Konyalı İş Adamları Etiyopya İş Gezisinden Umutlu Döndü

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 02 Nisan 2013 - 10:55

Konya Aktif İşadamları ve Sanayiciler Derneği (AKTİSAD) tarafından tertiplenen Etiyopya iş gezisi, geziye katılan Konyalı firmalar açısından verimli geçti. Etiyopya’yı ‘gözlerden saklı kalmış derin bir hazine’ olduğunu dile getiren Konyalı iş adamları, 90 milyon nüfuslu ülkede 260 Türk firmasının bulunmasının, ülkenin Türk iş adamları açısından potansiyelini ortaya koyduğuna dikkati çekti. Asgari ücretin 50 dolar olduğu Etiyopya’da, elektrik çok ucuz olduğu gibi yatırımcıdan vergi de alınmıyor.

Etiyopya Fahri Konsolosu ve aynı zamanda AKTİSAD yönetim kurulu üyesi Servet Hekimoğlu’nun düzenlediği iş gezisine, Konya Ticaret Borsası (KTB) Başkanı Uğur Kaleli, AKTİSAD Başkanı Soner Cesur ve çok sayıda iş adamı katıldı. Konya’da üretilen değirmen makinaları, tarım makinaları, sondaj makinaları ve ekipmanları, çelik- döküm endüstrisi ve şekerleme alanlarında faaliyet gösteren firmaların katıldığı Etiyopya iş gezisi, başkent Addisababa’da düzenlenen Etiyopya Türkiye Ticaret Yatırım Forumu ile başladı. Sheraton Addis Otelde düzenlenen programı Etiyopya’da hizmet veren Necaşi Etiyo-Türk Uluslararası Okulları ile Etiyopya Ticaret odası birlikte organize etti. Programa Etiyopya Sanayi Bakanı Mekonnen Manyazeva, Etiyopya Tarım Bakanı yardımcısı Giday Debesu, Etiyopya Ticaret Odası Başkanı Mulu Solomon, Türkiye Etiyopya Büyükelçisi Kenan İpek, Ankara Etiyopya Büyük Elçisi Dr. Mulatu ve 350 civarında Etiyopyalı iş adamı katıldı.

Forumda konuşan Etiyopya Sanayi Bakanı Mekonnen Manyazeval, Türk yatırımcıların ülkesine yatırım yapmasını istediklerini dile getirdi. Türkiye’den ülkesine gelecek yatırımcılara her türlü kolaylığı sağlamaya hazır olduklarını belirten Manyazeval, “Yeter ki bu konuda bir talep olsun biz, bize düşeni yapmaya hazırız.” dedi. Etiyopya Ticaret Odası Başkanı Mulu Solomon da Etiyopya’nın yabancı yatırımı teşvik ettiğini, üretilen ürünlerin hammadde ithalatından gümrük alınmadığını, yatırım yapan işletmelerin 5 yıl süre ile vergiden muaf tutulduğunu anlattı. Solomon, “Ülkemiz özellikle tarım, maden, enerji, inşaat alanında büyük potansiyele sahip. Tarım alanlarımız organik tarıma son derece elverişlidir. Yabancı yatırımcılara geniş tarım alanı tahsis etmekteyiz. Türk iş adamlarını ülkemizde yatırıma davet ediyoruz.” dedi. Türkiye Büyükelçisi Kenan İpek de Etiyopya’nın hızla kalkınan bir ülke olduğunu belirterek, “Etiyopya tüketim mallarının büyük kısmını doşarıdan ithal ediyor. Türkiyeden gelen ürünler de kalitesiyle ve menşei dolayısıyla Etiyopya’da beğeniliyor. İki ülke arasında büyük bir ticaret potansiyeli var. Girişimci iş adamlarımızın bu potansiyeli iyi değerlendirmesini tavsiye ediyorum. Etiyopya’nın her sektörde ‘know how’a da ihtiyacı var.” şeklinde konuştu.

Forumun akabinde ikili iş görüşmeleri yapan iş adamları, çok sayıda orta ölçekli sözleşme ve anlaşmalara imza attı. Forumu değerlendiren Konya Fahri konsolosu Servet Hekimoğlu, Etiyopya gezisinde beklentilerinin üzerinde bir ilgi gördüklerini, Konyalı iş adamlarının önemli proje ve iş görüşmeleri yaptıklarını, önümüzdeki dönemde bu projelerin hayata geçeceğini belirtti. Hekimoğlu, 90 milyon nüfusa sahip Etiyopyada 260 Türk firmasının bulunduğunu, bu rakamın ülkenin potansiyeline göre yetersiz olduğunu kaydetti.

Türk girişimcilerin Etiyopya’da kurduğu Saygın-Dima tekstil fabrikasını ziyaret eden Konyalı heyet, fabrika sahibi Mehmet Yangın’dan fabrika hakkında bilgi aldı. 2010 yılında fabrikayı işletmeye açtıklarını ve 1000 işçi çalıştırdıklarını belirten Yangın, Etiyopya’da asgari ücretin 50 dolar civarında olduğunu, elektriğin çok ucuz olduğunu, vergi alınmadığını, bu yüzden dünya pazarında maliyet konusunda sıkıntı yaşamadıklarını vurguladı.

ÜLKENİN EN BAŞARILI OKULLARI TÜRK OKULU

Türk iş adamları tarafından kurulan Necaşi Ethio –Türk Uluslararası Okulları’na iş forumu sonrası bir ziyaret gerçekleştiren Konyalı gezi heyeti, okulda kendileri için hazırlanan sürpriz karşısında duygusal anlar yaşadı. Etiyopya Türk Okulları Genel Müdürü Murat Yıldırım, okulun öğrencileri tarafından hazırlanan Türkçe şarkıları, şiirleri ve halk oyunlarını izleyerek yorgunluk atan heyete ‘hoş geldiniz’ dedi. Yıldırım, Etiyopya genelinde, ilköğretim ve lise olmak üzere 5 okulları ve 960 öğrencileri olduğunu ve bu okulların Etiyopya’nın en başarılı okulları arasında birinci sırada olduğunu söyledi. ‘Gezinin yorgunluğunu burada unuttuk’ diyen iş adamları, “Dünyanın neresine gidersek gidelim mutlaka bir Türk okulu bizi karşılıyor. Allah dünyanın dörtbir yanında bu okulların açılmasına emeği geçen herkesten razı olsun. İnanılmaz bir mutluluk.” sözleriyle duygularını dile getirdi.

Ekmekteki Kepek Oranı Daha da Artırıldı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 02 Nisan 2013 - 10:54

Ekmekteki kepek oranını, geçen yıl yürürlüğe giren düzenlemeyle yüzde 20 artıran Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, bu oranı yüzde 60’a yükseltti. Düzenlemeye göre, normal ekmekteki kepek oranı en az yüzde 7,02, en çok yüzde 8,71 olacak.

Türk Gıda Kodeksi Buğday Unu Tebliği ile Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Buğday Unu Tebliğine göre, ekmek yapımında kullanılan buğday unları

“ekmeklik buğday unu” adıyla tek sınıfta toplanacak.

Normal ekmekteki kepek oranı en az yüzde 7,02, en çok yüzde 8,71 olması gerekecek. Tam buğday ekmeğindeki kepek oranı ise yüzde 15,79 olacak.

Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra Türkiye’de ekmek sadece Buğday Unu Tebliği’nde tanımlanan bu kül içeriklerine sahip ekmeklik buğday unu ve/veya tam buğday unundan yapılabilecek.

Ekmek çeşitleri, diğer ekmek çeşitleri ve ekşi hamur ekmekleri, ambalajlı üretilmeleri durumunda 250 gramdan sonra muhtelif ağırlıklarda olabilecek.

-“Katkısız” ifadesi ürün adıyla birlikte kullanılacak-

Değişiklikle “özel amaçlı buğday unu” sınıfı oluşturuldu. Kül miktarı sınırlaması getirilmeyen bu un türü, tüketici talebine göre istenilen kül değerlerinde üretilebilecek.

Un ambalajlarının büyük çoğunluğunu oluşturan polipropilen malzemeden üretilen çuvallara ilişkin kalite kriteri de bu düzenlemede yer aldı. Ambalaj malzemesinin polipropilen olması durumunda bu ambalajın dokuma sıklığı santimetrede 5 adet ve ağırlığı en az 80 gram/metrekare olacak.

Tebliğin yayımlandığı tarihten önce faaliyet gösteren gıda işletmecilerine bu tebliğ hükümlerine uyum sağlayabilmeleri için 1 Temmuz 2013 tarihine kadar süre tanındı.

Ürünlerdeki “katkısız” ifadesi, Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği’nde izin verilen katkılardan hiçbiri katılmadığı takdirde ürün adıyla birlikte kullanılabilecek.

Ekmeklik buğday, bisküvilik buğday ve makarnalık buğday ayrı ayrı veya karıştırılarak üretilen buğday unlarını kapsayan tebliğ, vitamin ve minerallerce zenginleştirilmiş buğday ununu kapsamıyor.

-Ekmek dolapları/tezgahları kapalı ortama konulacak-

Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğe göre, ambalajsız olarak piyasaya arz edilen ürünler, alıcının el değmesini engelleyecek şekilde ekmek dolabında/tezgahında satılacak veya tüketicinin bu ürünleri eldivenle alması sağlanacak.

Gıda işletmecisi, tebliğ kapsamında ambalajsız olarak piyasaya arz edilen ürünleri, Türk Gıda Kodeksi Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemeler Yönetmeliği’nde yer alan hükümlere uygun bir ambalaj malzemesine sararak veya içine koyarak tüketiciye arz edecek ve bu ürünler için söz konusu yönetmelikte yer alan hükümlere uygun bir ambalaj malzemesinin ekmek dolabında veya tezgahında alıcının ulaşabileceği bir şekilde bulundurmasını sağlayacak.

Ambalajsız piyasaya arz edilen ürünlerin satışa sunulduğu ekmek dolapları veya tezgahları açıkta bırakılmayacak şekilde kapalı bir ortama konulacak. Ekmek dolabı veya tezgahında, zorunlu etiket bilgilerine ilave olarak ürünün net miktarının yer aldığı etiketin alıcının rahatlıkla görebileceği büyüklükte yer alması zorunlu olacak.

17 Şubat 1999 tarihli ve 23614 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Buğday Unu Tebliği’ni yürürlükten kaldıran tebliğin yayımlandığı tarihten önce faaliyet gösteren gıda işletmecilerine, uyum sağlayabilmeleri için 1 Temmuz 2013 tarihine kadar süre tanındı. – Ankara

Thy, Houston’a İlk Seferini Yaptı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 02 Nisan 2013 - 10:54

Avrupa’da son iki yıldır en iyi havayolu şirketi seçilen THY yurtdışındaki 220. noktası Houston şehrine ilk seferini yaptı. Dün akşam George Bush Uluslararası Havalimanı’na (IHA) ilk seferini düzenleyen THY, Amerika’da New York, Chicago, Washington D.C ile Los Angeles’tan sonra Houston’a da İstanbul’dan direkt uçuşlara başladı.

Dünyanın en hızlı büyüyen havayolu şirketlerinden THY’nin ilk seferi ile Houston’a Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve milletvekilleri ile THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, işadamları ile gazetecilerden oluşan kalabalık bir heyet geldi. THY uçağı havalimanına inmesinin ardından iki itfaiye aracı tarafından üzerine suların püskürtülmesiyle karşılandı.

Havalimanında düzenlenen törene Türkiye’den gelen heyet dışında Houston Belediye Başkanı Annise Parker ve yerel yetkililer ile çok sayıda Türk ve Amerikalı katıldı.

Törende konuşan Zafer Çağlayan, iki yıl önce Houston’a geldiğinde burada görüştüğü Türk ve Amerikalıların THY’nin direkt seferlere başlamasını istediğini hatırlattı. Houston’a yapılacak ilk THY seferi ile kendisin de işadamları ile birlikte gelebileceği sözünü o gün kimilerinin şaka olarak görmüş olabileceğine dikkat çeken Bakan, “Şaka yapmadığımızı bugün gördünüz.” dedi.

THY ile gurur duyduğunu belirten Bakan Çağlayan, “Bundan 10 yıl önce THY yılda sadece 10 milyon yolcu taşıyordu. Geçen yıl bildiğime göre 39 milyon yolcu taşıdı. Bu yıl ümit ediyorum ki yolcu sayısını 46 milyona çıkaracak ki; bu önemli bir rekordur.” şeklinde konuştu.

Bakan Çağlayan, THY’nın Houston seferi ile Türk-Amerikan ilişkilerine olumlu katkı yapacağına inandığını da kaydetti.

Törende kısa bir konuşma yapan THY Yönetim Kurulu Başkanı Topçu ise, Türkiye’nin dünyanın merkezinde olduğuna dikkat çekti. Topçu, sivil havacılığın yüzde 66’sının Türkiye üzerinden geçtiğine dikkat çekerek, Çin’e de, Amerika’ya da Güney Afrika’ya da aynı sürelerde İstanbul’dan uçulabildiğine vurguda bulundu. THY’nin sefere başladığı noktalar ile Türkiye arasındaki ticari ilişkinin kısa sürede ikiye katlandığını belirten Topçu, Houston’a önümüzdeki aylarda haftada 6, kısa zaman sonra ise günde iki sefere çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti.

Houston Belediye Başkanı Annise Parker da İstanbul ile Houston’un uzun süredir kardeş şehirler olduğuna dikkat çekti. Bakan Çağlayan ve heyetini misafir etmekten memnuniyet duyduklarını belirten Parker, Türk toplumunun Houston’daki varlığından gurur duyduğunu söyledi. Belediye Başkanı Parker, “Bugün ilk sefer ile İstanbul’a gidemiyorum ama 2-3 hafta içinde bir heyet ile Türkiye’de olacağım.” dedi.

Osmaniye’nin İhracatı Yüzde 80 Arttı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 02 Nisan 2013 - 10:54

Osmaniye’nin ihracatı yılın ilk üç ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 80 artışla 31 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) açıkladığı mart ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Osmaniye Şube Başkanı Murat Özkardeş, Osmaniye’nin son 12 aylık ihracatının 131,5 milyon dolar olduğunu söyledi. En çok ihracat yapan iller sıralamasında Osmaniye’nin 2012 yılını 117,8 milyon dolar ihracatla 51. sırada yer aldığını belirten TÜMSİAD Şube Başkanı Özkardeş, ilin 2013 yılının ilk üç ayında ihracatını yüzde 80 artırarak listede 49. sıraya yükseldiğini belirtti. Organize Sanayi Bölgesi’ne yapılan yatırımların Osmaniye’nin ihracatını artırdığını kaydeden Özkardeş, ihracatta patlama yapan ilin yakın bir zamanda Ortadoğu’nun en önemli ihracat ve ticaret merkezi olacağını vurguladı.

Osmaniye’nin ihracat rakamlarını değerlendiren Özkardeş şunları dile getirdi: “Geçen yılın Mart ayında 5,7 milyon dolar ihracatımızı yüzde 80 artırarak 10,2 milyon dolara çıkardık. 2012 yılında İtalya’ya sadece 79 bin dolar ihracat yaparken bu yılın ilk üç ayında bu ülkeye 7,2 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. İtalya en fazla ihracat yaptığımız ülke olurken 4,4 milyon dolarlık ihracatımızla Endonezya ikinci, Irak ise 3 milyon dolar ihracatımızla üçüncü sırada bulunuyor. İhracatımızın yüzde 50’sini 15,2 milyon dolarla çelik sektörü, demir ve demir dışı metaller sektörü 7,2 milyon dolarla yüzde 25’ini, tekstil ve hammaddeler sektörü ise 3 milyon dolar ihracatımızın yüzde 10’unu oluşturuyor.” dedi.

Özkardeş, Türkiye’nin 80. ili olan Osmaniye’nin ihracatını yüzde 80 artırarak şehre ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayan Osb’deki yatırımcılara teşekkür etti.

Zeytine Menşe Mecburiyeti Geliyor

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 02 Nisan 2013 - 10:54

AK Parti Bursa Milletvekili İsmail Aydın, hükümet olarak zeytinde menşe mecburiyetini uygulamak için çalıştıklarını belirterek, zeytinde her bölge ile rekabet edebilmek için de arazi toplulaştırmasının şart olduğunu söyledi.

Ak Parti Bursa Milletvekili İsmail Aydın, ilçe başkanı Neşet Çağlayan ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Marmarabirlik Orhangazi Zeytin Tarım Satış Kooperatifi’nin Çeltikçi köyü altındaki yeni tesislerini ziyaret etti. Burada Kooperatif Başkanı Remzi Bayram ve yöneticiler tarafından misafir edilen Ak Parti Bursa Milletvekili İsmail Aydın, Marmarabirlik’in bugünkü yöneticilerinin Orhangazi’ye modern bir tesis kazandırdıkları için tarihe geçtiğini ve tesisin son derece iyi olduğunu, ilçeye de yakıştığını söyledi.

MENŞE ZORUNLULUĞU İÇİN UĞRAŞIYORUZ

Ak Parti Bursa Milletvekili İsmail Aydın, Marmarabirlik Orhangazi Zeytin Tarım Satış Kooperatifini ziyareti esnasında yaptığı açıklamada, zeytinde menşei zorunluluğu getirmek için uğraş verdiklerini belirterek, bu konuyu dile getirdiğimizde insanlar bir söz vermiş gibi algılıyor. Bunu bir söz gibi vermek değil ama amacımız bu. Bunun için de uğraş veriyoruz. Zeytinde menşei zorunluluğunu getirmek için hem bakanlık nezdinde hem de uzmanlar noktasında uğraş vereceğiz’ dedi.

TOPLULAŞTIRMA ŞART

Zeytinde Türkiye’nin sadece uluslar arası anlamda değil, ülke içinde de rekabet ortamı olduğunu belirten İsmail Aydın, özellikle Orhangazi-Gemlik- İznik ve Mudanya bölgesi eskisi gibi değil. Evet son derece kaliteli zeytin bu bölgede yetişiyor. Ancak bu bölgelerde araziler parça parça. Düşünün ki, Akhisar bölgesinde 150-200 dönüm zeytinliği olan üretici de aynı maliyetle bu işi yapıyor, Orhangazi’de 10 dönüm arazisi olan da. Bu haksız bir rekabet oluyor. O halde yapılması gereken şey, bu bölgede arazi toplulaştırması yapılmalı. Bu iş için üreticiler adım atmalı dedi.

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI TÜKETİMİNİ ARTIRMALIYIZ

Türkiye’de zeytin ve zeytinyağı üretim kalitesini artırmaya yönelik girişimler yapılması gerektiğini belirten Ak Parti Bursa Milletvekili İsmail Aydın, bu konuda üreticilerin de bizlerin de üzerine düşeni yapması gerekiyor. Kaliteli ürün üretmeliyiz. Zeytin ve zeytinyağı tüketimini artırmalıyız dedi.

REMZİ BAYRAM’DAN TEŞEKKÜR

Marmarabirlik Orhangazi Zeytin Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Remzi Bayram ise Marmarabirlik’te anlayışın değiştiğini belirterek, geçmişte biz de içindeydik. Birlik gırtlağına kadar siyasete bulaşmıştı. Her siyasi irade birliği bir siyasi malzeme olarak görürdü. Artık özerkleşme ve sonrasında bugünkü hükümetin aldığı tedbirlerle bu engellenmiş oldu. Örneğin şunu açıklıkla söyleyebilirim ki, ben 10 yıla yakın süredir yönetimdeyim. 7 yıldır da başkanım. Hiçbir gün Ak Parti iktidarından birisi çıkıp da demedi ki bu bizim adamımız bunu işe al, şu bizim elemanımız ona torpil geç. Bugünkü hükümet bunu yapmadığı için çok teşekkür ediyorum. Bu sayede Marmarabirlik daha iyi noktalara geldi. Daha da iyi olacak. Hem milletvekillerimiz hem de bakanımız Arınç bizi her zaman destekledi. Halen de desteklemeye devam ediyor. Dolayısıyla bu konuda hepsine çok teşekkür ediyorum dedi.

(MÖ-İHS

02.04.2013 10: 55: 51

TSI

NNNN – Bursa

Türkiye’nin En Büyük Güneş Santrali Kuruluyor

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 02 Nisan 2013 - 9:19

Türkiye’nin en büyük güneş santrali kuruluyor. Bu ay sonunda devreye girmesi planlanan, 2 bin 500 metrekare alanda 500 kilovat enerji üretecek tesis, kurulacağı mermer fabrikasının enerji ihtiyacının güneşten karşılanmasını sağlayacak.

Seiso Enerji A.Ş. ile ortağı Japon enerji devi Panasonic, Burdur ili Bucak ilçesi Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Mercan Mermer A.Ş. fabrikasına Türkiye’nin en büyük güneş santralini kuruyor. Seiso Enerji A.Ş. Genel Müdürü İsmail Hakkı Karaca, dünyanın en verimli güneş panellerini kurarak, minimum alanda 25 yıl garantili maksimum güç elde edileceğini söyledi.

Türkiye’de enerjinin cari açığa etkisinin yüksek oranlarda olduğunu, açığın azaltılması için güneşten elektrik üretimiyle ilgili ciddi mevzuatsal çalışmalar yapıldığını hatırlatan Karaca, bu nedenle kendi kaynaklarıyla elektrik enerjisini karşılayabilen şirketlerin ve yatırımcıların doğduğunu kaydetti. Seiso Enerji A.Ş. olarak bu çalışmalar kapsamında, yurt dışı partnerleriyle beraber Türkiye’deki en büyük güneşten elektrik üretim santrali projesini başlattıklarını bildiren Karaca, “Yasal düzenlemeler doğrultusunda önümüzdeki bu ay sonunda 500 kilovat kurulu güçteki santralimizi tamamlayacağız. Tesis, Türkiye’nin en büyük ve en modern mermer fabrikalarından olan Mercan Mermer A.Ş.’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yarısını karşılayacaktır. Bu sistem, partnerimiz Panasonic firmasının yüzde 19 verimliliğe sahip güneş panelleriyle tesis ediliyor. Umut ediyoruz ki, ülkemizde bu çalışmaların sayısı arttıkça, dış kaynaklara ödediğimiz enerji ithalatı faturaları ve cari açığımız azalacaktır” dedi.

Mercan Mermer A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Cadıl da, kurulacak bu sistemin sonraki enerji çalışmalarına ışık tutacağını, bu tesisin Türkiye’ye ve sektörüne örnek teşkil edeceğini vurguladı.

“GÜNEŞLİ GÜNLER ÜLKEMİZİ BEKLİYOR”

Seiso Enerji A.Ş. Genel Müdürü İsmail Hakkı Karaca, güneşten elektrik üretiminin ülke ekonomisine sağlayacağı katkılardan bahsederek, “Ülkemizde lisanssız elektrik üretiminde ön onayı alınmış, yaklaşık 70 megavatlık tesis projesi var. Bu tesis projelerinin önemli bir kısmı, bu yıl içinde faaliyete geçmiş olacak. Ayrıca 600 megavatlık lisanslı güneş projeleri de bu yıl sonuna doğru kurulmaya başlanacak. Bu rakam şuan ülkemizin kurulu gücü içerisinde çok düşük olarak görünse de, inanıyorum ki, yılsonunda çok daha yüksek değerlere ulaşacağız. Çatılarımıza kuracağımız her bir güneş paneli, ülkemizin elektrik üretimi için satın aldığı kaynaklara ödeyeceği bedeli azaltacaktır. Ayrıca bu tesisler; temiz bir çevrede yaşamayı mümkün hale getirip, yeni istihdam olanaklarını ve sosyal kalkınmayı artıracaktır. Böylece, sonraki nesillere hesabını verebileceğimiz, temiz bir dünya bırakabileceğiz. Bizi sevindiren temel noktalar bunlardır. Bu inançla daha fazla insanımızı güneşle buluşturmak için, yoğun olarak çalışıyoruz” diye konuştu. – Konya

Avrupa’nın Şamar Oğlanı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 02 Nisan 2013 - 9:19

Kriz ülkelerinde Almanya aleyhtarlığı artıyor. Almanya ise kırıcı eleştiriler karşısında susmayı tercih ediyor.
Bir Alman hükümet başkanı ancak bu kadar tahkir edilebilir. Aylardır, Yunanistan, Portekiz ve Kıbrıs gibi kriz ülkelerinde Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Hitler bıyıklı ve Nazi üniformalı resimleri yayınlanıyor. Merkel, sıkı kemer sıkma politikasından taviz vermediği ve verdirmediği için ‘Avrupa’nın korkulu rüyası’ olarak tasvir ediliyor. Merkel aşağılamalara, herkesin fikrini beyan etmekte serbest olduğunu söyleyerek karşılık veriyor ve eski Almanya Demokratik Cumhuriyeti’ndeki yıllarını hatırlatarak, “orada böyle bir hürriyet yoktu”, diyor.

Almanya Başbakanı’nın milyonları ıstıraba ve ölüme sürükleyen Nazilerle kıyaslanılmayı ciddiye alıyormuş gibi görünmüyor. Ancak Almanya Başbakanı’na yapılan her yakıştırma, Hitler diktasını ve Nazi mezalimini zararsızmış gibi göstermek anlamına geliyor. Almanya her defasında bu hatırlatmayı yapıyor ama aynı zamanda dünyadaki itibarının zedelenmesinden de endişe ediyor.

Avrupa’nın günah keçisi

Almanya’nın ekonomik gücüne güvenerek hegemonyacılık başlattığına dair iddialar, ortaya atılan eleştirilerin en zararsız versiyonu sayılıyor. Yunan gazeteleri, Alman Milli Marşı’nın, Hitler döneminden sonra okunmayan birinci dörtlüğündeki ‘her şeyden üstün’ ibaresini kullanarak, Alman hakimiyetinin Avrupa Birliği’ni tehlikeye soktuğunu yazıyor.

Almanya, Euro Bölgesi, AB Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu tarafından alınan kararlardan sorumlu tutulup günah keçisi yapılıyor. Buna da şaşmamak gerekir. Çünkü ortak para bölgesinde Berlin’in arzu etmediği büyük kararlar alınamıyor. Bu nedenle de Kıbrıslı mevduat sahibinin kaderinin Berlin’de tayin edildiği iddiası ortaya atılıyor.

Malta Maliye Bakanı Edward Scicluna’nın maliye bakanları toplantısıyla ilgili olarak anlattıkları da büyük yankı uyandırmıştı. Kıbrıs ile ilgili kriz toplantısında Scicluna, Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble’nin yanında, Kıbrıs Maliye Bakanı Michael Sarris’in de tam karşısında oturuyordu. Scicluna, “kendimi yer değiştirmenin yasak olduğu bir uçakta hissettim. Bitkin vaziyetteki Kıbrıslılar şakaklarına dayanan tabanca karşısında özellikle anlayışlı davranıp uzlaşmayı onayladılar”, demişti.

Almanya kıskanılıyor mu?

Bundan on yıl öncesine kadar Almanya, Avrupa’nın hasta adamı olarak adlandırılıp alaya alınıyordu. En büyük Avrupa ekonomisi Schröder hükümeti sırasında istikrar kriterlerini ihlal etmişti. Ama Başbakan Schröder’in sosyal devleti küçülten reformları Almanya’yı yeniden büyümenin lokomotifi haline getirdi. Almanya şimdi de, ortaklarının sırtından ekonomisini düzeltip, düşük ücret ve yüksek ihracat yoluyla dengesizliği azdırmakla suçlanıyor. Günümüz Almanya’sı bütçe açığının azaltılmasında, tasarrufta ve reformculukta büyük hamleler yaparak ekonomik potansiyeliyle mütenasip bir konuma geldi.

Kavga, artık kuzey ile güney, büyük ile küçük ya da zenginle fakir arasındaki cepheleşmelerin dışına taştı. Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn Almanya’ya çıkışarak, küçük Euro ülkelerinin ekonomi politikalarını eleştirmemesi ve kırıcı beyanlarda bulunmaması hususunda Berlin’i uyardı. Almanya, Kıbrıs bankacılığının Kıbrıs ekonomisinden çok daha büyük olmasını eleştirmişti. Asselborn, “kimse çıkıp da, Alman otomotivciliğini ya da Alman silah endüstrisini çok büyük olduğu gerekçesiyle eleştirmiyor”, dedi. Ortakları tarafından Alman hükümetinin en ateşli Avrupacı üyesi olarak adlandırılan Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble bile bu hezeyan karşısında öfkesini saklamayıp, “Bunu da nereden çıkardı şimdi?”, demekten kendini alamadı.

Nerede ortaklık?

Berlin’deki koalisyon hükümeti ortakları tarafından yüzüstü bırakılmaktan ve haksız yere suçlanmaktan şikayetçi. Diğer Euro ülkelerinin Almanya’nın çizgisini takip ettiği unutuluyor. Kimse Kıbrıs’ı kurtarma planını açıkça desteklemiyor. Oysa Euro Bölgesi’nin Doğu Avrupalı çoğu ülkesi, Yunanistan ya da Kıbrıs’ın refah düzeyine gıptayla bakıyor.

Almanya Adalet Bakanı Sabine Leutheusser-Schnarrenberger, AB zirvesinin Almanya’yı mesnetsiz eleştiriler karşısında savunması gerektiğini söylüyor. Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert de, “Kararlar birlikte alınıyor. Bu bakımdan AB Komisyonu’nun ve krizle ilgili Euro ülkelerinin bu kararları kamuoyunda savunmaları gerekir”, diyor.

İlk Altın Para Türkiye’den Çıktı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 02 Nisan 2013 - 9:18

BBC’nin haberine göre dünyanın en zengin yatırımcılarından Warren Buffet, dünyada yer üstüne çıkarılmış altın miktarının, 20 metre boyutunda bir küp oluşturacağını söylüyor.

PEKİ BUNU NASIL BİLİYORUZ?

Yatırımcıların kullandığı kaynaklardan biri, değerli metaller konusunda danışmanlık hizmetleri sunan Thomson Reuters GFMS.

Şirketin son yayımladığı yıllık altın verilerine göre dünyada 171 bin 300 ton atın bulunuyor.

Bu miktarda altın eritilip küp şekline dönüştürülse her bir kenarının uzunluğu 20.7m civarında olurdu.

Fakat GFMS’in rakamlarını doğru bulmayanlar da var.

İLK ALTIN PARA TÜRKİYE’DEN ÇIKTI

Altın miktarı konusundaki tahminler 155 bin 244 tondan 2.5 milyon tona kadar değişiyor.

2.5 milyon ton altın eritilip küp şekli verilse her bir kenarı 50 metreyi bulurdu.

Peki bu rakamlar arasındaki fark neden bu kadar büyük?

Altın tarihi konusunda uzman Timothy Green’e göre, nedenlerden biri, altının 6 bin yıl gibi uzun bir süredir çıkarılıyor oluşu.

İlk altın para, milattan önce 550 yıllarında, bugünkü Türkiye sınırları içerisinde, Lidya kralı Kroisos (Karun) tarafından bastırılmış ve kısa sürede Akdenizli tüccarlar ve misyoner askerler tarafından kabul gören bir ödeme aracı haline gelmiş.

GFMS’nin tahminlerine göre, Kristof Kolomb’un Amerika’ya gittiği 1492 yılına kadar dünyada 12 bin 780 ton altın çıkarılmıştı.

Fakat bu alanda yapılan araştırmaları inceleyen yatırımcı ve Gold Money adlı şirketin kurucusu James Turk bu tahmini çok yüksek buluyor.

Turk, Ortaçağ’a gelinceye kadar kullanılan ilkel madencilik teknikleri dikkate alındığında 1492’ye kadar ancak 297 ton altın çıkarılmış olabileceğini düşünüyor.

Günümüze kadar çıkarılan toplam altın miktarı konusundaki tahmini ise 155 bin 244 ton.

Turk’un rakamları bazı yatırımcılar tarafından kabul görürken bazı uzmanlar da onun GFMS’ye alternatif olamayacağını söylüyor.

Ancak hem Turk’un hem de GFMS’nin rakamlarını fazlasıyla düşük bulanlar da var.

Altın ile ilgili yatırım şirketi Real Asset Company’den Jan Skoyles, “Sadece Tutankamun’un mezarında 1,5 tonluk altın tabut bulundu. Kayıtları yapılmadan soyulan mezarlardaki altın miktarını düşünün bir de” diyor.

Skoyles ayrıca çıkarılan altın miktarı konusunda Çin’in yeterince açık davranmadığını, Kolombiya gibi ülkelerde ise “çok sayıda yasadışı altın madenciliği yapıldığını” vurguluyor.

Altın Standartları Enstitüsü ise biraz spekülatif bir rakam olduğunu kabul etmekle beraber, bankaların depolarındaki altın ve tüm mücevherler toplandığında 2,5 milyon ton altına ulaşılacağı tahmininde bulunuyor.

Bunu bilmek zor. Bütün sunulan rakamlar sonuçta birer tahminden ibaret. Belki de gerçek rakam bunlardan çok farklı.

Altın kaynakları çok yakında tükenecek gibi değil.

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, yeraltında çıkarılmayı bekleyen 52 bin ton altın bulunduğunu ve daha fazla rezervin keşfedileceğini tahmin ediyor.

Ancak altını kullanış şeklinin değişmesi kaygı yaratıyor.

Bugüne kadar altın hep geri dönüşüm yoluyla yeniden kullanıma sokuldu.

James Turk, “Tarih boyunca çıkarılmış altın bugün aynı şekilde varlığını koruyor. Yani bir altın saatiniz varsa bunun bir kısmı 2000 yıl önce Romalılar tarafından çıkarılmış altın olabilir” diyor.

Fakat altının teknolojide kullanımı farklı.

İngiliz Jeolojik Araştırmalar Merkezi, bugün üretilen altının yüzde 12’sinin teknoloji sektörüne aktarıldığını ve her aygıtta çok küçük miktarlar halinde kullanıldığı i Çin geri dönüşüm yapılmasının ekonomik olmayabileceğini ifade ediyor.

Kısacası, altın ilk kez “tüketiliyor”.

Küresel Piyasalar Verilerle Yön Arayacak

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 02 Nisan 2013 - 9:18

Avrupa hisse senedi piyasalarının bir çoğunun
kapalı olduğu dün, küresel piyasalarda yatay ve karışık bir seyrin hakim olduğu
görülürken analistler, bugün açıklanacak makroekonomik verilerin yön üzerinde
belirleyici olacağını belirtiyor.

ABD’de Dow Jones endeksi dün gün içinde tarihinin en yüksek seviyesi olan
14.606 puana kadar yükselse de bu seviyeden gelen kar satışları ile günü önceki
kapanış seviyesinin hemen altında 14.573 puandan tamamladı. S&P 500 endeksi ise
yüzde 0,45 oranında değer kaybederek 1.562 puana geriledi. Analistler ABD’de
bugün açıklanacak fabrika siparişleri verisinin takip edileceğini belirtiyor.

Avrupa tarafında dün genel olarak Paskalya tatili nedeniyle hisse senedi
piyasalarında işlem yapılmazken uluslararası piyasada avro/dolar paritesinin
yatay seyrettiği görüldü. Bugün tatil sonrası işleme açılacak hisse senedi
piyasalarında tatil arasında piyasaları etkileyecek çok önemli bir gelişme
olmadığını vurgulayan analistler, bugün açıklanacak imalat sanayi PMI, işsizlik
ve Almanya enflasyon verilerinin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacağını
kaydediyor.

Bugün yendeki değerlenmenin etkisiyle Nikkei 225 endeksinin yüzde 0,70’in
üzerinde değer kaybettiği ve Çin’de Şangay endeksinin 100 günlük hareketli
ortalamasında gelen tepki alışlarının sınırlı kalmasıyla bu dakikalarda yüzde
0,30 oranında değer kaybettiği görülüyor.

Yurtiçi piyasalarda zirve tırmanışı devam ettiren İMKB 100 endeksi 86.000
üzerinde kapanış yaparak tarihi kapanış zirvesi olan 86.437,89 puana bir adım
daha yaklaştı. Analistler tarihi zirvenin bu yükseliş eğilimi ile test
edilebileceğini belirterek, bugün Hazine’nin yapacağı ihalelere gelecek olan
talebin yabancı ilgisini test etme bakımından İMKB’yi de etkileyeceğini
kaydediyor. Endeksin gördüğü en yüksek seviye rekoru ise kapanış rekorunu kırdığı
24 Ocak tarihinde gördüğü 86.787,15 puan seviyesinde bulunuyor.

Piyasaların bugün takip edeceği veriler şöyle:

10.50 Fransa, mart ayı imalat sanayi PMI

10.55 Almanya, mart ayı imalat sanayi PMI

11.00 Avro Bölgesi mart ayı imalat sanayi PMI

12.00 Avro Bölgesi, şubat ayı işsizlik oranı

15.00 Almanya, mart ayı TÜFE

16.45 ABD, mart ayı NY ISM iş aktivitesi endeksi

17.00 ABD, şubat ayı fabrika siparişleri – ISTANBUL

5 Liralık Banknotların Rengi Değişti

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 02 Nisan 2013 - 8:07

Merkez Bankası, 5 liralık banknotların hakim rengini mor olarak değiştirdi. Yeni banknotlar 8 Nisan’da tedavüle çıkarılacak.

Merkez Bankası’nın konuya ilişkin duyurusu, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Duyuruya göre, 5 liralık banknotun hakim rengi “mor” olarak belirlendi.

1 Ocak 2009’da tedavüle çıkarılan ve halen tedavülde bulunan E-9 Emisyon Grubu I. tertip Türk Lirası banknotlara kıyasla, II. tertip 200 TL, 50 TL ve 5 TL banknotlardaki imzalarda da değişikliğe gidildi. 200 ve 5 liralık banknotlarda Başkan Erdem Başçı ile Başkan Yardımcısı Mehmet Yörükoğlu’nun, 50 liralık banknotlarda ise Başçı’nın yanı sıra Başkan Yardımcısı Turalay Kenç’in imzaları yer alacak.

Söz konusu banknotlar, imzalar ve 5 liralık banknottaki renk değişimi dışında, boyutları, ön ve arka yüz kompozisyonlarıyla genel nitelik ve görünümleri bakımından tedavüldeki banknotlarla aynı olacak. 1. ve 2. tertip banknotlar birlikte tedavülde bulunacak.

Bu arada, E-9 emisyon grubu 2. tertip 200, 50 ve 5 liralık banknotlar 8 Nisan’da tedavüle verilecek.

Ekmek İsrafını Önleme Seferberliği

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 02 Nisan 2013 - 8:07

Ekmek israfını önleme kampanyasıyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzalı Başbakanlık Genelgesi, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Genelgede, Ocak ayında başlatılan ekmek israfını önleme kampanyasına yönelik ivedilikle alınması gereken bir dizi önlemler yer aldı.

Buna göre, konuyla ilgili aile ve kadınların rolü dikkate alınarak sosyal politikaların geliştirilmesi, çocukların ve gençlerin kampanyaya katılımların özendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Genelgede, ilgili kuruluşlar tarafından konuya ilişkin eğitim, seminer, panel, konferans ve toplantı gibi organizasyonlar tertipleneceği ve söz konusu etkinliklerde; araştırma sonuçlarına, ekmek israfının önlenmesine ve tam buğday ekmeği tüketiminin faydalarına ilişkin bilgiler verileceği ve bu kampanya kapsamında hazırlanacak kamu spotu, film ve animasyon gibi çalışmaların gösterileceği ifadeleri yer alıyor.

Özellikle gar, istasyon, durak, metro, havaalanı, karayolu, liman, toplu taşıma araçları ve benzeri kamuya açık yerlerde yazılı ve görsel bilgilendirme çalışmaları yapılacağı belirtilen genelgede, toplu tüketim yapılan kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan yemekhanelerde; menüye göre ekmek çıkarılması, ekmeğin ince dilimlenmiş olarak, paketli rol ekmeğin ise düşük gramajlı olarak sunulması, tam buğday ekmeği bulundurulmasının sağlanması ve tüketiminin yaygınlaştırılması amacıyla gerekli tedbirler alınacağı belirtiliyor.

FİLMLERE GİZLİ SPOTLAR YERLEŞTİRİLEBİLİNECEK

Ekmek israfını önleme kampanyasının, tam buğday ekmeğini yaygınlaştırma amacını da içine alacak şekilde, tüm kurum ve kuruluşlarca işbirliği içerisinde kararlılıkla yürütülerek takip edilmesi gerektiği istenilen genelgede, ekmeğin israf edilmemesi bilincinin tüm fertlerimiz için bir yaşam biçimi haline gelmesinin özendirileceği belirtildi. Bu kapsamda bakanlıkların yapması gereken çalışmalara da yer verildi.

Genelgede, kampanya konularının desteklenen ve kaynak aktarılan film ve tiyatro dahil her türlü sahne sanatı senaryoları ve projelerde uygun bir şekilde işlenmesi, film ve projelere gizli veya açık spotlar yerleştirilmesi ve konu ile ilgili özel sektörün teşvik edilmesi için gerekli tedbirlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından alınması isteniyor. İçişleri Bakanlığı, belediyeler ve il özel idarelerince ekmek fırınlarının düzenli olarak denetlenmesi, gerekli sağlık ve mevzuat şartlarını sağlayamayan fırınların üretim yapmasına izin verilmemesi amacıyla düzenlemeler yapacak. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, ekmek üretim ve satış noktalarında istihdam edilen kişiler ile restoran, fırın, otel ve turizm sektörü çalışanlarının eğitilmesi için meslek odalarıyla işbirliği yapılması hususlarında çalışmalar yapacak. Milli Eğitim Bakanlığı, sağlıklı beslenme de dahil olmak üzere eğitici program, etkinlik ve yarışmalar düzenlenmesi ve bu konuların temel eğitim ders müfredatı içerisine dahil edilmesi için gerekli tedbirleri alacak. Sağlık Bakanlığı ise sağlıklı ve dengeli beslenme amacıyla tam buğday ekmeği tüketiminin teşvik edilmesi için toplum sağlığı alanında gerekli çalışmaları yapacak.Ayrıca, kampanya konularıyla ilgili olarak halkı bilinçlendirme çalışmalarına Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan da gerekli katkının sağlanacağı ifade edildi.

Daha önce TMO tarafından yapılan araştırmada, Türkiye’de bir yılda parasal karşılığı 1.5 milyar TL olan 2.1 milyar ekmeğin israf edildiği, bunun da Türkiye’nin dünya sıralamasında ilk sıralarda olduğu un ihracatından el ettiği 1 yıllık gelire eşdeğer olduğu ortaya çıkmış, ülke genelinde kampanya başlatılmıştı.

Afyonkarahisar’da İşsizlik

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 01 Nisan 2013 - 16:28

Çalışma ve İş Kur Afyonkarahisar İl Müdürü Erdem Ünlüyalvaç, yurt geneline göre Afyonkarahisar’ın en az görüldüğü TR33 bölgesinde yer aldığını belirterek, işsizliğin önüne geçmek için yarından itibaren “İşçi bulma mobil sisteminin” devreye gireceğini kaydetti.

Erdem Ünlüyalvaç, 2012 yılı verileri göz önüne alındığını zaman Afyonkarahisar’ın, yüzde 4.4 ile işsizliğin en az yaşandığı bir bölgede yer aldığını, 2012 yılında iş gücüne katılım oranının ise yüzde 54.8 olduğunu dile getirdi. Afyonkarahisar’da kayıtlı işsiz sayısının Şubat ayı itibari ile 18 bin 403 olduğunu ve bunun çoğunluğunu ise erkeklerin oluşturduğunu söyleyen Ünlüyalvaç, iş gücü talebinin ise bin 920 olduğunu kaydetti. Ünlüyalvaç, “Elimizdeki bu verilere baktığımız zaman, işsizlikle mücadelede kısmen başarılı olduğumuz söyleyebiliriz. Kurum olarak yürüttüğümüz çalışmalarda, önce işverenden gelen talepleri değerlendirerek, daha sonra bu işlere uygun kişilerin yönlendirmelerini yapıyoruz. İşsiz insanlara iş bulmada kurumumuz köprü vazifesi görtürken,aynı zamanda aynı zamanda işsizlerimizin meslek sahibi olmaları için de çalışmalar yürütmekteyiz. İşsizliğin azaltılması için var gücümüzle bütün imkanları kullanarak faaliyetlerimizi sürdürürken aynı zamanda insanların bir meslek sahibi olabilmeleri için de çeşitli kurslar düzenlemekteyiz” diye konuştu.

HİZMET İŞSİZLERİN AYAĞINA GİDECEK

Yarından itibaren ilçe, belde ve köylerde hizmet verecek olan “İşçi bulma mobil sistemi”nin devreye gireceğinden de bahseden Ünlüyalvaç, sistemle ilgili şöyle konuştu,

“Bu sistem sayesinde ilçe, belde ve köyde bulunan işsizlerimizin ayağına gitmiş olacağız. Bu sistemin yer aldığı araçlarımızda aynı zamanda işveren temsilcilerimiz de olacak ve işverenin istediği şartlardaki kişiler anında seçilerek iş sahibi yapılacak. Sistemin en büyük getirilerinden birisi, işveren ile işsizleri yan yana getirmek olacak. Bu konuda ilimizin çeşitli yerlerine kurduğumuz işçi bulma karavanları ile birlikte bu sistem işsizliğin azaltılması noktasında yeni bir dönem açmış olacak. İstihdamın artması için kurum olarak, bu tür çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.” – AFYONKARAHİSAR

Erzurum Müsiad: Komşu Ülkelerin Gümrükleri Bize Yüksek, Avrupa’ya Düşük

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 01 Nisan 2013 - 16:20

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Erzurum Şubesi Başkanı Dr. Hüseyin Bekmez, Avrupa ülkeleri ile Erzurum’a 300 kilometre mesafedeki komşu ülkelere yapılan sınır ticaretindeki gümrük oranlarının eşit olmadığına dikkat çekti. Bekmez, “Komşu ülkeler ile yapılan ticarette gümrük ücretleri çok fazla. Bu oranın aşağı çekilmesi gerekiyor.” dedi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Erzurum Şubesi Başkanı Dr. Hüseyin Bekmez ve yönetim kurulu üyeleri, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Talha Özmen’den işadamlarının önündeki engelleri kaldıracak projeler hazırlamalarını istedi.

KUDAKA Genel Sekreteri Dr. Rıfat Altan’ın bir süre önce İçişleri Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Şube Müdürlüğü görevine atanması ile boşalan genel sekreterlik koltuğuna getirilen Talha Bekir Özmen’i ziyaret eden MÜSİAD heyeti, hayırlı olsun dileklerinde bulundu. İşadamlarının karşılaştıkları sorunların çözümü noktasında altyapı çalışmaları konusunda destek isteyen Dr. Bekmez özellikle de komşu ülkeler ile olan sınır ticaretindeki gümrük oranlarının yüksekliğine dikkat çekti. Gümrük oranlarının eşit olmamasının ticarette rekabet açısından adaletsizlik olduğuna dikkat çeken Bekmez, “Avrupa ülkeleri ile Erzurum’a 300 kilometre mesafedeki komşu ülkelere yapılan sınır ticaretindeki gümrük oranları eşit değil. Komşu ülkeler ile yapılan ticarette gümrük ücretleri çok fazla. Bu oranın aşağı çekilmesi gerekiyor. İşadamlarımızın daha fazla ve daha çok kalemde ticaret yapması, ancak gümrük oranlarının aşağı çekilmesiyle mümkün. Sizden en azından komşu ülkelerle ne gibi ticaret yapılabilir, gümrük oranlarının aşağı çekilmesi konusunda bir altyapı çalışması yapıp bunu bir rapor halinde ilgili yerlere sunmanızı bekliyoruz. Özellikle gümrük oranlarının aşağı çekilmesi ile Erzurumlu işadamlarının önü dış ticarette açılacaktır.” dedi. Dr.Bekmez, Erzurum’un kalkınması için herkesin ortak hareket etmesi gerektiğini MÜSİAD Erzurum Şubesi’nin de bu konuda üzerine düşen görevi yapmaya her zaman hazır olduğunu söyledi. Dr. Bekmez, KUDAKA’nın Erzurum’un kalkınmasında yapacağı her türlü çalışmaya destek vereceklerini de sözlerine ekledi.

BÖLGE ORANTILI KALKINMALI

KUDAKA Genel Sekreteri Özmen, sadece Erzurum’un değil Erzincan ve Bayburt’un da orantılı olarak kalkınması için proje uygulanması gereken alanları tespit edeceklerini belirterek, bu konuda isteyen herkesin proje hazırlayabileceğini söyledi. Genel Sekreter Özmen, proje hazırlamak isteyen herkese teknik destek hizmeti vermeye de hazır olduklarını vurgulayarak, “Proje hazırlanmadan önce gerekli teknik özelliklere dikkat edilmeli. Bu konuda biz herkese gerekli desteği, yardımı vermeye hazırız. Proje hazırlandığında proje sahibi projesini iyi okumalı ve neler istediğinin projede olup olmadığına bakmalı. Çünkü bazı işadamlarımız ya proje ile ilgili ofislere ya da şahıslara projelerini hazırlatıyorlar ama projenin içeriğine tam bakmadan getirip veriyorlar. Oysa kendisinin tam olarak istediği bazen projede olmayabiliyor. Bunun için projesini teslim etmeden önce iyice bir okuyup kontrol etsinler veya getirip bizim uzman arkadaşlarımızla projelerini son bir kez gözden geçirsinler.” şeklinde konuştu.

Türk Yemek Endüstrisinin “Steve Jobs’u Zincirkıran, Tekrar İysad Başkanı Seçildi

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 01 Nisan 2013 - 15:21

İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği’nin (İYSAD) genel kurulunda eski başkan Sedat Zincirkıran, yeniden üç yıllığına başkan seçildi.

Aynı zamanda YESİDEF (Türkiye Yemek Sanayicileri Dernekleri federasyonu) Başkan Yardımcılığı da yapan, yemek sanayicilerinin “abisi” Sedat Zincirkıran kongre sonrası yaptığı konuşmada, “Türkiyemiz’in dünyanın çekim merkezi olduğu şu günlerde İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği (İYSAD)’ın yeni yönetim kurulu olarak Türkiye yemek sektörünün gözünü yükseklere çevirecek, hem çocuklarımızın sağlıklı beslenmesini hem halkımızın uygun maliyetle lezzetli, sağlıklı yemeklere kavuşabilmesini sağlayacağız” dedi.

İstanbul’un 2020 yılında olimpiyatlara ev sahipliği yapması halinde misafirlerin ve sporcuların bütün yemek organizasyonun İYSAD tarafından karşılanacağını belirten Zincirkıran, “İYSAD üyeleri olimpiyatlara katılananları en iyi şekilde doyuracak. Federasyonun kurucu üyesi olan İYSAD, bölgemizin en önemli ve etkili sektör kuruluşlarından biri haline gelmiştir. Aramıza katılan yeni yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımla birlikte yemek sanayinin Türkiye ekonomisi içinde hak ettiği yeri alması için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

YESİDEF Başkanı Hüseyin Bozdağ da, “Sedat Zincirkıran, yemek sanayicilerinin duayeni ve federasyonumun gelişip, güçlenmesinde çok büyük emeği geçen biridir. İYSAD’ın Sedat Zincirkıran başkanlığındaki yeni yönetimiyle YESİDEF’e de güç katacağına inanıyorum. Gerek üniversite projemiz, gerekse ‘Yeni Neslin Beslenmesi’ projemizin hayata geçirilmesinde özellikle İYSAD’a büyük görev düşecektir. Bu projelerimizi bölge toplantılarında kamuoyuyla paylaşıyoruz. 19-20 Nisan tarihlerinde de bu konuyla ilgili Muğla Yemek Sanayicileri Derneği’nin ev sahipliğinde Bodrum’da bir sempozyum düzenledik. YESİDEF 81 ilde 81 dernek hedefine emin adımlarla yürümektedir” şeklinde konuştu. – İstanbul

Atun: Rumlar, Euro Bölgesinden Çıkıp “Tl Bölgesine” Girerse Sıkıntıları Aşar

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 20)
Paylaş
Tarih : 01 Nisan 2013 - 15:20

KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, Rumları Türk Lirası (TL) kullanmaya çağırdı. Atun, Rumların TL kullanmaya başlamasıyla birlikte ekonomik sıkıntıların üstesinden geleceğini kaydetti.

Bakan Atun, Kıbrıs Tv‘de yayınlanan Kıbrıs’ta Bugün programında Güney Kıbrıs Rum kesiminin içinde bulunduğu ekonomik krizi değerlendirdi.

Sunat Atun, Güney Kıbrıs’ın içinde bulunduğu çıkmazdan tek açılma penceresinin KKTC ve Türkiye’nin yapısına bakması gerektiğini söyledi. KKTC’nin Türkiye ile birlikte TL kullanmasının bölgede fiilen bir “TL Para Bölgesi” meydana getirdiğine işaret eden Atun, Güney Kıbrıs’ın da bu bölgeye girerek ekonomisini çok daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturabileceğini savundu.

Rum bankalarındaki kriz nedeniyle, Euro bölgesinin şartları ve reel sektörle Güney Kıbrıs’ta rekabet edebilir ortam sağlanamayacağından, Rumların ekonomik olarak büyümesinin mümkün olamayacağını dile getiren Atun, mevcut durumda tek çıkış yolunun ya Euro Bölgesinden çıkmak ya da büyük kesintilerle gelir düzeyi büyümeden giderlerde azalma meydana getirmek olduğuna değindi.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Forex’te En büyük ” Destek ” ‘çiniz.
Forex’te En büyük ” Destek ” ‘çiniz.

20 Yılı aşkın piyasa ve sektör tecrübesi ile müşterilerine profesyonel anlamda hizmet vermekte olan Destek Menkul Değerler DestekFX adı altında

FED 2008 krizinin tutanaklarını yayınladı
FED 2008 krizinin tutanaklarını yayınladı

Amerikan Merkez Bankası (FED), 2008 yılındaki finansal kriz zamanında yapmış olduğu Federal Açık Piyasalar Komitesi (FOMC) toplantılarının

Yerli üretim dizel tren
Yerli üretim dizel tren

Türkiye Vagon Sanayi A.Ş.’nin (TÜVASAŞ) Adapazarı tesislerinde üretilen ilk yerli dizel tren seti Anadolu Mototren, İzmir- Balıkesir-Bandırma



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI