Döviz Kurlarının Arttığı Bu Dönemde İhracat Hesaplarının DAB İle Kapatılmamasının Olası Riski

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 05 Temmuz 2013 - 10:13

DÖVİZ KURLARININ ARTTIĞI BU DÖNEMDE İHRACAT HESAPLARININ DAB İLE KAPATILMAMASININ 

OLASI  RİSKİ

 

                                                                                           Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik
Hibe Fonları Uygulayıcısı, YMM

 

-Bilindiği üzere 28.01.2008 tarih ve 2008/13186 no.lu BKK ile ihracat bedellerinin yurda getirilmesi mecburiyeti kaldırılmıştır.Döviz kurlarının arttığı şu dönemde ,İhracat bedelleri gelmediği sürece firmanın dövizli alacağı söz konusu olduğundan geçici vergi döneminde VUK 280.maddeye  lehte kur farkını hesaplayarak ,% 20 vergi ödemesi söz konusudur.Bu durum bilinen bir konu.

-Bizim  bazı ihracatçılar arasında gözlemlediğimiz durum farklı.Bir örnek verirsek:ihracatçı firmanın ihracat bedeli  döviz olarak bankasına geliyor,mal bedelini getirmek serbesttir diye gelen ihracat bedeli  ile ilgili  olarak ihracat bedelinin kapanması için bankaya talimat vererek DAB kestirip TL’ye çevirtmiyor ve gelen bedeli başka amaçlar için hatta döviz olarak kullanıyor.

– Bize göre burada sorun çıkabilir.Çünkü muhasebede 120 nolu  alıcılar hesabının tali hesabında gösterilen  yurt dışı  alıcılar hesabına  muhasebe kaydı TL cinsinden yapılıyor.İhracat bedeli geldiğinde bankaya verilecek talimatla DAB kestirilir ve TL bedeli belirlenir. İlgili 120’li hesap kapanır ve arada geçen sürede döviz kuru artmış ise,bu fark yıl içinde gerçekleşmiş ise,601 nolu yurt dışı satışlar hesabının tali hesabı olan ihracat kur farkları hesabına,bir sonraki yılda ihracat bedeli  gelmiş ise 646 kambiyo karları hesabına kayıt yapılır.Döviz kuru düşüp kambiyo zararı oluştuğunda ,yıl içindeki kur zararları için  612 diğer indirimler hesabına,yıl aşılırsa 656 kambiyo zararları hesabına kayıt yapılır.Bize göre normal süreç budur.

-Eğer ihracat bedeli için, bankaya talimat vererek gelen dövizi ilgili ihracat bedelini kapatmak için DAB kestirmeyip,başka işlemler için gelen dövizi kullanırsak (hatta döviz olarak kullanırsak ) ne olur? Bize göre ihracat hesabı kapanmamış olur,kapanmayınca da döviz kurları arttıkça  lehte kur farkı  hesaplanıp,geçici dönemlerde ve yıllık olarak  nisan ayında  vergisini ödemek gerekir diye düşünüyoruz. ihracatçı firmaların bu  konuyu eleştirel analize tabi tutup ,bir değerlendirme yapmalarını  önermekteyiz.

İtalya’nın Kriz Çıkmazı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 30 Nisan 2013 - 20:08

İtalya’nın yeni başbakanı Letta, Berlin ziyaretinde AB’den kemer sıkma politikalarından vazgeçmesini istedi. Peki, İtalyan ekonomisi gerçekte ne durumda?
İtalya’nın yeni başbakanı Enrico Letta, Berlin’de Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir araya geldi. Görüşme sonrası düzenlenen basın toplantısında Letta, AB’nden kemer sıkma politikalarında ısrarcı olmaktan vazgeçmesini ve bunun yerine büyümeyi destekleyen girişimleri teşvik etmesini istedi.

Letta, “27 üyeli birliğin zor durumdaki ekonomilerine yardım etmek amacıyla büyümeyi teşvik etmenin ve istihdam yaratmanın kesinlikle gerekli olduğuna inanıyorum. Bu sayede vatandaşlarımız Avrupa’yı olumsuz değil olumlu bir şey olarak görür” şeklinde konuştu.

Merkel ise “İtalya’nın ekonomik reformlar ve finans sistemini düzene sokma konusundaki önemli ilerlemelerini” kabul etse de bütçe konsolidasyonu ve büyümenin birbirinden hariç tutulamayacağına vurgu yaptı.

Rus Enerji Devi Gazprom Yüzde 10 Daha Az Kazandı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 30 Nisan 2013 - 20:07

Rusya’nın enerji devi Gazprom 2012’de 1,18 trilyon ruble (38 milyar dolar) kar açıkladı. Şirket 2010’da 31,9 ve 2011’de de 44,5 milyar dolar kar açıklamıştı. Gazprom’un karı bir önceki yıla göre yüzde 10 civarında geriledi.

Şirketten yapılan açıklamada, rapor edilen karın enerji endüstrisi ve uluslar arası dev şirketler sektöründe dünyanın en büyük karlılıklarından biri olduğuna dikkat çekiliyor. Gazprom, net gelir bakımından ExxonMobil (44,88 milyar dolar) ve Apple’ın (41,74 milyar dolar) ardından dünyanın en karlı üçüncü şirketi konumunda. Gazprom’u Çin Sınai ve Ticari Bankası (Industrial and Commercial Bank of China – ICBC) izliyor.

İhracatın Yıldızları Ödüllendirildi

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 30 Nisan 2013 - 20:07

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Uludağ Hazırgiyim Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) ‘İhracatın Yıldızları’nı ödüllendirdi.

UTİB ve UHKİB, UİB Konferans Salonu’nda genel kurulunu yaptı. Ardından, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin katılımıyla ihracatın yıldızlarına ödül töreni düzenlendi. Törende konuşan UTİB Başkanı İbrahim Burkay, tekstil sektörünün gösterdiği gelişime dikkat çekti.

Afyonkarahisar’a 50 Milyon Euroluk Fabrika Yatırımı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 30 Nisan 2013 - 20:07

Afyonkarahisar’da 50 milyon euroya mal olacak ve tamamlandığı zaman yılda 120 bin tonun üzerinde dondurulmuş patates üretimi yapılacak olan tesisin temeli, bugün düzenlenen törenle atıldı.

Atakey Patates Gıda Üretim A.Ş tarafından Afyonkarahisar-Ankara Karayolu üzerinde 75 bin metrekarelik alan üzerine kurulacak fabrikanın temeli, bugün protokol üyelerinin katıldığı törenle atıldı. Törene Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, Atakey Patates Gıda Üretim A.Ş Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erhan Kurdoğlu ve iş adamları katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan Atakey Patates Gıda Üretim A.Ş Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erhan Kurdoğlu, kuracakları fabrika ile öncelikli olarak patates üretiminde Türkiye’de önemli bir yere sahip olan ve 10 binlerce patates üreticinin bulunduğu Afyonkarahisar’ın var olan potansiyelini daha fazla arttıracağını söyledi. Tesiste yıllık yaklaşık 200 bin ton patates kullanılarak üretimi yapılacak olan 120 bin tonun üzerinde dondurulmuş patatesin iç pazarda olduğu gibi bölge ülkelere de ithal edileceğini anlatan Kurdoğlu, ekonomiye önemli oranda katma değer sağlanacağını vurguladı. Kurdoğlu, ayrıca Afyonkarahisar’da yıllık 350 bin tonluk patates üretimi gerçekleştiren üreticilere de fabrika olarak sertifikalı ekim yaptırmayı, tohum, hasat ve ilaç desteği vermeyi hedeflediklerini kaydetti.

İngilizler Gdo’lu Boynuzsuz İnek Üretimine Başlayacak

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 29 Nisan 2013 - 11:50

İngiliz bilim adamları genetik kodlarını değiştirerek, boynuzsuz inek üretileceğini açıkladı.

Sunday Times’ın haberine göre, süt sağımı sırasında her yıl yüzlerce kişinin inek boynuzlarıyla yaralanmasına çare arayan Edinburgh Ruslin Enstitüsü bilim adamları ineklerin genetik kodlarını değiştirerek boynuzsuz inek üretecek. Geliştirilen proje kapsamında Holstein cinsi süt ineklerinden alınan kök hücre DNA’larda boynuzun gelişimini sağlayan şifreler değiştirildikten sonra elde edilecek kök hücreler embriyo haline getirilecek. Daha sonra bu emriyolar klonlama yöntemiyle çoğaltılarak boynuzsuz Holstein inek sayısı artırılacak. Araştırmayı yapan ekibin başında bulunan Prof. Geoff Simm, ABD’deki Minnesota Üniversitesi ile yapılan proje çerçevesinde elde edilecek yeni türle, her yıl yüzlerce kişinin yaralanmasının önüne geçileceği gibi, yine her yıl boynuz darbeleriyle diğer ineklerin de yaralanmasının engellenerek verim kaybının azaltılacağını söyledi.

Tav Bilişim, Suudi Arabistan’da İki Havalimanının Bilişim Alt Yapısını Gerçekleştirdi

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 29 Nisan 2013 - 11:50

Türkiye’de havalimanı işletmeciliğinde önemli bir marka olan TAV Havalimanları’nın bir iştiraki TAV Bilişim Hizmetleri, Suudi Arabistan’ın önde gelen iki havalimanı Riyad Kral Halid bin Abdulaziz ve Dammam Kral Fahd bin Abdulaziz havalimanlarının bilişim alt yapısını gerçekleştirdi.

Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan TAV Bilişim Hizmetleri Genel Müdürü Binnur Güleryüz Onaran yaptıkları bu hizmetle, Suudi Arabistan’daki önemli iki havalimanında faaliyet gösteren havayolları, yer hizmetleri firmaları ve havalimanı içersindeki terminal havacılık sistemlerinin entegrasyonunun sağlandığını ve yolcu memnuniyetinin en üst seviyeye çıkartmayı amaçladıklarını belirtti.

Bu projenin TAV Grubu dışında yürütülen ve hayata geçirilen en kapsamlı proje olduğunu belirten Binnur Güleryüz Onaran, şunları söyledi;

“Ulusal ve uluslararası olmak üzere 22 havalimanında yıllardır yürüttüğümüz bilgi teknolojileri çözümleri deneyimimizi, Riyad ve Dammam’da gerçekleştirilen projede de gösteriyor olmamız, bizim için büyük başarı. Havalimanı yönetim sistemleri ve uygulamaları konusunda geniş ürün portföyü ile anahtar teslimi çözümler sunan TAV Bilişim Hizmetleri, Suudi Arabistan’daki bu proje ile kaynakların optimum şekilde kullanılmasını ve farklı ekiplerin koordinasyonunu sağlayarak süreçlerin iyileştirilmesinde etkin rol oynamıştır. Ulusal pazarda lider, uluslararası pazarda etkin ve tercih edilir bir marka olduğunu bir kere daha kanıtlayan TAV Bilişim Hizmetleri, Türkiye’de ve dünyanın farklı havalimanlarında işletmecilere ve milyonlarca yolcuya hizmet veriyor. Müşterilerine; analizden tasarıma, danışmanlıktan destek ve bakıma kadar geniş hizmet ve ürün yelpazesiyle entegratör firma olarak çözümler sunan TAV Bilişim Hizmetleri’nin amacı “yolcu ve havalimanı” memnuniyetini en üst seviyede tutabilmektir.” – İstanbul / Bakırköy

Bmd Başkanı Doğan: Markalı İhracat Artmazsa Tekstilde Üretici Olarak Kalamayız

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 29 Nisan 2013 - 11:50

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Doğan, “Hazırgiyim sektörü markalı ihracatı artırdığı takdirde tekstilde üretici olarak yola devam edebilir. Aksi takdirde üretimden gelen cazibesini kaybedebilir.” dedi.

Almanya’da, İngiltere’de ve diğer ülkelerin hiçbirinde hazır giyim üretimi yok. Çünkü, gelir seviyesi yüksek olan ülkelerde bu üretimi yapmanız mümkün değil.” diyen Doğan’a göre aynı sonuçla karşılaşmaması için Türkiye’nin hazır giyimde markalı ihracatı artırması gerekiyor.

Aynı kıtada bulunmasına rağmen İspanya ve İtalya’da hazır giyim üretiminin devam etmesini ise bu ülkelerin markalı ürün ihraç etmesine bağlayan Doğan, Türkiye’nin bunu başarmadığı takdirde tekstilde üretici olarak da kalamayacağının altını çizdi. 2023’te kişi başına düşen milli gelirin 25 bin dolara ulaşınca sadece üretim gücüyle rekabet edilemeyeceğini ifade eden Doğan, 20 milyar dolar ihracattan 53 milyar dolara geçmek için markalı ihracatın şart olduğunu aktardı. Doğan, markalı ürünün ciddi bir katma değer oluşturduğunu ve Turquality projesinin bu anlamda iyi bir teşvik olduğunu dile getirdi.

Skytürk360 TV’de Üç Nokta programına konuk olan Doğan, “1 kilogram bir ürünü 1,56 dolara Türkiye ihraç ediyor. Turquality bünyesindeki markaların 1 kilogram ürünü 2,50. Bu şu demek, aynı ürünü siz üzerine bir marka kurgusu yaparak 15 milyar dolar ihracat yerine aynı miktardaki ürünü 25 milyar dolara yapıyorsunuz. Türkiye bunu yapacak. İtalya bile markalı ürün ihracatını hala destekliyor, çünkü bunun öneminin farkında. ” diye konuştu. Türkiye’nin markalı ihracat yapması yanında üretim gücünü kullanarak tasarıma da odaklanması gerektiğini belirten Doğan, rekabet için bunun önemli olduğunu söyledi. “Türkiye tekstilden çıkmalı mı?” tartışmasını sağlıklı bulmadığını ifade eden Doğan, “Avrupa’da üretim ve tasarım merkezi marka geliştirebilme kabiliyeti olan birkaç yerden ancak bir tanesi Türkiye. Böyle bir potansiyeli akıllıca değerlendirmeliyiz. Üretimi çözüm süreciyle beraber Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kalkınmasında da kullanmamız lazım. Bu çözüm süreciyle beraber inşallah oraya ciddi bir yatırım gider ülkenin potansiyeli gelişir.” değerlendirmesinde bulundu.

Aynı zamanda Birleşmiş Markalar Derneği (BMD)Başkanı olan Hüseyin Doğan, farklılık oluşturmanın tasarımla sağlanacağını kaydetti. Tasarımcı yetiştirme konusunda Türkiye’nin 15-20 yıl öncesine göre daha iyi durumda olduğunu ifade eden Doğan’a göre Türkiye’de çok değerli tasarımcılar var. BMD’de hazır giyim açısından projeleri etkili hale getirmek için komiteler oluşturduklarını söyleyen Doğan, “Her bir komitenin başındaki üyeler kendi alanlarında lider insanlar. Her biri sektörümüz adına önemli gördüğümüz alanları sahiplendi. Bize de bir koordinasyon görevi düştü.” dedi. 2-3 yıldır ‘zero weight’ diye nitelendirilen hafif ve kaliteli takım elbiselerle önemli bir ivme yakaladıkların yakaladıklarını kaydeden Doğan, erkek giyimde fiyattan daha çok rahatlık ve hafifliğin en önemli tercih sebebi haline geldiğini belirtti.

“FONLARDAN TEKLİF VAR AMA ORTAKLIK DÜŞÜNMÜYORUZ”

Türkiye’deki markaların gelecekte çok daha fazla büyüyerek karlılık oluşturacağını kaydeden Hüseyin Doğan, fonlardan Ramsey’e teklifi geldiğini ancak şu safhada ortaklık düşünmediklerini söyledi. Doğan, “Bu tür işbirliklerinde hedeflenen bir şey varsa buna hız katacak nitelikte olmalı. Belli markalar buna ilgi duymalı yoksa kimse değerini bir fırsat olarak biriyle paylaşmak istemez.” dedi. Türk markalarının 2023’te yurt dışında 3 bin mağazadan 20 bin mağazaya çıkacağını ifade eden Doğan, “Biz de 150 mağaza ile bu hedefe ortak olacağız. Bunan yanında 80 milyonluk ülkede bir perakende ve marka sahibi olmak önemli bir özelliktir. Perakende sektörünün yıldızlaşan bir sektör. Birkaç firmanın istisnai olarak sıkıntıda olması sektörün performansını olumsuz etkilemez. Tekstilde kriz yok. Olsa bu fonlar niye buraya ilgi göstersin. Bu konuda Türkiye’nin geleceği parlak.” diye konuştu.

Merkez Bankası’nın Rezerv Varlıkları 126.7 Milyar Dolara Ulaştı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 29 Nisan 2013 - 10:30

Merkez Bankası’nın resmi rezerv varlıkları, Mart ayında bir önceki aya göre 3 milyar 466 milyon dolar artarak, 126 milyar 693 milyon dolara yükseldi Merkez Bankası’nın resmi rezerv varlıkları, Mart ayında bir önceki aya göre 3 milyar 466 milyon dolar artarak, 126 milyar 693 milyon dolara yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mart ayına ait Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi verilerini açıkladı. Buna göre, resmi rezerv varlıkları, Mart’ta bir önceki aya göre 3 milyar 466 milyon dolar artarak, 126 milyar 693 milyon dolara ulaştı. Söz konusu tutar 2013 Şubat ayında 123 milyar 227 milyon dolar düzeyindeydi. TCMB tarafından alım satım konusu yapılan dövizlerin tutarı ise bir önceki aya göre 1 milyar 650 milyon dolar arttı ve 102 milyar 388 milyon dolardan 104 milyar 38 milyon dolara yükseldi.

2013 yılı Şubat ayında 171 milyon dolar olan IMF rezerv pozisyonu ise Mart’ta 169 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde altın rezervleri ise 21 milyar 37 milyon dolar olarak hesaplandı. Altın rezervleri Şubat’ta 19 milyar 204 milyon dolar düzeyindeydi.

-13 MİLYAR 202 MİLYON DOLARLIK NET ÇIKIŞ KAYDEDİLDİ-

Mart ayı itibariyle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları tarafından Merkez Bankası’nda tutulan Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesapları’ndan vadesi 1 yıl ve daha kısa olan döviz kredileri, menkul kıymetler ve mevduatlarda 9 milyar 234 milyon doları ana para, 3 milyar 968 milyon doları da faiz olmak üzere toplam 13 milyar 202 milyon dolarlık net çıkış kaydedildi. Şubat ayı itibariyle net çıkış tutarı 13 milyar 438 milyon dolar seviyesindeydi.

Net çıkışların 726 milyon doları 1 aya kadar, 1 milyar 781 milyon doları 2-3 ay arası, 10 milyar 695 milyon doları 4 ay-1 yıl arası vadelerde meydana geldi. – Ankara

Kredilerdeki Büyüme

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 29 Nisan 2013 - 10:30

Önder Felek / Serhat Zafer – Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mukim Öztekin, ihracat ve yatırım kredilerinin büyümesinin risk unsuru oluşturmayacağını belirterek, “Risk unsuru oluşturan, cari açığı direkt etkileyen ağırlıklı olarak tüketici kredileri ve ihtiyaç kredileri. Bu konuda gerektiği zaman her türlü tedbiri alırız” dedi.

Öztekin, Bankacılık ve Finans Sektörü Genel Değerlendirme Toplantısı’na katılmak için geldiği Sivas’ta, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kredilerdeki büyümeyi değerlendirdi.

Kredilerin farklı kategoriden, farklı açıdan büyümelerinin önemli olduğunu ifade eden Öztekin, şunları söyledi:

“İhracat ve yatırım kredilerinin büyümesi çok fazla risk unsuru oluşturmaz. Risk unsuru oluşturan, cari açığı direkt etkileyen ağırlıklı olarak tüketici kredileri ve ihtiyaç kredileri. Bu konuda gerektiği zaman her türlü tedbiri alırız. Konut kredisinde açıkçası çok fazla sorun olduğu düşüncesine sahip değilim. Tüketici kredilerinde de bu aşamada Merkez Bankasının ‘illa yüzde 15 olsun’ diye bir kaydı yok. Yüzde 15’i aşarsa ‘rezerv biriktiririm’ düşüncesinde.

‘Bu yüzde 20 olmaz’ diye bir kural anlamına gelmiyor. Ülkenin büyümesi lazım, büyümesi için ihtiyaç duyulan krediler teşvik edilir.”

-Bankaların aktif büyüklükleri-

Öztekin, Türkiye’deki bankaların ulaştığı aktif büyüklüğe değinerek, bunun iyi noktada olduğunu ancak daha da iyi olması gerektiğini belirtti.

Gelişmiş ülkelerde bankaların aktif büyüklüklerinin Gayri Safi Milli Hasıla’nın (GSMH) 3 katı olduğunu aktaran Öztekin, Türkiye’nin de gelişme arzusunda bir ülke olduğu için hedefinin önce GSMH’yi yakalamak, 2023’te de GSMH’nin yüzde 150’sine ulaşmak olduğunu dile getirdi.

Sağlıklı büyümenin önemine dikkati çeken Öztekin, “Şişerek değil, sağlıklı büyüyerek böyle bir aktifliğe ulaşılmalı. Avrupa ile hemen hemen aynı düzeyde aktif büyüklüğe ulaşılması da elbette arzu edilen bir şey. 2001’de rakam 175 milyar lira, 2013 şubat ayı itibariyle 1.4 trilyon lira. Çok iyi gelişme. Tabi bu iyi gelişme yeterli değil, Türkiye daha iyilerini hak ediyor” diye konuştu.

Öztekin, bankaların uyguladığı ücret ve komisyonlarla ilgili bazı çalışmaların olduğunu aktararak, şöyle devam etti:

“Finansal tüketiciyle ilgili bir takım düzenlemeler öngörülüyor. BDDK’nın, bu tür komisyonlar konusunda daha etkin veya yetkin olması, görevlendirilmesi düşünülüyor. Biz bu görevden kaçmayız. Henüz yasalaşmış, bize verilmiş bir görev yok, verildiği zaman gereğini yaparız. Önce bu yetki verilecek sonra BDDK, bu yetki çerçevesinde düzenleme yapacak. Henüz yetki verilmeden kafadan düzenleme yapma şansımız yok.”

Yayıncı: Ersin Altınsoy – SİVAS

Turist Rehberiydi, Karides Evi Açtı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 29 Nisan 2013 - 10:30

Antalya’da rehberlik yapan Timur Eker, Almanya’dan getirdiği 12 çeşit karides ile 8 çeşit kerevitin sayısı iki yılda 60 bine yükselince, Karides Evi adlı firma kurup ticaretine başladı.

Yaklaşık 30 yıldır akvaryum hobisi bulunan turist rehberi Timur Eker, Almanya’dan yıllar önce 12 çeşit karides ile 8 çeşit kerevit getirdi. Karideslerin sayıları iki yılda 60 bine yükselince, Karides Evi adlı firma kurup ticaretine başlayan Eker, yılda 80 bine yakın karides ve kerevit satışı yaparak Türkiye’nin de bu alandaki tek ve en büyük firması oldu. Dünyada ise alanında ikinci en büyük olan firmada, 24 çeşit karides ile 5 tür de kerevit bulunuyor. Rengarenk minik karides ve kerevitlerin çok hızlı üremesi nedeniyle geçen yıllarda 60 bin olan sayı, üremenin sürmesiyle 500 binlere kadar yükseldi.

Timur Eker, “Talep o kadar arttı ki yetişemiyoruz. Normalde temmuz- ağustos döneminde 1 ay ara verip üremelerini sağlamamız gerekirken, biz yoğun talep nedeniyle nisan ayında erken üremeye aldık ve satışları da durdurmak zorunda kaldık. Siparişleri sıraya koyuyoruz. Eylül ayında piyasayı açacağız” dedi.

Timur Eker, her biri 3 bin 500 litrelik 30 havuzun tam kapasite çalıştığını kaydetti.

NİŞANLIYA KARİDES

Türkiye’de karides merakının ciddi oranda yaygınlaştığını da anlatan Timur Eker, “Örneğin Kahramanmaraş’a bir koli gönderiyorum. İzmir’de bir öğretmen, Kahramanmaraş’taki nişanlısının doğum günü hediyesi olarak karides gönderiyor. İnsanlarımız artık birbirine karides hediye eder duruma geldi” diye konuştu. – Antalya

TİM, İhracat Rakamlarını 1 Mayıs’ta Açıklayacak

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 29 Nisan 2013 - 10:30

Türkiye İhracatçılar Mecisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Nisan ayı ihracat verilerini 1 Mayıs’ta Bilecik’te açıklayacak Türkiye İhracatçılar Mecisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Nisan ayı ihracat verilerini 1 Mayıs’ta Bilecik’te açıklayacak.

TİM Başkanı Büyükekşi, Nisan ayı ihracat verilerini Anadolu’nun doğaltaş ve maden üssü konumundaki Bilecik’te açıklayacak.

Bu yıl Mart ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre, yüzde 0.3 artışla 12 milyar 550 milyon dolar olmuştu. İlk 3 ayda ihracat yüzde 3.3 artarak 36 milyar 484 milyon dolara yükselmişti. Son 12 aylık ihracat ise yüzde 10.8 artışla 153 milyar 714 milyon dolara çıkmıştı. Mart ayında en fazla ihracatı, 1 milyar 869 milyon dolar ile otomotiv sektörü yaparken, hazır giyim ve konfeksiyon sektörü ikinci, çelik sektörü ise üçüncü sırada yer almıştı. – Ankara

(Özel Haber) İşte Türkiye’nin En Genç Kadın Girişimcisi

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 29 Nisan 2013 - 10:30

Eskişehir’de, Küçük ve Orta Ölçekli Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) girişimcilik hibe kredisi alan Türkiye’nin en genç kadın girişimcisi, tarihi Odunpazarı Bölgesi’ni ziyaret eden turistlere Osmanlı kıyafetleri giydirerek fotoğraflarını çekiyor.

Baba mesleğini sürdüren ve Türkiye’nin en genç kadın girişimci unvanına aday 20 yaşındaki Ekin Burçak Bilge, Eskişehir’e gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelen tarihi Odunpazarı Bölgesi’nde hizmet veriyor. Bir yandan üniversiteye hazırlanan, öbür yandan da iş kadını olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Bilge, fotoğrafçılık üzerine 12 yıllık bilgi ve tecrübesini, 5 ay önce KOSGEB’ten aldığı 30 bin liralık hibe desteğiyle ticarete dönüştürdü. Tarihi bölgede tek fotoğrafçı unvanına da sahip olan Bilge, üniversite hayatında da tutkusu olan fotoğrafçılık üzerine eğitim almak istiyor.

Okul, düğün, albüm ve özel dış çekimler yapan 20 yaşındaki Bilge, tarihine sahip çıktığını belirterek, Odunpazarı Bölgesi’ni ziyaret eden yerli ve yabancı turistlere Osmanlı kıyafetleri giydirerek hatıra fotoğrafları çektiğini söyledi. Bilge, yaklaşık 12 yıldır eğitimlerini alarak fotoğrafçılık mesleğini yaptığını ifade ederek, KOSGEB girişimciliğine aday olduğunu ve sınavlarını başarıyla tamamlayarak burayı açmaya karar verdiğini kaydetti.

“BABAMIN FİKRİYLE KOSGEB’E GİRİŞİMCİ OLMAYA KARAR VERDİM”

Babasının desteğiyle bu yola çıktığını ve Aralık 2012’den beri tarihi Odunpazarı Bölgesi’nde görev yaptığını anlatan Bilge, “Babam sürekli benim geleceğimle ilgili bir araştırma yapıyordu. Onun fikriyle ben KOSGEB’e girişimci olmaya karar verdim. Sınavlarımı da başarıyla tamamladıktan sonra başlangıç için 30 bin lira hibe aldım. Eskişehir’de fotoğrafçılıkla ilgili büyük bir potansiyel var. Kente gelen turistlerin tarihi mekanlara büyük ilgi göstermesinden dolayı Odunpazarı Bölgesi’ni tercih ettim. Zaten bu bölgeyi tercih etmeseydim, işim daha da zorlaşacaktı. Çünkü rakiplerim çok fazla. Yaşım küçük, eğitimim onlardan daha az, ama ona rağmen KOSGEB desteğiyle tarihi Odunpazarı Bölgesi’nde dükkanımı açtık” dedi.

Tarihi bölgeye gelen turistlere Osmanlı kıyafetlerini giydirerek fotoğraflarını çektiğini aktaran Bilge, “Tarihi mekanlarda Osmanlı kıyafetleriyle turistlerin fotoğraflarını çekiyoruz. Özel dikim kıyafetleri kendimiz İstanbul’dan getirtiyoruz. Padişah, Yeniçeri, Hürrem Sultan, Valide Sultan kıyafetleri gibi. Genelde Konya, Ankara, İstanbul gibi illerden bu taraflara tarihi mekanları gezmek için geliyorlar. Onların ilgisini bu tür şeyler çekiyor. Çünkü tarihi bölge olduğu için Osmanlı’yı anımsatıyor. Bizde böyle bir şey bulduk” diye konuştu.

Bilge, hedeflerinin bir yere kaybolmadan yine tarihi Odunpazarı Bölgesi’nde ama daha büyük bir dükkanda çalışmak olduğunu da sözlerine ekledi.

Genç girişimciyi ziyaret eden Odunpazarı Belediye Başkanı Burhan Sakallı ise, belediye olarak kadınları girişimciliğe hem teşvik ettiklerini hem de bu anlamda onlara katkı sağlamaya çalıştıklarını bildirdi.

Sakallı, Ekin Burçak Bilge’nin Türkiye’nin en genç kadın girişimcilerinden biri olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“Ekin Burçak Bilge, tarihi Odunpazarı Bölgesi’nde kadın girişimci olarak bir fotoğraf stüdyosu işletiyor. Yaklaşık 250 yıllık tarihi bir binayı fotoğraf stüdyosu olarak kullanıyor. Burçak zaten bir KOSGEB girişimcisi dolayısıyla KOSGEB’in mantığına, mantalitesine, Odunpazarı Belediyesi’nin vizyonuna sahip birisi. Ümit ediyorum yaptığı işten dolayı memnun kalır. Umarım çekirdeğini attığı işyerini büyütür, geliştirir ve bunu bir Türkiye markasına, zincirlerine dönüştürür. Yolunun ve bahtının açık olmasını diliyorum.” – ESKİŞEHİR

Türkiye, Susamını Japonlara Satıp, İhtiyacını Afrika’dan Karşılıyor

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 29 Nisan 2013 - 9:44

Dünyaca ünlü Türk susamı bu günlerde el yakıyor. Geçen sene kilosu 4 lira seviyesinde olan susamın bu yılki perakende satış fiyatı 9 lirayı buldu. Yıllık 150 bin ton civarında susam tüketilen Türkiye’de üretim 16 bin ton olarak gerçekleşiyor. Türkiye ürettiği susamın neredeyse tamamını Japonya’ya satarken ihtiyacını Afrika ülkelerinden karşılıyor.

Tropik ve subtropik iklim kuşaklarında üretilen susam dünya genelinde 8 milyon hektar alan üzerinde ekiliyor. Hindistan ve Sudan en fazla susam yetiştiren ülkeler. Türkiye’de ise susam rekoltesinde son yıllarda ciddi düşüşler yaşandı. 2007 yılı itibariyle 43 bin hektar alandan, 23 bin tonluk susam üretimi elde edilirken Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre; geçen sene 292 bin 63 dekarlık ekili alanda 16 bin 221 ton susam üretildi. Türkiye’de üretilen 16 bin ton susamın neredeyse tamamı Japonya tarafından alınıyor. Türkiye’nin susam ihtiyacı ise Sudan, Etiyopya ve Nijerya gibi Afrika ülkeleri ile Özbekistan, Pakistan ve Hindistan gibi Asya ülkelerinden karşılanıyor.

Pakistan’da susam işleme fabrikası bulunan ve Türkiye’nin önde gelen susam imalatçılarından Üçer Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yıldırım, Türk firmalarının yurt dışından KDV ve gümrük masrafları hariç kalitesine göre 2 bin 100- 2 bin 200 dolar arasında ithal ederken, Japonya’nın namı dünyaya yayılan Türk susamını masraflar hariç 2 bin 300-2 bin 400 dolar arasından ithal ettiğini açıkladı.

Üçer Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yıldırım, Türkiye’deki susam rekoltesinin her sene düşmesini ‘üreticinin tercihini soya ve mısırdan yana kullanması’yla açıklıyor. Bir dönümde mısır eken üreticinin bin 300 veya bin 500 kilo civarında mısır elde ettiğini anlatan Yıldırım, aynı büyüklükteki arazide susam eken üreticinin 80- 100 kilo susam aldığına dikkat çekti.

Susam ticareti yapan Osman Öktem’e göre de fiyatlardaki yükselişin sebebi, arz-talep dengesi: “Artan fiyatlara rağmen susam karaborsaya düşmedi. Ancak 5 ay öncesine göre fiyatlar aşırı tırmanışa geçti. Piyasaya sunulan ürün azalınca fiyat haliyle arttı. Artan denetimlerle birlikte ithal susamın gümrüklerde bekleme süresi de arttı, bu da az da olsa fiyatları etkiliyor.”

SİMİTÇİLER ARTAN FİYATLARDAN MUZDARİP

Susam fiyatlarının artması simitçileri de kara kara düşündürüyor. İthal susamların gümrüklerde bekletilmesi sebebiyle fiyatların arttığını öne süren Bursa Simitçiler ve Unlu Madde İmalatçıları Odası Başkanı Erdal Pınar, şunları söylüyor: “Türkiye’de yıllık susam üretimi maalesef bir aylık tüketimi karşılıyor. Zaten üretilen susamlar da ihraç ediliyor. İhtiyacımızı ithal susamla gideriyoruz. Nijerya, Etiyopya, Mozambik, Fas ve Hindistan gibi ülkelerden susam ithal edilerek açık kapatılmaya çalışılmaktadır. Bugün gerek biz simitçiler, gerekse helvacı ve pastacılar hem susam bulmakta zorlanıyor hem de fiyatlardan dolayı büyük sıkıntı yaşamaktayız. Kilosunu 8,5 liradan aldığımız susamın fiyatının daha da artmasından endişe ediyoruz.”

Ortağı Olduğu Fransız Biotex’in Üretimini Türkiye’ye Kaydıracak

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 3)
Paylaş
Tarih : 29 Nisan 2013 - 9:44

Ortak olduğu Fransız Biotex markası ile Türkiye’ye yıllık 30 milyon Euroluk bir yatırım ve bin 500 kişilik bir istihdam kazandıracak.

Konya’dan göç ettikleri Avrupa’da halıcılığın merkezi olarak bilinen Belçika’dan dönüp Bursa’da halı fabrikası kuran Hüseyin Çakmak, şimdi ise Fransız yatak markası Biotex’i Türkiye’ye kazandıracak.

Bursa’da Kadirelli markasıyla ürettikleri halıları Beyaz Saray, Belçika Kraliyet Sarayı ve Başbakanlık konutuna kadar ulaştıran Çakmak, gözünü Fransız markasına dikti. Halı ihracatından ülkeye yıllık 7 milyon dolarlık bir döviz kazandıran Kadirelli Genel Müdürü Hüseyin Çakmak, yüzde 50 oranında ortaklık kurdukları Fransız Biotex yatak markasını tamamen Türkiye’ye getirmeyi amaçladıklarını bildirdi.

Avrupa’da 850 noktada satış mağazası bulunan Biotex’in 851. mağazasını Bursa’da açan Hüseyin Çakmak, “Biotex ile amacımız Türkiye ve Ortadoğu pazarına yönelik ülkemizde bu işi yaygınlaştırmak.” dedi.

Biotex’in teknoloji ve bio ürünlerini birlikte kullanarak Avrupa’nın seçkin markalarından biri haline geldiğini anlatan Çakmak, “Biotex, Fransa’da 500 seçilmiş şirket arasında 200. sırada, devlet koruması ve teşviki ile destekleniyor. Teknolojik bir teşviki var. Amacımız burada Biotex markalarını geliştirmek ve Biotex ürünlerini Türkiye’de yapmak. Ticaretin yanı sıra Türkiye’de üretim yapıp istihdam sağlamayı amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.

Biotex yataklarının son teknolojiyi kullandığını bildiren Çakmak, şunları söyledi: “Bu marka zamanımızın ihtiyacı olan tabii ürünlerden yataklar üretiyor. Ürünlerinde soya ve kenevir yağı özlü ham madde kullanıyor. Teknoloji ile tabii ürünleri birleştirmiş bir marka.”

Türkiye’nin tarımdan sanayileşmeye geçtiği için insanların yoğun koşturma ve tempo içinde iyi bir dinlenmeyi hak ettiklerini anlatan Kadirelli Genel Müdürü Çakmak, bunun için de iyi bir yatağın şart olduğunu söyledi.

Fransızlarla yüzde 50 oranında bir ortaklığa sahip olduklarını bildiren Çakmak, “Avrupa’da bu şirketin 30 milyon Euro üzerinde yıllık cirosu var. Bu üretimi biz Türkiye’ye kazandırmayı hedefliyoruz. Bu üretime Türkiye ve Ortadoğu’yu da kattığınızda bu daha da artacaktır.” dedi.

Türkiye’ye bu üretimi kazandırmaları halinde en az bin 500 kişiye istihdam sağlanacağına değinen Kadirelli Genel Müdürü Hüseyin Çakmak, “Şu anda görüşme ve çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah Türkiye çapında bayilikler vereceğiz, mağazalaşmaya gideceğiz. Başlangıçta Bursa merkezli başladık. Ardından ilk etapta İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya gibi illere açılacağız.” şeklinde konuştu.

Şu anda Ortadoğu ülkeleri içinde Biotex adına Katar, Suudi ve Arabistan gibi ülkelerle de görüştüklerini anlatan Kadirelli Genel Müdürü Hüseyin Çakmak, Biotex üretimini tamamen Bursa’ya kazandırmak istediklerini sözlerine ekledi.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Forex’te En büyük ” Destek ” ‘çiniz.
Forex’te En büyük ” Destek ” ‘çiniz.

20 Yılı aşkın piyasa ve sektör tecrübesi ile müşterilerine profesyonel anlamda hizmet vermekte olan Destek Menkul Değerler DestekFX adı altında

FED 2008 krizinin tutanaklarını yayınladı
FED 2008 krizinin tutanaklarını yayınladı

Amerikan Merkez Bankası (FED), 2008 yılındaki finansal kriz zamanında yapmış olduğu Federal Açık Piyasalar Komitesi (FOMC) toplantılarının

Yerli üretim dizel tren
Yerli üretim dizel tren

Türkiye Vagon Sanayi A.Ş.’nin (TÜVASAŞ) Adapazarı tesislerinde üretilen ilk yerli dizel tren seti Anadolu Mototren, İzmir- Balıkesir-Bandırma



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI