Çiftlik Muhasebe Veri Ağı Sistemine Dahil Olan Tarımsal İşletmelere Katılım Desteği Ödemesi Yapılmasına Dair Tebliğ (No: 2012/67)

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 02 Ekim 2012 - 9:12

2 Ekim 2012 SALI
Resmî Gazete
Sayı : 28429

TEBLİĞ

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından:

ÇİFTLİK MUHASEBE VERİ AĞI SİSTEMİNE DAHİL OLAN TARIMSAL

İŞLETMELERE KATILIM DESTEĞİ ÖDEMESİ

YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

(TEBLİĞ NO: 2012/67)

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğ, çiftlik muhasebe veri ağı (ÇMVA) sistemine gönüllü olarak dahil olan tarımsal işletmelere katılım desteği ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanmıştır.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, çiftlik muhasebe veri ağı sisteminin kurulduğu iller olan İstanbul, Samsun, Malatya, Adana, Konya, Bursa, Erzurum, Şanlıurfa, Nevşehir, Tekirdağ, Giresun, İzmir’de, gönüllülük esasına dayalı olarak sisteme katılan işletmelere 2012 yılı için yapılacak olan katılım desteği ödemesine ilişkin usul ve esasları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanununun 19 uncu maddesinin (g) bendi, 22/1/2009 tarihli ve 27118 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çiftlik Muhasebe Veri Ağı Sisteminin Kuruluş ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile 7/5/2012 tarihli ve 28285 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2012/3106 sayılı 2012 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararın yürürlüğe konulması hakkında Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak, 2012 yılında ödenecek olan katılım desteği uygulamalarına esas olmak üzere hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) Anket formu: Tarımsal işletmelerin yıllık teknik, malî veya ekonomik bilgilerinin toplanması için hazırlanan, Avrupa Birliği uygulamaları ile uyumlu soru formunu,

b) Bakanlık: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını,

c) Banka: T.C. Ziraat Bankası A.Ş.’yi,

ç) Çiftçi kayıt sistemi (ÇKS): Yönetmelikle oluşturulan ve çiftçilerin kimlik, arazi ve ürün bilgileri ile tarımsal desteklemelere ilişkin bilgilerin de kayıt altına alındığı veri tabanını,

d) Çiftlik muhasebe veri ağı (ÇMVA): Tarımsal işletmelerin gelir, gider ve faaliyetlerine ilişkin muhasebe verilerinin toplanması, depolanması ve istatistikî değerlendirmelerinin yapılması amacıyla oluşturulan sistemi,

e) ÇMVA katılım anlaşması: Verilerin, ÇMVA veri toplama usullerinin uygulanarak toplanacağına ilişkin il müdürlüğü ve çiftçi arasında bir yıllık süreyle imzalanan, her iki tarafın görev ve sorumluluklarını düzenleyen Ek-1’de yer alan belgeyi,

f) İcmal 1: İl müdürlüğü tarafından hazırlanan, çiftçi detayında ÇMVA katılım desteği hak edişlerini gösteren ve Ek-2’de yer alan belgeyi,

g) İcmal 2: İl müdürlüğü tarafından İcmal 1’deki bilgilere göre hazırlanan, il detayında ÇMVA katılım desteği hak edişlerini gösteren ve Ek-3’de yer alan belgeyi,

ğ) İl müdürlüğü: Bakanlık il müdürlüğünü,

h) İl ÇMVA Komisyonu: İl müdürü veya il müdür yardımcısı başkanlığında koordinasyon ve tarımsal veriler şube müdürü ve il müdürlüğünde anketör olarak görevlendirilen bir personelden oluşan ve işletmelerin seçilmesinden, formların ön değerlendirmesinden, ihtilafların incelenerek sonuçlandırılmasından, gerekli durumlarda ihtilafların Merkez ÇMVA Komisyonuna iletilmesinden, ödemeye esas icmallerin onaylanmasından sorumlu komisyonu,

ı) İl ÇMVA koordinatörü: Sistemin kurulduğu illerdeki il müdürlüğü koordinasyon ve tarımsal veriler şube müdürünü,

i) İşletme: Yasal durumu ne olursa olsun, sahip olduğu, ortakçılık, yarıcılık ya da kiralama şeklinde tuttuğu arazide kendi adına bitkisel üretim, küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, büyükbaş hayvan yetiştiriciliği, kümes hayvancılığı, ipek böcekçiliği, arıcılık yapan veya karma üretim yapan eşik değer veya üzeri ekonomik büyüklükteki, tek yönetim altında bulunan ekonomik birimi,

j) Katılım desteği: Katılım anlaşması imzalayarak ÇMVA sistemine dâhil olan ve muhasebe yılı süresince tarımsal faaliyetlerine ilişkin verilerini belirlenen zamanlarda veri toplayıcılarıyla paylaşan ve verileri Sorumlu birim tarafından uygulanan testler sonunda doğrulanan işletmelere, her yıl belirlenen miktarda yapılan ödemeyi,

k) Merkez ÇMVA komisyonu: Sorumlu birim bünyesinde, ilgili daire başkanının başkanlığında, diğerleri konusunda deneyimli teknik personel olmak üzere toplam beş üyeden oluşan, illerden gönderilen anket formlarının kontrol ve doğrulanmasından ve il ÇMVA komisyonlarından intikal eden teknik içerikli ve ihtilaflı konuların değerlendirilmesinden sorumlu komisyonu,

l) Muhasebe yılı: 1/1/2011 ve 31/12/2011 yılı zaman aralığını,

m) Sorumlu birim: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünü,

n) Tarımsal faaliyetler: Bitkisel üretim ve/veya hayvansal üretim ve bu üretim sonucu elde edilen malların işletme içerisinde ilk işleme, koruma ve değerlendirilmesi için yapılan faaliyetleri,

o) Rehberlik ve teftiş Başkanlığı: Bakanlık Rehberlik ve Teftiş Başkanlığını,

ö) Veri toplayıcı (anketör): ÇMVA verilerinin çiftçiden anket formu yoluyla toplanmasından ve kontrolünden sorumlu, bu konuda sorumlu birimden eğitim almış olan Bakanlık teknik personelini,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Ödeme Esasları
Ödeme yapılacak tarımsal işletmeler

MADDE 5 – (1) Ödemeler, Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) ve /veya Bakanlık tarafından oluşturulan herhangi bir hayvancılık sistemine kayıtlı olup, ÇMVA sistemine dâhil olan, bir muhasebe yılı süresince tarımsal faaliyetlerine ilişkin muhasebe verilerini belirlenen zamanlarda veri toplayıcılarla paylaşan ve verileri sorumlu birim tarafından yapılan kontroller sonunda doğrulanan tarımsal işletmelere yapılır.

Ödeme miktarı

MADDE 6 – (1) Bu Tebliğin 5 inci maddesinde belirtilen tarımsal işletmelere, 2012/3106 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına istinaden işletme başına ve yılda bir kez olmak üzere 2012 yılında 375 TL katılım desteği ödenir.

Ödemeler için gerekli finansman ve ödeme planı

MADDE 7 – (1) ÇMVA katılım desteği ödemeleri için gerekli finansman bütçenin ilgili kalemine tahsis edilen ödeneklerden karşılanır. Ödemeler, Bakanlık tarafından Bankaya kaynak aktarılmasını müteakip, il müdürlüklerince hazırlanarak onaylanan İcmal 1’e göre, Banka aracılığıyla, ilgili şubelerde daha önce çiftçiler adına açılan veya açılacak olan hesaplara yapılır. Çiftçilere yapılan toplam ödeme tutarının % 0,2’si bütçenin ilgili kaleminden Bankaya hizmet komisyonu olarak ödenir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Uygulama

Görevli kurum ve kuruluşlar

MADDE 8 – (1) ÇMVA katılım desteği ödemeleri uygulaması, Bakanlık Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, merkez ve il ÇMVA Komisyonları ile il müdürlükleri tarafından yürütülür.

Uygulama takvimi

MADDE 9 – (1) İşletmelerin bir muhasebe yılı boyunca gerçekleştirdiği tarımsal faaliyetlerine ilişkin veriler takip eden yıl içinde, anket yoluyla toplanır.

(2) Her işletme için sadece bir anket formu düzenlenir.

(3) Sorumlu birim tarafından her bir il için bildirilen sayıda işletme il ÇMVA komisyonları tarafından Bakanlıkça belirlenen seçim planına göre seçilir. Seçilen işletmelerle il müdürlükleri arasında katılım anlaşması imzalanır.

(4) Katılım anlaşması imzalanan işletmelere anket uygulanır. Anket formları il müdürlüklerince kontrol edilmelerinin ardından sorumlu birime gönderilir.

(5) Anket formları sorumlu birim tarafından testlere tabi tutularak değerlendirilir. Sorumlu birim tarafından anket formları doğrulanan işletmeler, kesin icmalleri alınmak üzere il ÇMVA Komisyonuna bildirilir.

(6) İl ÇMVA komisyonlarınca anket formu doğrulanan işletmeler için, ÇKS sistemi aracılığıyla, 2012 yılı ÇMVA katılım desteği girişleri yapılır. İşletmelerin kesin icmalleri alınarak İcmal 2 onaylanıp, Sorumlu birime gönderilir.

(7) Sorumlu birim İcmal 2 seviyesinde ödemeye esas bilgileri Bankaya gönderir.

(8) Yukarıda geçen tüm işlemlerin gerçekleştirilmesi esnasında görevlilerce veri güvenliğinin sağlanmasıyla ilgili esaslara uyulur.

(9) Sorumlu birimle il müdürlüğü arasında uygulamaya ilişkin koordinasyon ÇMVA il koordinatörleri tarafından sağlanır. Bu kapsamda il sınırları dâhilinde formların anketörlere dağıtılmasından, uygulamanın takibinden, doldurulan formların merkeze gönderilmesinden ve doğrulama sürecinin tamamlanmasından il ÇMVA koordinatörleri sorumludur.

Uygulamaların denetimine ilişkin görev ve yetkiler

MADDE 10 – (1) ÇMVA katılım desteği uygulamasında, il ÇMVA komisyonlarının çözemediği ihtilaflı durumlar merkez ÇMVA komisyonu tarafından değerlendirilerek karara bağlanır. Sonuç alınamayan durumlar Bakanlık Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına iletilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

ÇMVA Katılım Desteğinden Yararlanamayacaklar
ÇMVA katılım destek kapsamı dışında kalacak tarımsal işletmeler

MADDE 11 – (1) Aşağıdaki tarımsal işletmeler ÇMVA Katılım Desteği uygulamasından yararlanamaz.

a) İlgili muhasebe yılında ÇKS’ye kayıtlı olmayan,

b) Katılım anlaşması imzalamak suretiyle başvuru yapmayan,

c) Verilerini istenen zamanda ve doğru olarak veri toplayıcılar ile paylaşmayan,

ç) Sorumlu birim tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda formları doğrulanmayan,

d) Kendi isteğiyle sistemden çıkan tarımsal işletmeler.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler
Haksız ödemelerin geri alınması ve hak mahrumiyeti

MADDE 12 – (1) Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanuni faizi ile birlikte geri alınır. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar.

(2) Bu Karar kapsamındaki destekleme ödemelerinden, idari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler, beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar.

Yürürlük

MADDE 13 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 14 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.

 

 

 

Ek-1

 

                                                    T.C.               GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI

 

 

ÇİFTLİK MUHASEBE VERİ AĞI SİSTEMİNE KATILIM ANLAŞMASI

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından kurulacak olan Çiftlik Muhasebe Veri Ağı Sistemi (ÇMVA) kapsamında …… yılında düzenlenecek anketlere kendi rızamla dahil olmayı ve aşağıda belirtilen yükümlükleri yerine getirmeyi kabul ediyorum.

                                                                                                                                                       

 

                                                                                                                                                                İmza

              …/…/…..

 

 

Çiftçinin Adı:

Adresi:

Telefon :

TC Kimlik No:

ÇKS işletme No:

 

Yukarıda kimlik ve adres bilgileri bulunan çiftçinin ÇMVA sistemine kaydı uygun bulunmuştur.

 

                                                                                                                                                …………   İl Müdürü :

 

                                                                                                                                                           …/…/……

 

YÜKÜMLÜLÜKLER

A) Çiftçilerin Yükümlülüğü:
· Anket yapılacak tarihte işletmede bulunmak,
· Anket formunda işletmenin tarımsal faaliyetlerine ilişkin olarak sorulacak soruları cevaplamak,
· İşletme kayıt defteri, muhasebe kaydı ve her türlü bilgiyi (makbuz, fatura, belge gibi) muhafaza etmek ve Bakanlık görevlisiyle paylaşmak,
· Çiftçi kayıt defterini düzenli olarak tutmak.

B) Bakanlığın Yükümlülüğü:
· Belli dönemlerde işletmeleri ziyaret ederek ÇMVA anket formunu doldurmak,
· Çiftçi kayıt defterlerinin kullanımına yönelik eğitim vermek,
· İşletmelerden anket yoluyla toplanan bilginin gizliliğini sağlamak,
· Toplanan bilginin istatistik dışı amaçla kullanılmamasını sağlamak,
· Sisteme katılarak yükümlülüklerini yerine getiren çiftçilere ödeme yapmak,
· Sisteme katılan çiftçilere istemeleri halinde işletmelerinin ekonomik durumuyla ilgili ekonomik analiz raporu hazırlamak.

 

 

 

Ek-2

 

……. YILI ÇMVA KATILIM DESTEĞİ ÖDEMESİ ÇİFTÇİ DETAYINDA İCMAL (İCMAL 1)

        İLİ                     :
        İLÇESİ             :

Sıra No

TC Kimlik No

Vergi No

Adı

Soyadı

Katılım Desteği Miktarı (TL)

           
           
           
           
           
           
           
           
           
           
           
           
           
           
           
           
           
           
           
           
           
           
TOPLAM    

Yukarıda kimlik bilgileri yazılı kişilere, hizalarında kayıtlı miktarların 5488 sayılı Tarım Kanunu ve  ÇMVASistemine Dahil Olan Çiftçilere Katılım Desteği Ödemesi Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2012/…) gereğince ödenmesi uygundur.

DÜZENLEYEN

KONTROL EDEN                     

ONAYLAYAN Adı – Soyadı: Adı – Soyadı: Adı – Soyadı: Görevi: Görevi: Görevi: Tarih: Tarih: Tarih: İmza: İmza: İmza: 

 

 

 

 

 

Ek-3

……YILI ÇMVA KATILIM DESTEĞİ ÖDEMESİ İL DETAYINDA İCMAL (İCMAL 2)

İLİ :
 

Sıra No

İlin Adı

Toplam İşletme (Çiftçi) Sayısı

ÇMVA Katılım Desteği Miktarı  (TL)

       
       
       
       
       
       
       
       
       
       

TOPLAM

 

 
 

DÜZENLEYEN

KONTROL EDEN                      

ONAYLAYAN
Adı – Soyadı:   Adı – Soyadı:   Adı – Soyadı:
Görevi:   Görevi:   Görevi:
Tarih:   Tarih:   Tarih:
İmza:   İmza:   İmza:

Harçlar Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 68)

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 25 Eylül 2012 - 8:28

25 Eylül 2012 SALI
Resmî Gazete
Sayı : 28422

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

HARÇLAR KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SERİ NO: 68)

30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 75 inci maddesi ile 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1) sayılı tarifenin “A) Mahkeme harçları” bölümünün “I- Başvurma harcı” maddesine eklenen 4 üncü fıkra ile Anayasa Mahkemesine yapılacak olan bireysel başvurular harç kapsamına alınmıştır. 6216 sayılı Kanunun 47 nci maddesinde ise bireysel başvuruların, 6216 sayılı Kanunda ve İçtüzükte belirtilen şartlara uygun olarak doğrudan ya da mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılabileceği, başvurunun diğer yollarla kabulüne ilişkin usul ve esasların İçtüzükle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca 12/7/2012 tarihli ve 28351 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 63 üncü maddesinde, bireysel başvuruların mahkemeye şahsen yapılabileceği gibi diğer mahkemeler ya da yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla da yapılabileceği belirtilmiştir.

Bu itibarla, bireysel başvuru harcının başvurudan önce başvuru yapılabilecek yerlerden birine makbuz karşılığı ödenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, söz konusu başvuru harcının Gelir İdaresi Başkanlığıyla anlaşmalı bankalar aracılığıyla ödenmesi de mümkün bulunmaktadır.

Tebliğ olunur.

Angelina Jolie İslahiye Kampında

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 13 Eylül 2012 - 17:21

Bm Mülteciler Yüksek Komiseri Özel Temsilcisi olan ünlü Aktrist Angelina Jolie, Suriyeli sığınmacıların yaşadığı İslahiye kampını ziyaret etti.

AFAD yetkililerinden kamp hakkında bilgi alan Jolie, daha sonra yaya olarak kampı dolaştı. Angelina Jolie’ye Suriyeliler sevgi gösterisinde bulundu. Kamptaki bir çadıra giren Jolie, aile ile bir süre sohbet etti. Suriyeliler’in sıkıntılarını dinleyen Jolie, kampın içerisinde bulunan hastaneyi de ziyaret etti. Suriyeli muhaliflerle de görüşen Jolie, sevgi gösterileri arasında kampı dolaştı. Jolie’nin sürekli not tutması dikkat çekti. – GAZİANTEP

İngiltere’den Suriye’ye Müdahale Sinyali

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 13 Eylül 2012 - 17:21

İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, Suriye’ye askeri müdahaleyi uzak bir ihtimal olarak görmediklerini belirtti.

Hague, Irak’ın başkenti Bağdat’taki temaslarının ardından Irak Dışişleri
Bakanı Hoşyer Zebari ile Dışişleri Bakanlığı’nda ortak basın toplantısı
düzenledi.

Hague, İngiltere’nin daha önce Suriye’ye askeri müdahaleyi desteklemediğini
ancak askeri müdahaleyi uzak bir ihtimal olarak görmediklerini belirtti. Hague, şöyle devam etti:

“Hiç bir İngiliz Bakan Suriye’ye askeri müdahale için çağrıda bulunmadı.
Böyle bir şeyin doğuracağı sonuçları ele almış durumdayız. Suriye’de toplumun tüm kesimlerinin katıldığı demokratik dönüşümü destekliyoruz. Suriye’deki korkunç sorunu Irak tarafıyla görüştük. Suriye’de demokratik bir döneme geçişin zaruretini ele aldık. Demokratik döneme geçiş, bu ülkeyi yıkıma sürükleyecek iç savaşı ve komşu ülkelere mülteci akınını önleyecek en iyi yoldur.

Suriye’de çözüm ne kadar erken olursa o kadar iyi olur. Esed rejimi, bu
suçları işledikten sonra devam edemez. Suriye’yi demokratik ve barışçı bir
geleceğe götürecek geçiş hükümetinin kurulması zaruretine inanıyoruz. Bu
hükümetin kurulması ve Suriye sorunun çözümü konusunda Irak’ın yardımlarını bekliyoruz.”

Hague, İran’a uygulanan yaptırımlarla ilgili bir soru üzerine, İran’a
Birleşmiş Milletler’in (Bm) uyguladığı yaptırımların Bm üyesi ülkeleri
bağladığını ve Avrupa Birliği’nin de ek yaptırımlar uyguladığını hatırlattı.
Hague, yaptırımların İran’ın nükleer programı sorunu çözülene kadar süreceğini kaydetti.

Hague, “İran’ın, nükleer programının barışçı amaçlara dayandığını
kanıtlaması gerekir. Bu da Ortadoğu’nun, İran halkının ve Irak’ın yararınadır.
Bizim görüşmelerle ve yaptırımlarla ilgili politikamız devam edecektir.
Görüşmeler başarısız olduğu takdirde yaptırımları sert bir şekilde sürdüreceğiz. İran’ın nükleer silah geliştirme konusundaki tehdidini kabul edemeyiz” ifadelerini kullandı.

“İBRAHİMİ’Yİ DESTEKLİYORUZ”

Irak Dışişleri Bakanı Hoşyer Zebari, meslektaşı Hague ile yaptıkları
görüşmede Suriye’deki durumu ele aldıklarını anlattı.

Zebari, “Suriye’deki durum yerel ve Araplar düzeyindeki bir durum olmaktan
çıkıp bölgesel ve uluslararası bir hal almıştır. Sorunun çözümü konusunda, Bm ve Arap Birliği özel temsilcisi Ahdar el-İbrahimi’ye destek verme konusunda tam bir ittifak içindeyiz”dedi.

Zebari, tüm Suriye halkının temsil edildiği çoğulcu demokratik bir düzene
geçiş konusunda da hemfikir olduklarını kaydetti.

Irak’ın Suriye’deki sorunun çevre ülkelere etkisinden kaygı duyduklarını
dile getiren Zebari, dış müdahale olmaksızın Suriye halkının özgürlük, demokrasi, kendi geleceğini belirleme taleplerini hayata geçirmesinden yana olduklarını söyledi.

Yeni TTK ile şirket iflastan nasıl kurtarılır? – 2 Ağustos 2012

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 02 Ağustos 2012 - 11:32

Bilindiği üzere yeni TTK’nın 376’ncı maddesinde sermayenin kaybı ve borca batık olma durumu yani şirketin iflasına yönelik düzenleme yer almaktadır. Bu düzenleme her ne kadar anonim şirketlere ilişkin olsada 636’ncı madde uyarınca limited şirketler için de uygulanacaktır. Daha önce yazmış olduğumuz “Yeni TTK’da şirket iflasına yönelik önemli bir yenilik” başlıklı yazımızda Yeni TTK’nın Eski TTK’dan farklı olarak azaltılan sermayeden daha fazla sermaye artırımına izin verdiğini vurgulamıştık.

Yeni TTK’nın 376’ncı maddesi uyarınca, son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, yönetim kurulu tarafından derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erecektir.

Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartmalıdır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirmeli ve şirketin iflasını istemelidir.

Ancak, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olmalıdır. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunacaktır.

Yeni TTK’nın 376’ncı maddesi ile getirilen diğer önemli bir yenilik, iflas kararının verilmesinden önce,

– şirketin açığını karşılayacak ve

– borca batık durumunu ortadan kaldıracak,

tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul edebileceklerdir.

Aslında kanundaki düzenleme, mahkemeye başvuru zorunluluğunu ortadan kaldırabilecek bir yeniliği getirmektedir. Mahkemeye başvuru zorunluluğu nasıl ortadan kaldırılabilecektir?

Şirket alacaklılarından bazıları, kendi alacaklarını, diğer alacaklıların sırasından sonraki sıraya gitmesini yazılı olarak kabul etmelidir. Taahhüt edilen bu tutarlar ara bilanço ile ortaya çıkan açığa eşit ise, iflas bildirim zorunluluğu ortadan kalkacaktır. Diğer bir deyişle, bu taahhütlerin tutarı, borca batıklığı ortadan kaldıracak düzeyde ise, kısa vadeli olmayıp süreklilik arz edecek nitelikteyse ve taahhütlerin yerine getirilmesi zor şartlara bağlanmamış ise mahkemeye bildirimde bulunulmayacaktır

Böylelikle şirketin yaşatılması amaçlanmaktadır. Şirket alacaklıları aynı zamanda şirketin pay sahipleri olmaları durumunda ise, bunlar iflas ile erteleme seçeneğini değerlendireceklerdir. Ertelemede herhangi bir süre öngörülmemektedir. En erken erteleme tarihi kanunun gerekçesinde, böyle bir taahhütte bulunmamış alacaklıların alacaklarının sona ermiş veya temin edilmiş olduğu tarih olarak belirtilmiştir.

Erteleme ile bir anlamda isteyerek sırada en sona giderek şirketi iflastan kurtarma, ertelemenin son bulduğu tarihe kadar takas, mahsup veya takip yapmama anlamı taşınır. Erteleme ile alacaktan feragat edilmiş değildir. Ancak, erteleme beyanı zamanaşımını etkilemeyecektir. Yani zamanaşımı süresi işlemeye devam edecektir.

Yönetim kurulu üyeleri şartların varlığına rağmen şirketin iflasını istemezler ise, bunun cezai yaptırımı ne olacaktır?

Şirket iflasına yönelik düzenlemeye İcra İflas Kanununun 179’uncu maddesinde yer verilmiştir. İcra İflas Kanununun 345/a maddesine göre ise, idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurları, 179’uncu maddeye göre şirketin mevcudunun borçlarını karşılamadığını bildirerek şirketin iflasını istemezlerse, alacaklılardan birinin şikâyeti üzerine, on günden üç aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Yeni TTK’nın 376’ncı maddesine göre de, şirketin borca batık olduğunu bildirerek iflasının istenmemesi durumunda, alacaklılardan birinin şikayeti üzerine, idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler hakkında on günden üç aya kadar hapis cezası verilecektir. Buradaki sorumluluk yönetim kurulu üyelerinin her biri için ayrı ayrı aranmaktadır. İcra İflas Kanununun 345/a maddesinde düzenlenen sermaye şirketinin iflasını istememek suçu için Türk Ceza Kanununun 102/5 maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı söz konusudur.

Görüldüğü üzere, Yeni TTK ile şirketlerin iflasına yönelik getirilen yeniliklerden biri sermaye artırımına imkan tanınarak şirketin iflastan kurtulması sağlanmakta iken, diğer yenilik ise şirketin alacaklılarına borçları erteleme yolu açılmakta ve böylece bilanço açığı azaltılarak şirket iflastan kurtulabilmektedir. Ancak ertelemenin yazılı olması şarttır. Buradaki erteleme ile 377’nci maddede düzenlenen iflasın ertelemesini birbirine karıştırmamak gerekir. İflasın ertelenmesine yönelik getirilen yenilikleri ise önümüzdeki yazılarımızda kaleme alacağımızı da belirtelim.

Kaynak: http://www.thelira.com/yazar/31/ekrem-oncu/2007/yeni-ttk-ile-sirket-iflastan-nasil-kurtarilir

Malî tatilin kapsamı genişletildi – 17 Temmuz 2012

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 17 Temmuz 2012 - 9:07

Temmuz ayı başında başlayan malî tatil önümüzdeki cuma itibarıyla sona eriyor. Malî tatil süresince beyanname verme süreleri, ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatta, vadesi mali tatile rastlayan vergi, resim ve harçlar ile vergi cezaları ve gecikme faizlerinin ödeme süreleri, uzlaşma veya cezada indirim hükümlerinden yararlanmak amacıyla yapılacak başvurulara ilişkin süreler, devamlı bilgi verilmesine ilişkin süreler 7 gün uzamış kabul edildiğinden bu hak ve görevlerin kullanımına ilişkin tanınan süreler 27 Temmuz’a kadar uzamış oldu.

Dava açma, vergilemeye ilişkin işlemlerin defterlere kayıt ve bildirme süreleri de bu tatil boyunca işlemedi. Mali tatilin sona erdiği günü izleyen 7 gün içinde biten kanuni ve idari süreler de, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren 7. günün mesai saati bitiminde (27 Temmuz 2012) sona ermiş sayılacak. Mali tatil uygulaması sebebiyle verilme süresi uzatılan beyannameler üzerinde beyan edilen vergilerin ödeme süresi (aynı ay içerisinde kalmak kaydıyla), uzayan beyanname verme süresinin son gününden itibaren 3. günün mesai saati bitimine kadar uzamış sayılıyor. Yani 27 Temmuz’da verilecek beyannamelerde ödenecek vergi çıkması halinde ödemeler 30 Temmuz’da yapılacak.

SGK bildirimleri

SGK bildirgeleri ve prim ödemeleri de mali tatile tabi. Mali tatil ilan edilen döneme rastlayan tarihlerde, Sendikalar Kanunu, İşsizlik Sigortası Kanunu ve İş Kanunu’na göre işverenlerce yapılması gereken, iş kazası ve meslek hastalığı bildirimleri dışında kalan beyan, bildirim ve ödemeler yukarıdaki açıklamalarda yer verilen süreler kadar erteleniyor.

Aylık prim ve hizmet belgesi yönünden ise son gün mali tatile denk geliyorsa sürenin mali tatilden itibaren 7 gün uzadığı kabul edilir. Buna göre Haziran/2012 dönemine ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin 27 Temmuz 2012 tarihi gece yarısına kadar e-Sigorta kanalıyla Sosyal Güvenlik Kurumu’na gönderilmesi mümkündür.

Mali tatil ile ilgili çıkarılan tebliğde; özel tüketim vergisi (ÖTV), banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV), özel iletişim vergisi ile şans oyunları vergisine ilişkin olarak verilmesi gereken beyannamelerin verilme ve ödeme sürelerinin mali tatil nedeniyle uzamayacağı belirtilmişti. Ancak tebliğin bu kısmı Danıştay kararı ile iptal edildi. Bu durumda, bu vergilere ilişkin beyanname verme ve ödeme sürelerinin de mali tatil kapsamına girdiği ve bu sürelerin uzadığı durumu ortaya çıkıyor. Diğer taraftan, söz konusu kararda tebliğin “Diğer Hususlar” başlıklı 10’uncu bölümünün kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannamelerin ödeme sürelerinin mali tatil sebebiyle söz konusu sürelerin uzamasının mümkün bulunmadığına ilişkin kısmının hukuken yok hükmünde (keenlemyekün) olduğu ifade edilmiştir. Bu durumda, kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannamelerin ödeme süreleri de mali tatil kapsamında değerlendirilecek. Yani söz konusu beyannamelerin ödeme süresi de mali tatil nedeniyle uzayacak ve 27 Temmuz’a kadar mühlet tanınacak. Kanun ilk çıkarıldığında beyanı ertelenen beyannamelerin zaten çok büyük vergi getirisi olmadığını, asıl vergi ödemelerinin ÖTV, KKDF gibi beyanlarla yapıldığını, gelir idaresinin bu geliri ertelememe adına söz konusu vergileri mali tatil kapsamı dışına çıkardığını ifade etmiştim. Danıştay’ın bu iptal kararı idareyi bu planlama anlamında zora düşürmüş görünüyor. Yine de en fazla 15 günlük gelir ertelemesinin Hazine’ye büyük bir problem doğurmayacağını düşünüyorum. Ancak duyduğuma göre Hazine’de nakit sıkıntısı baş göstermeye başlamış. Bütçe dengeleri fena gözükmese de nakit ihtiyacının karşılanmasında zorlanılması halinde yeni sıcak para girişi sağlayacak vergilerin (veya mevcut vergilerde artırım) kapımızı çalmasından korkuyorum. 6111 sayılı af kanunundan faydalananlardan taksitlerini ödemeyenlere yeni hak verilmesi, takipteki alacakların daha kararlı bir şekilde tahsilinin sağlanması gibi tedbirler de masada duruyor.

Yeni TTK’da manevralar bitmiyor

Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz haftalarda Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan bazı düzeltmelerle uygulamaya yeni bir şekil verildiğinden bahsetmiştim. Bu düzeltmelerden birisi de bağımsız denetim yapacak kişilerin belirlenmesi olmuştu. Getirilen yeni hükümle yeminli mali müşavirlerle 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre ticaret şirketleri nezdinde denetim yetkisine en az on yıldır sahip olanların, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nca öngörülen eğitimi tamamlamaları halinde sınav veya başkaca bir şart aranmadan bağımsız denetçi olmasının önü açılmıştı. Bu hükümle baştan beri bağımsız denetçi olma şartları bakımından eşit sayılan mali müşavirlerle yeminli mali müşavirlerin geçiş aşamasında farklı muameleye tabi tutulduğunu gördük. Yeni TTK’da getirilen bağımsız denetim için hazırlanan ve bu iş için en hazır meslek grubu olarak kendilerini gören mali müşavirler yeni düzenlemeye büyük tepki gösterdi. Tepkiler sonrasında bu hüküm yeni bir kanunla geri alındı. Yani şimdi yine başlama noktasına dönülmüş oldu. Ancak bu küçük manevra hukuk dünyamıza yeni bir tartışma kazandırdı. Getirilen yeni hüküm çok kısa süreli de olsa yürürlükte kalmış olduğu için yeminli mali müşavirler sınavsız bağımsız denetçi olma hakkını kazanmış oldular mı? Önümüzdeki süreçte bu sorunun cevabının ne olacağını göreceğiz.

Harçlar Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 67)

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 16 Haziran 2012 - 16:01

16 Haziran 2012 CUMARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 28325

Maliye Bakanlığından:
HARÇLAR KANUNU GENEL TEBLİĞİ
(SERİ NO: 67)

Bu Tebliğin konusunu, 15/06/2012 tarih ve 28324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 492 sayılı Harçlar Kanununa1 eklenenyolcu beraberinde getirilen telefon kullanım izin harcı ile yetkilendirme belgeleri ve müşavirlik ruhsat harçları oluşturmaktadır.
I. Yetkilendirme Belgeleri ve Müşavirlik Ruhsat Harçları
6322 sayılı Kanunun 20 nci maddesi ile 492 sayılı Kanunun (8) sayılı tarifesine “XIV- Denetim yetkilendirme belgeleri ve müşavirlik ruhsat harçları” bölümü eklenmiştir. Söz konusu düzenleme aşağıdaki gibidir.

“XIV- Denetim yetkilendirme belgeleri ve müşavirlik ruhsat harçları:
1-Denetim kuruluşları yetkilendirme belgeleri (Her yıl için):
a) Kamu yararını ilgilendiren kuruluşları denetleyecek bağımsız denetim kuruluşları yetkilendirme belgeleri:
aa) Belgenin verildiği yıl
bb) Takip eden yıllarda 10.000 TL’den az olmamak üzere bağımsız denetim faaliyetlerinden elde edilen bir önceki yıl gayrisafi iş hasılatının

30.000 TL

Binde 5’i
b) Diğer kuruluşları denetleyecek bağımsız denetim kuruluşları yetkilendirme belgeleri:
aa) Belgenin verildiği yıl
bb) Takip eden yıllarda 5.000 TL’den az olmamak üzere bağımsız denetim faaliyetlerinden elde edilen bir önceki yıl gayrisafiiş hasılatının

15.000 TL

Binde 5’i
2- Denetim yetkilendirme belgeleri ve müşavirlik ruhsat harçları:
a) Yeminli mali müşavirlik ruhsatı
b) Bağımsız denetçi yetkilendirme belgesi
c) Serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatı
1.800 TL
900 TL
450 TL

Bakanlar Kurulu gayrisafi iş hasılatı üzerinden hesaplanacak harcın oranını binde 2’den az, binde 10’dan çok olmamak üzere yeniden belirlemeye yetkilidir. Bakanlar Kurulu bu yetkisini denetim kuruluşlarının gayrisafi iş hasılatlarına göre farklı oranlar belirleyerek de kullanabilir.”
Bu düzenleme ile bağlantılı olarak, 6322 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile 492 sayılı Kanunun 113 üncü maddesinin ikinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Denetim kuruluşları yetkilendirme belgesi harçları ise kurumlar vergisi beyannamesi verme süresi içerisinde verilen bildirim üzerine, bağımsız denetim faaliyetlerinden elde edilen gayrisafi iş hasılatı esas alınarak tahakkuk ettirilir, tahakkuk ettirilen harçlar ayrıca mükellefe tebliğ edilmez ve mayıs ayı içerisinde ödenir.”
Yapılan düzenlemeler ile yeminli mali müşavirlik ruhsatları, serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatları ile bağımsız denetçi yetkilendirme belgeleri ve denetim kuruluşları yetkilendirme belgeleri harç kapsamına alınmıştır. Buna göre, yeminli mali müşavirlik ve serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatları ile bağımsız denetçi yetkilendirme belgeleri ilk alındıklarında maktu harca tabi olacaklardır. Denetim kuruluşları yetkilendirme belgeleri ise ilk alındığında maktu harca daha sonraki yıllarda, bağımsız denetim faaliyetlerinden elde edilen gayri safi iş hasılatı üzerinden hesaplanacak nispi harca tabi olacaktır.
Denetim kuruluşları yetkilendirme belgesi üzerinden alınacak nispi harç, bu kuruluşların kurumlar vergisi beyannamesi verme süresi içerisinde verecekleri bildirim üzerine hesaplanacaktır. Ancak yapılan düzenlemeye göre hesaplanacak harç ilgili bentlerde belirtilen tutarlardan az olamayacaktır. Dolayısıyla verilen bildirim üzerine hesaplanan harç tutarı ile asgari harç tutarı mukayese edilecek ve yüksek olan tutar tahakkuk ettirilecektir. Tahakkuk ettirilen harçlar ayrıca mükellefe tebliğ edilmeyecek ve mayıs ayı içerisinde kurumlar vergisi bakımından bağlı bulunulan vergi dairesine ödenecektir.
Denetim kuruluşlarının ilk defa alacakları yetkilendirme belgelerine ilişkin harçlar ile yeminli mali müşavirlik, serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsat harçları ve bağımsız denetim yetkilendirme belgeleri harçları, söz konusu belgelerin alınmasından önce, belgeleri vermeye yetkili birimin bulunduğu yerdeki süreksiz yükümlülüklere bakan vergi dairesine ödenecektir.
II. Yolcu Beraberinde Getirilen Telefon Kullanım İzin Harcı
6322 sayılı Kanunun 20 nci maddesi ile 492 sayılı Kanunun (8) sayılı tarifesinin mülga “VIII- Telsiz harçları” bölümü yeniden düzenlenmiş ve tarifeye “VIII- Yolcu beraberinde getirilen telefon kullanım izin harcı” bölümü eklenmiştir. Bu düzenleme ile ticari mahiyette olmaksızın yolcuların kendi kullanımları için yurt dışından getirdikleri alıcısı bulunan verici portatif telsiz telefon cihazlarının kullanım izni harç kapsamına alınmıştır. Söz konusu düzenleme aşağıdaki gibidir.

“VIII- Yolcu beraberinde getirilen telefon kullanım izin harcı:
1.Ticari mahiyette olmaksızın, yolcuların kendi kullanımları için yurt dışından getirdikleri alıcısı bulunan verici portatif telsiz telefon cihazları kullanım izni

(Söz konusu harç, elektronik kimlik bilgisinin kayıt altına alınması işleminden önce ödenir. Elektronik kimlik bilgisinin kayıt altına alınması için yapılan başvuru sırasında harcın ödendiğine ilişkin belge aranır ve harç ödenmeden kayıt işlemi yapılmaz. Harç ödenmeden kayıt işlemi yapılan ve kullanıma açılan cihazlar, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından kullanıma kapatılır. Ödenmeyen harç % 50 fazlasıyla ilk kayıt tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Bu tahsilat yapılmadan cihaz kullanıma açılamaz.)”

100 TL

Yolcuların kendi kullanımları için yurt dışından getirdikleri alıcısı bulunan verici portatif telsiz telefon cihazları, 5809 sayılı “Elektronik Haberleşme Kanunu” 2, bu Kanuna istinaden yayımlanan “Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazlara Dair Yönetmelik” 3 ve “Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Usul ve Esaslar” kapsamında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna veya mobil iletişim sunan işletmecilerin (GSM şirketleri) abone kayıt merkezlerine yapılan başvuru üzerine kayıt altına alınarak kullanıma açılmakta ve elektronik kimlik bilgisi daha sonra kontrol edilmektedir. Söz konusu cihazlara ilişkin harcın, elektronik kimlik bilgisinin kayıt altına alınması için anılan kuruma veya abone kayıt merkezlerine başvurulmadan önce vergi dairesine ödenmesi gerekmektedir. Yolcu beraberinde getirilen telefonlara ait kullanım izin harcı; vergi dairesince, alındı belgesinde telefona ait elektronik kimlik bilgisine (IMEI numarası) yer verilerek tahsil edilecektir.
Söz konusu cihazlara ilişkin elektronik kimlik bilgisinin kaydedilebilmesi için harcın ödenmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, kayıt yapılmadan önce, harcın ödendiğine ilişkin vergi dairesi alındısının aslı aranır, alındıda yazan IMEI numarası ile kaydedilmesi istenen IMEI numarası karşılaştırıldıktan sonra kayıt işlemi yapılır. Kayıt işlemine esas alınan alındının bir örneği başvuru dosyasında muhafaza edilir.
Harç ödenmeden kayıt işlemi yapılan ve kullanıma açılan cihazlar, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından kullanıma kapatılır. Ödenmeyen harç % 50 fazlasıyla ilk kayıt tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre hesaplanan gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Bu tahsilat yapılmadan cihaz kullanıma açılmaz.
Tebliğ olunur.

Kıdem tazminatı fonu’nun olumlu ve olumsuz yönleri

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 27 Mayıs 2012 - 1:02

Kıdem tazminatı fonu’nun olumlu ve olumsuz yönleri

İşçinin işyerine ve işverene bağlılığını, iş sözleşmesi ile üstlendiği sorumluluğunu iyi niyetli şekilde ve layıkıyla yerine getirmesini sağlamak maksadıyla işçinin işsiz kaldığı dönemde geçimini temin edebilmesi için işçiye Kanun’da öngörülen hallerden biri ile işinden ayrılması ve yine Kanun’da öngörülen asgari sürenin üstünde çalışması durumunda kıdem tazminatı ödenir(1).

 

 

Sadece emeği ile çalışma hayatında ekmek parası kazanmaya çalışan bir işçi için kıdem tazminatı kendisini güvenceye almaya sağlayacak en önemli birikimdir. Bu sebeple kıdem tazminatının işçi tarafından alınabilmesi bilhassa işsiz kalınacak süre içinde oldukça önemlidir. Bilindiği üzere mevcut düzende kıdem tazminatı işveren tarafından ödenmesi gerektiği için bilhassa kötü niyetli işverenler işçilerine ta işe girişte zorla istifa dilekçesi yazdırarak veya yalan yanlış ibraname düzenlettirerek kıdem tazminatının ödenmesini önlemektedirler. Zaten çalışma hayatı ile ilgili yapılan araştırmalara göre; kıdem tazminatı alabilecek şekilde işyerinden ayrılan her 10 işçiden sadece “1” tanesi doğru düzgün kıdem tazminatını alabiliyor(2). Diğer 9 tanesi ya hiç alamıyor ya da alabilmek için mahkemelerde haklılığını ispat etmeye çalışıyor. Bu da belli bir eğitim düzeyi altındakiler veya uğraşmak istemeyen işçiler için başvurulacak bir yol olmaktan çıkıyor.

Söz konusu sıkıntıların yıllardır dile getirilmesi sebebiyle kıdem tazminatı için aynı işsizlik sigortasında olduğu gibi bir fon oluşturması ve böylece kıdem tazminatının ödeme sorumluluğunun işverenden alınarak fona devri amaçlanmaktadır. Bunun için bir taslak oluşturulmuştur. Ancak söz konusu taslak daha oluşum esnasında bile çok fazla eleştiri almaktadır. Bu makalemizde söz konusu taslak çerçevesinde kıdem tazminatının olumlu ve olumsuz yönlerini izah etmeye çalışacağız.

II- MEVCUT SİSTEMDE KIDEM TAZMİNATI

Kıdem tazminatı ile ilgili sorunlar yıllardır dile getirilir. Bu sorunların çözümü için 2003 yılında 4857 sayılı yeni İş Yasası’nı uygulamaya sokarken kıdem tazminatı ile ilgili teferruatlı değişiklik yapmak, kıdem tazminatının işsizlik sigortasında olduğu gibi bir fon güvencesinde toplamak için eski İş Yasası olan 1475 sayılı Kanun’un kıdem tazminatı ile ilgili 14. maddesinin yürürlüğünü devam ettirildi. Söz konusu maddeye göre kıdem tazminatı;

1- Çalışanın 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamında çalışması veya diğer bir ifade ile işçi olması,

2- İşçinin çalıştığı işyerinde en az 1 yıllık kıdem süresinin olması,

3- İşçinin hizmet akdinin;

  • İşveren tarafından haklı fesihle (4857 sayılı Kanun’un 25/I, III, IV. md.),
  • İşçi tarafından haklı fesihle (4857 sayılı Kanun’un 24. md.),
  • Erkekler için muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,
  • Emekli aylığa bağlanması veya toptan ödeme almasıyla,
  • Yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını (15 yıl 3600 gün şartı da dahil) tamamlamasıyla,
  • Kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile ayrılmasıyla,
  • İşçinin ölümü sebebiyle

son bulması gerekir.

Söz konusu şartları taşıyarak kıdem tazminatı alacak şekilde işten ayrılan işçiye işveren tarafından işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince (kıst süreler göz önünde tutularak) her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında (kıdem tazminatı tavan miktarını aşmayacak şekilde) kıdem tazminatı ödenir(3).

Kıdem tazminatının hesaplanması, son brüt ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret, hesaplamada esas teşkil eder. Ancak, son bir yıl içinde işçinin ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır(4).

III- KIDEM TAZMİNATI FONU’NUN UYGULANMASI

Kıdem tazminatı fonu ile ilgili taslak oluşturulmuş ve kıdem tazminatındaki yapısal sorunlara çözümler üretilmesi amaçlanmıştır. Söz konusu taslak çerçevesinde; kıdem tazminatı fonu, mevcut uygulamada işveren tarafından ödenen kıdem tazminatının, işveren tarafından değil de kurulacak bir kıdem tazminatı fonu ile ödenmesi üzerine kurulu bir sistemdir(5). Fonun kurulmasıyla birlikte işverenler, işçileri için belirli oranda fona ödeme yapacaklar ve belli koşullar oluştuğunda da fondan ödeme yapılacaktır.

Kıdem tazminatı fon ile ilgili yasa tasarısında;

a) Bağlı oldukları kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik, malûllük aylığı bağlanması yahut toptan ödeme almak amacıyla hizmet akitlerini feshetmeleri halinde,

b) İşverence hizmet akdinin feshedilmesi durumunda işçinin hak kazandığı yaşlılık, emeklilik, malûllük aylığı veya toptan ödeme almak amacıyla ilgili kuruma veya sandığa başvurması halinde,

c) Adına en az 10 yıl fona prim ödenen işçinin isteği halinde,

d) İşçinin ölümü halinde kanuni mirasçıları

kıdem tazminatına hak kazanacaklar.

Görüldüğü üzere kıdem tazminatı fonundan yararlanmak için hizmet akdinin emeklilik dolayısıyla veya 10 yıl sürenin dolması gerekmektedir. Bu sebeple işçinin 10 yıl dolmadan askere gitmesi, işten atılması veya ayrılması halinde kıdem tazminatı alamayacaktır.

Kıdem Tazminatı Fonu’ndan işçilere yapılacak ödeme, işçinin çalıştığı her yıl için bir aylık brüt ücret tutarında olacak, bu bir aylık ücret, çalışılan son yılın ortalaması alınarak bulunacak, hesaplamada alt limit asgari ücret (837 TL), üst limitse yine bugünkü kıdem tazminatı tavanı (2.731,65 TL) olacaktır. Hesaplama yöntemi şimdiki sistemdeki kıdem tazminatının hesaplama yöntemi uygulanacaktır.

IV- KIDEM TAZMİNATI FONU’NUN OLUMLU VE OLUMSUZ YÖNLERİ

Yukarıda belirtilen ve taslaktan oluşturulan fonun uygulaması ile ilgili olumlu ve olumsuz eleştiriler olmaktadır. Söz konusu eleştiriler işçi lehi ve aleyhine olduğu gibi işverenin lehi ve aleyhine de olmaktadır. Buna göre;

A- KIDEM TAZMİNATI FONU’NUN İŞÇİ İÇİN OLUMLU VE OLUMSUZ YÖNLERİ

Kıdem tazminatı fonunun söz konusu taslağa göre uygulanması halinde işçi için olumlu ve olumsuz olarak şu şekilde sonuçlar doğuracaktır. Buna göre;

a- Olumlu Yönleri: Kıdem tazminatı fonun işçi için olumlu yönleri şu şekildedir.

  • Aynı işsizlik sigortasında olduğu gibi işçi için fona kesinti yapıldığı sürece işçinin kıdem tazminatı fonunda birikintisi olacaktır(6). Bu da işçinin fon ile ilgili kayıt içinde çalışmasını gerektirecektir. Bu şekilde kayıt içinde çalışan yani fona işçi adına kesinti yapılması durumunda işçi kısa süreli işlerden de kıdem tazminatı için hak elde edecektir.
  • İşçi kıdem tazminatından yararlanmak için hizmet akdinin emeklilik dolayısıyla veya 10 yıl sürenin dolması gerekmektedir. Bu durumda işçinin 10 yıl dolduktan sonra işten neden ayrıldığının önemi olamayacaktır.
  • İşçi diğer şartları taşıması halinde kıdem tazminatı işverenle muhatap olmadan doğrudan fondan alabilecektir. Bu şekilde kıdem tazminatı kesinlikle alması halinde en az 10 yıl gibi bir süre birikmiş toplu bir miktar üzerinden kıdem tazminatı alacaktır.
  • İşçi ile işveren arasındaki bağlayıcılığı sağlayan kıdem tazminatının fona aktarılması durumunda işçi ile işveren arasındaki bağlayıcılığın olması için işveren işçisine ücretlerin arttırılması, sosyal haklar tanınması gibi yeni haklar sağlayacaktır.

b- Olumsuz Yönleri: Kıdem tazminatı fonun işçi için olumsuz yönleri şu şekildedir.

  • İşçi, 10 yıl dolmadan askere gitmesi, işten atılması veya ayrılması halinde kıdem tazminatı alamayacaktır. Bu durumda işçi yeni bir iş arama ile geçireceği işsizlik dönemlerinde gelir kaybının telafi edecek kıdem tazminatından mahrum kalacaktır.
  • Yukarıda da belirtildiği üzere kıdem tazminatı fonundan yararlanacak işçi adına işveren tarafından muhakkak suretle ödeme yapılması gerektiği için işçinin kayıt dışı çalışması diğer bir ifade ile fona ödeme yapılmaması durumunda işçi fondan yararlanamayacaktır.

B- KIDEM TAZMİNATI FONU’NUN İŞVEREN İÇİN OLUMLU VE OLUMSUZ YÖNLERİ

Kıdem tazminatı fonun söz konusu taslağa göre uygulanması halinde işveren için de olumlu ve olumsuz olarak şu şekilde sonuçlar doğuracaktır. Buna göre;

a- Olumlu Yönleri: Kıdem tazminatı fonun işveren için olumlu yönleri şu şekildedir.

  • Mevcut sistemde kıdem tazminatının işçiye ödenmesinden işveren sorumludur. Kıdem tazminatı fonun uygulamaya konulması ile beraber işveren kıdem tazminatı ile muhatap olmayacak, işçi diğer şartları taşıması halinde kıdem tazminatını fondan alacaktır.
  • Kıdem tazminatının fondan ödenecek olması sebebiyle işveren ile işçi arasındaki ilişkide kıdem tazminatının pazarlığı söz konusu olmayacak, çalıştırmak istemediği halde çok fazla kıdemi olduğu için işten çıkaramadığı işçisini işten çıkarabilecektir.
  • İşverenin kıdem tazminatı gibi bir yükten kurtulması durumunda kıdem tazminatı için ayıracağı kaynağı işyerini büyütmek, istihdamı arttırmak vs. için kullanabilecektir.

b- Olumsuz Yönleri: Kıdem tazminatı fonun işveren için olumsuz yönleri şu şekildedir.

  • Kıdem tazminatı fonun kurulması neticesinde kıdem tazminatını fondan alacak olan işçi ile işveren arasındaki kıdem tazminatının sağladığı bağlılık yok olacaktır. Zira mevcut sistemde kıdemi fazla olan işçi kıdem tazminatı hakkının kaybolmaması için işten çıkmıyor ve kıdem tazminatını hak etmek istemektedir. Ancak fonun kurulması ile kıdem tazminatının bağlayıcılığı yok olacaktır.
  • Kıdem tazminatının fona aktarılması sonucu kıdem tazminatı ile sağlanan bağlılığın yok olması halinde ise işyerlerindeki istikrar zedelenecek ve iş değiştirmeler artacaktır. Bu sebeple işçisini elinde tutmak isteyen işveren işçisine ücretlerin arttırılması, sosyal haklar tanınması gibi yeni haklar sağlamak zorunda kalacaktır.
  • Kıdem tazminatına aynı işsizlik sigortasında olduğu gibi kıdem tazminatı fonuna ödenecek kesinti işverene yeni bir yükümlülük daha ortaya çıkacaktır.

V- SONUÇ

Kıdem tazminatı fonunun kurulmasının işçi ve işveren açısından olumlu ve olumsuz yönleri yukarıda belirtilmiştir. Söz konusu olumsuz yönlerin de taslakta yapılacak değişikliklerle ve kayıt dışılığın azaltılması ile telafi edilebilir kanaatindeyiz. Bu sebeple; her ne kadar olumsuz yönleri belirtilse de fonun işleyişi birçok yapısal sorunları düzelteceği kesindir. Söz konusu yapısal sorunlardan en önemlisi kıdem tazminatının alınamaması sebebiyle mevcut sistemde açılan soruşturmaların ve davaların hepsi son bulacak ve gerek idare gerekse mahkemelerdeki iş yükü azalacaktır. Bununla beraber kıdem tazminatı fondan yararlanma isteyen işçilerin kayıt içinde olmalarını takip etmelerini sağlayacak yeni bir neden daha olacaktır. Bu da kayıt dışı ile mücadelede önemli bir etken olacaktır.

Sonuç olarak; kıdem tazminatı fonun daha taslak aşamasında bu kadar çok tartışılıyor olması, olumlu ve olumsuz yönlerinin belirtiliyor olması yasalaşma öncesi taslağın olgunlaşmasını sağlayacak ve gerek işçi gerek işveren ve gerekse kurulacak olan fon açısından olumlu sonuçlar doğuracaktır.

KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLAR

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 21 Şubat 2012 - 23:45

Kaynak Hesapları, işletmenin sahip olduğu varlıkların elde edilmesi için katlanılan borçlar ile sermayenin izlendiği hesaplardır. Varlıkların sağlandığı hesaplardır. Kaynak hesapları kısa vadeli yabancı kaynaklar, uzun vadeli yabancı kaynaklar ve özkaynaklar olmak üzere üçe ayrılır.

3. Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar: Bu hesap grubu bilanço tarihi itibarıyla işletmenin en çok bir yıl veya normal faaliyet dönemi sonuna kadar ödeyeceği veya ödenmesi öngörülen yabancı kaynakları kapsamaktadır. Kısa vadeli yabancı kaynaklar hesap grubundaki hesap kodlarının hepsi 3 ile başlamaktadır.

Kısa vadeli yabancı kaynaklar aşağıdaki hesap gruplarına ayrılmıştır:

30-Mali Borçlar
32-Ticari Borçlar
33-Diğer Borçlar
34-Alınan Avanslar
35-Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Hak Edişleri
36-Ödenecek Vergi ve Diğer Yükümlülükler
37-Borç ve Gider Karşılıkları
38-Gelecek Aylara Ait Gelirler ve Gider Tahakkukları
39-Diğer Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

30-Mali Borçlar: İşletme tüm faaliyetlerini kendi öz kaynakları ile yürütemeyeceği için borçlanmalara ihtiyaç duyabilir. Kredi kuruluşları ya da piyasalardan sağlanan ve en fazla bir yıl içinde geri ödenecek olan borçların anapara, taksit ve faizleri mali borçlar hesap grubunda izlenir. Mali borçlar hesap grubunda aşağıdaki hesaplar yer alır:

300 Banka Kredileri Hesabı >>>>>
303 Uzun Vadeli Kredilerin Anapara Taksitleri ve Faizleri Hesabı >>>>>
304 Tahvil Anapara, Borç, Taksit ve Faizleri Hesabı >>>>>
305 Çıkarılmış Bonolar ve Senetler Hesabı >>>>>
306 Çıkarılmış Diğer Menkul Kıymetler Hesabı >>>>>
308 Menkul Kıymetler İhraç Farkı Hesabı (-) >>>>>
309 Diğer Mali Borçlar Hesabı >>>>>

Mali borçlar hesaplarının işleyişinde artış meydana geldiğinde hesabın alacak tarafına, azalış meydana geldiğinde hesabın borç tarafına kayıt yapılır.

32-Ticari Borçlar: İşletmenin ticari işlemleri sonucu ortaya çıkan, bir yıla kadar vadeli senetli ve senetsiz borçlar bu hesap grubunda yer alır. Ticari borçlar hesap grubunda aşağıdaki hesaplar yer alır:

320 Satıcılar Hesabı >>>>>
321 Borç Senetleri Hesabı >>>>>
322 Borç Senetleri Reeskontu Hesabı (-) >>>>>
326 Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabı >>>>>
329 Diğer Ticari Borçlar Hesabı >>>>>

Ticari borçlar hesaplarının işleyişinde artış meydana geldiğinde hesabın alacak tarafına, azalış meydana geldiğinde hesabın borç tarafına kayıt yapılır.

33-Diğer Borçlar: İşletmenin ticari işlemleri dışında ortaya çıkan senetli veya senetsiz borçlar bu hesap grubunda yer alır. Diğer borçlar hesap grubunda aşağıdaki hesaplar yer alır:

331 Ortaklara Borçlar Hesabı >>>>>
332 İştiraklere Borçlar Hesabı >>>>>
333 Bağlı Ortaklıklara Borçlar Hesabı >>>>>
335 Personele Borçlar Hesabı >>>>>
336 Diğer Çeşitli Borçlar Hesabı >>>>>
337 Diğer Borç Senetleri Reeskontu Hesabı (-) >>>>>

Diğer borçlar hesaplarının işleyişinde artış meydana geldiğinde hesabın alacak tarafına, azalış meydana geldiğinde hesabın borç tarafına kayıt yapılır.

34-Alınan Avanslar: Çeşitli nedenler ile üçüncü kişilerden alınan kısa vadeli avansların izlendiği hesap grubudur. Alınan avanslar hesap grubunda aşağıdaki hesaplar yer alır:

340 Alınan Sipariş Avansları Hesabı >>>>>
349 Alınan Diğer Avanslar Hesabı >>>>>

Alınan avanslar hesaplarının işleyişinde artış meydana geldiğinde hesabın alacak tarafına, azalış meydana geldiğinde hesabın borç tarafına kayıt yapılır.

35-Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Hak Edişleri: İnşaat işi yapan işletmelerin üstlendiği işlerden, tamamladıkları iş karşılığı aldıkları hak edişler bu hesap grubunda izlenir. Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Hak Edişleri hesap grubunda aşağıdaki hesaplar yer alır:

350-358 Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Hak Ediş Bedelleri Hesabı >>>>>

Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Hak Edişleri hesaplarının işleyişinde artış meydana geldiğinde hesabın alacak tarafına, azalış meydana geldiğinde hesabın borç tarafına kayıt yapılır.

ÖNEMLİ TELEFON NUMARALARI

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 20 Şubat 2012 - 14:27
YANGIN İHBAR 110
SİHHİ İMDAT 112
ALO DOKTORUM YANIMDA 113
BİLİNMEYEN NUMARALAR DANIŞMA (TENZILSIZ) 11811
POSTA KODU DANIŞMA 119
ARIZA İHBAR 121
KABLO TV ARIZA 126
ÇAGRI (TENZILSIZ) 133
FONO TEL 141
ALO ZABITA 153
POLIS İMDAT 155
JANDARMA İMDAT 156
ALO SAHİL GÜVENLİK 158
TELEKOM BORÇ SORMA 163
KODLU ARAMA 168
ALO POST 169
ALO TURİZM BİLGİ 170
UYUSTURUCU BİLGİ 171
ALO TAEK (Türkiye Atom Enerji Kurumu) 172
ALO İZCİ KAN BILGI MERKEZI 173
ALO EMNİYET DANIŞMA 174
ALO TÜKETİCİ 175
ALO GÜRÜLTÜ 176
ORMAN YANGIN İHBAR 177
ALO VALİLİK 179
İŞ VE İSÇİ BULMA 180
ÇEVRE BİLGİ 181
RUHSAL BUNALIM DANIŞMA 182
KADIN VE SOSYAL HİZMETLER 183
SAĞLIK DANIŞMA 184
SU ARIZA 185
ELEKTRİK ARIZA 186
GAZ ARIZA 187
CENAZE HİZMETLERİ 188
VERGİ DANIŞMA 189

KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEK OKULLARI

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 19 Şubat 2012 - 0:32

Kocaeli üniversitesi muhasebe ve vergi uygulamaları bölümü, meslek yüksek okulları 2011-2012 taban puanları, kontenjanları, yerleşen öğrenci sayısı, genel kontenjan minumum puanları, ortaöğretim başarı puanları (OBP):

2011-2012 Muhasebe ve Vergi Uygulamaları Taban Puanları:

Üniversite Adı Yüksek Okul Adı Bölüm Adı Puan Türü Kontenjan Yerleşen Genel Kontenjan
Minumum Puanı (OBP)
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Kocaeli Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları YGS‐6 70 70 100.000
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Gazanfer Bilge Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları YGS‐6 60 60 189.296
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Gebze Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları YGS‐6 50 50 293.126
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Hereke Ömer İsmet Uzunyol Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları YGS‐6 100 100 236.768
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ İzmit Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları YGS‐6 60 60 226.184
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Kocaeli Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları (İkinci Öğretim) YGS‐6 70 70 228.378
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Gebze Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları (İkinci Öğretim) YGS‐6 50 50 260.284
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Hereke Ömer İsmet Uzunyol Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları (İkinci Öğretim) YGS‐6 100 100 233.380
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ İzmit Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları (İkinci Öğretim) YGS‐6 60 60 248.445

Kocaeli üniversitesi muhasebe ve vergi uygulamaları bölümü, meslek yüksek okulları 2010 taban puanları, kontenjanları, yerleşen öğrenci sayısı, genel kontenjan minumum puanları:

Üniversite Adı Yüksek Okul Adı Bölüm Adı Puan Türü Kontenjan Yerleşen Genel Kontenjan
Minumum Puanı
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Kocaeli Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları YGS‐6 70 70 419,856
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Gazanfer Bilge Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları YGS‐6 60 60 167,279
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Gebze Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları YGS‐6 50 50 322,902
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Hereke Ömer İsmet Uzunyol Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları YGS‐6 100 100 259,475
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ İzmit Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları YGS‐6 60 60 246,103
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Kocaeli Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları (İkinci Öğretim) YGS‐6 70 70 271,852
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Gebze Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları (İkinci Öğretim) YGS‐6 50 50 178,650
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Hereke Ömer İsmet Uzunyol Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları (İkinci Öğretim) YGS‐6 100 100 230,369
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ İzmit Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları (İkinci Öğretim) YGS‐6 60 60 240,355

STAJA BAŞLAMA DEĞERLENDİRMESİ ve BAŞVURULAR

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 09 Şubat 2012 - 6:22

Staja Başlama Değerlendirmesi: Staj başvuru ayları Nisan, Ağustos ve Aralık’tır. Staj yapacak olanlar Staj Yönetmeliğinin 7. maddesi uyarınca staja başlama değerlendirmesine gireceklerdir. Bu değerlendirmede 60 ve üzerinde not alanlar staja başlama hakkına kavuşacaktır.

Staja Başlama Değerlendirmesi Anadolu Üniversitesi ile yapılan protokol gereği Anadolu Üniversitesi tarafından yapılmaktadır. Sınav soruları Anadolu Üniversitesi tarafından hazırlanmakta olup sınav organizasyonu tamamen Anadolu Üniversitesi’nin sorumluluğundadır. Sınav test usulü yapılmakta ve 60 puan alma zorunluluğu bulunmaktadır. Anadolu Üniversitesi tarafından yapılan Staja Başlama Değerlendirmelerinde 3 yıl içinde başarılı olma şartı bulunmaktadır.

Üç yıl içerisinde başarılı olamayan adayların staj dosyaları iptal edilecek ve eski başvurularına bağlı olarak sınavlara alınmayacaklardır. Yeniden staj yapmak isteyen adaylar Staja Başlama Değerlendirmesine yeni staj dosyası açtırarak katılabileceklerdir.

Staja Başlama Süresi: Staja Başlama Değerlendirmesi için adaylar  Nisan, Ağustos ve Aralık aylarında illerinde bulunan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına başvuru yapacaklardır.

İlk Başvurular: İlk defa  staj başvurusunda bulunacak adaylar staj dosyası açtırarak kişisel evraklar (aşağıdaki  8 madde) ile başvuru yapacaklardır. Staj dosyasında bulunan matbu formlardan sadece 1.sayfa (staj başvuru formu) doldurulacak ve teslim edilecektir. Diğer matbu evraklar sınavı kazandıktan sonra işyeri evrakları ile birlikte teslim edilecektir.

1) Onaylı nüfus cüzdanı örneği (noter veya muhtarlıktan)
2) İkametgah senedi
3) Cumhuriyet Savcılığından Adli Sicil Belgesi (Adli sicil kaydı olanlardan mahkeme kararı fotokopisi)
4) Noter onaylı diploma veya geçici mezuniyet belgesi
5) 3 adet fotoğraf (Staja Başlama Değerlendirmesi  Başvuru Formuna yapıştırılacak fotoğraf son 6 ay içinde çekilmiş, başı açık ve  adayı kolaylıkla tanıtacak nitelikte olmalıdır. Aksi taktirde hiçbir uyarıya gerek olmadan adayın başvurusu geçersiz sayılacaktır. Başı kapalı veya peruklu adaylar  sınava alınmayacaktır.)
6) Staj başvuru ve sınav bedeline ait  banka dekontlarının asılları
7) Staj dosyasının 1.sayfasındaki form (staj başvuru formu eksiksiz doldurulacaktır.)
8) Staja Başlama Değerlendirmesine Başvurular http://tesmer.anadolu.edu.tr web sayfası üzerinden matbu form doldurularak yapılacaktır. Web sitesine girerek  matbu formu doğru ve eksiksiz olarak doldurup, onayladıktan sonra yazıcıdan bir örneğini alarak, ilgili alana fotoğraf yapıştırıldıktan sonra sınav harcı dekontuyla birlikte bağlı bulunduğu  Odaya  teslim edeceklerdir.Formdaki bilgiler tamamlanıp, onaylandıktan sonra form üzerinde hiçbir değişiklik yapılamayacaktır. Bu nedenle adaylar bilgilerini dikkatlice doldurmaları gerekmektedir.

Daha Sonraki Başvurular: Daha önce staj dosyası açtırarak sınavlara katılıp başarı gösteremeyen adaylarStaja Başlama Değerlendirmesine  web sayfası üzerinden matbu form doldurularak başvuru yapacaklardır.

Adaylar  http://tesmer.anadolu.edu.tr web sitesine girerek  matbu formu doğru ve eksiksiz olarak doldurup, onayladıktan sonra yazıcıdan bir örneğini alarak, ilgili alana fotoğraf yapıştırıldıktan sonra sınav harcı dekontuyla birlikte bağlı bulunduğu  Odaya  teslim edeceklerdir. Formdaki bilgiler tamamlanıp, onaylandıktan sonra form üzerinde hiçbir değişiklik yapılamayacaktır. Bu nedenle;  adaylar bilgilerini dikkatlice doldurmaları gerekmektedir.

Staja Başlama Değerlendirmeleri Staj Başvuru  dönemlerini takiben yılda 3 kez yapılacaktır. Başvurular Anadolu Üniversitesi’ne gönderildikten sonra formda doldurulan sınav bilgilerine göre Anadolu Üniversitesi tarafından Sınava Giriş Belgesi adayların adreslerine sınavdan 15 gün önce posta yolu ile gönderilmeye başlanacak ve aynı zamanda adaylar http://tesmer.anadolu.edu.tr web sitesinden sınav giriş yerleri ile ilgili bilgilerini öğrenebileceklerdir. Sınav Giriş Belgesi olmayan adaylar sınava alınmayacaktır. Bu nedenle adaylar sınav tarihinden önce Sınava Giriş Belgesini mutlaka edinmeleri gerekmektedir.

Kira Gelirine Otomatik Vergi Geliyor

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 08 Şubat 2012 - 9:02

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek kira gelirine otomati vergi geleceğini açıkladı. Şimşek, “‘4 evi olan 140 bin kişiye ‘ödemeniz gereken vergi şudur diye mektup gönderdik. Şimdi iki evi olana gidiyoruz. Beyan vermeyenleri 5 yıl geriye kadar inceleriz’ dedi.

Marttan itibaren kira vergisinde yeni bir sisteme geçileceğini açıklayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ‘beyanda bulunmayanlar yakalanırsa sonuçları ağır olur’ uyarısı yaptı.

Habertürk gazetesindeki habere göre, Maliye Bakanı Şimşek sistemin nasıl işleyeceğini şu sözlerle dile getirdi: ‘Bankalardan, sigorta şirketlerinden, tapudan gelen bilgileri dikkate alarak veri ambarı oluşturduk. Kira geliri olan herkese vergi beyannamelerini doldurup, göndereceğiz. Vatandaş, bilgileri doğru bulursa onaylayacak. Beyanname doldurmakla uğraşmayacak.’

140 BİN KİŞİYE MEKTUP GÖNDERİLDİ
Şimşek, mükelleflere mektup gönderimine ilk başta 4 ve üzeri dairesi olanlara başladıklarını söyledi. Bu durumdaki yaklaşık 140 bin kişiye gönderilen mektupta ‘Şu adreslerde daireniz var. Kira geliri elde ettiğinizi biliyoruz. Beyanda bulunursanız ceza ödemezsiniz’ içerikli yazı bulunduğunu kaydeden Şimşek ‘Mektubu alan herkes, olumlu yanıt verdi. Şimdi bunu 2 eve olana indirdik. Şubatta teste başlayıp, martta mektup göndermeye başlayacağız’ dedi.

VERGİYİ ARTIRMIYOR TABANA YAYIYORUZ
TÜRKİYE’de vergilerin nispeten yüksek olduğunu kaydeden Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ‘Vergiyi artırmıyor, tabana yayıyoruz. Vergi tabana yayıldıkça bunlarda düzelme olur. Vergi indirmediğimiz alan yok. Gelir vergisi ve kurumlar vergisinin toplamı Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 6’sına yükseldi. Bu oran AB ortalaması olan yüzde 13’e ulaşmasını amaçlıyoruz. Örneğin 2002’de 100 liralık benzinin 70 lirası vergiydi. Şimdi 100 liralık benzinin 59 lirası vergiye gidiyor’ dedi.

761 PAZARLAMA SATIŞ VE DAĞITIM GİDERLERİ YANSITMA HESABI, İŞLEYİŞİ ve ÖRNEKLERİ

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 13:45

761 Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderleri Yansıtma Hesabı: Pazarlama satış ve dağıtım giderlerinin maliyete yansıtılmasını sağlayan hesaptır.

761 Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderleri Yansıtma Hesabının İşleyişi: Önceden saptanmış maliyet yöntemlerinin uygulandığı durumlarda önceden saptanmış pazarlama, satış ve dağıtım giderleri ile, fiili maliyet yönteminin uygulandığı durumlarda 760 Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderleri Hesabının borcuna kaydedilen giderler bu hesabın alacağı karşılığı 631 Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderleri Hesabına devredilir. Dönem sonlarında bu hesap, 760 Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderleri Hesabı ile karşılaştırılarak kapatılır.

Örnek: İşletme 1 Ocak 2010 tarihinde 10.000 TL lik bir pazarlama gideri yapıyor.

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………01.01.2010………………………………..

760 Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderleri Hesabı

100 Kasa Hesabı

Pazarlama gideri bedeli

 

10.000

 

 

10.000

Dönem sonunda bu hesap yansıtma hesapları ile kapatılır.

2

………………………………31.12.2010………………………………..

761 Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderleri Yansıtma H

760 Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderleri Hesabı

Giderlerin yansıtılması

 

10.000

 

10.000

Maliyet hesapları gelir-gider hesaplarına aktarılarak gelir tablosuna aktarılır.

3

………………………………31.12.2010………………………………..

631 Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderleri Hesabı

760 Pazarlama Satış ve Dağ. Giderleri Yansıtma Hs

Maliyet hesaplarının gelir tablosuna aktarılması

 

10.000

 

10.000

BORÇ 760 PAZARLAMA SATIŞ VE DAĞITIM GİDERLERİ HESABI ALACAK
10.000 10.000
10.000 10.000

 

BORÇ 760 PAZARLAMA SATIŞ VE DAĞITIM GİDERLERİ YANSITMA HESABI ALACAK
10.000 10.000
10.000 10.000

159 VERİLEN SİPARİŞ AVANSLARI HESABI, İŞLEYİŞİ ve ÖRNEKLERİ

Ana Sayfa » Genel (Page 2)
Paylaş
Tarih : 02 Şubat 2012 - 13:46

159 Verilen Sipariş Avansları Hesabı: Bu hesap yurt içinden ya da yurt dışından satın alınmak üzere sipariş edilen stoklarla ilgili olarak yapılan avans ödemelerinin izlendiği hesaptır.

159 Verilen Sipariş Avansları Hesabının İşleyişi: Yapılan avans ödemeleri bu hesaba borç olarak kaydedilir, malın teslim edilmesinde hesap alacak kaydedilir.

BORÇ 159 VERİLEN SİPARİŞ AVANSLARI HESABI ALACAK
 

ARTIŞLAR
(+)

 

AZALIŞLAR
(-)

 

 

Örnek: İşletme 25.02.2009 tarihinde 30.000 TL tutarındaki malın alınması için 10.000 TL avans olarak ödenmiştir. 05.03.2009 tarihinde mal teslim alınmış ve kalan tutar da peşin ödenmiştir. KDV % 18 hariç.

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………25.02.2009………………………………..

159 Verilen Sipariş Avansları Hesabı

100 Kasa Hesabı

Alınan mal için avans verilmesi

 

10.000

 

 

10.000

2

………………………………28.02.2009………………………………..

153 Ticari Mallar Hesabı
191 İndirilecek KDV Hesabı

159 Verilen Sipariş Avansları Hesabı
100 Kasa Hesabı

Malın teslim alınması

 

30.000
5.400

 

10.000
25.400

 

BORÇ 159 VERİLEN SİPARİŞ AVANSLARI HESABI ALACAK
10.000 10.000

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Basından bir avantajım olur mu, ne kadar emekli maaşı alabilirim?
Basından bir avantajım olur mu, ne kadar emekli maaşı alabilirim?

>Ali C. 06.05.1968 doğumluyum. 14.06.1984 tarihli Sigorta girişim ve 8.828 günüm var. 1994-1997 tarihleri arasında toplam 1.014 gün 2A basın

Tübitak-Teydeb Yeni Proje Önerisi Formatı Hakkında Ön Çalışmalarımız
Tübitak-Teydeb Yeni Proje Önerisi Formatı Hakkında Ön Çalışmalarımız

TÜBİTAK-TEYDEB YENİ PROJE ÖNERİSİ FORMATI HAKKINDA ÖN ÇALIŞMALARIMIZ Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK Ar-Ge ve İnovasyon Danışmanı, YMM abdanmer@gmail.com www.abdanmer.com   GİRİŞ   MEVCUT

Deneyimlerimize Göre Tübitak’a İlk Kez Ar-Ge Projesi Veren Firmalar İçin Haziran Ayı Kritik Ay
Deneyimlerimize Göre Tübitak’a İlk Kez Ar-Ge Projesi Veren Firmalar İçin Haziran Ayı Kritik Ay

DENEYİMLERİMİZE GÖRE TÜBİTAK’A İLK KEZ AR-GE PROJESİ VEREN FİRMALAR İÇİN HAZİRAN AYI KRİTİK AY   Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK Ulusal



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI