MUHASEBEDE DÜZENLEYİCİ HESAPLAR

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 8:59

Aktif Karakterli Hesap: Açılış kaydı borç tarafına yapılan ve borç kalanı veren hesaba aktif karakterli hesap denir.

Pasif Karakterli Hesap: Açılış kaydı alacak tarafına yapılan ve alacak kalanı veren hesaba pasif karakterli hesap denir.

Bu hesapların içinde eksi (-) hesaplar bulunur. Hesabın yanında (-) olanlar düzenleyici hesaplardır. Bu hesaplar kendinden önceki hesapları düzenlemektedir.

Düzenleyici hesaplar bulunduğu hesap grubunun işleyiş kurallarının tersi şeklinde işlemektedir. Aktifte yer alan bir düzenleyici hesap pasif hesapların işleyişleri gibi işler. Pasifte yer alan bir düzenleyici hesap aktif hesapların işleyişi gibi işlemektedir.

Örneğin; 103 Verilen Çekler ve Ödeme Emirleri heasabı düzenleyici bir hesaptır. Yani kendinden önceki hesabı düzenler. Onun için hesabın önünde (-)  işareti  yer alır.

103 Verilen Çekler ve Ödeme Emirleri Hesabı aktifte yer alır fakat hesabın önünde (-) olduğu için düzenleyici hesaptır ve ilk kayıt Alacak tarafına kaydedilir. Fakat normalde 1 ile başlayan hesapların ilk kayıtları Borç tarafına kaydedilir.

Tek Düzen Hesap Planındaki Düzenleyici Hesaplar Nelerdir:

103. Verilen Çekler Ve Ödeme Emirleri(-)
119. Menkul Kıymetler Değer Düşüklüğü Karşılığı(-)
122. Alacak Senetleri Reeskontu(-)
124. Kazanılmamış Fianansal Kiralama Faiz Gelirleri(-)
129. Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı(-)
137. Diğer Alacak Senetleri Reeskontu(-)
139. Şüpheli Diğer Alacaklar Karşılığı(-)
158. Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı(-)
199. Diğer Dönen Varlıklar Karşılığı(-)
222. Alacak Senetleri Reeskontu(-)
224. Kazanılmamış Fianansal Kiralama Faiz Gelirleri(-)
229. Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı(-)
237. Diğer Alacak Senetleri Reeskontu(-)
239. Şüpheli Diğer Alacaklar Karşılığı(-)
241. Bağlı Menkul Kıymetler Değer Düşüklüğü Karşılığı(-)
243. İştiraklere Sermaye Taahhütleri(-)
244. İştirakler Sermaye Payları Değer Düşüklüğü Karşılığı(-)
246. Bağlı Ortaklıklara Sermaye Taahhütleri(-)
247. Bağlı Ortaklıklar Sermaye Payları Değer Düşüklüğü Karşılığı(-)
249. Diğer Mali Duran Varlıklar Karşılığı(-)
257. Birikmiş Amortismanlar(-)
268. Birikmiş Amortismanlar(-)
278. Birikmiş Tükenme Payları(-)
298. Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı(-)
299. Birikmiş Amortismanlar(-)
302. Ertelenmiş Finansal Kiralama Borçlanma Maliyetleri(-)
308. Menkul Kıymetler İhraç Farkı(-)
322. Borç Senetleri Reeskontu(-)
337. Diğer Borç Senetleri Reeskontu(-)
371. Dönem Kârının Peşin Ödenen Vergi Ve Diğer Yükümlülükleri(-)
402. Ertelenmiş Finansal Kiralama Borçlanma Maliyetleri(-)
408. Menkul Kıymetler İhraç Farkı(-)
422. Borç Senetleri Reeskontu(-)
437. Diğer Borç Senetleri Reeskontu(-)
501. Ödenmemiş Sermaye(-)
580. Geçmiş Yıllar Zararları(-)
591. Dönem Net Zararı(-)

BİLANÇO – YEVMİYE DEFTERİ – BÜYÜK DEFTER İLİŞKİSİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 6:56

Muhasebenin kaydetme aşamasında açılış bilançosu, yevmiye (günlük) defter ve büyük defterler (defteri kebir) düzenlenir. İşletmelerin değerleri bu defter ve belgelere kaydedilir.

İşletmeler ilk kurulduklarında belirli bir varlıkları ve bu varlıkları sağladığı kaynakları bulunur. Bu varlık ve kaynaklar açılış bilançosunda gösterilir. Varlık ve kaynaklar ilgili hesaplara dağıtılarak yevmiye defteri ve büyük defterlerde de aynı zamanda kayıt yapılır. Bilanço, yevmiye defteri ve büyük defterde yapılan kayıtlar aslında aynı kayıtlardır. Yani bilanço, yevmiye defteri ve büyük defter arasında aynı nitelikte bir ilişki bulunur.

Bu anlatılanları şimdi bir örnek çözerek açıklayalım:

Örnek: HG işletmesi 01.10.2010 tarihinde aşağıdaki varlık ve kaynaklarla işe başlıyor. Bu varlık ve kaynakları bilançoyevmiye defteri, ve büyük defterlerde kayıt yapınız.

İşletmenin varlıkları: İşletmenin kuruluşta sahip olduğu tüm değerleri ifade eder.

Nakit parası: 12.000 TL
Banka hesabındaki parası: 6.000 TL
Malları: 35.000 TL
Makine ve cihazları: 25.000 TL
Demirbaşları: 40.000 TL

İşletmenin kaynakları: İşletmenin kuruluştaki varlıklarını sağladığı yerleri ifade eder.

Kısa vadeli banka kredisi: 30.000 TL
Kısa vadeli borç senetleri: 40.000 TL
Uzun vadeli satıcılar: 28.000 TL
Sermaye: 20.000 TL

Çözüm 1. Aşama: İşletme kuruluş aşamasındaki bu varlıkları ve kaynakları şunu ifade etmektedir:

İşletmenin 12.000 TL nakiti, 6.000 TL bankada parası, 35.000 TL satmak üzere aldığı ticari malları, 25.000 TL işletmede kullanmak üzere aldığı makine ve cihazları, 40.000 TL ise işletmede kullanmak üzere aldığı demirbaşları bulunmaktadır. Toplam: 118.000 TLvarlığa sahip demektir.

Toplam 118.000 TL varlığın sağlandığı kaynaklar ise şöyledir; kısa vadeli yani 1 yılın altında geri ödeme süresi bulunan banka kredisi 30.000 TL, kısa vadeli yani 1 yılın altında geri ödeme süresi bulunan borç senetleri 40.000 TL, uzun vadeli yani 1 yılın üzerinde geri ödeme süresi bulunan satıcılara olan borcu 28.000 TL, işletmenin kendi özkaynağı olarak sermayesi de 20.000 TL dir. Toplam:118.000 TL kaynağı bulunmaktadır.

İşletmelerin ne kadar varlığı varsa, o kadar kaynağı bulunmak zorundadır. Başka bir ifadeyle ne kadar kaynağınız varsa o kadar varlık alabilirsiniz. Yani varlık her zaman kaynak ile eşit olmak zorundadır. Buna bilançonun temel denkliği denir.


Çözüm 2. Aşama:
 İşletmenin sahip olduğu varlıkları ve kaynakları olduğu gibi kaydedemeyiz. Bunları tek düzen hesap planındaki hesaplarını bularak o hesaplara kaydederiz. Bun göre:

Nakit parası: 12.000 TL = 100 kasa hesabı
Banka hesabındaki parası: 6.000 TL = 102 bankalar hesabı
Malları: 35.000 TL = 153 ticari mallar hesabı
Makine ve cihazları: 25.000 TL = 253 tesis, makine ve cihazlar hesabı
Demirbaşları: 40.000 TL = 255 demirbaşlar hesabı

Kısa vadeli banka kredisi: 30.000 TL = 300 banka kredileri hesabı
Kısa vadeli borç senetleri: 40.000 TL = 321 borç senetleri hesabı
Uzun vadeli satıcılar: 28.000 TL = 420 satıcılar hesabı
Sermaye: 20.000 TL = 500 sermaye hesabı

Dikkat edilirse varlık hesaplarının kodu devamlı 1 ve 2 ile başlar. Kaynak hesaplarının kodu da devamlı 3, 4 ve 5 ile başlar.


Çözüm 3. Aşama:
 Varlık ve kaynakları ilgili hesaplarına yerleştirdikten sonra açılış bilançosu düzenlenir. Açılış bilançosunda aktif tarafta varlık hesapları, pasif tarafta kaynak hesapları yer alır. Her hesap bilançoda ilgili yere kaydedilir.
1 ile başlayan hesaplar 1.Dönen Varlıklar grubuna yazılır.
2 ile başlayan hesaplar 2.Duran Varlıklar grubuna yazılır.
3 ile başlayan hesaplar 3.Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar grubuna yazılır.
4 ile başlayan hesaplar 4.Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar grubuna yazılır.
5 ile başlayan hesaplar 5.Öz Kaynaklar grubuna yazılır.

AKTİF HG İŞLETMESİ 01.10.2010 TARİHLİ AÇILIŞ BİLANÇOSU PASİF
I. DÖNEN VARLIKLAR………………………………………53.000
100 Kasa Hesabı…………………….12.000
102 Bankalar Hesabı………………6.000
153 Ticari Mallar Hesabı……..35.000II. DURAN VARLIKLAR……………………………………..65.000
253 Tesis, Makine Cihaz Hs..25.000
255 Demirbaşlar Hesabı……..40.000 
III. KISA VADELİ YABANCI KAYNAK……..70.000
300 Banka Kresileri Hesabı…..30.000
321 Borç Senetleri Hesabı…….40.000IV. UZUN VADELİ YABANCI KAYNAK……..28.000
420 Satıcılar Hesabı…………….28.000V. ÖZ KAYNAKLAR……………………………………….20.000
500 Sermaye Hesabı………………20.000
AKTİF TOPLAM 118.000 PASİF TOPLAM 118.000

Çözüm 4. Aşama: Açılış bilançosunundan sonra aynı varlık ve kaynak hesaplarını yevmiye defterine kaydederiz. Yevmiye defterine hesapların kaydedildiği ilk yevmiye maddesi açılış kaydı olarak bilinir.

Burada da varlık hesaplarını yevmiye defterinin borç kısmına kaydederiz. Çünkü varlık hesaplarında yani aktif karakterli hesaplarda ilk kayıtlar devamlı borç tarafa yapılır. Varlıklarda artış olduğu için hesap artış gösterir. Varlık hesaplarında artışlar borç tarafta gösterilir.

Kaynak hesaplarını yevmiye defterinin alacak kısmına kaydederiz. Çünkü kaynak hesaplarında yani pasif karakterli hesaplarda ilk kayıtlar devamlı alacak tarafa yapılır. Kaynaklarda artış olduğu için hesap artış gösterir. Kaynak hesaplarında artışlar alacak tarafta gösterilir.

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………01.10.2010………………………………..

100 Kasa Hesabı
102 Bankalar Hesabı
153 Ticari Mallar Hesabı
253 Tesis, Makine ve Cihazlar Hesabı
255 Demirbaşlar Hesabı

300 Banka Kredileri Hesabı
321 Borç Senetleri Hesabı
420 Satıcılar Hesabı
500 Sermaye Hesabı

………………….Açılış Kaydının Düzenlenmesi……………

 

12.000
6.000
35.000
25.000
40.000

 

 

 

30.000
40.000
28.000
20.000

Çözüm 5. Aşama: Varlık ve kaynak hesaplarını tek tek sınıflandırmak için de büyük defterleri (defteri kebir) kullanırız. Bilançoda veya yevmiye defterinde kullanılan hesaplar için ayrı ayrı büyük defter açarız ve tutarları ilgili tarafa kaydederiz. varlık hesaplarında ilk kayıt borç tarafa, kaynak hesaplarında ilk kayıt alacak tarafa kaydedilir. Bir başka ifadeyle yevmiye defterindeki açılış kaydında borç tarafta yer alan hesaplar borçludur. Alacak tarafta yer alan hesaplar alacaklıdır.

BORÇ 100 KASA HESABI ALACAK
12.000
BORÇ 102 BANKALAR HESABI ALACAK
6.000
BORÇ 153 TİCARİ MALLAR HESABI ALACAK
35.000
BORÇ 253 TESİS, MAKİNE VE CİHAZLAR HESABI ALACAK
25.000
BORÇ 255 DEMİRBAŞLAR HESABI ALACAK
40.000
BORÇ 300 BANKA KREDİLERİ HESABI ALACAK
30.000
BORÇ 321 BORÇ SENETLERİ HESABI ALACAK
40.000
BORÇ 420 SATICILAR HESABI ALACAK
28.000
BORÇ 500 SERMAYE HESABI ALACAK
20.000

 

BASİT USULDE TİCARİ KAZANCIN TESPİTİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 2:06

Basit Usulde Ticari Kazancın Tespiti: Basit usulde ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet farktır. Bu fark, faaliyetle ilgili olarak alınması ve verilmesi mecburi olan alış ve giderler ve hâsılatlara ilişkin belgelerde yazılı tutarlara göre hesaplanacaktır.

Kazancın bu şekilde tespiti sırasında emtia ticareti ile uğraşanlarca;
– Hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri hâsılata,
– Hesap dönemi başındaki emtia mevcudunun değeri giderlere
ilave edilecektir.

Ancak, kullanılan sabit kıymetler gider yazılmayacak ve üzerlerinden amortisman hesaplanmayacaktır. Kazancı basit usulde tespit edilen mükelleflerin defter tutma yükümlülükleri bulunmamaktadır.

Basit usulde vergilendirilen mükellefler, kazancın tespiti ve Vergi Usul Kanununun defter tutma hükümleri hariç; bildirme, vesikalar, muhafaza, ibraz, diğer ödevler, ceza hükümleri ile bu Kanun ve diğer kanunlarda yer alan ikinci sınıf tüccarlar hakkındaki hükümlere tabidirler.

Örnek: Tekirdağ İlinde bakkallık faaliyetinde bulunan ve basit usulde vergilendirilen Bay A’nın işletme hesabı özeti aşağıdaki gibidir:

Dönem başı mal mevcudu: 15.000 TL
Dönem içi alışlar: 29.000 TL
Giderler: 14.000 TL
Dönem hasılatı: 67.000 TL
Dönem sonu mal mevcudu: 13.000 TL

Dönem hasılatı + Dönem sonu mal mevcudu) – (Dönem başı mal mevcudu + Dönem içi alışlar + Giderler) = Kar/ Zarar

(67.000 + 13.000) – (15.000 + 29.000 + 14.000) = 22.000 TL

2011 yılında 22.000 TL kar elde etmiştir. Bu mükellef yıl içinde 4.200 TL Sosyal Güvenlik Primi (Bağ-Kur Primi) ödemiştir.

Mükellefin beyanı aşağıdaki gibi olacaktır.

Ticari Kazanç. 22.000 TL
Sosyal Güvenlik Primi. 4.200 TL
Kalan: (22.000 TL – 4.200 TL) 17.800 TL
Vergiye Tabi Gelir (Matrah): 17.800 TL
Hesaplanan Gelir Vergis: 3.090 TL
Ödenecek Gelir Vergisi: 3.090 TL

Basit Usule Tabi Mükellefler İçin Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi Verilme Zamanı ve Yeri:
– Gelirin sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret olması halinde, 2011 yılı kazançlarına ilişkin yıllık beyanname2012 yılı ŞUBAT ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar verilecektir.
– Basit usulde tespit edilen ticari kazanç yanında beyana tabi başka bir gelir unsurunun bulunması halinde, 2011 yılı kazançlarına ilişkin yıllık beyanname 2012 yılı MART ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar verilecektir.
– Beyanname, kayıtlı bulunulan vergi dairesine verilecektir.
– Beyanname elden verilebileceği gibi posta ile de gönderilebilecektir.
– Beyanname taahhütlü olarak posta ile gönderildiğinde, postaya veriliş tarihi beyannamenin verildiği tarih olarak kabul edilecektir.
– Beyanname normal (adi) posta ile veya özel dağıtım şirketleri aracılığıyla gönderilirse, vergi dairesine ulaştığı tarih beyannamenin verildiği tarih olarak kabul edilecektir.
– Tam otomasyona geçen vergi dairesi mükellefleri beyannamelerini, elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi almış olan, basit usul mükelleflerinin bağlı olduğu meslek odaları veya 3568 sayılı Kanun uyarınca yetki almış olup bağımsız çalışan Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirler aracılığı ile elektronik ortamda gönderebilirler.

Verginin Ne Zaman Ödeneceği:
– Şubat ayı içerisinde verilecek beyannameler üzerinden hesaplanan gelir vergisi Şubat ve Haziran aylarında olmak üzere, iki eşit taksitte ödenecektir.
– Basit usulde tespit edilen ticari kazanç yanında beyana tabi başka bir gelir unsurunun bulunması halinde Mart ayı içerisinde verilecek beyannameler üzerinden hesaplanan gelir vergisi Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere, iki eşit taksitte ödenecektir.

2012 Takvim Yılı Gelirlerine Uygulanacak Vergi Tarifesi:

GELİR VERGİSİ ORANLARI
2012 Yılı Ücret Gelirlerine Uygulanacak Gelir Vergisi Oranları
10.000 Yeni TL kadar %15
25.000 Yeni TL sinin 10.000 TL si için 1.500 TL, fazlası için %20
58.000 Yeni TL sinin 25.000 TL si için 4.500 TL, * fazlası için %27
58.000 TL sinden fazlasının 58.000 TL si için 13.410 TL, ** fazlası için %35

*(ücret gelirlerinde 88.000 TL’nin 25.000 TL’si için 4.500 TL)
**(ücret gelirlerinde 88.000 TL’den fazlasının 88.000 TL’si için 21.510 TL)

BASİT USULDEN GERÇEK USULE GEÇİŞ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 2:04

Basit Usulden Gerçek Usule Geçiş: Basit usule tabi olmanın genel ve özel şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirileceklerdir.

Basit usulün şartlarına haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler bu talepleri doğrultusunda takip eden ay başından veya izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler.

Basit usule tabi olma şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler

Herhangi bir şekilde gerçek usulde vergilendirilecek olanlar ve gerçek usulde vergilendirilen mükellefler, bir daha hiçbir şekilde basit usulden yararlanamazlar. Daha önce gerçek usulde vergilendirilmekte iken işini terk eden mükellefler bu tarihten sonra işe başlamaları halinde yine gerçek usulde vergilendirileceklerdir.

Gerçek usulde vergilendirilen kişilerin aynı türden iş yapan eş ve çocukları da bu faaliyetleri nedeni ile basit usulden yararlanamazlar.

Yapılan denetimlerde basit usulde vergilendirilen mükelleflerden sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları tespit edilenler basit usulden yararlanamazlar. Bu hususun kendilerine tebliğ tarihini takip eden aybaşından itibaren işletme hesabı esasına göre defter tutmak kaydı ile gerçek usulde vergilendirilirler.

Örnek: Malatya İlinde öteden beri kuaför mesleği faaliyetinde bulunan ve basit usulde vergilendirilen Bay E’nin bu faaliyeti dolayısı ile: 01.01.2011 – 31.12.2011 tarihleri arasında yapmış olduğu alımlarının tutarı 67.000 TL’dir. Mükellefin işyeri kira tutarı ise 01.01.2011 tarihi itibarıyla 4.000 TL’dir.

2011 yılı için belirlenen yıllık alım haddi 64.000 TL, kira bedeli ise 4.600 TL’dir. Yıllık kira bedeli kanuni sınırı aşmadığı halde, yıllık alım haddi 64.000 TL tutarını aştığından Bay E 01.01.2012 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecektir. Ayrıca, Bay E ilerleyen yıllarda da tekrar basit usule tabi olamayacaktır.

BASİT USULDEN YARARLANAMAYACAK OLANLAR

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 2:03

Basit Usulden Yararlanamayacak Olanlar:
1. Kollektif şirket ortakları ile komandit şirketlerin komandite ortakları,
2. İkrazat (ödünç para verme) işleriyle uğraşanlar,
3. Sarraflar ile kıymetli maden ve mücevherat alım satımı ile uğraşanlar,
4. Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan kişi ve kurumlara karşı inşaat ve onarma işini taahhüt edenler ile bu mükelleflere karşı derece derece taahhütte bulunanlar,
5. Sigorta prodüktörleri,
6. Her türlü ilan ve reklam işleriyle uğraşanlar veya bu işlere tavassut (aracılık) edenler,

7. Gayrimenkul ve gemi alım satımı ile uğraşanlar,
8. Tavassut (aracılık) işi yapanlar (dayıbaşılar hariç),
9. Maden işletmeleri, taş ve kireç ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları işletenler,
10. Şehirlerarası yük ve yolcu taşımacılığı yapanlar ile treyler, çekici ve benzerlerinin sahip veya işleticileri, (Yapısı itibarıyla sürücüsünden başka on dört ve daha aşağı oturma yeri olan ve insan taşımaya mahsus motorlu kara taşıtları ile yolcu taşıyanlar hariç),
11. Maliye Bakanlığınca teklif edilen ve Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan iş grupları, sektörler, il ve ilçeler, büyükşehir belediyeleri dahil olmak üzere il ve ilçelerin belediye sınırları (mücavir alanlar dahil), belediyelerin nüfusları, yöreler itibarıyla veya sabit bir işyerinde faaliyette bulunulup bulunulmadığına göre gerçek usulde vergilendirilmesi gerekli görülenler.

Bu yetkiye istinaden çıkarılan 8/5521 sayılı, 92/2683 sayılı ve 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları ile bir kısım mükellefler gerçek usulde vergilendirilme kapsamına alınmıştır.


Bakanlar Kurulu Kararları (BKK) Uyarınca Gerçek Usulde Vergilendirilen Mükellefler:

95/6430 Sayılı BKK ile Gerçek Usulde Vergilendirme Kapsamına Alınan Mükellefler:
95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile büyükşehir belediyesi olan illerin (Erzurum, Diyarbakır, Sakarya ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisine alınan yerlerden, yeni bağlanan mahallelerle birlikte 2000 yılı genel nüfus sayımındaki nüfusu 30.000’den az olan yerler hariç) mücavir alan sınırları dahil olmak üzere büyükşehir belediye sınırları içinde aşağıda belirtilen faaliyetleri yapan mükellefler, 01.05.1995 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilme kapsamına alınmıştır.
a) Her türlü emtia imalatı ile uğraşanlar,
b) Her türlü emtia alım-satımı ile uğraşanlar,
c) İnşaat ile ilgili her türlü işlerle uğraşanlar,
d) Motorlu taşıtların her türlü bakım ve onarım işleriyle uğraşanlar,
e) Lokanta ve benzeri hizmet işletmelerini işletenler,
f) Eğlence ve istirahat yerlerini işletenler.

Bu mükellefler, basit usulden yararlanmaya ilişkin genel ve özel şartları taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın gerçek usulde vergilendirileceklerdir. Ancak, Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan esnaf muaflığına ilişkin şartları topluca taşıyanlar, 95/6430 sayılı Kararname kapsamına girmediklerinden, esnaf muaflığından yararlanabilmektedirler.

8/5521 Sayılı BKK ile Gerçek Usulde Vergilendirme Kapsamına Alınan Mükellefler:

Zirai mahsul satın alarak bu mahsulleri kısmen veya tamamen tüketici dışında kalanlara satan ticaret erbabı 8/5521 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01.01.1983 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınmışlardır.

Canlı hayvan alım-satımı faaliyeti anılan Kararname kapsamında değerlendirildiğinden, bu şekilde faaliyette bulunan mükellefler gerçek
usulde vergilendirilecektir.

Zirai mahsulün toptancı hallerinden veya ticari faaliyette bulunan sebze komisyoncularından sonraki teslim aşamaları 8/5521 sayılı Kararname kapsamında kalmamaktadır.

92/2683 Sayılı BKK ile Gerçek Usulde Vergilendirme Kapsamına Alınan Mükellefler:
Her türlü televizyon, video, radyo, teyp, müzik seti, disk-çalar, kamera, bilgisayar, soğutucu, çamaşır ve bulaşık makinesi, elektrikli süpürge, elektronik müzik aletleri, elektrikli dikiş makinesi ile elektrikle çalışan benzeri eşyaların alım-satımı ve üretimi ile uğraşan mükellefler 92/2683 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınmışlardır.

Kararnamede yazılı malların yanında, diğer mal ve hizmetleri satan mükellefler de gerçek usulde vergilendirilmektedir.
Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen elektrikle çalışan benzeri eşyalar ibaresinden, doğrudan elektrik enerjisiyle çalışan veya elektrikle şarj edildikten sonra çalışan emtianın anlaşılması gerekmektedir.

Bu Kararnamede belirtilen emtianın alım-satımı yoluyla ticaretinin yapılmasında, eski, yeni veya kullanılmış olma ayrımına gidilmeksizin, kararnamede yer alan emtiaların ticaretini yapanlar ile belirtilen işlerle uğraşan bütün mükellefler girmektedir.

KESİN MİZANIN HAZIRLAMASI

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 1:55

Kesin Mizan: Dönem sonu işlemleri ile ilgili yevmiye ve defterikebir kayıtları yapılarak hesapların defterikebir bakiyeleri, envanter sonuçlarına göre düzeltildikten sonra yani dönem sonu ile ilgili kayıtlardan sonra düzenlenen mizandır.

– Envanterin ilk aşamasında çıkarılan mizana, Aralık ayı genel geçici mizanı,
– Gider hesaplarının yansıtmalarının açılmasından sonra çıkarılan mizana, Aralık ayı mizanı,
– Gelir ve gider hesaplarının devir edilmesinden sonra çıkarılan mizana, Kesin mizan denir.

Sıra
No
HESAP İSMİ TUTAR KALAN
BORÇ ALACAK BORÇ ALACAK
TOPLAM

Kesin mizan gelir tablosun hazırlandıktan sonra büyük defterin ve yevmiye defterinin tekrar toplamları alınır. Mizan ister kapansın ister kapanmasın tüm büyük defterin toplamları alınmalıdır.

GELİR TABLOSUNUN HAZIRLANMASI

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 0:52

Dönem sonlarında yapılması gereken işlemleri sırasıyla aşağıdaki gibidir:

– Maliyet hesapları ilgili yansıtma hesapları ile gelir tablosu hesaplarına aktarılır.
– Maliyet hesabı ile yansıtma hesabı ters kayıtla karşılaştırılarak kapatılır.
– Gelir tablosu hesaplarında toplanan gelir ve gider hesapları 690 Dönem Kar veya Zararı Hesabına aktarılarak kapatılır ve tek hesapta toplanır.
– Kar var ise vergi, yasal karşılıklar ayrıldıktan sonra bu hesap 590 Dönem Net Kar veya Zararı Hesabına aktarılarak kapatılır. Gelir tablosu düzenlenir. Kesin mizan düzenlenerek kapanış kaydı yapılır.

GELİR TABLOSU
A-BRÜT SATIŞLAR
1-Yurt içi Satışlar
2-Yurt dışı Satışlar
3-Diğer Gelirler
B-SATIŞ İNDİRİMLERİ(-)
1-Satıştan İadeler(-)
2-Satış İskontoları(-)
3-Diğer İndirimler(-)
C-NET SATIŞLAR
D-SATIŞLARIN MALİYETİ(-)

1-Satılan Mamuller Maliyeti(-)
2-Satılan Ticari Mallar Maliyeti(-)
3-Satılan Hizmet Maliyeti(-)
4-Diğer Satışların Maliyeti(-)
BRÜT SATIŞ KÂRI VEYA ZARARI
E-FAALİYET GİDERLERİ(-)
1-Araştırma ve Geliştirme Giderleri(-)
2-Pazarlama, Satış ve Dağıtım Giderleri(-)
3-Genel Yönetim Giderleri(-)
FAALİYET KÂRI VEYA ZARARI
F-DİĞER FAALİYETLERDEN OLAĞAN GELİR VE KÂRLAR
1-İştiraklerdan Temettü Gelirleri
2-Bağlı Ortaklıklardan Temettü Gelirleri
3-Faiz Gelirleri
4-Komisyon Gelirleri
5-Konusu Kalmayan Karşılıklar
6-Menkul Kıymet Satış Kârı
7-Kambiyo Kârları
8-Reeskont Faiz Gelirleri
9-Diğer Olağan Gelir ve Kârlar
G-DİĞER FAALİYETLERDEN OLAĞAN GİDER VE ZARARLAR(-)
1-Komisyon Giderleri(-)
2-Karşılık Giderleri(-)
3-Menkul Kıymet Satış Zararı(-)
4-Kambiyo Zararları(-)
5-Reeskont Faiz Giderleri(-)
6-Diğer Olağan Gider ve Zararlar(-)
H-FİNANSMAN GİDERLERİ(-)
1-Kısa Vadeli Borçlanma Giderleri(-)
2-Uzun Vadeli Borçlanma Giderleri(-)
OLAĞAN KÂR VEYA ZARAR
I-OLAĞAN DIŞI GELİR VE KÂRLAR
1-Önceki Dönem Gelir ve Kârları
2-Diğer Olağan Dışı Gelir ve Kârlar
J-OLAĞAN DIŞI GİDER VE ZARARLAR(-)
1-Çalışmayan Kısım Gider ve Zararları(-)
2-Önceki Dönem Gider ve Zararları(-)
3-Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar(-)
DÖNEM KÂRI VEYA ZARARI
K-DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER YASAL YÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI(-)
DÖNEM NET KÂRI VEYA ZARARI

1. Giderlerin Yansıtılması: Dönem içinde açılıp kullanılan ve 7 ile başlayan gider hesapları, gelir tablosu hazırlamak için yansıtma hesapları aracılığı ile 6 ile başlayan gider hesaplarına yansıtılmalıdır.

Yansıtma Hesapları

711-DİREKT İMM GİDERLERİ YANSITMA HESABI
721-DİREKT İŞÇİLİK GİDERLERİ YANSITMA HESABI >>>>>>>>>>>>>>
731-GENEL ÜRETİM GİDERLERİ YANSITMA HESABI

741-HİZMET ÜRETİM MALİYETİ YANSITMA HESABI >>>>>>>>>>>>>>

751-ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME GİDERLERİ YANSITMA HS >>>

761-PAZARLAMA, SATIŞ VE DAĞITIM GİDERLERİ YAN. HS. >>>>>>

771-GENEL YÖNETİM GİDERLERİ YANSITMA HESABI >>>>>>>>>>>

781-FİNANSMAN GİDERLERİ YANSITMA HESABI >>>>>>>>>>>>>>>>>>>

Gelir Tablosu Hesapları
620- SATILAN MAMULLER MALİYETİ HESABI (-)622- SATILAN HİZMET MALİYETİ HESABI (-)

630- ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME GİDERLERİ HS(-)

631-PAZARLAMA SATIŞ VE DAĞITIM GİDERLERİ HS (-)

632- GENEL YÖNETİM GİDERLERİ HESABI (-)

660-KISA VADELİ BORÇLANMA GİDERLERİ HESABI
661- UZUN VD. BORÇLANMA GİDERLERİ HESABI

Gelir tablosu hesaplarında bulunan giderler 690 DÖNEM KAR VEYA ZARARI hesabının borcuna, gelirler ise alacılıağına kaydedilir. Bu kayıtta ilgili gelir hesabı borç, gider hesabı ise alacaklandırılarak kapatılır.

BORÇ 690 DÖNEM KARI VEYA ZARARI HESABI ALACAK
 

GİDERLER
(-)

 

GELİRLER
(+)

Gelirler > Giderler = KAR
Giderler > Gelirler = ZARAR

AY SONU KDV TAHAKKUK KAYITLARI

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 0:49

Ay Sonu KDV Tahakkuk Kaydı: Katma değer vergisi, yapılan mal ve hizmet teslimlerinde, mal veya hizmeti teslim alanın, teslim edene ödediği vergi türüdür. İşletmeler de müşterileri gibi kdv öder, müşterilerinden de kdv tahsil ederler. KDV Kanunu işletmelere müşterilerinden tahsil ettikleri KDV’den kendi ödediklerini düştükten sonra kalanını ödemelerini emreder. Ödeme işleminin her ayın sonunda yapılan mahsup kaydına bağlı olarak yapılması gerekir. Bir ay içinde Alınan KDV ve Ödenen KDV toplamları biribirinden muhasebe kayıtları ile çıkarılır.

Alınan KDV’ler 391 HESAPLANAN KDV HESABINA alacak,
Ödenen KDV’ler 191 İNDİRİLECEK KDV HESABINA borç, yazılır

Her iki hesap ay sonunda alacaklı ise borçlu, borçlu ise alacaklı yazılarak mahsup edilir. Aradaki farklara göre:

391 HESAPLANAN KDV > 191 İNDİRİLECEK KDV = 360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR
191 İNDİRİLECEK KDV > 391 HESAPLANAN KDV = 190 DEVREDEN KDV HESABI

391 HESAPLANAN KDV hesabı fazla ise: 360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR HSESABI Alacak,
191 İNDİRİLECEK KDV hesabı fazla ise: 190 DEVREDEN KDV HESABINA borç yazılır.

190 DEVREDEN KDV ise bir sonraki ayda indirilmek üzere bekletirilir.
360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR HESABI’na yazılan tutar bir sonraki ay KDV beyannamesi ile vergi dairesine ödenmek zorundadır.

Örnek: İşletmenin Ocak ayı sonundaki büyük defter hesapları aşağıdaki gibidir. Buna göre işletmenin ay sonu KDV tahakkukunu yapınız.

BORÇ 191 İNDİRİLECEK KDV HESABI ALACAK
12.000
20.000
45.000
8.000
85.000
BORÇ 391 HESAPLANAN KDV HESABI ALACAK
12.000
40.000
22.000
16.000
90.000

191 İndirilecek KDV ve 391 Hesaplanan KDV hesaplarının toplamları alınarak, yevmiye defterinde ters kayıt yapılarak kapatılır. Yani 191 indirilecek KDV hesabı borçta olduğu için bu hesabı alacağa, 391 hesaplanan KDV hesabı alacakta olduğu için bu hesabı borca yazarak hesapları kapatırız.

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………31.01.2009………………………………..

391 Hesaplanan KDV Hesabı

191 İndirilecek KDV Hesabı
360 Ödenecek Vergi ve Fonlar Hs

Ay sonu KDV tahakkuku

 

90.000

 

 

85.000
5.000

Yevmiye kaydını yaptığımızda borç ve alacak arasındaki 5.000 TL lik farkı da yazıyoruz. Bu 5.000 TL, 391 hesaplanan KDV daha fazla olduğu için 360 ödenecek vergi ve fonlar hesabına kayıt edilir.

Örnek: İşletmenin Kasım ayı sonundaki büyük defter hesapları aşağıdaki gibidir. Buna göre işletmenin ay sonu KDV tahakkukunu yapınız.

BORÇ 191 İNDİRİLECEK KDV HESABI ALACAK
32.000
10.000
25.000
48.000
115.000
BORÇ 391 HESAPLANAN KDV HESABI ALACAK
32.000
40.000
28.000
6.000
106.000

191 İndirilecek KDV ve 391 Hesaplanan KDV hesaplarının toplamları alınarak, yevmiye defterinde ters kayıt yapılarak kapatılır. Yani 191 indirilecek KDV hesabı borçta olduğu için bu hesabı alacağa, 391 hesaplanan KDV hesabı alacakta olduğu için bu hesabı borca yazarak hesapları kapatırız.

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………31.01.2009………………………………..

391 Hesaplanan KDV Hesabı
190 Devreden KDV Hesabı

191 İndirilecek KDV Hesabı

Ay sonu KDV tahakkuku

 

106.000
9.000

 
115.000

Yevmiye kaydını yaptığımızda borç ve alacak arasındaki 9.000 TL lik farkı da yazıyoruz. Bu 9.000 TL, 191 hesaplanan KDV daha fazla olduğu için 190 devreden KDV hesabına kayıt edilir.

SAYIM SONUÇLARINA GÖRE DEĞERLEME İŞLEMLERİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 0:46

1. Değerlemenin Tanımı: Envanter işlemlerinin ikinci aşaması olan değerleme, varlıkların vergi matrahının hesaplanmasında kullanılan takdir ve tespit şekli olarak tanımlanır. Değerleme, sayılan varlıkların hangi fiyattan veya tutardan envanter defterine yazılacağını tespit etme işlemidir.

Değerlemede esas, varlıkların vergi kanunlarında gösterilen gün ve zamanlarda sahip oldukları kıymetleridir. Envanter sonrası düzenlenen bilançolar kıymetlerin genel bir özetini gösterir. Değerleme ile bilançonun dönem sonunda sahip olunan değerleri fiili olarak gösterir hale getirilmesi sağlanır. Değerleme işlemine kanunların bakış açısında bir takım farklılıklar bulunmaktadır.

Türk Ticaret Kanunu’nda Değerleme:
– Ticari bilançolar düzenlenirken; şahıs işletmeleri ile şahıs şirketlerinde değerleme ölçülerinin seçimi serbesttir.
– Sermaye şirketlerinde ortakların sorumlulukları koydukları sermaye ile sınırlı olduğundan, değerleme ölçülerinin seçimine sınırlama getirilmiş, düşük olan değer esas alınmıştır. Örneğin stoklar en çok maliyet değeri ile değerlenebilmektedir. (Değerlemede yüksek olan değerin esas alınması durumunda ticari kar yüksek gözükür. Bu durum sermayenin kar payı şeklinde dağıtılmasına neden olur ve alacaklı olan üçüncü kişileri riske atar. Sadece sermaye şirketleri için getirilmiş olan bu sınırlama üçüncü kişileri korumaya yönelik bir tedbirdir.) Muhasebe ilkeleri genellikle Türk Ticaret Kanunu’nun bu konudaki hükümlerine ters düşmez.

Vergi Usul Kanunu’nda Değerleme:
– Ticari kazanç(Vergi Matrahı) teşebbüsün dönem başı ve dönem sonu öz sermayeleri arasındaki olumlu farktır. Öz sermaye, varlık ve borçların değerlemesiyle belirlenir.
– VUK, envanterin hazırlanmasının en önemli nedeninin ödenecek vergi matrahını belirlemek olduğundan varlıkların özelliklerine göre birçok değerleme ölçüsüne yer verilmiştir. Değerleme, iktisadi kıymetin tür ve niteliğine göre aşağıdaki ölçülerden biri ile yapılır. Bu öğrenme faaliyetinde VUK ’ta yer alan hükümler üzerinde duracağız.

2. Değerleme Ölçüleri:

– Maliyet Bedeli: Bir mal veya hizmetin işletmeye getirilip satışa sunulana kadarki süreç içinde yapılan ödemelerin tamamına maliyet bedeli denir. Maliyetbedeli; Üretim maliyeti ve Satın alma maliyeti olarak gruplandırılabililir.

-Borsa Rayici: Menkul kıymetler borsasına, kambiyo borsasına veya ticaret borsalarına kayıtlı olan menkul kıymetler borsa rayicine göre değerlenirler. Değerleme gününün sonunda menkul kıymetin borsadaki fiyatı kaçtan kapanmış ise o fiyat değerlemede kullanılır. Son gün fiyatlarda tutarsızlık varsa menkul kıymetlerin değerlemesinde son 30 günlük ortalama fiyat esas alınır. Türkiye’de yabancı para borsası olmadığından, Maliye Bakanlığı’nın yayınladığı kurlar kullanılır.

– Tasarruf Değeri: Değerleme gününde bir kıymetin sahibi için ifade ettiği gerçek değeridir. Senetli alacak ve borçlar bu değerleme esasına göre değerlendirilir.

– Mukayyet Değer (Kayıtlı Değer): Bir iktisadi kıymetin muhasebe kayıtlarında görülen değeridir. Diğer bir ifade ile iktisadi kıymetin deftere işlendiği değer olduğu gibi kullanılır.

– İtibari Değer (Nominal Değer): Her türlü senetlerle hisse senedi ve tahvillerin üzerinde yazılı olan değeridir. Genellikle kasa mevcudu (TL), çıkarılmış tahviller ve kıymetli evrak sayılan senetlerde kullanılır.

– Rayiç Bedel ve Vergi Değeri:
 Rayiç bedel, bir iktisadi kıymetin değerleme günündeki normal alım ve satım değeridir. Vergi değeri, bina ve arazinin rayiç bedelidir. Bu değerleme ölçüsü emlak vergisinin hesaplanmasında uygulanmaktadır. İşletmeye kayıtlı bina ve arazilerin, maliyet bedeli ile değerleneceğini daha önce belirtmiştik Muhasebede rayiç bedel sadece maliyet bedeli bilinmeyen bina ve araziler için kullanılır.

– Emsal Bedeli ve Emsal Ücreti: Gerçek bedeli belli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran alacağı değerdir. Değer kaybeden iktisadi kıymetlerin değerlemesinde kullanılmaktadır.
Emsal bedeli değerleme ölçüsünün uygulanmasında aşağıdaki sıra esas alınır:
– Birinci sıra (Ortalama fiyat esası): Değerlemeye konu mal ile aynı cins ve nevideki maldan değerlemenin yapılacağı ay veya bir evvelki ayda satışı yapılmışsa, emsal bedeli, bu satışların ortalama fiyatı ile mükellefçe hesaplanır. Bu esasın uygulanabilmesi için emsal malın aylık satış miktarının, emsal bedeli belirlenecek olan malın miktarının % 25’inden az olmaması gerekir.
– İkinci sıra (Maliyet bedeli esası): Emsal bedeli belli edilecek malın maliyet bedeli bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, mükellef, bu maliyet bedeline, toptan satışlar için % 5, perakende satışlar için % 10 ilave ederek emsal bedelini hesaplar.
– Üçüncü Sıra (Takdir esası): Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilemeyen emsal bedelleri ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonlarınca takdir yoluyla belli edilir.

3. Kasadaki Nakit Mevcudunun Değerlemesi: Kasadaki nakdin değerlemesi ikiye ayrılır:
– Türk parasının değerlemesi,
– Yabancı paraların değerlemesi.

3.1. Türk Parasında Değerleme:
 Kasadaki para üzerinde yazılı değeri (nominal değer) ile değerlenir. Fiili Sayım Sonucunun Tutarı, Kasa Hesabının Borç Kalanı olmalıdır.

Kasa hesabının fiili sayım sonucu ile aynı olması muhasebe kayıtları ile sağlanır. Değerlemede amaç varsa aradaki farklığın hesaplanması ve giderilmesidir. Kasa hesabında görünen nakit, fiili kasada yoksa bu duruma kasa sayım noksanı, hesapta görünen nakitten fiili kasadaki nakit fazla ise kasa sayım fazlası adını alır. Kasadaki farklılığın nedeni araştırılarak bulunmalıdır. Sebebi bulunamayan farklılıklar ilgili hesaplara aktarılır.

Kasa Fazlasının Nedenleri:
– Tahsil edilen nakitler yanlışlıkla fazla alınmış olabilir
– Senetsiz alacaklardan biri ödenmiş ancak belgesi işlenmemiş olabilir
– Hatalı sayım yapılmış olabilir

Kasa Noksanının Nedenleri:
– Faturalar fazla veya hatalı ödenmiş olabilir
– Ödemeler defterlere işlenmemiş olabilir
– Malzeme alış faturası gelmemiş olabilir

3.2. Yabancı Paralarda Değerleme: Yabancı para cinsinden yapılan ticari işlemler o günkü alış kuru üzerinden değerlendikten sonra defterlere işlenirler; ancak işlemin karşılığı olan yabancı para kasada tutulabilir.

VUK ‘a göre 31 Aralık günü kasadaki yabancı para miktarları sayıldıktan sonra TC merkez bankasının ilan etmiş olduğu son işlem günü olan 30 Aralıktaki kapanış kurlarından efektif alış kuru üzerinden değerleme yapılır.

4. Banka Hesaplarının Değerlemesi: İşletmeler genellikle nakitlerini işletme kasasında tutmak yerine bankalarda tutarlar. Bankalardaki hesaplar 102 Bankalar Hesabında izlenir. İşletmeler envanter günü bankalardan hesap özeti alarak hesaplarında ne kadar para olduğunu öğrenmeli, bankanın kayıtları ile kendi kayıtları arasında farklılık varsa bunları muhasebe kurallarına göre düzeltmelidirler. Bankadaki mevduat yabancı paralı ise hesap kalanının son işlem günü efektif alış kuru üzerinden değerlenmelidir.

5. Menkul Kıymetlerin Değerlemesi: İşletmeler fazla nakitlerini değerlendirmek için kıymetli evrak özelliği taşıyan hisse senedi ve tahvil gibi belgeleri satın alırlar. Defterlere alış değerinden kaydedilen belgelerin envanter günü gözden geçirilerek o günün değerine getirilmesi gerekir.
SPK, VUK ve TTK ‘ya göre değerleme esasları aşağıdaki gibidir.
– Şirketin kendisinin çıkardığı menkul kıymetler belgenin üzerindeki yazılı değerinden,
– Borsadan alınan menkul kıymetler ise İMKB’nin son işlem günü kapanıştaki alış fiyatından,
– Hazine bonosu ve devlet tahvilleri T.C. MB.’nin 31.12. günü açıkladığı göstergelerden,
– Yatırım fonları, katılma belgeleri ve kâr-zarar ortaklığı belgeleri ise alış bedellerinden, değerleme işlemine tabi tutulur.

6. Senetli Borç ve Alacakların Değerlemesi: Tahsil edilebilme açısından senetli ve senetsiz tüm alacaklar Normal alacaklar, Şüpheli alacaklar ve Değersiz alacaklar şeklinde ayrıma tabi tutulabilir. İşletmeler alacak senetlerini TTK’ya göre itibari(nominal) değerleri üzerinden, VUK’a göre ise mukayyet (kayıtlı) veya tasarruf (peşin) değer ölçülerinden biri ile değerleyebilirler. Ancak; MUGT (Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği) hükümleri uyarınca senetli alacaklarını ve borçlarını sayıp belirledikten sonra dönemin son günü itibarı ile tasarruf değerini hesaplamak zorundadırlar.

İşletme senetli alacaklarını kayıtlı değerle değerlemeyi benimsemişse, portföydeki ve aynı zamanda envanter listelerindeki senetli alacaklar toplamı ile 121 Alacak Senetleri Hesabı karşılaştırılır, toplamları tutuyorsa yapılacak herhangi bir envanter muhasebe kaydı olmayacaktır. Alacak hakkını bu gün tahsil etmeye kalkan şirket ne kadar alır? Borcunu bu gün ödemek istese ne kadar öder? Sorularına cevap aranmalıdır. İşte senetli alacak veya borcun bu günkü peşin değerini bulmak için hesaplanan faize reeskont (İkinci indirim) adı verilir. Bir başka ifadeyle; Senedin Tasarruf (Peşin) Değeri = Senedin Nominal (mukayyet) Değeri – Reeskont Faizi Tasarruf değeri ölçüsü uygulandığında alacak senetlerinin değerleme günü ile vade tarihi arasındaki gün sayısı esas alınarak reeskont (iç iskonto) tutarları her bir senet için tek tek hesaplanır.

Borç ve alacakların reeskonta tabi tutulma şartları şunlardır:
1. Borç veya alacak bir senede bağlı olmalı, (Banka, banker ve sigorta şirketleri hariç)
2. Senedin bir vadesi olmalı,
3. Senedin vadesinin 31 Aralık itibariyle gelmemiş olması,
4. Senedin defterlerde kayıtlı olması,
5. Alacak senedinin karşılığında gelir elde edilmeli,
6. Borç senedinin karşılığında gider yapılması gerekir.

Reeskont işleminin (İkinci indirim) yapılmasında aşağıdaki yol izlenir:
1. ORAN : Senedin üzerinde belli bir faiz oranı varsa bu oran, yoksa
31.12.20xx tarihi itibariyle TC Merkez Bankası’nın ilan ettiği kısa vadeli borçlanma faiz oranı kullanılır.
2. KALAN VADE: Senedin vadesine bakılarak tahsiline; 31 Aralıktan sonra kaç gün kaldığı hesaplanır.
3. MEBLAĞ : Senedin kayıtlı değeri envanter listesinden alınır.
4. UYGULAMA : Her senet için ayrı ayrı hesaplanır.
5. FORMÜL : Her senet için aşağıdaki formül kullanılarak hesaplama yapılır.

Reeskont Faizi (İç İskonto) = (A x n x t) / (36.000 + n x t)

Tasarruf Değer (Peşin Değer) = (36.000 x A) / (36.000 + n x t)

A : Senedin nominal değeri (Ana para)
n : Reeskont faizi oranı (Yıllık)
t : Senedin değerleme tarihi ile vade tarihi arasındaki süre

7. Şüpheli Ticari Alacakların Değerlemesi: Ticari alacak vadesinin geçmesi halinde borçluya protesto çekilir. Bu alacak bu aşamadan sonra 127 Diğer Ticari Alacaklar hesabına aktarılarak izlenmeye devam edilir. Protestoya rağmen ödenmeyen ticari alacağın, dava açmaya değecek kadar büyük olması halinde dava açılır. Alacak küçük bir alacak ise yani dava açmaya değmeyecek gibi ise borçlu ikinci kez protesto edilir. Bu aşamadan itibaren alacağın tahsili şüpheli hale geldiğinden 127 Diğer Ticari Alacaklar Hesabından 128 Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktarılır. Süreç devam ederken dönem sonunda senedin tahsilinin henüz gerçekleşmemiş olması halinde senedin tutarı kadar karşılık ayırmak sureti ile gider yazılabilir.

8. Stokların Değerlemesi: Stoklar; işletmenin satmak, kullanmak ve üretmek üzere edindiği malzeme, ticari mal, yarı mamul, yan ürün, artık ve hurda gibi bir yıldan az bir sürede nakde çevrilebilen varlıklardan oluşur.

8.1. Ticari Malların Değerlemesi: Stoklardaki mallar V.U.K. ‘a göre maliyet fiyatları ile değerlenir. Sayım sonucu bulunan miktarların karşısına maliyet fiyatı yazılır. Ticari malın miktarı ve maliyet fiyatı çarpılarak tutarı bulunur. Yapılan envanter sonucunda tüm ticari malların tutarları toplanarak dönem sonu mal mevcudu belirlenir.

Stoktaki ticari mal veya diğer ürünlerin her birine ayrı stok kartı açılarak ve seçilen bir değerleme yöntemi ile sürekli biçimde izlenebileceği gibi hesap dönemi sonunda yapılan sayım sonucu bulunan miktarlar üzerinden de değerleme yapılabilir. Stok değerleme yöntemleri Gerçek Maliyet Yöntemi, Ortalama Maliyet Yöntemi (Basit-Ağırlıklı-Hareketli) ve İtibari Maliyet Yöntemi (FIFO- LIFO) ve diğer stok değerleme yöntemleri olarak ayrılmaktadır.

01.01.2004 tarihinden itibaren yürürlüğe giren ve kamuoyunda enflasyon muhasebesi kanunu olarak anılan 5024 Sayılı Kanunla, V.U.K. ‘un emtia değerlemesine ilişkin 274. maddesi değiştirilmiş, maddenin yeni halinde LİFO yöntemine yer verilmemiştir. Böylece enflasyon muhasebesinin hayata geçmesi ile yukarıda saydığımız yöntemlerden LIFO (Son Giren İlk Çıkar) yöntemine yasak getirilmiştir. İşletmeler diğer saydığımız yöntemlerden dilediklerini seçmekte serbesttirler. Bu yöntemlerden en çok kullanılanı FIFO yöntemidir.

8.2. Üretilen Ürünlerin Değerlemesi: Mamul üreten işletmeler ürettikleri ürünler için malzeme, işçilik ve çeşitli giderlere katlanırlar. Yapılan harcamalar üretimi tamamlanan ürünlere bölünerek birim maliyet hesaplanır. İşletme, hancamaların dağıtımında çeşitli yöntemler izleyebilir. Bu aşamada önemli olan işletmenin kendi giderleri ile üretim giderlerini biribirinden ayırt etmesidir. Ürün için yapılan giderlerin tespit edilerek belli ölçülere göre dağıtılması önemlidir. Hesaplanan birim maliyet ile üretilen ürünler stoklara alınır.

8.3. Değeri Düşen Malların Değerlemesi: Çeşitli nedenlerle depoda bekleyen mal zarar görmüş veya fiyatı düşmüş olabilir. Yine beklenmeyen sel, deprem gibi olağanüstü durumlar nedeniyle kayıplar meydana gelmiş olabilir. VUK’nun 274. maddesi malların piyasa değerinde % 10 ve daha fazla bir düşme meydana geldiğinde emsal bedeli ile değerlenebileceği açıklamıştır. Emsal bedeli ortalama satış fiyatı veya takdir esasına göre tesbit edilir. Kıymeti düşen malların emsal bedelinin tesbitinde ortalama satış fiyatı esasının uygulanabilmesi için işletmenin değerlemesini yapacağı maldan en az % 25 oranında satış miktarını gerçekleştirmiş olması gerekmektedir.

Normal ölçüdeki kayıplar fire olarak kabul edilip, envanterde doğrudan doğruya yer almazlar ve böylece satılan malın maliyetini etkilemiş olurlar. İşletmede meydana gelen tabii afetler neticesinde değeri düşen malların emsal bedeli ile değerlenerek uğranılan zararın gider kaydedilebilmesi için öncelikle meydana gelen olayın kanıtları ortadan kalkmadan mahkeme, ittaiye ve benzeri ilgili makamlara olayın tespit ettirilmesi gerekir. Tespit belgesi ile barebar, olayın olduğu hesap dönemi içinde, bağlı bulunulan vergi dairesine müracaat edilerek, kıymeti düşen mallar için emsal bedelinin takdiri istenir. Takdir komisyonu tarafından emsal bedelinin tesbitinden sonra maliyet bedeli ile emsal bedeli arasındaki değer kaybı kadar karşılık gideri yazılarak sonuç hesaplarına aktarılabilir.

Çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde kıymeti düşen malların değer kayıplarının gidere kaydedilebilmesi için takdir komisyonunun takdir kararı yeterlidir. Bu gibi olayları ayrıca resmi makamlara tespit ettirmek gerekmez. Emsal bedelinin mükellef tarafından takdir edilemez.

9. Envanter Defteri: Dönem sonlarında çıkarılan envanterlerin (sayım sonuçlarının) ve bilançonun yazıldığı defterdir. Envanter defteri ciltli ve sayfaları birbirini takip eden çift sıra numaralı olup, tutulması zorunlu defterlerdendir. Bilanço esasına göre defter tutan tacirler bu defteri tutmak zorundadırlar. İsteyen II. sınıf tacirler de isterlerse envanter defteri kullanabilirler.
Envanter defterine yazılması gereken hususlar şunlardır:
– Mükellefler işe başlama tarihinde, işletmede bulunan mevcutları, alacakları ve borçları bu deftere kaydederler.
– İşletme defteri tutan tacirler bu defteri kullanmazlar. Envanter listesini işletme defterinde artakalan sayfalarına veya dosya kâğıtlarına yazarlar. Listenin toplamını dönem başlarında işletme defterinin ilk satırına, dönem sonunda ise işletme defterin en son satırına yazarlar.
– Şüphesiz işe ilk başlayan işletmeler açılış envanterleri yaparlar ve buna göre de açılış bilânçosu hazırlarlar.

ARALIKLI ENVANTER YÖNTEMİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 0:45

2. Aralıklı Envanter Yöntemi: Bu yöntemde satılan ticari malların maliyeti, dönem sonunda envanter sonucu bulunan mal stoklarına göre satışların maliyeti toplu olarak bir defada kayıt yapılır.

Örnek: Sürekli envanter yönteminde yaptığımız örneği aralıklı envanter yöntemine göre yapalım;

– 02.12.2008 tarihinde 10 adet televizyonu tanesi 500 TL den peşin olarak almıştır. KDV % 18 hariç.

– 04.12.2008 tarihinde 3 adet televizyonu tanesi 550 TL den peşin olarak satıyor. KDV % 18 hariç.

– 08.12.2008 tarihinde 2 adet televizyonu tanesi 600 TL den peşin olarak satıyor. KDV % 18 hariç.

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………02.12.2008………………………………..

153 TİCARİ MALLAR HESABI
191 İNDİRİLECEK KDV HESABI

100 KASA HESABI

………….Peşin mal alımı (500 x 10 = 5.000)…………..

 

5.000
900

 

 
5.900

2

………………………………04.12.2008………………………………..

100 KASA HESABI

600 Y.İ. SATIŞLAR HESABI
391 HESAPLANAN KDV HESABI

……………Peşin mal satışı (550 x 3 = 1.650)…………….

 

1.947

 

1.650
297

3

………………………………08.12.2008………………………………..

100 KASA HESABI

600 Y.İ. SATIŞLAR HESABI
391 HESAPLANAN KDV HESABI

……………Peşin mal satışı (600 x 2 = 1.200)…………….

 

1.416

 

1.200
216

Dönem sonunda yapılacak satışların maliyeti kaydı: 10 adet televizyon alınmış, bunların 5 adedi satıldığından dönem sonu mal mevcudu 5 adet yani; 500 TL x 5 adet = 2.500 TL dir.

– Dönem Başı Mal Mevcudu:
– Dönem İçi Mal Alışları: 5.000
– Mal Alış Gİderleri:
– Mal Alış İskontoları:
– Mal Alış İadeleri:
– Dönem Sonu Mal Mevcudu: (2.500)
Satılan Malların Maliyeti: 2.500

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………31.12.2008………………………………..

621 SATILAN MALLAR MALİYETİ HS

153 TİCARİ MALLAR HESABI

………….Satılan malın maliyeti kaydı…………..

 

2.500

 

 

2.500

 

Sürekli envanter yönteminde satışların ardından maliyet hesaplarız, aralıklı envanter yönteminde dönem sonunda toplu olarak bir defada maliyet hesaplarız.

Yapılan iki yöntemde de satılan malların maliyeti ve bunun sonucunda kar veya zarar aynıdır. Hangi yöntemi kullanırsak kullanalım sonuç aynı çıkar. Sadece yöntemleri farklıdır.

SÜREKLİ ENVANTER YÖNTEMİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 0:43

Satılan Ticari Malların Maliyetinin Hesaplanması: İşletmeler ticari mal satışlarından elde ettiği kar veya zararın belirlenmesi için satışlarını ve bu satışların maliyetlerini belirlemeleri gerekir. Satılan ticari mal maliyetleri aşağıdaki şekilde hesaplanabilir.

– Dönem Başı Mal Mevcudu: +
– Dönem İçi Mal Alışları: +
– Mal Alış Gİderleri: +
– Mal Alış İskontoları:
– Mal Alış İadeleri:
– Dönem Sonu Mal Mevcudu:
Satılan Malların Maliyeti:

Muhasebe kayıtlarında iki tür maliyet hesaplama yöntemi vardır. Bunlardan biri sürekli envanter yöntemi, ikincisi aralıklı envanter yöntemi.


1. Sürekli Envanter Yöntemi:
 Bu yöntemde yapılan bir satış işleminden sonra maliyet kaydı hemen ardından yapılır. Yani satış kaydı ile birlikte maliyet kaydı da yapılır. Bu yöntemin uygulanabilmesi için yapılan satışların maliyetlerinin kolay bir şekilde tespit edilmesi gerekir.

Örnek: 

– 02.12.2008 tarihinde 10 adet televizyonu tanesi 500 TL den peşin olarak almıştır. KDV % 18 hariç.

– 04.12.2008 tarihinde 3 adet televizyonu tanesi 550 TL den peşin olarak satıyor. KDV % 18 hariç.

– 08.12.2008 tarihinde 2 adet televizyonu tanesi 600 TL den peşin olarak satıyor. KDV % 18 hariç.

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………02.12.2008………………………………..

153 TİCARİ MALLAR HESABI
191 İNDİRİLECEK KDV HESABI

100 KASA HESABI

………….Peşin mal alımı (500 x 10 = 5.000)…………..

 

5.000
900

 

 
5.900

2

………………………………04.12.2008………………………………..

100 KASA HESABI

600 Y.İ. SATIŞLAR HESABI
391 HESAPLANAN KDV HESABI

……………Peşin mal satışı (550 x 3 = 1.650)…………….

 

1.947

 

1.650
297

3

………………………………04.12.2008………………………………..

621 SATILAN MALLAR MALİYETİ HS

153 TİCARİ MALLAR HESABI

…..Satılan malınmaliyeti kaydı (500 x 3 = 1.500)…..

 

1.500

 

1.500

4

………………………………08.12.2008………………………………..

100 KASA HESABI

600 Y.İ. SATIŞLAR HESABI
391 HESAPLANAN KDV HESABI

……………Peşin mal satışı (600 x 2 = 1.200)…………….

 

1.416

 

1.200
216

5

………………………………08.12.2008………………………………..

621 SATILAN MALLAR MALİYETİ HS

153 TİCARİ MALLAR HESABI

…..Satılan malınmaliyeti kaydı (500 x 2 = 1.000)…..

 

1.000

 

1.000

MUHASEBE İÇİ ENVANTER

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 06 Şubat 2012 - 23:41

1. Muhasebe İçi Envanter: Tesbit ve değerleme işleminden sonra bulunan neticelerin muhasebe kayıtları ile karşılaştırılarak hesapların gerçek durumu ifade eder duruma getirilmesi işlemine muhasebe içi envanter denir. Muhasebe içi envanter işfemleri gerekli düzenleyici muhasebe kayıtlarını kapsar. Envanter çıkarılırken muhasebe dışı ve muhasebe içi envanter işlemleri ile iktisadi kıymetler,
tesbit edilir değerlemesi yapılır ve bulunan envanter neticelerine göre muhasebe kayıtlarının düzeltilmesi sağlanır. Böylece muhasebe kayıtlarının envanter neticeleri ile mutabakatı sağlanmış olur.

Muhasebe uygulamasında envanter işlemleri aşağıdaki sırayı takip eder.
– Dönem sonunda muhasebe kayıtlarına göre genel geçici mizan düzenlenir,
– Muhasebe dışı envanter işlemleri yapılarak iktisadi kıymetlerin gerçek durumu tesbit edilir,
– Muhasebe dışı envanter neticeleri ile Genel geçici mizan karşılaştırılır ve varsa farklar bulunur,
– Bulunan farkların sebeplerine göre gerekli düzenleyici muhasebe kayıtları yazılarak muhasebe içi envanter işlemi gerçekleştirilir,
– Muhasebe kayıtları ile envanter neticelerinin uyumu sağlanarak genel kesin mizan düzenlenir,
– Böylece, envanter sonuçlarını yansıtan mali tablolar düzenlenir.

Muhasebe içi envanter işlemleri aşağıdaki sıra dahilinde yapılır.
– Sayım sonuçları ile geçici mizanı karşılaştırarak farklılıkları bulmak,
– Farklılıkların giderilmesi için gerekli kayıtları yapmak,
– Dönem sonu yansıtma kayıtlarını yapmak,
– Yansıtma ve maliyet hesaplarını kapatmak,
– Gelir tablosunu düzenlemek,
– Gelir tablosu hesaplarını ilgili sonuç hesaplarına devrederek kapatmak,
– Kesin mizanı düzenlemek,
– Kapanış bilânçosunu hazırlamak,
– Kapanış kaydını yapmak.

2. Sayım Listelerine Göre Farklılıkların Tespiti: Muhasebe dışı envanter de yapılan sayım ve değerleme sonuçlarını genel geçici mizan ile karşılaştırarak aradaki farklılıkların belirlenmesi, daha sonrada bu farklılıkların giderilmesi için gerekli envanter kayıtlarının yapılması gerekir.

2.1. Genel Geçici Mizanın Hazırlanması: Başta Aralık ayı olmak üzere cari hesap dönemine ait mali olayların tamamı yevmiye defterine kaydedilerek sene sonunda gün sonu itibarı ile borç ve alacak toplamları alınır. Bu kayıtlar da büyük defterlere aktarıldıktan sonra büyük defterlerin de tek tek borç ve alacakları toplanır. Daha sonra büyük defterde yer alan tüm hesaplar ile borç ve alacaklarının sırası ile yazıldığı bir tablo oluşturulur. Dönem sonunda envanter işlemlerine başlamadan önce hazırlanan bu tablo genel geçici mizandır.

Bu aşamada öncelikle yevmiye defteri ve mizanın borç ve alacak toplamlarının eşitliği kontrol edilir. Daha sonra mizan toplamı ile yevmiye toplmının birbirine eşit olup olmadığına bakılır.

2.2. Muhasebe Dışı Envanter Bilgilerinin Temin Edilmesi: Envanter bilgileri envanter defterinden ya da envanter listelerinden temin edilebilir.

3. Varlık ve Kaynak Hesaplarının Karşılaştırılarak Denkleştirilmesi: İşletmenin en son çıkarılan genel geçici mizanındaki hesapların kalanları hesap sırasına göre envanter ve bilanço defterinden (veya listelerden ) takip edilerek kontrol edilir. Arada farklılıklar varsa bunların düzeltilmek veya araştırılmak üzere bir kağıda not edilmesi faydalı olacaktır. Alınan notlar muhasebecinin takip edeceği haritasıdır. Böylece hatalar engenllenmiş olur. Envanter işlemlerinde hesapların veya sayım sonuçlarının unutulması, atlanması daha büyük hatalara neden olabilir. Aksi halde hesaplanan gelir tablosu, bilanço, mizan ve kâr hatalı hesaplanabilir. Vergi yasalarına göre kâr üzerinden vergi ödenmesini zorunlu kıldığından ödenen verginin hatalı olması vergi suçlarını beraberinde getirir.

3.1. Hazır Değerlerin Karşılaştırılması: Mizandaki hesapların sıralaması hesap planına göre yapılır. Bu nedenle mizanda öncelikle hazır değerlere ilişkin hesaplar yer alır. Hazır değerler nakit ve nakite çevrilebilme imkanı hemen olan değerlerdir. (Kasa, banka, alınan çekler vb.). Her hesabın genel geçici mizandaki borç kalanı ile envanter sonucuna ayrı ayrı bakılmalıdır. Fili sayım sonucu ile hesap kalanı karşılaştırılır. Kalan aynı ise problem yoktur. Farklı ise sayım toplamından mizandaki kalan toplamı çıkarılarak fark hesaplanır. Farklılığın sebebi defterlerde ve belgelerde araştırılır. Sebebi bulunamayan farklılıklar; Fiili sonuç defterdekinden fazla ise sayım fazlası, Fiili sonuç defterdekinden az ise sayım noksanı olarak nitelendirilir.

Hesaplanan Noksanlık 197 SAYIM VE TESELLÜM NOKSANLARI HESABINA borç, ilgili hesaba da alacak yazılır.

Fazlalıklar ise 397 SAYIM VE TESELLÜM FAZLALARI HESABINA alacak, ilgili hesaba da borçlu yazılır.

3.1.1. Kasa Hesabının Denkleştirilmesi: Fiili Sayım Sonucunun Tutarı = Kasa Hesabının Borç Kalanı. Kasa hesabının borç kalanı mizandan alınır. Kasadaki nakitin sayım toplamı envanter defterinden alınır. Her iki rakam karşılaştırılır. Mizandaki kasa hesabının kalanı büyükse, sayım sonucundan, kasa noksanı vardır. Mizandaki kasa hesabının kalını küçükse, sayım sonucundan, kasa fazlası vardır.

Kasa Sayım Noksanında Yapılacak İşlemler:
 Sayım sonucu kasada mizandaki görünen tutardan az toplam tespit edilmiş ise kasa noksandır. Noksanlığın sebebinin araştırılmak üzere ilgili hesaplara alınması gerekir. Sebebi bulunamayan noksanlıklar VUK ‘a göre gider kabul edilmemektedir. Bu nedenle noksanlık miktarı vergi matrahına eklenir.

Olağanüstü durumlarda (hırsızlık, yangın vb.) Maliye Bakanlığı’ndan görüş isteyerek hareket etmelidir. Kasanın noksan vermesine neden olabilecek durumlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz.
– Faturalar fazla veya hatalı ödenmiş olabilir.
– Ödemeler defterlere işlenmemiş olabilir.
– Malzeme alış faturası gelmemiş olabilir.

Örnek: İşletme 31.12.2008 tarihinde yaptığı envanter sonucu kasasında toplam 6.000 TL nakit olduğunu saymış, kasa hesabının mizandaki borç kalanının da 6.200 TL olduğu belirlenmiştir. Buna göre kasa farkı nasıl olur. Yevmiye kaydını yapınız.

Fiili Kasa Sayım Sonucu = 6.000 TL

Kasa Hesabı Borç Kalanı = 6.200 TL

Kasa Noksanı = -200 TL

Çıkan bu kasa noksanı deftere kayıt yapılır.

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………31.12.2008………………………………..

197 Sayım ve Tesellüm Nokasanları Hesabı

100 Kasa Hesabı

Kasadaki sayım noksanının kaydı

 

200

 

 

200

Kasanın alacağına yazdığımız 200 TL sayesinde kasa hesabının kalanı 6.000 TL olarak evanter ile eşit duruma getirilmiştir.

Noksanlığın sebebi bulunduğunda: Sebebi bulunamayan kasa noksanları 690 Dönem Kâr Zararı Hesabına ertesi yılsonunda devir edilir. Ancak yasal olarak gider kabul edilmeyen bu miktarlar daha sonra matraha ilave edilmek üzere karşılık ayrılır.

Kasa Sayım Fazlasında Yapılacak İşlemler: Yapılan sayım sonucu mizanda görünen nakit kalanından fazla ise kasada fazla var
demektir. Fazla sayılan nakitin de bir çok nedeni olabilir.

Kasa Fazlalığının Nedenleri:
– Faturalar fazla tahsil edilmiş,
– Yapılan tahsilâtlar defterlere işlenmemiş,
– Malzeme satış faturası kesilmemiş veya işlenmemiş olabilir.

Kasa fazlalarında da araştırılmak üzere noksanlıkta olduğu gibi denkleştirme işlemi yapılır. Fazlalıklar için 397-SAYIM TESELLÜM FAZLALARI HESABI kullanılır. Sebebi bulunamayan kasa fazlaları T.C. Merkez Bankası adına açılan 436-DİĞER ÇEŞİTLİ BORÇLAR HESABI’na alacak yazılarak 10 yıl bekletilir. Bekletilen fazlalık, 10 yıl içinde sahibi çıkar ise ona, çıkmaz ise T.C. Merkez Bankası’na ödenerek kapatılır.

Örnek: İşletme 31.12.2008 tarihinde yaptığı envanter sonucu kasasında toplam 4.000 TL nakit olduğunu saymış, kasa hesabının mizandaki borç kalanının da 3.700 TL olduğu belirlenmiştir. Buna göre kasa farkı nasıl olur. Yevmiye kaydını yapınız.

Fiili Kasa Sayım Sonucu = 4.000 TL

Kasa Hesabı Borç Kalanı = 3.700 TL

Kasa Fazlası = 300 TL

Çıkan bu kasa fazlası deftere kayıt yapılır.

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………31.12.2008………………………………..

100 Kasa Hesabı

397 Sayım ve Tesellüm Fazlaları Hesabı

Kasadaki sayım fazlasının kaydı

 

300

 

 

300

Kasanın borcuna yazdığımız 300 TL sayesinde kasa hesabının kalanı 4.000 TL olarak evanter ile eşit duruma getirilmiştir.

3.1.2. Alınan Çeklerin Denkleştirilmesi: İşletmenin başkalarından alacağına karşılık aldığı ticari senetlerden biri de çeklerdir. Çeklerin denkleştirilmesinde dikkat edilmesi tahsili zorlaşmış veya karşılıksız çıkmış olan çeklerdir. Bu şekilde tahsili şüpheli hale gelmiş çekler için (Karşılıksız çıkan çeklerde yasal takip işleminin başlatılması gerekir.) karşılık ayrılması muhasebenin temkinli olma ilkesi gereğidir. Vergi usul kanunu bazı durumlardaki alacakların şüpheli hale geldiğini tanımlamıştır.

Alınan çek veya alacakların şüpheli hale gelmesi aşağıdaki şartlar ile gerçekleşir.
– Alacak ticari veya zirai kazancın elde edilmesi ile ilgili bir nedenle ortaya çıkmalıdır.
– Ödeme gününde ödenmemiş ve noter kanalı ile istenmiş olmalıdır.

Şüpheli alacağa karşılık ayrılabilmesi için (Yukarıdaki nedenlere ilave olarak) ise:
– Alacak dava yolu ile istenmeli,
– Alacak için bir teminat olmamalı,
– Alacaklı bilanço usulüne göre defter tutmalı,
– Değerleme gününde (Dönem sonunda) tahsilinin zorlaşması gerekir.

Ayrılacak karşılığın tutarı alacağın defterdeki değeri kadardır. Yabancı paralı alacakların şüpheli hale gelmesinde karşılık ayrılırken kur farkları da karşılık miktarına ilave edilir. Alınan çekler de bir alacağı ifade ettiğinden tahsilin imkansız hale gelmesi dönem sonunda karşılık ayrılmasına neden olur. Karşılık ayırma işleminden önce tahsili imkansız hale gelen çekin niteliği şüpheli alacak konumuna dönüştüğünden alınan çekler hesabından çıkarılarak şüpheli alacaklar hesabına aktarılması gerekir.

3.1.3. Bankalardaki Mevduatların Denkleştirilmesi: İşletmeciler fazla nakitlerini bankalara açtırdıkları mevduat hesaplarında tutarlar Açtırılan mevduatlar 102- BANKALAR HESABIN’da izlenir. Dönem sonunda bankadaki mevduat miktarı alınan dekont ile doğrulandıktan sonra dekonta bağlı olarak şirket defterindeki kontrollerden sonra gerekli düzeltme kayıtları yapılır.

Bankanın hesap kalanı ile Şirketteki 102 Bankalar Hesabının kalanı birbirine denk olmalıdır. Arada farklılık varsa, envanter işlemleri ile giderilmesi gerekir. Hesaplardaki farklılıklar:
– Unutulan bir kayıt veya işlemden,
– Hesaba aktarılan faiz gelirinden kaynaklanabilir.

3.1.4. Menkul Kıymetlerin Karşılaştırılması: İşletmenin satın aldığı menkul kıymetler 11 ile başlayan kod numaralı hesaplarda izlenmektedir. Dönem sonunda bu hesaplarda kayıtlı menkul kıymetler sayılır. Sayım sonucuna göre piyasadaki 31.12. günü alış fiyatından değerlenerek aktifte düzeltme kaydı yapılmalıdır. Söz konusu kıymetlerin değer artışları Alınan hisse senetlerinin değeri sürekli değişeceğinden yılın son günü menkul kıymetin piyasada ifade ettiği değere göre muhasebe kayıtları yapılmalıdır.

3.2. Alacaklara Karşılık Ayrılması: Alacağın tahsilinin zorlaşması işletmeyi tedbirli olmak zorunda bırakır. Alacağın tahsil edilememesinde hangi kaynaktan bu giderin karşılanacağına karşı tedbir alınır. Alacak miktarı kadar tutar gider yazılarak ŞÜPHELİ ALACAKLAR KARŞILIĞI hesabına kayıt edilir.

Hesap planına baktığınızda birden çok karşılık hesabı görmeniz mümkün, bu alacağın gruplandırılması ile ilgilidir. Alacak hesap planındaki hangi kodlu hesapta ise o kodun bulunduğu bölümdeki karşılık hesabı kullanılarak karşılık ayrılmalıdır. Örneğin:

12.TİCARİ ALACAKLAR’ın altında yer alan hesaplar için;
129-ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR KARŞILIĞI HESABI (-),
13.DİĞER ALACAKLAR’ın altında yer alan hesaplar için;
139-ŞÜPHELİ DİĞER ALACAKLAR KARŞILIĞI HESABI (-),
22.TİCARİ ALACAKLAR’ın altında yer alan hesaplar için;
229-ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR KARŞILIĞI HESABI (-),
23.DİĞER ALACAKLAR’ın altında yer alan hesaplar için;
239-ŞÜPHELİ DİĞER ALACAKLAR KARŞILIĞI HESABI (-),
Kullanılır. Karşılık hesapları birden çok olduğu için dikkat etmemiz gerekmektedir. Karşılık istenildiği zaman değil, alacağın tahsilinin güçleşmesi ile yasal takibe başlanıldığı yılın sonunda ayrılmalıdır.

3.2.1. Alacak ve Borçlara Reeskont Ayrılması: Daha önceki envanter dışı modülümüzde reeskontun nasıl hesaplandığını açıklamıştık. Bu sefer de hesapladığımız reeskont miktarını muhasebe defterlerine nasıl kayıt edeceğimizi göreceğiz.

Dönem sonunda alacak ve borçların dökümüne bakılarak reeskont tutarı hesaplanır. Hesap planında sınıflandırılan alacakların reeskontları toplanarak bir defada kayıt altına alınırlar. Reeskontu hesaplanan her alacağın hesap planındaki grubunda yer alan reeskont hesabı kullanılır:

12.TİCARİ ALACAKLAR grubunda yer alan alacak senetleri için;
122-ALACAK SENETLERİ REESKONTU HS.(-)
13. DİĞER ALACAKLAR grubunda yer alan diğer alacak senetleri için;
137-DİĞER ALACAK SENETLERİ REESKONTU HS.(-)
22. TİCARİ ALACAKLAR grubunda yer alan (Uzun Vadeli) alacak senetleri için;
222-ALACAK SENETLERİ REESKONTU HS.(-)
23. DİĞER ALACAKLAR grubunda yer alan diğer alacak sen. (Uzun Vadeli) için;
237-DİĞER ALACAK SENETLERİ REESKONTU HS.(-)
32.TİCARİ BORLAR grubunda yer alan borç senetleri için;
322-BORÇ SENETLERİ REESKONTU HS.(-)
33.DİĞER BORÇLAR grubunda yer alan diğer alacak senetleri için;
337-DİĞER BORÇ SENETLERİ REESKONTU (-) hesapları kullanılır. Hesapları birbirinden ayıran dikkat ettiyseniz kodlarıdır. Aynı isimleri kodları ile ayırt etmek mümükündür.

3.3. Stokların Denkleştirilmesi: Stoklar işletmenin satmak üzere satın aldığı veya satmak üzere ürettiği malzemelerin izlendiği hesaplardan oluşur. Üretilen ürünlerin takip ve envanter işlemi maliyet muhasebesi dersi modüllerinde tanıtılacağından biz alım satım yapılan ürünlerin envanter kayıtlarına değineceğiz.

Satılmak üzere alınan mallar 153-TİCARİ MALLAR HESABI’nda izlenir. Dönem sonunda yapılan envanter işlemi çeşidi az ürün satan işletmelerde her satış işleminden sonra yapılır. Çok fazla çeşit satan eczacılar gibi işletmeler sayım işini 3 yılda bir yapmaktadırlar. Her yılın sonunda varsayılan miktara göre maliyet belirlenerek kâr/zarara devir edilir. Ancak ürün çeşidi fazla olan işletmeler yıl sonlarında depolarında kalan mal tutarını sayarak 153-Ticari Mallar Hesabını buna göre denkleştirirler.

Yapılacak denkleştirme işlemi:
1. Öncelikle envanter defterinden sayım tutarı alınır.
2. Mizandaki ticari malların kalanına bakılır.
3. Ticari mallar hesabı üzerinde satılan mal tutarı hesaplanır.
4. Satılan mal miktarı ticari malları hesabından çıkarılarak ilgili maliyet hesabına devir edilir.

3.4. Maddi Duran Varliklarin Denkleştirilmesi: Maddi duran varlıkların işletmede kullanılmalarına ilişkin yıpranma payları gider olarak işletmenin faaliyet kâr-zararına katılmalıdır. Her yılın yıpranma payı hesaplanarak gider yazılır. Sabit varlıklara ayrılacak amortisman (yıpranma payı) ile ilgili hesaplamaları ve kuralları muhasebe dışı envanter modülünde görmüştük. Olayımızı bir örnek üzerinde açıklayalım.

3.5. Maddi Olmayan Duran Varliklarin Denkleştirilmesi: Mali duran varlıklar çeşitli uzun vadeli alacaklardan oluşmuştur. Alacaklar için daha önce belirttiğimiz karşılık ayırma ve reeskont işlemi aynı şekilde uygulanır. Mali duran varlıklarda ise değerleme işlemine gerek duyulmamıştır. Elde edilen getiriler dönem içinde gelir olarak kayıt edilir.

Maddi olmayan duran varlıklar işletmenin faaliyetleri sonucunda veya bir bedel karşılığında elde edilen ve bir yıldan daha fazla aktifte bekletilen haklar ve giderlerden oluşur. Bunlar:

26. MADDİ OLMAYAN DURAN VARLIKLAR
260-HAKLAR HS.
261-ŞEREFİYE HESABI
262-KURULUŞ VE ÖRGÜTLENME GİDERLERİ HESABI
263-ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME GİDERLERİ HS.
264-ÖZEL MALİYET BEDELİ HS.
267-DİĞER MADDİ OLMAYAN DURAN VARLIKLAR
268-BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR HESABI (-)
269-VERİLEN SİPARİŞ AVANSLARI HESABI

4. Kaynak Hesaplarının Denkleştirilmesi: Bildiğiniz gibi kaynak hesapları yabancı kaynaklar ve öz kaynaklar bölümünden oluşur. Yabancı kaynak işletmenin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla banka ve diğer kuruluşlardan faiz karşılığında aldığı senetli veya senetsiz borçları ifade eder. Alınan uzun vadeli borçların ana para ve faiz ödemeleri takip edilerek envanter işleminde göz önünde tutulmalıdır.

4.1. Uzun Vadeli Borçların Ana Para Taksiti ve Faizlerinin Kaydı: Geri ödenme süresi bir yıldan fazla olan kredilerin ve faizleri uzun vadeli borç olarak kabul edilir. Kredi şeklinde çekilen uzun vadeli borçlarda yıl sonunda, bir sonraki yıl ne kadar ana para ve faiz ödenecekse bu tutarın uzun vadeli kredi hesabından çıkarılarak kısa vadeli kredi hesabına aktarılması gerekir.

4.2. Ödenecek Kıdem Tazminatlarına Karşılık Ayrılması: Kıdem tazminatı çalışan personele iş kanuna göre emeklilik zamanı geldiğinde veya işten çıkarıldıklarında toplu bir ödeme yapılır. Kıdem tazminatı şirketin uzun vadeli borçlarından özellik taşıyan bir hesaptır. Yapılacak ödemenin şirketi olumsuz etkilememesi için her yıl sonunda ödenmesi gerek tazminat hesaplanarak karşılık ayrılır. Ödemenin miktarı en son ödenen aylık brüt ücret ile çalışılan yıl çarpılarak hesaplanır.

4.3. Gelecek Yillara Ait Giderler ve Gelir Tahakkuklarının Kaydı: Bu yıla ait olan gider veya gelirlerin belirlenerek ilgili hesaplardan düşülmesi gerekir. Yıl içinde ödenen ancak bir sonraki yıla ait olan giderler 280-GELECEK YILLARA AİT GİDERLER HESABINA borç kaydedilir. Gelecek yıllara ait gelirler ise, 281-GELİR TAHAKKULARI HESABINA alacak yazılır. Tahakkukun kelime anlamı gerçekleşme olarak ifade edilebilir. Bu dönem gerçekleşen ancak başka dönemlere ait olan gelirler bu hesaba yazılmalıdır. Dönemin sonunda bu yıla ait olan rakamlar bu hesaplardan çıkarılarak bu yılın gider veya gelir hesaplarına aktarılır.

MUHASEBE DIŞI ENVANTER

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 06 Şubat 2012 - 23:39

1. Muhasebe Dışı Envanter: Tacirin ticari defterine yazdığı kıymetlerin fiili olarak işletmede olup olmadığının tespiti işlemlerine muhasebe dışı envanter işlemleri denir.

2. Envanter İşlemi Yapacaklar: Vergi Usul Kanunu envanter işlemi yapmak zorunda olanları aşağıdaki gibi belirlemiştir.
– Bilanço esasına göre defter tutmak zorunda olan gerçek ve tüzel kişi tacirler,
– Her türlü ticaret şirketleri,
– Kendi isteği ile bilanço esasına göre defter tutanlar,
– İşletme defteri tutan mal alış satışı üzerine çalışan mükellefler, envanter işlemi yaparak faaliyet sonuçlarını belirlemek zorundadırlar.

3. Envanter Çıkarma Zamanları: Ticaret şirketleri ve sahıs işletmeleri canlarının istediği zaman envanter işlemi yapabilirler. Envanter çıkarılma zamanlarına ve amaçlarına göre değişik şekillerde isimlendirilmektedir.
– İşletmenin kuruluş işlemlerinden sonra çıkardığı envantere “Kuruluş Envanteri”,
– Hesap dönemi başlangıcında çıkarılan envantere “Başlangıç veya dönembaşı Envanteri”,
– Hesap döneminin sonunda faaliyet sonucunu hesaplamak için çıkarılan envantere “Dönemsonu Envanteri”,
– Şirketin başka birine devri için çıkarılan envantere “Devir Envanteri”,
– Şirketin kapatılması amacıyla düzenlenen envantere “Tasfiye Envanteri”,
– İflasın sonunda (Şirketin batması) düzenlenen envantere “İflas Envanteri” denmektedir.

Vergi usul kanunu normal faaliyet döneminin bir yılda en az 6 en çok 12 ay olmasını emreder. Faaliyetin zamanını kapsayan yaklaşık bir yıla iş yılı (hesap dönemi) denir. Yukarıdaki gibi değişik zamanlarda envanter çıkarılabilir. Ancak vergi usul kanunu envanter yapılma zamanlarını vergilendirme açısından aşağıdaki gibi tespit etmiştir.
– Bir hesap döneminin sonunda (Bir yılın sonunda),
– Özel hesap dönemi olanlar dönemin bittiği son ayda,
– İşini bırakanlar işi bıraktıkları gün,
– Vergi dairesinden izin alarak üç yılda bir envanter çıkaranlar.

Eczaneler, büyük mağazalar, büyük sınai işletmeler gibi işletmeler, faaliyet alanları yoğun olduğu için her üç yılda bir envanter yapmak üzere mevcut kıymetlerini büyük defterlerine göre envanter defterlerine yazarlar.

4. Envanter İşleminin Amaçları:
– İşletmenin dönem sonu itibariyle varlıklarının ve kaynaklarının fiili durumun belirlemek,
– Vergi kanunlarına göre her yıl faaliyet gelirlerinden ödenmesi gereken vergi miktarının belirlenmesi için,
– İşletme yönetimine alınacak kararlarda yardımcı olmak,
– Defterlerin her yıl kapatılarak tekrar açılmasının yasal bir zorunluluk olmasından dolayı envanter işlemleri yapılmaktadır.

5. Envanterin Aşamaları:

5.1. Sayım Listesi Hazırlamak: Muhasebede görevlendirilen yetkili kişilerce depo, kasa, cüzdan veya dosya gibi yerlerde saklanan kıymetler envanter günü tek tek sayılır. Sayılan varlıkların mevcut miktarları görevlilerce listelere tek tek yazılır. Bu listelere sayım listesi denir. Sayım listelerinde aşağıdaki bilgiler bulunmalıdır;
– Listenin sayfa numarası,
– Sayımın yapıldığı günün tarihi,
– Sayımı yapan görevli veya görevlilerin imzaları,
Hazırlanan listelerin özet sonuçları envanter defterine yazılır. Listeler defterler gibi vergi usul kanuna göre 5 yıl saklanmalıdır.

5.2. Hazır Değerlerin Sayımı: Hazır değer denildiğinde ilk olarak nakit akla gelir. Hazır değerler istenildiği anda her türlü ödemenin yapılmasını sağlayabilen kıymetlerdir. Bunlara örnek olarak TL Kasası, Döviz Kasası, Alınan Çekler ve Bankadaki Mevduat hesaplarını örnek olarak gösterebiliriz. Hazır değerlerin envanteri yapılırken;
– Kasada sayım günü ne kadar para adedi olduğu TL ve döviz cinsleri ayrı ayrı olmak üzere tek tek tespit edilerek sayım listesine yazılır.
– Cüzdanda bulunan çekler sayılarak adedi ve tutarı sayım listesine yazılır.
– Bankadaki mevduat hesaplarında o gün için ne kadar nakit olduğu bankalardan alınan hesap özetleri ile belirlenerek sayım listesine yazılır.

5.3. Menkul Kıymetlerin Sayımı: Menkul kıymetler sahibine gelir getiren, rahatlıkla satılabilen ve para gibi piyasada kabul gören senetlere denir. Şirketlerin aldığı kıymetli evraklar kasa veya cüzdanda korunur. Kaç adet ve hangi tür senet olduğu bir listeye yazılır. Aşağıdaki örnekte yer alan liste sayım sonucu oluşturulmuştur.

Menkul değerlerle ilgili envanter listelerinde menkul değerleri ihraç eden işletmelerin adları ve ünvanları, menkul değerlerin çeşitleri, serisi ve çıkarılış tarihleri, nominal ve alış bedelleri ilave bilgiler olarak yer alır. Çıkarılan tahviller envanter listesine çıkarılan tahvillerin serisi, numarası, çıkarılış tarihleri, nominal değerleri, ihraç bedelleri, hangi kanalla satıldıkları, itfa edilen tahviller ve itfa tarihleri belirtilir.

5.4. Alacak ve Borçların Sayımı: İşletmelerin diğer kişi ve kuruluşlar ile olan ticari faaliyetleri sonucu ortaya çıkan alacaklarına ticari alacak, borçlarına ise ticari borç adı verilir. İşletmelerin ticari faaliyetler dışındaki diğer faaliyetleri sonucu ortaya çıkan diğer alacak ve borçları da sözkonusu olabilir.

Senetli ve senetsiz alacak ve borçların miktarı belirlenirken ticari defterler de bakılır. Vadeleri ve tutarları belirlenen senetli ve senetsiz alacak ve borçlar sayım listesine yazılırken karşı tarafın adı ve adresi de yazılır. Senetli borç ve alacaklarda ayrıca senedin nominal değerinin yanısıra varsa faiz oranı da yazılır. Bilançoda yer alan yabancı kaynaklar işletmenin borç aldığı kişi ve kuruluşları ifade eder. Alınan borç, senetli veya senetsiz olabilir. Senetli ve senetsiz borçlar ayrı ayrı tespit edilerek sayım listelerine yazılmalıdır. Şayet, borç bir bankadan kredi şeklinde alınmış ise bankadan hesap özeti alınarak hesabın durumu netleştirilmelidir.

5.5. Stokların Sayımı: Üretim yapan işletmeler satın aldıkları hammadde ve yardımcı maddeleri, ürettikleri mamul ve yarı mamulleri stok kartlarına işleyerek veya bilgisayar paket programları ile takip ederler. Fiili olarak işletmenin ne kadar mamül ürettiği, ne kadar hammaddesinin veya yardımcı maddesinin (kaç tane, kaç kilo, kaç metre) olduğu sayım listesine gruplandırılarak yazılır.

5.6. Maddi Duran Varlıkların Sayımı: Maddi duran varlık, işletmelerde kullanılmak üzere alınan makine, teçhizat, bina, arsa, taşıt, depo gibi kıymetleri ifade eder. Aktifte kayıtlı olan bu varlıkların miktarı ticari defterlere bakılarak belirlenir. Ancak deprem, yangın gibi beklenmeyen durumlarda kaybedilen duran varlıklar listeye yazılmaz. Kaybedilen varlığın akibeti ile ilgili bilgi toplanmalıdır.

Duran Varlıklara Amortisman Ayırma: İşletmenin aktifinde kayıtlı bulunan demirbaşlar, binalar, makineler, tesisler gibi duran varlıklara her yılın sonunda yıpranma payı ayrılır. Bu yıpranma payına amortisman denir. Duran varlıklar ve amortisman işlemleri, amortisman defteri ile veya bilgisayar programları yardımıyla yapılır. Her yıl ayrılan amortismanın rahat takip edilmesi için amortisman defteri tutulur. Hesaplanan amortismanlar ticari defterlere işlenmek sureti ile mali kardan düşülür.

Amortismanlar geliri azalttığından vergi usul kanunu amortisman ayırmayı bazı kurallara bağlamıştır. Buna göre:
– Duran varlığın maliyet bedeli üzerinden satın alındığı yılın sonunda amortisman ayrılır. Varlıklar işletmeye alındığında maliyet bedeli ile defterlere kayıt edilirler. Bundan sonra da defterdeki değeri ile işleme tabi tutulurlar. İlk alış sırasında değeri bilinmeyenler vergi değeri, emsal bedeli gibi değerleme ölçüleri ile değerlendirilerek aktife yazılırlar.
– Duran varlığın amortismanı kayıtlı değer, maliyet bedeli veya vergi değeri üzerinden hesaplanır. İşletmede inşa edilen yollar ve haklar da amortismana tabi tutulur. Bina, arsa, tesis, arazi gibi taşınamayan varlık ise her yıl için kayıtlı değer üzerinden amortisman hesaplanır.

.- Arsa ve arazilerin üzeri boş ise bunlara amortisman hesaplanmaz. Üzerinde meyve ağacı bulunan arsaların fidanlarına aşılanma tarihinden itibaren amortisman ayrılır.
– 1/1/2004 tarihinden itibaren iktisap edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri ve dolayısıyla amortisman oranları, mükellefler tarafından 333 ve 339 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekindeki listelerden bulunmak suretiyle amortisman uygulaması yapılır.
– Listedeki herhangi bir sınıflamada yer almayan amortismana tabi iktisadi kıymetlere uygulanacak amortisman oranları için mükelleflerin müracaatları üzerine Bakanlığınca belirlenecek süre ve oranlar üzerinden amortisman ayrılır.
– Yer altı ve yer üstü madenlerin işletilmesi de amortismana tabidir. Ancak bu madenlerin amortisman oranı Maliye ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlıklarından alınan özel izin ile belirlenir.
– İşletmelerde beklenmeyen olağanüstü durumlarda fevkalade amortisman ayrılabilir. Bu işlem için Maliye Bakanlığı’ndan izin alınır.
– Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede dikkate alınabilir.
– Amortismanın herhangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz.

Amortisman Usulünü Seçme:
– İktisadi ve teknik bakımdan bir bütün teşkil eden değerler için normal veya azalan bakiyeler usulü ile amortisman usullerinden yalnız birisi uygulanabilir.
– Bir iktisadi değer üzerinden normal amortisman usulüne göre amortisman ayrılmasına başladıktan sonra bu usulden dönülemez.
– Bir iktisadi değer üzerinden azalan bakiyeler usulüne göre amortisman ayrılmaya başlandıktan sonra normal amortisman usulüne geçilebilir. Bu suretle usul değiştirenler keyfiyeti beyannamelerinde veya eski bilançolarda belirtmeye mecburdurlar. Kabul edilen yeni usul bu bildirimin yapıldığı beyannamenin ilgili olduğu dönemden itibaren dikkate alınır. Bu takdirde henüz yok edilmemiş olan değer kısmı, bakiye amortisman süresine bölünmek suretiyle eşit miktarlarla yok edilir.

Ticari işletmeler VUK’a göre iki şekilde amortisman ayrılabilir. Bilanço hesabı esasına göre defter tutanlar açısından amortisman yöntemin seçilmesinde bir sınırlama yoktur. Ancak işletme hesabı esasına göre defter tutanlar bu yöntemlerden sadece “Normal Amortisman Yöntemi“”ni kullanabilirler.

Amortisman Usulleri:

– Normal Amortisman: Normal amortisman usülünde her yıl aynı miktarda amortisman hesaplanır. Amortisman oranı, yani varlığın yıllık değer kaybı Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen faydalı ömür sürelerden az olmamak kaydıyla hesaplanır. Amortisman oranını bulmak için tutar faydalı ömür süresine bölünür.

Vergi Usul Kanununun 315. maddesinde 5024 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle amortisman oranlarının iktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri de dikkate alınmak suretiyle Bakanlığımızca belirleneceği belirtilmiştir.

– Kıst Amortisman: Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobilleri hariç olmak üzere, işletmelere ait binek otomobillerinin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilir.

– Azalan Bakiyeler Usulüne Göre Amortisman: Bu yöntemde ayrılacak amortisman oranı 2 ile çarpılarak varlığın kayıtlı değerine uygulanır. Bir önceki yıl ayrılan amortisman tutarı varlığın kalan değerinden çıkarıldıktan sonra bulunacak tutar üzerinden amortisman hesaplanır. En son yıl önceki yıllarda olduğu gibi oran kullanılarak hesaplama yapılmayıp varlığın kayıtlı değeri ile birikmiş amortismanı arasındaki fark son yıl amortismanı olarak kabul edilir. Böylece kayıtlı değer ile birikmiş amortisman eşit hale gelmiş olur.

5.7. Öz Kaynakların Sayımı: Genel geçici mizanda yer alan ortaklar, payları, geçmiş senelerde elde edilen kâr veya zararlar belirlenmiştir. Ortaklara ait bilgiler pay defterinden izlenerek takip edilir. Belirlenen bu tutarlar ayrıca envanter defterine de eklenir. Öz sermaye ile ilgili envanter listelerinde, kayıtlı sermaye, ödenmiş sermaye, sermaye taahhütleri miktar ve tarihleri ile ihraç edilen hisse senetlerinin serisi, cinsi, numarası, nama yazılı olup olmadığı, nominal ve ihraç bedelleri; ayrılan ihtiyat ve karşılıkların miktar ve tarihleri yer alır.

5.8. Dönem İçi Giderlerinin Tespiti: İşletmeler faaliyetlerini sürdürebilmek için hesap dönemi içinde bazı masraf ve giderlere katlanmak zorundadırlar. Gerçekleşen giderler, genel geçici mizanda gözüken değer ile sayım sonucu stokta bulunan yani henüz tüketilmemiş olan değer karşılaştırılarak tespit edilir. Bu hesap dönemine ait olmayan giderler varsa bunlar toplamdan düşülerek kalan net giderler tespit edilir.

5.9. Dönem İçi Gelirlerinin Tespiti: Hesap dönemi içinde giderler olabileceği gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanan gelirler de olacaktır. Elde edilen gelirler doğrudan doğruya ilgili hesaplarına yazılır. Dönem sonunda gelir hesaplarının alacak kalanları toplanarak bu yıla ait olmayan gelirler varsa bunlar tespit edilerek çıkarılır. Böylece cari döneme ait olan net gelirler tespit edilir. Gelir ve giderler toplamında önemli olan bu kalemlerin cari hesap dönemine ait olması ve vergi yasaları açısından kabul edilir olmasıdır. Kanunen kabul edilmeyen gelir veya giderler dönem sonunda ticari kâr veya zarar hesaplanırken dikkate alınmaz. Bu tür gelir ve giderler nazım hesaplarda ayrıca izlenir ve daha sonra gelir /kurumlar vergisi ile ilgili beyannameler düzenlenirken mali karın hesaplanmasında ele alınır. Kanunan kabul edilmeyen giderler ticari kara eklenir, vergiye tabi olmayacak gelirler ise ticari kardan düşülür, böylece vergi matrahı (mali kar) tespit edilmiş olur.

5.10. Mamul ve Yarımamul Sayımı: Maliyet, mamul üretimi aşamasından yapılan masrafların tümünü ifade eder. Üretim tamamlandıktan sonra yapılan maliyetler ürünlerin miktarına göre dağıtılarak birim maliyet hesaplanır. Dönem sonunda üretimi tamamlanan ürünlere maliyetler paylaştırılarak dağıtılır. Bu dağıtım gider dağıtım tablosu ile yapılır. Envanter aşamasında yarı mamul ve mamul miktarları ve tutarları tespit edilerek aşağıda görüldüğü gibi ayrıntılı biçimde envanter defterine birim maliyetinden yazılır.

MUHASEBE ENVANTER İŞLEMLERİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 06 Şubat 2012 - 23:38

1. Envanterin Tanımı: Envanter, sayım, kontrol ve düzeltme işlemlerini yapmak suretiyle, belirli bir tarihteki alacakların borçların ve varlıkların miktar ve değerlerinin saptanmasıdır. İşletmeler envanter işlemini bazı kurallara uyarak yerine getirmek zorundadırlar. Şirketlerin sayım yapmadaki öncelikli nedeni net dönem kâr veya zararını vergi kanunları açısından belirlemektir. Kıymetlerin sayımını, muhasebe servisinde çalışanlar gerçekleştirir.

Defter tutan tacirlerin belirli bir tarihte sahip oldukları varlık ve kaynakların sayımını yaparak, ticari defterlerini bu sayım sonuçlarına göre denkleştirmelerine envanter işlemleri denir. Defterlere yapılan bu denkleştirme kayıtlarına envanter kayıtları denir. Envanter kayıtlarından sonra işletmenin kâr mı yoksa zarar mı ettiği rakamlar ile ortaya dökülür.

2. Envanterin Aşamaları: Envanter işlemi ilgili standartlar ve kanunlara göre üç aşamada gerçekleştirilir.

2.1.Varlık ve borçların fiili durumunun tespiti (Muhasebe Dışı Envanter)

2.2. Bulunan fiili durum ile kayıtların karşılaştırılması

2.3. Envanter kayıtlarının yapılması (Muhasebe İçi Envanter)


3. Envanter İşlemleri: 
Muhasebe dışı envanter sonucu elde edilen bilgiler ile işletmenin muhasebe kayıtları arasında bir fark olduğu durumda gereken tamamlama ve kayıtların yaplarak omların gerçek değerleriyle görünmelerini sağlayarak işlemlere envanter işlemleri denir.

Dönem sonlarında yapılacak olan işlemler üç aşamadan oluşur:

3.1. İşletmenin genel geçici mizanı (aralık ayı mizanı) düzenlenerek hesapların kayıtlar üzerindeki durumu görülür.

3.2. İşletmenin varlık ve kaynaklarını saymak, ölçmek, tartmak ve değerlendirmek suretiyle gerçek değerleri tespit edilir.

3.3. İşletmenin varlık ve kaynaklarının kayıtlardaki değerleri ile gerçek değerleri arasında farklılık varsa gerekli tamamlama ayarlama ve düzeltme kayıtlarının yapılması suretiyle bu farklılık giderilerek gerçek değerlerine getirilir.

İşletmelerin dönem sonlarında envanter çıkartmaları kanuni bir zorunluluktur. Envanter çalışmalarının takip eden hesap döneminin ilk üç ayı içinde bitirilmesi de kanuni bir zorunluluktur.

4. Varlık ve Borçların Fiili Durumunu Belirlenmesi: Her işletme, hesap dönemi sonunda envanter yaparak varlıklarının ve kaynaklarının gerçek durumlarını miktar ve değer olarak belirleyerek envanter defterine kaydetmek zorundadır. Varlık ve kaynakların durumları miktar ve değer olmak üzere iki şekilde belirlenir.

4.1. Miktar olarak belirleme: Adet, metre, kg vb. ölçme birimleri kullanılarak işletmenin sahip olduğu varlıkların ve borçlarının kesin ve ayrıntılı olarak tespit edilmesidir.

4.2. Değer olarak belirleme: Miktar olarak belirlenen iktisadi kıymetlerin parasal değerlerin hesaplanmasıdır. Bu hesaplama yapılırken VUK 261. maddesi gereği esas alınacak değerleme ölçüleri kullanılır. Bu ölçüler şunlardır: maliyet bedeli, borsa rayici, tasarruf değeri, kayıtlı değer, itibari değer, rayiç bedel, emsal değeri.

MİZAN NEDİR ? MİZAN ÇEŞİTLERİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 5)
Paylaş
Tarih : 06 Şubat 2012 - 23:35

1. Mizanın Tanımı: Mizan, muhasebede kontrol aracı olarak kullanılan, hesapların belli tarihlerde tekrar incelendikten sonra, borç ve alacak toplamlarıyla bakiyelerinin bir tabloya toplu bir şekilde yazılmasıyla oluşan özet bir tablodur. Mizan, hesapların gerçek duruma uygun olup olmadığını, kurallarına göre çalıştırılıp çalıştırılmadığını da kontrol etmemizi sağlar.

Mizan çeşitleri 3 türlüdür. Bunlar aylık mizan, genel geçici mizan ve kesin mizandır.

1.1. Aylık Mizan: Yevmiye defteri kayıtlarını defterikebire geçirdikten sonra genellikle ay sonlarında kontrol amacı ile düzenlenen mizandır.

1.2. Genel Geçici Mizan: 31 aralık tarihinde düzenlenen, aylık mizanlardan farklı olmamakla beraber bütün muhasebe dönemini kapsayan mizandır. Bu mizana aralık ayı mizanı da denir.

1.3. Kesin Mizan: Dönem sonu işlemleri ile ilgili yevmiye ve defterikebir kayıtları yapılarak hesapların defterikebir bakiyeleri, envanter sonuçlarına göre düzeltildikten sonra yani dönem sonu ile ilgili kayıtlardan sonra düzenlenen mizandır.

2. Mizanın Şekli: İşletmeler yevmiye defteri kayıtlarını defteri kebire geçirdikten sonra genellikle ay sonlarında defteri kebir hesaplarının borç ve alacak tutarları ile borç ve alacak bakiyelerini bir cetvel halinde düzenlerler. İşletmeler hesapları görmek ve kontrol etmek istediklerinde mizan düzenleyebilirler.

Mizan örneği:

Sıra
No
HESAP İSMİ TUTAR KALAN
BORÇ ALACAK BORÇ ALACAK
TOPLAM

3. Mizanın Düzenlenmesi: Mizan düzenlerken defterikebire aktarılmış yevmiye defteri kayıtlarını kapsadığından Mizanın başına mizanın düzenleniş tarihi ve mizana dahil edilmiş en son yevmiye maddesi numarası kaydedilir.

Yevmiye defteri borç ve alacak sütunları toplamı ile mizanın borç ve alacak tutarları toplamının birbirine eşit olması gerekmektedir. Borç ve alacak bakiyeleri kendi aralarında eşit olmalıdır. Yevmiye defteri toplamı ile mizan toplamının birbirine eşit olmaması durumunda, yevmiye kayıtlarından bazılarının defterikebire geçirilmemiş olması veya yanlış geçirilmiş olması veya defterikebirden mizana hatalı aktarılmış olması söz konusu olabilir.

Mizanın borç ve alacak tutarlar sütunlarının birbirine eşit olmaması da, yevmiyede hatalı kaydın olduğunu, yevmiyedeki bir kaydın defterikebire geçirilmediğini veya defterikebirden mizana hatalı aktarıldığını ifade eder. Böylece mizanlar yevmiye kayıtlarının doğruluğunu kontrol ettiği gibi yevmiye defterinden defterikebire ve oradan mizana aktarmaların doğru yapılıp yapılmadığını da kontrol eder.

Günümüzde bilgisayarların muhasebe işlemlerinde yoğun olarak kullanılmasıyla mizan düzenleme işlemi bir tuşa basmakla yapılabilir. Bilgisayar programları istenilen tarihte, istenilen tarih aralığında, kebir hesapları, alt hesaplar düzeyinde, bilanço sınıfları düzeyinde mizan çıkartabilmektedir.

4. Mizanın Yorumlanması: Düzenlenen mizanın önce toplamlar açısından eşitlikleri kontrol edilir. Buna göre mizanın tutar toplamları yevmiye ve kebir (büyük defter) toplamlarına eşit olmalıdır. Kalan toplamları da birbirine eşit olmalıdır. Alt hesapların toplamları ana hesap toplamlarına eşit olmalıdır.

Kodu 1 ve 2 ile başlayan varlık hesapları ya borç bakiyesi vermeli veya bakiye vermemelidir. Kodu 1 ve 2 ile başlayıp da eksi işaretli olan hesaplar ise ya alacak bakiyesi vermeli veya bakiye vermemelidir. Kodu 3, 4 ve 5 ile başlayan kaynak hesapları ya alacak bakiyesi vermeli veya bakiye vermemelidir. Bu hesapların içinde de eksi işaretli olanlar borç bakiyesi verebilir veya bakiye vermez. Kodu 6 ile başlayan (-) işaretli hesaplar borç bakiyesi verir veya bakiye vermez. Kodu 6 ile başlayan işaretsiz hesaplar ya alacak bakiyesi verir veya bakiye vermez. Kodu 7 ile başlayan hesapların büyük bir kısmı borç bakiyesi verir veya bakiye vermez. 7’li hesaplardan yansıtma hesapları alacak bakiyesi verir veya bakiye vermez.

Örnek: İşletmenin büyük defter kayıtları aşağıda verilmiştir. Buna göre işletmenin aylık mizanını düzenleyiniz.

BORÇ 100 KASA HESABI ALACAK
24.000
12.000
30.000
12.000
25.000
66.000 37.000
BORÇ 121 ALACAKAK SENETLERİ HS ALACAK
36.000
11.000
47.000
BORÇ 252 BİNALAR HESABI ALACAK
90.000
120.000
210.000
BORÇ 320 SATICILAR HESABI ALACAK
40.000 70.000
25.000
40.000 115.000
BORÇ 400 BANKA KREDİLERİ HESABI ALACAK
33.000
50.000
25.000
108.000
BORÇ 500 SERMAYE HESABI ALACAK
229.000
229.000
BORÇ 102 BANKALAR HESABI ALACAK
17.000
40.000
10.000
57.000 10.000
BORÇ 153 TİCARİ MALLAR HESABI ALACAK
38.000
45.000
40.000
12.000
135.000
BORÇ 255 DEMİRBAŞLAR HESABI ALACAK
35.000
40.000
10.000
40.000
15.000
85.000 55.000
BORÇ 321 BORÇ SENETLERİ HESABI ALACAK
49.000
30.000
79.000
BORÇ 421 BORÇ SENETLERİ HESABI ALACAK
10.000
20.000
25.000
12.000
30.000 37.000

Mizan düzenlenirken ilk önce büyük defter hesaplarının toplamları alınır. Toplamları alınan hesaplar mizanın tutar kısmına aktarılır. Hesapların borç toplamları borç sütununa, alacak toplamaları alacak sütununa aktarılır. Daha sonra bakiyeleri kalan kısmına yazılır. Hangi taraf daha fazla ise yani ne taraf bakiye veriyorsa kalan kısmında ilgili yere kaydedilir.

Sıra
No
HESAP İSMİ TUTAR KALAN
BORÇ ALACAK BORÇ ALACAK
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
100 Kasa Hesabı
102 Bankalar Hesabı
121 Alacak Senetleri Hesabı
153 Ticari Mallar Hesabı
252 Binalar Hesabı
255 Demirbaşlar Hesabı
320 Satıcılar Hesabı
321 Borç Senetleri Hesabı
400 Banka Kredileri Hesabı
421 Borç Senetleri Hesabı
500 Sermaye Hesabı
66.000
57.000
47.000
135.000
210.000
85.000
40.000


30.000
37.000
10.000



55.000
115.000
79.000
108.000
37.000
229.000
29.000
47.000
47.000
135.000
210.000
30.000










75.000
79.000
108.000
7.000
229.000
TOPLAM 670.000 670.000 498.000 498.000

Görüldüğü gibi mizanda tutar kısmının borç ve alacak toplamları eşit, kalan kısmının borç ve alacak toplamları da kendi arasında eşit çıkmıştır.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Cari Hesap Nedir ve Nasıl Takip Edilir?
Cari Hesap Nedir ve Nasıl Takip Edilir?

Cari Hesap Nedir ve Nasıl Takip Edilir? Şirket kurmak veya sahibi olmak birbirinden farklı türde hesaplar hakkında bilgi sahibi olmayı da gerektirir.

Fatura Düzenlemek Zorunlu mudur?
Fatura Düzenlemek Zorunlu mudur?

Fatura Düzenlemek Zorunlu mudur? Şirket kurmaya karar verdiniz ve tüm hazırlıklarınızı yaptınız. Artık kendi işinizi yapacak, müşterilerinize

Kur Farkları‏
Kur Farkları‏

23 Ocak 2014 tarihli ve 28891 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 434 Sıra No.lu VUK.  Genel Tebliği’nde; borsada rayici olmayan yabancı



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI