirket genel kurulu, yasal kesintilerden sonra kalan kârın tamamının dağıtımına 31.12.2008 tarihinde karar vermiştir. Şirketin şimdiye kadar ayırdığı 1.tertip yedek akçe tutarı 3.000.000 TL’dir. Şirket genel kurulu, 31.12.2008 tarihinde dönem kârından yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalanın dağıtımına ilişkin dönem sonu finansal tablolarını onaylamıştır.

Cevap:
Kurumlar vergi matrahının hesaplanması aşağıdaki şekilde olur:

Dönem karı……………………………………………..80.000 TL
Mali kâr (kurumlar vergisi matrahı)………80.000 TL
Kurumlar vergisi…………80.000 x 0, 20 = 16.000TL

1.Tertip Yedek Akçenin Hesaplanması:

1.tertip yedek akçe……….. 80.000 x %5 = 4.000 TL

Ortaklara 1. Temettünün Hesaplanması:

Dönem kârı…………………………………………… 80.000 TL
Kurumlar vergisi(-) ……………………………. (16.000 TL)
1.tertip yedek akçe(-)………………………….. (4.000 TL)
Dağıtılabilir kâr…………………………………… 50.000 TL
1.temettü…………………… 50.000 x %50 = 25.000 TL

Sermaye Piyasası Kanunu göre 1.temettü tutarı, dağıtılabilir kârın %50’ si olarak dikkate alınmıştır.

2. Tertip Yedek Akçenin Hesaplanması:

Dönem kârı…………………………………………… 80.000 TL
Kurumlar vergisi(-) ………………………………(16.000 TL)
1.tertip yedek akçe(-)…………………………… (4.000 TL)
1.temettü(-)…………………………………………..(25.000 TL)
2.tertip yedek akçe matrahı ……………….. 35.000 TL
2.tertip yedek akçe……….35.000 x %10 = 3.500 TL

Ortaklara 2. Temettün Hesaplaması:

Dönem kârı……………………………………………..80.000 TL
Kurumlar vergisi(-)………………………………. (16.000 TL)
1.tertip yedek akçe(-)…………………………… (4.000 TL)
1.temettü(-)……………………………………………(25.000 TL)
2.tertip yedek akçe(-)…………………………… (3.500 TL)
2.temettü………………………………………………. 31.500 TL

Gelir Vergisi Stopajının Hesaplanması:

1.temettü ………………………………………………..25.000 TL
2.temettü ………………………………………………..31.500 TL
Gelir vergisi stopajı matrahı………………….56.500 TL
Gelir vergisi stopajı………56.500 x %10 = 5.650 TL

Hisse başına temüttünün hesaplanması şöyledir:

Hisse başına temüttü = (I.temüttü + II.temüttü) / Hisse senedi sayısı
Hisse başına temüttü = (25.000 + 31.500) / 100.000 = 0.565 TL

Hisse senedinin değeri = 200.000 / 100.000 = 2 TL

Hisse başına düşen temettü yüzdesi = Hisse başına temettü tutarı / Hisse senedi değeri
Hisse başına düşen temettü yüzdesi = 0,565 / 2 = %2825

ANONİM ŞİRKETLERDE KAR DAĞITIM TABLOSU

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 05 Şubat 2012 - 15:03

HG ANONİM ŞİRKETİ
KAR DAĞITIM TABLOSU

A.DÖNEM KÂRININ DAĞITIMI
1. DÖNEM KÂRI……………………………………………………………………………………………………………………………. 100.000
2.ÖDENECEK VERGİ VE YASAL YÜKÜMLÜLÜKLER (-)……………………………………………………………..(20.000)
– Kurumlar vergisi………………………………………………………………. 20.000

DÖNEM NET KÂRI………………………………………………………………………………………………………………………. 80.000
3. GEÇMİŞ DÖNEM ZARARI (-)…………………………………………………………………………………………………… ——-
4. I. TERTİP YASAL YEDEK AKÇE (-)………………………………………………………………………………………….. (5.000)
5. İŞLETMEDE BIRAKILMASI VE TASARRUFU ZORUNLU YASAL FONLAR (-)…………………….. ——-

DAĞITABİLİR NET DÖNEM KÂRI…………………………………………………………………………………………… 75.000
6. ORTAKLARA BİRİNCİ TEMETTÜ (-)……………………………………………………………………………………… (25.000)

KALAN KÂR………………………………………………………………………………………………………………………………….. 50.000
7. PERSONEL TEMETTÜ (-)…………………………………………………………………………………………………………. ——-
8. YÖNETİM KURULUNA TEMETTÜ (-)……………………………………………………………………………………… ——-
9. ORTAKLARA İKİNCİ TEMETTÜ……………………………………………………………………………………………… (45.000)
10. II. TERTİP YASAL YEDEK AKÇE(-)………………………………………………………………………………………… (5.000)

B.YEDEKLERDEN DAĞITIM.…………………………………………………………………………………………………….. ——–

C. HİSSE BAŞINA TEMETTÜ
– Hisse başına temettü tutarı…………………………………………………………………………………………………………. 0,7
– Hisse başına temettü yüzdesi ……………………………………………………………………………………………………… %14

Kâr dağıtımının muhasebe kayıtları:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………31.12.2008………………………………..

691-DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER YASAL
YÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI HESABI

370- DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER
YASALYÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI HS.
Kurumlar Vergisi

 

20.000

 

 

 

20.000

2

………………………………31.12.2008………………………………..

690-DÖNEM KÂRI VEYA ZARARI HS

691- DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER
YASAL YÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI HS.
692-DÖNEM NET KÂRI VEYA ZARARI HS.

 

100.000

 

 

20.000

80.000

3

………………………………31.12.2008………………………………..

692-DÖNEM NET KÂRI VEYA ZARARI HS.

590-DÖNEM NET KÂRI HESABI

 

80.000

 

80.000

 

2009 yılında yapılması gerekli kayıtlar şöyledir:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………01.01.2009………………………………..

590-DÖNEM NET KÂRIHESABI

570-GEÇMİŞ YILLAR KÂRLARI HESABI

 

80.000

 

 

80.000

 

Ortaklara ödenecek kâr payının tahakkuk kaydının yapılması şöyledir:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………10.01.2009………………………………..

570-GEÇMİŞ YILLAR KÂRLARI HESABI

331-ORTAKLARA BORÇLAR HS
1. Temettü 25.000
2. Temettü 45.000
540-YASAL YEDEKLER
1. Tertip yedek akçe 5.000
2. Tertip yedek akçe 5.000

 

80.000

 

 

70.000
10.000

 

Ortaklara kâr payı ödendiğinde aşağıdaki kayıt yapılır:

2

………………………………10.01.2009………………………………..

331-ORTAKLARA BORÇLAR HS
1. Temettü 25.000
2. Temettü 45.000

100-KASA HESABI
360-ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR HS.
Gelir vergisi stopajı

 

70.000

 

59.500
10.500

 

Gelir vergisi stopajının muhtasar beyanname ile ödenmesi gerekir. Ödeme kaydı şöyle yapılır:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………25.01.2009………………………………..

360-ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR HS.
Gelir vergisi stopajı

100-KASA HESABI

 

10.500

 

 
10.500

 

Kurumlar vergisinin tahakkuk ettirilip ödenmesi halinde yapılması gerekli yevmiye kaydı aşağıdaki gibi yapılır:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………15.04.2009………………………………..

370- DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER
YASALYÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI HS.
Kurumlar vergisi

360-ÖDENECEK VERGİ
VE FONLAR HS.
Kurumlar vergisi

 

20.000

 

 

20.000

 

2

………………………………15.04.2009………………………………..

360-ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR HS.
Kurumlar vergisi

100-KASA HESABI

 

20.000

 

20.000

ANONİM ŞİRKETLERDE KAR DAĞITIMI VE MUHASEBE KAYITLARI

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 05 Şubat 2012 - 15:02

1. Kâr dağıtım işlemleri ve muhasebe kayıtları: Anonim şirketler, bütün sermaye şirketleri gibi kâr dağıtımı yapmadan önce yedeklerini
hesaplar ve ayırır. Yedekler özelliklerine göre yasal yedekler ve isteğe bağlı yedekler olmak üzere iki grupta toplanır.

2. Yasal yedekler: TTK’ye göre dönem kârından ayrılan yedek akçelerdir. Yasal yedekler, I. Tertip ve II. Tertip yedek akçe olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

2.1. I.Tertip yedek akçe: Her yıl safi kârın % 5 i I.tertip yedek akçe olarak ayrılır.Safi kâr, dönem kârdan varsa geçmiş yıllara ait zararlar düşülerek bulunur. I. tertip yedek akçe, ödenmiş sermayenin beşte biri (1/5) buluncaya kadar ayrılır. Ödenmiş sermayenin beşte birini bulduktan sonra I. tertip yedek akçe ayrılması bir zorunluluk olmaktan çıkar.

2.2. II. Tertip yedek akçe: Kurumlar vergisi, 1.tertip yedek akçe ve 1. temettü şirketin dönem kârından ayrıldıktan sonra ortaklara ve kâra iştirak eden diğer kimselere dağıtılması kararlaştırılmış olan kısmın %10’u 2. tertip yedek akçe olarak ayrılır. 2. tertip yedek akçenin ayrılması, kârın dağıtılmasına bağlıdır. Eğer şirket kârı dağıtmıyorsa, 2. tertip yedek akçe ayrılmaz.

3. İsteğe Bağlı Yedekler: İsteğe bağlı olarak yönetim kurulunun teklifi ve genel kurul kararı ile ayrılabilecek yedek akçelerdir. Anonim şirketlerin kâr dağıtımı, özellikle gelir vergisi stopajı bakımından kapalı ve halka açık anonim şirketlerde farlılık göstermektedir.

4. Aile Anonim Şirketlerinde Kâr Dağıtımı ve Muhasebe Kayıtları:

Örnek:
HG Anonim Şirketi bir aile şirketi olup 2008 dönem kârı 100.000 TL’dir. Yönetim kurulunun 31.12.2008 tarihli kâr dağıtımı kararı bulunmaktadır. Şirketinin sermayesi 100.000 adet hisseden oluşmaktadır. Şirketin ödenmiş sermayesi 500.000 TL’dir. Şirket kârının tamamı ticari kâr olup ilaveler ve indirimler yoktur. Ortaklara kâr ödenmesi 10.01.2009 tarihinde yapılacaktır. Şirketin şimdiye kadar ayırdığı 1. tertip yedek akçe tutarı 70.000TL’dir.

Cevap:
Kurumlar vergi matrahının hesaplanması aşağıdaki şekilde olur:

Dönem karı…………………………………………….100.000 TL
İndirimler (-)………………………………………….——–
İlaveler (+)……………………………………………..——–

Mali kâr (kurumlar vergisi matrahı)……100.000 TL
Kurumlar vergisi……… 100.000 x 0, 20 = 20.000TL

I. Tertip Yedek Akçe Hesaplanması:

Ödenmiş sermaye…………………………….. 500.000 TL
1. tertip yedek akçe ayırma sınırı…… 500.000/5= 100.000 TL’dir.
Şirket 31.12.2008 tarihine kadar 70.000 TL I. tertip yedek akçe ayrıldığına göre:
100.000 – 70.000 = 30.000 TL daha I. tertip yedek akçe ayırma zorunluluğu vardır.

Bu dönem I.tertip yedek akçe tutarı ise şöyledir:
Dönem kârı 100.000 x %5 = 5.000 TL

I.Temettü Hesaplaması:

Anonm şirketler ayrıca ödenmiş sermayenin %5’i kadar da I.temettü ayırmak zorundadır.
I.temettü: 500.000 x %5 =25.000 TL’dir

II. Tertip Yedek Akçe Hesaplanması:

II. Tertip yedek akçe, dönem kârından, kurumlar vergisi ve I.tertip yedek akçe ile I.temettü düşüldükten sonra kalan kârın % 10’u kadar ayrılır. Buna göre:

Dönem karı…………………………………………………………..100.000 TL
Kesintiler toplamı…………………………………………….. (50.000 TL)

Kurumlar vergisi (-)…………. 20.000 TL
I.tertip yedek akçe (-)……… 5.000 TL
Ortaklara I. temettü (-)…. 25.000 TL

II. Tertip yedek akçe matrahı…………………………… 50,000 TL
II.Tertip yedek akçe………………… 50.000 x %10 = 5.000 TL

II.Temettü Hesaplanması:

II.temettü hesaplanması, II.tertip yedek akçe matrahından II.tertip yedek akçe çıkârılarak bulunur.
II.temettü…………………………………50.000 – 5.000 = 45.000 TL

Gelir Vergisi Stopajının Hesaplanması:

I. temettü………………………………………………………….. 25.000 TL
II.temettü…………………………………………………………..45.000 TL
Gelir vergisi stopajı matrahı..25.000 + 45.000 =70.000 TL

Gelir vergisi stopajı……………70.000 TL x %15 = 10.500 TL

Hisse başına temüttünün hesaplanması şöyledir:

Hisse başına temüttü = (I.temüttü + II.temüttü) / Hisse senedi sayısı
Hisse başına temüttü = (25.000 + 45.000) / 100.000 = 0.7 TL

Hisse senedinin değeri = 500.000 / 100.000 = 5 TL

Hisse başına düşen temettü yüzdesi = Hisse başına temettü tutarı / Hisse senedi değeri
Hisse başına düşen temettü yüzdesi = 0, 7 / 5 = %14

ANONİM ŞİRKETLERDE KAR DAĞITIMI

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 05 Şubat 2012 - 15:00

1. Kâr: İşletmenin faaliyet döneminde öz kaynaklarında oluşan artıştır. Kâr, safi kâr, dönem kârı şeklinde de ifade edilir. Kâr dağıtımında yasaların ön gördüğü koşullar yerine getirilir. Yönetim kurulu kârın nasıl dağıtılacağını kanunlara uygun olarak öneri şeklinde hazırlar. Genel kurul bunu kabul eder veya değiştirerek başka şekilde kâr dağıtım kararı alabilir.

2. Kâr Dağıtım Tablosu: yasal yükümlülüklerin, ana sözleşmede belirtilenlerin ve genel kurulda alınan kararların sonucuna bakılarak düzenlenen dönem kârının, nasıl ve nerelere dağıtıldığını gösteren finansal tablodur. Dönem kârı, bilançolarda ve gelir tablosunda yer alır. Dönem kârından ayrılan yedekler ve özellikle kâr paylarının (temettü) hisselere dağıtılmasının nasıl yapıldığı bu tabloda görülmez. Bu nedenlerden dolayı kârın nasıl ve nerelere dağıtıldığı, hangi tür hisselerle hangi payların verildiği ayrıntılı olarak kâr dağıtım tablosunda görülür. Kâr dağıtım tablosu tekdüzen muhasebe ilkelerine uygun olarak ve standart şeklinde düzenlenir.

Kâr dağıtım tablosu için >>>>>

3. Kâr Dağıtım Tablosu Düzenleme Kuralları:
– “Dönem Kârının Dağıtımı” bölümünde: dönem kârından yapılacak yasal kesintiler ortaklara da kâr payları ile genel kurul kararıyla şirkette bırakılacak kârlar belirtilir.
– “Yedeklerden Dağıtım” bölümünde, isteğe dayalı yedeklerden nasıl dağıtım yapılacağı gösteri bölümü uygulamada fazla yer verilmez.
– Diğer bölümlerde ise hisse başına düşen kâr ve temettüler bulunmaktadır. Bu da dağıtabilir hisse senedine bölünmesiyle hesaplanır.

4. Mali Kârın Hesaplanması: Anonim şirketler, kurumlar vergisi mükelleftir. Şahıs şirketleri, kârı ortaklarına dağıtır ve her kâr payının vergisini kendisi öder.Anonim şirketlerde ise vergi kâr dağıtılmadan hesaplanır ve şirket tarafından vergi dairesine ödenir. Kurumlar vergisi şirketin faaliyet döneminde elde edilen safi kâr veya mali kâr üzerinden hesaplanır. Şirketin bilançoda gösterilen kârı ile aynı olmayabilir.Mali kâr belirlenirken ;dönem kârından vergi kanunlarına göre vergiden istisna ve muafiyet tutarları indirilir,kanunen kabul edilmeyen giderler bu yolla mali kâra (safi kurum kazancıma ) ulaşılmış olur.

Kurumlar vergisinden istisna tutulan kazançlar şunlardır: Kurumların, tam mükellefiyete tabi başka bir kurum sermayesine iştiraklerinden elde ettikleri kazançlar
– Kooperatiflerin ortakları için hesapladıkları risturnlar
– Portföyünün en az % 25’i hisse senetlerinden oluşan menkul kıymet yatırım fonları (döviz yatırım fonları hariç) ile aynı nitelikteki menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançlar
– Üçüncü madde dışında kalan menkul kıymetler yatırım fonları ile menkul kıymetler yatırım ortaklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları
– Risk sermayesi yatırım fonları veya ortaklarının kazançları
– Emeklilik yatırım fonlarının kazançları
– Gayrimenkul yatırım fonları veya ortaklarının kazançları
– Kurumların rüçhan hakkı kuponlarının satışından elde ettikleri kazançları ile anonimşirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasında sağlanan kazançlar
– Yurt dışında yapılan inşaat onarma, montaj işleri ve teknik hizmetlerden sağlanan kazançlar
– Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve ortaöğretim özel okulları ile bakanlar kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara veya kamu yararına çalışan derneklere bağlı rehabilitasyon merkezlerinin işletilmesinden elde edilen kazançlar, Millî Eğitim Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığının belirleyeceğiusul ve esaslar çevresinde beş vergilendirme dönemi kurumlarvergisinden muaftır. İstisna, okulların faaliyete geçirdiği vergilendirme döneminden itibaren başlar.

Anonim şirketlerin kurumlar vergisinden istisna tutulan iştirak kazançları, risturnlar ile yatırım fon ve ortaklarının portföy işletmecilik kazançlarının elde edilmeleri sırasında yapılan giderler, kanunen kabul edilmeyen gider kabul edilmiştir.(KVK madde 8) bu giderler kurumlar vergisi hesaplanırken bilanço kârına ilave edilir.

5. Kurumlar vergisi matrahı bulunurken bilanço kârına ilave edilecek giderler (vergi açısından kanunen kabul edilmeyen giderler) şunlardır:
– Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler (KVK, madde 15/1)
– Örtülü sermeye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler (KVK, madde 15/2)
– Sermaye şirketlerince dağıtılan örtülü kazançlar (KVK, madde 15/3)
– Her ne şekilde olursa olsun ayrılan ihtiyat akçeleri (KVK, madde 15/4
– Dar mükellefiyete tabi kurumlara özgü bazı giderler (KVK, madde 15/5)
– Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre hesaplanan kurumlar vergisi ile her türlü para cezaları, vergi cezaları,gecikme zamları ve faizleri(KVK, madde 15/6)
– Kanunlara ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak tespit edilen hallar saklı kalmak üzere, menkul kıymetlerin itibari değerlerinin altında satışından doğan zararlar ile ödenen komisyonlar ve benzeri her türlü giderler (KVK, madde 15/9)
– Vergi Usul Kanunu’na göre ödenen gecikme faizleri (KVK, madde 15/10)
– Her türlü alkol ve alkolü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklam giderlerinin %50’si (90/1081 sayılı bakanlar kurulu kararı ile (0) sıfır) (KVK, madde 15/1)
– Yat, kotra,tekne sürat teknesi gibi motorlu deniz,uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile amortismanları (KVK, madde 15/12)
– Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’na bağlı, (1), (2) ve (4) sayılı tarifelerde yer alan taşıtlardan alınan vergi ve cezalar ile gecikme zamları (MTVK, madde 14)
– Sosyal Sigortalar Kurumuna ödenmeyen SSK primleri (506 sayılı kanunu madde 80)
– Hırsızlık olaylarından kaynaklanan kayıplar
– Kanunu sınırların üzerinde yapılan bağış ve yardımlarla gerekli şartları taşımayan her türlü giderler

ANONİM ŞİRKETLERDE SERMAYE AZALTIMI

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 05 Şubat 2012 - 14:59

1. Anonim şirketler, sermaye artırımında olduğu gibi değişik ekonomik veya yasal edenlerden dolayı sermaye azaltma yoluna da gidebilir. Anonim şirketlerin sermaye azaltma nedenlerinden bazıları şunlardır:
– Sermayenin yarısının veya 2/3’ünün kasrşılıksız kalması
– Esas sermayenin iş hacminden fazla gelmesi veya şirket sermayesinin belli bir bölümünden başka yatırım alanlarına kaydırılması
– Hisselere düşen kâr payı oranının düşmesi
– Şirketin büyük zararlara uğramış olması ve bu zararların telafi edilmemesi
– Şirketin konusu değiştirmesi

2. Anonim şirketlerde sermayenin azaltılması yolları:
– Hisselerin nominal değerleri indirilir
– Hisselerin sayısı azaltılır. Geri alınan hisse senetlerinin yerine yeni nominal değerde yazılı hisse senetleri verilir. Aradaki fark ortaklara (hissedarlara) ödenir.

3. Sermaye azaltımı kararı alan anonim şirket aşağıdaki işlemleri yerine getirir:
– Sermaye artırma ve azaltma kararı alınır.
– Ana sözleşmenin değişik metni hazırlanır.
– Değişiklik metni ile ilgili serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli malimüşavir bilirkişi rapor alınır.
– Genel kurul kararı alınır.
– Alacaklılar davet edilir.
– Sermaye azaltılması ile ilgili değişiklik ticaret sicilinde tescil ettirilir ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunur.

Şirketin zararı karşılamak amacıyla sermaye azatlımı yapılıyorsa alacaklıların davetinegerek kalmaz. Şirketin varlıkları şirketin borçlarını ödemeye yettiği sürece sermaye azaltılabilir.

Örnek 1:
HG Anonim Şirketi sermayesinin iş kapasitesine göre fazla gelmesi nedeniyle sermayesini 15.01.2009 tarihinde 20.000 TL azaltmaya karar vermiş ve gerekli işlemler tamamlamıştır.

Şirket, sermaye azaltımını piyasadan nominal değeri 5 TL olan 4.000 adet hisse senedi satın alıp iptal etmek suretiyle gerçekleştirmiştir

Cevap:
Sermaye azaltımı işlemlerinin muhasebe kayıtları şöyle yapılır:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………15.01.2009………………………………..

500 SERMAYE HESABI

331 ORTAKLARA BORÇLAR HS

 

20.000

 

 

20.000

2

………………………………15.01.2009………………………………..

331 ORTAKLARA BORÇLAR HS

100 KASA HESABI

 

20.000

 

 

20.000

BORÇ 500 SERMAYE ALACAK
20.000
20.000
BORÇ 100 KASA ALACAK
20.000
20.000

ANONİM ŞİRKETLERDE SERMAYE ARTTIRIMI – örnek 2

Ana Sayfa » Şirketler Muhasebesi
Paylaş
Tarih : 05 Şubat 2012 - 14:58

Örnek 2:

HG Anonim Şirketi, sermayesini 10.11.2008 tarihinde 200.000 TL artırmaya ve bunu da tanesi 10 TL olan 20.000 adet hisse senedini halka ihraç ederek gerçekleştirmeye karar vermiştir.

20.11.2008 tarihinde artırılan sermayenin %004’ü Rekabet Kurulu adına T.C Ziraat Bankasına ((Not: 2010 yılından itibaren Halk bankasına yatırılması kararlaştırılmıştır) yatırılmıştır.

Hisse senetlerinin basım ve ilanı için 3.000 TL ve ayrıca 540 TL KDV 25.11.2008 tarihinde ödenmiştir.

Hisse senetlerinin satışı için 30.11.2008 tarihinde banka ile %03 komisyon karşılığı anlaşma yapılmış ve banka hisse senetlerinin tamamı satarak kendi komisyonunu kesip kalanını şirketin bankadaki hesabına yatırmıştır.

Cevap:
Sermaye arttırmı işlemlerinin muhasebe kayıtları şöyle yapılır:

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………10.11.2008………………………………..

900 BORÇLU NAZIM HESAPLAR
Satıştaki hisse senetleri

950 ALACAKLI NAZIM HESAPLAR
Satıştaki hisse senetlerinden alacaklılar

 

200.000

 
200.000
2

………………………………10.11.2008………………………………..

501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE HESABI(-)

500 SERMAYE HESABI

 

200.000

 

 

200.000

3

………………………………20.11.2008………………………………..

770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ HS

100 KASA HESABI

 

80

 

 

80

4

………………………………25.11.2008………………………………..

780 FİNANSMAN GİDERLERİ HS
191 İNDİRLECEK KDV HS

100 KASA HESABI

 

3.000
540

 
3.540

Banka %03 komisyonunu kestikten sonra kalan tutarı şirketin bankadaki hesabına yatırmıştı.

Önce bankanın komisyonunu hesaplayalım:

Banka tarafından satışa sunulan hisse senetlerinin tutarı 200.000 TL.

200.000 x %03 = 600 TL komisyon tutarı

200.000 -600 = 199.400 TL şirket hesabına yatan tutar

5

………………………………30.11.2008………………………………..

102 BANKALAR HS
262 KURULUŞ VE ÖRGÜTLENME GİDERLERİ HS

501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE HS (-)

 

199.400
600

 
200.000

Nazım hesaplar ters kayıt yapılarak kapatılır.

6

………………………………30.11.2008………………………………..

950 ALACAKLI NAZIM HESAPLAR
Satıştaki hisse senetlerinden alacaklılar

900 BORÇLU NAZIM HESAPLAR
Satıştaki hisse senetleri

 

200.000

 
200.000

 

BORÇ 501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE ALACAK
200.000 200.000
200.000 200.000
BORÇ 770 GENEL YÖNETİM GİDER ALACAK
80
80
BORÇ 100 KASA ALACAK
80
3.540
3..620
BORÇ 262 KURULUŞ VE ÖRGÜTLENME ALACAK
600
600

 

BORÇ 500 SERMAYE ALACAK
200.000
200.000
BORÇ 191 İND. KDV ALACAK
540
540
BORÇ 780 FİNANSMAN GİDERLERİ ALACAK
3.000
3.000
BORÇ 102 BANKALR ALACAK
199.400
199.400

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Tek kişilik dev şirkette vergisel bakış – II
Tek kişilik dev şirkette vergisel bakış – II

VI. VERGİ BORÇLARINDAN ORTAKLARIN SORUMLULUĞU 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35 inci maddesinde yer alan düzenleme;

ŞİRKETLER MUHASEBESİ DERSİ 2012-2013 YILLIK PLANI
ŞİRKETLER MUHASEBESİ DERSİ 2012-2013 YILLIK PLANI

Bu yıllık plan okul zümresinde belirlenen ders saat sayısı ve modüller çerçevesinde hazırlanmıştır. Her okulda farklılık gösterebilir. Bu

6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanununda Suçlar, Cezalar
6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanununda Suçlar, Cezalar

01.Temmuz.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni Türk Ticaret Kanunu ile işadamına pek çok yükümlülük getirildi. Bu yükümlülüklere



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI