Avrupa’ya Türk Levreği Yedirdi, İhracatçılara Dünya Liderliğini Hedef Gösterdi

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 24 Nisan 2013 - 12:48

Türk su ürünleri sektörü, bu alanda dünyanın en büyük fuarı olan ve bu yıl 21. kez düzenlenen Brüksel Su Ürünleri Fuarı’nda göz kamaştırdı. Türk su ürünlerinin tanıtımı amacıyla 2013 yılında 13 fuarda atağa kalkan Su ürünleri Tanıtım Grubu (STG), 2013 yılının ilk çeyreğinde ABD, Bulgaristan, Sırbistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde düzenlenen gıda fuarlarından sonra Brüksel’de 5 bin ziyaretçiye Türk balığı tattırdı. STG’nin gösterisine, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan da eşlik etti. Çağlayan, Türkiye’den 15 firmanın katıldığı fuarda, Türk aşçıların pişirdiği balıkların bir kısmını ziyaretçilere ikram etti. 5 bin porsiyon balığın ikramıyla büyük bir reklam amaçlandığını belirten Bakan Çağlayan, dünya su ürünleri ihracat hacminin 120 milyar dolar olduğunu kaydederek, “Bunun içinde bizimki 546 milyon dolar. 2002’de ihracatımız 123 milyon dolardı. Daha gitmemiz gereken çok mesafe var.” dedi.

BAKAN Çağlayan’DAN SU ÜRÜNLERİNE DESTEK MÜJDESİ

Türk su ürünleri sektöründe hizmet veren yatırımcılara Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF)’ndan destek vereceklerini açıklayan Ekonomi Bakanı Çağlayan, yakın zamanda sektörün bu destekten faydalanacağını ifade etti: “Artık yürüyüşümüzü değiştirecek bir yeni yola girdik ihracat sisteminde. 1,58 dolarlık ortalama ihracat fiyatıyla 2023’ü, 500 milyar doları bu tempoyla yakalayamayız. Hem yeni bir güzergahta hem de koşarak gitmemiz. Ortalama fiyatımızı arttırmamız, inovasyonu olmazsa olmaz hale getirmemiz gerekiyor. Su ürünlerinde dünyanın ihracat kilo fiyatı 4 dolardır, bizim 6 dolar. ABD ve Singapur’da ise yaklaşık 8 dolar. Bize onları geçecek bir ihracat sistemi gerekiyor.”

‘ÇÖZÜM SÜRECİNİN ARDINDAN TÜRKİYE KANATLANIP UÇACAK’

İnovasyonun önemini, “55 yaşında kirazlı hamsi yiyeceğim hiç aklıma gelmezdi.” sözleriyle anlatan Zafer Çağlayan, bazı yatırımcıların çözüm sürecine destek verdiğini söyledi. Doğuda Tunceli, Elazığ ve Malatya’da alabalık yetiştirilip 18 ülkeye satan ihracatçılar olduğunu aktaran Bakan Çağlayan, “İşin en güzel tarafı, yatırım yapan Ispartalı bir kardeşimiz. Batıdan bir kardeşimiz, Türkiye’nin doğusuna giderek yatırım yapıyor. Önemli bir yatırım, istihdam ve döviz kazandırıyor. İşte bu çözüm sürecinde, bizim teşvik sistemimiz de bir kardeşlik havası yarattı. Bir batılının doğuya yaptığı bu yatırımlar, çözüm sürecini inşallah hızlandıracak, kolaylaştıracak. Bu anlamda bilhassa Doğu ve Güneydoğu’ya yapılan yatırımlarla, çözüm süreciyle inşallah Türkiye kanatlanıp uçacak. İnşallah çözüm sürecini gerçekleştireceğiz. Bugün dünyada son derece saygın bir yere gelmiş olan Türkiye’yi tutabilene aşk olsun.” şeklinde konuştu.

‘TÜRKİYE KÜLTÜR BALIKÇILIĞINDA PARLAYAN YILDIZ’

STG Yönetim Kurulu Başkanı Melih İşliel ise fuara Türk su ürünleri sektörünün büyük oyuncusu 15 Türk firmasının fuara katıldığını belirtti. Türkiye’nin kültür balıkçılığında parlayan yıldız konumuna geldiğine işaret eden İşliel, “Sürdürülebilir üretim potansiyeli, entegrasyonunu tamamlamış dünya standartlarındaki üretim ve işleme tesisleri artık AB pazarında ülkemize büyük bir ayrıcalık getiriyor. Türkiye’nin taze balık pazarında ulaşabildiği coğrafyayı zenginleştirmek amacıyla işlenmiş, dondurulmuş ürünlerle tüm dünyayı pazar olarak görüyoruz. Türkiye’de su ürünleri işleme tesisleri, bu amaç doğrultusunda son yıllarda büyük gelişim gösterdi. Bugün dünyaya dondurulmuş su ürünleri sunar konuma geldik. Taze ürünlerimizle özellikle Rusya pazarında yakaladığımız başarı sayesinde Ukrayna, Belarus ve Doğu Avrupa ülkeleri de hedef pazarlar arasına girdi. 2012 yılında 467 milyon dolar ihracat yapan sektörümüz, 2013 yılında 550 milyon dolar, 2023 yılında ise 1,2 milyar dolar hedefliyor.” dedi.

‘TÜRK SU ÜRÜNLERİ ALTIN ÇAĞINI YAŞIYOR’

Yunanistan’daki ekonomik krizden sonra AB’de en büyük ikinci tedarikçi konumuna yükseldiklerini kaydeden Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan da şunları söyledi: “Türk su ürünleri sektörü, altın çağını yaşıyor. Avrupa’da tüketilen her dört çipura ve levrekten birisi Türkiye’den gidiyor. 2013 yılının ilk çeyreğinde yüzde 9 artışla 140 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. İhracatımızda AB ülkeleri büyük dilimi oluşturuyor.”

Alman Fuarcılığının Türkiye Planı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 24 Nisan 2013 - 12:48

Dünyanın en önemli fuarcılık şirketlerine sahip olan Alman fuarcılık sektörü Türkiye’deki pozisyonunu geliştirme arayışında. Almanlar açısından Türkiye bölgeye açılmak için de önemli bir nokta.
Almanya’nın dünya ekonomisinde önde geldiği hizmet sektörlerinin başında fuarcılık sektörü geliyor. Almanya’da yıl içinde birçok fuar düzenleyen Alman fuarcılık şirketleri dünyanın birçok bölgesinde de organizasyonlar yapıyor. Son zamanlarda Alman şirketlerinin yoğunlaştığı ülkelerin başında Türkiye geliyor. Alman şirketleri Türkiye’deki fuarcılık sektörü içindeki konumlarını genişletmeye çalışıyor. İstanbul Dünya Ticaret Merkezi Genel Müdürü Haluk Kanca, Avrupa’daki fuarcıların gelişen pazarlara yöneldiğini bu kapsamda Almanların da Türkiye ilgisinin arttığını belirtiyor. Kanca, “Avrupa’daki fuarcılar gelişen pazarlarda yer alma kaygısı içerisindeler. Dünyanın en büyük fuarcıları arasında yer alan Alman fuarcıları, kendi ülkelerindeki fuar sektörü daralma eğilimi gösterdiği için Türkiye’den fuar satın alıyor ve burada iş yapıyorlar. Daha yeni bir Alman firmasının gelip Türkiye’den bir firmayı satın aldığını duyduk” ifadeleri kullanıyor. Türkiye’de hali hazırda 5 Alman fuarcılık firması faaliyet gösteriyor. 2013 yılı içinde İstanbul’da kimi fuar organizasyonlarına imza atan Alman fuarcılık şirketleri Türkiye’deki faaliyetlerini artırma planları yapıyor.

“2013’te portföye yeni projeler katılacak”

Türkiye’de faaliyet gösteren 5 Alman fuarcılık firmasından biri de Deutsche Messe’nin yan kuruluşu olan Hannover Messe International. Hannover Messe International İstanbul Genel Müdürü Alexander Kühnel, Türkiye fuarcılık sektörünü ve firmanın Türkiye’deki gelecek planlarını şöyle değerlendiriyor: “OECD raporuna göre 2013 yılında Türkiye’nin yüzde 4,1 oranında büyümesi bekleniyor. 74 milyon nüfusuyla Türkiye gelecek vaat eden ve çok elverişli bir pazar. Sadece yerel pazardaki potansiyeli değil, komşu ülkeleri de değerlendirecek olursak 700 milyon kişilik bir nüfus söz konusu. Türkiye kuşkusuz Asya, Avrupa ve Orta Doğu ortasındaki kolay ulaşılabilir ve stratejik konumu ile satıcı ve müşterilerin kolay toplandığı bir buluşma noktası. Bu kapsamda Türkiye, fuarcılık sektörü için büyük önem taşıyor. 2012 yılında Deutsche Messe’nin yurt dışı ticari fuarlarında büyüme kaydedildi, özellikle Türkiye ve Çin pazarları beklenildiğinden daha iyi bir performans sergiledi. Türkiye’de 19 fuar organize ettik. 2013 yılında portföyümüze yeni projeler katılacak ve bu fuarlarımızı sene içerisinde açıklayacağız.”

“Fuar planımızı geliştirme hedefindeyiz”

İstanbul’da faaliyet gösteren bir başka Alman fuarcılık şirketi olan Messe Frankfurt İstanbul’un Genel Müdürü Aleksandar Medjedovic ise Türkiye’nin potansiyeli ve firmanın planları ile ilgili şunları söylüyor: “Türkiye fuarcılık pazarının 3 temel potansiyeli bulunuyor. Birincisi, Türkiye’nin iyi bir büyüme performansı göstermesi ve ekonomik göstergelerde istikrar sağlaması. Önümüzdeki yıllara ilişkin Türkiye ile ilgili tahminler gayet iyimser. Bu kapsamda fuarlar, Türkiye’nin ticari platformları için kilit önemde olacak. İkincisi Türkiye’nin ihracat odaklı bir ekonomi olması. Dolayısıyla Türkiye’deki fuarlarda ülkenin ihracat potansiyeli daha da öne çıkıyor. Son olarak da özellikle İstanbul’un bölge için önemli bir merkez olması geliyor. İstanbul, Güneydoğu Avrupa, Orta Asya ve Yakın Doğu bölgelerinin bölgesel merkezi konumunda. Bu kapsamda iki yılda bir düzenlediğimiz Automechanika ve Petroleum İstanbul fuarlarını ilerde her yıl organize edeceğiz. Buradaki fuar planımızı geliştirmeye bakıyoruz. Bununla birlikte yeni fuarlar açıklamamız da olanak dahilinde.”

Türkiye’yi Mart Ayında 1.8 Milyon Yabancı Ziyaret Etti

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 24 Nisan 2013 - 12:47

Türkiye’yi ziyaret eden yabancı turist sayısı 2013 yılının Mart ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26 Türkiye’yi ziyaret eden yabancı turist sayısı 2013 yılının Mart ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26.06 oranında artışla 1 milyon 841 bin 154 kişiye ulaştı. Yılın ilk üç ayında Türkiye’yi ziyaret eden yabancı turist sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22.52 oranında artışla 4 milyon 214 bin 348 kişi oldu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden elde ettiği 2013 yılı Mart ayı geçici Giriş-Çıkış Yapan Yabancı ve Vatandaşlar verilerini açıkladı. Buna göre, Mart ayında Türkiye’yi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26.06 oranında artışla 1 milyon 841 bin 154 oldu. 2012 yılı Mart ayında Türkiye’yi ziyaret eden yabancı sayısı 1 milyon 460 bin 563 kişi düzeyinde gerçekleşmişti.

Mart ayında Türkiye’ye gelen 1 milyon 841 bin 154 yabancı ziyaretçinin 40 bin 390’ının (yüzde 2.19’u) günübirlikçi olduğu belirlendi.

-EN ÇOK GİRİŞ YAPILAN SINIR KAPILARI-

Mart ayında Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçilerin en çok giriş yaptıkları sınır kapılarının bağlı olduğu iller sıralamasında ilk 5 il İstanbul, Antalya, Edirne, Artvin ve İzmir oldu.

/**

Yabancı ziyaretçilerin en çok giriş yaptığı sınır kapıları

İller Pay(%) Kişi sayısı

İSTANBUL 45.57 839.015

ANTALYA 18.25 336.060

EDİRNE 10.34 190.324

ARTVİN 6.97 128.336

İZMİR 2.50 46.012

**/

-YILIN İLK ÜÇ AYINDA TÜRKİYE’Yİ ZİYARET EDEN YABANCI SAYISI YÜZDE 22.52 ARTTI-

2013 yılı Ocak-Mart döneminde Türkiye’yi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22.52 artış göstererek 4 milyon 214 bin 348 oldu. Geçen yıl aynı dönemde Türkiye’yi ziyaret eden yabancı sayısı 3 milyon 439 bin 745 kişi düzeyinde bulunuyordu.

-TÜRKİYE’YE GELEN YABANCI ZİYARETÇİLERİN YÜZDE 1.84’Ü GÜNÜBİRLİKÇİ-

2013 yılı Ocak-Mart döneminde Türkiye’ye gelen 4 milyon 214 bin 348 yabancı ziyaretçinin 77 bin 728’inin (yüzde 1.84) günübirlikçi olduğu belirlendi. Ocak-Mart döneminde Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçilerin en çok giriş yaptıkları sınır kapılarının bağlı olduğu iller sıralamasında ilk 5 il İstanbul, Antalya, Edirne, Artvin ve Hatay oldu.

/**

Ocak-Şubat döneminde yabancı ziyaretçilerin en çok giriş yaptığı sınır kapıları

İller Pay(%) Kişi sayısı

İSTANBUL 47.20 1.989.315

ANTALYA 13.94 587.400

EDİRNE 11.03 464.642

ARTVİN 8.17 344.360

HATAY 2.78 117.139

**/

-MART’TA TÜRKİYE’YE EN ÇOK ZİYARETÇİYİ Almanya GÖNDERDİ-

2013 yılı Mart döneminde Türkiye’ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Almanya yüzde 16.69 pay, 307 bin 265 kişi ile birinci, İran yüzde 7.09 pay, 130 bin 520 kişi ile ikinci, Gürcistan yüzde 6.62 pay, 121 bin 855 kişi ile üçüncü sırada yer aldı. Gürcistan’ı Suriye, Bulgaristan, Rusya Federasyonu, İngiltere, Yunanistan, Azerbaycan ve Fransa izledi.

-YILIN İLK 3 AYINDA TÜRKİYE’YE EN ÇOK ZİYARETÇİYİ Almanya GÖNDERDİ-

2013 yılı Ocak-Mart döneminde Türkiye’ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Almanya yüzde 13.32 pay, 561 bin 255 ziyaret ile birinci olurken, Almanya’yı yüzde 7.89 pay, 332 bin 491 ziyaretçiyle Gürcistan, yüzde 7.55 pay ve 318 bin 108 kişi ile Suriye izledi.

Suriye’yi Bulgaristan, İran, Rusya Federasyonu, Yunanistan, İngiltere, Azerbaycan ve Irak takip etti.

/**

Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçilerin yıllara ve aylara göre dağılımı

Değişim

Aylar Yıllar Oranı (yüzde)

2011 2012 2013* 2012/ 2013/

2011 2012

Ocak 975.723 981.611 1.104.754 0,60 12,54

Şubat 1.079.505 997.571 1.268.440 -7,59 27.15

Mart 1.617.782 1.460.563 1.841.154 -9,72 26.06

Nisan 2.290.722 2.168.715 -5,33

Mayıs 3.283.125 3.232.926 -1,53

Haziran 3.780.637 3.882.592 2,70

Temmuz 4.597.475 4.571.389 -0,57

Ağustos 4.076.783 4.470.202 9,65

Eylül 3.923.546 3.991.415 1,73

Ekim 3.039.754 3.050.981 0,37

Kasım 1.596.295 1.631.647 2,21

Aralık 1.194.729 1.343.220 12,43

Toplam 31.456.076 31.782.832 1,04

3 aylık

Toplam 3.673.010 3.439.745 4.214.348 -6.35 22.52

(*)Veriler geçici.

**/ – Ankara

Kahramanmaraş Piazza Avm 26 Nisan’da Kapılarını Açıyor

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 24 Nisan 2013 - 12:47

Türkiye’de alışveriş merkezi konseptine yeni bir anlayış getiren, sadece alışveriş değil yaşam alanları inşa eden Rönesans Holding’in Kahramanmaraş’ta ABD’li AGP firması ile ortaklaşa kurduğu Piazza Alışveriş ve Eğlence Merkezi için geriye sayım başladı. 26 Nisan’da açılacak Pizza AVM, 2 bin 500 kişilik istihdam sağlayacak.

Kentin sosyal dokusuna hitap edecek şekilde düzenlenen ve bölgenin en büyük AVM’si olma özelliğini taşıyan Kahramanmaraş Piazza, 26 Nisan’da kapılarını halka açmaya hazırlanıyor. 36 dönümlük alanda, 5 katlı olarak inşa edilen ve toplam kapalı alanı 110 bin metrekare olan alışveriş merkezinde 160’a yakın ulusal ve uluslararası markalara ait mağazalar yer alıyor. Alışverişin yanı sıra eğlence ve yaşam merkezi olarak inşa edilen Piazza’da, 10 sinema salonu, bowling ve buz pisti bulunuyor.

KENTİN MERKEZİNDE, BAĞLANTI NOKTASINDA

Kentin merkezinde, doğu ve batı çevre yollarının kesiştiği noktada bulunması dolayısıyla çevre bölgeye de hitap eden Kahramanmaraş Piazza, 830 araçlık kapalı, 250 araçlık da açık otoparka sahip. 2 adet yürüyen bant, 10 adet yürüyen merdiven, 5 adet müşteri asansörü bulunan dev AVM’nin Food Court oturma alanının kapasitesi 2200, terasın 650, toplam oturma alanının kapasitesi ise 3.000 metrekare.

Ulaşım kolaylığı avantajıyla çevre iller Gaziantep, Osmaniye, Adıyaman, Malatya, Adana ve İskenderun’a da hitap eden Piazza AVM’de 5M Migros, Koçtaş, Teknosa, LWC, Media Markt, Crazy Game, Cinemaximum da yer alıyor. 160 ulusal ve uluslararası markalara ait mağazaların yer aldığı alışverişin merkezi, Kahramanmaraş’ın ilk alışveriş merkezi olma özelliğini taşıyor.

Kahramanmaraş Piazza’nın, bölgenin sadece ekonomisine değil, sosyal hayatına da büyük katkı sağlaması bekleniyor. Piazza Kahramanmaraş Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nin, vereceği hizmetleri ile alışveriş ve eğlence alışkanlıklarını değiştireceği belirtiliyor. İnşaatına başlandığı günden itibaren binlerce kişiye istihdam imkanı sunan Kahramanmaraş Piazza, hizmete girdiğinde doğrudan yaklaşık 2.500, dolaylı olarak on binlere istihdam kapısı açacak.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti Türk Yatırımcıları Çağırıyor

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 24 Nisan 2013 - 12:47

Maden zengini 70 milyonluk dev pazar Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden, İzmirli işadamlarına ortaklık çağrısı geldi. Büyükelçilik Müsteşarı Augustin Nkutun Zemba, ülkesindeki ticari fırsatları, İzmir Genç İşadamları Derneği (İGİD) üyelerine anlattı ve yatırım çağrısında bulundu.

Dış ticaret çalışmalarının merkezine Afrika’yı konumlandıran İGİD’de düzenlenen toplantıda, Demokratik Kongo’daki ticari fırsatlar değerlendirildi. Müsteşar Zemba, Türkiye ekonomisinin sürekli gelişen performansının Afrika’da dikkatle izlendiğini, ucuz ve kaliteli Türk ürünlerinin ülkesinde rekabet şansının yüksek olduğunu ifade etti: “Afrika’daki orman varlığının neredeyse yarısı bizim ülkemizde; orman ve ağaca dayalı sanayi için önemli bir potansiyeli ifade ediyor. Zengin doğal kaynaklarımız ve hammadde varlığımız var. Bu zenginliği Türklerle birlikte değerlendirebiliriz. Kamu hizmet binaları ve altyapı yatırımları konusunda ülkemde önemli bir hareketlilik ve pazar var. İnşaat ve enerji konusunda yapılacak yatırımlarda her türlü işbirliği ve desteğe hazırız.”

İGİD Başkan Mehmet Timuroğlu da Afrika ülkeleriyle ticaretin son yıllarda katlanarak arttığına dikkat çekti. Demokratik Kongo Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosu da olan Timuroğlu, şunları söyledi: “Afrika, Türk ihracatçılar için yükselen yıldız niteliğinde. İzmirli işadamlarının bu trendin dışında kalmaması, son yıllarda yoğunlaştığımız Afrika’yı daha yakından tanıtmak için dernek binamızda tanıtım toplantıları düzenliyoruz. İzmirli işadamları, Afrika’ya girmekte geç kaldı. İGİD’in bu kıtaya hedef pazar olarak yoğunlaşmasının ardından her geçen gün daha fazla üyemizin ilgilendiğini görüyoruz. İzmirli KOBİ’lerin Afrika pazarına ilgisinin azalmaması için üyesi bulunduğumuz Türkiye Sanayici ve İşadamları Konfederasyonu (TUSKON) ile Ege ve Batı Akdeniz Sanayici ve İşadamları Federasyonu (ESİDEF) organizasyonuyla sık sık bölgeye gidiyor, Afrikalı işadamı heyetlerini de İzmir’de ağırlıyoruz. Hedefimiz, daha çok İzmirli işadamını Afrika pazarına taşımak.”

Kılavuzlu Sulama Projesi’yle 3 İlde 107 Bin Hektar Alan Sulanacak

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 24 Nisan 2013 - 10:57

Tarımsal üretimin artması ve kırsal kalkınmanın sağlanması için büyük önem taşıyan Orta Ceyhan Menzelet Kılavuzlu Sulama Projesi’nin ilk etabının yıl sonunda tamamlanması planlanıyor. Proje, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Hatay sınırlarındaki tarım arazileri can suyu olacak.

Saniyede 80 metreküp suyla Amik Ovası’nı sulayacak projede, ikinci etabın tamamlanmasıyla Türkoğlu, Nurdağı, İslahiye ve buradan da Hatay’a ulaşacak suyla, 107 bin hektar alanda sulu tarıma geçilmesi hedefleniyor. İhalesine 18 yıl önce başlanan, ancak ödenek yetersizliği nedeniyle uzun süre çalışma yapılamayan Kılavuzlu sulama kanalı birinci etap inşaatında sona yaklaşıldı. Projenin Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamına alınmasıyla hız kazanan kanal inşaatında, Kılavuzlu Barajı’ndan Aksu Çayı’na kadar olan 38 kilometrelik kanal inşaatının yüzde 80’i tamamlandı. Projenin hayata geçirilmesiyle Ceyhan Nehri’nin beslediği Kılavuzlu Barajı ile Menzelet Barajı’nın suyu, yaklaşık 86 kilometre uzunluğundaki ana kanaldan Amik Ovası’na ulaşacak.

Çalışmalarla ilgili bilgi veren Devlet Su İşleri (DSİ) 20. Bölge Müdürü Mevlüt Aydın, kanal inşaatının ilk bölümünün yıl sonunda tamamlanacağını bildirdi. Menzelet Barajı’ndan alınan suyun İslahiye Ovası’na ulaşmasıyla projenin sonlandırılacağını aktaran Aydın, kanalın Aksu Çayını sifon sistemiyle geçeceğini belirtti. Ana kanalın yaklaşık 86 kilometre uzunluğunda olduğunu, 48 kilometrelik ikinci bölüm inşaatına 2013 yılında başlanacağını kaydeden Aydın, “İkinci kısım inşaatı Aksu Çayı’ndan başlayıp, Nurdağı’nı 5,5 kilometrelik tünelle geçerek, Emen Ovası’ndan İslahiye Ovası’na inecek. Ardından ana kanallar tamamlandıktan sonra tarlalara suyu götürecek şebeke ihalesi yapılacak.” diye konuştu.

TARIM ARAZİLERİNİN SU ALTINDA KALMASI ÖNLENECEK

Kanal projesiyle tarım arazilerinin su altında kalmasının önleneceğini anlatan Aydın, Türkoğlu ilçesinde tarım alanı ile bazı yerleşim yerlerinin su altında kaldığı, eski adıyla Gavur Gölü olarak bilinen Sağlık Ovası’nın su baskınlarından kurtulacağını ifade etti. Aydın, ovada göllenen suyun kanalla Tahta Köprü Barajı’na akıtılacağını söyledi.

Projenin sona ermesiyle 3 ilde toplam 107 bin hektar alanda sulama yapılacağın kaydeden Aydın, şu bilgileri verdi: “Bunun 27 bin hektarını Kahramanmaraş, 34 bin hektarını Gaziantep ve 46 bin hektarını da Hatay’daki araziler oluşturuyor. Burada yaklaşık bir milyon dönüm arazinin sulanması söz konusu. Bu proje hem enerji üretimi, hem sulama, hem de ileriye dönük istenirse içme suyu olarak kullanılabilecek.”

Proje bedelinin yaklaşık 1 milyar TL olduğunu belirten Aydın, hükümetin Orta Ceyhan Menzelet Projesi’ni GAP kapsamına almasıyla ödenek sorununun çözüldüğünü sözlerine ekledi.

Riyad Turizm Fuarı’nda Türk Firmalarına Büyük İlgi

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 24 Nisan 2013 - 10:56

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen “5. Riyad Turizm Fuarı’nda” Türk turizm firmaları büyük ilgi gördü.Yaz tatili öncesi plan yapan Suudi halkı, fuarda Türk stantlarına yoğun ilgi gösterdi. Fuarı gezen yerli halk, Türkiye’nin turizm bölgeleri ve fiyatlar hakkında bilgi aldı.Fuarı gezen Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Ahmet Muhtar Gün, firma yetkilileri tek tek ilgilendi. Cihan Haber Ajansı’na(Cihan) konuşan Büyükelçi Gün şunları söyledi: “Türkiye ile Suudi Arabistan’ın arasındaki turizm ilişkilerinin gelişmesi bizim temel önceliklerimizden bir tanesi. Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye giden turist sayısında son dönemde ciddi bir artış var.” dedi.

Büyükelçi, 2009 yılında 30 bin civarında olan turist sayısının geçen yıl 200 bin dolayında gerçekleştiğine dikkat çekti.

Turizm şirketlerine eşlik Bursa Valisi’nin kültür ve turizmden sorumlu yardımcısı Samet Ercoşkun, 20 kişilik bir grupla Bursa’nın tanıtımı için geldiklerini belirtti.

Ercoşkun; “Son 3-4 yılda Ortadoğu’dan Türkiye’ye turizmden patlama denebilecek nitelikte ciddi bir sayısal artış olduğunu ifade etmek mümkün. Bizler bu çalışmaları ülkemiz adına ne kadar arttırabiliriz, ve ülkemize gelen turistlerin pastasından da Bursa adına ne kadar pay alırız düşüncesiyle çalışmalarımızı yürütüyoruz.” dedi.

Fuara katılan Suudili Arabistan vatandaşı Abdürrazzak al-Zahrani, Türkiye’nin çok güzel bir turizm ülkesi olduğunu belirtti. Al-Zahrani Türkiye’nin hükümetiyle ve özel girişimcileriyle turizme ayrı önem verdiklerini dile getirdi. Trabzon’dan fuara katılan Ali Sait Kaya ise geçen yıl 600’den fazla Suudili turist gezdirdiklerine söyledi. Kaya, Arap turistlerin Trabzon’da en çok Uzungöl, yaylalar, Coşandere, Ayder Yaylası ve yeşilin bulunduğu yerlere rağbet gösterdiklerini kaydetti.

Macaristan Faizleri 4,75’e İndirdi

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 24 Nisan 2013 - 8:51

Macaristan Merkez Bankası Yönetim Kurulu, bugün yaptığı toplantının ardından uzmanların beklentilerine uygun bir karar alarak, faizleri yüzde 4,75’e indirdi. Analistler faizlerdeki bu düşüşü tarihi düşüş olarak niteleyerek, “Beklenen bir adımdı. Asıl tartışma konusu, düşüşün yüzde kaç olacağıydı” yorumunda bulundular.

Faizlerin yaza kadar yüzde 4 seviyesine inebileceğini ifade eden analistler, bu düşüşün uzun vadede duraklama olmadan sürmesinin söz konusu olabileceğini öne sürüyor.

Macaristan ekonomisinde mart ayında pozitif bir dalga oluşarak, enflasyonu yüzde 2,2’ye kadar düşmesine yol açmıştı.

Macaristan ekonomisi konusunda ikiye ayrılmış durumda olan analistlerden bir kısmı, şartların elverişli olması ve Avro karşısında Macar para birimi Forint’in değer kazanmaya başlaması ile son dokuz ayda faizlerde indirime gidilerek iyi bir sıçramanın olma ihtimalini savunuyor.

Çok sayıda analist de uzun vadede kararlı olmayan ekonomik politikalardan ve dış etkenlerden çabuk etkilenmesinden dolayı ekonominin kırılgan olduğunu düşünüyor. – BUDAPEŞTE

Güres Group 50. Yılını Kutladı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 23 Nisan 2013 - 13:46

50. altın yılını kutlayan Güres Group, yarım asırlık başarı dolu bir tarihe sahip olmanın haklı gururunu yaşadı.

Manisa Saruhanlı’daki küçük bir çiftlikte kurulan ve bugün Türkiye’nin tek çatı altında toplanmış en büyük tam entegre yumurta üretim tesisine sahip olan Güres Group, yarım asırlık tarihini Swissotel Grand Efes’te düzenlenen bir davetle kutladı.

Cumhuriyeti kuran ilk milletvekillerinden Ahmet Remzi Güres tarafından 1938 yılında temelleri atılan firma, 50. yılına yakışan görkemli bir gece düzenledi. Geceye devlet erkanı, Güres Group çalışanları, iş ortakları ve tedarikçileri katıldı.

Başarının yolunun inanç, özveri ve emekten geçtiğini vurgulayan Güres Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mustafa Güres’in açılış konuşmasıyla başlayan davet, son dönemin başarılı isimlerinden Ziynet Sali ve Blue Note Orkestrası’nın performanslarıyla devam etti. Gecede, küçük bir çiftlikte 600 adet tavukla başlayarak sektör liderliğine uzanan Güres Group’un hikayesinin anlatıldığı 50. Yıl özel filmi de gösterildi. Kaliteli ürünlerin ancak kaliteli iş gücüyle ortaya çıkabileceğini, uzun yıllardır bölgeye sağladığı istihdamın manevi bir karşılığı olarak alan firmaya, Belediye Başkanı Süleyman Kahramanlar tarafından plaket verildi. Davet için hazırlanan özel menü konukların damaklarında; gecede yaşanan keyifli anlar da hafızalarda unutulmaz tatlar bırakırken, Güres Group yönetimi ve çalışanları yeni hedefleri için moral depoladılar.

DÜNDEN BUGÜNE GÜRES

Ahmet Remzi Güres, 1938 yılında, Manisa Saruhanlı’da kurduğu çiftlikle Güres Group’un temellerini attı.

1963 yılında, Ahmet Remzi Bey’in Saruhanlı’da kurduğu tavuk çiftliğine, 600 adet tavuk alarak adım attığı bu yeni işkolu, bugünkü Güres Group’un liderlik misyonunu üstlendiği yumurta sektörüne girişinin zeminini hazırladı.

Güres Group, yumurta üretim tesislerinden yem fabrikasına, viyol fabrikasından kuluçka, yarka ve damızlık üretim tesislerine, gübre üretim tesisinden kafes ve ekipman üretim fabrikasına, Türkiye’nin tek çatı altında toplanmış en büyük tam entegre yumurta üretim tesisi olarak görülüyor.

Güres Group, güçlü markalarıyla büyüme stratejisi doğrultusunda, kendi teknoloji ve Ar-Ge gücüyle geliştirdiği kaliteli ürünlerini, yurt içi ve yurt dışındaki değerli müşteri ve tüketicilerine, etkin satış ve işbirliği faaliyetleri ile pazarlayarak, yerel ve global pazardaki konumunu her geçen gün daha da güçlendiriyor. Ülkede tek çatı altına toplanmış en büyük entegre yumurta tesisine sahip olan Güres Group, sahip olduğu ulusal ve uluslararası kalite belgeleriyle, koşulsuz müşteri memnuniyeti ilkesiyle, müşterilerine, tüketicilerine, halkına ve ülkesine hizmete devam ediyor.

Profesyonel örgütlenme ve kurumsallaşmaya önem vererek marka ve teknoloji gücünü artıran Güres Group, doğru hedefler ve stratejilerle büyüyerek, faaliyet alanlarına; Damızlık Yumurta Üretim Tesisi, Kuluçka Tesisi, Yumurtacı Yarka Üretim Tesisi, Yumurta Üretim Tesisleri, Bıldırcın Yumurtası Üretim Tesisi, Pastörize Sıvı Yumurta Fabrikası, Tavukçuluk Teknolojisi Fabrikası, Yem Fabrikası, Viyol Fabrikası, Mikrobiyoloji ve Gıda Laboratuarları, Arıtma Tesisi, Organik Gübre Fabrikası ve

tarım ürünlerini de ekledi. – MANİSA

Tepkilere Rağmen 34 Yeni Hes

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 23 Nisan 2013 - 13:46


Artan enerji talebini dikkate alarak arz güvenliğini sağlamak için bu alandaki yatırımlara hız veren Türkiye, çabalarının karşılığını almaya devam ediyor.

Geçen yıl sonu itibariyle 771 santralle 57 bin 58 megavatlık kurulu güce ulaşan Türkiye, bu yılın ilk çeyreğinde kurulu gücünü 57 bin 794 megavata çıkardı. Bu dönemde üretime başlayan 34 santral, kurulu güce 741 megavat katkıda bulunurken, 5 megavat kapasiteli bir santralin devre dışı kalmasıyla toplam artış 736 megavat oldu.

Yeni kurulan santrallerin yakıt türlerine göre dağılımına bakıldığında HES’lerin fazlalığı dikkati çekiyor. Hidrolik barajlı 3, hidrolik akarsulu 21 santralin ilave kurulu güçteki payı yüzde 65’i, büyüklüğü 482 megavatı buluyor.

HES’leri doğalgaz+LNG kaynaklı santraller izliyor. Bu özellikteki 5 santralin ilave kurulu güce katkısı yüzde 12’lik oranla 93 megavata karşılık geliyor.

Söz konusu dönemde 2 rüzgar enerjisi santrali de devreye girdi. Kurulu gücü 107 megavat olan santrallerin katkısı ise yüzde 14,5 seviyesinde oldu.

Yeni santrallerin 27’si serbest üretim yapan şirketlerce kuruldu.

Üretime başlayan santrallerin yakıt türlerine göre dağılımı ve kurulu güce katkıları şöyle:

Yakıt Türleri 2013 İlk Çeyrek

Kurulu Güç Katkı Santral Sayısı

(megavat) (yüzde)

İthal kömür + taş kömürü + linyit 37,0 5,0 1

Doğalgaz + LNG 93,3 12,7 5

Yenilenebilir + atık 21,2 2,9 2

Çok yakıtlılar sıvı + doğalgaz -5,1 -0,7 -1

Hidrolik barajlı 207,4 28,2 3

Hidrolik akarsu 275,2 37,4 21

Rüzgar 107,0 14,5 2

TOPLAM 736,0

Yayıncı: Necati Keleş – Ankara

“Babacan Haklı, Ancak Gaza Basmalıyız”

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 23 Nisan 2013 - 10:04

Ankara Genç İşadamları Derneği (ANGİAD) Başkanı Abdullah Değer, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın G20 zirvesinden sonra yaptığı uyarıları yerinde buldu. Değer, küresel krizin baş gösterdiği bir ortamda Türkiye’nin gaza basması gerektiğini belirterek, “Küresel ekonomik kriz daha uzun süre devam edecek gibi görünüyor. Kendimizi buna hazırlamalı, büyüme için frene değil gaza basmalıyız.” dedi.

Cihan Haber Ajansı muhabirine konuşan Başkan Abdullah Değer, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın, uyarılarının dikkate değer olduğunu vurguladı. Babacan’ın da işaret ettiği gibi 2013 yılının belirsizlikler yılı olacağını söyleyen Değer, “Küresel ekonomik krizin etkileri hala devam ediyor. Sayın bakanın da altını çizdiği gibi krizden nasıl çıkılacağına ilişkin somut sonuç bulunmuyor. Türkiye’nin ihracattaki en büyük pazarı olan AB ülkelerinin durumu ortada. Görünen o ki kriz daha uzun süre devam edecek. Bu nedenle ülke olarak her türlü kötü senaryoya hazırlıklı olmamız, belirsizliklere karşı istikrarımızı sürdürmemiz gerekiyor.” açıklamasını yaptı.

BÜYÜME İÇİN GAZA BASMALIYIZ

Türk ekonomisinin 2012 yılı büyüme performansının beklentilerin altında yüzde 2.2 olarak gerçekleştiğini belirten Başkan Değer, “Ekonomideki yavaşlamaya büyük oranda iç talep yetersizliğinin yanı sıra sıkı para ve maliye politikaları neden oldu. 2013 yılı için hedeflenen yüzde 4 oranındaki büyümeye ulaşmak ve küresel krizden minimum düzeyde etkilenmek için para ve maliye politikalarında gevşemeye yönelmek gerekir. Türkiye ekonomisi büyüyebilecek kapasiteye ve güce sahip. Yüzde 4’ün üzerinde büyüme sağlayabilmemiz için aşırı ihtiyatlı hareket etmekten, yani frene basmaktan vazgeçmek zorundayız. Ülkelerin taşıyıcı gücü ekonomidir. O nedenle Türkiye ekonomisi ne olursa olsun büyümek durumundadır. Bunu başarmanın yolu da frene değil gaza basmaktan geçmektedir. ANGİAD olarak öteden beri savunduğumuz şey budur. Diğer yandan da yatırım, üretim ve istihdam yaratan kesimlerin desteklenmesi öncelikli meselemiz olmalıdır.” diye konuştu.

ABD’de, Türk Ekonomisi: Fırsatlar ve Zorluklar Paneli

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 23 Nisan 2013 - 10:04

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser, “Türkiye, kriz sonrası dönemde çok iyi iş çıkardı, demografik yapısından dolayı gelecek on yılda da yine iyi gidecek” dedi.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Koç Üniversitesi ve Ekonomik Araştırmalar Forumu (ERF) tarafından ABD’nin başkenti Washington’da,

“Türk Ekonomisi: Fırsatlar ve Zorluklar Paneli” düzenlendi.

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin kriz sonrası dönemde çok iyi iş çıkardığını söyledi.

“Türkiye, demografik yapısından dolayı gelecek on yılda da yine iyi gidecek” diyen Raiser, yine de yavaş büyümeden kaçınılması için yapısal reformlara ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Raiser, Türkiye’nin önemli oranda altyapı yatırımları gerçekleştirdiği ifade ederek, ekonomik hareketlerin üç büyük şehirden çıkıp diğer bölgelere dağılmasının da ülkenin sosyal kapsayıcılığında ciddi rol oynadığını dile getirdi.

Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme için yapması gerekenlere değinen Raiser, bunları “bölge ve diğer pazarlara yönelik entegrasyonu derinleştirme, verimliliği canlandırma, enerji verimliliği, tasarruf ve kadın iş gücünü artırma ve kurumları yüksek gelirli ülke yapısına uyumlu hale getirme” olarak sıraladı.

Raiser, ayrıca, Türkiye’nin bölgesi ve dünyada yükselen bir güç olduğunu da kaydetti.

-“Kadınların istihdamı artırılmalı”-

IMF Araştırma Bölümü danışmanı Prakash Loungani de Türkiye’deki işgücü piyasasına yönelik sunum yaptı.

Türkiye’de işsizlik oranlarının 2009 krizinden bu yana azaldığını belirten Loungani, ancak uzun dönemli işsizlik oranlarının biraz kaygı verici olduğunu kaydetti. Loungani, işsizlik oranlarının kadınlarda daha kötü olduğunu, bu noktada adımlar atılması gerektiğini ifade etti.

İşsizlik oranları ve piyasadaki boş istihdam alanlarına bakıldığında, ekonomik büyümenin istihdama çok fazla yansımadığının görüldüğünü anlatan Loungani, ancak yaş gruplarına göre değerlendirildiğinde tablonun biraz daha değiştiğini dile getirdi. Loungani, işgücü piyasasının daha rekabet edebilir hale getirilmesinin önemine işaret etti.

-“Son yılların en ilgi çekici para politikalarından biri”-

John Hopkins Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Laurence Ball da para politikasına değindi.

Türkiye’nin para politikasını “son yılların en ilgi çekici para politikalarından biri” şeklinde tanımlayan Ball, Türkiye’nin, merkez bankalarıyla ilgili geleneksel dogmaların ötesine geçtiğini kaydetti.

Ball, Türkiye Merkez Bankasını para politikasına yönelik bazı eleştirilere işaret ederek, “Bence tam tersi, yeni çerçeve, geleneksel politikadaki problemler düşünüldüğünde, denemeye değer” dedi. – Washington

‘Satılık AB Vatandaşlığı’

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 23 Nisan 2013 - 10:04

Kıbrıs’ın, en az 3 milyon euro yatırım yapan her Rus işadamına AB vatandaşlığı vereceğini duyurması, tartışmaları da beraberinde getirdi.
Parayla saadet mümkün. Özellikle de AB üyesi bir ülkenin vatandaşlığı para ile satın alınabiliyorsa. Birçok yabancı işadamı, AB pasaportu ile çok daha rahat seyahat edebilmek istiyor. Bu sayede vize çilesi ortadan kalkmış oluyor. AB pasaportu ile Avrupa’da ticaret yapmak da kolaylaşıyor.

Bir süredir darboğazda olan AB üyesi Kıbrıs’ın pasaportuna sahip olabilmek için bu ülkeye en az üç milyon euro yatırım yapmak yeterli. Bunu açıklayan, bizzat Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis. Cumhurbaşkanı, geçen günlerde Limasol’da yapılan yıllık ekonomi buluşma toplantısında Rus işadamlarını yatıştırmaya çalıştı ve AB’nin kurtarma paketi nedeniyle oluşacak zararın farkında olduğunu söyledi.

Aslında daha önce de zenginlerin Kıbrıs vatandaşı olması mümkündü. Ancak bunun için ülkeye beş yıl boyunca en az 15 milyon euro yatırım yapmak gerekiyordu. Krizle birlikte kaynağa ihtiyaç duyan Rum yönetimi, bu miktarı 3 milyon euroya düşürdü.

‘Yakışıksız buluyorum’

Yeşiller Partisi üyesi Avrupa Parlamentosu milletvekili Jan Philipp Albrecht uygulamayı eleştiriyor:

“Esas itibariyle, AB ülkelerinin vatandaşlıklarını, böylesine keyfi bir şekilde vermesini düşündürücü buluyorum. Bir AB ülkesinde yıllardır yaşayan ve çalışan ve buna karşın yıllardır vatandaşlık alabilmek için bekleyen çok sayıda insan var. Kıbrıs’ta kontroller gerektiğince yapılmadığı için kara para aklama yoluyla çok para kazanabilen insanlara vatandaşlığın sunulmasını, yakışıksız buluyorum.”

AB üyesi ülkelerin göç politikaları birbirinden çok farklı. Kıbrıs gibi İrlanda’da da 2001 yılına kadar yatırım aracılığıyla ülkenin vatandaşlığını alabilmek mümkündü. Günümüzde ise eğitim, sağlık, sanat ya da spor alanlarındaki kamu projelerine en az 500 bin euro yatırım yapmakla, oturma izni alınabiliyor. Bir başka AB üyesi ülke, Portekiz gayrimenkul satın alınmasıyla göçe olanak tanıyor. Komşu İspanya da gelecekte bu uygulamayı hayata geçirmeyi istiyor. En az 160 bin euro değerinde ev satın alanlara oturma izni verilmesi planlanıyor. Macaristan’da ise devlet tahvili satın almak oturma izinin kapısını aralıyor. Buna en çok ilgi gösterenler ise Ruslar, Çinliler ve Hindistanlılar.

Vatandaşlığı kolaylaştırıcı unsurlar

Avusturya ise yasal düzenlemelerle vatandaşlığın alınmasını mümkün kılan ülkelerden biri. Avusturya Cumhuriyeti’nin yüksek çıkarlarını ilgilendiren durumlarda ya da olağanüstü başarı sahibi yabancılar söz konusu olduğunda, vatandaşlık kolayca kazanılabiliyor. Örneğin geçen yıllarda Suudi bir otel yatırımcısı ve Rus opera sanatçısı Anna Netrebko Avusturya vatandaşlığını aldı.

Münster Üniversitesi’nin eski öğretim üyelerinden, göç politikaları uzmanı Dietrich Thränhardt, vatandaşlık uygulamalarını eleştiriyor ama diğer yandan bunun Avrupa Birliği’ni tehlikeye atmadığı görüşünü dile getiriyor:

“Vatandaşlığın giderek ticari olarak görülmesi, dünya genelinde bir gelişme gibi gözüküyor. Bunu estetik açıdan sorunlu olarak görüyorum ama Avrupa Birliği’ni tehlikeye atan bir gelişme değil. Çünkü bu sayede vatandaşlık almak için başvuran insanların sayısı çok az.”

Sayı çok düşük

Avusturya İstatistik Dairesi’nin verilerine göre 2012 yılında yatırım alanında verdiği hizmetler nedeniyle vatandaşlık elde eden hiç kimse olmadı. 2011’de ise 23 kişiye bu sayede vatandaşlık verilmişti.

Göç politikaları uzmanı Dietrich Thränhardt Avusturya’da vatandaş olmanın koşullarının AB üyesi diğer ülkelere oranla çok daha zor olduğunu söylüyor. Thränhardt ancak genel olarak AB üyesi bütün ülkelerin, zenginlerin vatandaş olmalarını kolaylaştırdığı görüşünde.

Thränhardt Almanya’daki durumu ise “Almanya’da vatandaşlığın açık açık para karşılığı satılmasından çekiniliyor ama aslında uygulamada biz de benzer bir gelişme içindeyiz, çünkü çok açık bir biçimde iyi eğitim almış insanları arıyoruz. Aynı zamanda ekonomik açıdan işe yaramaz görülen, üçüncü dünya ülkelerinden Almanya’ya yoksul insanların gelmesini engelliyoruz. Bu durum Kıbrıs’taki ile benzer nitelikte. Sadece vatandaşlığın doğrudan veriliyor olması, Almanya ya da dünyanın başka yerlerindeki uygulamalar ile kıyaslandığında çok marjinal bir durum” sözleriyle açıklıyor.

Altının Kilogramı 84 Bin 850 Liraya Yükseldi

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 23 Nisan 2013 - 10:04

Borsa İstanbul Altın Piyasası Endeksi önceki kapanışa göre yüzde 0,48 oranında değer kazandı. Altının kilogramı kapanışta 84 bin 850 liraya yükseldi.

Altın piyasasında 6 işlemde 8 milyon 547 bin 565 lira ve 159 işlemde 246 milyon 233 bin 794,65 dolar işlem hacmi kaydedildi.

Gümüş piyasasında ise 1 işlemde 2 milyon 300 bin 100 lira ve 3 işlemde 128 bin 378,83 dolar işlem hacmi görüldü.

Altın piyasasında işlem hacmine göre en fazla işlem gerçekleştiren kurumlar Kuveyt Türk, Kaloti Jewellery, Menekşe Döviz, Rona Döviz ve DenizBank olarak sıralandı.

Bugün gerçekleştirilen işlemlere ilişkin veriler şöyle:

Altın Piyasası TL/KG DOLAR/ONS AVRO/ONS

Önceki Kapanış 82.600,00 1.438,00 1.068,00

En Düşük 81.750,00 1.410,00

En Yüksek 84.850,00 1.465,00

Kapanış 84.850,00 1.445,00

Ağırlıklı Ortalama 83.799,66 1.440,38

İşlem Miktarı (Kg.) 102 5.317

İşlem Sayısı 6 159

İşlem Hacmi(TL-Dolar-Avro) 8.547.565,00 246.233.794,65

Toplam İşlem Miktarı (Kg) 5.419

Toplam İşlem Adedi 165

Altın Piyasası Endeksi Önceki Kapanış 3.307

Altın Piyasası Endeksi Bugünkü Kapanış 3.323

Altın Piyasası Endeksi Değişim (yüzde) 0,48 – İstanbul

Oib Genel Kurulu 25 Nisan’da Yapılacak

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 5)
Paylaş
Tarih : 22 Nisan 2013 - 16:31

Uludağ İhracatçı Birlikleri’nde (UİB) Mali Genel Kurul takvimi işlemeye başladı. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), Uludağ İhracatçı Birlikleri’ne bağlı birlikler arasında, 2012 yılı genel kurulunu ilk gerçekleştiren birlik olacak.

Otomotiv endüstrisinin son 7 yılda ihracat şampiyonu olduğunu ve bu süreçte 12.5 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdiğini belirten OİB Başkanı Orhan Sabuncu, üyelerini, genel kurula katılmaya davet etti. Sabuncu, şunları dile getirdi:

“5910 Sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birlikleri’nin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun ve kanun uyarınca yayımlanan Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında yönetmelik gereğince, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği olarak, 2012 yılı olağan genel kurulumuzu 25 Nisan Perşembe günü gerçekleştireceğiz. Üyelerimizin katılımı bizler için büyük önem arz ediyor, kurulda OİB olarak, önümüzdeki bir yıllık çalışma programımızı belirleyeceğimiz gibi, geride bıraktığımız yıl yaptığımız çalışmaları da çok yönlü değerlendirme imkanı elde edeceğiz. İhracatımızın artması için ortaya çıkardığımız güç birliğinin yanında, genel kurulumuzda da beraberlik içinde olmayı temenni ediyorum.”

Genel kurul toplantısı sonrasında, otomotiv endüstrisinin 2012 yılı değerlendirmesinin de yapılacağı “Finansal Krizler ve Dünyaya Karşı Türkiye, Dünya ve Türkiye Ekonomisi” konulu bir konferans da düzenlenecek. Sektör bazında ihracatta liderliği sürdüren otomotiv endüstrisinin 2013 yılı öngörü ve beklentilerinin değerlendirileceği konferans, Prof. Dr. Özgür Demirtaş tarafından verilecek.

UİB’e bağlı diğer birliklerin genel kurulları ise şu tarihlerde gerçekleştirilecek: Uludağ Meyve Sebze Mamülleri İhracatçıları Birliği 29 Nisan Pazartesi, Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 29 Nisan Pazartesi, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği 30 Nisan Salı, Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 30 Nisan Salı.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Forex’te En büyük ” Destek ” ‘çiniz.
Forex’te En büyük ” Destek ” ‘çiniz.

20 Yılı aşkın piyasa ve sektör tecrübesi ile müşterilerine profesyonel anlamda hizmet vermekte olan Destek Menkul Değerler DestekFX adı altında

FED 2008 krizinin tutanaklarını yayınladı
FED 2008 krizinin tutanaklarını yayınladı

Amerikan Merkez Bankası (FED), 2008 yılındaki finansal kriz zamanında yapmış olduğu Federal Açık Piyasalar Komitesi (FOMC) toplantılarının

Yerli üretim dizel tren
Yerli üretim dizel tren

Türkiye Vagon Sanayi A.Ş.’nin (TÜVASAŞ) Adapazarı tesislerinde üretilen ilk yerli dizel tren seti Anadolu Mototren, İzmir- Balıkesir-Bandırma



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI