Avrupa Otomotiv Pazarı, İlk Çeyrekte Yüzde 9,7 Daraldı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 17 Nisan 2013 - 12:44

Avrupa otomotiv pazarı, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 9,7 küçüldü.

Otomotiv Distribütörleri Derneği (Odd) açıklamasına göre, AB (27) ve Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi (EFTA) ülkeleri toplamına bakıldığında otomobil pazarı, 2013 yılı ocak-mart döneminde 2012 yılı aynı dönemine oranla yüzde 9,7 küçüldü ve toplam 3 milyon 96 bin 266 adet seviyesinde gerçekleşti. Geçen yılın ilk 3 aylık döneminde pazardaki satış, 3 milyon 428 bin 926 olmuştu.

2011 yılı Avrupa otomobil pazarında 4. çeyrekte başlayan daralma, 2012 yılının ardından 2013 yılında da aylar itibariyle daralmayı sürdürdü. 2013 yılı mart ayında en yüksek satış yüzde 12,9 düşüşle, 673 bin 957 adete Almanya’da oldu.

AB (27) ve EFTA ülkeleri toplamında, 2013 yılı ocak-mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre en sert düşüş yüzde 42,2 ile Finlandiya’da, ardından yüzde 30,3 ile Hollanda’da ve yüzde 17,7 ile Yunanistan’da görüldü.

2013 yılı ocak-mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre satışlarını en çok arttıran ilk üç pazar sırasıyla; yüzde 23,9 ile İzlanda, yüzde 16,2 ile Estonya ve yüzde 7,4 ile İngiltere oldu.

-Türkiye, otomobil satışında Avrupa’da 7. sırada-

AB (27) ve EFTA ülkeleri toplamına göre otomobil pazarı, 2013 yılı mart ayında 2012 yılı aynı ayına göre yüzde 10,3 küçüldü ve toplam 1 milyon 346 bin 889 seviyesinde gerçekleşti. 2012 yılının aynı ayında ise 1 milyon 500 bin 880 adet satış olmuştu.

AB (27) ve EFTA ülkeleri içerisinde, 2013 yılı mart ayında geçen yılın aynı ayına göre en sert düşüş yüzde 58,6 ile Finlandiya’da görülürken bu ülkeyi yüzde 32,2 düşüşle ile Romanya ve yüzde 31,4 kayıpla Hollanda izledi.

2013 yılı mart ayında geçen yılın aynı ayına göre satışlarını en çok arttıran ilk üç pazar da sırasıyla; yüzde 13,9 ile İzlanda, yüzde 9,2 ile Danimarka ve yüzde 6,3 ile Macaristan oldu.

Türkiye, Avrupa otomobil satışları sıralamasında 2013 mart ayında 7. ve 2013 ocak-mart döneminde yine 8. sırada yer aldı. – İstanbul

Bıst 100 Endeksi İlk Seansı Sınırlı Düşüşle Tamamladı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 17 Nisan 2013 - 12:44

Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi, ilk seansı önceki kapanışa göre 60,72 puanlık düşüşle 84.644,92 puandan tamamladı.

Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetleri önceki kapanışa göre ortalama yüzde 0,07 oranında değer kaybetti, toplam işlem hacmi 1,2 milyar lira oldu.

Güne alıcılı başlayan endeks gördüğü en yüksek 85.287,80 puan seviyesinden Avrupa hisse senedi piyasalarındaki satıcılı seyrin etkisiyle düşüşe geçti ve en düşük 84.372,63 puanı gördü.

Analistler, endeks üzerinde ağırlığı yüksek banka hisselerinin ortalama yüzde 0,10 oranında değer kaybettiğine dikkati çekerek, teknik göstergelerin yükselişi desteklemediğini, banka hisselerinin de olumsuz seyretmesiyle yükselişlerin sınırlı kaldığını belirtiyor. İkinci seansta endeksin 84.200 seviyesinin destek olarak izleneceğini ifade eden analistler, bu seviyenin altına gerilemesi durumunda satış baskılarının artabileceğini dile getiriyor. – İstanbul

Bir Petek Narenciye Balı 10 Bin Liraya Satıldı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 17 Nisan 2013 - 12:44

Çukurova’da arıcıların portakal, limon, mandalina ve greyfurt ağaçlarının çiçeklerinden elde ettiği narenciye balının ilk hasadı yapıldı. Vali Yardımcısı Halis Arslan’ın kovandan çıkardığı yaklaşık 2 kilo ağırlığındaki bir petek bal açık artırmada 10 bin liraya satıldı.

Bal ve Arı Ürünleri Tanıtım ve Araştırma Derneği, Adana Arı Yetiştiricileri Birliği ve Adana Ticaret Borsası işbirliğinde bu yıl 4’üncüsü organize edilen ‘Narenciye Balı Hasadı’ etkinliği Recai Gizer’e ait narenciye bahçesinde gerçekleşti. Maske ve eldiven takan Vali Yardımcısı Halis Arslan, arıcılarla birlikte açılan kovanlardan bir petek bal çıkarıp, ilk narenciye balı hasadını yaptı. Çok sayıda meslek örgütü temsilcileri ve iş adamının katıldığı etkinlikte Vali Yardımcısı Halis Arslan, yaklaşık 2 kilo ağırlığındaki balı açık artırmayla satışa sundu. Geçen yıl 5 bin liraya satılan bir petek bal, bu yılki açık artırmada 10 bin liraya satıldı. Açık artırma 6 bin lira sınırında kalınca devreye giren Arslan, 5’er bin lira bedelle Anadolu Bal Genel Müdürü Hasan Özkan ve Karlıova Bal Evi Genel Müdürü Ömer Salcan’ı sezonun ilk narenciye balının sahibi ilan etti.

Bal ve Arı Ürünleri Tanıtım ve Araştırma Derneği Başkanı Ömer Arasan, törende yaptığı konuşmada Adana’nın arıcılıkta özel bir yeri olduğunu vurguladı. Adana’nın coğrafi konumu, iklimi ve bitki örtüsüyle Türkiye’nin en önemli arıcılık merkezleri arasında yer aldığını belirten Ömer Arasan, elde edilen narenciye balının C vitamini açısından çok zengin olduğunu vurguladı. Türkiye’de bal üretiminin yıllık 12-15 bin ton civarında olduğunu, ekonomiye yıllık yaklaşık 150 milyon dolarlık katkıda bulunulduğunu bildiren Ömer Arasan, insan sağlığını koruyucu özellikleri dikkate alındığında balın değerinin parayla ölçülemeyeceğini belirtti.

Muğla ve Ordu’nun ardından Adana’nın arıcılıkta üçüncü sırada olduğunu, yaklaşık 350 bin kovanla üretim yapıldığını anlatan Arasan, narenciye balı için de çeşitli illerden arıcıların yakın sayıda kovanı Adana’ya getirip, üretim yaptığını sözlerine ekledi.

“Adana, Singapur’un Tedarikçisi Olmaya Aday”

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 17 Nisan 2013 - 9:30

Adana Ticaret Odası (ATO)Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gizer, Singapur Maslahatgüzarı Lee Lorling’e Çukurova’nın üretim potansiyeli ve bulunduğu coğrafya ile büyük avantaja sahip olduğunu belirterek, Adana olarak Singapur’la olan ticaret hacmini en üst seviyeye çıkarıp bu ülkenin çeşitli alanlardaki gereksinimlerini karşıladığı en önemli tedarikçisi olmak istediklerini söyledi.

Singapur Maslahatgüzarı Lee Lorling, gerek üretim potansiyeli, gerekse stratejik önemiyle ön plana çıkan Çukurova ile ticari ilişkilerin geliştirilmesini sağlamak amacıyla ATO Başkanı Ali Gizer’i ziyaret etti. ATO Başkan Yardımcıları Atila Menevşe ve Mehmet Şahbaz’ın yanı sıra Yönetim Kurulu, Meclis ve Meslek Komitesi üyelerinin de hazır bulunduğu görüşmede, Çukurova ile Singapur arasındaki ticaret hacminin, olması gerekenin çok altında seyretiğine işaret edilerek, mutlaka artırılması gerektiği görüşünde birleşildi.

ATO Başkanı Ali Gizer, Singapur ekonomisinin büyük oranda ticarete dayanması ve sanayi alanındaki gelişmişliğinin Adana ile büyük benzerlik taşıdığını belirterek, “Singapur’un ilimizle birçok yönden benzeşen ve bu bağlamda işbirliği fırsatı sunan bir yapıda olduğu bir gerçek. Çünkü Adana da, Singapur gibi 200 yıllık sanayi birikimi, dünyanın en önemli ticaret yolları üzerindeki konumu, 2000 yıllık bir ticaret üssü oluşu, genç ve dinamik nüfusunun yanı sıra Türkiye ortalamasına göre yüksek refah seviyesi ile Singapur’a benzer sosyal ve ekonomik göstergelere sahiptir. Adana bu benzerliklerin ötesinde yüksek verimliliği ve çeşitliliği ile dünya çapında bilinen bir tarım merkezidir. Bu göstergeler ışığında İlimiz ile Singapur arasında önemli bir ticaret potansiyeli bulunmaktadır. Bu ziyaretin var olan ancak yeterince değerlendirilemeyen potansiyeli açığa çıkarmasını ve Adana ile Singapur arasında kurulacak ticaret köprüsünün ilk taşını oluşturacağına inanıyorum” dedi.

Gizer, Adana’nın üretimi ile Singapur’un gereksinimleri karşılaştırıldığında önemli benzerlikler bulunduğuna işaret ettiği konuşmasında şu görüşlere yer verdi:

“Singapur dış ticareti incelendiğinde en çok ithal edilen ürünlerin, makine, mineral yakıtlar ve gıda ürünleri olduğu dikkati çekmektedir. Adana, bu ürün gruplarında oldukça gelişmiş ve ihracatı yüksek bir ildir. Bu bakımdan Adana’nın kaliteli ürünleriyle, Singapur’un önemli tedarikçilerinden biri haline gelebileceğini düşünüyorum. Singapur’un ihraç ürünlerinde ise başlıca; makine ekipman, tıbbi kimyasallar ve mineral yakıtlar gelmektedir. Bu bağlamda Adana, Singapur için ayrı bir önem arz edecektir. Nitekim Adana, Türkiye’de ve Ortadoğu coğrafyasında sağlık sektörünün en gelişmiş olduğu kenttir. Singapur tıbbi ürünlerini ilimize pazarlama olanağına sahiptir.

Kimyasallar ve mineral yakıtlar konusunda Adana, Singapurlu yatırımcılara mükemmel bir yatırım alanı sunmaktadır. Bilindiği üzere dünyanın en büyük ham petrol ve doğalgaz nakil hatlarının dünya pazarıyla buluştuğu nokta Adana’dır. Rus, Azeri, Irak menşeli petrol nakil hatları Adana’da sonlanmakta ve buradan Yumurtalık limanından dünyaya dağıtılmaktadır. Bu oluşum henüz çok yenidir. Adana, bu alanda henüz yapılanma aşamasındadır. Singapur, petro-kimya ürünleri, kimyasallar ve kauçuk gibi malların imalatında oldukça gelişmiş bir ülkedir. Bu nedenle Singapurlu yatırımcıları ve işadamlarını bu yeni alanda yatırıma ve geleceğin enerji üssünden pay almaya çağırıyoruz. Bir diğer önemli husus ise, gemi inşası ve tersaneler boyutunda Adana’nın sunduğu fırsatlardır. Adana, bu sanayi alanında da son derece yüksek bir altyapıya ve imkanlara sahiptir. Gemi inşa sanayinde çalışmak üzere eleman yetiştiren bir okulumuz, Adana’da eğitim vermektedir. Yani nitelikli eleman ihtiyacı da en yüksek düzeyde karşılanmaktadır. Bu bakımdan gemi inşa sektöründe güçlü olan Singapurlu işadamları, gerek bizlerle işbirliği içinde, gerekse doğrudan yabancı yatırım statüsünde bu sektörde yatırım yaparlarsa kazançlı çıkacaklardır.”

Singapur Maslahatgüzarı Lee Lorling de, Çukurova’nın ekonomik potansiyeli ve çeşitliliğinden etkilendikleri için Adana’ya geldiklerini söyledi. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın Singapur için büyük önem taşıdığını ifade eden Maslahatgüzar Lee Lorling şöyle konuştu:

“Türkiye, gerek Ortadoğu, gerekse Avrupa Birliği gibi önemli pazarların kilit noktasında. Adana da, Türkiye içerisinde özel bir konuma sahip. 5.3 milyon nüfuslu Singapur, gıda ve tarım ürünleri gereksiniminin büyük bölümünü ithal ediyor. Bu anlamda Çukurova önemli bir potansiyele sahip. Ayrıca, Rusya ve Azerbaycan petrollerinin yine Çukurova’dan dünyaya dağıtılıyor olması da çok önemli. Amacımız, Çukurova ile mevcut ticaretimizi her alanda artırmak. Bugün elde ettiğim izlenimler doğrultusunda, gereksinimlerimizi belirleyip, Singapurlu işadamları ile Adana Ticaret Odası’nın üyelerinin ikili görüşme yapabilecekleri bir organizasyonda buluşturmamız gerektiğine inanıyorum. Ticaretimizin artırılmaması için hiçbir neden görünmüyor.” – Adana

Türkiye Güneş Enerjisi Potansiyeli Bakımından Dünyada 3’üncü Sırada

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 17 Nisan 2013 - 9:30

SP Enerji Elektrik Üretim Şirketi Genel Müdürü Serdar Tabakoğlu, Türkiye’nin 12 milyon metrekarelik güneş enerjisi potansiyeliyle dünyada 3’üncü sırada yer aldığını söyledi. Ülkede 4 bin 600 kilometre karelik verimsiz arazinin güneşten elektrik üretimi yatırımı için son derece elverişli olduğunu belirten Tabakoğlu, 56 GW kurulu güçteki doğal gaz santraline eşdeğer 380 bin GW/h yıl elektrik enerjisi üretilebileceğini kaydetti.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ), IEEE Çukurova Öğrenci Kolu’nun ‘Enerji Günleri’ dolayısıyla Mühendislik Mimarlık Fakültesi Salonu’nda düzenlediği etkinlikte ‘Fotovoltaik (pv) (Işığın elektriğe dönüşümü) sistemleri ve Türkiye’deki uygulamaları’ konulu sunum yapan Serdar Tabakoğlu, Türkiye’de elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 83’nün termik santrallerden karşılandığını hatırlattı. Bunun yüzde 17’sinin kömür, geri kalanının doğalgaz santrallerinden elde edildiğini vurgulayan Tabakoğlu, “Bu nedenle şu anki kurulu gücün 1.5 katı bir güçle güneş enerjisi üretmek mümkün.” dedi.

Financial Times’ın 26 Şubat 2006 tarihli raporunda verilen solar haritasına göre Akdeniz, İç Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde güneş enerjisinden metre kareye 200 W/h arasında elektrik enerjisi üretmenin mümkün olduğuna işaret eden Tabakoğlu, “Dünya enerji gereksinimini temiz ve sürdürülebilir bir biçimde sağlayabilir. On yıllar boyunca çok düşük işletim maliyetleri ile yeni bir sektör ve iş imkanları hazırlanabilir. Güneş enerjisini, ülkemizin somut zenginliği olarak kabul etmek mümkün. Ülkemizin güneş enerjisi potansiyeli 2008 yılı toplam elektrik enerjisi tüketiminin iki katıdır.”diye konuştu.

Avrupa Birliği Enerji Konseyi’nin 2020’de yüzde 20 oranında yenilenebilir enerji kaynağı kullanımı, yüzde 20 oranında enerji verimliliğini hedeflediğini dile getiren Tabakoğlu, güneş enerjisinden elektrik üretiminin çevreci bir sistem özelliği taşıdığına dikkat çekti. Serdar Tabakoğlu, şöyle devam etti: “Güneş pili panellerinin yüzeylerine çarpan, güneş ışınları alınıp kullanılabilir enerjiye çevrilir. Öncelikli olarak tercih edilen direkt elektrik enerjisinin üretilmesidir. Gün boyunca bu enerji, aydınlatma, veya bulunduğu bölgenin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılanmasında kullanılır, artan enerji ise şebekeye verilir. Panellerin üretimi sırasında küçük bir çevre kirliliği söz konusu olabilir. Ancak panellerin üretimi de kullanılacağı bölgede yapılırsa bu kirlilik daha da düşük olacaktır. Güneş enerjisinden üretilen elektriğin üretildiği bölgedeki dağıtım sisteminde tüketilmesi durumunda iletim kayıpları söz konusu olmayacaktır.”

Türkiye’de yetkisel düzenlemeler tamamlandığı takdirde, teknik olarak çatıların güneş enerjisine hazır olduğunu ve pv sektörünün doğru yerden başlaması için buna acil ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Serdar Tabakoğlu, “Lisanslı olarak pv’den, enerji üretim süreci için aşarı başvurulara ve spekülasyonlara karşı değerli tarım, orman vb. sahalarının işgaline engel olabilmek için bir dizi önemli düzenleme gerekmektedir. Aksi durum kamuoyu ve çevre örgütleri tarafından tepkilere sebep olacaktır. Lisans başvuru ve kriterleri belli olmadan kabul edilmemeli. Simsar ve gerçek yatırımcı birbirinden ayrılmalıdır. Ülkede gerçekleştirilen doğalgaz yatırımları pv sektörünü kendileri için rakip görmemelidir. Sektör kendini en kötü senaryoya hazır tutabilmelidir. Bu durum teşvikin caziplik durumudur. Bu noktada hedef şebeke tarifesini yakalamaktır.” şeklinde konuştu.

Destek Primi Borcu Affında Önemli Uyarı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 17 Nisan 2013 - 9:30

6385 Sayılı Kanun ile birlikte, sosyal güvenlik destek primi borçlarına gelen af hakkında bilgilendirme yapan SGK yetkilileri, aftan yararlanma şartları ve ödeme seçeneklerine ilişkin önemli bilgiler vererek, peşin ya da taksitle ödemek isteyenlerin 31 Mayıs tarihine kadar vakti olduğunu hatırlattılar.

BSMMMO’nun BAOB Yerleşkesi’ndeki hizmet binasında, Bursa SGK İl Müdür Yardımcısı İsmet Çağlayan, Bursa SGK Osmangazi SGM Müdürü Eran Karaca ve Bursa SGK Osmangazi İşyeri Tescil Merkez Şefi İsmail Karalı’nın sunumunda, ‘6385 Sayılı Kanunla Sosyal Güvenlik Destekleme Primi Yapılandırılması ve Diğer SGK Değişiklikleri’ konulu seminer düzenlendi. Seminerin açılış konuşmasını yapan Bursa SGK İl Müdür Yardımcısı İsmet Çağlayan, geçtiğimiz ocak ayında çıkan 6385 Sayılı Yasa’ya ilişkin bilgilendirme toplantıları düzenlediklerini, BSMMMO’nun da bu toplantıların bir halkası olduğunu kaydetti. SGK’nın çok büyük bir kurum olduğunu ve Türkiye’de büyük bir bütçeye sahip olduğunu dile getiren Bursa SGK İl Müdür Yardımcısı Çağlayan, mevzuatta sıklıkla karşılaştıkları değişiklikleri ilgililere anlatmak adına, bilgilendirme içerikli bu tür seminerlere devam edeceklerini de kaydederek, sözü sunumunu gerçekleştirmek üzere, Bursa SGK Osmangazi SGM Müdürü Eran Karaca’ya bıraktı.

PRİM BORÇLARINA GELEN AF

Meslek mensuplarının ilgiyle dinlediği seminerde ‘6385 Sayılı Kanunla Sosyal Güvenlik Destekleme Primi Yapılandırılması ve Diğer SGK Değişiklikleri’ hakkında bilgi veren Osmangazi SGM Müdürü Eran Karaca, “Bilindiği üzere, 6385 Sayılı Yasa’nın getirdiği en önemli yenilik, kamuoyunda da en bilindiği şekliyle sosyal güvenlik destek primlerinde yapılandırmaya gitmiş olmasıdır. Bu, 6111’den sonra kurumun getirdiği yeni bir yapılanma. Sosyal güvenlik destek primi, emekli olan kişilerin hizmet akdiyle çalışıyorlarsa işverenleri tarafından ödenen, eğer kendi nam ve hesaplarına çalışıyorlarsa da aylıklarından kesilen prim olarak tanımlanabilir” dedi. Emekli maaşlarından eskiden yüzde 10 oranında yapılan kesintilerin şimdi yüzde 15 oranında yapıldığını da sözlerine ekleyen Eran Karaca, 6385 Sayılı Kanun ile birlikte prim borçlarına gelen af hakkında bilgilendirme yaptı.

MAAŞLARIN KESİLMESİ GEREKİYOR

2013 yılı şubat ayı sonuna kadar olan sosyal güvenlik destek primi borçlarının, yapılandırma kapsamına girdiğini dile getiren Karaca, “Kanundan, afla ilgili yararlanabilecek iki kesim var. Birincisi, sosyal güvenlik destek primi borcu olanlar, ikincisi de devlet hissesinin yüzde 51’inden fazlasına sahip kamu niteliğindeki kurumlarda çalışanlar. Kamu niteliğindeki bu kurumlarda çalışanların maaşlarının kesilmesi gerekiyor. Emekli olduktan sonra hem maaş alıp, hem de buralarda kesintisiz çalışılması mümkün değil” diye konuştu.

BAŞVURU VE ÖDEME SÜRECİ

Sunumunda, yapılandırmaya ilişkin başvuru koşulları ve ödeme seçenekleri hakkında da detaylı bilgi veren Karaca, şunları söyledi: “Yapılandırmaya başvuranlar, sosyal güvenlik destek primi borçlarını ve 5335 Sayılı Kanun’a göre yersiz yapılan ödemelerini, 6, 9, 12 veya 18 taksit seçeneklerinden birini seçip ödeyebiliyorlar. Peşin ödemek isteyenler ise 31 Mayıs tarihine kadar borçlarını ödeyebilecekler. Vadeli ödemek isteyenler de ilk taksitlerini bu tarihe kadar ödemek zorundalar. Sonrasındaki ödemeleri ise 6111 yapılandırmasında olduğu gibi, her iki ayda bir yapabilecekler.” Mükelleflerin, 31 Mayıs 2013 tarihine kadar yapılandırmanın şeklini değiştirebileceklerini de duyuran Karaca, peşin ise taksitliye, taksitli ise peşin ödemeye çevirebileceklerini bildirdi.

ÖDEME SEÇENEKLERİ

Karaca, sunumunun devamında ödeme seçeneklerine ilişkin şu önemli bilgileri verdi: “Peşin ödemeler, kurumun anlaşmalı olduğu bankalara yapılacak. Taksitli ödeme yolu seçilmişse de SSK emeklileri, 1 Ekim 2008’den önceki borçlarını banka yoluyla ödeyecekler. 1 Ekim 2008 sonrası borçlarını ise isterlerse maaşlarından kestirebilecek ya da banka yoluyla ödeyebilecekler. Bağ-Kur emeklileri de 1 Ekim 2008 öncesi veya sonrası borçlarını ister bankadan isterlerse de aylıklarından kestirecekler. Emekli Sandığı emeklileri de yine SGK emeklileri gibi, 1 Ekim 2008 öncesi borçlarını bankadan, sonrasını ise aylıklarından kestirecekler.” BSMMMO’nun BAOB Yerleşkesi’ndeki hizmet binasında gerçekleşen seminer, soru-cevap bölümüyle devam etti. Meslek mensupları, konuya dair merak ettiklerini Bursa

(İHS

17.04.2013 09: 41: 25

TSI

NNNN – Bursa

Toyota 5 Milyondan Fazla Hibrit Araç Sattı

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 17 Nisan 2013 - 9:29

Toyoto, dünya genelinde 5 milyondan fazla hibrit araç sattığını açıkladı.

Şirketten yapılan açıklamada, bu yılın mart ayı sonuna kadar satılan araç sayısının 5 milyon 125 bine ulaştığı belirtildi.

İlk hibritli araçların 1997’de Prius modelinde satılmaya başlandığı anımsatılan açıklamada, şirketin hibrit araçlarının dünya genelindeki satış oranının yüzde 14, Japonya’da ise yüzde 40 olduğu kaydedildi.

Hibrit teknolojisi uygulanmaya başlandığı ilk dönem şüpheyle karşılansa da günümüzde dünyanın önde gelen otomobil üreticileri tarafından da öneriliyor. – Tokyo

Ani Hava Değişimi Çiftçileri Endişelendiriyor

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 17 Nisan 2013 - 8:44

Nisan ayının gelmesi ile birlikte havalardaki ani değişiklikler çiftçiyi kara kara düşündürüyor. Yılda 180 bin ton armut, 130 bin ton şeftalinin üretildiği Bursa’da havalardaki düzensizliğin 24 Nisana kadar sürmesi bekleniyor. Ovada hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesinin çiçeklenme dönemindeki mahsule zarar vermesinden endişe ediliyor.

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Gürsu Ziraat Odası Başkanı Kamil Dönmez, hava sıcaklıklarının nisan ayında yükselip artmasının tarımı olumsuz yönde etkileyebileceğini söyledi. Armut ve şeftalinin çiçeklenme döneminde olması yüzünden sıcaklıkların sıfırın altında düşmesini istemediklerini anlatan Dönmez, “Şu anda çok büyük bir sıkıntımız yok. Ancak havanın anormal olarak soğuması sıkıntı oluşturabilir. Geçen yıl şeftalilerde yanıklara yol açmıştı. Hasat öncesinde çiçeklenme dönemi olduğu için sıcaklıkların aşırı derecede düşmesini beklemiyoruz. Aynı zamanda yeşillik grubu sebzeler aşırı yağışlar sebebiyle zarar görebiliyor” dedi.

“NİSAN AYININ BİTMESİNİ BEKLİYORUZ”

Kestel’de ağırlıklı olarak armut ve şeftali üretimi yapıldığına dikkat çeken Dönmez, “Meyve hasadı haziran ayında başlayacak. İlk

şeftali hasat edilecek. Şu ana kadar hasat edilen bir meyve yok. Havanın sürekli ısınıp soğuması bizi tedirgin ediyor. İnşallah bu dönem bir sıkıntı çekmeyiz. Hava sıcaklığındaki ani düşüşler armutta ve elmada kara leke hastalığını artırır. Aynı zamanda havanın yağmurlu olması yüzünden bahçelere de inemiyoruz. Sıcaklık eksi 3 dereceye düşerse şeftali zarar görülebilir. Soğuk çekirdeğin donmasına sebebiyet verir” diye konuştu.

Dönmez, Gürsu’da yıllık 20 bin ton şeftali ve 80 bin armut üretildiğini sözlerine ekledi.

“24 NİSANA KADAR HAVALARIN DÜZELMESİNİ BEKLEYECEĞİZ”

Kestel Ziraat Odası Başkanı Fevzi Fırtına ise, hava sıcaklıklarındaki ani değişikliklerin üretime olumsuz etki edebileceğinin altını çizdi. Döllenme döneminde olan şeftali ve armudun aşırı soğuk hava yüzünden zarar görebileceğine işaret eden Fırtına, “Bu ay yağışların olmasını bekliyoruz. Çünkü nisan ayında ayın 24’üne kadar yağış oluyor. Bir geçiş dönemi çünkü. Ama anormal anlamda hava sıcaklığındaki düşüşler bizi sıkıntıya sokabilir. Armut ve şeftali çiçeklenme döneminde olduğu için bu ayı kazasız belasız atlatmak istiyoruz. Kestel’de yılda yaklaşık 60 bin ton armut, 10-15 bin ton şeftali üretiliyor” dedi. – Bursa

Altın Neden Düşüyor?

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 17 Nisan 2013 - 8:44

Dünya ekonomisinde gündem altın… Son iki günde yüzde 10’un üzerinde değer kaybeden altın vatandaşı da vurdu. Yastık altında servet saklayan Türkler bu iki günde 30 milyar dolar kaybetti. Peki bu düşüş yeni alım için fırsat mı? Uzmanlara göre ‘şimdilik’ değil. Ons fiyatında 1.150 dolar bile görülebilir. Yani altında yüzde 18’lik daha düşüş tehlikesi var

Buhran dönemlerinin yatırım aracı altın yatırımcıları şoke etti. Son 13 yılın getiri rekorunu elinde bulunduran altın, sadece iki günde yüzde 10 değer yitirdi, 30 yılın ‘en büyük iki günlük düşüşüne’ imza attı. ‘Altın dönemi sona erdi’ diyen uzmanlar, en azından uzun bir süre emtialarda ciddi fiyat yükselişleri beklemiyor.

ALTIN NEDEN BU KADAR DÜŞTÜ?

Aslında altında düşüş habercisi ilk olarak burunları iyi koku alan Soros ve Buffet gibi ‘kurt yatırımcıların’ satışlarıyla gündeme gelmişti. Peki şimdi ne olacak?

Uzmanlara göre altındaki gerileme henüz bitmedi. Dünkü yükseliş ise sadece tepki… Bu seviyelerden yeni alım önermeyen analistlere göre altın önce 1.300, ardından da 1.200 dolara gerileyebilir. Orta vadede ise 1.150 doları görme riskimiz bile var. Yani dolar bazında altın yüzde 18 daha düşebilir…

ALIM ÖNERMİYORLAR

TL bazında gram altının ise 70-75 lira aralığında alınabileceğini söyleyen analistler yine de uyarıyorlar: ABD’de parasal genişlemeye son verileceğine yönelik sinyaller artmaya başlarsa yatırımcı için kabus günleri başlayabilir. Alım yapmak isteyenler altından uzak dursun… Satmak isteyenler ise tepki yükselişlerini takip etsin.

NEDEN DÜŞÜYOR?

– Güney Kıbrıs’ın altın rezervlerini satacağına ilişkin haberler düşüşü tetikledi.

– Altın rezervleri çok daha yüksek olan İtalya (86 milyar euro), Portekiz (13 milyar euro) ve İspanya (10 milyar euro) gibi ülkelerin de aynı yolu izleyebileceğine ilişkin endişeler altındaki satışları hızlandırdı.

– Önemli teknik seviyeler kırıldı. 13 yıldır yükseliş trendinde olan altının yaklaşık 2 yıldır işlem gördüğü bandın alt çizgisini (1.525 $) aşağı yönlü geçmesini takiben, düşüşler hızlandı. Ayrıca teknik olarak altının son zirvesi olan 1.800 a göre kaydettiği düşüşün %20’yi aşması, teknik olarak ayı piyasasına (düşüşe işaret eder) girdiğini ortaya koyarak satış baskısını artırdı.

– Bazı fonların stop-loss (zarar kes) ve margin call (teminat tamamlama) işlemleri, düşüşü daha da hızlandırdı. Bu düşüş de yeni stop-loss ve margin call lara neden olarak kartopu etkisi yarattı ve altında hızlı düşüşleri beraberinde getirdi.

– Küresel ekonominin toparlanacağına ilişkin beklentilerle bazı fonların altından çıkarak hisse senedi ve devlet tahvili gibi enstrümanlara girmesi de yine altına olan talebi olumsuz etkiliyor.

1.100 $’A İNMESİNİ BEKLEYİN

Anadolu Yatırım Stratejisti Halil Reçber: Birkaç gün içinde 1320 dolar hatta daha aşağıları görebiliriz. 12 ay içerisinde altın 1150-1000 dolarlara gelecektir. Şu anda altın alıp kenera atmak riskli. 1.100 dolarlara gelmeden alıp kenera atılmaz. Alım için uygun değil. Dünya borsalarında da yüzde 20’lik bir düzeltme bekliyorum.

ABD’NİN ADIMLARI ÇOK ÖNEMLİ

Garanti Bankası Altın Piyasaları Uzmanı Alper Kalyoncu: Düzeltme devam ederse altının onsu 1200 dolarlara kadar düşebilir. Fakat 1.400 1.500 dolar seviyelerine önümüzdeki 3 ay içerisinde yükselme beklentisi var. Toparlanma kısa vadeli düşüşün tepkisi. 1200 dolar ile 1300 dolar arasında yatırımcılara altın almalarını tavsiye ediyoruz. Gram bazında ise 70 ila 80 TL arası öneriliyor. Altının seyrinde en önemli gösterge FED’in politikaları. Verilerde toparlanma var ise onsu 1100 dolarlara düşebilir. Fakat genişlemeci politika devam edecekse 1200 dolar seviyelerine kadar gerileyip bir yıl içerisinde toparlanmasını bekliyorum. Bir diğer faktör de faiz. Faizin arttığı ortamlarda altın düşüyor, tam tersi durumlarda ise altın yükseliyor.

Bakan Şimşek: Türkiye Vergi Yükü En Az Olan Ülkelerden Biri

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 16 Nisan 2013 - 11:14

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin vergi yükünün yüksek olmadığını söyledi. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı (OECD) ülkelerinde verginin ortalama yüzde 34 olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 27 de kaldığını vurgulayan Şimşek, “Kurumlar Vergisi’ni yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürdük. 2002 yılında bir şirket 100 lira kazansa bu paranın 65 lirası hazineye gidiyordu. Biz bu oranı yüzde 34’e indirdik.” dedi.

Uluslararası Kamu Mali Yönetimi Çalıştayı’na katılan Bakan Şimşek, en yüksek vergi diliminde yer alan Gelirler Vergisi’nin payını yüzde 49’dan yüzde 35’e düştüğünü dile getirerek, asgari ücret üzerinden kesilen vergiyi de azalttıklarına dikkat çekti. Şimşek, bazı gıda ürünlerindeki KDV’yi yüzde 1’e indirdiklerine işaret ederek, “KDV anlamında Türkiye’de vergilerin yüksek olduğu iddia edilemez.” diye konuştu. AK Parti Hükümeti’nden önce Türkiye’de siyasi istikrarın en uzun 17 ay sürdüğüne dikkat çeken Şimşek, AK Parti’nin 124 aydır istikrarı koruduğunu belirtti ve “Siyasi istikrar olunca haliyle 2023 hedeflerinden bahsedebiliyoruz.” ifadesini kullandı.

Çalıştayda; Türkiye’nin Mali yapısıyla alakalı bir sunum yapan Bakan Şimşek, son 60 yıldır en bülük küresel krizin yaşandığına değinerek, son 10 yılda her şeye rağmen Türkiye’nin yüzde 5,1 oranında büyüdüğünü kaydetti.

Altın Fiyatındaki Düşüş

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 16 Nisan 2013 - 11:14

Antalya Kuyumcular Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ferda Erdem, düşen fiyatların yaklaşan düğün sezonu öncesinde altın almak isteyenler için güzel bir fırsat olduğunu bildirdi.

AA muhabirine açıklamalarda bulunan Erdem, küresel kriz boyunca yatırımcı için güvenilir bir liman olarak görülen altının fiyatının, ABD ekonomisindeki toparlanma ve Güney Kıbrıs’ın rezervlerindeki altını satışa çıkartma endişeleri nedeniyle sert bir şekilde düştüğünü hatırlattı.

Globalleşen dünyada ülke ekonomilerindeki hareketlerin diğer ülkelere ve ticarete hemen yansıdığını anlatan Erdem, şöyle konuştu:

“Küresel ekonomik kriz etkisini kaybediyor. Şirketler karlılık oranlarını artırmaya, ülkeler ekonomilerini toparlamaya başladı. Bunlar da yavaş yavaş yatırımcıları yönlendiriyor. Kriz döneminde güvenilir liman olması nedeniyle altına bir hücum olmuştu. Piyasalar düzeldikçe insanlar tercihlerini ticarete döndürmeye başladı.”

Altın fiyatlarının kısa zamanda toparlayacağını düşündüğünü kaydeden Erdem, altının kısa vadeli değil, uzun vadeli bir yatırım aracı olduğunu vurguladı.

Erdem, “Altın son 3 senede yatırımcıya yaklaşık yüzde 75 kar getirmiştir. Kısa dönemli değerlendirmemek lazım” dedi.

-“Düğün sezonu öncesinde güzel bir fırsat”-

Düğün sezonunun yaklaştığını hatırlatan Erdem, “Düşen fiyatlar düğün sezonu öncesinde altın almak isteyenler için güzel bir fırsat” diye konuştu.

Erdem, şu anda altın fiyatlarının gerçekten cazip olduğunu, ekonomide çok ciddi dalgalanmalar olmazsa fiyatların biraz daha ucuzlayabileceğini fakat bundan sonra çok sert bir düşüş daha yaşayacağını düşünmediğini söyledi.

Altının özellikle 2010 ve 2011 yıllarında yatırımcılara ciddi getiri sağladığını belirten Erdem, kısa vadeli iniş ve çıkışlar olabileceğini fakat altının yatırımcıya her zaman için kazandırmaya devam edeceğini vurguladı.

Düşen altın fiyatları nedeniyle tedirgin olup ellerindeki altını çıkartmaya çalışanlara uyarılarda bulunan Erdem, “Altın almak isteyenler hemen alsın, satmak isteyenlerin ise biraz daha beklemelerinde fayda var” diye konuştu.

Altında sert iniş ve çıkış dönemlerinde kuyumcuların satışlarının durağanlaştığına dikkati çeken Erdem, fiyatlardaki değişikliğin şu anda ticarete olumsuz yansıdığını fakat 15 gün veya bir aya kadar normale dönmesini beklediklerini sözlerine ekledi. – Antalya

Vali Balkanlıoğlu: Üretici Birlikleri Güçlenirse Afyon Ette Bir Numara Olur

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 16 Nisan 2013 - 11:14

Afyonkarahisar Valisi İrfan Balkanlıoğlu, İstanbul’un et ihtiyacının yüzde 20’sini karşılayan Afyonkarahisar’da üretici birliklerinin güçlenmesi gerektiğini söyledi. Balkanlıoğlu, üretici birliklerinin hayata geçireceği projeler sayesinde et ve et ürünlerinde ileride bir numara olabileceklerini kaydetti.

Türkiye Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği toplantısında konuşan Vali İrfan Balkanlıoğlu, Afyonkarahisar’da et ve et ürünlerinin kalitesinin gitgide arttığını, Türkiye genelinde markalı ürünler bulunduğunu belirtti. Et sektöründeki kalitenin korunması adına üretici birliklerinin de kendisini geliştirmesi gerektiğini ifade eden Balkanlıoğlu, “Geçmişte her şey devletten beklenirdi. Devlet yukardan dikte ederdi. Avrupa’da bu böyle değil. Oradaki hayvancılık işlerinin hemen hepsi birlikler tarafından gerçekleştiriliyor. Üretmek, dağıtmak ve ihracata kadar üreticiler söz sahibi. Devlet sadece politika düzenliyor ve denetliyor. Yani bütün her şey üreticilerin kendi kurduğu birlikler sayesinde yapılıyor.” dedi.

Balkanlıoğlu, Türkiye’de artık işleyişlerin bu yöne doğru gittiğini belirterek, verimli ırklar sayesinde Türkiye’de de bir tonun üzerinde ağırlığı olan boğaları görebildiklerini anlattı. Balkanlıoğlu, “Bütün dünyada hayvancılığa devletlerin teşvikleri var. O nedenle rekabet ediyorlar. Bazı ülkelerin yağmurlu gün sayısının fazla olması nedeniyle otların fazla olması büyük avantajdır. Mesela yurt dışından Angus türü hayvanlar geldi. Bu hayvanların üretildikleri yerler uçsuz bucaksız çayırlardır. Bu hayvanlar insanlara da alışık değiller, bölgeden helikopterle alınıyorlar. Yani onlardaki masraf sıfıra yakın olduğu için onlarla rekabet etmek oldukça zor.” diye konuştu.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, bu konuda çabaları olduğunu, ancak bunun yanında üretici birliklerinin de gayretleri olması gerektiğini anlatan Balkanlıoğlu, valiler olarak bu konuda kendilerine düşeni yapmaya hazır olduklarını dile getirdi.

Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Raşit Tabak da düne kadar Türkiye’yi, insan sağlığına tehlikeli, son derece kötü şartlarda üretim yapmakla suçlayan AB ülkelerinin, bugün Türkiye’den süt ve et talep eder hale geldiğini söyledi.

Ekonomi Bakanı Çağlayan (1): İşsizlik Rakamları Acı Frenin Bir Sonucu

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 16 Nisan 2013 - 11:13

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, işsizlik rakamlarındaki binde 4’lük artışın, ekonomideki acı frenin bir sonucu olarak ortaya çıktığını söyledi Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, işsizlik rakamlarındaki binde 4’lük artışın, ekonomideki acı frenin bir sonucu olarak ortaya çıktığını söyledi. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun bugün toplanacağını da hatırlatan Çağlayan, “Ümit ediyorum Merkez Bankası da bugün, frene basmak yerine, daha fazla gaza basarak, ekonomisini sürekli büyüterek, işsizliği azaltma konusundaki gayretlerini gösterecektir” mesajını verdi.

Çağlayan, ABD ile Serbest Ticaret Anlaşması İş Dünyası ile yapılan “İstanbul Zirvesinin” açılışında yaptığı konuşmada, büyüme ve işsizlik rakamlarına değindi. Türkiye’nin mutlak surette çok daha fazla gaza basması gerektiğini savunan Çağlayan, “Çünkü Türkiye, diğer ülkelerden farklı. Genç nüfusu, dinamik yapısı, Türkiye’nin lokasyonu ve birçok anlamdaki özellikleri farklı kılıyor. Aramızda çok uzun mesafeler olan ülkelerin yerinde saydığı, hatta bir çoğunun geri geri gittiği, küçülme yaşandığı bir ortamda, aramızdaki mesafeyi kapatmanın yolu, bizim frene basmamızla olmaz” diye konuştu.

-İŞSİZLİK RAKAMLARI-

Bu noktada büyümenin daha büyük olacağını ümit ettiğini dile getiren Çağlayan, Merkezi Bankası Para Politikası Kurulu’nun bugün yapacağı toplantıda, iş aleminin gündeme getirdiği konuları daha iyi anlayacağı temennisinde bulundu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) dün açıkladığı işsizlik rakamlarına da değinen Çağlayan, şunları söyledi:

-“MERKEZ BANKASI FRENE BASMAK YERİNE, GAZA BASARAK EKONOMİSİNİ BÜYÜTECEKTİR”-

“Açıklanan işsizlik rakamları, acı frenin bir sonucu olarak otaya çıkmıştır. Şunu çok net ifade edeyim, işsiz sayısında bin 4’lük bir artış olmuştur. Ancak Türkiye, 1 milyon insanı da istihdam etmiştir geçen sene. Türkiye, her sene 1 milyon insana yeni iş imkanı sağlam zorunda olan bir ülke. Gelmiş olduğu işsizlik rakamı, Avrupa ortalamasının da altındadır. Ancak gelmek istediğimiz hedef bu değil tabii ki. Bu konuda ümit ediyorum Merkez Bankası da bugün, herhalde dünyayı iyi şekilde takip edecektir. Bugün Japonya’nın, ABD’nin, bilhassa bu konuda frene basmak yerine, daha fazla gaza basarak, ekonomisini sürekli büyüterek, işsizliği azaltma konusundaki gayretlerini gösterecektir. Biz kendimizden önce dış dünyaya bakmak zorundayız.” (ANKA/DEVAM)

(HMD/HF) – İstanbul

Kargid Başkanı’ndan İşadamlarına Tanzanya’ya Yatırım Yapın Tavsiyesi

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 16 Nisan 2013 - 11:13

Karadeniz İşadamları Derneği (KARGİD) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yaşar Altıntaş, işadamlarına doğal kaynakları bakımından oldukça zengin olan Tanzanya’ya yatırım yapmalarını tavsiye etti.

Ahmet Yaşar Altıntaş, Tanzanya İşadamları Derneği (ABİTAT) işbirliği ile geçen hafta bu ülkeye yaptıkları iş gezisiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. 15 işadamı ile gittikleri Tanzanya’da önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini anlatan Altıntaş, Dar es Salaam’daki Yatırım Ajansı Genel Müdür John Mathew Mnali ve Türkiye’nin Tanzanya Büyükelçisi Ali Davutoğlu’nu ziyaret ederek, yatırım imkanları hakkında bilgi alışverişinde bulunduklarını dile getirdi.

Altıntaş, doğal kaynakları bakımından oldukça zengin olan Tanzanya’nın her türlü yatırıma açık olduğunu belirtti. Trabzonlu iş adamlarına Tanzanya’ya yatırım yapmalarını tavsiye eden Altıntaş, ülkede tarımdan turizme, sağlıktan inşaata kadar pek çok alanda cazip iş fırsatları olduğuna dikkat çekti.

Altıntaş, Tanzanya’daki iş imkanları ile ilgili şu bilgileri verdi: “Ülkede işlenebilir geniş topraklar ve madenler girişimcileri bekliyor. Tanzanya doğal güzellikleri nedeniyle turizm alanında yatırım yapacaklar için de cazip. Sağlık sektörü de gelişiyor. Ayrıca, müteahhitler için yapılacak çok iş var.”

Afrika ülkelerinin genelinde olduğu gibi Tanzanya’nın da tüketim ürünleri ve sermaye malları ithal ettiğini ifade eden Altıntaş, ihracatın büyük bir bölümünü ham madde ürünlerinin oluşturduğunu kaydetti. Altıntaş, sanayi, inşaat, madencilik, turizm, temizlik, güvenlik, seyahat acenteliği, sağlık, balıkçılık ve tarım sektörlerinde yatırımın öne çıktığına değindi.

Türkmenistan Bölgesinde Enerji Devi Olacak

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri (Page 10)
Paylaş
Tarih : 16 Nisan 2013 - 10:38

Doğalgaz ve petrol rezervi ile dünyada adından söz ettiren Türkmenistan, elektrik ihracatını artırma kararı aldı. Elektrik ihracatını 5 kat daha artırmak için 2020 yılına kadar sektöre 5 milyar doların üzerinde yatırım yapılacak.

Türkmenistan’da 2013-2020 yılları elektrik enerji sektörü kalkınma programı onaylandı. Yeni program kapsamında söz konusu dönemde bu sektöre 5 milyar doların üzerinde yatırım yapılacak. Bunun sonucunda kent, ilçe, kasabalar ve sanayi işletmelerin elektrik ihtiyacı kesintisiz karşılanacak. Yurtdışına ihraç edilen elektrik miktarı 5 kat daha arttırılacak. 2013-2016 yılları arasında yeni 8 adet doğalgaz türbinli elektrik santrali inşa edilecek ve mevcut 3 elektrik santrali yeniden yapılandırılacak. Ayrıca, bu süreçte yüksek gerilimli elektrik hatları çekilecek. 2016 yılına kadar elektrik üretimini 2 kat daha arttırmak hedefleniyor. 2017-2020 yılları arasında yine 6 adet elektrik santrali kurulacak.

Türkmenistan’da 10 elektrik santrali, 32 türbin (14’ü buhar, 15’i doğalgaz ve 3’ü su türbinleri) faal durumda. Türkmenistan; İran ve Afganistan’a elektrik ihraç ediyor. Ayrıca, Tacikistan, Pakistan ve Ermenistan’a elektrik ihraç etme yolları araştırılıyor.

Türkmenistan’ın elektrik üretimine Türk şirketleri de önemli katkı sağladı. Çalık Holding’in bünyesindeki Çalık Enerji, bu ülkede 6 elektrik santrali inşa etti. Halihazırda bu şirket, Aşkabat’a istikrarlı elektrik enerji sağlanması ve tüm ülkenin elektrik enerji sektörünün modernleştirilmesiyle ilgili projenin ilk aşamasına başladı. Hayata geçirilme süresi beş yıl olarak belirlenen proje üç aşamada gerçekleştirilecek. İnşaatı planlanan alt istasyonların 60’ının tamamı bir elektrik sisteminde birleştirilecek.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Forex’te En büyük ” Destek ” ‘çiniz.
Forex’te En büyük ” Destek ” ‘çiniz.

20 Yılı aşkın piyasa ve sektör tecrübesi ile müşterilerine profesyonel anlamda hizmet vermekte olan Destek Menkul Değerler DestekFX adı altında

FED 2008 krizinin tutanaklarını yayınladı
FED 2008 krizinin tutanaklarını yayınladı

Amerikan Merkez Bankası (FED), 2008 yılındaki finansal kriz zamanında yapmış olduğu Federal Açık Piyasalar Komitesi (FOMC) toplantılarının

Yerli üretim dizel tren
Yerli üretim dizel tren

Türkiye Vagon Sanayi A.Ş.’nin (TÜVASAŞ) Adapazarı tesislerinde üretilen ilk yerli dizel tren seti Anadolu Mototren, İzmir- Balıkesir-Bandırma



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI