İşsizin Maaşı Artıyor Mu?

Ana Sayfa » Güncel Haberler (Page 186)
Paylaş
Tarih : 03 Ağustos 2011 - 20:51

İşsizlik Sigortası’nın uygulamaya başladığı Mart 2002 tarihinden 30.06.2011 tarihine kadar sisteme 2.754.425 kişi başvuruda bulunmuş, 2.257.387 kişi işsizlik ödeneği almaya hak kazanmıştır. Mart 2002 tarihinden 30 Haziran 2011 tarihine kadar toplamda 4.147.022.714,74.-TL ödemede bulunulmuştur. Haziran 2011 ayında işsizlik ödeneğinden yararlanmak üzere 40.375 kişi ünitelerimize başvurmuştur. Haziran 2011 ayında 165.299 kişiye 62.128.666,62.-TL ödeme yapılmıştır.

2000 yılından bu yana uygulanmakta olan işsizlik sigortasında önemli sorunlar yaşanıyordu. Özellikle işsizlik sigortası yardımlarından yararlanma koşullarının ağırlığı ve işsizlik ödeneği tutarının düşüklüğü en önemli sıkıntı. İşte işsizlik sigortasında yaşanan sıkıntıların giderilmesi için Ulusal İstihdam Strateji Belgesinde yer alan bazı değişiklikler olması gündemde.

Halen yürürlükte olan mevzuata göre; hizmet akitleri işsizlik ödeneğine hak kazanacak şekilde sona eren sigortalılar, Türkiye İş Kurumu’na süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmeleri, hizmet akitlerinin sona ermesinden önceki son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanıyorlar.

Mevcut uygulamada hizmet akitlerinin sona ermesinden önceki son üç yıl içinde,

–  600 gün prim ödemiş olanlara 180 gün,

–  900 gün prim ödemiş olanlara 240 gün,

–  1080 gün ve daha fazla prim ödemiş olanlara 300 gün,

süre ile İş-Kur tarafından işsizlik ödeneği ödeniyor. Özellikle son 120 gün kesintisiz çalışma şartı ile son üç yıl içinde en az 600 gün prim ödeme şartının işsizlik sigortasında sürekli eleştirildiğini belirtmeliyiz.

Ulusal İstihdam Strateji Belgesi taslağında işsizlik sigortasına ilişkin önemli değişiklikler yapılması planlanıyor. Buna göre; son iki yıl içerisinde 360 gün çalışmış olmak, işsizlik aylığı almak için yeterli sayılacak.

Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, on altı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini geçemiyor.

01.07.2011-31.12.2011 dönemi için aylık işsizlik ödeneği tutarı en az 334.80 TL ve en yüksek tutar ise 669,60 TL olarak uygulanıyor. Yani, 5.000 TL prim ödeyende, 1.674 TL prim ödeyende aynı işsizlik ödeneğini (669.60 TL) alıyor.

Ayrıca işsizlik sigortasında halen asgari ücretin brüt tutarının yüzde sekseni olan üst sınır, brüt asgari ücretin 1,5 katına çıkacak. Yani bugünkü asgari ücret üzerinden (837 TL * 2= 1.255,50 TL) olacak. İşsizlik aylığı yükseltilecek ancak işsiz kalanları tembelliğe yöneltmemek amacıyla uzun süreli işsizliklere düşük tutarda aylık ödenecek.

İşini kaybeden işçi işsizliğinin ilk üç ayında, çalışırken son 12 ayda aldığı ortalama ücretin yüzde 50’si oranında işsizlik aylığı alacak. Bu oran işsizliğin ikinci üç aylık döneminde yüzde 40, geri kalan sürede ise yüzde 25 olarak uygulanacak.

Böylece çalışırken 2.500 TL ücret alan bir kişi ilk üç ay için 1,250 lira, ikinci üç ay için 1.000 TL, geri kalan dönem için ise 625 TL işsizlik aylığı alabilecek. Aşağıdaki tabloda tasarının yasalaşması halinde ücret tutarlarına göre verilecek işsizlik sigortası ödeneği yer alıyor.

Ücret İlk 3 ay için

işsizlik ödeneği İkinci 3 ay için

işsizlik ödeneği Son 6 ay için

işsizlik ödeneği

837 418.5 334.8 209.25

1000 500 400 250

2000 1000 800 500

2500 1250 1000 625

2511 1255.5 1004.4 627.75

3000 1255.5 1200 750

4000 1255.5 1255.5 1000

5440.5 1255.5 1255.5 1255.5

İşsizlik aylığına hak kazanma koşullarını sağlayamayan 25 yaşın altındaki çalışanlara prim ödeme ve yararlanma süresi yüzde 50 indirimli olarak uygulanacak. Bu durumda son iki yıl içinde 180 gün prim ödeyerek çalışan 25 yaşın altındaki genç işsizler de işsizlik aylığı alabilecekler.

Bu koşulları da sağlayamadan işini kaybedenler ile yasal olarak en fazla on ay işsizlik aylığı alması gerektiği halde bu süre dolmasına rağmen işe giremeyenlere bütçeden sağlanan kaynaklarla işsizlik aylığı ödenecek.

Ancak hemen hatırlatmak gerekiyor, işsizlik sigortasında öngörülen bu iyileştirmeler henüz tasarı aşamasında ve yürürlüğe girmesi için öncelikle yasa çıkması ve sonra da resmi gazetede yayınlanıp yürürlüğe girmesi gerekmektedir.

Etiketler : , ,

Gümrükte ödediğiniz KDV’yi indirtmeyebilirler

Ana Sayfa » Güncel Haberler (Page 186)
Paylaş
Tarih : 03 Ağustos 2011 - 20:47

Değerli DÜNYA okurları, biliyorsunuz bu köşede sık sık vergi incelemelerinde yaşadığımız sorunları sizlerle paylaşır, konuya ilişkin tavsiyelerde bulunurum.

Yine böyle bir konuya dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

Örtülü kazanç dağıtımı İncelemesinde KDV reddiyatı yapıldı

Bazı incelemelerde, inceleme elemanları şirketin ithalat sırasında yüksek fiyatla ithalat yaptığını iddia edip ithalat bedelinin bir kısmını örtülü kazanç dağıtımı olarak niteledi. Bir yandan kurumlar vergisi tarhiyatı yaparken, aynı zamanda bu örtülü olarak dağıtıldığı iddia edilen kısımla ilgili olarak gümrükte ödenen KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı iddiası ile KDV tarhiyatı da yapıldı.

Ancak yapılan bu mahiyetteki vergi mahkemelerinin çoğunda KDV konusunda bir tarhiyat yapılmamıştır. Çoğunlukla inceleme elemanları, bizimle aynı görüşte olduklarını, KDV açısından düzeltmeyi gerektirecek bir husus olmadığını ifade etmişlerdir. Ancak nedense bu değerlendirmelerin şimdilerde değiştiğini, KDV konusunda daha önce KDV tarhiyatı yapılmayan şirketlerde dahi KDV tarhiyatı (daha önce ödenip, indirilmiş KDV’nin indiriminin reddi) yapılma hazırlığında olduğunu müşahade ediyoruz.

İşin kurumlar vergisi tarhiyatı kısmı, bu eleştirinin haklı olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu. Bu konuyu tamamen bir yana bırakıyorum. Gelin kısaca KDV tarhiyatı kısmını kısaca ele alalım.

KDV tarhiyatının mantığı aslında çok basit. Örtülü dağıtıldığı iddia edilen tutar inceleme elemanınca kanunen kabul edilmeyen gider olarak sınıflanıyor ve KDV Kanunu’nun 30/d bendi uyarınca da kanunen kabul edilmeyen giderin KDV’si de indirilemez sonucuna varılarak gümrükte ithalat sırasında, Mali İdarenin saymanlığına ödenen KDV’nin indirilecek KDV olarak dikkate alınamayacağı, iddia ediliyor.

Örtülü kazanç dağıtımı iddiası ile yapılan nedir?

Örtülü kazanç dağıtımı iddiası ile şirketin maliyetleri arasında bulunan tutarların bir kısmı inceleme elemanınca maliyet (mal bedeli) değil, kar dağıtımı olarak yeniden tanımlanmaktadır. Diğer bir ifade ile ortada işletme ile ilgili olmayan gider tartışması değil mal bedeli olarak ödenen bir kısım bedellerin mal bedeli değil kar olduğu iddiasıdır.

Kâr dağıtımı KDV’ye tabi midir?

Şayet mal bedeli olarak kayıtlarda görülen tutarı örtülü kâr dağıtımı diye nitelerseniz bu kısmın KDV’ye tabi tutulmaması gereken bir ödeme olarak kabulü gerekir. Ancak ithalat aşamasında da inceleme elemanının sınıflaması/ değerlendirmesi dikkate alındığında aslında ödenmemesi gerekirken fuzuli ödenmiş KDV vardır. KDV kanununda gerek 8. maddede gerekse 48. maddede fuzuli ödenen KDV’nin iadesine ilişkin hükümler mevcuttur. Bu konuda düzenlenen tebliğlerde de fuzuli ödenen KDV’nin şayet KDV beyannamesinde indirimi yapılmış ise iade edilmeyeceği, indirilemezse iade edileceğine ilişkin çok sayıda açıklama mevcuttur.

Argümanlar bunlarla sınırlı mı ?

Kesinlikle değil. KDV Kanunu’nun lafzı, sistematiği, diğer bir çok maddesi ve gümrük mevzuatı dikkate alındığında başka bir sonuca varabilmek mümkün değildir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11. maddesinin başlığı “Kabul Edilmeyen İndirimler” şeklindedir.

11. maddenin 1. Fıkrasında; “1-Kurum kazancının tespitinde aşağıdaki indirimlerin yapılması kabul edilemez.”

a-…

b-…

c- “Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar” ifadesine yer verilmiştir.

Hem başlıkta hem de metinde bahse konu husus “indirimler”dir.

Oysa KDV Kanunu’nun 30/d bendinde, “Gelir ve kurumlar vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen “giderler” dolayısıyla ödenen katma değer vergisi, ifadesi mevcuttur.

“İndirim” ve “gider” teknik olarak iki ayrı kavramdır. Kanun koyucu bu iki kavramı karıştırmamaktadır. Dolayısıyla, bu iki ayrı teknik kavrama aynıymış muamelesi yapmak kanun koyucu yerine geçmek, yorumda açık olan tarzı dikkate almamaktır.

Aslında bu sorun geçmişte çözülmüştü

Örtülü kazanç dağıtımı müessesi bir vergi güvenlik müessesesidir. Tıpkı hayat standardı, ortalama kar haddi, asgari gayri safi hasılat esası müesseselerinde olduğu gibi. Bu müesseselerle ilgili olarak da zamanında KDV konusu tartışma konusu olmuş ve Danıştay müstekar hale gelen kararlarında bu konuyu çözmüştü. Örtülü kazanç dağıtımı / Transfer fiyatlaması incelemelerinin giderek yoğunlaştığı bu dönemde geçmişte kalmış sorunları tekrar gündeme getirmek yerine konunun kendisini tartışmaya yoğunlaşmakta fayda olduğu görüşündeyiz. Daha önce bir kısım incelemelerle ilgili verilen az sayıda kararın konuya emsal teşkil etmekten uzak olduğunu düşünmekteyiz. Dünya uygulamalarına da baktığımızda Dünya üzerinde hiçbir ülkenin böylesi bir durumda konuyu KDV ile ilişkilendirmediği de görülecektir.

Bir Ramazan fıkrası…

Günün sözü : ”Bazen bir araba dolusu laf yerine iki rakam aynı şeyi söyler.”

Erzurumlu harmanını kaldırmış, ekinini kurutuyormuş.

Öğleden sonra gökyüzü kararmaya başlamış.

“Allah’ım, ne olirsen ekinim gurumadan yağmurunu yağdırma! ”

“Allah’ım, birkaç gün daha yağmurunu yağdırma, ne olirsen” diye dualar edip durmuş.

Ekini kurudu kuruyacak.

Akşamüzeri, son yarım saatte bir yağmur bir boran. Tüm ekini çürümüş.

O hırsla eve gelmiş, Bir de bakmış ki; eşeği de yıldırım çarpmış.

Bu olay Erzurumlunun içine oturmuş ama bir şey de yapamamış.

Zaman geçmiş, Ramazan ayı gelmiş. İlk gün niyetlenmiş Erzurumlu. İftara tam yarım saat kala, bir sigara çıkartıp yakmış.

İlk nefesini şöyle bir güzelce çekmiş ve gökyüzüne bakarak üflemiş.

“Nasıl? illet oliysen şimdi değil mi?” demiş ve eklemiş:

“Ölen eşşeği de gurbana saymazsam şerefsizim…

Değerli Dünya okurlarının ramazan bayramlarını kutlar saygılar sunarım.

Zeki GÜNDÜZ / VERGİ PORTALI

Etiketler : , , ,

Emlak Vergisi işlemlerine Maliye’den balans ayarı

Ana Sayfa » Güncel Haberler (Page 186)
Paylaş
Tarih : 03 Ağustos 2011 - 19:55
Emlak Vergisi

Emlak Vergisi

Emlak Vergisi bildirimi, özellikle de özürlülerin indirimli (sıfır oranlı) bina vergisi işlemleri sırasında belediyelerin farklı uygulamaları söz konusu… Bazen yasal düzenlemelerin farklı yorumlanmasından, bazen de belediyelerin işgüzarlığından vatandaşın mağduriyeti söz konusu olabilmekte…
Yaşanan olumsuzlukları dikkate alan Maliye Bakanlığı tarafından geçtiğimiz hafta yayımlanan (27.07.2011 tarih ve 28007 sayılı Resmi Gazete) 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile emlak vergisi bildirimi ve özürlülere ait indirimli bina vergisi oranının (sıfır) uygulamasında ortaya çıkan tereddüt ve farklı uygulamaları ortadan kaldırıp, uygulama birliği sağlamak üzere balans ayarı yapıldı.

BİLDİRİMLER YENİDEN DÜZENLENDİ
Emlak Vergisi Kanunu’nun 33. maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil), emlakin bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verilmesi gereken Emlak Vergisi bildirimleri yeniden düzenlendi

BİLDİRİM DIŞINDA BELGE TALEP EDİLMEYECEK
Belediyelerce, mükelleflerden Emlak Vergisi bildirimi dışında tapu sureti, kimlik fotokopisi, vergi kimlik numarasını gösteren belge, elektrik ve su abone belgesi, yapı kullanma izin belgesi, m2 cetveli veya başkaca bir belge talep edilmeyecek.
Mükelleflere ait kimlik bilgileri, İçişleri Bakanlığı Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden, tapu kayıtları ise Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi’nden alınacak. Mükelleflerin şehit, gazi, dul, yetim ve emekli olduklarına ilişkin bilgiler Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından elektronik ortamda sağlanacak.
Belediyeler, Emlak Vergisi’ne konu taşınmazlara ilişkin öncelikle kendi kayıtlarında bulunan bilgi ve belgelerden faydalanacaklar ve gerek duymaları halinde bildirimlerin kontrolü amacıyla bildirime konu taşınmazlarda yoklama ve tespit yapacaklar.

MÜKELLEFİYET RE’SEN TERKİN EDİLECEK
Emlak Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinde yer alan ‘Tapu daireleri devir ve ferağ işlemini, işlemin yapıldığı ayı takip eden ayın 15. günü akşamına kadar ilgili belediyelere bildirir’ hükmü doğrultusunda belediyeler, devir ve ferağ işlemlerinden sonra devredenden tapu senedi veya herhangi bir belge istemeden devredenin Emlak Vergisi mükellefiyetini devir ve ferağın yapıldığı yılı takip eden bütçe yılı başından itibaren re’sen terkin edecekler.

ÖZÜRLÜ KİMLİĞİ OLANDAN RAPOR İSTENMEYECEK
Özürlü kimlik kartı sahibi olanlar, özürlü kimlik kartlarını belediyede ilgili görevliye ibraz etmek ve Tebliğ ekinde yer alan ‘Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip olanlar Dahil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Formu’ ekine özürlü kimlik kartı fotokopisini eklemek suretiyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlandırılacaklar. Bu kişilerden ayrıca tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış sağlık kurulu raporu istenilmeyecek.
Özürlü kimlik kartı sahibi olmayanlar ise, sağlık kurulu raporunun aslını veya onaylı örneğini belediye görevlisine ibraz etmek ve Tebliğ ekindeki ‘Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dahil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Formu’ ekine raporun fotokopisini eklemek suretiyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabilecekler.
İlk başvurudan sonra özürlü kimlik kartı veya süreklilik arz eden özürler için sağlık kurulu raporu fotokopisinin her yıl yeniden verilmesi gerekmeyecek, şartların taşınması halinde indirimli bina vergisi oranının uygulamasına devam edilecek. Ayrıca, geçerlilik süresi içerisinde ibraz edilen sağlık kurulu raporuna istinaden ilgili belediyece gerekli işlem yapılacak, yeni tarihli rapor istenilmeyecek.
Özürlülerin indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlanabilmeleri için, özürlünün herhangi bir gelirinin bulunup bulunmaması şartı ile özür oranı aranılmayacak.

HİÇBİR GELİR OLMAYANLAR
Hiçbir geliri olmayan mükelleflerin indirimli bina vergisi (sıfır) oranından yararlanmaları için ‘Hiçbir Geliri Olmayanların Tek Meskenlerine Ait Taahhüt Belgesi’ni ilgili belediyeye vermeleri yeterli olacak. Bu mükelleflerden ayrıca başka bir belge istenilmeyecek.

AKLINIZDA BULUNSUN
Bordrodaki ücret ve gerçek ücret farkı
İşçinin bordrosunda gözüken ücret ile gerçekte aldığı ücretin farklı olduğunun ileri sürülmesi halinde kıdem tazminatının hesabında esas alınacak ücret; işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek meslek odalarından emsal ücret araştırılması yaptırılarak belirlenir.

Sigortalılık sürenizin hesabında sigorta başlangıcınız esas alınır
18.01.1979 doğumluyum. Uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak 03.08.1995 tarihinden itibaren özel bir şirkette SSK sigortalısı olarak çalışmaktayım. Hangi şartlarla ve ne zaman emekli olabilirim?
Ayrıca 15 yıl sigortalılık ve 3600 gün prim ile sağlanan kıdem tazminatı hakkı karşısında durumum nedir? Sigorta başlangıç tarihim olan 03.08.1995 tarihinde 18 yaşından küçük olmam nedeniyle hesaplanacak 15 yıl sigortalılık süresinin hesabında işe giriş tarihim mi esas alınır, yoksa 18 yaşını doldurduğum tarih mi? Deniz Gamze
03.08.1995 sigorta başlangıcıyla SSK’dan emeklilik için 20 yıl, 5825 gün ve 52 yaş şartlarına tabisiniz. 5825 gün prim ödemiş olmak koşuluyla 52 yaşınızı dolduracağınız 18.01.2031 tarihinde emekliliğe hak kazanırsınız. SSK emeklilik şartlarına ilişkin kademeli geçiş hükümlerine göre sigortalılık süresinin hesabında 18 yaş sınırlaması uygulanmıyor. Emeklilik şartlarının belirlenmesinde, sigortalılık süresi hesaplanırken 18 yaşından önce olsa da sigorta başlangıç tarihi dikkate alınıyor. 15 yıllık sigortalılık sürenizin hesabında da 18 yaşınızı doldurduğunuz tarihin değil, ilk defa sigortalı olduğunuz tarihin esas alınması gerekir. Ancak SGK uygulamalarında standart birliği yok. Bazı müdürlükler, sigortalılık süresinin hesabında 18 yaşın dolduğu tarihi esas alabiliyor.

TURMOB tasfiye önerdi bakanlıktan destek geldi

Ana Sayfa » Güncel Haberler (Page 186)
Paylaş
Tarih : 03 Ağustos 2011 - 19:53
TÜRMOB

TÜRMOB

TÜRMOB Genel Başkanı Nail Sanlı, Yeni Türk Ticaret Kanunu’nu, önemsediklerini belirten Sanlı, şunları söyledi:
“Denetim, dünya standartlarında muhasebe ve denetim standartlarının uygulanmasını zorunlu kılıyor. Bu zaten Türkiye’de vardı. Halka açık, borsaya kayıtlı şirketler zaten bunu yapıyorlardı ve bu zorunluydu. Şimdi yeni Türk Ticaret Kanunu ile KOBİ’lere de bu geliyor.
Küçük teşebbüs sahipleri firmalara güven duyacaklar artık. Kredi veren müesseseler kredivermekle beraber, mevcut firma ortağının sahibinin veya büyük ortaklarının kefaletiyle veriyorlardı. Şimdi firmanın gerçek bilançosuna göre verilecek. Denetim sonunda firmanın kazandığı paralar firma içinde kalacak, firma ve bilanço büyüyecek. Türkiye’nin ekonomik rakamları büyüyecek. Yabancı sermaye Türkiye’ye daha büyük güvenle gelecek.
50 yılı aşkın süreden sonra Türk Ticaret Kanunu çağdaş bir yapıya kavuştu ve günün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde 10 yıllık çalışmadan sonra hayata geçirildi. Bu, dünya örnekleri çok iyi incelenerek yapıldı. Onun için başta büyük iş adamları büyük firmalar buna destek verebilecek, küçük firmalar kaçmak isteyip direnç göstereceklerdir. Süreç içinde bir öteleme, süreyi uzatma tartışılıyor ama biz buna çok sıcak bakmıyoruz. Türkiye’de 700 bin limited şirket, 95 bin anonim şirket var. Yani kaba taslak 800 bin civarında bugünkü Türk Ticaret Kanunu’na göre denetlenmeye müsait şirket yapısı var.

400 bin şirket tasfiye edilsin

Bu 800 bin şirketin denetlenmesi söz konusu değil. Bu şirketlerden hemen hemen yarısı ya gayrifaal firmalar ya da geçmişte Türkiye’de vergi yasaları açısından uygulanan hayat standardı esasına göre kurulmuş şirketler. Bu 400 bin şirketin çok basit bir yöntemle tasfiye sürecine girmesi ve bu tasfiye sürecini tamamlaması gereken bir yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Kısa süreli ve basit bir tasfiye yöntemi getirilmesi lazım bunlara. Çünkü sermaye şirketleri tasfiye edilmeden ticaret sicilden silinemiyor.

Serbest ve yeminli ortaklık yapabilmeli

Bununla ilgili kamunun niyeti, iradesi yeterli. Ben bunu Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı ile konuştum, Vergi Konseyi toplantısında da şirket tasfiyesini önerdim ve bu sıcak karşılandı. Uzmanlık alanlarında iyi yetişmiş insanların bir araya gelerek güçlü denetim firmaları, kurumsal yapıları güçlü olan yapılar oluşturmaları gerekiyor. Biz de TÜRMOB olarak bunun önünü açmak istiyoruz. Mali müşavirlerin ve yeminli mali müşavirlerin ortak tek yetkisi denetim. Burada denetimle sınırlı olmak üzere serbest mali müşavir ve yeminli mali müşavirler ortaklık yapabilmeli. ”

Tüm firmalar şeffaf olacak

TÜRMOB Başkanı Nail Sanlı, yeni kanunla firmalara internet sitesi kurma ve mali tablolarını buradan yayınlama zorunluluğu getirildiğini anlattı. Şanlı, şöyle dedi:
“Mali tabloların kamuoyuyla paylaşılması açısından her firmaya internet sitesi kurma zorunluluğu getiriyor. Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre internet sitesi mevcut olan firmaların da en az bunun bir bölümünü bu konuya ayırması gerekiyor. Firma yapıları, bilançoları, mali yapıları, denetim raporları, denetçinin görüşleri hepsi burada yayınlanacak. Ortaklara yapılacak duyurular, genel kurullarda alınan kararlar hepsi internette yayınlanacak. Yani bilgiler kapalı dosyalarda, zarflarda kalmayacak, raporlar açıklanacak.“

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI