DÖVİZ İŞLEMLERİNİN MUHASEBESİ 2

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 16 Şubat 2012 - 3:32

101 Alınan Çekler Hesabı ve Yabancı Paralı Alınan Çekler:

101 ALINAN ÇEKLER HESABI
101.01 TL Alınan Çekler
101.02 Yabancı Paralı Alınan Çekler
101.02.01 Y.P.A.Ç. Dolar Cinsinden Çekler
101.02.01.01 Portföydeki Y.P.A.Çekler
101.02.01.002 Tahsildeki Y.P.A.Çekler
101.02.01.03 Teminattaki Y.P.A. Çekler

Çek, bir kişinin bankadaki parasını, bir başka şahsa ödemesi için bankaca verilen ticari bir belgedir. Çek bir bankaya hitaben yazılmış ve TTK da belirtilen hükümlere göre düzenlenmiş, ödeme emri niteliğinde olan kıymetli bir evraktır. Çekler haesabı aktif karakterli bir hesaptır.

Yabacı Paralı Alınan Çekler, yurt içinde veya yurt dışında yabancı para cinsinden alınan çeklerin izlendiği hesaptır. Yabancı Paralı Alınan Çekler, alındığında işlem günündeki Merkez Bankası efektif döviz alış kuru ile TL’ye çevrilerek, 101 Alınan Çekler Hesabına alt hesapları ile birlikte borç kaydedilir.

Yabancı Paralı Alınan Çekler tahsil edildiğinde, elden çıkarıldığında işlem günündeki Merkez Bankası efektif alış kuru üzerinden 101 Alınan Çekler Hesabına alt hesapları ile birlikte alacak kaydedilir.

Yabancı Paralı Alınan Çeklerin kayıtlı kuru ile elden çıkarıldığı günkü kuru arasında olumlu kur farkları cari (içinde bulunan) dönemdeki ihracat ile ilgili ise 601. Yurt Dışı Satışlar Hesabına alacak, değil ise 646. Kambiyo Kârı Hesabına alacak kaydedilir. Olumsuz kur farkları ise cari dönemdeki ihracat ile ilgili ise 612. Diğer İndirimler Hesabına borç değil ise 656. Kambiyo Zararı Hesabına borç kaydedilir.

Örnek: HG İşletmesi 11.01.2009 Tarihinde 1.500 TL’lik mal satmış ve karşılığında dolar üzerinden düzenlenmiş 1.000 dolar tutarında çeki almıştır. İşlem tarihinde Merkez Bankası alış kuru 1,50 TL’dir.
İşletme 20.01.2009 tarihinde çekin tahsili için bankaya gitmiştir. Banka, döviz alış kuru 1,54 TL üzerinden döviz alımı yaparak parayı işletmeye ödemiştir.

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………11.01.2009………………………………..

101. ALINAN ÇEKLER HESABI
101.02.01.01. Portföydeki Y.P.A. Çekler

601. YURT DIŞI SATIŞLAR HESABI

 

1.500

 

 
1.500

1.000 x 1,50 TL = 1.500 TL

 

2

………………………………20.01.2009………………………………..

100. KASA HESABI
100.01. TL Kasası

101. ALINAN ÇEKLER HESABI
101.02.01.01. Portföydeki Y.P.A. Çekler
646. KAMBİYO KARLARI HESABI

 

1.540

 

1.500

40

1.000 x 1,54 TL = 1.540 TL
102 Bankalar Hesabı ve Yabancı Paralı Bankalar Hesabı:

102 BANKALAR HESABI
102.01 x Bankası
102.01.01 TL Mevduat Hesapları
102.01.01.01 Ticari Mevduat Hesapları
102.01.02 Yabancı Paralı Hesaplar
102.01.02.01 Y.P. Döviz Tevdiat Hesabı
102.01.02.01.01 Y.P.D.T. Dolar Hs.- Yurt İçi
102.01.02.01.01.02 Y.P.D.T. Dolar Hs.- İhracat
102.01.02.01.02 Y.P.D.T. Euro Hesabı

Yabancı Paralı Döviz Tevdiat Hesapları, bankalarda açtırılan vadeli ve vadesiz döviz tevdiat hesaplarının izlendiği hesaplardır. Bankalar hesabının alt hesabı olarak izlenir. Bankaya yurt dışından ihracat bedeli yabancı para havale geldiğinde önce döviz tevdiat işlemlerinde izlenir. Yurt dışı alıcı cari hesabı ile bankaya gelen havale arasındaki olumlu kur farkı, cari dönemdeki ihracat ile ilgili ise 601. Yurt dışı satışlar hesabına alacak, değil ise 646. Kambiyo Kârı Hesabına alacak kaydedilir. Olumsuz kur farkları ise cari dönemdeki ihracat ile ilgili ise 612. Diğer İndirimler Hesabına borç değil ise 656. Kambiyo Hesabına borç kaydedilir.

Bankadaki yabancı para, döviz alım belgesi ile TLye çevrilerek mevduat hesaplarına aktarılmak istendiğinde, işlemin yapıldığı tarihteki DAB belgesi kuru esas alınarak yabancı paralı döviz tevdiat hesabını maliyet (kayıtlı) tutar üzerinden alacak, ticari mevduat hesabına borç kaydedilir. Yabancı paralı döviz tevdiat hesapları dönem sonunda değerlemeye tabi tutulur. Değerleme işlemi yabancı para kasası hesapları gibi borsa raici ile, borsa raici yoksa Maliye Bakanlığı tarafından değerlemeye uygulanacak kur ile değerlenir. İhracat ve ithalat ile ilgili banka masrafları uluslararası muhabir masrafları ilgili masraf hesabına borç, ticari mevduat hesabına alacak kaydedilir.

120 Alıcılar Hesabı ve Yurt Dışı Alacaklar:

120. ALICILAR HESABI
120.01 Yurt İçi Alıcılar Hesabı
120.02 Yurt Dışı Alıcılar Hs.
120.02.01 Uzakdoğu Ülkeler Alıcılar
120.02.02 Avrupa Kıtası Alıcılar
120.02.03 Asya Kıtası Alıcılar
120.02.04 Serbest Bölge Alıcılar
120.02.09 Yurt Dışında Bırakılan İhracat Mal Bedeli
120.02.09.01 Y.D.B.İ.M. Bedeli-Dolar
120.02.09.01.01 Yurt Dışı Şubede Bırakılan İhracat Bedeli-Almanya
120.02.09.02 Y.D.B.İ.M. Bedeli-Euro

Yurt Dışı Alıcılar Hesabı, 120. Alıcılar hesabının alt (yardımcı) hesabıdır. Mal ve hizmet ihraç eden işletmelerin, yurt dışından alacakları için kullanılan hesaptır. İhracat işlemlerinde fiili ihracat gerçekleştiğinde 120. Alıcılar Hesabına döviz cinsinden alt hesabı ile birlikte borç, 601. Yurt Dışı Satışlar Hesabına alacak kaydedilir. Alıcılardan olan TL cinsinden alacaklar kayıtlı değerlerle, yabancı para cinsinden olan alacakları ise borsa raici ile, borsa raici yoksa Maliye Bakanlığı tarafından değerlemeye alınır.

İhracat bedelinin %70’inin 90 gün içinde yurda getirilerek bankalarda veya finans kurumlarında satılması (TL’ye çevrilmesi) hâlinde, kalan %30’a tekabül eden kısım üzerinde ihracatçı serbestçe tasarruf hakkına sahiptir. 90 günlük süre içinde yurda getirilen ihracat bedelinin, yurt dışına bırakılan kısmı en fazla %30 oranında olabilir. Yurda getirilen mal bedelleri için bankadan D.A.B. (Döviz Alındı Belgesi) alınır, geri kalan tutar yurt dışında bırakılacak ise tutar bankaya bildirilerek kambiyo hesabı kapatılır.

Yurt dışına bırakılan dövizlerin tutarı işlem günündeki kuru ile çarpılarak 120. Alıcılar (120.02.09.01.01 Yurt Dışı Şubelerde Bırakılan İhracat Bedelleri) hesabına borç kaydedilir. Yurt dışında bırakılan ihracat bedeli tutarı bir süre sonra yurda (banka havalesi ile) getirildiğinde “102. Bankalar Hesabı”na borç, “120. Alıcılar (120.02.09.01.01 Yurt Dışı Şubelerde Bırakılan İhracat Bedelleri) Hesabı”na alacak yazılmak suretiyle yurt dışına bırakılan ihracat bedeli hesap kapatılır. Yurt dışında bırakıldığı tarihteki kayıt kur ile havalenin yapıldığı veya yurda getirildiği işlem günündeki kur arasında olumlu kur farkları “646. Kambiyo Kârları Hesabı”na alacak, olumsuz kur farkı ise “656. Kambiyo Zararı Hesabı”na borç kaydedilir.

DÖVİZ İŞLEMLERİNİN MUHASEBESİ

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 16 Şubat 2012 - 3:30

1. Döviz İşlemlerinin Muhasebesi:

100 Kasa Hesabı ve Yabancı Para Kasası ve İşlemleri:

100. KASA HESABI
100.01 TL Kasası
100.02 Yabancı Para Kasası
100.02.01 Yabancı Para Dolar Kasası
100.02.02 Yabancı Para Euro Kasası

Kasa hesabı aktif karakterli bir hesaptır. Tek düzen hesap planında dönen varlıklar grubunda yer alır. Türk Lirası kasası ve Yabancı Para kasası olarak izlenir. Yabancı paralar 100 Kasa Hesabının alt hesaplarında izlenir. Yabancı paralar alış değeriyle tutarı kasa hesabına borç ve kasadan çıkanları ise maliyet değeri ile alacak kaydedilir.

Kasaya alınan yabancı paralar banka veya herhangi bir finans kurumundan tedarik edilmiş ise banka finans grubunun efektif satış kuru ile Türk Lirasına çevrilir ve 100 Kasa hesabının, yabancı para cinsinden alt hesaba borç kaydedilir.

Kasada yer alan yabancı para, elden çıkarılmak istendiğinde (satıldığında veya herhangi bir ödeme için kullanıldığında) kayıtlı (maliyet) değeri üzerinden 100 Kasa hesabının, yabancı para cinsinden alt hesabına alacak kaydedilir.

Kayıtlı kur ile işlem günündeki kur arasında olumlu kur farkları 646. Kambiyo Kârları Hesabına alacak, olumsuz kur farkları ise 656. Kambiyo Zararı Hesabına borç kaydedilir.

Örnek:
– HG İşletmesi 05.01.2009 Tarihinde 10.000 dolar satın almıştır. İşlem günü 1 dolar = 1,50 TL’dir.
– 15.01.2009 tarihinde, işletmenin yabancı para kasasında 1 dolar = 1,50 TL’den kayıtlı 4.000 dolar satılmıştır.
Satış günü 1 dolar = 1,47 TL’ dir.
– 25.01.2009 tarihinde, işletmenin yabancı para kasasında 1 dolar = 1,50 TL’den kayıtlı 2.000 dolar satılmıştır.
Satış günü 1 dolar = 1,55 TL’dir.

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………05.01.2009………………………………..

100. KASA HESABI
100.02. Yabancı Para Kasası
100.02.01. Dolar Kasası

100. KASA HESABI
100.01. TL Kasası

 

15.000

 

 

15.000

10.000 x 1,50 TL = 15.000 TL

2

………………………………15.01.2009………………………………..

100. KASA HESABI
100.01. TL Kasası
656. KAMBİYO ZARARI HESABI
656.01. Dolar Satışı
656.01.01. Dolar Satış Zararı

100. KASA HESABI
100.02. Yabancı Para Kasası
100.02.01. Dolar Kasası

 

5.880

120

 

 
6.000

4.000 x 1,50 TL = 6.000 TL
4.000 x 1,47 TL = 5.880 TL
4.000 x (1,50 – 1,47) = 120 TL

3

………………………………25.01.2009………………………………..

100. KASA HESABI
100.01. TL Kasası

100. KASA HESABI
100.02. Yabancı Para Kasası
100.02.01. Dolar Kasası
646. KAMBİYO KARI HESABI
646.01. Dolar Satışı
646.01.01. Dolar Satış Kârı

 

3.100

 

3.000
100

2.000 x 1,50 TL = 3.000 TL
2.000 x 1,55 TL = 3.100 TL
2.000 x (1,55 – 1,50) = 100 TL

DÖVİZ İŞLEMLERİ, KAMBİYO, KUR, EFEKTİF

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 16 Şubat 2012 - 2:00

1. Döviz: Döviz, Ülkelerin elinde bulunan madeni ve kâğıt para cinsinden bütün ülke paraları ve bu paralarla ödemeyi sağlayan her türlü hesap, belge ve vasıtaların tümüne denir. Uluslararası ödemelerde geçerli olan yabancı para, para işlevi gören her tür bono, poliçe, kredi mektubu, havale ve benzeri varlıklar, her türlü mal ve hizmet alımında, ödemede bulunulurken kullanılan paranın, alacaklı tarafından kabul edilebilir cinsten olması gerekir. Bütün ülkeler, mal ve hizmet satışında kendi parası ile satma taraftarıdır. Yani kendi ülkesinin çıkardığı paraya güvenilmesini isterler.

Uygulamada, satın alınan bir malın bedelini, alıcı ülkenin yabancı para stoklarında satıcı ülkenin para biriminden para olmaması durumunda, satıcı ülkenin kabul edeceği bir başka para birimi ile ödeme gerçekleştirilir. Satıcı ülke de eline geçen bu para ile diğer ülkelerle alış verişini yapabilecektir. Bu nedenledir ki ülkelerin uluslararası ticaret yapabilmeleri için ellerinde diğer ülkelerin paralarının stoklarında bulunması gerekir. İşte bu ülkelerin elinde bulunan madeni ve kâğıt para cinsinden bütün ülke paraları ve bu paralarla ödemeyi sağlayan her türlü hesap, belge ve vasıtaların tümüne döviz denir.

2. Efektif: Banknot yani kağıt para şeklindeki bütün yabancı paralara efektif denir. Döviz kavramı içinde, yabancı para cinsinden düzenlenmiş her türlü kâğıt (bono, poliçe, kredi mektubu, havale ve benzeri varlıklar ) ve hesap girerken, efektif kavramı içine sadece nakit yabancı paralar girmektedir.

3. Kambiyo: Değiştirme, bozdurma, değer ve fiyat anlamına gelmektedir. Bir ülke parasının öteki ülke parasıyla anlatımı, anlamına geldiği gibi, yabancı ülke paraları üzerinden düzenlenen ticari senetler, çek, poliçe, bono gibi belgeleri de içerir. Ülkemizde kambiyo ve döviz aynı anlama gelmektedir. Her türlü yabancı para, belge ve araçları bu kavramlarla ifade edilmektedir. Türk Parasının Kıymetini Koruma 30 Sayılı Karar’da döviz (kambiyo) şöyle tanımlanmaktadır; “Döviz, efektif dahil yabancı para ile ödemeyi sağlayan her nevi hesap, belge ve vasıtalardır.”

4. Kur: Ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerine, fiyatına kur denir. Kur iki türlüdür.
– Alış Kuru: Döviz ve efektif alışlarında uygulanan kurlara denir. Döviz alışlarında uygulanan kurlara döviz alış, efektif alışlarında uygulanan kurlara efektif alış kuru denir.
– Satış Kuru: Döviz ve efektif satışlarında uygulanan kurlara denir. Döviz satışında uygulanan kurlara döviz satış kuru, efektif satışlarda uygulanan kurlara efektif satış kuru denir.

Türkiye’deki uygulamada, kurların üç farklı şekilde oluştuğu görülmektedir:
– T.C. Merkez Bankası’nca ilan edilen kurlar
– Bankalarca ve özel finans kurumlarınca, T.C. Merkez Bankası’nın açıkladığı döviz kurunda binde 2’yi, efektif kurda ise % 1’i geçmemek üzere belirlediği kurlar
– Serbest piyasada oluşan döviz kurları

Muhasebe temel kavramlarından parayla ölçülme kavramı gereği işlemler ulusal para birimi TL ile yapılır. Bu nedenle, yabancı paraları Türk Lirasına dönüştürmede işlem tarihindeki kur esas alınır.

DIŞ TİCARET İŞLEMLERİNDE MUHASEBE – HESAP PLANI

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 16 Şubat 2012 - 1:30

190. DEVREDEN KDV
190.01 Önceki Dönemden Devreden KDV
190.01.01 Ocak Ayından Devreden KDV
191. İNDİRİLECEK K.D.V.
191.01 Alış KDV
191.01.01 Üretim-Alış KDV
191.01.01.01 Yurt İçi-Üretim-Alış KDV
191.01.01.02 Yurt Dışı-Üretim-Alış KDV
191.01.02 Ticari Mal-Alış KDV
191.01.02.01 Yurt İçi Ticari Mal-Alış KDV
191.01.03 Hizmet-Alış KDV
191.02 A.T.İ.K.-Alış KDV
191.09 Satış İade KDV
391. HESAPLANAN K.D.V.
391.01 Satış KDV
391.01.01 Mamul Satış KDV
391.01.01.01 Yurt İçi Mamul Satış KDV
391.01.01.02 Yurt Dışı İhraç Kaydıyla Mamul Satış KDV
391.01.02 Ticari Mal Satış KDV
391.01.02.01 Yurt İçi Ticari Mal Satış KDV
391.01.02.02 Yurt Dışı İhraç Kaydıyla Ticari Mal Satış KDV
391.01.03 Hizmet Satış KDV
391.02 A.T.İ.K. Satış KDV
391.09 Alış İade KDV
392. DİĞER KDV
392.01 Ertelenen KDV
392.01.01 Teşvikli Yatırımda Ertelenen KDV
392.02 Tecil Edilen KDV
392.02.01 İhraç Kaydıyla Satışta Tecil Edilen KDV
253.TESİS, MAKİNE VE CİHAZLAR HS.
253.01.01. Baskı Makinesi
254. TAŞITLAR HS.
254.01.01. Genel Yönetim Aracı
255. DEMİRBAŞLAR
255.01.01. Genel Yönetim Bilgisayarları
300. BANKA KREDİLERİ
300.01 X Bankası Kredileri
300.01.01 TL Kredileri
300.01.02 Yabancı Para Cinsinden Krediler
300.01.02.01 Dolar($) Krediler
300.01.02.01.01 x Bankası Krediler-Dolar
300.01.02.02 Euro Krediler
300.02 Exim Bank Krediler
300.02.01 x Bankası-Exim Bank Kredisi
320. SATICILAR HS.
320.01 Yurt İçi Satıcılar
320.02 Yurt Dışı Satıcılar
320.02.01 Vadeli Akreditifli Satıcılar
320.02.01.01 Yurt Dışı Satıcı
601. YURT DIŞI SATIŞLAR
601.01 Yurt Dışı Ocak Ayı Satışları
601.01.01 Yurt Dışı Ocak Ayı Mal ve Hizmet Satışı
601.01.01.01. Yurt Dışı Ocak Ayı x Malı Satışı
601.01.02 İhracat-Kur Farkları
601.01.02.01 İhracat Bedeli-Kur Farkları
601.01.02.02 İhracat Bedeli Değerleme-Kur Farkları
601.02 Yurt Dışı Şubat Ayı Satışları
610. SATIŞ İADELERİ (-)
610.01 Yurt İçi Satış İadeleri
610.02 Yurt Dışı Satış İadeleri
610.02.01 Yurt Dışına İhraç Edilen Mamullerin İadeler
610.02.02 Yurt Dışına İhraç Edilen Ticari Mallardan İadeler
611. SATIŞ İSKONTOLARI (-)
611.01 Yurt İçi Satış İskontoları
611.02 Yurt Dışı Satış İskontoları
611.02.01 Yurt Dışı Miktar İskontoları
611.02.02 Yurt Dışı Tutar İskontoları
612. DİĞER İNDİRİMLER (-)
612.01 Yurt İçi Satıştan Diğer İndirimler
612.02 Yurt Dışı Satıştan Diğer İndirimler
612.02.01 İhracat Kur Farkı İndirimi
612.02.02 Değerlemeden Doğan İhracat Kur Farkı İndirimi
620. SATILAN MAMULMALİYETİ (-)
620.01 Yurt İçi Satılan Mamul Maliyeti
620.02 Yurt Dışı Satılan Mamul Maliyeti
620.02.01 Yurt Dışına Satılan xxx Parti Mamul Maliyeti
620.02.02 Yurt Dışına Satılan xyz Parti Mamul Maliyeti
620.03 Yurt Dışında İade Gelen Satılan x Mamul Maliyeti
621. SATILAN TİCARİ MALLAR MALİYETİ (-)
621.01 Yurt İçi Satılan Ticari Mallar Maliyeti
621.02 Yurt Dışı Satılan Ticari Mallar Maliyeti
621.02.01 Yurt Dışına Satılan xxx Ticari Mallar Maliyeti
621.02.02 Yurt Dışına Satılan xyz Ticari Mallar Maliyeti
621.03 Yurt Dışında İade Gelen Satılan xxx Ticari Mallar Maliyeti
646. KAMBİYO KÂRI HS.
646.01 Yabancı Para Kasasında Kambiyo Karı
646.01.01 Y.P.K. Dolar Hesapları Kambiyo Kârı
646.02 Döviz Tevdiat Hesaplarından Kambiyo Karı
646.02.01 D.T. Hs. Dolar Hesapları Kambiyo Kârı
646.02.02 D.T. Hs. Euro Hesapları Kambiyo Karı
646.03 Değerlemelerden Doğan Kambiyo Kârı
656. KAMBİYO ZARARI (-)
656.01 Yabancı Para Kasasında Kambiyo Zararı
656.01.01 Y.P.K. Dolar Hesapları Kambiyo Zararı
656.02 Döviz Tevdiat Hesaplarından Kambiyo Zararı
656.02.01 D.T. Hs. Dolar Hesapları Kambiyo Zararı
656.02.02 D.T. Hs. Euro Hesapları Kambiyo Zararı
656.03 Değerlemelerden Kambiyo Zararı
760. PAZARLAMA SATIŞ VE DAĞITIM GİDERLERİ HS.
760.01 Yurt İçi Pazarlama Giderleri
760.02 Yurt Dışı Pazarlama Giderleri
760.02.01 İhracat P.S.D. Giderleri
760.02.01.01 Navlun Giderleri
760.02.01.02 Banka Giderleri
760.02.01.03 Sigorta Giderleri
760.02.01.04 Gümrük Komisyoncusu Ücretleri
760.02.01.05 Vergi-Resim-Harç Giderleri
760.02.02 Fuar ve Sergileri Katılım Giderleri
760.02.03 Yurt Dışı Mağaza Giderleri
760.02.04 Konsinye Satış Giderleri
760.02.05 Reklamasyon Giderleri
760.02.09 Yurt Dışı Memur-Ücret Giderleri
770. GENEL YÖNETİM GİDERLERİ HS.
770.01 Yurt İçi Genel Yönetim Giderleri
770.02 Yurt Dışı Genel Yönetim Giderleri
770.02.01 İhracat G.Y.G. Giderleri
770.02.01.01 Yurt Dışı Personel Ücreti Giderleri
770.02.01.02 Yurt Dışı Diğer Giderleri
780. FİNANSMAN GİDERLERİ HS.
780.01 Yurt İçi Finansman Giderleri
780.02 Yurt Dışı Finansman Giderleri
780.02.01 Kısa Vadeli Yurt Dışı Finansman Giderleri
780.02.01.01 K.V.Y.D.F.G. Banka Kredisi Faizleri
780.02.01.02 K.V.Y.D.F.G. Banka Kredisi Faizleri
780.02.01.03 K.V.Y.D.F.G. İhracat Dövizli Kredi Faizleri
780.02.01.04 K.V.Y.D.F.G. Exim Bank Kredisi Faizleri
780.02.02 K.V.Y.D.F.G. Yurt Dışı Bank Kredisi Faizleri
780.02.03 Uzun Vadeli Yurt Dışı Finansman Giderleri
780.02.03.01 İhracat Banka Masrafları
780.02.03.02 D.A.B. Belgesi Masrafları
780.02.03.03 Banka Havale Masrafları
780.02.04 Akreditif Masrafları

DIŞ TİCARET İŞLEMLERİNDE MUHASEBE

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 16 Şubat 2012 - 1:00

1. Dış Ticaret Muhasebesi İçin Gerekli Ön Bilgiler: Dış ticaret muhasebesi alanında görev alacak ve muhasebe kayıtlarının yapacak personelin ve meslek sahiplerinin,
– İthalat ve ihracat yönetmeliğini,
– Kambiyo mevzuatını,
– Dış ticarette kullanılan teslim şekillerini,
– Dış ticarette yer alan ödeme şekillerini,
– Dış ticarette kullanılan belgelerin özelliklerini, taşınması gereken esasları, düzenlenme yerini ve şekillerini,
– Tek düzen hesap planında yer alan ve dış ticaret ile ilgili özellik arz eden hesapların işleyişini,
– İthâlat ve ihracat dosyalarının kapatılma, orjinallerinin saklanma süre ve koşullarının bilinmesi gerekir.

2. Dış Ticaret Muhasebesinin Önemi: Dış ticaret, bir ülkenin ithalat ve ihracat işlemlerinin toplamıdır. Dış ticaret ödemeler dengesi unsurudur. Ödemeler dengesi açık vermeyen ülke, ekonomik açıdan güçlü ülkedir. Ödemeler dengesinin açık vermemesi için ihracatın ithalattan fazla olması gerekir. Gelişmekte olan dünya ekonomisi içinde Türkiye’nin güçlü bir ülke olabilmesi için daha fazla üretim yapması ve ürünlerin dış pazarlarda satılarak döviz girdisinin sağlanması gerekir.

Türkiye’de yerleşik işletmelerin, diğer ülkelerdeki işletmelerle olan ilişkileri geliştikçe, kambiyo mevzuatı ihracat yönetmeliği ve işlemleri, uluslar arası ticari teslim şekilleri, ödeme şekilleri önem kazanmaktadır. Dış ticaret işlemlerinde işletmenin türüne ve özelliğine göre belgeler kullanılır. Belgelerin sistemli şekilde kaydedilmesi gerekir. Tek düzen hesap planına uyumlu, ithalat ihracat kayıt sürecinin gerçekleştirilmesi için dış ticaret ile ilgili muhasebe işlemlerinin, muhasebenin temel ilke ve kavramlarına, muhasebe standartlarına uygun yapılması gerekir. Bu da ihtisas muhasebesi içinde yer alan “Dış Ticaret İşlemleri Muhasebesi” ile yapılır.

3. Dış Tİcaret Muhasebesinde Hesap Planı Düzenleme: Hesap planı işletmenin bünyesine uygun olmalıdır. Fazla ayrıntılı hesap planı iş hacmini artırırken, az ayrıntılı hesap planı da muhasebeden beklenen faydayı azaltır ve kontrolü zorlaştırır. Bu nedenle hesap planı hazırlanırken işletmenin bünyesi ve muhasebeden beklenen bilgilerin ne olduğu iyi incelenmelidir.

Hesap grupları, ana hesaplar, yardımcı hesaplar ve alt hesaplar işletmenin bünyesine göre belirlenmelidir. Dış ticaret alanında faaliyette bulunmayı planlayan işletmeler, ilgili dönemin başında hesap planı düzenlerken ithalat ve ihracatta kullanılan hesaplar için yardımcı hesaplar oluşturması gerekir. Muhasebe programlarında dönem içinde işlem görmüş hesaplara, işlemin akışını bozan yardımcı hesaplara ilave etmek zordur. Dolayısıyla aynı dönem içinde ilerleyen aylarda ithalat ve ihracat işlemlerinde kullanılacak hesaplar içinde hesap planı düzenlenmesi veya ait olan hesaplar için yardımcı boş kod verilmesi, kullanıcıya rahat hareket etme imkanı verir.

Dış Ticarette Kullanılan Hesaplar: Dış ticaret işlemlerinde kullanılan ve Tek düzen Hesap Planında yer alan hesapların işleyişi, önemi, özellikleri ve gerekli yardımcı hesapları ile dış ticarette sık kullanılan bilanço hesapları, gelir tablosu hesapları ve maliyet hesapları aşağıda gibidir:

100. KASA HS.
100.01 TL Kasası
100.02 Yabancı Para Kasası
100.02.01 Yabancı Para Dolar Kasası
100.02.02 Yabancı Para Euro Kasası
101. ALINAN ÇEKLER HS.
101.01 TL Alınan Çekler
101.02 Yabancı Paralı Alınan Çekler
101.02.01 Y.P.A.Ç. Dolar Cinsinden Çekler
101.02.01.01 Portföydeki Y.P.A.Çekler
101.02.01.002 Tahsildeki Y.P.A.Çekler
101.02.01.03 Teminattaki Y.P.A. Çekler
102. BANKALAR HS.
102.01 x Bankası
102.01.01 TL Mevduat Hesapları
102.01.01.01 Ticari Mevduat Hesapları
102.01.02 Yabancı Paralı Hesaplar
102.01.02.01 Y.P. Döviz Tevdiat Hesabı
102.01.02.01.01 Y.P.D.T. Dolar Hs.- Yurt İçi
102.01.02.01.01.02 Y.P.D.T. Dolar Hs.- İhracat
102.01.02.01.02 Y.P.D.T. Euro Hs.
120. ALICILAR HESABI
120.01 Yurt İçi Alıcılar Hesabı
120.02 Yurt Dışı Alıcılar Hs.
120.02.01 Uzakdoğu Ülkeler Alıcılar
120.02.02 Avrupa Kıtası Alıcılar
120.02.03 Asya Kıtası Alıcılar
120.02.04 Serbest Bölge Alıcılar
120.02.09 Yurt Dışında Bırakılan İhracat Mal Bedeli
120.02.09.01 Y.D.B.İ.M. Bedeli-Dolar
120.02.09.01.01 Yurt Dışı Şubede Bırakılan İhracat Bedeli
120.02.09.02 Y.D.B.İ.M. Bedeli-Euro
121. ALACAK SENETLERİ HS.
121.01 TL Alacak Senetleri
121.02 Yabancı Para Alacak Senetleri
121.02.01 Y.P.A. Senetleri – Dolar
121.02.01.01… Portföydeki Y.P.A. Senetleri
121.02.01.02 Tahsildeki Y.P.A. Senetleri
121.02.01.03 Teminattaki Y.P.A. Senetleri
121.02.01.04 Protestolu Y.P.A. Senetleri
121.02.01.05 İskonto Ettirilen Y.P.A. Senetleri
121.02.02 Y.P.A. Senetleri – Euro
321. BORÇ SENETLERİ HS.
321.01 TL Borç Senetleri
321.02 Yabancı Para Borç Senetleri
321.02.01 Dolar Cinsinden Borç Senetleri
321.02.01.01. X- İtalyan Firması Senetleri
321.02.02 Euro Cinsinden Borç Senetleri
127. DİĞER TİCARİ ALACAKLAR HS.
127.01 Yurt İçi Diğer Alacaklar
127.02 Yurt Dışı Diğer Alacaklar
127.02.01 Yurt İçi Diğer Alacaklar – Dolar
127.02.01.01 Yurt Dışı Protestolu Senetlerden Alacaklar
150. İLK MADDE VE MALZEME HS.
150.01 Yurt İçinden Satın Alınan İlk Madde Malzeme
150.01.01 Yurt İçi Üretim Verilecek İ.M.M.
150.01.02 Yurt Dışı Üretime Verilecek İ.M.M.
150.01.02.01 Yurt Dışı Üretime Verilecek x. Malı İ.M.M.
150.02 İthâl Edilen İ.M.M.
150.03 Dahilde İşlem İle İthâl Edilen İ.M.M.
151. YARI MAMULLER – ÜRETİM
151.01 Yurt İçi Mamul Üretiminde Verilecek Y.M. Üretim
151.02 Yurt Dışı Mamul Üretiminde Verilecek Y.M. Üretim
151.02.01 Yurt Dışı Üretime Verilecek xxx Parti Y.M. Üretim
151.03 Hariçte İşleme Verilen Y.M. Üretim
151. YARI MAMULLERİ-ÜRETİM
152.01 Yurt İçi Üretim – Mamulleri
152.02 Yurt Dışı Satış Üretim – Mamulleri
152.02.01 Yurt Dışı Satış Üretim – x Parti Mamulleri
152.02.01.01 Yurt Dışı Satış Üretim – x Malı
152.02.01.09 Yurt Dışı Konsinye Satışa Sevk Edilen Üretim – x Malı
153. TİCARİ MALLAR HS.
153.01 Yurt İçi Satın Alınan Ticari Mallar
153.02 İhraç Kaydıyla Satın Alınan Ticari Mallar
153.02.01 İhraç Kaydıyla Satın Alınan x Ticari Malları
153.03 İthâl Edilen Ticari Mallar
159. VERİLEN SİPARİŞ AVANSLARI HS.
159.01 Verilen Yurt İçi Sipariş Avansları
159.01.01 A.B.A.Ş.
159.02 Verilen Yurt Dışı Sipariş Avansları
159.02.01 T.B.X.W.Z.-Almanya
159.03 İthâlat Sipariş ve Giderleri
159.03.01 Akreditifli – İthâlat Giderleri
159.03.01.01 Mal Bedeli
159.03.01.01.01 Mal Bedeli FOB. Bedeli.
159.03.01.01.01 Mal Bedeli CIF. Bedeli.
159.03.01.02 Nakliye Giderleri
159.03.01.03 Sigorta Giderleri
159.03.01.04 Gümrük Müşaviri Giderleri
340. ALINAN SİPARİŞ AVANSLARI HS.
340.01 Yurt İçi Alınan Sipariş Avansları
340.02 Yurt Dışı Alınan Sipariş Avansları
340.02.01 Yurt Dışı AS. Avansları-Dolar
340.02.01.01 Y.D.A.S.A. Dolar
340.02.02 Y.D.A.S.A. Euro

SWAP İŞLEMLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 16 Şubat 2012 - 0:55

GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞİ
SERİ NO: 89

Bu Tebliğin konusunu, türev ürünlere ilişkin işlemler ile diğer bazı sermaye piyasası işlemlerinin banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) yönünden vergilendirilmesine ilişkin açıklamalar oluşturmaktadır.

Swap İşlemlerinin Vergilendirilmesi:

Swap; iki tarafın belirli bir zaman dilimi içinde farklı faiz ödemelerini ve/veya farklı para birimlerini karşılıklı olarak değiştirdikleri bir takas sözleşmesidir.

Vadeli bir işlem olması ve risk içermesi gibi unsurları dikkate alındığında, swap işlemlerinin arbitraj işlemlerine yönelik istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, swap işlemleri dolayısıyla lehe alınan paraların BSMV’ye tabi tutulması gerekmektedir.

Öte yandan, her swap sözleşmesinin müstakil bir işlem olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, bir swap sözleşmesinden elde edilen zararın, o işlemle ilgili olduğu iddiasıyla başka bir swap sözleşmesinden elde edilen gelirden düşülmesi mümkün değildir.

a) Para Swapı İşlemleri: Para swapı, tarafların önceden anlaştıkları oran ve koşullarda belirli miktardaki para birimlerini (döviz/döviz, döviz/TL) değiştirmek suretiyle gerçekleştirdikleri işlemlerdir.

Para swapı sözleşmesinin fiziki teslimle sonuçlanması durumunda, bu işlem kambiyo işlemi niteliğinde olacağından BSMV hesaplanmayacaktır. Ancak, para swapı sözleşmesinin nakdi uzlaşı ile sonuçlanması halinde BSMV mükellefleri tarafından lehe alınan paralar %5 oranında BSMV’ye tabi tutulacaktır.

Örnek 3- (Y) Bankasının (B) A.Ş. ile yapmış olduğu avro/dolar para swapı sözleşmesine ilişkin veriler aşağıdaki gibidir:

İşlem Tarihi: 31/12/2010

Vade Tarihi: 6/1/2011

İşlem Tarihinde Parite: 1,442000

Sözleşme Paritesi: 1,442017

Döviz ile döviz değişimine dayalı bu swap işlemi, arbitraj istisnası kapsamına girmemektedir. (Y) Bankası sözleşmenin yapıldığı tarihte 25.000.000 avro almakta, karşılığında 36.050.000 dolar vermektedir. Vade tarihinde ise 36.050.425 dolar almakta, karşılığında 25.000.000 avro vermektedir. Para swapı sözleşmesi dolayısıyla başlangıçta ve vadede yapılan döviz teslimleri, kambiyo işlemi olacağından bu işlemler nedeniyle BSMV hesaplanmayacaktır.

İşlem tarihi itibariyle geçerli parite üzerinden döviz alış verişi gerçekleşmekle birlikte, sözleşmenin vadesinde para birimlerinin tekrar değişimi zorunlu olmayabilir. Vade tarihinde sözleşme dolayısıyla lehe alınan 425 dolar, (B) A.Ş. tarafından (Y) Bankasına aktarılmak suretiyle, sözleşme nakdi uzlaşı ile de sonuçlanabilir. Bu durumda, nakdi uzlaşı ile sonuçlanan söz konusu işlemin kambiyo muamelesi olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, (Y) Bankasının, vade tarihi itibariyle dolar alış kurunun 1,80 TL olduğunu varsayarsak, 425 doları kendi işlemlerine uyguladığı 1,80 TL alış kuru üzerinden TL’ye çevirmek suretiyle bulacağı 765 TL üzerinden %5 oranında BSMV hesaplaması gerekecektir.

Örnek 4- (Z) Bankasının (V) Bankası ile yapmış olduğu dolar/TL para swapı sözleşmesine ilişkin veriler aşağıdaki gibidir:

İşlem Tarihi: 1/3/2011

Vade Tarihi: 1/4/2011

İşlem Tarihindeki kur: 1,5000

Sözleşme Kuru: 1,5051

(Z) Bankası sözleşmenin yapıldığı tarihte 4.000.000 dolar almakta, karşılığında 6.000.000 TL vermektedir. Vade tarihinde ise 6.020.560,44 TL almakta, karşılığında 4.000.000 dolar vermektedir. Gerek sözleşme tarihinde, gerekse vade tarihinde dövizlerin fiziki değişimi işlemleri, kambiyo işlemi olduğundan, sıfır oranında BSMV’ye tabi olup, elde edilen gelir üzerinden BSMV hesaplanmayacaktır.

Bu işlemin nakdi uzlaşı ile sonuçlanması halinde; (Z) Bankasının (V) Bankasından aldığı 20.560,44 TL (=6.020.560,44 – 6.000.000) lehe alınan para olarak %5 oranında BSMV’ye tabi tutulacaktır.

b) Faiz Swapı İşlemleri: Faiz swapı, gösterge bir anapara tutarı üzerinden farklı faiz oranı esaslarına göre hesaplanacak faizlerin iki taraf arasında anlaşılan vadelerde değişimini öngören bir sözleşmedir. Bu sözleşmede, aynı para biriminden olan borçların faiz ödemelerinin yapısı değişmekte, anapara değişimi gerçekleşmemektedir.

Faiz swapı sözleşmesi tek bir işlem, yapılan faiz ödemeleri ise bu işlemin maliyet unsuru olarak kabul edilmekte ve gelir, sözleşme yükümlülüklerinin sona erdiği vadede ortaya çıkmaktadır. Bu işlemde lehe alınan paranın tespitinde alınan ve ödenen faizler birlikte dikkate alındığı için ara dönemlerdeki faiz tahsilâtları üzerinden ayrıca BSMV hesaplanmayacaktır.

BSMV mükellefi tarafından bu sözleşme sonucunda lehe alınan paranın tespiti sözleşmenin vadesinde yapılabileceğinden, vade sonunda sözleşme bazında net faiz gelirinin oluşması halinde bu tutar üzerinden % 5 oranında BSMV hesaplanması gerekmektedir.

Örnek 5- (A) Bankasının 30/7/2010 tarihinde, 10.000.000 dolar tutarındaki 2 yıl vadeli 6 ayda bir LIBOR faiz ödemeli borcundan doğan yükümlülüğünü yerine getirebilmek üzere, (Z) A.Ş. ile %4 faiz oranı ile yaptığı 2 yıl vadeli 6 ayda bir faiz ödemeli swap sözleşmesine ilişkin veriler aşağıdaki gibidir:

Sözleşme Tutarı: 10.000.000 dolar

Sözleşme Tarihi: 30/7/2010

Sabit Faiz: %4

Değişken faiz: Dolar LİBOR

Faiz Değişim Tarihleri                 LİBOR             Döviz Kuru

30/1/2011                                      %4,5                    1,28

30/7/2011                                      %3,8                    1,33

30/1/2012                                      %4,1                    1,29

30/7/2012                                      %3,7                    1,37

FAİZ DEĞİŞİM

TARİHLERİ

LIBOR

(Z) A.Ş. TARAFINDAN

(A) BANKASINA ÖDENEN FAİZ

(A) BANKASININ  (Z) A.Ş.YE

ÖDEDİĞİ FAİZ

30/1/2011

%4,5

225.000 USD

(225.000×1,28= 288.000-TL)

200.000 USD

(200.000×1,28=256.000-TL)

30/7/2011

%3,8

190.000 USD

(190.000×1,33= 252.700-TL)

200.000 USD

(200.000×1,33=266.000-TL)

30/1/2012

%4,1

205.000 USD

(205.000×1,29= 264.450-TL)

200.000 USD

(200.000×1,29=258.000-TL)

30/7/2012

%3,7

185.000 USD

(185.000×1,37=253.450-TL)

200.000 USD

(200.000×1,37=274.000-TL)

Toplam

 

1.058.600-TL

1.054.000-TL

Örneğimizde (A) Bankasının vade tarihi itibariyle sözleşme nedeniyle lehine aldığı para üzerinden BSMV hesaplaması gerekmektedir. Buna göre, (A) Bankasının söz konusu swap sözleşmesi dolayısıyla lehine aldığı 4.600 TL (=1.058.600 – 1.054.000) üzerinden %5 oranında BSMV hesaplanması gerekmektedir.

c) Çapraz Döviz Swap İşlemleri: Döviz swapının faiz swapı ile birlikte kullanımı sonucu ortaya çıkan diğer bir swap türü çapraz döviz swaplarıdır. Çapraz döviz swaplarında, farklı para birimleri ve farklı faiz yapısı üzerine (sabit veya değişken) borçlanan taraflar, diğer tarafın borcuna ilişkin anapara ve faiz ödemelerini yerine getirmek üzere anlaşırlar.

Bu sözleşme uyarınca yapılan işlemler, para ve faiz swapı şeklinde iki ayrı işlem olarak değerlendirildiğinden, bu sözleşmeye ilişkin işlemler yukarıda para ve faiz swapları için yapılan açıklamalar çerçevesinde vergilendirilecektir.

FORWARD İŞLEMLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 16 Şubat 2012 - 0:50

GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞİ
SERİ NO: 89

Bu Tebliğin konusunu, türev ürünlere ilişkin işlemler ile diğer bazı sermaye piyasası işlemlerinin banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) yönünden vergilendirilmesine ilişkin açıklamalar oluşturmaktadır.

Forward İşlemlerinin Vergilendirilmesi:

Forward sözleşmesi; taraflardan birinin sözleşmeye konu olan finansal varlığı sözleşmede belirlenen fiyat üzerinden gelecekteki belirli bir tarihte satın almasını, karşı tarafın da sözleşmeye konu finansal varlığı satmasını öngören bir sözleşme türüdür.

Banka ve bankerler tarafından dövize veya diğer finansal varlığa dayalı olarak yapılan forward işlemlerinde sözleşme dolayısıyla lehe alınan paralar BSMV’ye tabi tutulacaktır. Ancak, fiziki teslimatla sonuçlanan döviz/TL ve döviz/döviz forward sözleşmelerinde ana işlem kambiyo işlemi olduğundan, BSMV oranı sıfır olarak uygulanacaktır. Sözleşmenin nakdi uzlaşı ile sonuçlanması halinde ise, sözleşme nedeniyle lehe alınan para üzerinden %5 oranında BSMV hesaplanacaktır.

Örnek 1- (X) Bankasının (Y) Bankası ile düzenlediği ve 1.000.000 Amerikan Doları (dolar) alım karşılığında 1.560.000 TL vermeyi taahhüt ettiği forward sözleşmesine ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir:

Sözleşme tarihi: 1/1/2011

Vade tarihi: 1/7/2011

Anapara: 1.000.000 dolar

Sözleşme Kuru: 1,56

Vadedeki kur: 1,60

Sözleşmenin fiziki teslimatla sonuçlanması durumunda, işlem kambiyo işlemi olarak sıfır oranında BSMV’ye tabi olduğundan, vergi hesaplanmayacaktır.

Nakdi uzlaşıyla sonuçlanması halinde ise, (Y) Bankası (X) Bankasına sözleşme nedeniyle ortaya çıkan 40.000 TL (=1.600.000 – 1.560.000) tutarı aktaracak ve (X) Bankasınca bu tutar, sözleşme nedeniyle lehe alınan para olarak %5 oranında BSMV’ye tabi tutulacaktır.

Örnek 2- (X) Bankasının (Y) Bankası ile düzenlediği ve 1.000.000 avro karşılığında 1.440.000 dolar almayı taahhüt ettiği forward sözleşmesine ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir:

Sözleşme tarihi: 1/1/2011

Vade tarihi: 1/7/2011

Ana para: 1.000.000 Avro

Sözleşmedeki avro/dolar paritesi : 1,4400

Vadede X ve Y Bankaları dolar alış kuru: 1,60 TL

Sözleşmenin fiziki teslimatla sonuçlanması halinde, bu işlem kambiyo işlemi olarak sıfır oranında BSMV’ye tabi olduğundan, vergi hesaplanmayacaktır.

Sözleşmenin nakdi uzlaşı ile sonuçlanması halinde ise sözleşme dolayısıyla lehe alınan paralar %5 oranında BSMV’ye tabi tutulacaktır. Sözleşme dolayısıyla lehe alınan paranın avro veya dolar olarak hesaplanıp ödenmesi mümkün olduğundan, lehe alınan bu paranın banka tarafından ilgili para birimine kendi işlemlerinde uyguladığı alış kurunu uygulamak suretiyle TL’ye çevrilmesi ve TL olarak hesaplanan söz konusu tutar üzerinden BSMV hesaplanması gerekmektedir. Nakdi uzlaşı neticesinde sözleşme dolayısıyla lehe alınan paranın dolar cinsinden hesaplandığını varsayarsak, vadedeki avro/dolar paritesinin sözleşmedeki pariteden yüksek veya düşük olmasına göre gelir elde eden taraf ve lehe alınan paranın hesabı aşağıdaki gibi olacaktır:

Vade tarihindeki avro/dolar paritesinin 1,4450 olması durumunda, vadedeki parite sözleşmedeki pariteden yüksek olduğundan, (X) Bankası lehine gelir doğmaktadır. (X) Bankasının sözleşme geliri 5.000 dolar (=1.445.000 – 1.440.000) olup, bu tutarın bankanın uyguladığı alış kuru ile çarpılması sonucu bulunan 8.000 TL (=5.000 x 1,60) üzerinden %5 oranında BSMV hesaplanması gerekmektedir.

Vadedeki avro/dolar paritesinin 1,4350 olması durumunda ise, (Y) Bankası lehine gelir doğacak ve lehe alınan bu para üzerinden BSMV hesaplanması gerekecektir. Bu durumda (Y) Bankasının sözleşme geliri 5.000 dolar (=1.440.000–1.435.000) olacaktır. (Y) Bankası, lehine kalan paranın TL’ye dönüştürülmesinde kendi uyguladığı alış kurunu esas alacaktır. Buna göre (Y) Bankasının sözleşme sonucunda lehine kalan 8.000 TL (=5.000 x 1,60) üzerinden %5 oranında BSMV hesaplaması gerekmektedir.

Her iki işlemde de, gelirin dolar olarak alışı söz konusu olduğundan, lehe alınan paranın TL’ye çevrilmesinde bankanın kendi uyguladığı dolar alış kurunu esas alması gerekmektedir.

DIŞ TİCARET MÜSTEŞARLIĞI

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 16 Şubat 2012 - 0:43

1. Dış Ticaret Müsteşarlığı: Başbakanlığ’a bağlı olarak, dış ticaret politikalarının tespitine yardımcı olmak, tespit olunan bu politikalar çerçevesinde ihracat, ihracatı teşvik, ithalat, yurtdışı müteahhitlik hizmetleri ve ikili ve çok taraflı ticari ve ekenomik ilişkileri düzenlemek, uygulamak, uygulamaları izlemek ve geliştirmek görevlerini üstlenmek için kurulmuş olan bir müsteşarlıktır. Dış ticaret müsteşarlığı 1994 yılında kurulmuştur.

Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın ana hizmet birimleri:
– İhracat Genel Müdürlüğü,
– İthalat Genel Müdürlüğü,
– Anlaşmalar Genel Müdürlüğü,
– Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü,
– Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü,
– Dış Ticarette Standardizasyon Genel Müdürlüğü,
– Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü’dür.

Danışma ve denetim birimleri:
– Hukuk Müşavirliği,
– Müsteşarlık Müşavirliği,
– Dış Ticaret Kontrolörleri Kurulu Başkanlığı’ndan meydana gelmektedir.

Yardımcı birimler:
– Personel Dairesi Başkanlığı,
– İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı,
– Savunma Uzmanlığı,
– Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’dir.

2. Dış Ticaret Müsteşarlığının Görevleri:
İhracat Genel Müdürlüğü Görevleri:
– İhracatın kalkınma planları ve yıllık programlardaki ilke, hedef ve politikalar yönünden, ülke ekonomisi yararına düzenlenmesini, desteklenmesini ve geliştirilmesini sağlamak,
– Kamu kurum ve kuruluşlarına çeşitli mevzuatla verilmiş yetkilerin kullanımında ihracata ilişkin politikanın uygulanmasına dair esasları düzenlemek, uygulamalarla görevli kuruluşlar arasında koordinasyonu temin etmek ve anılan kurumların ihracata ilişkin yeni düzenlemeleri ile ilgili görüş bildirmek,
– İhracatın her aşamasında gözetim, denetim ve yönlendirilmesine ilişkin önlemleri almak ve bu hususlarla ilgili düzenlemeler yapmak,
– İhracata dair mevzuatı hazırlamak ve uygulamak,
– İhracatın desteklenmesi ve yönlendirilmesi konularında gerekli tedbirleri hazırlamak, uygulamak, uygulamayı takip etmek ve değerlendirmek,
– İhracata konu olan tarım ürünlerinin destekleme alım fiyatlarının belirlenmesine yönelik hazırlıkları yapmak ve destekleme stoklarının ihracat yoluyla değerlendirilmesine ilişkin esasları tespit etmek ve uygulanmasını sağlamak,
– İhracata yönelik krediler ve diğer devlet yardımları ile ilgili olarak madde ve ülke politikalarına ilişkin esasları belirlemek ve ilgili birim ve kuruluşlara iletmek,
– İhraç maddelerimize karşı uygulanan kısıtlayıcı tedbirlerin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapmak,
– Bağlı muamele ve karşılıklı ticaret uygulamalarının usul ve esaslarını belirlemek,
– İhracatçı Birlikleri ve üst kuruluşlarının çalışma esaslarını düzenlemek, izlemek ve çalışmalarına yardımcı olmak,
– Ülke ihracatının geliştirilmesini teminen ihraç ürünlerinin tanıtımı amacıyla yurt içinde ve yurt dışında konferans, seminer ve benzeri organizasyonları düzenlemek, yurt dışı fuar ve sergi düzenlenmesine ilişkin esasları belirlemek ve uygulamak,
– Kıyı ve sınır ticareti ile ilgili düzenlemeleri yapmak,
– Kalkınma planları ve yıllık programlardaki ilke, hedef ve politikalar yönünden ihracatın ve döviz kazandırıcı hizmetlerin, ihracat ve ithalat politikalarının hedefleri de gözetilerek, teşvik ve yönlendirilmesi konularında gerekli tedbirleri
hazırlamak, uygulamak, uygulamayı takip etmek ve değerlendirerek gerekli tedbirleri almak,
– İhracatı teşvik kararları ve bu kararlara istinaden çıkarılan tebliğler çerçevesinde ihracat projelerini değerlendirerek, uygun görülenleri “İhracat Teşvik Belgesi”ne bağlamak, uygulamada çıkan ihtilaflarda ilgili kuruluşlara görüş vermek, ihracatı teşvik belgesi şart ve niteliklerine aykırı davrananlara Müsteşarlığın yetkileri çerçevesinde gerekli müeyyideleri uygulamak.

İthalat Genel Müdürlüğü Görevleri:
– İthalatın uluslararası anlaşmalar ile kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen ilke, hedef ve politikalar çerçevesinde yürütülmesini sağlamak,
– Kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilerin kullanımında ithalat ile ilgili politikaların uygulanmasına dair esasları düzenlemek
– İthalat Rejim Kararları da dâhil olmak üzere ithalata dair mevzuatı hazırlamak,
– İthalatla ilgili madde politikalarını teklif etmek ve uygulamak,
– İthalatla ilgili izinleri ve gerekli belgeleri vermek, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlamak,
– İç piyasanın ve sanayinin ihtiyaçlarını, iç ve dış ekonomik gelişmeleri dikkate alarak izlemek ve ithal mallarına uygulanacak mali yüklere ilişkin hazırlıkları incelemek, yürütmek ve uygulanmasını sağlamak,
– Ülkemizde düzenlenen uluslararası fuarların ithalatla ilgili işlemlerini düzenlemek ve yürütmek,
– 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunun verdiği görevleri yerine getirmek,
– İthalat hakkında tüm mevzuat hükümleri çerçevesinde ticaret politikası önlemlerini yürütmek.

Anlaşmalar Genel Müdürlüğü Görevleri:
– Kalkınma planları ve genel ekonomik politikalar çerçevesinde, “İki Taraflı Ticaret” veya “İki Taraflı Ticaret, Sınai ve Teknik İşbirliği Anlaşmaları” ile “Çok Taraflı Ticaret Anlaşmaları”nı, gerektiğinde ilgili bakanlık ve kuruluşlarla işbirliği halinde hazırlamak, yürürlüğe koymak ve uygulamak,
– Milletlerarası veya bölgesel ticari işbirliği anlaşmalarının ve protokollerinin hazırlık çalışmalarını ve müzakerelerini yürütmek,
– Türk Devletleri ile ticari ilişkilerin kurulması, geliştirilmesi ve koordine edilmesi faaliyetlerini yürütmek,
– Türk Devletleri ile yapılacak “İki Taraflı Ticaret” ve “İki Taraflı Ticaret, Sınai, Teknik İşbirliği Anlaşmaları”nı gerektiğinde ilgili Bakanlıklar ve kuruluşlarla koordineli olarak hazırlamak ve bunlara ilişkin müzakereleri yürütmek ve ilgili Bakanlık ve Kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak,
– Yurt dışı müteahhitlik hizmetleri ile ilgili olarak Müsteşarlığın görev alanına giren uygulamaları yürütmek, ilgili kurum ve kuruluşları koordine etmek,
– Müsteşarlığın görev alanına giren dış temaslarla ilgili protokol faaliyetlerini düzenlemek.

Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü görevleri:
– Müsteşarlığın görev ve faaliyet alanına giren konularda Avrupa Birliği ile ilişkilerin, kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen hedefler çerçevesinde yürütülmesini sağlamak,
– Avrupa Birliğine yönelik olarak Hükümetçe saptanan amaçlar çerçevesinde, ekonomik ve ticari ilişkilerde kısa, orta ve uzun vadede uygulanacak politikaların saptanması için gerekli çalışmaları yapmak ve bu konularda uygulama ile ilgili tedbirlerin alınmasını sağlamak, öneriler hazırlamak,
– Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Ortaklık Anlaşması ve bu Anlaşmaya ek Anlaşma veya Protokollerde Müsteşarlığın görev sahasına giren konular ile Gümrük Birliğinin uygulanması ile ilgili düzenlemelerin yürütülmesini sağlamak,
– Avrupa Birliği ile Türkiye arasında gerçekleştirilen Gümrük Birliğinin ekonomik ve ticari etkilerine ilişkin olarak değerlendirmeler yapmak, bu konulardaki önerileri değerlendirmek,
– Avrupa Birliğinin tercihli rejiminin üstlenilmesi amacıyla üçüncü ülkeler ile akdedilecek Serbest Ticaret Anlaşmalarına ilişkin hazırlık çalışmalarını yürütmek, imzalanmış anlaşmaların takip ve izlenmesini temin etmek,
– Serbest Ticaret Anlaşması imzalanmış ülkelerle, bu anlaşmaların iyi izlenmesini temin etmek amacıyla, yapılacak Ortak Komite toplantılarının hazırlık ve koordinasyonunu gerçekleştirmek,
– Avrupa Birliği konuları ile ilgili olarak Müsteşarlığın görev ve faaliyet alanına giren hususlarda Müsteşarlık birimleri arasında koordinasyonu sağlamak ve bu konularda diğer Bakanlık ve Kuruluşlarla ilişkileri yürütmek,
– Müsteşarlığın görev ve faaliyet alanına giren konularda, AB kurum ve organları ile gerekli temas ve toplantıları yapmak,
– Müsteşarlığın görev ve faaliyet alanına giren konularda Avrupa Birliği-Türkiye Ortaklık organlarında alınan kararlarla ilgili olarak gerekli uyum ve uygulama çalışmalarını yerine getirmek,
– Avrupa Birliğinin genişleme stratejisi dikkate alınarak ve ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Müsteşarlığın yetki alanına giren konularda strateji belirlemek,
– Gümrük Birliğinin ekonomik ve ticari etkilerine ilişkin değerlendirmeler yapmak,
– Avrupa Birliği ile ticari konularda yapılmakta olan müzakerelere ilişkin hazırlıkları yürütmek,
– Avrupa Birliği ile hizmet ticareti alanında yapılan müzakerelere ilişkin politikaların genel ticaret politikası ile uyumlu şekilde saptanması için gerekli çalışmaları yürütmek,
– Müsteşarlık görev ve faaliyet alanına giren konularda mevzuat karşılaştırması ve yakınlaştırılması konularında gerekli koordinasyonu sağlamak,
– Avrupa Birliği ile ilişkili Müsteşarlık içi eğitim faaliyetlerinin koordinasyonunu sağlamak.

Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü Görevleri:
– Kalkınma planları ve yıllık programlar çerçevesinde serbest bölgelerin kurulması, yönetilmesi ve işletilmesi ile ilgili ilke ve politikaların tespiti konusunda çalışmalar yapmak, araştırma, planlama ve koordinasyon faaliyetlerini yürütmek,
– Serbest Bölgeler Kanunu ve buna ilişkin mevzuat çerçevesinde düzenlemeler yapmak,
– Serbest bölgelerde yapılabilecek üretim, alım-satım, depolama, kiralama, montajdemontaj, bakım-onarım, kıyı bankacılığı, bankacılık, sigortacılık, finansal kiralama ve diğer faaliyet konularını belirlemek,
– Serbest bölgelerde faaliyet gösterecek gerçek ve tüzel kişilere “Faaliyet Ruhsatı” vermek ve mevzuata aykırı fiilleri saptandığında verilmiş belgeleri iptal etmek.

Dış Ticarette Standardizasyon Genel Müdürlüğü Görevleri:
– Dış ticarete konu malların standartlaştırılmasını sağlamak,
– Dış Ticarette Standardizasyon Rejim Kararı da dahil olmak üzere ihracat ve ithalatın kalite ve standartlar yönünden denetlenmesine ait mevzuatı hazırlamak ve uygulamak,
– Türk Standartlarından gerekli görülenleri, Müsteşarlığın bağlı bulunduğu Bakan onayı ile zorunlu uygulamaya koymak ve bu standartların gerektirdiği denetimleri yapmak veya yaptırmak,
– Dış ticarete münhasır olmak üzere, Kanunda belirtilen tedbirleri almak,
– Dış Ticarette Standardizasyon Denetmenleri ile Laboratuar Müdürlüklerinin çalışmalarını koordine etmek

Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü Görevleri:
– Türkiye ve dünya ekonomisi ve ticareti ile ilgili gelişmeleri sürekli olarak izlemek ve değerlendirmek,
– Türkiye ekonomisi ve dış ticareti ile ilgili olarak çalışmalar yapmak, derlenmiş bilgi ve istatistikleri değerlendirmek,
– Müsteşarlığın görev alanına giren konularda araştırmalar yapmak,
– Bilgilerin daha hızlı bir şekilde kullanıcıların hizmetine sunulmasını teminen Genel Müdürlük bünyesinde Dış Ticaret Bilgi Merkezi kurmak ve çalıştırmak,
– Müsteşarlık birimlerinin gerek duyacakları ekonomik ve ticari alanlardaki araştırmaları yapmak,
– Bilgi İşlem Merkezini yönetmek ve bilgi depolamak,
– Yayım ve dokümantasyon hizmetlerini yürütmek,
– Müsteşarlığın görev ve faaliyet alanına giren konularda kalkınma planları, yıllık programlar, izleme kararları ve icra planlarının uygulanmasını izlemek ve bu alanda koordinasyonu sağlamak,
– Müsteşarlıkça verilecek diğer görevleri yerine getirmektir.

3. Dış Ticaret Müsteşarlığının Verdiği İzin ve Belgeler:

3.1. Dahilde İşleme İzin Belgesi: İhracata yönelik önemli mevzuatlardan biri olan Dahilde İşleme Rejimi, ihraç ürünleri üretmek için gerekli olan ve dışarıdan ithal edilen, bu yüzden de ithali gümrük vergisine tabi olan ara malların gümrük muafiyetli olarak ithalini sağlayan, ihracatı teşvik sistemidir.

İhracat yapmayı düşünen işletmeler, ihraç edilmesi planlanan malların üretiminde kullanılacak olan ham madde, yardımcı madde, yarı mamul, mamul, ara malı ve ambalaj malzemeleri devlete ihracat taahhüdünde bulunmak şartıyla çeşitli kolaylıklar ve teşviklerden yararlanarak elde edebilir. Teşviklerden yararlanabilmek için Dahilde İşleme İzin Belgesi alınması zorunludur.
Söz konusu olan belge;
– Eşyanın tamir, boyama, yenileme, monte edilmesi, birleştirilmesi, ambalajlanması, bedelsiz ithalat vb. işlemler için Gümrük Müsteşarlığı,
– Yukarıda sayılan işlemler dışında Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından verilir.

3.2. Hariçte İşleme İzin Belgesi: Hariçte işleme faaliyeti, serbest dolaşımda bulunan eşyanın daha ileri safhada işlenmek, tamir edilmek veya yenilenmek üzere geçici olarak Türkiye Gümrük Bölgesi dışına veya serbest bölgelere ihraç edilmesi ve bu işleme faaliyetleri sonucunda elde edilen ürünlerin gümrük vergilerinden tam veya kısmi muafiyet uygulanarak serbest dolaşıma girmesidir. Hariçte işleme rejiminden faydalanmak için Hariçte İşleme İzin Belgesi almak gerekir. Bu belgeyi alıp, hariçte işleme faaliyetinden yararlanmak için;
– Ham madde, yardımcı madde, yarı mamul, mamul ve ambalaj malzemelerinin daha ileri bir düzeyde işlem görmek üzere Türkiye Gümrük Bölgesi dışına veya serbest bölgelere gönderilmek istenmesi halinde, ilgili firmalarca belirtilen bilgi ve belgeler çerçevesinde Hariçte İşleme İzin Belgesi almak üzere Müsteşarlığa,
– Maden ve metallerden mamul eşyanın izabe(bir madeni eriterek sıvı haline getirme) ve ayrıştırmaya tabi tutulması halinde, ilgili firmalarca belirtilen bilgi ve belgeler çerçevesinde Hariçte İşleme İzni almak üzere Maden İhracatçı Birliklerinin bağlı bulunduğu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerine,
– Tamirat amaçlı, garanti hükümleri uyarınca, ithal edilecek eşyada ambalaj malzemesi olarak kullanılmak üzere veya bir imalat hatası nedeniyle Türkiye Gümrük Bölgesi dışına veya serbest bölgelere gönderilen eşya (stüdyo banyo ve post-prodüksiyon işlemleri için geçici olarak ihraç edilecek sinema-televizyon filmleri ve ses bantları dahil) ve/veya bu eşyanın ihracından önce ikame eşyanın ithalatı için Gümrük Müsteşarlığı’na (Buna ilişkin usul ve esaslar Gümrük Müsteşarlığı’nca belirlenir), müracaat edilir.

3.3. Vergi Resim Harç İstisnası: Firmaların, ihracat maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla; ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler neticesinde doğan vergi, resim ve harçlardan istisna edilmesidir.

Vergi Resim ve Harç İstisnası Kapsamı:
– İhracat, ihracat sayılan satış ve teslimler, döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerin finansmanı amacıyla kullanılan her türlü krediler,
– Firmaların sağladıkları prefinansmanlar (ihracat, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı faaliyetlerle ilgili mal ve hizmet alımlarının finansmanında kullanılmak üzere, firmaların bizzat kendilerince yurt dışındaki alıcıdan veya uluslararası finans kuruluşlarından döviz ya da efektif olarak sağladıkları ve Türkiye’deki bankalar aracılığıyla kullanabildikleri kredilerdir) ile geri ödemeleri,
– İhracatla ilgili işlem yapan kuruluşların ihracat ile ilgili yaptıkları işlemler ve muameleler,
– Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yapılan ithalatın finansmanı amacıyla kullanılan krediler,
– İhracat karşılığı yapılacak her türlü ödemeler, ihracat, ihracat sayılan satış ve teslimler, döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler ile ilgili işlemler nedeniyle düzenlenen kağıtlar, vergi resim ve harç istisnasına tabidir.

İstisna Edilen Vergi Resim ve Harçlar: Vergi resim ve harç istisnası kapsamında bulunan ve yukarıda belirtilen işlemler aşağıdaki vergi, resim ve harçlardan muaftır:
– Banka ve sigorta muameleleri vergisi,
– Damga vergisi ve harçlar,
– Hal rüsumu (vergileri),
– Diğer kanunlarda yer alan vergi, resim ve harçlar,
– Kaynak kullanımı destekleme fonu kesintisi

3.4. Standart Kontrol Belgesi: İhraç konusu malların, yürürlükte olan denetim tüzükleri ile uygulamada bulunan zorunlu standartlara uygun bulunduğunu ve ihraç edebilecek nitelikte olduklarının“Standart Kontrol Belgesi” ile belgelenmesi gerekir. Kontrol belgesi Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın Taşra Teşkilatı bünyesindeki Dış Ticarette Standardizasyon Denetmenlikleri’nden alınır. Yaş meyve ve sebze, bakliyat, bitkisel yağlar, pamuk ile kuru ve kurutulmuş meyvelerden oluşan, Dış Ticarette Teknik Düzenlemeler ve Standardizasyon Yönetmeliği’nde yer alan 70 standart kapsamı tarımsal ürün, ihracatta zorunlu standart denetimine tabidir.

İhracatçı, DTM bünyesinde yer alan Dış Ticarette Standardizasyon Denetmenleri Grup Başkanlığı’na müracaat ederek, ihraca konu malların standartlara uygunluğunun tespit edilip belgelenmesini ister. Yapılan kontrolde, mal, standardına uygun bulunduğu takdirde, “Dış Ticarette Standardizasyon Denetmenleri Grup Başkanlığı” tarafından ihracatçıya “Kontrol Belgesi” verilir. Belgenin özellikleri aşağıdaki gibidir;
– “Kontrol Belgesi”nin ihracat sırasında ilgili gümrüğe ibrazı zorunludur.
– İhraç edilen ürünlerin kontrolünün yapılabilmesi için öncelikle ihracatçının, üyesi olduğu ihracatçı birliğinin bu amaçla açtığı hesaba “Teknik Yardım Ücreti” yatırması gerekmektedir.
– DTM, ihracatta zorunlu uygulamada bulunan standartlarına uymayan malların ihracına, ithalatçının tevsiki (yazılı olarak istemesi) halinde, gerekli incelemeyi yaparak izin verebilmektedir.
– İhraç edilecek malların üretildiği ve işlendiği tesisler için alınmış olan TS-EN-ISO 9000, ISO 9000 veya EN-ISO 9000 Belgesi’nin ve gerektiğinde malın özelliğine göre Müsteşarlık tarafından istenebilecek ilave belge ve/veya analiz raporlarının belge sahibi imalatçı-ihracatçılar veya bu firmalardan ihraç kaydıyla temin ettikleri anılan belge kapsamı malları ihraç eden ihracatçılar tarafından ilgili gümrük idaresine ibrazı halinde, yaş meyve ve sebze sektör ürünleri de dahil olmak üzere, gümrük idarelerince Kontrol Belgesi aranmamaktadır.
– Yurt dışında iş yapan müteahhitler de işçilerinin ihtiyacı olan zorunlu standart kapsamı malların ihracında kontrollerden muaf tutulmaktadır. Ayrıca, hariçte işleme yoluyla yapılacak ihracat ile bedelsiz ihracat kapsamında yapılan ihracatta da Kontrol Belgesi aranmamaktadır.

DIŞ TİCARETTE NAKLİYE 2

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 15 Şubat 2012 - 23:45

Taşıma Türü ve Aracın Adı: Malın taşıma türü ve taşımayı yapacak olan araç veya araçların cinsi ve adı taşıma senedinde belirtilmektedir. Taşıma senedinde taşıma biçimlerine göre;
– Demir yolu taşımalarında vagon numarası,
– Kara yolu taşımalarında kamyon ya da römorkun plaka nu’su,
– Deniz yolu taşımalarında geminin adı (bazı hallerde bayrağı),
– Hava yolu taşımalarında ilgili uçak şirketi ve konşimento nu’su gösterilmektedir.

Malın Çıkış, Aktarma ve Varış Yerleri: Gönderenin, nakliyeciye malı teslim ettiği yer, çıkış/yükleme yerini belirtir. Taşınan malın, nakliyat sırasında araç değiştirmesi halinde, aktarmanın yeri taşıma senedinde yer almalıdır. Malın, nakliyeci tarafından gönderilene teslim edileceği yer, varış/boşaltma yeri olarak taşıma senedinde belirtilir. Nakliyatçı, varış noktasında malı teslim ederek navlun ödemsine hak kazanır.

Taşıma Sözleşmesi Tarih ve Numarası ile Düzenlenme Tarihi: Taşıma sözleşmesinde taşıma sözleşmesinin yapıldığı tarih ile sözleşme numarası ve taşıma senedinin düzenlendiği tarih, ayrı bölümlerde gösterilir.

Taşıma Sözleşmesinin Nüshaları: Taşıma sözleşmesinin kaç nüsha olarak düzenleneceği genellikle ilgili malın satış sözleşmelerinde veya akreditifinde belirtilmektedir. Taşıma senetleri genellikle taşıma biçimine göre 1-3 asıl olmak üzere 7-9 suret olarak düzenlenmektedir.

Taşıma Ücreti: Mal taşıma ücreti, gönderilenin ücreti ödeyeceği hallerde, taşıma senedi üzerinde yer almaktadır. Demir yolu ve hava yolu taşımalarında taşıma ücreti, taşıma sisteminin gereği olarak taşıma senedinde belirtilmektedir.

3. Taşıyıcının Sorumlulukları: Taşıyıcı, nakliye sırasında gözetimi altında bulunan eşyayı veya paketini yolculuk boyunca korumakla sorumludur. Eşyada veya paketinde herhangi bir hasar ya da kayıp meydana gelmesi durumunda taşımacıların yükümlülükleri ulusal ticaret yasaları ile düzenlenir. Buna göre taşıyıcının sorumlulukları şunlardır:

3.1. Taşıyıcının Eşyayı Koruma Yükümlülüğü: Taşıma sözleşmesi uyarınca, taşımacı malı bütün taşıma süresince korumayı ve bunları devraldığı biçimde teslim etmeyi taahhüt eder.

Zayi: Malın yanması, kaybolması, çalınması, yetkili makamlarca el konulması, yanlışlıkla alıcıdan başkasına teslim edilmesi ziyan halleridir. Malın tüm değerini kaybedecek derecede hasara uğraması halleri de zayidir. Taşınan malın tamamı ziyana uğrayabileceği gibi, sadece bir kısmının alıcısına teslim edilmemesi de, teslim edilmeyen kısım için zayi sayılmaktadır.

Hasar: Nakliyecinin taşıdığı malın değerinin azalmasına neden olan her türlü maddi kötüleşme hasar olarak tanımlanır.

3.2. Taşıyıcının Malı Belli Sürede Taşıma Borcu: Nakliyeci, teslim aldığı malı, taşıma sözleşmesinde veya ticari teamüllerde veya uluslararası kurallarda belirtilen bir süre zarfında taşıyarak gönderilene teslim etmekle yükümlüdür. Taşımanın, taşıma sözleşmesindeki, ticari teamüllerdeki veya uluslararası kurallardaki süreler içinde sonuçlandırılmaması halinde nakliyeci, üstlendiği borcu zamanında yerine getirmemiş olmaktadır.

3.3. Taşıyıcının Talimatlarına Uyma Borcu: Nakliyeci, malı koruma ve süresinde taşıma borcunun yanı sıra taşıma sözleşmesinde belirtilen, ticari teamül olarak bilinen veya uluslararası kurallarda belirtilen hususlara da uymakla yükümlüdür. Taşımanın devamı sırasında nakliyeciye, gönderilenin değiştirilmesini, varış yerinin değiştirilmesini, malın kendisine iadesini veya malın belli bir depoda kendi emrinde bekletilmesini veyahut taşıma senedi üzerinde bazı değişiklikler yapılmasının talebi gibi talimatlar verebilir. Nakliyeci, gönderenin talimatlarına uymakla yükümlüdür. Nakliyeci, malı taşıma sözleşmesinde belirtilen varış yerine getirdiği andan itibaren gönderilenin, malı kendisinden başkasına teslim veya başka bir varış yerine teslim gibi, talimatlarına uygun hareket etmekle de yükümlüdür.

3.4. Taşıyıcının İhbar Borcu: Taşıyıcı, taşımanın başlamasını veya devam etmesini engelleyen bir durumun ortaya çıkması veya gönderilene teslimini engelleyen bir durumun ortaya çıkması halinde, gönderene ve gönderilene, bu durumu bildirmekle yükümlüdür.

3.5. Ara Taşıyıcılardan Dolayı Taşıyıcının Sorumluluğu: Taşımacı taşımayı kendisi gerçekleştirebileceği gibi, taşıma sırasında yardımcılarını ve ara taşıyıcıları da taşıma ile görevlendirebilir. Taşıyıcının yardımcılarının, taşımada kullandığı kişilerin ve ara taşıyıcıların fiil ve kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluk, taşıma sözleşmesinde belirtilen nakliyecinin kendi kusuru sayılır. Bu durumda, yardımcılar ve ara taşıyıcılar değil, sözleşmeye taşıma işini yapacağına dair imza koyan nakliyeci sorumlu olur.

3.6. Taşıyıcının Tazminat Ödemesi Durumu: Nakliyeci taşıma sırasında malın kayba veya hasara uğramasından ya da gönderilene geç teslim edilmesinden doğan zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Malın, nakliyeciye teslim edilmesinden sonra ziyana ve hasara uğraması durumunda, mal değeri taşıma sözleşmesinde belirtilmiş ise bu değer üzerinden, belirtilmemiş ise teslim yerindeki piyasa değeri üzerinden veya ticari faturada belirtilen değer üzerinden tazminat ödenir. Malın, taşıma sözleşmesinde kararlaştırılan veya ticari teamüle ya da uluslararası kurallarda belirlenen süreler içinde değil de bu sürelerden daha geç bir süre içerisinde alıcısına teslim edilmesi durumunda da nakliyeci, tazminat öder.

3.7. Taşıyıcının Sorumluluğu Sigortası: Taşıyıcı, taşıma sırasında eşyanın zayi veya hasara uğramasından veya geç tesliminden doğan zararı sigorta şirketlerine “Taşıyıcının Sorumluluğu Sigortası”nı yaptırarak teminat altına aldırabilir. Taşıyıcının sorumluluğundan doğan ödeme yükümlülüğü ayrıca uluslararası anlaşmalarla da belirlenmiştir.

3.8. Taşıyıcının Sorumluluğunu Ortadan Kaldıran Haller: Yukarıda belirtilen taşıyıcının sorumluluklarını incelediğimizde, taşıyıcının sorumluluğunun, taşıma sözleşmesi ile kendisine yüklenen yükümlülüklerin ihlali hallerinde yani taşıyanın kusurundan kaynaklanan bir zararın varlığı halinde söz konusu olacağını görürüz.

4. Nakliyat Sigortaları: Nakliyat sigortaları, bir yerden diğerine nakledilen, ticari nitelikte olan veya olmayan eşyanın, taşıma sırasında karşılaşabileceği kayıp, hasar ve zararlara karşı yaptırılan bir sigorta türüdür.

Uluslararası ticarette ihracatçı ile ithalatçı tarafların aralarında anlaşmaya varacakları önemli konulardan birisi de alım-satımı yapılan malın sigortalanması hususudur. Uluslararası nakliye sürecinde, yükleme ve boşaltma, depolama gibi lojistik süreçler esnasında oluşabilecek hasar, zarar ve ziyanların teminat altına alınması gerekliliği açıktır. İhracat ithalata konu olan eşyanın sigorta sorumluluğunun hangi tarafa ait olacağı sorusu, bilindiği gibi anlaşmaya varılan teslim şekilleriyle açıklığa kavuşur. Anlaşılan teslim şekline göre sigortayı ihracatçı veya ithalatçı yaptırır. Unutulmamalıdır ki 13 adet teslim şekli içerisinde sadece CIF ve CIP terimlerinde malların sigortalanması zorunludur. Üstelik bu teslim şekillerinde de en dar kapsamlı sigorta yaptırılması öngörülmüştür (sadece yangın, çalınma, hasar gibi). CIF ve CIP teslim şekilleri dışında seçilen teslim şekillerinde sigorta yaptırma zorunluluğu olmadığından ihracat ve ithalatçılar dış ticarete konu olan mallarını doğabilecek risklere karşı koruma konusunda hem fikir iseler aralarında anlaşarak malları sigortalatmalıdırlar. Yapılacak bu anlaşma ile sigorta bedelinin kim tarafından ödeneceği de ayrıca belirlenmelidir.

Nakliyat sigortalarını 4 bölümde incelemek mümkündür:
– Emtia nakliyatı sigortaları,
– Kıymet nakliyatı sigortaları,
– Tekne ve navlun sigortaları,
– Sorumluluk sigortaları.

DIŞ TİCARETTE NAKLİYE

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 15 Şubat 2012 - 23:41

1. Nakliye Tanımı: Belli bir coğrafyada mevcut bulunan insan, mal ve hizmetlerin, bulundukları yerlerden başka yere taşınması amacıyla girişilen faaliyete nakliyat yani taşımacılık denir.

Dış ticarette kullanılan ve uluslararası kabul görmüş teslim şekillerini ve bu teslim şekillerinin alıcı ve satıcıya ne tür sorumluluklar yüklediğini bir önceki öğrenme faaliyetimizde anlatmıştık. Yapılan sözleşmede üzerinde anlaşılan teslim şekline göre malın satıcının ülkesinden, alıcının ülkesine hatta ticari işletmesine kadar olan seyahatinde nakliyenin kimin sorumluluğunda olduğu bellidir.

Nakliye sorumluluğunu yerine getirecek olan firma bunu hava, deniz, nehir, kara veya demir yolu ile gerçekleştirebilir. Her ulaşım yolunun avantaj ve dezavantajları vardır. Hangi yolun seçileceği;

– Ürünün fiziksel özelliğine,
– Nakliyenin fiyatına,
– Ürünün ambalaj biçimine,
– Ürünün boyutlarına,
– Ürünün son teslim tarihine göre değişir. Başlıca nakliye şekilleri şunlardır:

Hava Yolu Taşımacılığı: Hacim olarak küçük, değer olarak büyük malların özellikle uzak mesafelerde hızlı taşınması için oldukça güvenilir bir yoldur. Hava yolu taşımacılığı maliyetlerinin yüksekliğinden dolayı genelde kesme çiçek gibi acil sevk edilmesi gereken pahalı ve küçük hacimli malların naklinde söz konusu olmaktadır. Alternatif nakliye şekilleri arasında en pahalı olanı hava yolu taşımacılığıdır. Hava yolu ile gönderilecek bir malın ne zaman gönderilen yere ulaşacağı, uluslararası Hava Taşımacılığı Birliğinin yayımladığı tarifelere bakılarak belirlenir.

Deniz Yolu Taşımacılığı: Deniz yolu taşımacılığı malların gönderilmesinde en yavaş nakliye yöntemi olmakla birlikte, büyük hacimli malların taşınması için uygundur. Dünyada, deniz yoluyla gerçekleştirilen uluslararası ticaret hacmi, her geçen gün süratle artmaktadır. Günümüzde ülkeler arası deniz yoluyla taşınan yük miktarı 5,4 milyar tona ulaşmıştır. Dünya ticaretinin ithal ve ihraç yüklerinin %90’lık bölümü deniz yoluyla taşınmaktadır. Deniz taşımacılığı;
– Bir defada çok fazla yük ulaştırması,
– Güvenilir olması,
– Sınır aşımı olmaması,
– Mal zayiatının minimum düzeyde olması,
– Diğer kayıpların hemen hemen hiç olmaması,
– Hava yoluna göre 14, karayoluna göre 7, demiryoluna göre 3,5 kat daha ucuz olmasından dolayı dünyada en çok tercih edilen ulaşım şeklidir.

Kara Yolu Taşımacılığı: Kara yolu ile taşımacılık, ihracatçının malları ithalatçıya doğrudan ve en esnek şekilde ulaştırmasını sağlayan yoldur. Küçük veya büyük kargolar için idealdir. Kara yolu taşımacılığı malın kapıdan kapıya aktarmasız teslimini sağladığı için tercih edilmektedir. Ancak, kara yolu taşımacılığında mesafe arttıkça diğer taşımacılık türlerine göre ekonomik olmaktan uzaklaşmaktadır. Bir kamyonun bir günde katedebileceği ortalama yol CMR Konvansiyonunda 450 km olarak belirlenmiştir.

Demiryolu Taşımacılığı: Demir yolu taşımacılığı, uluslararası taşımalarda da kara yolu taşımacılığına göre daha ekonomik ve daha güvenli seçenekler sunmaktadır. Malınızın cinsine göre, açık veya kapalı vagonlar kullanıp, taşımalarınız daha sağlıklı ortamlarda yapılmaktadır. Demir yolu taşımacılığı uzun mesafelerde ekonomik ve güvenli bir taşıma şeklidir. Demir yolu taşımacılığı çok büyük altyapı yatırımları gerektirdiğinden dolayı, demir yolu işletmeciliği de genellikle ülkelerde kamu kesimi tarafından yürütülmektedir. Özellikle Ortadoğu ve Doğu Avrupa ithalat-ihracatlarında güvenli ve ekonomik bir taşıma şeklidir.

2. Taşıma Sözleşmeleri: İncoterms kuralları çerçevesinde taraflar arasında yapılan ve nakliyecinin malı ücret karşılığında bir yerden başka bir yere taşımayı üstlendiği sözleşmelerdir.

2.1. Taşıma Sözleşmesi Türleri:
 Taşıma sözleşmesinin adları ve taşıma biçimleri, taşımacılık türlerine, araçlarına ve nakliyecilerine göre değişmektedir.
Taşıma sözleşmelerinin taşıma türlerine göre olan adlandırmaları şöyledir:
– Deniz taşımalarında: Ocean Bill of Lading (B/L) ; Deniz Konşimentosu
– Demiryolu taşımalarında: Railway Bill (RWB) ; Demir Yolu Taşıma Senedi
– Karayolu taşımalarında: Truck Bill of Lading veya CMR ; Kara Yolu Taşıma Senedi
– Havayolu taşımalarında: Airway Bill (AWB) ; Hava Yolu Taşıma Senedi.

2.2. Taşıma Sözleşmelerinin Kapsamı: Bir taşıma sözleşmesinde aşağıda belirtilen bölümlerin bulunması gerekir:
Taşıma Sözleşmesinin Tarafları:
Gönderen: Taşıma sözleşmesinin taşıyıcı karşısındaki tarafı oluşturan, malın sahibi olması gerekmeyen ve sözleşmeyi kendi adına yapan kişidir. Dış ticarette mallar bizzat mal sahibi tarafından gönderilebileceği gibi bir nakliye aracısı (Forwarder) ile anlaşılarak, nakliye aracısının mal sahibi adına bu tür işleri organize etmesi sağlanabilir.
Taşıyıcı: Taşımacılık işini meslek edinmiş olan, taşıt sahibi olup olmaması önemli olmayan ve bir ücret karşılığı taşıma işini üstlenmiş olan kişidir. Taşıyıcı, taşıma işini ara taşıyıcılara (taşeronlara) devredebilir.

Taşıma Sözleşmesi ile İlgili Diğer Kişiler:
Gönderilen: Taşıma senedinde gönderenin emrine göre, taşınan malın yolculuk sonunda teslim edileceği belirtilen kişidir. Hukuken “kıymetli evrak” niteliğinde olan “Taşıma Senedi”nin bir asıl nüshasının gönderilen tarafından taşıyıcıya teslimi ile eşyanın taşıma işlemi sonar erer ve taşıyıcı ücrete hak kazanır.
Taşınacak malın sahipleri: Gönderilen kişi (ya da kurum), her zaman mal sahibi olmayabilir. Mal, satış sözleşmesi veya akreditife göre banka adına veya göndericinin temsilcisine gönderilebilir. Bu tür durumlarda teslimdeki malın sahibi “Final Consignee” tabir edilen “Son Alıcı” kısmında gösterilir.
Bildirimin yapılacağı taraf (Notify): Dış Ticaret Taşıma Sözleşmelerinde “Notify” bölümüne;
– Alıcı olarak malı satın alandan başkasının yazılması durumunda mal sahibinin ismi,
– Alıcı olarak malı satın alanın yazılmış olması durumunda, temsilcinin ismi yazılır.
– Alıcı veya bildirim yapılacak taraf olarak gösterilecek kişiler, akreditif mektubu veya satış kontratına uygun olmalıdır.

Taşınacak Mal:
Malın tanıtıcı işaretleri: Taşıma sırasında, yapılacak aktarmalarda ve varış yerinde, malı tanımak için alıcı, malın veya paketinin üzerine tanıtıcı marka ve numara konulmasını satıcıdan isteyebilir. Malın ya da paketinin üzerine satıcı tarafından konulan marka, genellikle satıcının adı veya işareti ile alıcının adı veya işaretini, varış yerini, kullanım yerini ve akreditif numarasını gösterir. Söz konusu malın veya paketinin üzerine satıcı tarafından konulan numara, gönderilen şeyin kaç kap olduğunu gösterir.
Malın kap adedi: Taşıma senedinin en önemli bölümü, göndericinin taşıyıcıya nakledilmek üzere kaç parça malı veya paketi teslim ettiğini gösteren bölümüdür. Malın kap adedi, her elleçlemede tek başına hareket eden mal veya onun paketidir.
Malın tarifi (tanımı): Taşıma senedinin diğer bir önemli bölümü, alıcının satıcıdan satış sözleşmesi veya akreditife göre aldığını belirttiği malın tarifini gösteren bölümdür. Bu bölüme, satış sözleşmesinde veya akreditifte belirtilen eşyanın tam adının yazılması ve kısa tanımının yapılması gerekmektedir.
Malın ağırlığı: Taşıma senedinin önemli bir bölümü de gönderenin taşıyıcıya teslim ettiği malın ya da paketinin brüt ağırlığını gösteren bölümdür. Malın ağırlığı, nakliyecinin taşıyacağı ağırlıktır. Malın niteliğine göre firesi varsa fire oranı taşıma sözleşmesinde gösterilmelidir. Taşıyıcı navlununu, taşıma şekline göre ve malın brüt ve/veya hacmini baz alarak hesaplar.
Malın hacmi: Taşınacak malın veya paketinin, boyunun, eninin ve yüksekliğinin çarpılması ile bulunan mal hacmi, malın araçta kaplayacağı bölümü gösterir. Malın hacmi, taşıma fiyatının hacim üzerinden belirlediği su yolu taşımalarında önemlidir.

FRANCHİSİNG NEDİR ?

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 15 Şubat 2012 - 23:39

1. Franchisingin Tanımı: Franchising, belirli bir ürün ya da hizmetin imtiyaz hakkına sahip tarafın belirli bir süre, çeşitli sınırlamalar dahilinde işin yönetim ve organizasyonuna ilişkin bilgi ve destek sağlamak suretiyle imtiyaz hakkına konu ticari işleri yürütmek üzere ikinci tarafa verdiği imtiyazdan doğan uzun dönemli ve sürekli işbirliği olarak tanımlanmaktadır.

Franchising anlaşması genellikle ticari unvan veya markanın kullanımı ile başlamakta ve daha sonra da mal veya hizmetin üretim satışı ile ilgili her türlü bilgi, destek ve teknik yardımı kapsamaktadır. Franchising, bir malın üretimine ilişkin tüm işletmecilik bilgilerinin, teknolojisinin ve markasının da verilmesini içeren, birbirinin kopyaları sayılabilecek işletmelerin kurulmasını ortaya çıkaran geniş kapsamlı anlaşmalardır.

Franchisingin Avantajları:
– Franchising veren işletmeler, tek başına yapılacak yatırımlardan kurtularak borçlanma ya da ek mali külfetler olmaksızın yeni şubeler açabilmekte ve daha geniş bir dağıtım ağı oluşturabilmektedir.
– Franchising alan işletme, sadece sermayesini ortaya koyarak, hazır bir marka ve hazır bir sistemi satın alarak işinin sahibi olmakta, güçlü bir isme sığınarak kolayca piyasaya girmekte ve daha önce denenmiş ve başarılı olmuş pazarlama tekniklerini kullanarak satış yapma ve kâr elde etme olanağı bulmaktadır.
– Franchising alan işletmeler, franchising veren işletmelerin bölgesel, yurt içi ve uluslararası reklâmlarından araştırma geliştirme faaliyetlerinin sonuçlarından, ayrı bir harcama yapmaksızın yararlanır.
– Franchising alan işletmeler, franchising veren işletmelerden aldığı isim hakkını yine onun izniyle yurt içinde diğer işletmelere satarak belli bir finansman sağlayabilir.

Franchisingin Sakıncaları:
– Üretim ve satışı yapılan ürün veya hizmetin dünya pazarlarında yaygın olması, franchising veren işletmelerin ciro üzerinden talep ettiği ödemeleri ve sağladığı mal, hizmet ve diğer imkânların fiyatlarını yükseltebilmektedir.
– Franchising alan işletmeler, sistem sayesinde güçlendikten sonra, franchising veren işletmelerin ticari politikalarına aykırı davranabilir, hatta faaliyetlerinin denetlenmesini engelleme yoluna gidebilir.

FORFAITING NEDİR ?

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 15 Şubat 2012 - 23:38

1. Forfaiting Tanımı: Mal ve hizmet ihracatından doğan ve belirli bir ödeme planına göre tahsil edilebilecek olan alacakların bir banka ya da bu alanda uzmanlaşmış bir finansman kurumu tarafından satın alınmasıdır. Alacağın satıcısına forfaitist, devralan kuruluşa forfaiter denir.

Senetli ve senetsiz her çeşit alacak, forfaiting konusu olabilir. Ancak uygulamada poliçe ve bono gibi senetlerle temsil edilen alacaklar üzerinden forfaiting yapılmaktadır. İthalatçı, güvenilir bir borçlu değilse, forfaiter, kendisine devredilecek olan alacağın aval veya benzeri şeklinde kabul edilebileceği bir banka teminatına bağlanmasını isteyebilir. Böylece, forfaiterin alacağı tahsil edememe riski azalmaktadır.

2. Forfaiting Süreci: Forfaiting, ihracatçıların ithalatçılara kredi olarak sattıkları mal bedelleri ile ilgili alacaklarını, kendilerine rücu hakkı olmaksızın üçüncü şahıslara satmalarıdır. Bu nedenle, forfaiting, rücu hakkı olmaksızın, alacağın satın alınması yoluyla, sabit faizli ve genellikle orta vadeli bir ihracat finansman yöntemidir.

Forfaiting’e konu olan alacaklar, genellikle poliçe veya bono şeklinde senede bağlanmış alacaklardır. Çünkü senetsiz alacaklar veya defterlerde kayıtlı alacaklar veya vadeli akreditiften doğan alacakların satın alınması hukuki sorunlar doğurabilmektedir. Forfaiting işlemlerinde yer alan taraflar şunlardır:
– İhracatçı işletme (forfaitist)
– İthalatçı işletme
– Forfaiter
– Garantör banka

Forfaiting sürecinin birinci aşamasında, ihracatçı kredili satıştan önce forfaiter’a başvurmaktadır. İkinci aşamada, forfaiter ihracatçıdan değerlendirme yapabilmek için, bazı belge ve bilgiler ister. Söz konusu bilgi ve belgeler, talep edilen kredinin tutarı, vadesi, döviz cinsi, ithalatçının adı, adresi, bulunduğu ülke, alacakların şekli, teminat türü, teminat verecek bankanın adı, bulunduğu ülke, senetlerin tutarları, vadeleri, ödenecekleri yer, ihraç edilen malın cins ve miktarı, sevk evraklarının teslim tarihi ve gerekli görünen belgelerdir. Bu bilgi ve belgelerin elde edilmesinden sonra, forfaiter ile ihracatçı arasında sözleşme imzalanır. Bu sözleşmede, forfaiting konusu kredinin limiti, vadesi, iskonto oranı ve taahhüt komisyon oranı gösterilir. Forfaiter, elde ettiği bilgilere dayanarak, ihracatçıya bir taahhüt mektubu gönderir. Mektupta ihracatçı ile anlaşmaya varılan ve sözleşmede yer almayan bütün hususlar belirtilir. Böylece, forfaiting işleminin tüm şartları taahhüt mektubunda gösterilmiş olur. Son aşamada, ihracatçı, ithalatçıya krediyle mal satmakta ve ondan poliçe veya bono almaktadır. Finansman gereksimi olan ihracatçı, bono veya poliçeyi bankaya götürerek, belli bir değer üzerinden iskonto ettirebilir.

3. Forfaiting Sözleşmesi: Forfaiting işlemindeki aşamaların biri de taraflar arasında yapılan sözleşmedir. Forfaiter, sözleşme aşamasında ihracatçılardan aşağıda belirtilen belge ve bilgileri istemektedir.
– İhracatla ilgili döviz cinsi, tutarı ve kredi vadesi,
– İhracatçı ülke,
– İthalatçı ve bulunduğu ülke,
– Aval veya garanti verecek bankanın adı ve adresi,
– Satın alınacak olan alacağın şekli (bono, poliçe,vb.)
– Teminatın türü (aval veya garanti),
– Ödeme planı (senetlerin miktarı ve ödeme tarihleri),
– İhraç olunan malların cins ve miktarları,
– Sevk belgelerinin teslim tarihi,
– Transfer ve ithalatla ilgili gerekli müsaadeler,
– Bono ve poliçelerin ödeneceği yer.

4. Forfaiting Avantajları ve Dezavantajları:

4.1. Forfaiting Avantajları:
Forfaiting işleminde finansmanın ihracatçı açısından avantajları:
– Forfaiting ile kredili mal satışından doğan alacağın tahsil edilememe riski ortadan kalkmaktadır. Çünkü söz konusu risk forfaiter tarafından üstlenilmektedir.
– Forfaiting işlemi, ihracatçıya sabit faizli bir finansman sağlamaktadır. Böylece, ihracatçı, döviz kuru, transfer ve faiz oranı risklerinden korunmaktadır. Forfaiter kuruluşları ihracatçıya sözleşme uyarınca ihraç edilen malın teslim tarihinden önce sabit bir iskonto oranı garanti etmektedir. Böylece, ihracatçı iskonto maliyetini, ihraç kontratının hazırlandığı sırada hesaplayabilmekte ve maliyet içerisine dâhil edebilmektedir.
– İhracatçı alacağı nakde çevirebildiğinden, likiditesi artmakta, banka ve diğer kaynaklara olan borçları azalmaktadır. Bu nedenle, satıcının kredi değerliliği ve kredi alabilme kapasitesi artmaktadır.
– İhracatçının ithalatçı hakkında bilgi toplamak ve ülke riskini değerlendirmek gibi sorunları ortadan kalkmaktadır.
– Forfaiting veya kredi işlemi, çok süratli bir şekilde gerçekleşmektedir. Garantörün forfaiter tarafından kabul edilmesi durumunda işlem birkaç saatte sonuçlandırılmaktadır. Başka bir deyişle, diğer kredilerde olduğu gibi, uzun incelemeler gerektiren, kapsamlı kredi sözleşmelerine gereksinim duymamaktadır.
– Forfaiting finansmanı, diğer finansman türlerinin aksine, gizlilik içerisinde yürütülmektedir.
– İhracatçı, kredili satıştan önce, bankanın alacak hakkını satın alma taahhüdünü ve bu taahhüdün kendisine olacak maliyetini bildiği için, ithalatçıya kredi maliyeti içeren CIF fiyatlar verilmektedir.

Forfaiting’in ithalatçı açısından dezavantajları:
– İşlemlerin basit olması ve hızlı gerçekleştirilmesi ithalatçı açısından önemli bir üstünlük sağlamaktadır.
– Forfaiting finansmanı, sabit faizli bir finansmandır.
– Ödemeler hemen yapılmadığından ithalatçının kredi kullanma kapasitesi saklı kalmaktadır.
– İthalatçı bankalardaki nakit kredilerini kullanmak zorunda kalmaz.
– Borçlanma kapasitesini ve çeşidini arttırma imkânına sahip olur.
– Vadeli alacaklar nakde dönüşerek bilânçonun likiditesi artar.

4.2. Forfaiting Dezavantajları:
Forfaiting finansmanının ihracatçı açısından avantajları:
– Garantörün güvenirliliğinin ihracatçı tarafından forfaiter’a anlatılması gerekmektedir. Bu süreç zaman alabilir.
– İthalatçı ülkenin bono, poliçe, garanti ve aval konusunda mevzuatı, ihracatçı tarafından bilinmelidir. Bu konudaki bilgi yetersizliği riskleri arttırır.
– Forfaiting yoluyla finansmanda söz konusu olacak riskler, forfaiter tarafından üstlenildiğinden bu tür finansmanın işletmeye maliyeti diğer finansman alternatiflerinden daha yüksektir.

Forfaiting’in ithalatçı açısından dezavantajları:
– Aval ve garantiler, ithalatçının finansman maliyetini arttırmaktadır.
– Verilen bono ve poliçeler, anlaşmazlık halinde ithalatçı açısından olumsuzluk yaratabilir. Çünkü söz konusu belgeler, ithalatçıya mutlak bir borç yükleyen somut dokümanlardır. Satın alınan mallarla ilgili herhangi bir anlaşmazlık durumunda ödemeler yapılmaktadır. Başka bir deyişle böyle bir anlaşmazlık durumunda, ithalatçının ihracatçıdan zararını tazmin ettirecek şekilde ödemeleri yasal olarak durdurması mümkün değildir.
– Forfaiter’in isteyeceği yüksek komisyon, ihracatçı kadar ithalatçının da aleyhinedir.

Etiketler : ,

LEASING – FİNANSAL KİRALAMA NEDİR ?

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 15 Şubat 2012 - 23:33

1. Leasing Tanımı: Leasing şirketlerinin özellikle büyük sermaye gerektiren yatırım mallarını özel ve tüzel kişilere sözleşme karşılığı belli bir süre için kiraya vermesi işlemidir. Leasing türkçe anlamı olarak kısaca finansal kiralama anlamındadır.

Finansal kiralama; kiralayanın, kiracının talebi üzerine üçüncü kişiden satın aldığı veya başka şekilde temin ettiği malın kullanım hakkını, her türlü faydayı sağlamak üzere ve belli bir süre feshedilmemek şartıyla, bedeli karşılığında kiracıya bırakılmasını öngören bir sözleşmedir.

2. Leasing Unsurları: Bir finansal kirlama anlaşmasında iki taraf yani kiralayan ve kiracı, anlaşma konusu bir mal ve kira bedeli söz konusudur.

2.1. Kiralayan: Kiralayan Leasingi veren anlamındadır yani Leasing firmasını ifade eder. Ekipmanın finansmanını gerçekleştiren, hukuki mülkiyeti üzerinde taşıyan ve sözleşme ile önceden belirlenen kullanım hakkını kiracıya devreden taraftır. Hukuki yapıları, sahip oldukları vergi avantajları vs. kanun koyucu tarafından düzenlenir. Kiralayanları şu şekilde sınıflandırmak mümkündür.

– Satıcı veya Üretici Kiralama Şirketleri: Bu tür leasing şirketleri genellikle satışları geliştirmek için kiralama yöntemini kullanan üretici kuruluşların alt bölümleri veya finansal kiralamaya yönelen şirketlerin şubeleridir.

– Finansal Kuruluşların Sahibi Olduğu Kiralama Şirketleri: Bankalar veya bunların kiralama şirketleri, kredi kuruluşları ve sigorta şirketleri gibi finansal şirketlerin sahibi olduğu üç taraflı kiralama şirketleri, dolar karşılığı kiralama esasına göre çalışırlar.

– Kamu ve Özel Kiralama Kuruluşları: Leasing’i tercih eden bu kuruluşlar genellikle kiralayan, kiracı ve teçhizatın üreticisinin de bulunduğu üç taraftan meydana gelmektedir.

2.2. Kiracı: Kiracı Leasingi alan anlamındadır. Yatırımın finansmanını leasing yolu ile gerçekleştiren, belirlenen kira bedeli karşılığında yatırım malını kullanma hakkına sahip olan taraftır. Türkiye’de finansal kiralamanın hukuksal çerçevesini belirleyen “3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu’na” göre ise kiracı olacak kişiler için herhangi bir şart öngörülmemiş sadece kiracının genel sözleşme ehliyetine sahip olması yeterlidir ibaresi konulmuştur.

3. Leasing Konusu Mallar: Finansal kiralama genel şekliyle her türlü malın kiralanmasına imkan vermektedir. Yurt dışında finansal kiralamaya konu olan başlıca mal grupları aşağıdaki gibidir:
– Her türlü makine ve ekipman,
– Kara, hava, deniz nakil araçları,
– Nakli mümkün olmayan santraller ile bina ve araziler.
– Türkiye’de ise en fazla finansal kiralama potansiyeli görülen mallar ise şunlardır:
– Kamu, askeri veya özel amaçlarla kullanılmak üzere yolcu ve kargo uçakları ile helikopterler,
– Belediye ve turizm işletmelerinde kullanılacak yol otobüsleri, firmalara ait otolar,
– Kuru yük gemileri, tanker ve Ro-Ro deniz araçları, konteynerler, yüzer havuzlar, turistik ve özel amaçlı yatlar,
– Yol-iş-inşaat makineleri, vinçler, kamyonlar,
– Santraller dâhil her türlü haberleşme araçları,
– Tıbbi cihazlar,
– Sanayi kalıpları,
– Elektronik şans makineleri,
– Yüksek kapasiteli bilgi işlem üniteleri.

4. Leasing İşleyişinin Yapısı: Leasing; doğrudan kiralama, dolaylı veya aracılı kiralama ve sözleşmenin yüklenilmesi yoluyla olmak üzere üç farklı yolla yapılabilir.

4.1. Doğrudan Kiralama: Bu tür kiralamada kiralayan ya malın üreticisi ya da satıcısı konumundadır. Bu finansal kiralama işleminde satıcı ile kiracı olmak üzere başlıca iki taraf bulunmaktadır.

4.2. Dolaylı veya Aracılı Kiralama: Kiraya veren kiracının talebi üzerine ilgili malı satın alma sözleşmesine uygun olarak satın alır ve kira sözleşmesiyle kiracının kullanımına bırakır. Kiraya verenin bu malı satın alırken öz kaynak veya kredi kullanmasına bağlı olarak bu işlemde üretici veya satıcıyla kiralayan olmak üzere iki taraf olabileceği gibi kredi veren de dahil olmak üzere üç taraf yer alabilir.

4.3. Sözleşmenin Yüklenilmesi Yoluyla Kiralama: Bu yöntemde ise belirli bir makine araç veya gerecin satışına ilişkin sözleşme önce satıcıyla alıcı arasında yapılmakta; daha sonra bir finansman kiralama kurumu satım sözleşmesini devir alarak alıcının yerine geçer ve satış sözleşmesi finansal kiralama kurumu ile satıcı arasında devam ettirilir. Satıcı, kiralama konusu malı kiracının yerleşim yerine teslim etme ve makineleri monte etme yükümlülüğüne sahiptir. Ayrıca kira sözleşmelerinde öngörülen bakım ve hizmetleri de kiracıya karşı yerine getirmekle yükümlüdür.

Kiracı kiralama konusu malı, finansal kiralama kurumunun temsilcisi olarak teslim alır ve bu malın muayene yükümlülüğü kendisine aittir. Kiralanan bu malın kullanımı kiracıya, mülkiyeti ve tasarruf hakkı ise finansal kiralama kurumuna aittir.

5. Leasingin Avantajları ve Dezavantajları: Finansal kiralamanın borçlanarak satın alma alternatifine göre çeşitli avantajları ve dezavantajları vardır.

5.1. Leasingin Avantajları:

-Yabancı sermaye, bir ülkeye gelirken, yatırım yapmak yerine işletmecilik yapmayı tercih edebilir. Leasing yoluyla yurt dışından her türlü makine ve teçhizatın getirilmesi, risk nedeniyle arzu edilen seviyede yatırım yapmaktan çekinen yabancı sermayenin gelişini hızlandırabilir. Buradan anlaşılacağı gibi, leasing, bir ülkenin dış borçlanmaya gerek kalmadan, finansman sağlamasına yardımcı olur. Aynı şekilde, yurt içinden, leasing yoluyla fon sağlanması, kaynak yaratıcı ek bir etki meydana getirebilir.

– Bilindiği gibi, alınan kredilerin anapara taksit ve faizlerinin geri ödenmesi, bankaların belirlediği aralıklarla ve zamanında yapılmalıdır. Bu nedenle işletmeler, yapılacak ödemeler için bünyelerindeki bazı kaynakları zorlayabilirler. Bu durum, işletmeye ek bir maliyet getirir. Oysa Leasing’de kira ödeme dönemleri taraflarca belirlenirken, işletmenin nakit akımı göz önünde bulundurulur.

– Ticari bankalardan orta ve uzun vadeli kredi sağlamayan ve öz varlıklarını arttırmayan işletmeler, fon gereksinimlerinin yaklaşık olarak % 100’ünü kiralama yoluyla sağlayabilirler.

– İşletmenin ihtiyaç duyduğu varlıkları kiralama ile sağlanması, satın alma durumunda kullanılacak fonların, başka alanlarda kullanılabilmesi olanak vermektedir. Böylece, işletmenin likiditesi ve karlılığı artmaktadır. Ayrıca, işletme, yatırım Leasing ile finanse ettiğinde, borçlanma potansiyelim başka alanlarda kullanabilmektedir. Kiralama ile bilançodaki borç kalemlerinin daha fazla görünmemesi, işletmeye borç alma olanağı tanımaktadır. Uluslararası Muhasebe Standartları Komitesi, Leasing’in bilânçolara yansıtılması gerektiği görüşündedir.

– Leasing’de ödenen kira taksitleri, gider olarak gösterilmektedir. Satın alma alternatifinde, sabit varlıklar için ayrılan amortisman, kredide ise, faiz, gider olarak vergi matrahından düşmektedir. Eğer, kira bedelleri, amortisman ve faiz giderlerinden fazla ise, işletme, vergi yönünden avantaj sağlamaktadır. Öte yandan, işletmenin arsa satın alması durumunda, amortisman söz konusu olmaktadır. Oysa arsanın kiralanması durumunda, kira giderleri, vergi matrahından düşülebilmektedir.

– Finansal kiralama yoluyla yapılacak olan yatırımlar, teşvik tedbirlerinden yararlandırılmaktadır. Ayrıca, Leasing işlemleri, kredi işlemlerine göre, daha kolay ve daha kısa sürede tamamlanmaktadır.

– Kiralama, girişimcilere konumluk yer seçiminde daha fazla esneklik sağlamaktadır.

– Taraflar arasında özellikle faaliyet kiralaması türünde bir kira anlaşması yapılmışsa, kiralanan mal konusunda meydana gelen teknolojik yeniliklerin doğurduğu riskler, kiraya verende kalmaktadır. Çünkü kiracı, sözleşme süresince teknolojik yönden eskiyen malı değiştirebilmekte veya geri verebilmektedir.

– Teşvik belgesine sahip bir yatırım için gerekli öz kaynak miktarı, yatırımın bir kısmının finansal kiralama yoluyla gerçekleştirilmesi halinde azalmaktadır.

– İşletmeler, satış ve geri kiralama yoluyla kanuni amortisman süresi dolmuş sabit varlıklarını bir finans kurumuna satarak ve seri kiralayarak, amortisman ayıramadıkları varlıkların kira bedellerim vergi matrahından düşebilmektedir.

– İhracat yapan işletmelerin ihtiyaç duydukları modern makine ve teçhizatı daha kolay elde etmeleri mümkündür.

5.2. Leasingin Dezavantajları:

– Kiracının, kira süresi sonunda malın hurda değerinden yoksun kalması, önemli bir sakıncadır. Eser, hurda değer önemli tutarlara ulaşıyorsa sözleşmeye konacak bir maddeyle, kiracı, kira süresi sonunda malı belirli bir fiyattan satın alabilir.

– Bir malın satın alınması halinde, hızlandırılmış amortisman yöntemleri uygulanarak vergi tasarrufu sağlanabilir. Oysa leasing yoluyla finansmanda, kira ödemeleri gider olarak kabul edilmektedir.

– İşletmeler, leasing ile kullandıkları varlıkların mülkiyetine sahip olamadıklarından, varlıkları borçlarına karşılık ipotek ettirmemekte, bu nedenle, borçlanırken teminat sorunları olabilmektedir.

– Leasing, bütçe sınırlamalarım aşmaya ve az bir öz kaynakla yatırımı gerçekleştirmeye olanak verdiğinden, bu yola sık sık başvuran işletmeleri geri ödeme güçlüğü sorunları beklemektedir.

– Leasing’in ülkeden ülkeye değişen bazı sakıncaları olabilir. Enflasyonla birlikte, kur riskinin kiracı üzerinde kalması, önemli bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle, dövizle yurt dışından yapılan leasing’lerde uzun vadede kur riski önemli maliyet artışına ve belirsizliğe yol açar.

– Büyük işletmeler, Leasing’i alternatif finansman olanaklarıyla birlikte değerlendirip, maliyeti en düşük olanı seçmektedirler. Bu nedenle, leasing, genellikle KOBİ’’er gibi, kredi limitleri dolmuş işletmeler tarafından tercih edilmektedir. Bunun sonucu olarak riski artan kiralama şirketleri, maliyetlerini arttırmaktadır.

FACTORİNG NEDİR – TÜRLERİ NELERDİR ?

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 15 Şubat 2012 - 22:37

1. Factoring Tanımı: Factoring firmaların mal satışı veya hizmet arzından doğan vadeli yurt içi ve/veya yurt dışı alacaklarının factor adı verilen şirkete devredilmesi yoluyla finansman, garanti ve tahsilât hizmetlerinin sağlandığı finansal bir üründür.

Factor bir firmaya borç veren kişi veya komisyon alarak satış yapan kimse olarak açıklanabilir. Bu kelime günümüzde de benzer bir anlam taşımakta, modern factoring uygulamalarında factoring işlemini yapan firma anlamında kullanılmaktadır.

2. Factoring İşleyişi: Factoring işleminin gerçekleşebilmesi için alıcı, satıcı ve factor olmak üzere üç tarafın mevcut olması şarttır. Uluslararası factoring de ise buna ek olarak alıcının ülkesinde bulunan muhabir factor (ithalat factoru) gereklidir. Yapılan factoring işlemindeki tarafları kısaca şöyledir:

Satıcı: Mal veya hizmeti vadeli olarak satan ve bu satıştan doğan alacakları devreden kişi veya kuruluştur.

Alıcı: Söz edilen mal veya hizmeti açık hesap usulü vadeli olarak satın alan taraftır.

Factor: Alacakları devralarak satıcıya çeşitli hizmetler sunan aracı kurumudur.

Factor ilk işlem olarak alacaklarını devretmeyi düşünen işletmenin kredi değerliliğini belirlemektedir. Olumlu sonuç aldığı takdirde satıcı ile factor arasında factoring sözleşmesi imzalanır. Bu sözleşme ile satıcının bütün veya bir kısım alacakları factor tarafından satın alınmış olur.

Factor aynı zamanda alıcının veya alıcılarında kredi değerliğini belirlemek zorundadır. Satıcı factoring sözleşmesinin imzalanmasından sonra, alacaklarını factore devretmek koşuluyla mal veya hizmet satışını gerçekleştirir. Factor sözleşmeden doğan söz konusu alacakları satın alma yükümlülüğünden dolayı devamlı bir kredi denetimi yapar. Alacak tutarı üzerinden hesaplanan belirli bir miktar factor tarafından satıcı kuruluşa avans şeklinde vadesinden önce ödenir. Alacakların vadesi geldiğinde alıcı (borçlu) factore ödeme yapar.

3. Factoring İşleminin Aşamaları:
– Vadeli mal almak isteyen alıcıların satıcıya başvurması,
– Satıcının factore başvurması,
– Factorun kredi değerlemesi sonucu satıcıya teklifi,
– Satıcının teklifi kabul etmesiyle factoring sözleşmesinin imzalanması,
– Satıcının aldığı siparişleri factore bildirerek onay istemesi,
– Onayla birlikte satıcının malları alıcıya (müşteri) göndermesi,
– Faturaların factore ödenmesini sağlayan alacak temlikinin yapılması,
– Factor ün alacakların vadesinden önce satıcıya ön ödeme yapması,
– Alıcının vade sonunda factore ödeme yapması ve factorün ön ödeme ve masrafları düştükten sonra kalan miktarı satıcıya ödemesi.

4. Factoring Türleri:

4.1. Yurtiçi Factoring: Factoring işleminin yurt içi olmasının özelliği tarafların (alıcı, satıcı ve factor) aynı ülkede bulunmasıdır. Yurt içi factoring Domastic factoringdir.

4.2. Uluslararası Factoring: Farklı ülkelerde olan alıcı ve satıcı gerçekleştirdiği factoring işlemidir. Uluslar arası factoring işleminde dört taraf bulunmaktadır. Alıcı, satıcı yurtiçi factor (ihracat factoru) ve alıcının ülkesinde bulunan muhabir factor (ithalat factoru). Uşuslararası factoring International factoringdir.

4.3. Açık (İhbarlı) Factoring: Satıcının faaliyetinden doğan anlaşma kapsamı içindeki alacaklar doğduğu andan itibaren factore devredilir ve bu işlem alıcıya bildirilir. Genellikle bu bildirim satıcının hazırladığı faturaya not düşülmesi şeklinde yapılır. Factor devraldığıalacakların riskini tamamen veya kısmen üstlenir. Tahsil etmeme durumunda factor belirli bir vadeye kadar alacakları satıcıya iade edebilir veya alacakların takibini üstlenebilir. Alacakların tahsil riski dışındaki factoring işleminin diğer işlevleri de (tahsilât, muhasebe, müşteri değerlemesi vb.) yapılan anlaşma ile factora devredilebilir.

4.4. Gizli (örtülü-sessiz-ihbarsız) Factoring: Factoring işlemleri tamamıyla satıcı adına yürütülür. Temel özelliği alıcının ve üçüncü kişilerin factoring işleminden haberli olmamasıdır. Alıcı, factor ile satıcı arasındaki factoring ilişkisinden haberdar olmadığı için ödemelerini direkt olarak satıcıya yapar ve yükümlülüğünden kurtulur. Satıcı ise ödemeleri anında factore iletir, bu durumda factor alacakların tahsil edilmeme riskini (teminat) işlevini üstlenmez. Bu tür factoring uygulamalarında satıcının factora ödemeleri zamanında veya hiç iletmemesi şeklindeki bir durumun ortaya çıkması halinde factora alıcıya ihbar yetkisi verilmiştir.

4.5. Gerçek (geleneksel, old-line, non-recourse) Factoring: Factorun kredi riskini üstlendiği factoring türüdür. Factor, satıcının alacaklarını tek bir kalem olarak devralır. Kredi riskini üstlenmesinden dolayı factor, satıcının satış yaptığı veya yapabileceği piyasalarda çok iyi bir araştırma yapmak zorundadır. Uluslar arası factoring işleminde factor, bu araştırma için alıcının bulunduğu ülkedeki factor şirketlerinden yararlanmaktadır.

4.6. Gerçek Olmayan (zahiri – recourse ) Factoring: Factorun kredi riskini üstlenmediği factoring türüdür. Satın alınan alacakların, alıcı tarafından vadesinde ödenmemesi durumunda factor alacakları satıcıya geri verme imkânına sahiptir. Ancak satıcının likidite yapısının bozulması engellemek amacıyla vade bitiminden itibaren 30 ile 90 gün arasında bir süre factor rücu hakkını saklı tutabilmektedir. Kredi riskinin olmaması factorun daha rahat davranmasına neden olur. Alacakların %100 bu tür factoring işleminde devredilebilir ve factor müşteri değerlemesi konusunda gerçek factoring işlemine oranla çok daha az çaba harcar. Factor satıcıya karşı ön ödeme ve hizmet işlevlerini kredi riskinden bağımsız olarak yerine getirir.

4.7. Vadeli (maturity) Factoring: Bu yöntemle factor, satıcıya ödemeleri vade sonunda yapar. Factoring işleminin ön ödeme işlevi söz konusu değildir. Ödeme yapılacak vade aylık kredili satışların ortalama vadesi bulunarak hesaplanır. Ancak farklı bir uygulama; her bir alıcıdan yapılan tahsilâttan sonra veya borçlunun acze düşmesi durumunda tahsilden önce ödeme yapma şeklinde görülmektedir. Ön ödeme dışındaki factoring işleminin diğer işlevleri tarafların anlaşmaları doğrultusunda bu türde de geçerlidir. Ayrıca açık veya gizli olarak gerçekleştirilebilir. Örtülü factoring işleminden bahsedilmesi kendisine yaptığı ödemelerin tamamını factore iletmek zorundadır.

4.8. İskontolu Factoring: Satıcının factore devrettiği alacakların vadesinden önce factorun ödeme yapması (ön ödeme) şeklindeki factoring türüdür. Satıcı factora alacaklarını iskonto ettirerek vadeden önce nakit imkânına kavuşur. Factor satıcıya alacakların % 80’ i kadar ön ödeme yapmakta, kalan % 20 yi masrafları ve komisyonu düştükten sonra vade sonunda ödemektedir. Bu tür factoring işleminde % 80 i ön ödemeden dolayı kur riski bu oranda factora ait olmaktadır. İskontolu factoring işleminde görüldüğü gibi temel işlev finansman ihtiyacını karşılamaktır. Bu nedenle factoringin idari hizmetlerine ve riske karşı koruma işlevine ihtiyacı olmayan fakat finansman sıkıntısını içinde olan işletmeler tarafından daha çok tercih edilmektedir

5. Factoringin Avantajları ve Dezavantajları:

5.1. Factoringin Avantajları:

– Kredili satış yapan firmaları, satışa ilişkin bilgi toplama, kayıt tutma, ihbarda bulunma, izleme, tahsilât gibi bürokratik sayılabilecek işlemlerden kurtararak, kredi riskine karşı koruyarak, onları esas faaliyet konuları olan üretim ve satış üzerinde yoğunlaşabilmelerine olanak vermektedir.

– Bu yolla sağlanan finansman kaynağı esnektir. Firmanın faaliyet hacmi genişledikçe, firmaya adeta kendiliğinden oluşan bir finansman kaynağı sağlar. Satışların artmasıyla, factoring kurumundan sağlanacak kaynak tutarı da buna koşut olarak artmaktadır.

– Alacaklara bağlanan fonların vadesinden önce çözülmesi, fonların başka alanlarda özellikle hammadde alımında, üretimde kullanılmasına olanak vermektedir. Hammadde alımlarında peşin ödeme olanağı, nakit iskontosundan yararlanma sağladığı gibi, firmayı vade farkı ödemekten kurtarmakta, hammadde satıcıları arasında firmanın kredibilitesini yükseltmektedir.

– Factoring kurumu, kaynak sağlama dışında, kapsamlı hizmetler de sunmaktadır. Müşterilerin kredi değerliliğinin saptanması, alacak hakkını satan firmanın muhasebe kayıtlarının tutulması, tahsilât gibi… Böylece alacak hakkını satan firma, kredili satış yaptığı alıcıların kredi değerliliğini saptayacak ayrı bir kredi bölümü oluşturma hatta tahsilât servisi kurma ve bu amaçla personel çalıştırma yükünden kurtulmakta; alacakların yönetimi ve izlenmesine daha az kaynak ayırarak kaynaklarını esas faaliyet konusunu fonlamada kullanabilmektedir.

– Malın hatalı, bozuk, siparişe uygun olmaması gibi satıcının sorumluluğu olan durumlar dışında, factoring kurumu ödenmeme riskini de üstlenebildiğinden, satıcı firma, kredili satışlarda bu tür satışların riskini en düşük düzeye indirmektedir.

– Müşteriye gönderilecek faturaların bir kopyası, konşimento ve nakliye alıntısının bir kopyası, firmanın alacağı, factoring için bir güvence oluşturmaktadır. Factoringe kıyasla bir firmanın aynı koşullarla aynı kolaylıkla başka finans kurumlarından kaynak sağlaması zordur.

– Alacak hakkının satışının firmanın bilânçosu üzerine etkisi de diğer finansman yöntemlerinden farklıdır. Hangi türde olursa olsun firma, factoring işleminde finansman kurumuna karşı borçlu olarak gözükmemektedir. Bu görüntü, firmanın kredi değerliliği üzerinde olumlu etki yaparak, kredi sağlama olanaklarını genişletebilmektedir.

– Factoring yöntemi ile firmalar nakit akış planlarını daha gerçekçi bir şekilde hazırlayabilmekte, mevsimlik olarak artan satışların getirdiği finansman gereksinimini daha kolay karşılayabilmektedirler.

– Factoring, firmaların alacaklarını tahsil edememe riskiyle karşılaşmasına engel olur. Günümüzde alışverişlerin temel unsuru olan kredili satış işlemlerinde en önemli nokta kredi açılacak alıcı ya da ithalatçıların isabetli olarak saptanmasıdır. Özellikle küçük firmalara açılan kredilerin izlenmesi, vadelerinde tahsili, satıcılar ve ihracatçılar için son derece önem arz etmektedir. İşte factor firma, kredili satış bedellerinin tahsil edilmemesi halinde doğacak tüm zararı üstlenmektedir.

– Factoring satıcı ve ihracatçıların alacak kalemlerini azaltarak şirket bilânçosunun sunumunu güçlendirir.

5.2. Factoringin Dezavantajları:

– Alacak hakkının satın alınmasında finansman kurumu, kredilendirmenin yanı sıra ilgili firmanın sürekli satış yaptığı müşterilerinin kredi değerliliğini saptama ve risk üstlenme hizmetlerini de yerine getirdiğinden, bu şekilde sağlanan fonların maliyeti, senet iskontosu ve senet karşılığı avans işlemlerine kıyasla daha yüksek olmaktadır. Her bir müşteriye yapılan satışların tutarı küçük ve fatura sayısı çok kabarık ise, maliyet daha da artmaktadır.

– Alacak hakkının satışı, bazı firmalar tarafından, bir tehlike göstergesi olarak yorumlanmaktadır. Bu firmalara göre, alacak hakkını satan bir firma, gerçekte likit bir varlık olan alacaklarını elden çıkarmaktadır. Bu işlem, finansman açısından bir zor durum göstergesi olabilir. Bu nedenle bazı satıcı firmalar, alacak hakkının satışı yolu ile finansman sağlayan firmalara kredili mal satışından kaçınmaktadırlar.

– Uluslararası factoringde, uygun muhabir factor seçilmeyişi ya da bulunamayışı, factoringin bir diğer dezavantajıdır. Eğer muhabir factor, kredi limitlerinin belirlenmesinde, alacaklarının tahsilât ve takibinde, alacak hakkının korunması için yapılması gereken girişimlerde gecikiyorsa, bu tür gecikmeler önemli sorunlar doğurmakta, riski artırmaktadır.

DIŞ TİCARET STANDARTLARI – ISO

Ana Sayfa » Dış Ticaret Muhasebesi (Page 2)
Paylaş
Tarih : 15 Şubat 2012 - 22:33

1. Dış Ticaret Standartları: Standart: Genel olarak standart, standardizasyon çalışmaları sonucunda yetkili kurum ve/veya kuruluşlar tarafından hazırlanarak onaylanan, yerine getirilmesi gereken koşulları kapsayarak, uygulanması genellikle tarafların isteğine bırakılan teknik özellik veya belgelerdir. Uluslararası Standardizasyon Örgütü’nün (ISO) yaptığı tanıma göre, standardizasyon belirli bir faaliyetten ekonomik fayda sağlamak üzere, bütün ilgili tarafların katkı ve iş birliği ile belirli kurallar koyma ve kuralları uygulama işlemidir.

Türk Standartları Enstitüsü 132 sayılı Kuruluş Yasası ile kendisine verilen standartlara uygun ve kaliteli üretimi teşvik edecek her türlü çalışmayı yapmak ve bunlarla ilgili belgeleri düzenlemek görevini yerine getirirken standardizasyonun yanı sıra kalite konusuna da eğilmiş ve bu alanda yürüttüğü çalışmalar son yıllarda özel bir önem ve yoğunluk kazanmıştır. Avrupa Kalite Örgütü (EOQ) üyesi olarak kalite alanındaki uluslararası gelişmeleri yakından izlemektedir. Türk Standartlar Enstitüsü Milletlerarası Elektroteknik Komisyonu (IEC), Avrupa Topluluğu Standart Kuruluşları (CEN ve CENELEC) üyesidir.

2. ISO’nun tanımı: ISO, International Organization for standardizasyon’un kısa yazılışıdır. Yani, uluslararası standardizasyon örgütünün oluşturduğu bir kalite yönetim standardıdır. 1947 yılında kurulan ve yaptığı standardizasyon çalışmaları sonucu sanayiye, ticarete ve tüketicilere katkılar sağlayan ISO (International Organization for standardization) uluslararası standart organizasyonudur. TSE, ISO’nun üyesi ve Türkiye’deki tek temsilcisidir.

ISO 9000: Organizasyonların müşteri memnuniyetinin artırılmasına yönelik olarak kalite yönetim sisteminin kurulması ve geliştirilmesi konusunda rehberlik eden ve ISO tarafından yayımlanmış olan bir standartlar bütünüdür.

ISO 9001: Kalite yönetim sistemlerinin kurulması esnasında uygulanması gereken şartların tanımlandığı ve belgelendirme denetimine tabi olan standarttır. Verilen belgenin adıdır.

ISO 9001-2000: ISO 9000 standardı, her 5 yılda bir ISO tarafından gözden geçirilmekte ve uygulayıcıların görüşleri ve ihtiyaçlar doğrultusunda gerekli revizyonlar yapılarak yeniden yayımlanmaktadır. 2000 rakamı, bu revizyonun 2000 yılında yapılıp yayınlandığını gösterir versiyon tarihidir.

ISO 9001 Belgesi ise ilgili kuruluşun ürün veya hizmetlerinin uluslararası kabul görmüş bir yönetim sistemine uygun olarak sevk ve idare edilen bir yönetim anlayışının sonucunda ortaya konduğu ve dolayısı ile kuruluşun ürün ve hizmet kalitesinin sürekliliğinin sağlanabileceğinin güvencesini belirler.

ISO 9001 ise etkin bir kalite yönetim sistemini tanımlayan bir standarttır. Kuruluş, bu standardın şartlarını sağladığında ISO 9001 Belgesi’ni alabilir. Belge, kuruluşun ürün ve hizmetlerinin uluslararası kabul görmüş bir standarda uygun olarak üretildiğini gösterir. Standart merkezi İsviçre’nin Cenevre kentinde yer alan ve 90’dan fazla ülkenin üye olduğu Uluslararası Standardizasyon Örgütü (International Organization of standardization–IOS) tarafından geliştirilmiştir. Belgelendirme şirketlerini yetkilendirme yetkisi, üye ülkelerin akreditasyon kurullarına verilmiştir. Türkiye’deki akreditasyon yetkisi TÜRKAK’a verilmiştir.

Farklı ülkelerde veya bölgelerde benzer teknolojiler için geliştirilen farklı standartlar zaman zaman “ticaret için teknik engel” olarak kullanılmaktadır. İşte ISO’ nun günümüzdeki en önemli işlevi ISO 9000 kalite yönetim standartları ve diğer ürün standartları gibi uluslararası kabul görmüş standartlar hazırlayarak ticaretin önündeki bu tip teknik engelleri ortadan kaldırmaktır.

EN: (Europeane Norm),Avrupa Standartlarının kısaltmasıdır. EN, Avrupa Birliğinde Standartlar arasında harmonizasyonu sağlamak için oluşturulmuştur.

Avrupa Standardı (EN): Avrupa Birliği (AB) Standartları (EN), Avrupa Standardizasyon Kuruluşları tarafından hazırlanan standartlardır. İlgili kuruluşların görüşü alınmak üzere taslak hâlinde olan EN standartları prEN olarak tanımlanır.

Uyumlaştırılmış Standart: Avrupa Birliği standardını uyumlaştıran ulusal standarttır. Yetkili Ulusal Standardizasyon Kuruluşu tarafından EN standardı uyumlaştırılarak ulusal standart olarak hazırlanır ve yetkili ulusal kuruluş tarafından referanslarıyla yayımlanır.

Bazı ülkelerin ulusal standardizasyon kuruluşlarının kısaltmaları:
– AENOR (Asociación Española de Normalización y de Certificación): İspanya Standardizasyon Örgütü
– AFNOR (Association Française de Normalisation): Fransız Standardizasyon Örgütü
– BSI (British Standards Institution): İngiliz Standartlar Enstitüsü
– DIN (Deutsches Institut für Normung e.V.): Alman Standart Enstitüsü
– DS (Dansk Standardiseringsraad): Danimarka Standardizasyon Kuruluşu
– IBN (Institut Belge de Normalisation): Belçika Standardizasyon Enstitüsü
– IPQ (Instituto Portugues da Qualidade): Portekiz Standardizasyon Enstitüsü
– NNI (Nederlands Normalisatie-Instituut): Hollanda Standardizasyon Enstitüsü
– NSAI (The National Standards Authority of Ireland): İrlanda Ulusal Standart Kuruluşu
– NSF (Norges Standardiseringsforbund): Norveç Standart Kuruluşu
– ON (Österreichisches Normungsinstitut): Avusturya Standardizasyon Enstitüsü
– SDS (Suomen Standardisoimisliitto r.y.): Finlandiya Standardizasyon Enstitüsü
– SIS (Swedish Institute of Standards): İsveç Standart Enstitüsü
– SNV (Schweizerische Normen-Vereinigung): İsviçre Standardizasyon Örgütü
– UNI (Ente Nazionale Italiano di Unificazione): İtalyan Standardizasyon Örgütü

CE işareti: ürünün Avrupa ürün mevzuatlarına uygunluğunu gösterir. CE işareti ‘Conformite European’ kelimelerinin kısaltılmasıdır ve literatürdeki anlamı ‘European Conformity’, Avrupa normlarına uygunluktur. CE işareti, bir ürün ya da ürün grubunun, Avrupa Birliğinin sağlık, güvenlik, çevre ve tüketicinin korunması konusunda oluşturmuş olduğu, “ürün direktifleri” olarak anılan temel gerekliliklere uygun olduğunu gösterir. CE işaretini taşımayan ürünler, Avrupa Birliği ülkelerine giremez. Bu nedenle CE işareti, ürünlerin Avrupa Birliği iç pazarında serbestçe dolaşımına olanak veren bir “endüstriyel ürün pasaportu” olarak tanımlanabilir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Döviz Kurlarının Arttığı Bu Dönemde İhracat Hesaplarının DAB İle Kapatılmamasının Olası Riski
Döviz Kurlarının Arttığı Bu Dönemde İhracat Hesaplarının DAB İle Kapatılmamasının Olası Riski

DÖVİZ KURLARININ ARTTIĞI BU DÖNEMDE İHRACAT HESAPLARININ DAB İLE KAPATILMAMASININ  OLASI  RİSKİ                                                                                             

İhracat Yaparken Dikkat Edilmesine İnandığımız Kritik Değişkenler
İhracat Yaparken Dikkat Edilmesine İnandığımız Kritik Değişkenler

İHRACAT YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİNE İNANDIĞIMIZ KRİTİK DEĞİŞKENLER   Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK Dış Ticaret Uzmanı, YMM    GİRİŞ İhracat

Dış Ticarette Nakliyeci Aracılığıyla Teslimatta Ödeme Şeklinin Avantajları
Dış Ticarette Nakliyeci Aracılığıyla Teslimatta Ödeme Şeklinin Avantajları

DIŞ TİCARETTE NAKLİYECİ ARACILIĞIYLA TESLİMATTA ÖDEME ŞEKLİNİN AVANTAJLARI GİRİŞ Rekabet, Pazar Payı Kapma mücadelesi içinde Lojistik



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI