Yeni TTK ve Finansal Tablolar

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 15 Şubat 2012 - 23:32

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda yıl  sonu finansal tablolar ve açılış bilançoları hakkındaki bazı maddeleri inceleyeceğiz.

Yıl sonunda çıkarılacak finansal tablolar ve açılış bilançosu 68 ila 81.maddelerle düzenlenmekte.

Tacirin finansal tablolarını düzenleme zorunluluğu 68. maddede belirtilmektedir.

Bu maddeye göre her tacir, ticari faaliyetinin başında ve faaliyet döneminin sonunda finansal tabloyu (yani sırasıyla açılış bilançosu ile yıllık bilanço) çıkarmak zorunda.

Bilanço ve Gelir Tablosu

Bilanço ve gelir tablosu yıl sonu finansal tablolarını oluşturmakta.

Ayrıca yeni 6102 sayılı TTK’nun 514.maddesi ile Türkiye Muhasebe Standartlarının bu konudaki hükümlerine uyulması gerekiyor.

514.maddeye göre anonim şirket yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait olan ve Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülen finansal tabloları ve eklerini, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap dönemi ilk 3 ayı içinde hazırlayarak genel kurula sunar.

69.maddeye baktığımızda finansal tablolarının düzenlemeye ilişkin kurallarını görüyoruz.

Yıl sonu finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına uyularak düzenlenmek zorunda.

Finansal tablolar açık ve anlaşılır olmalı.

Düzenli bir işletme faaliyetinin gerekli kıldığı sürede çıkarılmalı.

70. madde finansal tabloların çıkarılacağı dil ve para birimi konusunda.

70. maddeye göre yıl sonu finansal tabloları, diğer kanunlarda yer alan istisnalar saklı olmak üzere Türkçe ve Türk Lirası ile düzenlenmek zorunda.

Tacir, yıl sonu finansal tablolarını tarih atarak imzalayacak (yeni 6102 sayılı TTK madde 71).

Karşılıklar ve Düzenleyici Hesaplar

Yine karşılıkların ayrılması (gerçekleşmesi şüpheli yükümlülük ve askıdaki işlemlerden doğabilecek muhtemel kayıplar) konusunda, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülen kurallara uyulacağı 75. maddede ifade buluyor.

Dönem ayırıcı hesaplar uygulamasında da 76. Madde, Türkiye Muhasebe Standartlarının uygulanacağını belirtiyor.

Dönem ayırıcı hesaplar, bilanço gününden sonraki belirli bir sürede gider haline gelecek harcamalar ile gelir unsuru oluşturacak tahsilatlar.

Burada dönem ayırıcı hesapları şöyle tarif edebiliriz ; gelecek döneme ait olup ancak içinde bulunan dönemde peşin ödenen giderler ile ileriki dönemlerde ait olup fakat içinde bulunulan dönemde tahsil edilmiş gelirler dönem ayırıcı hesapları oluşturmakta.

Değerleme İlkeleri

Finansal tablolarda yer alan varlıklar ve borçların değerlemesinde ilkeler, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülen ilkeler de dikkate alınarak uygulanacak.

Değerleme ilkeleri 78.maddede sayılmakta.

Bunlar ;

1.            Önceki dönemin kapanış bilançosundaki değerler ile faaliyet döneminin açılış bilançosu değerleri ayni olmalı.

2.            Değerlemede işletme faaliyetinin sürekliliğinden hareket edilir, fiili veya hukuki duruma aykırı olmadıkça.

3.            Varlıklar ve borçlar, teker teker bilanço kapanış gününde değerlendirilir.

4.            Bilanço gününe kadar doğmuş bulunan bütün muhtemel riskler ve zararlar, yıl sonu finansal tabloların düzenlenme tarihine kadar öğrenilmesi halinde dikkate alınır.

Kazançlar, bilanço günü itibariyle gerçekleşmeleri durumunda hesaba katılır.

Değerlemeye ilişkin farkların (olumlu ve olumsuz), dönem sonuçlarıyla ilişkilendirilmesi hususunda Türkiye Muhasebe Standartlarındaki esaslara uyulur.

Açılış bilançosu ve yıl sonu finansal tablolarını düzenleme yükümlülüğünü, düzenlemeye ilişkin kuralları, karşılıkları ve düzenleyici hesapları ve değerleme ilkelerini özet olarak yeni 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu açısından incelemiş olduk.

Muhasebe uygulayıcıları için çok önemli olan yeni Türk Ticaret Kanunu bilindiği gibi genel olarak 01.Temmuz 2012 tarihinde, TMS/TFRS’ye uygun raporlama açısından ise 01.Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girecek.

Yürürlük tarihlerini göz önüne aldığımızda, muhasebecilerin TMS/TFRS uygulamasını öğrenmeleri açısından yeterli zamanlarının olduğunu ve bu zamanın konuyla ilgili eğitim süreci olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Muhasebe Kayıtları

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 15 Şubat 2012 - 23:28

Yeni Türk Ticaret Kanunu 65. maddesi  “Defterlerin Tutulması” başlıklı.

Bu maddenin 2. fıkrası defterlere yapılacak kayıtlar ile ilgili.

Yani muhasebe defterlerine kaydedilecek muhasebe kayıtları .

65. madde 2. fıkra şöyle ;

“Defterlere yazımlar ve diğer gerekli kayıtlar, eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak yapılır.”

Eksiksiz ve zamanında muhasebe kaydı üzerinde durmak istiyorum.

– Eksiksiz ve zamanında bir muhasebe kaydında hangi kriterler geçerli ? 

– Muhasebeci olarak eksiksiz muhasebe kaydından ne anlamalıyız ?

– Hangi tarihte yapılmış muhasebe kaydı zamanında yapılmış sayılacak ?

Eksiksiz Muhasebe Kaydı

Bir muhasebe kaydında, tarih, hesaplar, tutarlar ve açıklamalar bulunmakta.

Bana göre kaydın tarihini, hesapları ve tutarı unutmak, yazmamak mümkün değil, olsa olsa hatalı yazılabilir.

Hatalı kaydın da Vergi Usul Kanunu  “Yanlış Kayıtların Düzeltilmesi” başlıklı 217.maddesine gereğince, muhasebe kaidelerine uygun olarak düzeltilme imkânı var.

Geriye muhasebe kaydının açıklaması kalıyor.

Şimdi kayıtın açıklamasını eksiksiz yazmanın çerçevesi ne olacak ?

Açıklamanın eksik yazılmasından ne anlaşılacak? Ya da kaydın açıklama kısmı için 65/2. maddede aranan defterlere yazımların eksiksiz yazılması şartı söz konusu olacak mı ?

Zamanında Muhasebe Kaydı

Zamanında kayıttan, kaydın istendiği zamanda ya da sonraya bırakılmadan vaktinde, makul bir süre içinde yapılmasını anlıyoruz.

Muhasebe kayıtlarının yapılma zamanı Vergi Usul Kanunu’nda “Kayıt Zamanı” başlıklı 219. Maddede açıklanmakta.

Bu maddeye göre ;

–          Muhasebe kaydı on günden fazla geciktirilemez,

–          Muhasebe kayıtları, devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili imza ve parafını taşıyan vesikalarla yapılması halinde, işlemlerin bunlara işlenmesi defterlere işlenmesi hükmünde.

Ancak bu kayıtlar, işlemlerin 45 günden daha geç defterlere intikal ettirilmesine izin vermez. Yani 45 gün içinde muhasebe kayıtları yapılmalı.

Peki, yeni 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 65.madde 2.fıkrasındaki kayıtların zamanında yapılmasından ne anlayacağız ?

Zamanında, kaç günü tarif ediyor ?

“Zamanında”dan hemen ya da derhal anlamını mı çıkarmalıyız ? Yoksa makul bir süreyi mi, makul süre ise, kaç gün olabilir ?

Suç ve Ceza

6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu 562. maddesinde “suçlar ve cezalar” ifadesini bulmakta.

562. maddenin 1/d fıkrasına göre 65. maddeye uygun olarak defterlerini tutmayanlar ikiyüz (200) günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılacak.

Tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz (30) içinde ödenmezse adli para cezası hapis cezasına dönüşecek.

Biz “muhasebeci”lerin, yeni Türk Ticaret Kanunu’nu mesleğimizle ilgili olarak çok iyi öğrenmemiz gerekiyor

KDV BEYANNAMESİ DÜZENLEME ÖRNEĞİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 09 Şubat 2012 - 6:16

Örnek: HG İstanul/Eyüp vergi dairesine bağlı olan bir işletmedir. HG işletmesinin Şubat 2009 hesapları aşağıdaki gibidir:

600 Yurt içi Satışlar Hesabı: 800.000 TL (KDV %18)
600 Yurt içi Satışlar Hesabı: 400.000 TL (KDV %8)
600 Yurt içi Satışlar Hesabı: 300.000 TL (KDV %1)

391.02 Alışlardan İade KDV: 5.000 TL

191 İndirilecek KDV: 70.000 TL

190 Devreden KDV: 10.000 TL

Cevap: KDV Beyannamesinin düzenlenmesi:

Tablo – 1:
600 Yurt içi Satışlar: 300.000 TL……………………………………………...6 numaralı satıra yazılır
600 Yurt içi Satışlar: 400.000 TL………………………………………………8 numaralı satıra yazılır
600 Yurt içi Satışlar: 800.000 TL……………………………………………..10 numaralı satıra yazılır

391.01 Hesaplanan KDV 300.000 x %1 = 3.000 TL……………………….7 numaralı satıra yazılır
391.02 Hesaplanan KDV 400.000 x %8 = 32.000 TL……………………9 numaralı satıra yazılır
391.03 Hesaplanan KDV 800.000 x %18 = 144.000 TL……………….11 numaralı satıra yazılır

Tablo – 3:
300.000 + 400.000 + 800.000 = 1.500.000 TL ………………………….28 numaralı satıra yazılır

3.000 + 32.000 + 144.000 = 179.000 TL …………………………………..29 numaralı satıra yazılır

391.04 Alışlardan İade KDV 5.000 TL ……………………………………….30 numaralı satıra yazılır

179.000 + 5.000 = 184.000 TL …………………………………………………..31 numaralı satıra yazılır

Tablo – 4:
190 Devreden KDV =10.000 TL ……………………………………………………32 numaralı satıra yazılır

191 İndirilecek KDV =70.000 TL …………………………………………………33 numaralı satıra yazılır

10.000 + 70.000 = 80.000 TL ………………………………………………………37 numaralı satıra yazılır

Tablo – 5:
184.000 – 80.000 = 104.000 TL ………………………………………………….39 numaralı satıra yazılır

Sonuçlara göre ödenmesi gereken KDV = 104.000 TL
KDV Tahakkuk kaydında 104.000 TL 360 Ödenecek vergi ve fonlar hesabında yer alır.

KDV BEYANNAMESİNİN DÜZENLENMESİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 09 Şubat 2012 - 6:15

1. 1 Numaralı KDV Beyannamesinin Düzenlenmesi: Beyannamenin üst kısmındaki numarasız bölümlerde mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesi, il veya ilçe belirtilir. Bunun yanındaki bölümlerde beyannamenin verildiği döneme ait yıl, beyannamenin aylık mı, üç aylık mı olduğu ve ilgili ay ismi, kutulara “x” işareti konulmak suretiyle doldurulur. En sağdaki vergi dairesi kodu boş bırakılır.

Vergi dairelerine verilen KDV beyannameleri, bilgisayarda değerlendirildiğinden beyannameye yazılan bilgiler açık, okunaklı ve hatasız olmalıdır. Her bilgi, beyannamede ait olduğu tablodaki satıra ve sütuna yazılır.

Beyanname mavi veya siyah tükenmez kalemle okunaklı ve büyük harflerle doldurulmalıdır. Tutarlar sağa yanaşık yazılmalıdır. Beyanname elde veya bilgisayar ortamında düzenlenebilir. Bağlı olunan vergi dairsine elden verilebilir ya da posta yolu ile; taahhütlü veya iadeli taahhütlü olarak gönderilebilir. İnternet ortamında (elektronik ortamda) İnternet vergi dairesi aracılığı ile E-Beyanname şeklinde düzenlenip gönderilebilir.

1.1. Mükellefe ait bilgi ve dönem tablosu: Bu bölüm beyannamenin en üst bölümüdür. KDV beyannamesinin bu bölümünde:

– Mükellefin vergi numarası bu satıra yazılır.
– T.C. vatandaşı olan gerçek kişi mükellefler T.C. kimlik numaralarını bu satıra yazarlar. Kurumlar boş bırakırlar.
– Varsa mükellefin e-mail adresi ve telefon numarası bu satıra yazılır.
– Mükellefin soyadı ve adı (mükellef gerçek kişi değilse 4. ve 5. satırlara mükellefin ünvanı yazılır).

1.2. Tablo 1 – Tevkifat Uygulanmayan İşlemler: 6, 8, 10 ve 12. satırlarda, beyannameye konu dönem içinde KDV hesaplanarak yapılmış olup KDV’si tevkifata (kesintiye) uğramamış mal ve hizmet teslimlerinin KDV hariç tutarları (KDV matrahları), hizalarındaki KDV oranlarına göre ayrımlı olarak gösterilir. KDV’nin konusuna girmeyen işlem bedelleri, KDV istisnası uygulanan işlem bedelleri, 43 ve 61 numaralı KDV Genel Tebliğlerine göre Türkiye’de ikmet etmeyenlere yapılmış olan teslim bedelleri ile 42. satırda gösterilecek olan özel matrah şeklin tabi işlem bedelleri bu satırlarda yer almaz. Özel matrah şekline tabi işlemlerin KDV hesaplamasına konu olan kısmı bu satırlarda gösterilir.

7, 9, 11 ve 13. satırlarda sırasıyla %1, %8, %18 oranlarında hesaplanmış ve kesintiye uğramamış olan teslim veya hizmet KDV’leri yazılır. Halen yürürlükte olan KDV oranları üç adet olduğundan: 12 ve 13 numaralı satırlar boş bırakılır.

1.3. Tablo 2 – Kısmi Tevkifat Uygulanan İşlemler: 14, 16, 18 ve 20. satırlarda kısmi tevkifata uğramış olan işlemlere ait KDV matrahları, hizalarında işlemin tabi olduğu KDV oranı ( %1, %8, %18) ve hesaplanan KDV’nin kaçta kaçının kesintiye uğradığı (1/2, 1/3, 2/3, 9/10 gibi) gösterilir.

15, 17, 19 ve 21. satırlarda kısmi tevkifata konu işlemlere ait olarak hesaplanan KDV’nin tevkifata uğramamış tutarı gösterilir.

1.4. Tablo 3 – Diğer İşlemler: 22 ve 23. satırlarda, 43 numaralı KDV Genel Tebliği kapsamında Türkiye’de ikamet etmeyenlere yapılan teslim bedelleri toplamı 22. satırda, bu bedeller üzerinden muhtelif oranlarda hesaplanmış olan KDV’ler toplamı 23. satırda gösterilir.

24 ve 25. satırlarda 61. numaralı KDV Genel Tebliği kapsamında Türkiye’de ikamet etmeyenlere yapılan teslim bedelleri toplamı 24. satırda, bu bedeller üzerinden muhtelif oranlarda hesaplanmış olan KDV’ler toplamı 25. satırda gösterilir. Teslim ve Hizmet Bedeli sütununa aynı veya farklı vergi oranlarına tabi teslim bedellerinin toplamı, Hesaplanan KDV sütununa bu teslim bedelleri üzerinden hesaplanan KDV toplamı yazılır.

26 ve 27. satırlar ihtiyaten (önlem olarak) açılmış olup, bugün için işlevi yoktur.

28. satıra üzerinden KDV hesaplanmış olan 6, 8,10, 12, 14, 16, 18, 20, 22, 24 ve 26 nu.lu satırlardaki matrahların toplamı yazılır.

29. satıra 7, 9, 11, 13, 15, 17, 19, 21, 23, 25 ve 27 nu.lu satırlarda yer alan KDV tutarlarının toplamı yazılır.

30. satıra daha önce KDV’si indirilmiş malın iadesi (alış iadesi), daha önce yapılan KDV indiriminin sonradan indirim yasağına girmesi (madde.30/c) indirim hakkı tanınmayan işlem yapılması nedeniyle daha önce yapılmış olan KDV indiriminin gerekli olması, faturada fazla veya yersiz KDV gösterilmiş olması ve benzeri hehangi bir nedenle, bu döneme ait hesaplanan KDV’ye ilave edilmesi gereken tutarların toplamı bu satırda gösterilir.

31. satıra 29 ve 30 numaralı satırlardaki rakamlar toplanır ve yazılır.

1.5. Tablo – 4 İndirimler: 32. satıra varsa bir önceki dönemden devren gelen KDV ( 190.Devreden KDV hesap bakiyesi) bu satıra yazılır. Şayet daha önceki bir beyannamede doğmuş olan ihraç kayıtlı teslimle ilgili olarak ihracat gerçekleşmişse ve mükellef söz konusu iade hakkını nakden ya da mahsuben iade yoluyla değil indirim yoluyla gidermek isterse, ilgili ihraç kayıtlı teslim nedeniyle doğan KDV iade hakkını da dilekçe verip gümrük beyannamelerinin Noter veya YMM (Yeminli Mali Müşavir) onaylı örneklerini ekleyerek bu satıra ilave edebilir. (39 numaralı KDV Genel Tebliği D Bölümü)

33. satıra beyannamenin ait olduğu dönemde indirilen KDV’lerin toplamı bu satıra yazılır.

34. satıra satılan ve KDV’si daha önce beyan olunan mal ve hizmetin iadesi (fatura iptali veya iade fatura gelmesi) nedeniyle, indirim suretiyle düzeltilmesi gereken KDV tutarı bu satıra yazılır.

35. satıra 43. numaralı Tebliğ çerçevesinde Türkiye’de ikamet etmeyen kişilere yapılan ve KDV’si beyan olunan satışlarla ilgili olarak, bu kişilerin malı yurtdışına çıkarmaları üzerine (aynı anda veya daha sonra) söz konusu alıcılara mükelef tarafından yapılan KDV iadeleri, bu satırda indirim olarak gösterilir. Yurtdışına çıkışın teşvik edilmesi halinde, indirim yapıldığı ayda indirimle giderilemeyen KDV varsa ve istenirse, Tablo 9’da gösterilmek suretiyle iade talebine konu edilebilir.

36. satıra 61. numaralıTebliğe göre yapılan satışlarda özel fatura kullanılmakta ve özel faturalar KDV’siz düzenlenmektedir. Özel faturalarda KDV gösterilmemesine rağmen bu faturalar KDV’li düzenlenmiş gibi ilgili oranları üzerinden hesaplanan KDV beyan edilmektedir. Başka bir deyişle; bu satışa ait olan faturada gösterilmemiş bulunan KDV, beyannamenin 25. satırında gösterilir. Satıcı onaylı fatura ve döviz alım belgesi temin ettiğinde , daha önce bir anlamda gereksiz beyan ettiği bu KDV tutarını, 36. satırda indirim olarak gösterir. Beyanname verilinceye kadar olan sürede onaylı fatura ve döviz alım belgesi temin edilen satışalara ait olup, 25. satırda fuzulen gösterilmiş bulunan KDV tutarı, aynı aya ait beyannamenin 36. satırında gösterilerek (+/- ) birbirini götürür. Ancak onaylı fatura ve döviz alım belgesi daha sonra ele geçiririldiğinde bu gösterim şekli KDV ödemesine yol açabilir, onaylı fatura ve döviz alım belgesi’nin temin edilmesine bağlı olarak daha sonraki aylara ait beynnamenin 36. satırında gösterilmek suretiyle indirim konusu yapılır, bu ayda indirimle giderilemeyen KDV varsa ve istenirse 9 numaralı tablo doldurulmak suretiyle iade talebine konu edilebilir.

37. satıra 32, 33, 34, 35 ve 36 numaralı satırlardaki indirim unsurlarının toplamı bu satıra yazılır.

1.6. Tablo – 5 Sonuç Hesapları: 38. satıra 31. satırdaki toplam hesaplanan KDV’den 37. satırdaki indirimler toplamı düşüldüğünde bulunan fark pozitif ise bu fark 89. satırda yazılı rakam ile karşılaştırılır. Bunlardan küçük olan rakam (31-37 farkı veya 89 dan hangisi küçükse) 38. satıra yazılır.

39. satıra 31 numaralı satırdaki rakamdan 37 ve 38 nu.lu satırlardaki rakamlar çıkarıldığında bulunan sonuç pozitif ise bu tutar ödenecek olan KDV tutarı olarak bu satıra yazılır. Yani (31–37) – 38 = Pozitif ise 39’a yazılır, negatif ise 39. satır boş bırakılır.

40. satıra 37. satırdaki indirimler toplamı, 31. satırdaki hesaplanan KDV toplamından büyükse (indirimle giderilemeyen KDV durumu varsa), bu indirimle giderilemeyen KDV, önce 82 numaralı satırdaki tutarla karşılaştırılır, bunlardan küçük olana, varsa 83 numaralı satırdaki rakam ilave edilerek bulunan tutar 40. satıra yazılır. Yani 40. satır ihraç kayıtlı teslimlerle ilgili iade tutarları ile diğer iade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklanan iade tutarının toplamını ifade eder.

41. satıra yazılacak rakamı bulabilmek için 37. satırdaki indirimler toplamına 83. satırdaki rakam ilave edilir, bulunan tutardan 31. ve 40. satırlardaki rakamlar çıkarılır. 41 = (37+83) – (31+40) Böylelikle bulunan rakam pozitif ise sonraki döneme Devreden KDV olarak bu satıra yazılır.

1.7. Tablo – 6 Diğer Bilgiler: 42. satıra KDV’si perakendeci karını da kapsayacak şekilde daha önce ödenmiş olan sigara, gazete-dergi, gibi özel matrah şekillerine tabi (madde 23/a ve b kapsamındaki) işlemleri yapan perakendeci bayiler, bu işlemlerden sağladıkları hasılatı bu satırda bilgi olarak gösterirler. Altın, gümüş ve kıymetli taştan yapılmış eşya teslimlerinde matraha dahil olmayan tutar bu satırda, bedelin matraha dahil edilmiş olan kısmı ise tablo 1 de (10. satırda) gösterilecektir.

43. satıra yazılacak tutar, 28, 42, 56, 68 numaralı satırlardaki rakamlar toplamıdır. Bu toplam o dönemdeki KDV’nin konusuna giren istisna edilmiş veya özellik taşıyan tüm işlem bedelleri toplamını ifade etmektedir.

44. satır takvim yılı başından ilgili ayın sonuna kadar olan süreye ait 43. satırlar toplamını gösterir. Ocak ayında 43. ve 44. satırlardaki rakamlar eşittir.

45. satırda ilgili ayda kredi kartı slipi imzalatılmak suretiyle tahsil edilen satış bedelleri ile kart sahiplerinin imzası olmaksızın onların kredi kartı hesabından düşülen tutarlar; kart türü, banka ve farklı vergi oranlaı itibariyle herhangi bir ayırıma tabi tutulmadan tek bir rakam olarak bu satırda gösterilir.

İstisnalar, İade hakkı doğuran işlemler ve İhraç kaydıyla teslimler,
– İstisna kapsamında işlemleri,
– İhraç kayıtlı teslimi ve
– İade hakkı doğuran diğer işlemlerle ilgili iade talebi bulunmayanlar, bu tabloyu (49’dan 91’e kadar satırları) boş bırakırlar.

1.8. Tablo – 7 Kısmi İstisna Kapsamına Giren İşlemler: 46, 48, 50, 52 ve 54. satırlara kısmi istisna kapsamına girdiği için KDV hesaplanmaksızın yapılan işlem bedelleri gösterilir. Kısmi istisna kapsamındaki işlemler KDV indirim ve iade hakkı vermeyen fakat KDV hesaplanmaksızın yapılan işlemlerdir.

47, 49, 51, 53 ve 55. satırlara 46, 48, 50, 52, 54 numaralı satırlarda tutarları belirtilmiş olan kısmi istisna kapsamındaki işlemler için yüklenilmiş olan KDV tutarları yazılır.

56. satıra 46, 48, 50, 52 ve 54 numaralı satırlardaki kısmi istisna kapsamına giren işlem bedelleri toplamı yazılır.

57. satıra 47, 49, 51, 53 ve 55 numaralı satırlardaki kısmi istisna kapsamına giren işlemlerle ilgili olarak yüklenilmiş KDV toplamı yazılır.

1.9. Tablo – 8 Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler: 58, 60, 62, 64 ve 66. satırlara tam istisna kapsamına giren yani; indirim ve iade hakkı bulunan istisnalar uygulanmak suretiyle yapılan işlem bedelleri gösterilir.

59, 61, 63, 65 ve 67. satırlara hizasındaki istisna işlemle ilgili olarak yüklenilmiş olan ve İadesi İstenen KDV tutarı yazılır. İade istemek mecburi değildir. İade ile uğraşmak istemeyenler bu satırların tamamına ya da bazılarına sıfır veya 0 yazabilirler. Böylelikle KDV iade haklarını devreden KDV yoluyla kullanacaklarını beyan etmiş olurlar.

68. satıra 58, 60, 62, 64 ve 66 numaralı satırlardaki tam istisna kapsamına giren işlem bedelleri toplamı bu satıra yazılır.

69. satıra 59, 61, 63, 65 ve 67 numaralı satırlardaki tam istisna kapsamındaki işlemlerle ilgili olarak yüklenilmiş olup iadesi istenen KDV tutarları toplamı bu satıra yazılır.

1.10. Tablo – 9 Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler: 70, 72 ve 74. satırlara iade hakkı doğuran diğer işlemlerle ilgili teslim bedelleri ve bu bedellere ait kod numaraları ile ilgili madde numaraları gösterilir.

71, 73, 75, 77 ve 79. satırlara iade hakkı doğuran diğer işlemlerle ilgili olarak İadesi İstenen KDV tutarları yazılır. İade hakkını devreden KDV yoluyla kullanmak isteyenler bu satırlara 0 (sıfır) yazarlar.

80. satıra 70, 72, 74, 76 ve 78 numaralı satırlardaki diğer iade hakkı doğuran işlem bedelleri toplamı bu satıra yazılır.

81. satıra 71, 73, 75, 77 ve 79 numaralı satırlardaki diğer iade hakkı doğuran işlemlerle ilgili olarak iadesi istenen KDV tutarlar toplamı bu satıra yazılır.

82. satıra 69 ve 81. satırlardaki iadesi istenen rakamlar toplamı yazılır.

83. satıra ihraç kaydıyla teslime konu edilmiş olup, tecil (erteleme) edilmemiş bulunan ve dolayısıyla ihracat gerçekleştiğinde iadesi gereken KDV’den, bu dönemde iade edilebilir hale gelmiş yani; ihracı teşvik edebilen kısım bu satıra yazılır.

1.11. Tablo – 10 İhraç Kaydıyla Teslimler: İhraç kayıtlı teslim, ihracatı yapan bir firmaya yapılan teslimdir. Mükellef ürettiği malı doğrudan yurt dışına satmıyor, arada başka bir firmanın ihraç edeceği malı tedarik ediyorsa ihraç kaydıyla teslim yapmış demektir. 84, 86 ve 88. satırlarda KDV Kanununa göre ihraç kaydıyla yapılan teslim bedelleri KDV oranlarına göre ayrımlı olarak gösterilerek, hizalarında hesaplanan (fakat müşteriden tahsil edilmeyen) KDV tutarları yazılır.

85 ve 87. satırlara %1 veya %8 orana tabi malların ihraç kaydıyla tesliminde tecil (erteleme) edilecek KDV çıkmışsa iade tutarı teslim KDV’si %1 veya %8 oranla hesaplanan tutardan ibaret olur. Satıcının bu teslimle ilgili yüklendiği KDV, %1 veya %8 oranla hesaplanan teslim KDV’sinden fazla ise bu fazlalık da iade konusu olabilir. Bu fazlalık 85 ve 87 numaralı satırlara yazılır.

89. satıra 84, 86 ve 88 satırlarda yazılı olan ihraç kayıtlı teslimlerle ilgili olarak hesaplanmış (fakat müşteriden tahsil edilmemiş) KDV tutarlarının toplamı yazılır.

90. satıra 89. satırdaki rakamdan 38. satırdaki rakam çıkarıldığında bulunan fark bu satıra yazılır.

91. satır bu dönemde ihraç kaydıyla teslim edilmiş olan mallarla ilgili olarak, ihracat gerçekleştiğinde yüklenim vergi farkı olarak ne kadar iade yapılacağınıgösterir. 91. satıra yazılacak rakamı bulabilmek için bu beyannamedeki 85. ve 87. satırlardaki rakamlar toplanır, bundan 84. ve 86. satırlardaki rakamların toplamı indirilir.

1.12. Beyannamenin Hangi Sıfatla Verildiği: Beyannamenin hangi sıfatla verildiği “x” işareti konularak belirtilir. Beyannameyi verenin bilgileri ve beyanname düzenleme tarihi yazılır.

1.13. Beyannameyi Düzenleyen Serbest Muhasebeci veya SMMM: Varsa beyannameyi düzenleyen veya düzenleyen veya imzalayan SM veya SMMM’nin bilgileri, imza ve tarih yazılır. Eğer firma YMM’ye tam tasdik yaptırıyorsa veya SM veya SMMM imzasına tabi olamayacak büyüklükte ise bu bölüm boş bırakılır. YMM ile tam tasdik sözleşmesi var ise buna dair Nut yer alır. YMM imzası gerekmez. Eğer YMM ile sürekli danışmanlık anlaşması var ise YMM imzası olmalıdır.

KATMA DEĞER VERGİSİ BEYANNAMESİ – KDV

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 09 Şubat 2012 - 6:14

1. Katma Değer Vergisi – KDV Tanımı: Katma Değer Vergisi yani KDV, yapılan mal ve hizmet teslimlerinde, mal veya hizmeti teslim alanın, teslim edene ödediği vergi türüdür. Katma değer vergisi dolaylı bir vergidir. “KDV” de Katma değer vergisinin kısa adıdır.

1.1. KDV Kullanım Amacı: Mal ve hizmet teslimi yapan tacirler teslim sırasında fatura vb. belgeler düzenlerler. Belge üzerinde görünen mal ve hizmet bedeli ie KDV tutarını, teslim ettikleri kişilerden tahsil ederler. Bu KDV’ye hesaplanan KDV denir. Kendileri mal ve hizmet aldıklarında ise karşı tarafa mal ve hizmet bedeli ile KDV tutarını öderler. Bu KDV ise ödeme yapan için indirilecek KDV kapsamındadır. Her dönem için hesaplanan KDV tutarları ve matrahları ve indirilecek KDV tutarları toplanır.

Hesaplanan KDV: Mal ve hizmet teslimlerinde alıcıdan tahsil edilir.
İndirilecek KDV: Mal ve hizmet alımlarında satıcıya ödenir.

Tek düzen muhasebe planında:
Hesaplanan KDV: 391
İndirilecek KDV: 191
Ödenecek Vergi ve Fonlar: 360
Devreden KDV: 190

Bir dönemde toplam hesaplanan KDV fazla ise:

Hesaplanan KDV – İndirilecek KDV = Ödenecek KDV (Vergi dairesine ödenir)

391 Hesaplanan KDV – 191 İndirilecek KDV = 360 Ödenecek vergi ve fonlar

Bir dönemde toplam indirilecek KDV fazla ise:

İndirilecek KDV – Hesaplanan KDV = Devreden KDV (Ertesi döneme indirilmek üzere devreder)

191 İndirilecek KDV – 391 Hesaplanan KDV = 190 Devreden KDV

Katma Değer Vergisi Beyannamesi ile: hesaplanan KDV’ye ilişkin matrah, KDV oran ve tutarları ile indirilecek KDV toplamları, vergi dairesine beyan edilir. Hesaplanan KDV, matrahları ile beyan edildiğinden vergi dairesi kişi ve kurumların o dönemki gelir takibini de yapmış olur.

1.2. Katma Değer Vergisinin Mükellefleri: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu md.8’e göre:

– Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar,
– İthalatta mal ve hizmet ithal edenler,
– Transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemine muhatap olanlar,
– PTT İşletme Genel Müdürlüğü ve radyo ve televizyon kurumları,
– Spor-Toto, piyango (Milli Piyango dahil) ve benzeri oyunlarda oyunların teşkilat müdürlükleri,
– At yarışları ve diğer müşterek bahis ve talih oyunlarında bunları tertipleyenler,
– GVK (Gelir Vergisi Kanunu) 70. maddesinde yer alan mal ve hakları kiraya verenler

1.3. Türkiye’de yapılan aşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1 maddesine göre:

– Ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve
hizmetler,
– Her türlü mal ve hizmet ithalatı,
– Diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler:

1. Posta, telefon, telgraf, teleks ve bunlara benzer hizmetler ile radyo ve televizyon hizmetleri,
2. Spor-Toto oynanması, piyango tertiplenmesi (Millî Piyango dahil), at yarışları ve diğer müşterek bahis ve talih oyunları tertiplenmesi, oynanması,
3. Profesyonel sanatçıların yer aldığı gösteriler ve konserler ile profesyonel sporcuların katıldığı sportif faaliyetler, maçlar, yarışlar ve yarışmalar tertiplenmesi, gösterilmesi,
4. (5228 sayılı Kanunun 59/2-a maddesiyle değişen bent. Yürürlük: 1.8.2004) Müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışlar,
5. Boru hattı ile ham petrol, gaz ve bunların ürünlerinin taşınmaları,
6. Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri,
7. Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticarî, sınaî, ziraî ve meslekî nitelikteki teslim ve hizmetleri,
8. Rekabet eşitsizliğini gidermek maksadıyla isteğe bağlı mükellefiyetler suretiyle vergilendirilecek teslim ve hizmetler. Ticari, sınaî, ziraî faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliği Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edilir. Bu faaliyetlerin kanunların veya resmî makamların gösterdiği gerek üzerine yapılması, bunları yapanların hukukî statü ve kişilikleri, Türk tabiyetinde bulunup bulunmamaları, ikametgâh veya işyerlerinin yahut kanunî merkez veya iş merkezlerinin Türkiye’de olup olmaması işlemlerin mahiyetini değiştirmez ve vergilendirmeye mani teşkil etmez. İthalatın kamu sektörü, özel sektör veya herhangi bir gerçek veya tüzelkişi tarafından yapılması veya herhangi bir şekil ve surette gerçekleştirilmesi, özellik taşıması vergilendirmeye tesir etmez.

1.4. KDV Oranları: KDV Oranları Maliye Bakanlığınca düzenlenmektedir. Zaman içerisine değişiklik gösterebilir. En son KDV oranları aşağıdaki gibidir.

2. KDV Beyannamesi Beyan Şekli Ve Zamanı: 3065 sayılı KDV Kanunu md. 39’a göre Vergilendirme Dönemi:
– Katma Değer Vergisinde vergilendirme dönemi, faaliyet gösterilen takvim yılının üçer aylık dönemleridir. Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı mükelleflerin yıllık gayri safi hâsılatlarına göre üç aylık vergilendirme dönemi yerine birer aylık vergilendirme dönemi tespit etmeye yetkilidir.

– Aşağıdaki hallerde vergilendirme dönemi:
a) Götürü usulde vergilendirilen mükellefler için bir takvim yılı,
b) Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar için bir ay,
c) İthalat, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasındaki taşımacılık işlerinde gümrük bölgesine girildiği veya gümrük bölgesinden çıkıldığı andır.

– Maliye ve Gümrük Bakanlığı, mükellefleri gruplar içinde toplamaya ve gruplar için vergilendirme dönemlerinin başlangıç aylarını tespit etmeye yetkilidir. Bu takdirde üçer aylık dönemlerin aynı takvim yılı içinde olması şartı aranmaz.

3. KDV Beyannamesi Verme Süresi: 3065 sayılı KDV Kanunu madde 41’e göre:
– Mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar Katma Değer Vergisi beyannamelerini, vergilendirme dönemini takip eden ayın yirmidördüncü günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlüdürler (VUK 17/04/2007 371 sıra nu.lu tebliğ).
– Katma Değer Vergisi beyanının gümrük giriş beyannamesi veya özel beyanname ile yapılması gerektiği hallerde bu beyannameler vergi mükellefiyetinin başladığı anda ilgili gümrük idaresine verilir.
-İşi bırakan mükellefin Katma Değer Vergisi beyannamesi, işin bırakıldığı tarihi izleyen ayın yirmidördüncü günü akşamına kadar verilir.
– E-Beyanname uygulamasından yararlanabilenler ise eloktronik ortamda, beyannamenin kanuni olarak teslim etme süresinin bittiği iş günü saat 24:00’ a kadar gönderebilirler.

4. Verginin Ödeme Şekli ve Zamanı:
– Beyanname vermek mecburiyetinde olan mükellefler ile vergi kesmekle sorumlu tutulanlar, bir vergilendirme dönemine ait katma değer vergilerini beyanname verecekleri ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar ödemeye mecburdurlar (VUK 17/04/2007 371 sıra nu.lu tebliğ).
– İthalde alınan katma değer vergisi, gümrük vergisi ile birlikte ve aynı zamanda ödenir.
– Gümrük vergisine tabi olmayan ithalata ve ikametgâhı, kanunî merkezi ve iş merkezi yurt dışında bulunanlar tarafından motorlu kara taşıtlarıyla Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık ile transit taşımacılığa ait Katma Değer Vergisi, bu işlemlere ait özel beyannamelerin verilme süresi içinde ödenir.
– Beyanname vermek mecburiyetinde olmayan mükelleflerin Katma Değer Vergisi, tarh süresi içinde ödenir. Götürü usulde vergilendirilen mükelleflerin katma değer vergisi, Gelir Vergisi Kanununun götürü vergilendirmeye ilişkin usul ve esasları ile vergilendirme dönemine ait hükümleri çerçevesinde tarh ve tahakkuk ettirilerek, götürü gelir vergisinin ödeme süreleri içinde ödenir.
– Maliye ve Gümrük Bakanlığı, işlemin mahiyetini göz önünde tutarak Katma Değer Vergisinin işlemden önce ödenmiş olması şartını koymaya yetkilidir. Ödeme vergi dairelerinin anlaşma yapmış olduğu bankalar kanalı ile (internet bankacılığı dahil) yapılabilir.

5. 1 Numaralı KDV Beyannamesi: Gerçek usulde vergilendirilen ticari kazanç ve serbest meslek kazancı elde eden mükellefler 1 numaralı KDV beyannamesini düzenlerler. 1 numaralı beyanname 1015A formudur. 1 numaralı KDV Beyannamesi 3065 sayılı KDV Kanunu madde 39’a göre aylık ya da üç aylık dönemler itibari ile düzenlenir. Bu kanuna göre vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar için vergilendirme dönemi bir aydır.

KDV HESAPLAMALARI

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 09 Şubat 2012 - 6:12

1. KDV (Katma Değer Vergisi) Hesaplama:

1.1. Katma Değer Vergisinin Konusu: Üretim tüketim zincirinin her aşamasında malların ve hizmetlerin satışından alınan ve vergi indirimine imkân tanıyarak değer artışını temel alan nesnel, çok aşamalı ve genel bir satış vergisi olan katma değer vergisi (KDV), 25.10.1984 tarih ve 3065 sayılı kanun ile 1 Ocak 1985 tarihinden itibaren Türkiye’de uygulamaya geçirilmiştir. Bu kanuna göre KDV’ye tabi işlemler, üç fıkra olarak düşünülmüştür:

1- Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, vergi konusu içine alınmıştır. Ancak burada süreklilik ilkesi benimsenmiştir. Yani kişilerin kendi aralarındaki teslim ve hizmetler KDV konusuna girmez. Bu işleri sürekli yapanların teslim ve hizmetleri KDV’nin konusuna girer.

2- Her türlü mal ve hizmet ithalatı vergi konusu içine alınmıştır. Böylece yurt içinde üretilen mal ve hizmetler ile ithal edilen mal ve hizmetler arasındaki vergi tarafsızlığı korunmuş olur.

3- İlk iki fıkraya girmeyip de bu vergi bakımından özellik arz eden ve vergi kapsamına alınması gerekli görülen faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler, vergi konusu içerisine alınmıştır.

1.2. Vergiyi Doğuran Olay: KDV’yi doğuran olay, malın teslimi, fatura veya benzeri bir belgenin düzenlenmesi ile ortaya çıkmaktadır. Hangisi önce yapılmışsa vergiyi doğuran olaya o esas alınır. İşletmeler kendilerine yapılan teslim ve hizmetler için KDV öderler. Bu KDV’ye “İndirilecek KDV” denir.

KDV, işletmenin ne geliri ne de gideridir. Gider sayfasında indirilecek KDV olarak hesapladığımız katma değer vergisi, gelir sayfamızda hesaplanan katma değer vergisi olarak hesaplanacak ve gelir sayfasının Hesaplanan KDV sütununa kaydedilecektir. İşletmeler yaptıkları teslim ve hizmetler için KDV hesaplarlar ve KDV tutarı alırlar, buna KDV’ye de “Hesaplanan KDV” denir.

1.3. KDV Hesaplama:

KDV: Mal veya Hizmet Bedeli x KDV Oranı

KDV Dahil Fiyat: Mal ve Hizmet Bedeline KDV tutarının eklenmiş halidir.

KDV Hariç Fiyat: Mal ve Hizmet Bedeline KDV tutarının eklenmemiş halidir.

KDV Dahil Fiyat: Mal ve Hizmet Bedeli x (1+KDV Oranı)

KDV Dahil fiyattan KDV hariç fiyatın bulunması: KDV Dahil Fiyat/(1+KDV Oranı )

Sadece KDV tutarını hesaplamak için mal ve hizmet bedeli ile KDV oranını (%1, %8, %18) çarpmamız yeterli olacaktır.

KDV Dahil fiyatı bulmak için mal ve hizmet bedeli ile ( 1+KDV oranı) 1,01-1,08-1,18’le çarparız.

KDV dahil fiyattan mal ve hizmet bedelini hesaplamak için KDV dahil fiyatı (1+KDV oranı) 1,01-1,08- 1,18’e böleriz.

1.4. Katma Değer Vergisi Oranları:
2008 yılında yeniden değiştirilen KDV oranları
– Kullanılmış binek otomobillerini satarken % 18 .
– Şirketlerin, aktifinde kayıtlı binek otomobillerini satarken % 1
– Finansal kiralama makinelerinde % 1
– Toptan Et Satışları % 1
– Perakende Et Satışları % 8
– Tekstil Hammaddelerinde Oran % 8
– Müzelere Giriş Ücretleri % 8
– Kan ve Kompenentlerinde Oran % 8
– Otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesisi hizmetleri % 8
– Yemek hizmetleri % 8
– Kakao, kakao yağı ve kakaodan mamul çikolata, gofret, şeker, pralin gibi ürünler ile beyaz çikolata ve sıcak çikolata % 8
– Sade gazoz, meyveli gazoz ve kolalı gazozlar % 8
– Eğitim araştırma ve sanat gibi işlerde çalışan serbest meslek hizmetleri için % 17
– Diğerlerinde %18
– İçkili hizmet veren yerlerde % 18

1.5. Katma Değer Vergisi İşletmenin Geliri ve Gideri Kesimlikle Değildir: İşletme hesabı defterinin gider ve gelir sayfasına yazılan KDV tutarları, işletmenin geliri ve gideri değildir. İşletmenin alış ve satış yaparken mal teslimi ve fatura düzenlenmesi durumunda, malın cinsine göre kanunun belirlediği oranlarda hesaplanan ve devlete ödenmesi gereken vergidir. İşletme; ay sonunda hesaplanan KDV’nin indirilecek KDV’den fazla çıkması hâlinde farkı, bir sonraki ayın 26’sına kadar bağlı bulunduğu vergi dairesine KDV beyannamesi ile beyan eder ve öder. Hesaplanan KDV, indirilecek KDV’den az olursa aradaki fark, gelecek ay ve aylarda indirilmek üzere devredilir.

KDV hesaplamasıyla ile ilgili örnekler:

Örnek: 600 TL lik bir malın %18 KDV si ne kadardır?

Cevap: 600 x 0.18 = ( 600 x 18 ) / 100 = 108 TL KDV tutarıdır.

Malın KDV dahil fiyatı = 600 TL + 108 TL = 708 TL dir.

Malın KDV hariç fiyatı = 600 TL dir.

Örnek: 1.200 TL lik bir malın %8 KDV si ne kadardır?

Cevap: 1.200 x 0.08 = ( 1.200 x 8 ) / 100 = 96 TL KDV tutarıdır.

Malın KDV dahil fiyatı = 1.200 + 96 = 1. 296 TL dir.

Malın KDV hariç fiyatı = 1.200 TL dir.

HİZMET VERGİSİ BEYANNAMESİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 08 Şubat 2012 - 6:03

1. Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi: Banka ve sigorta muameleleri vergisi, banka ve sigorta işlemlerine uygulanan bir gider vergisi türüdür. 6802 sayılı Gider Vergisi Kanununun 28. maddesine göre, Banka ve sigorta şirketlerinin 10/6/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler (işlemler) dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir. Bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım-satıma tavassut (aracılık) etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işiyle uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzerinden komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka muameleleri vergisine tabidir.

1.1. Banka ve Sigorta muameleleri Vergisi Mükellefi: Banka ve sigorta muameleleri vergisini banka ve bankerler ile sigorta şirketleri öder (Gider Vergisi Kanunu madde 30).

1.2. Kullanım Amacı: Banka ve sigorta muameleleri vergisi mükellefleri olan banka ve bankerler ile sigorta şirketleri banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi işlemlerini hizmet vergisi beyannamesi düzenleyerek bağlı oldukları vergi dairesine bildirmek ve ilgili vergiyi ödemek zorundadırlar. Bankalar banka muameleleri vergisi beyannamesini, sigorta şirketleri ise sigorta muameleleri vergisi beyannamesini düzenlerler. Yani banka muameleleri vergisine ait beyanname ile sigorta muameleleri vergisine ait beyanname farklıdır. Hizmet vergisi beyannamesi olarak iki ayrı form vardır.

2. Beyanname Şekli Ve Zamanı:
Beyan Esası: Dahilde alınan gider vergileri, mükelleflerin yazılı beyanı üzerine tarh olunur (Gider Vergisi Kanunu madde 45). Beyanname, Gider vergileri beyannamelerinde aşağıdaki bilgiler bulunur (Gider Vergisi Kanunu madde 46).

3. Beyanname Verilme Zamanı ve Yeri: Her mükellef, bir ay içindeki vergiye tabi muamelelerini bir beyanname ile ertesi ayın 15 inci günü akşamına kadar banka ve sigorta hizmetleri vergisinde muamelelerin yapıldığı yer vergi dairesine bildirmek mecburiyetindedir. (Gider Vergisi Kanunu madde 47) Vergi dairelerine verilen beyannameler, bilgisayarda değerlendirildiğinden beyannameye yazılan bilgiler açık, okunaklı ve hatasız olmalıdır. Her bilgi, beyannamede ait olduğu tablodaki satıra ve sütuna yazılır. Beyanname mavi veya siyah tükenmez kalemle okunaklı ve büyük harflerle doldurulmalıdır. Tutarlar sağa yanaşık yazılmalıdır.

Beyanname elde veya bilgisayar ortamında düzenlenebilir. İlgili vergi dairsine elden verilebilir ya da posta yolu ile; taahhütlü veya iadeli taahhütlü olarak gönderilebilir. İnternet ortamında (elektronik ortamda) İnternet vergi dairesi aracılığı ile E-Beyanname şeklinde düzenlenip gönderilebilir.

4. Beyannamenin Düzenlenmesi:

4.1. Matrah: (Gider Vergisi Kanunu madde 31)
– Banka ve sigorta muameleleri vergisinin matrahı 28. maddede yazılı paraların tutarıdır.
– Kambiyo alım ve satım muamelelerinde kambiyo satışlarının tutarı vergiye matrah olur.
– Vergi matrahından gider ve vergi adı altında indirim yapılamaz. Bu kanunla alınan banka ve sigorta muameleleri vergisi matraha dahil edilmez.

4.2. Nispet: (Gider Vergisi Kanunu madde 31)
– Sigorta sözleşmeleri yapma ve prim tahsil etme yetkisi bulunan sigorta acenteleri söz konusu verginin mükellefi olup, imzalanan acentelik sözleşmelerindeki yetkiye istinaden düzenlenen poliçeler ve bunlara bağlı olarak tahsil edilen primler üzerinden sigorta acentelerince % 5 oranında banka ve sigorta muameleleri vergisinin hesaplanması ve vergi dairesine ödenmesi gerekmektedir.
– Banka ve sigorta muameleleri vergisinin nispeti % 15
– Bankalararası mevduat muameleleri sonucu lehe alınan paralar üzerinden %1
– Bankalar ile 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan aracı kurumlar arasındaki borsa para piyasası muameleleri sonucu lehe alınan paralar üzerinden %1
– Devlet tahvili ve Hazine boNuları ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin geri alım ve satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılması karşılığında lehe alınan paralar üzerinden %1
– Devlet tahvili ve Hazine bonoları ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin vadesi beklenilmeksizin satışı nedeniyle lehe alınan paralar üzerinden %1
– Kambiyo muamelelerinde satış tutarı üzerinden binde bir (%0,1)
– Bankalar arası kambiyo satış muamelelerinde satış tutarı üzerinden sıfır
– Diğer banka ve sigorta muamelelerinde lehe alınan paralar üzerinden % 5
– 22.03.2004 tarihli ve 2004/7131 sayılı Karar kapsamında, KOSGEB ile banka arasında yapılacak protokoller çerçevesinde kullandırılacak kredilerden (Türkiye Halk Bankası A.Ş. tarafından kullandırılacak krediler hariç) %1
– 2005/8871 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile, bankalar ve özel finans kurumlarının, TMO tarafından 2699 sayılı Umumi Mağazalar Kanunu hükümlerine göre düzenlenen makbuz senetlerini teminat olarak gösteren gerçek veya tüzel kişilere kullandıracağı kredilerde banka ve özel finans kurumlarının söz konusu krediler nedeniyle lehe aldıkları paralar %1 oranında banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir.
– Bakanlar Kurulu, bu maddede belirtilen vergi oranını bankalar arası mevduat muameleleri, bankalar ile 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan aracı kurumlar arasındaki borsa para piyasası muameleleri ve diğer banka ve sigorta muameleleri için ayrı ayrı veya birlikte %1’e, bankalar arası kambiyo muamelelerinde ise sıfıra kadar indirmeye ve yukarıdaki oranları aşmayacak şekilde yeniden tespit etmeye yetkilidir.

5. Hizmet Vergisi Beyannamesi (Banka Muameleleri Vergisi): Bankaların işlemlerine ilişkin düzenlenen vergi beyannamesidir.

5.1. Hizmet vergisi beyannamesinin üst bölümü: Bu tabloda vergi dairesi (muamelelerin yapılığı yerdeki), il veya ilçe, vergilendirme dönemi, mükellefe ait bilgiler doldurulur.

5.2. Banka muameleleri vergisi bildirimi: bu tabloda, alınan paraların türlerine göre vergi matrahları ve bu matrahlar üzerinden kanundaki oranlara göre hesaplanan vergi tutarları yazılır.

Beyanenamnin arka sayfasında alınan paraların türleri, vergi matrahları ve vergi tutarları satırları devam eder. Bu türlere ilişkin alınan paralar var ise; ilgili satırlar doldurulur.
34. satırda matrahlar ve vergiler toplanarak toplamlar yazılır.
35. satıra kambiyo satış bedelleri toplamı yazılır.
36. satıra 34. ve 35. satırların toplamları yazılır.

Beyannamenin hangi sıfatla verildiği “x” işareti konularak belirtilir. Beyannameyi verenin bilgileri ve beyanname düzenleme tarihi yazılır. Varsa beyannameyi düzenleyen, imzalayan SM veya SMMM’nin bilgileri, imza ve tarih yazılır.

6. Hizmet Vergisi Beyannamesi (Sigorta Muameleleri Vergisi): Sigorta şirketlerinin işlemlerine ilişkin düzenlenen vergi beyannamesidir. Bir sayfadan oluşmaktadır.

6.1. Hizmet vergisi beyannamesinin üst bölümü: Bu tabloda vergi dairesi(muamelelerin yapıldığı yerdeki), il veya ilçe, vergilendirme dönemi, mükellefe ait bilgiler doldurulur.

6.2. Tablo – 1 Poliçe üzerinden alınan vergi bildirimi: Tablo-1’e sigorta poliçeleri üzerinden alınan para tutarları türlerine göre yazılır. Varsa iptal edilen işlem tutarları da türlere göre yazılır. Poliçe üzerinden alınan para tutarlarından iptal edilen işlem tutarları çıkarılarak Vergi matrahı bulunur. Bu matrah üzerinden vergi hesaplanarak vergi sütununun türe ait satırına yazılır. 14. satıra toplam tutarlar yazılır. Sigorta şirketleri vergi dönemi içinde iptal ettikleri sigorta muamelelerine ait meblağları o dönemin vergi matrahından indirebilirler (Gider Vergisi Kanunu madde 31).

6.3. Tablo – 2 Muhasebe kayıtlarından çıkarılan vergi bildirimi: Tablo-2’ye muhasebe kayıtlarına göre, gider vergisin tabi olan işlemlere ait alınan paraların tutarları ve bu tutarlar üzerinden hesaplanan vergiler yazılır.
24. satıra tablo-2’deki tutar ve vergiler toplamı yazılır.
25. satıra tablo-1’deki matrah ve vergi toplamı ile tablo-2’deki tutar ve vergi toplamları
toplanarak (14 + 24) bu satıra vergi matrahı ve vergi genel toplamı olarak yazılır.

Beyannamenin hangi sıfatla verildiği “x” işareti konularak belirtilir. Beyannameyi verenin bilgileri ve beyanname düzenleme tarihi yazılır. Varsa beyannameyi düzenleyen, imzalayan SM veya SMMM’nin bilgileri, imza ve tarih yazılır.

7. Verginin Ödeme Şekli Ve Zamanı: Mükellefler beyanname üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergileri beyanname verme süresi içinde ödemeye mecburdurlar (Gider Vergisi Kanun madde 48). Yani banka ve sigorta muameleleri vergisi ertesi ayın 15.günü akşamına kadar ödenmelidir.

YILLIK GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNİ DÜZENLEME ÖRNEĞİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 08 Şubat 2012 - 6:01

Örnek: İkinci sınıf tacir olan HG Eyüp/İstanbul da HG isimli işletmesi ile ticaret yapmaktadır.

HG’nin 31.12.2007 tarihli işletme hesabı özet bilgileri aşağıdaki şekildedir:

Dönem Başı Mal Mevcudu Tutarı…………………22.000 TL
Dönem İçi Mal Alış Tutarı………………………….55.000 TL
Dönem İçi Giderler Tutarı……………………………4.000 TL
Dönem İçi Mal Satış Tutarı……………………….74.000 TL
Dönem Sonu Mal Mevcudu……………………………32.000 TL
– HG 2.000 TL Bağ-Kur primi ödemiştir.
– 2008 yılında ödediği ve mahsubu gereken Geçici Vergi tutarı 3.200 TL’dir.

Cevap: Yıllık gelir vergisi beyannamesini ve ekini doldururken ilk önce ticari kazancı buradan da gelir vergisini hesaplayalım

Dönem Başı Mal Mevcudu Tutarı……………………………22.000 TL
Dönem İçi Mal Alış Tutarı…………………………………….55.000 TL
Toplam:(22.000 + 55.000)………………………………………77.000 TL

Dönem Sonu Mal Mevcudu………………………………………32.000 TL
Satılan Malların Maliyeti:(77.000 – 32.000)………..45.000 TL

Dönem İçi Mal Satış Tutarı………………………………….74.000 TL
Satış Karı:(74.000 – 45.000)…………………………………29.000 TL

Dönem İçi Giderler Tutarı………………………………………4.000 TL
Ticari Kazanç-Kar:(29.000 – 4.000)………………………..25.000 TL (yıllık gelir vergisi beyannamesi, 17. satır -kar-)

Beyan edilen Ticari Kazanç……………………………………..25.000 TL
Bağ-kur primleri………………………………………………………..2.000 TL (yıllık gelir vergisi beyannamesi, 17. satır -zarar-)
Safi Ticari Kazanç:(25.000 – 2.000)……………………….23.000 TL

Vergiye Tabi Gelir Vergisi Matrahı………………………..23.000 TL (yıllık gelir vergisi beyannamesi, 26. satır ve 38. satır)
Gelir Vergisi:(23.000 x %20)……………………………………4.600 TL (yıllık gelir vergisi beyannamesi, 39. satır)

Mahsup edilecek vergi(Geçici Vergi)…………………………3.200 TL (yıllık gelir vergisi beyannamesi, 42. satır)

Ödenmesi Gereken Gelir Vergisi (4.600 – 3.200)….1.400 TL (yıllık gelir vergisi beyannamesi, 44. satır)

2008 yılı damga vergisi 22,70 TL’dir. (yıllık gelir vergisi beyannamesi, 48. satır)

YILLIK GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNİN DÜZENLENMESİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 08 Şubat 2012 - 5:59

1. Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin Düzenlenmesi: Yıllık Gelir Vergisi beyannamesi ve ekleri mükelleflere göre değişiklik gösterir. Mükellef gruplarına göre çeşitli formla mevcuttur. Her mükellef kendisine ait olan doğru formu doldurmalıdır.

Gerçek usülde vergilendirilen mükellefler: 1001A formu, Yıllık gelir beyannamesi eki (gelirlerini mart ayında beyan edenler)

Gerçek usülde vergilendirilenlerden bilanço esasına göre defter tutan mükellefler: mal ve hizmet alımlarına ilişkin Ba formu ve mal ve hizmet satışlarına ilişkin Bs formu düzenlerler.

Beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olanlar: 1001B formu düzenlerler.

Beyana tabi geliri sadece basit usülde tespit edilen ticari kazançlaran ibaret olanlar: 1001C formu düzenlerler.

Gelirlerini mart ayında beyan eden mükellefler önce Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi Ekini düzenlerler. Düzenledikleri beyanname ekinden faydalanarak Yıllık Gelir Vergisi beyannamesini doldururlar.

Vergi dairelerine verilen beyannameler, bilgisayarda değerlendirildiğinden beyannameye yazılan bilgiler açık, okunaklı ve hatasız olmalıdır. Her bilgi, beyannamede ait olduğu tablodaki satıra ve sütuna yazılır. Beyanname mavi veya siyah tükenmez kalemle okunaklı ve büyük harflerle doldurulmalıdır. Tutarlar sağa yanaşık yazılmalıdır.

Beyanname elde veya bilgisayar ortamında düzenlenebilir. Bağlı olunan vergi dairsine elden verilebilir ya da posta yolu ile taahhütlü veya iadeli taahhütlü olarak gönderilebilir. İnternet ortamında (elektronik ortamda) internet vergi dairesi aracılığı ile E-Beyanname şeklinde düzenlenip gönderilebilir.

2. Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi Eki: (Gelirlerini Mart Ayında Beyan Edenler İçin) Beyanname ekinde önce mükellefe ait bilgiler doldurulur. Yıllık gelir vergisi beyannamesi ekinde kazanç türlerine göre tablolar düzenlenmiştir. Bu tablolar doldurulur ve bulunan tutarlar yıllık gelir vergisi beyannamesine aktarılır. Mükellef yıl içinde elde ettiği kazanç türleriyle ilgili tabloları doldurur. Tablolarda kazançlar, indirimler, istisnalar ilgili satırlara yazılır.

3. Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi – 1001A Formunun Düzenlenmesi:

3.1. Beyannamenin üst bölümü: 1. ve 2. numaralı satırlarda mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesi, il veya ilçe belirtilir.
3 numaralı satıra vergilendirme dönemi yazılır.
4 numaralı satıra mükellefin vergi kimlik nu.su yazılır. Gerçek kişilerde T.C. kimlik numarası vergi kimlik numarası olarak kullanılmaktadır.
5 numaralı satıra mükellefin T.C. kimlik numarası yazılır.
6 numaralı satıra mükellefin Bağ-Kur numarası yazılır.

3.2. Tablo – 1: üzerinde kısımlara mükellefin kimlik ve adres bilgileri yazılır.

3.3. Tablo – 2 Gelir Bildirimi: 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23 numaralı satırlara gelir unsurlarından kar ya da zarar tutarları yazılır. Zararlar sol tarafa, karlar sağ tarafa yazılır.
24 numaralı satırın sol tarafına zarar toplamı, sağ tarafına kar toplamı yazılır.
25. satıra 24 numaralı satırdaki zarar fazla ise; fazlalık kısım bu satıra, kar fazla ise fazlalık 26 numaralı satıra kar olarak yazılır.

Beyannamede Bildirilecek Diğer İndirimler: Bu indirimler; dönem içinde gider olarak kaydedilemeyen, beyanname üzerinde kardan mahsup edilebilen indirimlerdir.

Gelir Vergisi Kanunu Madde 89’da gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden yapılabilecek indirimler ve indirim hadleri belirtilmiştir. Örneğin GVK madde 89’a göre;
– Beyan edilen gelirin % 10’unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta primleri için, beyan edilen gelirin % 5’ini) ve asgarî ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla, mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları,
– Beyan edilen gelirin % 10’unu aşmaması, Türkiye’de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi (belgelendirmek) şartıyla, mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları,
– Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan) gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedelinin tamamı,
– Gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden yapılabilecek indirimlerdir (diğer tutarlar için GVK madde 89’a bakabilirsiniz).

27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35 numaralı satırlara mahsup edilecek indirimler (GVK madde 89 dikkate alınarak indirim tutarları yazılır) ve geçmiş yıl zararları yazılır ve bunların toplamı 36 numaralı satıra aktarılır (geçmişe dönük olarak en fazla 5 yıl öncesinin Zaraları indirilebilir).

37 nuamralı satıra 26 numaralı satırdaki kardan 36 numaralı satırdaki geçmiş yıl zararları ve indirimler toplamı çıkarılarak bu satıra yazılır.

3.4. Tablo – 3 Vergi Bildirimi: 38 numaralı satıra vergi matrahı olarak 37 numaralı satırdaki tutar aktarılır.
39. satıra 38 numaralı satırdaki matrah üzerinden gelir vergisi oranı uygulanarak gelir vergisi hesaplanır ve bu satıra yazılır.
40, 41, 42 nmaralı satırlara yabancı ülkelerde ve kesinti yoluyla ödenen vergiler ile geçici vergiler yazılır ve bunların toplamı 43 numaralı satıra mahsup edilecek vergiler toplamı olarak aktarılır. Bu tutar aşağıdaki satırlarda hesaplanan gelir vergisinden düşülür. Geçici vergilerin mahsubunun yapılabilmesi için; geçici verginin ödenmiş olması şarttır.
44. satıra 39 numaralı satırdaki hesaplanan vergiden 43 nu.lu satırdaki vergiler toplamı çıkarılarak mahsup edilir ve bu satıra ödenmesi gereken gelir vergisi olarak yazılır. (39-43)
45. satıra eğer mahsup edilecek vergiler toplamı (43 numaralı satırdaki) hesaplan gelir vergisinden büyükse aradaki fark bu satıra yazılır. Bu tutar 41+42 ‘nin toplamını geçemez.
46. satıra 45 numaralı satırdaki tutardan 42 numaralı satırdaki geçici vergiler çıkarılarak iadesi gereken gelir vergisi bulunur ve bu satıra yazılır.
Mahsuplardan sonra kalan kısım için nakden veya mahsuben iade talebinde bulunulabilir. Mahsuben iadede; iade gelir vergisi tutarı mükellefin diğer borçlarına veya doğacak borçlarına mahsup edilir. Nakden iade ise para iadesidir.
47. satıra 45 numaralı satırdaki tutardan iadesi gereken gelir vergisi tutarı (46) çıkarılarak iadesi gereken geçici vergi tutarı bulunur. İadesi gereken geçici vergiler için de mükellefin talebin göre mahsuben ya da nakden iade mümkündür.
48. Bu satıra beyannameye ilişkin ödenmesi gereken damga vergisi tutarı yazılır. (her yıl yıllık gelir vergisi beyannamesi damga vergisi oranı değişmektedir. )(2008 yılında verilecek damga vergisi 22,70 TL’dir.)

3.5. Tablo – 4 Bilanço Esasında Defter an Mükellefler İlişkin Performans Derecelendirme Bilgileri: bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri doldurur. Bu tabloda mükellefin gelir tablosuna ve bilançosuna ait bir takım bilgiler mevcuttur. Tablodaki performans verileri ve mali bilgileri mükellefin yıl sonu gelir tablosu ve bilançosundan faydalanılarak doldurulur.

3.6. Tablo – 5 İşletme Hesabında Defter Tutanlar ile Serbest Meslek Erbabına İlişkin Performans Bilgileri: İşletme hesabına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabları doldurur. Performans bilgilerinde yer alan kalemlerde de yıllık tutarlar dikkate alınır.

64. bölüme varsa beyannameyi düzenleyen, imzalayan SM veya SMMM’nin bilgileri, imza ve tarih yazılır.
65. bölüme beyannamenin hangi sıfatla verildiği “x” işaretikonularak belirtilir.Beyannameyi verenin bilgileri ve beyanname düzenleme tarihi yazılır.
66. bölümde varsa beyannameyi imzalayan YMM’nin bilgileri, imza ve tarih yazılır.

4. Verginin Ödeme Şekli Ve Zamanı: Bir takvim yılına ait yıllık gelir vergisi beyannamesi:
– İzleyen yılın mart ayının yirmibeşinci günü akşamına kadar beyan edilir, 1.taksit mart ayı sonuna, 2. taksit temmuz ayı sonuna kadar ödenir (VUK 17/04/2007 371 sıra numaralı tebliğ).
– Gelirin sadece basit usulde tespit edilen ticarî kazançlardan ibaret olması halinde izleyen yılın (5035 Sayılı Kanunun 48/4-c maddesiyle değişen ibare.) Şubat ayının yirmi beşinci günü akşamına kadar beyan edilir, 1.taksit Şubat ayı sonuna, 2.taksit Haziran ayı
sonuna kadar ödenir. Ödeme vergi dairelerinin anlaşma yapmış olduğu bankalar kanalı ile (internet bankacılığı dahil) yapılabilir.

YILLIK GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 08 Şubat 2012 - 5:57

1. Gelir Tanımı: Gelir, bir geçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların net (safi) tutarıdır (GVK madde 1).

2. Gelir Vergisinin Konusu: Yıllık gelir vergisine konu olacak kazanç Gelir Vergisi Kanununun 2. maddesinde yer alan gelir unsurlarından oluşur. Bir geçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların net tutarıdır.
– Ticari kazanç,
– Zirai kazanç,
– Ücret,
– Serbest meslek kazancı,
– Gayrimenkul sermaye iradı,
– Menkul sermaye iradı,
– Diğer kazanç ve iratlardır

3. Gelir Vergisinin Esasları:
– Şahsidir.
– Yıllıktır (Muhasebede bir takvim yılı 1 Ocak – 31 Aralık olarak tanımlanır)
– Net gelir üzerinden hesaplanır.
– Gerçektir, mükellefin gerçekten elde etmiş olduğu gelir üzerindendir,
– Geneldir, bir takvim yılı içinde gerçek kişiler tarafından elde edilen kazanç ve iratların toplamı dikkate alınır.
– Elde edilmiştir, elde etme vergiyi doğuran olaydır. Gelir, fiilen veya hukuken kişinin tasarruf edebildiği zaman elde edilmiş sayılır.

Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler:
1. Türkiye’de yerleşmiş olanlar,
2. Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye’de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısiyle yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları (bu gibilerden, bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısiyle gelir vergisi’ne veya benzeri bir vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, mezkur kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler).

4. Gelir Vergisi Oranı: Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesi, 2010 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere, gelir dilimleri tutarları ve uygulanan oranlar yeniden düzenlenmiştir.

Gelir vergisine tabi gelirler:

GELİR VERGİSİ ORANLARI
2011 Yılı Ücret Gelirlerine Uygulanacak Gelir Vergisi Oranları
9.400 Yeni TL kadar %15
23.000 Yeni TL sinin 9.400 TL si için 1.410 TL, fazlası için %20
53.000 Yeni TL sinin 23.000 TL si için 4.130 TL, fazlası için %27
53.000 YTL sinden fazlasının 53.000 TL si için 12.230 TL, fazlası için %35

5. Gelir Vergisi Yönünden Şahıs Şirketleri: Şahıs şirketleri 1.Adi şirketler 2. Kolektif şirketler 3. Komandit şirketler’dir. Şahıs şirketlerinin ortakları gelir vergisi mükellefidir (KDV ve GV Stopaj açısından ise ortaklık sorumlu tutulur).

Adi Şirketler: Ticari faaliyette bulunan adi ortaklıklarda ortakların paylarına düşen kazançlar ayrı ayrı ticari kazanç sayılır. Ortaklar kendi paylarına düşen karlarını ayrı ayrıbeyan etmek zorundadırlar.

Kolektif Şirketler: Kolektif şirketler tüzel kişiliğe sahip ayrı varlıklar olmalarına rağmen gelir vergisi yönünden bu tüzel kişilik dikkate alınmamış, doğrudan doğruya şirketin ortağı olan gerçek kişiler vergiye muhatap tutulmuşlardır. Kolektif şirketler 1.sınıf tüccar sayılırlar ve şirket ortaklarının aldıkları kar payları ticari kazanç sayılır. Her ortak ticari kazancı üzerinden ayrı ayrı beyan vermek zorundadır.

Adi Komandit Şirketler: Birinci sınıf tüccar sayılırlar. Kazancın saptanmasında GVK’na tabidirler. Bu şirketlerde sınırsız sorumlu olan komandite ortakların şirket kazancından aldıkları payları ticari kazanç, sınırlı sorumlu olan komanditer ortakların payları ise menkul sermaye iradı (vergisi kesinti yoluyla alınmamış) dır.

5. Kullanım Amacı: Yıllık beyanname, muhtelif kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde edilen kazanç ve iratların bir araya getirilip toplanmasına ve bu suretle hesaplanan gelirin vergi dairesine bildirilmesine mahsustur (GVK madde 84).

Mükellef çeşitli kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettiği vergiye tabi kazanç ve iratlarını yıllık beyannamede birleştirir. Gelir Vergisi Kanununa göre beyanı gereken gelirlerin yıllık beyannamede toplanması zorunludur. Gerçek kişi tacirler, çiftçiler ve serbest meslek erbabları; ticari, zirai, ve meslek faaliyetlerinden kazanç elde etmemiş olsalar dahi yıllık gelir vergisi beyannamesi verirler. Gayrimenkul sermaye iradı elde edenlerden; yıllık beyanda bulunmak zorunda olanlar da yıllık gelir vergisi beyannamesi verirler.

6. Beyan Şekli ve Zamanı: Gelir vergisi, mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh olunur (GVK madde 83). Beyan esasında; beyan edilecek gelir; mükellef veya vergi sorumlusu tarafından bir beyanname ile beyan edilir. Gelir Vergisi ve Vergi Usul Kanunu, bazı durumlarda beyanın mükellef ve vergi sorumlusu dışında kimseler tarafaından beyan edilebileceğini öngörmüştür. Bu kimseler; kanuni temsilciler ve mirasçılardır. Yıllık beyannamelerin şekil, muhteva ve ekleri Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nca tayin ve tespit olunur. Mükellefler beyanlarını bu beyanname ile yapmaya veya bu beyannamelerde yazılı bilgilere mütenazır(istinaden) olarak bildirmeye mecburdurlar (GVK madde 91) . Yıllık gelir vergisi vergilendirme dönemi; ilgili geçmiş takvim yılıdır. Takvim yılı 1 Ocakta başlayan 31 Aralıkta sona eren dönemdir. Sene içinde işe başlayan bir tacir içinse; işe başlama tarihinden 31 Aralık tarihine kadar olan süre dikkate alınır. Yıllık gelir vergisi beyannamesi diğer beyannamelerde olduğu gibi, Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından matbu şekilde basılmakta ve mükelleflere, vergi daireleri aracılığı ile iletilmektedir.

Bir takvim yılına ait yıllık gelir vergisi beyannamesi: (GVK madde 92)
– İzleyen yılın Mart ayının yirmi beşinci günü akşamına kadar (VUK 17/04/2007 371 sıra numaralı tebliğ)
– Gelirin sadece basit usulde tespit edilen ticarî kazançlardan ibaret olması halinde izleyen yılın (5035 Sayılı Kanunun 48/4-c maddesiyle değişen ibare.) Şubat ayının yirmibeşinci günü akşamına kadar,
– Takvim yılı içinde memleketi terk edenlerin beyannameleri memleketi terke takaddüm eden 15 gün içinde,
– Ölüm halinde ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde verilir.

Tam mükellefiyette vergiyi tarha yetkili vergi dairesine, dar mükellefiyette Türkiye’de vergi muhatabı mevcutsa onun Türkiye’de oturduğu yerin, Türkiye’de vergi muhatabı yoksa iş yerinin, iş yeri birden fazla ise bu iş yerlerinden herhangi birisinin bulunduğu yer vergi dairesine verilir veya taahhütlü olarak posta ile gönderilir. (GVK madde 92)

E-Beyanname uygulamasından yararlanabilenler ise eloktronik ortamda, beyannamenin kanuni olarak teslim etme süresinin bittiği iş günü saat 24:00’a kadar gönderebilirler. Hadleri aşan gelir vergisi mükellefleri yıllık gelir vergisi beyannamesini elektronik ortamda e-beyanname düzenleyerek gödermek zorundadırlar.

GEÇİCİ VERGİ BEYANNAMESİNİN DÜZENLENMESİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 08 Şubat 2012 - 5:55

1. Geçici Vergi Beyannamesinin Düzenlenmesi: Mükellefler geçici vergiye tabi kazançlarının belirlenmesinde aşağıda belirtilen hususlara uymak zorundadırlar.

– Ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanununda yer alan hükümler.
– Kurumlar vergisi mükelleflerince, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin yanı sıra net kurum kazancının tespitine ilişkin olarak Kurumlar Vergisi Kanununda yer alan hükümler.
– Geçici vergiye ilişkin kazanç üçer aylık dönemler itibariyle ve kümülatif esasta hesaplanacaktır.
– Vergi Usul Kanununda yer alan değerlemeye ilişkin hükümler.
– Geçici vergiye ilişkin kazançların hesaplanmasında da, dönemsellik esasına uyulacaktır. Örneğin, ilk üç aylık kazancın tespitinde 1 Ocak tarihinde ödenen 1 yıllık kira bedelinin, sadece ilk üç aya isabet eden kısmı dikkate alınacaktır.
– Geçici vergi döneminde kazanç hesaplanırken Vergi Usul Kanunlarındaki esaslara göre değerleme esasları dikkate alınarak yeniden değerleme yapılır.

Dikkate Alınması Gereken İndirim ve İstisnalar:
– Yılık gelir ve kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden yararlanılabilen istisnaların tamamından geçici vergi beyannamesinde de yararlanılabilecektir.
– İndirim ve istisnalardan yararlanma belli şartlara bağlanmışsa, bu şartların yerine getirilip getirilmediği, ilgili geçici vergi döneminin son günündeki duruma göre belirlenecektir.
– Geçmiş yıl zararları genel hükümler çerçevesinde indirilebilecektir (geçmişe dönük olarak 5 yıl)

1.1. Mükellefe ait bilgi ve dönem tablosu: 1 ve 2 numaralı bölümlerde mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesi, il veya ilçe belirtilir.
Bunun yanındaki bölümde beyannamenin verildiği döneme ait yıl, beyannamenin dönemleri, ilgili ay isimleri, kutulara “x” işareti konulmak suretiyle doldurulur. En sağdaki vergi dairesi kodu boş bırakılır.
3. satıra vergi kimlik numarası ve T.C. kimlik numarası yazılır.
4. ve 5. satıra mükellefin soyadı ve adı (mükellef gerçek kişi değilse 4. ve 5. satırlara mükellefin ünvanı yazılır.
6. satıra iş yeri adresi, posta kodu, varsa telefon ve fax numaraları ilgili bölümlere yazılır.

1.2. Tablo – 1 Matrah Bildirimi: 7. satıra ticari kazanç elde eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri doldurur. Elde edilen kar var ise hesaplanan kar, kar bölümüne, kar elde edilmemiş, zarar mevcutsa zarar bölümüne hesaplanan kar ya da zarar yazılır.
8. satıra serbest meslek erbabları o dönemde elde ettikleri kar ya da zararı yazarlar.
9. satıra dönem içinde gider hesapları içinde gösterilen kanunen kabul edilmeyen giderler bu satıra yazılır. (Sonraki satırlarda kara eklenmek üzere)
10. satıra vergi kanunlarına göre istisna kazançlar var ise; zarar olsa dahi indirilecek istisnalar satırına yazılır. Örneğin; sadece faaliyet ruhsatlarında belirtilen süre ile sınırlı olmak üzere serbest bölgelerde yürütülen faaliyetlerden elde edilen kazançlar istisna kazançlardır.
11. satıra 7 ve 8 numaralı satırlardaki karlara 9 numaralı satırdaki kanunen kabul edilmeyen giderler eklenerek kar ve ilaveler toplamı bulunarak bu satıra yazılır.
12. satıra 7 ve 8 numaralı satırlardaki zararlara, zarar dahi olsa istisna kazançlar eklenerek zarar ve indirimler toplamı olarak bu satıra yazılır.
13. satıra zarar ve indirimler toplamı kar ve ilaveler toplamından fazla ise; 12 numaralı satırdaki tutardan 11 numaralı satırdaki tutar çıkarılarak (12-11) zarar olarak 13 numaralı satıra yazılır.
14. satıra kar ve ilaveler toplamı zarar ve indirimler toplamınan fazla ise; 12 numaralı satırdaki tutardan 11 numaralı satırdaki tutar çıkarılarak (11-12) kar olarak 14 numaralı satıra yazılır.
15. satırı geçmiş yıllarda zarar edilmişse; vergi kanunları çerçevesinde geçmiş yıllardaki zararlar bu satıra yazılır. (Kardan mahsup edilmek üzere) Geçmişe doğru en fazla 5 yıl dönülerek bulunan zararlar yazılabilir.
16. satıra 14 numaralı satırdaki kardan 15 numaralı satırdaki geçmiş yıl zararları çıkarılarak 16 numaralı satırdaki indirime esas tutar bulunup yazılır.
17, 18, 19, 20 numaralı satırlar indirimlere ait satırlardır. Vergi kanunlarınca indirim kabul edilen işlemlere ait tutarlar hesaplanark bu satırlara yazılır.
21. satıra 17, 18, 19, 20 numaralı satırdaki indirimlerin toplamları yazılır.
22. satıra eğer o döneme ilişkin zarar bulunmuşsa; 13 numaralı satırdaki bu zarar tutarı 22 numaralı satıra yazılır.
23. satıra 16 numaralı satırda bulunan indirime esas tutardan 21 numaralı satırdaki indirimler toplamı çıkarılarak geçici vergi matrahı (üzerinden geçici vergi hesaplanacak tutar) olarak yazılır.

1.3. Tablo – 2 Vergi Bildirimi: 24. satıra 23 numaralı satırdaki geçici vegi matrahı tutarı bu satıra aktarılır.
25. satıra vergi kanunlarında yer alan oranlar uygulanarak (gelir vergisi mükllefleri için %15, kurumlar vergisi mükellefleri için %20) döneme ait geçici vergi hesaplanır ve bu satıra yazılır.
26. satıra aynı yıl içinde daha önceki dönemlerde verilen geçici vergi beyannamelerinde yer alan hesaplanan geçici vergi tutarlarından en yüksek olanı bu satıra yazılır.
27. satıra 25 numaralı satırdaki hesaplanan geçici vergiden 26 numaralı satırdaki önceki dönemlerde ödenen en yüksek tutar çıkarılarak fark bu satıra yazılır.
28. satıra , aynı dönem içinde yapılan tevkifat tutarı ile yazılır.
29. satıra 26 numaralı satırdaki daha önce hesaplanan geçici vergi tutarı ile 28 numaralı satırdaki tevkifat tutarı toplanarak bu satıra yazılır.
30. satıra 25 numaralı satırda ter alan dönemde hesaplanan geçici vergi tutarından 29 numaralı satırdaki mahsup edilecek geçici vergi, tevkifat tutarı toplamı çıkarılarılarak bulunan tutar ödenecek geçici vergi tutarı olarak bu satıra yazılır.
31. satıra mahsup edilecek tevkifat tutarı ödenmesi gereken geçici vergiden fazla ise; aradaki fark sonraki döneme devreden tevkifat tutarı olarak bu satıra yazılır (28-27).
32. satıra beyannamenin hangi sıfatla verildiği “x” işareti konularak belirtilir. Beyannameyi verenin bilgileri ve beyanname düzenleme tarihi yazılır.
33. satıra varsa beyannameyi düzenleyen, imzalayan SM veya SMMM’nin bilgileri, imza ve tarih yazılır.

1.4. Geçici Vergi Beyannamesinin Arka Yüzünde Yer Alan Fatura Bilgilei Tablosu: Bu tabloya, geçici vergi dönem sonu itibarıyla merkezde ve varsa şubelerde kullanılan her bir seriye ait en son faturada yer alan bilgiler yazılacaktır. Merkez ve şubelerde kullanılan belgelerin farklı matbaalarda bastırılması halinde her bir matbaanın vergi kimlik numarası ayrı ayrı belirtilecektir.

GEÇİCİ VERGİ BEYANNAMESİNİ DÜZENLEME ÖRNEĞİ

Örnek: İstanul/Eyüp vergi dairesine bağlı ve birinci sınıf tacir olan HG ticaret işiyle uğraşmaktadır.

2008 yılı birinci geçici vergi döneminde 2.000.000 TL geçici vergi matrahı bulunmuş ve bu matrahın % 15’i oranında hesaplanan geçici vergiyi ödemiş bulunmaktadır.

Mükellefin 2008 yılı 6 aylık bilançosuna göre, Ticari kazancı: 5.000.000 TL
Kanunen Kabul Edilmeyen Giderleri: 200.000 TL

Cevap: Bilgilere göre HG’nin ikinci dönem (Nisan, Mayıs, Haziran) geçici vergi beyannamesini düzenlenmesi ve bu döneme ait geçici vergisinin hesaplanması:

Geçici Vergi Matrahı = Ticari Kazancı + Kanunen Kabul Edilmeyen Giderleri
Geçici Vergi Matrahı = 5.000.000 + 200.000 = 5.200.000 TL

Hesaplanan Geçici Vergi = 5.200.000 x %15 = 780.000 TL

Birinci dönemde ödenen geçici vergi = 2.000.000 x %15= 300.000 TL

Ödenecek Geçici Vergi = 780.000 – 300.000 = 480.000 TL

GEÇİCİ VERGİ, GEÇİCİ VERGİ TANIMI, GEÇİCİ VERGİ BEYANNAMESİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 08 Şubat 2012 - 5:54

1. Geçici Vergi Tanımı: Geçici vergi gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin cari vergilendirme dönemlerinin gelir ve kurumlar vergisine mahsuben üçer aylık kazançları üzerinden hesaplanıp ödenen bir peşin vergi uygulamasıdır.

Geçici vergi Ülkemizde Maliye Bakanlığının iş dünyasından almış olduğu kazanç vergileridir. Kazançların vergilendirilmesiyle ilgili süreçlerden birini oluşturmaktadır. Devlet, bir takvim yılı boyunca işletmelerin elde etmiş oldukları kazançlardan bir yıl sonra vergi alacağını tahsil eder. Enflasyon ortamında paranın satın alma gücündeki değer kaybından dolayı almış olduğu verginin de değeri azalacaktır. Bundan ötürü devlet, kazanç vergilerinin tahsilatını öne almayı ve kazançların elde edildiği takvim yılına yaymayı amaçlayan geçici vergiyi uygular. Ve vergi kanunlarınca belirlenen dönemlere göre hesaplanan ve ödenen vergilerin toplamı, yıllık olarak hesaplanan kazanç vergilerinden mahsup edilmek suretiyle düşülür.

2. Geçici Vergi Beyannamesinin Kullanım Amacı: Kazanç vergilerinin tahsilatını öne almayı ve kazançların elde edildiği takvim yılına yaymayı amaçlayan geçici vergi; Geçici Vergi Beyannamesi düzenlenmek suretiyle beyan edilir ve bu beyana istinaden ödenir. Geçici Vergi Beyannamesi 1032 formudur

3. Geçici Vergi Ödemesi Gerekenler: 
– Basit usulde vergilendirilenler hariç ticari kazanç sahipleri, serbest meslek erbabı ve kurumlar vergisi mükellefleri geçici vergi ödemek zorundadırlar.
– Adi ortaklıklar ve kollektif şirketler ile adi komandit şirketler ortaklık olarak gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmadıklarından geçici vergi mükellefi de değildirler. Ancak, adi ortaklıklar ile kollektif şirketlerde ortakların, komandit şirketlerde komandite ortakların şirketten aldıkları kazançlar, şahsi ticari veya mesleki kazanç sayıldığından geçici verginin konusuna girmektedir.
– Türkiye’de işyeri veya daimi temsilcisi bulunan dar mükellefiyete tabi kurumlar, bu faaliyetleri dolayısıyla geçici vergi ödeyeceklerdir.

4. Geçici Vergi Kapsamına Girmeyen Kazançlar:
– Yıllara yaygın inşaat ve onarma işi yapan mükellefler ile Noter bulunmayan yerlerde Adalet Bakanlığınca geçici yetkili Noter yardımcısı olarak görevlendirilenler, bu kazançları dolayısıyla geçici vergi ödemeyeceklerdir. Ancak, söz konusu mükellefler, senelere sari inşaat ve onarma veya geçici yetkili Nuter yardımcılığı işlerinden elde ettikleri kazançları dışında kalan ticari veya mesleki kazançları için geçici vergi ödemek zorundadırlar.
– Zirai kazançlar, ücret, menkul ve gayrimenkul sermaye iradı, diğer kazanç ve iratlar geçici vergi kapsamında değildir.

5. Geçici Vergi Beyan Şekli ve Zamanı: Hesap dönemi takvim yılı olan mükellefler için geçici vergi dönemleri aşağıdaki gibidir:

Birinci dönem:………… Ocak-Şubat-Mart,
İkinci dönem:…………. Nisan-Mayıs-Haziran,
Üçüncü dönem:……….. Temmuz-Ağustos-Eylül,
Dördüncü dönem:…….. Ekim-Kasım-Aralık.

Geçici vergi dönemleri üçer aylık olmakla birlikte, beyan edilecek kazancın hesaplanmasında 3, 6, 9 ve 12 aylık mali tablolar esas alınacaktır. Yani 1. vergi döneminde ilk 3 ayın, 2. vergi döneminde ilk altı ayın, 3. vergi döneminde ilk 9 ayın, 4. vergi döneminde 12 ayın kazancı dikkate alınacaktır. Bu nedenle de beyannamede geçici vergi hesaplanırken önceki dönemlerde ödenen geçici vergilerden en büyük olan tutar düşülür.

Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler için geçici vergi dönemleri, özel hesap döneminin başlangıç tarihinden itibaren üçer aylık dönemler olacaktır.

İşe başlama, işi bırakma veya hesap döneminin değişmesi gibi üç aydan kısa olan vergilendirme dönemlerinde:
– İşe başlamada, işe başlanılan tarihin içinde bulunduğu dönemin sonuna kadar olan süre,
– İşi bırakma veya tasfiye hallerinde işin bırakıldığı veya tasfiyeye girildiği tarihe kadar olan süre,
– Hesap döneminin değişmesi halinde yeni hesap döneminin başladığı tarihe kadar olan süre, Ayrı bir geçici vergi dönemi kabul edilecektir.

6. Beyanname Verme Süresi: Geçici vergi üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın ondördüncü günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine beyan edilir ve onyedinci günü akşamına kadar ödenir.

E-Beyanname uygulamasından yararlanabilenler ise eloktronik ortamda, beyannamenin kanuni olarak teslim etme süresinin bittiği iş günü saat 24:00’a kadar gönderebilirler. Kurumlar vergisi mükellefleri ile hadleri aşan gelir vergisi mükellefleri geçici vergi beyannamelerini elektronik ortamda e-beyanname düzenleyerek, intenet vergi dairesi aracılığı ile göndermek zorundadırlar.

7. Geçici Vergi Beyannamesi Ödeme Şekli ve Zamanı: Geçici vergi beyan dönemini izleyen ikinci ayın ondördüncü günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine beyan edilir ve onyedinci günü akşamına kadar ödenir (5035 Sayılı Kanun md.48) Ödeme vergi dairelerinin anlaşma yapmış olduğu bankalar kanalı ile (internet bankacılığı dahil) yapılabilir.

8. Geçici Vergi Beyannamesine Eklenecek Belgeler: 
– Kurumlar vergisi mükellefleri ile bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri geçici vergi beyannamelerine sadece gelir tablosunu ekleyeceklerdir.
– İşletme defteri tutan mükellefler işletme hesabı özeti ekleyeceklerdir.
– Serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler ise serbest meslek kazancı bildirimini ekleyeceklerdir.

İŞLETME DEFTERİ DÖNEM SONU İŞLEMLERİ

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 19:13

1. Envanterin Tanımı: İşletmenin herhangi bir zamanda elinde bulunan ekonomik değerleri (para, mal, demirbaş, taşıt, bina, arsa gibi) sayarak, tartarak, ölçerek değerlendirmesine envanter denir. İktisadi bir kıymetin varlığının fiili olarak, yani elle sayılarak tespit edilmesine fiili envanter; kayıt ve belgeler üzerinden tespit edilebilmesine ise kaydi envanter adı verilir.

İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerden sadece mal alım-satımı yapanlar, hesap dönemi sonunda mal envanteri çıkarmaya mecburdurlar ( VUK madde 195 ). İşletmeler, işe başladıkları tarihte ve bundan sonra da her dönemin sonunda mal mevcutlarını saymak, ölçmek, tartmak ve değerini tespit ederek (envanter yaparak) işletme hesabı defterine kaydetmek zorundadır. Sayım ile belirlenen mal miktarları maliyet fiyatlarıyla değerlendirilerek dönem sonu mal mevcudu bulunur.

Dönem sonu mal mevcudu, bir sonraki yılın dönem başı mal mevcudunu gösterir. İsteyenler ayrı bir envanter defteri tutarak mal envanterlerini bu deftere kaydedebilirler.

2. Envanter Listesinin Hazırlanması: İşletmenin mal mevcudu işletme defterinde gösterileceği gibi ayrıca envanter defteri tutarak mal envanterini bu deftere kaydedebilirler. İsteyen ikinci sınıf tacirler boş bir kâğıt üzerine envanter listesini yapıp imzalar ve kaşeler ise bu da kayıt yerine geçer.

3. Amortisman Ayırma: Muhasebede gayrimenkuller ve tesisat gibi amortismana tabi olan kıymetler, işletme hesabı defterine kaydedilemez. Ancak VUK’nun 189. maddesine göre bunların amortisman kayıtları tutulmak şartıyla bu kıymetler üzerinden her yıl ayrılan amortismanlar, işletme hesabı defterine gider olarak işlenir. İşletme hesabı defterinde sadece basit (normal) usülde amortisman ayrılır. Vergi Usul Kanunu’nun 315. maddesinde 4008 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymetleri için ayırabilecekleri normal amortisman nispeti % 25’den % 20’ye indirilmiştir. Böylece 4 yıllık amortisman süresi 5 yıla çıkarılmıştır.

3.1. Amortisman Ayırma Şartları:
– İşletmede bir yıldan fazla kullanılabilir olması
– Yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunması
– Değerleme gününde envantere dahil ve kullanıma hazır olması
– İktisadi kıymetin değerinin 680 TL’yi ( 2010 yılı için ) aşması

VUK’un 315. maddesine göre mükellefler, amortismana tabi iktisadi kıymetler için Maliye Bakanlığınca iktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınarak tespit ve ilan edeceği oranlar üzerinden amortisman hesaplayacaklardır.

4. İşletme Hesabı Özetinin Çıkarılması: Vergi Usül Kanunu’nun 196. maddesine göre işletme hesabı esasına göre defter tutanlar, her hesap döneminin sonunda işletme hesap özeti (işletme hesabı hülasası) çıkarırlar. İşletme defterinin son sayfasına yazılır. İşletme hesap özeti gider ve gelir olmak üzere iki kısımdan oluşur.

4.1. Gider Tarafı:
İşletme hesabı özetinin sol tarafına ( gider tablosuna )
– Dönem başı mal mevcudu tutarı
– Dönem içinde yapılan mal alışları tutarı
– Dönem içinde yapılan işletme giderleri tutarı
– Ayrılan amortisman tutarı
– Mal satış iadeleri tutarı
– Demirbaş satış zararı tutarı
– Dönem kârı ( varsa )
– Genel toplam yazılır.

4.2. Gelir Tarafı:
İşletme hesabı özetinin sağ tarafı ( gider tablosuna )
– Dönem içinde yapılan mal satışları tutarı
– Dönem içinde alınan ücretler ve diğer gelirler tutarı
– Dönem sonu mal mevcudu tutarı
– Mal alış iadeleri tutarı
– Demirbaş satış kârı
– Zarar toplamı ( varsa )
– Genel toplam yazılır.

5. Kâr-Zarar Tutarı: İşletme defterinde yıl sonu envanteri yapıldıktan sonra işletme hesap özeti çıkartılır. İşletme hesap özetinin gider sayfası ve gelir sayfası toplamları alınır. Gider ve gelir arasındaki fark, hangi taraf az ise o tarafa yazılarak denkleştirilir. Eğer gelir tarafı fazla ise aradaki fark gider kısmına kâr olarak kaydedilir. Gider tarafının fazla çıkması durumunda fark, gelir kısmına zarar olarak kaydedilir.

İşletme hesabı özetinin gelir ve gider tarafına yazılan değerler toplanır.Gider tarafının fazla çıkması hâlinde, işletme zarar etmiştir. Zarar tutarı, gelir tarafına yazılarak tablo denkleştirilir. Gelir tarafının fazla çıkması durumunda işletme kâr etmiştir.Kâr tutarı, gider tarafına yazılarak tablo denk hâle getilir.

Örnek: Bir işletme 2008 yılının Ekim Ayı işlemleri aşağıdaki gibidir:

– İşletmenin dönem başı mal mevcudu 20.000 TL dir
– İşletme 02.10.2008 tarihinde 4.000 TL tutarında malı 35 nolu fatura ile satmıştır. KDV oranı %8 hariç
– İşletme 04.10.2008 tarihinde işyeri kirası olarak 2.000 TL parayı bankaya yatırmıştır. Karşılğında dekont almıştır. Dekont numarası: 601
– İşletme 08.10.2008 tarihinde 3.000 TL tutarında malı 76 nolu fatura ile almıştır. KDV oranı %8 hariç.
– İşletme 09.10.2008 tarihinde 6.000 TL tutarında malı 875 nolu fatura ile almıştır. KDV oranı %8 hariç
– İşletme 18.10.2008 tarihinde 500 TL bankadan faiz gelirini 98 nolu makbuz ile çekmiştir.
– İşletme 19.10.2008 tarihinde 400 TL tutarındaki telefon faturasını ödemiştir. Fatura numarası: 676. KDV %18 hariç
– İşletme 21.10.2008 tarihinde 52 numaralı fatura ile iş yerinin ihtiyacı olan kırtasiye malzemesini 450 TL’ye peşin alınmıştır. KDV oranı %18 hariç.
– İşletme 25.10.2008 tarihinde 5.000 TL tutarında malı 36 nolu fatura ile satmıştır. KDV oranı %8 hariç
– İşletme 27.10.2008 tarihinde 3.000 TL tutarında malı 37 nolu fatura ile satmıştır. KDV oranı %8 hariç
– İşletmenin dönem sonu mal mevcudu 32.200 TL dir.

Cevap: Muhasebe sistemine göre, İşletmenin işletme hesabı defterinin gider ve gelir sayfası aşağıdaki gibi doldurulur:

Gider Sayfası

Sıra No Kayıt
Tarihi
Alınan Belgenin Tarih ve Numarası AÇIKLAMA Ödenen Ücret ve Diğer Giderler Alınan Mal Bedeli İndirilecek KDV TOPLAM
1 01.10.2008 D.B.M.M. 20.000 20.000
2 04.10.2008 04.10.2008 / 601 Kira Ödemesi 2.000 2.000
3 08.10.2008 08.10.2008 / 76 Mal Alımı 3.000 240 3.240
4 09.10.2008 09.10.2008 / 875 Mal Alımı 6.000 480 6.480
5 19.10.2008 19.10.2008 / 676 Telefon Ödemesi 400 72 472
6 21.10.2008 21.10.2008 / 52 Kırtasiye Malzemesi 450 81 531
TOPLAM 2.850 29.000 873 32.723

 

Gelir Sayfası

Sıra No Kayıt
Tarihi
Verilen Belgenin Tarih ve Numarası AÇIKLAMA Alınan Ücret ve Diğer Gelirler Satılan Mal Bedeli Hesaplanan KDV TOPLAM
1 02.10.2008 02.10.2008 / 35 Mal Satımı 4.000 320 4.320
2 18.10.2008 18.10.2008 / 98 Faiz Geliri 500 500
3 25.10.2008 25.10.2008 / 36 Mal Satımı 5.000 400 5.400
4 27.10.2008 27.10.2008 / 37 Mal Satımı 3.000 240 3.240
5 31.12.2008 31.12.2008 D.S.M.M. 32.200 2.200
TOPLAM 500 44.200 960 15.560

İşletme Hesabı Özeti:

GİDERLER TUTAR GELİRLER TUTAR
Dönem Başı Mal Mevcudu

Dönem İçi Alışlar Toplamı

Dönem İçi Giderler Toplamı

TOPLAM

KAR

20.000

9.000

2.850

31.850

12.850

Dönem İçinde Yapılan Satışlar

Dönem İçi Gelirler Toplamı

Dönem Sonu Mal Mevcudu

TOPLAM

ZARAR

12.000

500

32.200

44.700

GENEL TOPLAM 44.700 GENEL TOPLAM 44.700

İşletme hesap özetinde görüldüğü gibi işletme ekim ayında 12.850 TL kar yapmıştır. Muhasebe kayıtlarında gördüğümüz gibi İşletme hesap özetinde kar miktarı da yazılarak tablo eşitlenmiştir.

Proforma Fatura ( Proform İnvoice ) Örneği

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 12:44

Proforma fatura bir teklif faturasıdır. Hiç bir mali yükümlülük yaratmamaktadır. Bu fatura karşılığı mal sevkiyatı yapılmaz ve para ödenmez. En önemli amacı, ihracatçının ürününün bu fatura ile ithalatçıya teklif edilmesidir. Proforma fatura, alıcı ile satıcı arasında gerçekleşen anlaşmanın en pratik kanıtıdır. Bu fatura, satıcı tarafından alıcı adına düzenlenen ve yapılan anlaşma ile ilgili her türlü detayı gösteren ön faturadır. Malın cinsi, miktarı, birim fiyatı, toplam tutarı, döviz cinsi, son yükleme tarihi, teslim şekli, ödeme şekli gibi her türlü detay gösterebilir. Alıcının ön hazırlık yapabilmesi için önemli olan bu faturalar, kesin fatura niteliği taşımaz. Satış akreditifli yapılacaksa, ihracatçı proforma fatura düzenlemek zorundadır. Ayıca yurt dışında düzenlenen sergi ve fuarlarda sergilenmek üzere Türkiye Gümrük Bölgesinden geçici olarak çıkarılacak eşyaya ilişkin kesin satış faturası aranmayarak, proforma fatura ile çıkış işlemi yapılabilmektedir.

Proforma fatura, iş sonunda kesilecek kesin satış faturasının (Ticari Fatura) bir ön taslağıdır. Teklif yapmak isteyen firma kendi başlıklı kâğıdına hazırlayacağı proforma fatura üzerinde en azından; alıcının adı, adresi, proforma fatura tarih ve numarası, “PROFORMA FATURA” ibaresi, takribi mal miktarı, detaylı açıklaması, paketleme özellikleri, nakliye özellikleri, sevkiyat periyodu, tahmini yükleme ve boşaltma limanları, malın menşei, birim ve toplam fiyat ile ilgili bilgileri mutlaka belirtmelidir. Proforma faturada belirtilen satış koşullarının alıcı tarafından uygun bulunması durumunda, alıcının verdiği sipariş üzerine proforma fatura kesin satış faturasına dönüştürülür.

Proforma faturanın bir diğer kullanıldığı yer ise, ithalatçı tarafından akreditif açılması aşamasıdır. İthalatçı, ihracatçının kendisine göndermiş olduğu proforma faturayı akreditifi açacak olan Amir Bankaya ibraz ederek küşat mektubunun hazırlanmasını sağlar.

Proforma faturada bulunması gereken şartlar aşağıda açıklanmıştır:

• Faturanın tarihi,
• Mal / hizmet cinsi,
• Satıcının ve alıcının isim/unvan, adresleri,
• Ödeme şekli,
• Malların menşei,
• Teslim şekli,
• Mal veya hizmetin birim fiyatı/miktarı/tutarı,
• Malların ağırlığı, ebatları, miktarı,
• Sevkiyatın şekli,
• Mallara ilişkin ambalaj özellikleri, numara v.b. detay açıklamalar,
• Navlun ve sigorta prim tutarları,

• Düzenleyenin imzası bulunması gerekir. UCP 600’ün (Akreditiflere İlişkin Yeknesak Usuller ve Uygulama) 18. maddesi gereğince faturaların imza zorunluluğu olmamakla birlikte, ülkemiz yasaları gereği söz konusu belgelerin orijinal imzalı (Elle atılmış/Islak imzalı) olması zorunludur.

Ticari hayatın oldukça çeşitlendiği günümüz piyasalarında birçok satış yöntemleriyle karşılaşılabilmektedir. Müşteriler için iyi bir hizmet sunmak yanında onların anlayabileceği şekillerde ve şartlarda anlaşma yapılabilmesi için bir takım belgeler düzenlenebilmektedir. Bu belgeler; fatura, teklifname, sözleşme ve fatura benzeri belgeler şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Çoğu zaman piyasada fatura benzeri belgeler düzenlenip alınabilmektedir. İşte bu belgelerden bir tanesi de proforma faturalardır.

Bir mal veya hizmetin hangi fiyat, bedel ve şartlarla satılabileceğini gösteren teklifname niteliğindeki ticari mektup Proforma Fatura olarak tanımlanmaktadır. Proforma faturalar bu şekilde tarif edilmiş olmalarına rağmen vergi kanunları yönünden düzenlenmesi gereken bir belge olup olmadığı, damga vergisine tabi olup olmadığı yönlerinden özellik arz etmektedir.

Vergi kanunlarımızda, proforma faturalara ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Ayrıca proforma faturalar damga vergisine tabi olmamaktadır.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, fatura; satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere, emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen bir belgedir. Anlaşılıyor ki, fatura satılan bir mal veya yapılan bir hizmeti temsil etmek üzere düzenlenmektedir. Bu özellikleriyle proforma faturadan ayrılabilmektedir. Çünkü fatura düzenlendiği anda bir mal satılmış veya hizmet yapılmış olmaktadır. Oysa yukarıda da belirtildiği üzere proforma fatura, bir mal veya hizmetin hangi fiyat, bedel veya şartlarla satılabileceğini gösteren teklifname niteliğindeki bir mektuptur. Yani proforma fatura bir nevi mektuptur. Proforma fatura, başlıklı kâğıda yazılı fatura görünümünde ve “Proforma Fatura” ibaresini taşıyan bir metinden ibaret iken Ticari Fatura bir mal veya hizmetin kaça satıldığını, vergisinin ne olduğunu ve ödemenin nasıl gerçekleştiğini gösteren ispat edici bir belgedir. Proforma faturaya dayalı muhasebe kaydı ve hâsılat teşekkülü söz konusu olmaz iken, ticari faturaya dayalı muhasebe kaydı ve hâsılat teşekkülü her durumda olmaktadır.

Sonuç olarak, proforma fatura Maliye Bakanlığı tarafından düzenlenen, belge basımı ile ilgili usullere tabi değildir. Proforma fatura; satılacak malın fiyatı, malın özellikleri ve satış şartları hakkında alıcıya bilgi vermek için tanzim edilen faturadır. Fatura üzerine, fiyatların ne zamana kadar geçerli olduğu, malın teslimi gibi satış ile ilgili şartlar yazılır. Proforma faturayı bir ön anlaşma belgesi olarak düşünebiliriz. Proforma fatura, şekil itibari ile ticari faturaya benzer. Fakat üzerinde mutlaka “Proforma Fatura” ibaresi bulunmalıdır. Firma, matbu bir proforma fatura bastırabileceği gibi kendi başlıklı kâğıdıyla da faturayı düzenleyebilir. Proforma fatura genellikle dış ticaret işlemlerinde düzenlenmektedir. Proforma faturalar, ticari faturalar gibi “olmazsa olmaz” faturalar değildir. Kullanılmaları talebe bağlıdır.

PROFORMA FATURA ÖRNEĞİ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

GENEL KABUL GÖRMÜŞ MUHASEBE STANDARTLARI

Ana Sayfa » Genel Muhasebe (Page 4)
Paylaş
Tarih : 07 Şubat 2012 - 10:00

Genel kabul görmüş muhasebe standartları, ilkerleri veya prensipleri olarakta tanımlayabiliriz. Genel kabul görmüş muhasebe standartlarını şu şekilde kısaca tanımlayabiliriz; Muhasebe için gerekli bilgilerinin üretilmesi ve kullanılması sırasında uyulması gereken kurallar bütünüdür.

Genel kabul görmüş muhasebe standarlarına göre muhasebe bilgileri üretilir ve muhasebe kayıtları bu ilke ve standartlara göre düzenlenir.

Genel kabul görnüş muhasebe ilkeleri bilanço ilkeleri ve gelir tablosu ilkeleri olarak 2 ana grupta toplanabilir. Bianço ilkeleri ise; varlıklara ilişkin ilkeler, yabancı kaynaklara ilişkin ilkeler ve özkaynaklara ilişkin ilkeler olmak üzere 3 e ayrılır.

Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri:

Bilanço İlkeleri:

a) Varlıklara İlişkin İlkeler:

1) Dönen / Duran Varlık Ayrımında Bir Yılın Ölçüt Alınması İlkesi:İşletmenin bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde paraya dönüşebilecek varlıkları, bilançoda dönen varlıklar grubu içinde gösterilir. Bu ilke parayla ifade edilebilme kavramı esas alınarak yaratılmıştır.

2) Vadeleri Bir Yılın Altına İnen Duran Varlıkların Aktarılması İlkesi: İşletmenin bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde paraya dönüşemeyen kıymetlerinden,bir hesap döneminden daha uzun süre yararlanılan uzun vadeli varlıkları,bilançoda duran varlıklar grubu içinde gösterilir. Bu ilke işletmenin sürekliliği kavramına dahildir.

3)Dönem Ayırıcı Aktif Karakterli İşlemlerin Ayrıca Gösterilmesi İlkesi: Gelecek dönemlere ait olarak önceden ödenen giderler ile cari dönemde tahakkuk eden ancak gelecek dönemlerde tahsil edilecek olan gelirler kayıt ve tespit edilmeli ve bilançoda ayrıca gösterilmelidir. Bu ilke dönemsellik kavramına dayanır.

4)Vadeli Alacakların Bilanço Günündeki Değerine İndirgenmesi İlkesi: Dönen ve duran varlıklar grubunda yer alan alacakları bilanço tarihindeki gerçeğe uygun değerleriyle gösterebilmek için reeskont işlemi yapılmalıdır. Bu ilke İhtiyatlılık kavramına dahildir.

5)Birikmiş Amortismanların Gösterilmesi İlkesi: Bilançoda duran varlıklar grubunda yer alan maddi duran varlıklar ile maddi olmayan duran varlıkların maliyetini çeşitli dönem maliyetlerine yüklemek amacıyla her dönem ayrılan amortismanların birikmiş tutarları ayrıca bilançoda gösterilmelidir. Bu ilke Maliyet esası kavramına bağlıdır.

6)Birikmiş Tükenme Paylarının Gösterilmesi İlkesi: Duran varlıklar grubu içinde yer alan özel tükenmeye tabi varlıkların maliyetini çeşitli dönem maliyetlerine yüklemek amacıyla her döneme ayrılan tükenme paylarının birikmiş tutarları ayrıca bilançoda gösterilmelidir. Bu ilke Maliyet esası kavramına bağlıdır.

7)Alacakların Özelliklerine Göre Ayrılma İlkesi: Bilançonun dönen ve duran varlıklar grubunda yer alan alacaklar, menkul kıymetler, bağlı menkul kıymetler diğer ilgili hesaplardan ve yükümlülüklerden işletmenin sermaye ve yönetim bakımından ilişkili bulunduğu ortaklara, personele, iştirakler ve bağlı ortaklıklara ait olan tutarların ayrı gösterilmesi temel ilkedir. Bu ilke önemlilik kavramını esas alır.

8) Kesin Olmayan Alacaklar İçin Tahakkuk Yapılmaması İlkesi: Tutarların kesinlikle saptanamayan alacaklar için herhangi bir tahakkuk işlemi yapılmaz. Bu tür alacaklar bilanço dipnot veya eklerinde gösterilir. Bu ilke ihtiyatlılık kavramını esas alır.

9) Kullanılması Hukuken Sınırlı Varlıkları Belirtilmesi İlkesi: Verilen rehin, ipotek ve bilanço kapsamında yer almayan diğer teminatların özellikleri ve kapsamları bilanço dipnot veya eklerinde açıkça belirtilmelidir. Bu ilke maliyet esası kavramından doğar.

b) Yabancı Kaynaklara İlişkin İlkeler:

1) Kısa \ Uzun Vadeli Borç Ayrımında Bir Yılın Ölçüt Alınması İlkesi: İşletmenin bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde vadesi gelen borçları, bilançoda kısa vadeli yabancı kaynaklar grubu içinde gösterilir. Bu ilke özün önceliği kavramını esas alır.

2) Vadeleri Bir Yılın Altına İnen Borçların Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklara Aktarılması İlkesi: İşletmenin bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde vadesi gelmemiş borçları, bilançoda uzun vadeli yabancı kaynaklar grubu içinde gösterilir. Bu ilke ihtiyatlılık kavramı esas alınarak yaratılır.

3) Borçların Tümünün Gösterilmesi İlkesi: Tutarları kesinlikle saptanamayanları veya durumları tartışmalı olanları da içermek üzere, işletmenin ve tutarlara uygun olarak tahmin edilebilen bütün borçları kayıt ve tespit edilmeli bilançoda gösterilmelidir. Bu ilke tam açıklama kavramını esas alınarak yaratılmıştır.

4) Dönem Ayırıcı Pasif İşlemlerin Ayrıca Gösterilmesi İlkesi: Gelecek dönemlere ait olarak önceden tahsil edilen hasılat ile cari dönemlerde tahakkuk eden ancak, gelecek dönemlerde ödenecek olan giderler kayıt ve tespit edilmeli bilançoda ayrıca gösterilmelidir. Bu ilke dönemsellik kavramı esas alınarak yaratılmıştır.

5) Vadeli Borçların Bilanço Günündeki Değerine İndirgenmesi İlkesi: Kısa ve uzun vadeli yabancı kaynaklar grubunda yer alan borçları bilanço tarihindeki gerçeğe uygun değerleri ile gösterilmek için reeskont işlemleri yapılmalıdır. Bu İlke ihtiyatlılık ilkesi esas alınarak yaratılmıştır.

6) Borçların Özeliklerine Göre Ayrılma İlkesi: Bilançonun kısa ve uzun vadeli yabancı kaynaklar grubunda yer alan borçlar, alınan avanslar ve diğer ilgili hesaplardan işletmenin sermaye ve yönetim bakımından ilgili bulunduğu ortaklıklara ait olan tutarların ayrı gösterilmesi temel ilkedir. Bu ilke kişilik kavramına dayanır.

c) Öz Kaynaklara İlişkin İlkeler:

1) Öz Kaynakların İşletme Sahip ve Ortaklarının Haklarını Göstermesi İlkesi: İşletme sahip veya ortaklarının sahip veya ortak sıfatıyla işletme varlıkları üzerindeki hakları öz kaynaklar grubunu oluşturur. Bu ilke kişilik kavramına dayanır.

2) Sermaye Paylarının Özeliklerine Göre Belirlenmesi İlkesi: İşletmenin ödenmiş sermayesi bilançonun kapsamı içinde tek kalem olarak gösterilir. Bu ilke kişilik kavramına dayanır.

3) Azalan Öz kaynağın Belirtilmesi İlkesi: İşletmenin hissedarları tarafından yatırılan sermayenin devam ettirilmesi gerekir. Bu ilke süreklilik kavramına dayanır.

4)Öz Kaynağın Net Olarak Gösterilmesi İlkesi: Öz kaynakların bilançoda net olarak gösterilmesi için geçmiş yıllar zararları ile dönem zararı öz kaynaklar grubunda indirim kalemleri olarak yer alır. Bu ilke işletmenin sürekliliği kavramına dayanır.

5)Zararın özkaynaklardan İndirilmesi İlkesi: Öz kaynakların bilançoda net olarak gösterilmesi için geçmiş yıllar zararları ile dönem zararı öz kaynaklar grubunda indirim kalemleri olarak yer alır. Bu ilke işletmenin sürekliliği kavramına dayanır.

6)Sermaye Yedeklerinin Gelir Unsuru Olarak Gelir Tablosuna Alınmaması İlkesi: Öz kaynaklar ödenmiş sermaye, sermaye yedekleri, kar yedekleri, geçmiş yıl karları /zararları ve dönem net karı /zararından oluşur. Kar yedekleri yasal, statü ve olağanüstü yedekler ile yedek niteliğindeki karşılıklar, özel fonlar gibi işletme faaliyetleri sonucu elde edilen karların dağıtılmamış kısmını içerir. Sermaye yedekleri gelir unsuru olarak gelir tablosuna aktarılamaz. Bu ilke ihtiyatlılık kavramı esas alınarak yaratılır.

Gelir Tablosu İlkeleri:

1)Gerçekleşmiş Hasılat İlkesi: Bu ilkeye göre, gerçekleşmemiş satışlar gelir ve karlar, gerçekleşmiş gibi gelir tablosunda yer almamalıdır. Bu ilke temel kavramlardan ihtiyatlılık kavramına dayanır.

2) Dönemsel Hasılat- Maliyet Eşleştirmesi İlkesi: Belli bir dönemin satışları ve gelirleri bunları elde etmek için yapılan satışların maliyet ve giderleri ile karşılaştırılmalıdır. Bu ilke temel kavramlardan maliyet esası kavramına dayanır.

3) Uygun Amortisman İlkesi: Maddi ve maddi olmayan duran varlıklar ile özel tükenmeye tabi varlıklar için uygun tutarlarda amortisman ve tükenme payı ayrılmalıdır. Bu ilke maliyet esası kavramına dayanır.

4)Uygun Maliyet Dağılım İlkesi: Maliyetler, maddi duran varlıklar, stoklar, onarım ve bakım ve diğer gider grupları arasında uygun bir şekilde dağıtılmalıdır. Bu ilke maliyet esası kavramına dayanır.

5)Olağandışı Gelir ve Giderlerin Ayrı Gösterilmesi İlkesi:Arızi ve olağanüstü niteliğe sahip kar ve zararlar meydana geldikleri dönemde tahakkuk ettirilmeli, fakat normal faaliyet sonuçlarından ayrı olarak gösterilmelidir. Bu ilkede önemlilik kavramı esas alınır.

6)Tüm Gelir ve Giderlerin Gösterilmesi İlkesi: Bütün kar ve zararlardan, önceki dönemlerin mali tablolarında düzeltme yapılmasını gerektirecek büyüklük ve nitelikler dışında kalanlar, dönemin gelir tablosunda gösterilmelidir. Bu ilke dönemsellik kavramından çıkmıştır.

7)Uygun Karşılık İlkesi: Karşılıklar, işletmenin karını keyfi bir şekilde azaltmak veya bir döneme ait karı diğer döneme aktarmak amacıyla kullanılmamalıdır. Bu ilke sosyal sorumluluk kavramına dayanır.

8)Değerlemede Tutarlılık İlkesi: Dönem sonuçlarının tespiti ile ilgili olan uygulamalarda değerleme esasları ve maliyet yöntemlerinde bir değişiklik yapıldığı taktirde, bu değişikliğin etkileri açıkça belirtilmelidir. Bu ilke tutarlılık kavramına aittir.

9)Şarta Bağlı Giderlerin Gelir Tablosuna Yansıtılması İlkesi: Bilanço tarihinde varolan ve sonucu belirsiz bir veya birkaç olayın gelecekte ortaya çıkıp çıkmamamsına bağlı durumları ifade eden giderlerin gelir tablosuna yansıması gerekir. Bu ilke ihtiyatlılık kavramına dayanır.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Cari Hesap Nedir ve Nasıl Takip Edilir?
Cari Hesap Nedir ve Nasıl Takip Edilir?

Cari Hesap Nedir ve Nasıl Takip Edilir? Şirket kurmak veya sahibi olmak birbirinden farklı türde hesaplar hakkında bilgi sahibi olmayı da gerektirir.

Fatura Düzenlemek Zorunlu mudur?
Fatura Düzenlemek Zorunlu mudur?

Fatura Düzenlemek Zorunlu mudur? Şirket kurmaya karar verdiniz ve tüm hazırlıklarınızı yaptınız. Artık kendi işinizi yapacak, müşterilerinize

Kur Farkları‏
Kur Farkları‏

23 Ocak 2014 tarihli ve 28891 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 434 Sıra No.lu VUK.  Genel Tebliği’nde; borsada rayici olmayan yabancı



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI