Mühendis Maaşlarını Ödeyebilmek İçin Ar-Ge Projesi Vermek Şart

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 20 Haziran 2014 - 11:05

MÜHENDİS MAAŞLARINI ÖDEYEBİLMEK İÇİN AR-GE PROJESİ VERMEK ŞART

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM, Baş Denetçi

 

MEVCUT DURUM

 

Son birkaç haftadır firma ziyaretlerimiz arttı, yetkililerle olan görüşmelerimizde özellikle KOBİ Küçük İşletme Statüsünden Orta Ölçekli firma statüsüne geçmekte olan ya da geçen firmalar, ihracat yapıyorlar, bünyelerinde ortalama 60-70 personel istihdam edip, bunların içinde de makine, elektrik, elektronik, kimya, endüstri mühendisi gibi ortalama 10 mühendis çalıştırıyorlar. Bu yapıdaki firmaların ortak problemi mevcut ücret seviyeleri ve vergi/sigorta yükleri ile bu mühendisleri firmada tutamayacakları, dış rekabet nedeniyle de ücretleri artıramadıklarını ileri sürüyorlar, kar marjları çok düşük.

 

ÇÖZÜM

 

Benden çözüm istediler, ben de ilk etapta TÜBİTAK’a her ay birer Ar-Ge projesi verilerek kısa vadede her an yürüyen 3 Ar-Ge projesi olması halinde (her bir projede kısmi kullanım 1/3 yani adam ay oranı 0.33 olursa, toplam adam ay oranı (1) olur) şu avantajları elde edeceklerini belirtiyorum:

 

1)      Maaşlarının ortalama %60’nın TÜBİTAK, KOSGEB, H2020 Araştırma ve Yenilik destek programlardan karşılanması söz konusudur (KOBİ 1507 TÜBİTAK programında %75’e kadar çıkabilmektedir).

 

2)      Proje üst limitinin olmadığı 1501 TÜBİTAK Sanayi projelerinde örneğin malzemelere  %40 destek oranı uygulanır iken, büyük işletmelerin projelerinde personel giderleri %60, orta ölçekli KOBİ niteliğindeki işletmelerin projelerinde %75, mikro ve küçük ölçekli KOBİ niteliğindeki işletmelerin projelerinde ise %90 oranında destek kapsamına alınır. Projenin Ar-Ge faaliyetinde doktoralı araştırmacı istihdam edilmesi durumunda ise bu personele ilişkin harcamanın %100’ü destek kapsamına alınır.

 

4 Kasım 2012 tarihinde  KOBİ Yönetmeliğinde yapılan değişikliğe  göre; 10 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosundan herhangi  biri   bir milyon TL´yi aşmayan çok küçük işletmeler mikro işletme, 50 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosundan herhangi biri  sekiz milyon TL´yi aşmayan işletmeler küçük işletme, 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosundan herhangi biri  40 milyon TL´yi aşmayan işletmeler de orta büyüklükteki işletme olarak belirlendi.

 

Projede çalışan personelin ilgili destek programının Uygulama Esaslarında eğitim durumu ve çalışma süresine göre belirlenen katları yazılır.

 

“Brüt Asgari Ücret Katları” sütununa;

– Lise mezunu ve altı personel için üç (3),

– Ön lisans mezunu için dört (4),

– Lisans veya yüksek lisans mezunu için, lisans mezuniyet tarihi ve proje başvuru tarihi arasında geçen süre;

– 48 aydan az ise altı (6),

– 48 ay ve üstünde ise on (10),

 

– Proje konusu uzmanlık alanlarından herhangi birisinde doktora derecesine sahip personel için ise oniki (12) yazılmalıdır.

 

Örnek; 17.06.2014 itibariyle brüt asgari ücret 1.071,00.-TL. olup, bu durumda firmaya yeni giren bir mühendis mezuniyet yılı 4 yıldan az ise 1.071,00 * 6 = 6.426,00.TL. brüt ücret, 4 yılı geçiyorsa 1.071,00 * 10 = 10.710,00.-TL.’ye kadar mühendis maaşlarına izin vermektedir.

 

AR-GE PROJELERİNDE ÜCRET ARTIŞLARI NASIL OLMALI
Tahmini proje önerisinde maliyetler hazırlanırken Personel brüt ücretlerin önceki 6 ay ortalaması alınıyor.

 

Proje başladıktan sonra maaş artışı olabilir, ikramiye verilebilir. İşlemler resmi olduktan sonra herhangi bir sorun çıkmıyor.

 

Brüt ücreti 3.000 TL  olan personelin daha sonra maaşı 4.000 TL olması sorun olmuyor. Ama 3.000 TL alan birinin maaşı daha sonra 6.000 TL olduğunda bu dikkat çekiyor ve sorgulanıyor.

 

Yeni işe başlayan bir personelde böyle bir artış olabilir. Yeni personel başlangıç esnasında firmayla bir protokol imzalamıştır. Deneme süresini doldurduktan sonra maaşında artış olabilir.

 

Örneğin 01.05.2014 tarihinde işe başlamış ve deneme süresince brüt ücret olarak 2.500 TL. alacaktır. Deneme süresi dolduktan sonra her iki tarafta anlaştıkları takdirde brüt maaşı protokolde anlaştıkları şekilde arttırılabilir.

 

3)      KOBİ statüsüne sahip firmalarda TÜBİTAK’a her proje verilişinde fikir sahiplerine, mühendislere 7.500,00.-TL ödül verilebilmektedir.

 

–  Her şeyden önce Proje veren firmanın KOBİ statüsünde olması gerekli olup, 1507 KOBİ Ar-Ge ve 1501 Sanayi Ar-Ge proje vermesi gerekiyor. 1507 KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı uygulama esaslarının 10/4 maddesi ile 1501 Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı uygulama esaslarının 10/2 maddesinde, proje ekibinde yer alan ancak şirket ortağı ya da yönetim kurulu üyesi olmayan ve proje süresince firmada çalışmış olması koşuluyla proje ekibinde yer alan fikir sahibi araştırmacıya teşvik ödülü verilebileceği, birden fazla fikir sahibi araştırmacı olması halinde bu ödülün paylaşılabileceği belirtilmektedir.

–  Bu mevzuat hükmüne göre online ile proje önerilerini TÜBİTAK’a geçmeden önce personel bilgileri formu doldurulurken “bu personel proje fikir sahibidir” diye bir seçenek var, onun işaretlenmesi gerekiyor.

–  Bu talep üzerine TÜBİTAK Komitesi karar verirse, fikir sahibi araştırmacının teşvik ödülü alabileceği destek karar yazısında belirtiliyor.

– Projenin dönem raporları verilip, proje başarı ile tamamlandıktan sonra yukarıdaki YMM onaylı yazılar ile araştırmacının banka hesap bilgileri TÜBİTAK’a bildirilerek, havale yapılıyor. Bu destek fikir sahibine verilmektedir.

 

4)      Firmalar istihdam ettiği personelin sigorta ve vergi yükünü ödemektedir. Ar-Ge projesi verilmesi halinde, örneğin onaylanan Ar-Ge projelerinde görev alan 1 mühendis aynı anda yürüyen 3 Ar-Ge projesinde 1/3 oranında görev alır ve 3 projede adam/ay oranı (1) olursa, SGK işveren payının yarısı 5 sene için ödenmemekte, stopaj ise %80 (doktora derecesine sahip personelde %90) ödenmemektedir.

 

5)      Ar-Ge harcamaları içinde yer alan personel giderleri geçici ve kurumlar vergisi matrahından % 100 Ar-Ge indirimi olarak düşülebilmektedir.

 

6)      1 Temmuz 2014 tarihinden itibaren Ar-Ge merkezlerinde en az 50 tam zaman (yani adam/ay oranı -1-) eş değer Ar-Ge personeli istihdam edilmesi” koşulu değiştirilerek,  sektör farkı olmaksızın, en az 30 tam zaman eş değer Ar-Ge personeli istihdam edilmesi olarak değiştirilmiştir. Bize göre önemli bir adım. Ar-Ge merkezi için sayının aşağıya çekilmesi büyük işletmelerde bu merkezlerin açışını teşvik edecektir, ancak bizim piyasa gözlemlerimize göre Küçük ve Orta ölçekli KOBİ’lerde 30 teknik personeli üretimin başından ayırarak bir merkezde toplamak zor görünüyor, ayrıca Ar-Ge projeleri vermenin hareket noktası olan sorunların keşfinden de uzaklaştırmış oluyoruz.

 

Araştırma ve yenilik faaliyetlerine uygulanan mali teşviklere ilişkin 5746 sayılı Kanun kapsamında 
ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİNE İLİŞKİN UYGULAMA VE DENETİM YÖNETMELİĞİ’nin ilgili maddeleri şöyledir
:

Ar-Ge indirimi uygulama esasları

 

MADDE 8 – (1) Teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projeleri ile rekabet öncesi işbirliği projelerinde ve teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanan işletmelerce gerçekleştirilen Ar-Ge ve yenilik harcamalarının tamamı 31/12/2023 tarihine kadar Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesine göre kurum kazancının ve Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılır.”

 

Açıklama: Demek ki % 100 Ar-Ge indiriminden Teknokent (ya da Teknopark) firmaları, Ar-Ge merkezleri ile TÜBİTAK, EUREKA, EUSTARS VE H2020 DESTEK programları kapsamında verilen Ar-Ge projeleri de aynı şekilde yararlanmaktadırlar.

Gelir vergisi stopajı teşviki uygulaması

MADDE 10 – (1) Teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen ya da TÜBİTAK tarafından yürütülen Ar-Ge ve yenilik projeleri ile rekabet öncesi işbirliği projelerinde ve teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanan işletmelerde çalışan Ar-Ge ve destek personelinin; bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretlerinin doktoralı olanlar için %90’ı, diğerleri için %80’i gelir vergisinden müstesnadır. Bu istisnanın hesaplanmasında, bu kapsamdaki personelin fiilen Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine ayırdıkları zamanın toplam çalışma zamanına oranı dikkate alınır.

Açıklama: Demek ki, Gelir vergisi stopaj istisnasından Teknokent ( ya da Teknopark) firmaları, Ar-Ge merkezleri ile TÜBİTAK, EUREKA, EUSTARS VE H2020 DESTEK programları kapsamında verilen Ar-Ge projeleri de aynen yararlanmaktadırlar.

Sigorta primi desteği uygulaması

MADDE 11 – (1) Kamu personeli hariç olmak üzere, teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen ya da TÜBİTAK tarafından yürütülen Ar-Ge ve yenilik projeleri ile rekabet öncesi işbirliği projelerinde ve teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanan işletmelerde çalışan Ar-Ge personeli ile destek personelinin, 5 inci madde kapsamındaki çalışmaları nedeniyle elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısı; 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici ikinci maddesi uyarınca ücreti gelir vergisinden istisna tutulmuş fiilen çalışan personelin gelir vergisi istisnasının uygulandığı sürece gelir vergisinden istisna tutulan ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısı, beş yılı aşmamak üzere Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.

Açıklama: Demek ki, sigorta primi desteği Teknokent ( ya da Teknopark) firmaları, Ar-Ge merkezleri ile TÜBİTAK, EUREKA, EUSTARS VE H2020 DESTEK programları kapsamında verilen Ar-Ge projeleri de aynen yararlanmaktadırlar.

 

YORUM: Ar-Ge merkezi kuramayan ya da Teknokente gidemeyen KOBİ firmalarının bizim hesaplamalarımıza göre aynı anda TÜBİTAK’ta yürüyen 3 adet Ar-Ge projeleri mevcut ise, personel ve diğer harcama ve giderleri için alacakları hibeler yanında mali teşviklerden de aynı şekilde istifade edebilmeleri söz konusudur.

 

SONUÇ

 

Yukarıdaki Ar-Ge hibe ve desteklerle firmaların personel maliyetlerinin oldukça düştüğü, bu durumda maaşları artırabileceklerini ve Ar-Ge ve Yenilik proje yapmanın manevi motivasyonu ile mühendisleri firmada tutabilecekleri görüşü ortaya çıkmaktadır. Ar-Ge hibe ve desteklerinden maksimum yararlanmak için yukarıda analiz ettiğimiz 3 yöntemden hangisinin firmanın şartlarına göre uygun olduğu her firma bazında araştırılmalıdır.

Tübitak Ar-GE İndirimi Mevzuatına Göre Nasıl Doğru Hesaplanır ?

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 19 Haziran 2014 - 17:06

TÜBİTAK AR-GE İNDİRİMİ MEVZUATA GÖRE NASIL DOĞRU HESAPLANIR?

 

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM

 

 

PROBLEMATİK DURUM

 

Yeminli Mali Müşavir(YMM) ile Denetim ve Tasdik Sözleşmesi olmayan  firmaların 2013 yılına ait ar-ge indirimi ile ilgili olarak  YMM’nin  tasdik ettiği raporu  41 Seri No.lu SM, SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği’nin II numaralı bölümünde tasdik raporlarının ilgili yıl gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri ile birlikte veya beyannamenin verildiği ayı takip eden iki ay içerisinde verilmesi gerektiği belirtilerek, Haziran sonuna kadar ilgili Vergi Dairesine ibrazı gerekmektedir.

 

Mesleğimizin bir gereği olarak biz de YMM Ar-Ge İndirimi Tasdik Raporunu düzenliyoruz. Rapor öncesi analizlerimizde mevzuata göre ortak bir yanlışlık göze çarpıyor. Mevzuata göre firmalar Ar-Geindiriminin hesabında ya 5520 sayılı Kurumlar vergisi Kanununa göre ya da 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi hakkında Kanuna göre hareket etmeleri gerekiyor. Oysa yaptığımız analizde aynı anda 2 ayrı Kanundan yararlanıldığı görülüyor. Başka bir deyişle hem 263 nolu hesapta toplanan 2013 yılına ait Ar-Ge harcama ve giderlerinin tamamını Kurumlar vergisi matrahından düşüyor, hem de TÜBİTAK’dan gelen hibe bedelini 549 nolu pasifteki kar yedekleri hesabına kaydederek vergi kapsamı dışına alıyor.

 

MEVZUAT NE DİYOR ?

 

Mükellefler bünyelerinde yürüttükleri Ar‐Ge projesi kapsamında faydalanmak istedikleri “Ar‐Ge İndirimi” konusunda, 1 Seri No.lu 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’ndeki “10.2. Ar‐Ge indirimi” kısmında tanımlanan düzenlemeyi ya da 5746 Sayılı Kanuna bağlı olarak çıkarılan Uygulama ve Denetim Yönetmeliği’nde açıklanan esas ve uygulamaları seçebilir veya uygulamada gözlemlediğimiz gibi, Ar‐Ge indiriminden yararlanmayıp, sadece Ar‐Ge fonundan yararlanmayı tercih

edebilir. Söz konusu iki düzenlemenin kapsam ile uygulama usul ve esasları birbirinden farklılıklar içermektedir. Aynı Ar‐Ge projesi için iki uygulamayı birlikte Ar‐Ge indiriminde kullanmaları mümkün değildir. 5520 Sayılı Kanun uygulamasını tercih edip 263’de aktifleştirilen Ar‐Ge harcamalarının % 100’ünü kurum kazancından indiren mükellef, Kamu Kurum ve Kuruluşlarından (örneğin TÜBİTAK’dan) gelen hibeyi bilanço pasif kalemi olan 549 özel fon hesabına kaydetmeyerek, 602 numaralı Diğer Gelirler Hesabının alacağına kaydetmesi gerekir. 5746 sayılı Kanunun ilgili Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliğin 8/3 maddesinde; “Kanun kapsamında Ar‐Ge indiriminden yararlananlar, Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin (9) numaralı bendi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmünden ayrıca yararlanamazlar” denilmektedir.

 

Mükellef, bünyelerinde yürüttükleri Ar‐Ge Projesi kapsamında faydalanmak istedikleri “Ar‐Ge İndirimi” konusunda, 5746 sayılı Kanun uygulamasını seçebilir. Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliği’nin 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen “Bu hesapta yer alan tutarlar, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre vergiye tabi kazancın tespitinde gelir, Ar‐Ge İndirimi tutarının tespitinde Ar‐Ge harcaması olarak dikkate alınmaz. Bu şekilde sağlanan karşılıksız fonlardan yapılan harcamalar yapıldığı yere göre doğrudan gider ya da amortismana tabi iktisadi kıymet olarak muhasebeleştirilir” hükmüne göre hareket edilmesi zorunludur. Bu durumda Kamu Kurum ve Kuruluşlarından (örneğin TÜBİTAK’dan) gelen hibe, 549 numaralı özel fon hesabına kaydedilerek ticari kazanç matrahına dâhil edilmez,549’daki bu fon hesabı  5 yıl süre ile sermaye artışı dışında örneğin kar dağıtımına konu olursa vergiye tabidir.

 

263’deki aktifleştirilen Ar‐Ge harcamalarından TÜBİTAK’dan gelen hibe düşülerek, kalan tutar ilgili dönemde net yapılan “Ar‐Ge İndirimi” olarak kabul edilir ve Kurumlar Vergisi ya da Geçici Vergi matrahından indirime gidilir. Kuruluş yukarıda belirtilen işlemler dışında dönem içinde Geçici Vergi matrahından Ar‐Ge indirimini düşmesi durumunda, her geçici vergi döneminde 751 yansıtma hesabı üzerinden 263 nolu Araştırma ve Geliştirme Giderleri Hesabına aktifleştirme kaydının yapılması söz konusudur.

 

Öte yandan 5746 sayılı Kanununa göre kar yetersizliği nedeniyle Ar-Ge indiriminin tamamı vergi matrahından indirilmeyip müteakip yıla devredilirse bu takdirde yeniden değerlendirme oranı ile endekslenmesi gerekir. Ayrıca, devredilen Ar-Ge İndiriminin nazım hesaplarda ve Kurumlar Vergisi Beyannamesinde gösterilmesi zorunludur. Oysa 5520 sayılı Kanununa göre devreden Ar-Ge İndirimine yeniden değerlendirme oranı uygulanarak endeksleme farkı hesaplanmaz, ancak nazım hesaplarda ve Kurumlar Vergisi Beyannamesinde gösterilmesi şarttır.

 

ARA ANALİZ ÇIKTISI

 

BU DURUMDA MÜKELLEF YA 5746 SAYILI KANUN UYGULAMASINI SEÇEREK 263’DEKİ 2013 YILINA AİT AR-GE HARCAMA VE GİDER TOPLAMINDAN TÜBİTAK’TAN GELEN HAVALEYİ DÜŞEREK, ARADAKİ FARKI AR-GE İNDİRİMİ OLARAK KULLANABİLİR YADA 5520 SAYILI KANUNA GÖRE 263’TEKİ 2013 YILINA AİT AR-GE HARCAMA VE GİDERİNİN TAMAMINI AR-GE İNDİRİMİ OLARAK KURUMLAR VERGİSİ MATRAHINDAN DÜŞER VE TÜBİTAK’TAN GELEN HAVALEYİ DE 602 NOLU DİĞER GELİRLER HESABINA TAŞIR. BU DURUMDA ARADAKİ FARK İÇİN DÜZELTME BEYANNAMESİ VERİLİP, ÖDENMEYEN VERGİNİN GECİKME FAİZİ VE ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASIYLA VERGİ DAİRESİNE ÖDENMESİ GEREKİYOR.

 

AR-GE İNDİRİMİNİN HESABINDA DİKKATE ALINACAK DİĞER PARAMETRELER

 

ArGe Departmanı

 

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanun’un ilgili Tebliğinde; Ar‐Ge indirimi için mükelleflerin Ar‐Ge departmanı kurmaları ve Ar‐Ge’de görev alan personelin tam zamanlı çalışması halinde söz konusu personel giderinin Ar‐Ge harcaması olarak kabul edilebileceği belirtilmektedir. 5746 Sayılı Kanun’un ilgili Yönetmeliğinde ise ayrı bir Ar‐Ge departmanının kurulmasına gerek olmadığı (çoğu KOBİ’lerde ayrı bir Ar‐Ge departmanın bulunmadığını gözlemlemekteyiz ve Kamu Kurum ve Kuruluşları da karşılıksız destek verirken ayrı bir Ar‐Ge departmanı kurmak zorunluluğu aramamaktadır) ve personelin de Ar‐Ge projesinde kısmi yani adam/ay oranına göre çalışabileceği, çalışılan kısma isabet eden personel giderinin Ar‐Ge harcamasına dâhil edebileceği belirtilmektedir. Bu durumda, adam/ay oranı (1) in altında olan projelerin 5520 sayılı Kanun’un ilgili Tebliği’nde belirtilen Ar‐Ge İndirimini seçmeleri durumunda, bize göre personel giderini Ar‐Ge indirimi olarak dikkate almamaları gerekir.

 

ArGe Harcamalarının İtfası

 

Ar‐Ge projesi tamamlandıktan sonra, 263’deki Ar‐Ge harcaması, bu hesapta tutulmaya devam edilerek % 20 oranlı amortisman ile 5 yılda itfa edilerek, 630 Ar‐Ge gideri hesabına borç / 268 birikmiş amortisman hesabına alacak kaydedilir.

 

Aktifleştirilen Ar‐Ge harcamasının 263 nolu hesapta tutulup da, örneğin satışa konu olmayarak, kendi ihtiyacı olan makine ya da ekipmanda 253 nolu hesaba transferinin yapılmamasının başka bir yönü de; 1501 TÜBİTAK Sanayi Ar‐Ge projelerinde firmanın bilançosundaki 263 Ar‐Ge gideri hesabında harcama kaydının bulunması halinde % 40 olan temel destek oranına, % 5 ila 10 oranında değişen ilave desteğin eklenmesidir.

 

Oransal Destek

 

TÜBİTAK tarafından desteklenen Ar‐Ge projelerinde her iki düzenleme için (M013 formunda) alet, teçhizat, makine, ekipman, yazılım, test cihazlarının harcama bedellerinin tamamı değil kullanım süresine göre amortisman payı, Ar‐Ge giderlerine dahil edilir (Tedarik edildiğinde alet, teçhizat, makine, ekipmanlar, test cihazları 253 no.lu hesaba, bilgisayarlar 255 no lu hesaba, yazılım programları da 260 nolu hesaba KDV hariç fatura bedelinin tamamı üzerinden kayıt yapılır).

 

Bu kapsamda örneğin TÜBİTAK tarafından desteklenen Ar‐Ge projelerinde alet, teçhizat, makine ve ekipmanlar Ar‐Ge projesi bittikten sonra üretimde kullanılacak ise, oransal olarak desteklenmektedir. Başka bir ifadeyle maliyet bedelinin % 100’ü desteklenecek harcama toplamına dâhil edilmemekte; TÜBİTAK KOBİ Ar-Ge projelerinde fatura bedelinin %40’ı harcama tutarına dahil edilir, bunun da % 75’i bulunarak (başka bir deyişle toplamda fatura matrahının %30) hibe desteğine konu olur. 1501 Sanayi Ar-Ge Projelerinde fatura bedelinin %40’ı harcama tutarına dahil edilir, bunun da %40 ila %60 hesaplanarak hibe desteğine konu olur. İki düzenleme arasındaki fark; 5520 sayılı düzenlemeye göre Ar‐Ge faaliyetleri dışında kullanılan makine ve ekipmanın amortismanı Ar‐Ge gideri olarak kabul edilmez iken, 5746 sayılı düzenlemeye göre kullanım süresine bağlı olarak hesaplanan amortisman, Ar‐Ge gideri olarak kabul edilmektedir.

 

Firma Dışından Hizmet Alımı

 

5520 sayılı Kanunun çerçevesinde hareket edilen bir Ar‐Ge projesinde, dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetler için (örneğin TÜBİTAK tarafından desteklenmesi uygun bulunan bir Ar‐Ge projesinde M014 analizler ve testler için, M015 dışarıya yaptırılan fason işçilikler ve danışmanlık için) toplam proje bütçesi içerisinde herhangi bir sınır yoktur. Oysa 5746 sayılı Kanuna göre toplam gerçekleşen Ar‐Ge proje bütçe içerisinde bu şekilde alınan danışmanlık hizmeti ve diğer hizmet alımlarına ilişkin harcamalar, Ar‐Ge ve yenilik harcaması kapsamında gerçekleştirilen toplam harcama tutarının %20’sini geçemez.

 

 

SONUÇ

 

Yukarıdaki analizlerden görüldüğü üzere, Ar‐Ge ve yenilik projelerinin daha verilme aşamasında firmaların hangi mevzuata göre hareket edeceklerini belirlemeleri gerekir. Bunun için firma sahiplerinin, mühendislerin, tasarımcıların, pazarlamacıların, satın almacıların, SMMM ve YMM’lerin birlikte koordineli ve ekip halinde sistemli çalışması gereklidir. Bu birliktelik  sağlanamadığı takdirde , Ar‐Ge projeleri kapsamında  önce firma sahipleri sonra da  yeterli  doğru analiz yapılmaması halinde   YMM’ler büyük sorumluluk altına girmektedir.

KOSGEB Endüstriyel Uygulama Programı Proje Başvuru Formunun Doldurulma Mantığı

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 19 Haziran 2014 - 13:12

KOSGEB ENDÜSTRİYEL UYGULAMA PROGRAMI PROJE BAŞVURU FORMUNUN DOLDURULMA MANTIĞI

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM

 

Ar-Ge ve Yenlik projelerinin TÜBİTAK, KOSGEB gibi kamu kaynakları ile desteklenerek başarıyla tamamlanmış olması ya da doktora çalışması neticesinde ortaya çıkan proje olması veya Patent belgesi alınmış olarak prototipi tamamlanan bir yenilikçi ürünün seri üretime geçilmek istenmesi halinde aşağıdaki listede tanımlanan harcama ve gider kalemlerinden yararlanılmaktadır. Ar-Ge projesinin tamamlanmasından itibaren bir yıl içinde bu programa başvurmak gereklidir. Bu programa firmalar bir defa için başvurabilirler.

 

ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMI Destek Üst Limiti (TL) DESTEK ORANI (%)
Kira Desteği 18.000 % 75
Personel Gideri Desteği 100.000
Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malzemesi, Yazılım ve Tasarım Gid. Desteği 150.000
Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malzemesi, Yazılım ve Tasarım Giderleri Desteği (Geri Ödemeli) 200.000

 

Burada dikkat edilecek husus KOSGEB’in Ar-Ge ve İnovasyon destek programı projesinin teknik açıdan sorgulandığı 3.Bölümün ilk alt bölümü “3.1. Proje Ne Tür Bir Yenilik İçeriyor?” sorusu ile başlarken, Endüstriyel Uygulama programında proje başvuru formunun “3.1. Proje Konusu Hangi Teknoloji Alanında/Alanlarında Yer Almaktadır?” sorusu ile başlamaktadır. Bunun sebebi yenilikçi ürün ya da süreç Ar-Ge projesi ile tamamlanmış olduğundan endüstriyel uygulamada önemli olan seri üretime geçiştir.

 

PROJE  FORMUNUN DOLDURULMA MANTIĞI

 

Projemizin çıktısı ürün ya da süreç yeniliği olmasa da, neticede ortada bir proje başvuru formu doldurma işlemi vardır. Bu işlemi rastgele değil bir bilimsel kurama göre yapmak gerekeceğinden, biz formu doldururken K.R.POPPER’in geliştirdiği şu anda geçerli bilimsel yöntem şemasının aşağıdaki aşamalarına göre hareket edeceğiz. Ayrıca açıklamalarımızı proje kapsamında  makine tecrübemiz ile SERİ ÜRETİM İÇİN ihtiyacımız olan makine ya da test cihazının tasarımını bizzat  yapıp,imalat çizimlerini buna göre oluşturarak,tedarik edeceğimiz malzemelere göre bir makine imalatını yapacağımızı varsayacağız. Ancak bu mantık, seçim ve riskin de söz konusu olduğu bitmiş makine  tedarikinde de geçerlidir.

 

1. PROBLEM (ya da SORUN): Proje hazırlığında başlangıç noktası, ürün ve süreçlerde yaşadığımız sorunlar, rakiplerden geri kalma, Pazar payı daralması, küresel rekabetle baş edememe gibi bizi sıkan, gelişmemizi engelleyen konular ile bunların sebeplerini araştırmak oluyor. Bu bakımdan biz; yaşadığımız sorunları gelişmek için bir fırsat gözüyle bakarız, aksi halde standart ve rutin işler yapmaya devam ederiz.

 

2. DENEME ÇÖZÜMLERİ: Mevcut sorunu iyice formülleştirdikten sonra, sıra ulaşmak istediğimiz amaç ve hedef ile bunlara ulaştıracak birden fazla deneme çözümlerinin belirlenmesine geliyor. Sorun tekil olabilir, ancak çözümler çoğul olmalı ve belirlediğimiz kriter ya da parametrelere göre alternatifleri değerlendirmemiz gerekiyor.

 

Proje yazarken de aynı yola başvurarak, projenin hedefleri, mukayeseli yenilikçi unsurları ve bu yenilikçi unsurlara ulaştıracak araç, yöntem, teknik usul ve gereçleri belirlemede birden fazla deneme yöntem çözümlerinin belirlenmesi gerekiyor. Bu konuda çok iyi literatür tarama, patent tarama, fikirlerin elle tutulur hale gelmesi için ön prototipler oluşturma gibi çalışmalar yapmak zorunludur.

 

Burada proje ismi belirlerken bizce mümkün olduğu kadar odak noktasını daraltarak, projemizi başkalarından iyice farklı kılacak şekilde özgülleştirmek gerektiği kanısındayız. Frascati kılavuzunda belirtildiği gibi, cesedin otopsisi rutin bir iştir, ancak aynı cesedi örneğin bir kanser ilacının etkisini sınamak için otopsiye tabi tutarsak, bir Ar‐Ge faaliyetidir.

 

Deneme çözümlerinin amaç ve hedeflere ulaşılmasında daima bilimsel ve teknolojik belirsizlikler olacağını dikkate almak gerekir. Çünkü deneme çözümleri bir öngörü yada bir tahminden ibarettir. Bir bakıma “A’ya ulaşmak için B’yi yapmalıyız ya da B’yi yaparsak A olacaktır” şeklindeki öndeyidir. Bu öngörülerin yanlış çıkması sıkça karşılaşılan normal bir durumdur. Bu bakımdan proje oluşturma aşamasında prototip imalata geçmeden önce tasarım düzeyinde mühendislik analizlerinin ve optimizasyon koşullarını sağlayan bilgisayar ortamında analizler yapılmalıdır. Fon veren kuruluşların özellikle son zamanlarda bu konuda daha çok hassas olduklarını gözlemlemekteyiz. Bu şekildeki bir yöntem deneme ve yanılma sürecini kısaltarak, bize zaman ve kaynak tasarrufu sağlayacaktır. Bilgisayar ortamında yapılabilecek analizlere ilişkin aşağıdaki akış şeması bir ön bilgi vermektedir:

 

tablo-kosgeb

 

3. HATA ELEME: Bu aşamada amaca ulaştıracak birden fazla deneme çözümlerinden bize en uygun olanını, yapacağımız mühendislik hesapları ve bilgisayar ortamındaki analizler yoluyla belirleyip, diğer çözümleri uygun değildir diye ortadan kaldırmak gerekir. Bilimsel yöntem, projenin yenilikçi ve özgün yönlerinin doğrulanması (verify) kadar, uygun olmayan deneme çözümlerinin yanlışlanmasını da (falsify) denememiz gerektiğini belirtir. Ortaya çıkardığımız yenilikçi ve özgün yönler, belli değer ve yapısal prensiplerde geçerlidir. Bu bakımdan diğer değer ve ilişkileri içeren yöntemleri elemek gerekir. Ürün ve süreç tasarımında; geçerlilik alanını daraltmak suretiyle yanlışlanabilirlik, sınanabilirlik ve doğru çıkması koşuluyla bilgi sağlayıcı içeriğin en yüksek olduğu değerlerin elde edilmesi amacıyla (K. Popper, The logic of scientific discovery, Routledge, London and New York, 2000) proje süresince optimizasyon çalışmaları mutlaka yapılmalıdır.

 

Tasarım aşamasındaki hata eleme ve ortadan kaldırma sürecinden sonra prototip imalat geçilerek, başarı ölçütlerinin karşılandığına ilişkin uygunluk testleri yapılarak, hataların elenmesine devam edilir.

 

 4. SONUÇ YA DA YENİ PROBLEMLER: Bilimsel faaliyet veya proje çalışmaları sonucunda varılan ve içinden yeni sorunların ve iyileştirilmelerin çıktığı durumdur. Başlangıç koşullarından farklı çözüm çıktılarıdır.

 

Not: Bu açıklamalarda <Bryan Magee’nin Karl POPPER’in Bilim Felsefesi ve Siyaset Kuramı, Remzi Kitabevi, İstanbul,1982 kitabından yararlanılmıştır>. Ayrıca yine K.POPPER’in Hayat Problem Çözmektir, s.15-38 Gelişim Kuramı ve Mantık bakımından bilim öğretisi, YKY yayınları, 4. Baskı, 2005, yapıtından da yararlanılmıştır.

 

KOSGEB ENDÜSTRİYEL UYGULAMA PROGRAMI PROJE BAŞVURU FORMUNUN DOLDURULMASI

Aşağıda ilgili formun bizce en önemli kısmı olan ““3. PROJENİN TEKNİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ” hakkında açıklamalarımız yer almaktadır.

 

SORUN  Adımı

 

Yukarıdaki bilimsel şemaya göre proje yazmaya önce KOSGEB’in proje formatındaki;

 

3.3. Projenin Amacı ve Gerekçesini Açıklayınız. ile 3.11. Yatırımın yapılacağı yer, üretim hattı, üretim kapasitesi, vb. hususları açıklayınız. (Varsa proje konusuna ilişkin Yatırım Fizibilite Etüdü, Proje Profili, Üretime ilişkin tasarım çizimleri vb. başvuru formuna ekleyiniz.)

 

ile başlarız. Burada var olan bir problemi  hareket noktası alıp,bu problemi fırsata dönüştürmek için amacımızı açıklarız.

 

Sözgelimi Pazar payımızın düşmesi, reklamasyonların çokluğu, küresel rekabetle teknolojinin ve sektörel rekabetin gerisinde kalınması, yeni müşteri talepleri, maliyetlerin düşürülmesi, kalitenin arttırılmasının sağlanması, yeni yada önemli derecede iyileştirilmiş bir ürünün üretilmesi için yeni bir süreç hattı, makine ve otomasyon ihtiyacı gibi. Ar‐Ge Projemizin başlangıç noktası olan mevcut sorunumuzun iyi tanımlanması için; Japon yazar Masaaki İmai’ın sürekli iyileştirme anlamına gelen “KAIZEN” modeline göre, neden sorusunun 5 kez arka arkaya tekrarlayıp sorulmasıyla ancak gerçek kök sebebin bulunabileceği yaklaşımını, bir yöntem olarak benimseyebiliriz.

 

Örnek;

Soru 1: Makine neden durdu?

Cevap 1: Çünkü aşırı yüklemeden dolayı sigorta attı

Soru 2 : Neden aşırı yükleme oldu?

Cevap 2 : Çünkü yağlama yetersizdi.

Soru 3 : Neden yetersiz?

Cevap 3 : Çünkü yağlama pompası düzgün çalışmıyordu.

Soru 4 : Neden düzgün çalışmıyordu?

Cevap 4 : Çünkü pompanın mili aşınmıştı

Soru 5 : Neden aşınmıştı?

Cevap 5 : Çünkü içine pis su girmişti.

 

Sean McCarthy’nin bakış açısına göre problemler için aşağıdaki sorular sorulabilir:

‐ Sıkıntı nedir? Hangi problemi çözmeyi deniyoruz?

‐ Problem sektörel, lokal, ulusal ya da uluslar arası boyutta mı?

‐ Problem halihazırda yerli ve/veya yabancı muadiller (rakipler) tarafından çözümlendi mi? Yetersiz kalınan hususlar nelerdir?

‐ Niye şimdi proje veriyoruz? Projeyi şu anda tamamlamayıp geciktirirsek nelerle karşılaşırız?

‐ Niye biz sorunun çözümüne talibiz? Yeterli personel ve ekipman alt yapısı ve tecrübemiz projeyi gerçekleştirmeye müsait mi?

 

Kaynak: Sean McCarthy,how to write a competitive proposal for framework 7, watermans printers ltd,cork, Ireland,2007.

 

DENEME ÇÖZÜMLERİ Adımı

 

Daha sonraki proje adımı;

3.4. Projenin Konusu ve Kapsamını Açıklayınız.

Bunu takiben 3.6. Proje Konusu Ürünün Üretiminde Kullanılacak Teknolojileri/Yöntemleri Açıklayınız. Kısmına gelinir.

 

Yapacağımız ya da satın alınacak makineyi 5‐7 arası alt gruba, teknolojik bileşene ya da bölüme ayırırız. Her bir proje alt bölümünü mevcudumuz ya da yerli/yabancı muadil alt bölümü ile kıyaslayarak, yenilikçi yönleri ortaya çıkarırız. Eğer proje konusu, PROSES HATTI gibi bir sistem ise bu kez projenin bütünü, sistem alt elemanlarına ve aşamalarına bölünür.

 

Özgün Katkılar; Çıktının, Muadillerden olan üstünlüklerini sağlayan ve çıktıya ulaşmada kullanılan malzeme, yazılım, alet‐teçhizat, yöntem ve tekniklerde, başka bir deyişle amaca ulaştıracak araç ve izlenecek yollarda uyguladığımız farklılıklardır.

 

ARGE Kapsamı; Projede ön görülen Ana faaliyetler örneğin; Kavram Geliştirme, Tasarım, Prototip İmalat ve Test olarak ana iş paketlerine bölünebilinir.

 

Görüldüğü gibi buradaki bölümler POPPER analizindeki Deneme Çözümüne (DÇ) karşılık gelmektedir

 

HATA ELEME  Adımı

 

POPPER analizindeki (HE) süreç adımına karşılık gelen KOSGEB’İN  proje alt bölümlerini yazmaya sıra gelir. Tasarım/proses FMEA (Failure Mode Effect Analysis) risk analizleri, sonlu elemanlar yöntemi ile statik, dinamik, termal, yorulma, akış analizleri, test ve mühendislik analizleri, laboratuvar çalışmaları ile ÜRETİME GEÇMEDEN TASARIM aşamasında birden çok üretim yönteminin yanlışlanması (falsify) ve bizim parametrelere göre uygun bulup seçtiğimiz bir yöntemin doğrulama faaliyeti yapılır (verify). İmalat aşamasında ise uygun bulduğumuz yöntemin tüm şartları karşıladığını göstermek için fiziksel uygunluk testleri yapılarak tasarım geçerli kılınır (validity).

 

Hata eleme adımları iki aşamada gerçekleştirilir. Birincisi birden fazla yönteme ilişkin deneme çözümü içinden bir tanesi hariç diğerlerinin ortadan kaldırılması süreci ile ortaya çıkan ve bize göre uygun bulunan bir yöntemin her bir tasarım girdisinin tasarım çıktısını doğrulaması(verify)dır. Bu adım genelde tasarım aşamasında gerçekleşir ve Analizleri, Mühendislik hesaplamalarını vs. kapsar. İkincisi proje çıktısının kullanım şartlarında tüm girdilerin tüm çıktıları karşıladığının fiziksel doğrulanmasıdır. Diğer bir ifade ile uygunluk testleridir.

 

Bu anlattıklarımız ile ilgili bölüm “3.9. Ürünün Standartlara Uygunluğunu Tespit Etmek İçin Uygulayacağınız Test ve Analizleri Var mı? Varsa Açıklayınız.

 

ArGe Sistematiği: Risk ve problemleri çözme, olası fırsatları yakalama yolunda Bilimsel Yöntemleri kullanarak (örneğin literatür tarama, risk analizi, Sonlu Elemanlar Yöntemi – SEY (İngilizcesi: The finite element method (FEM) kullanılarak yapılan çeşitli tasarım doğrulama ve optimizasyon çalışmaları, benzeşim çalışmaları ve/veya deneysel çalışmalar, TESTLER) deneme yanılma sürecini kısaltan, çözüme ulaşma olasılığının artıran, belirli bir sistematiğe sahip çalışmalardır. Testler şu bölüme yazılır .

 

Daha sonra “3.8. Ürün/Hizmete Yasal Zorunluluklar ve Standartlar Nelerdir? Varsa Açıklayınız.”

“3.10. Üretim İçin Gerekli Olan Yasal izinler Nedir? Bunların temin edilme yöntemini açıklayınız.”

 

SONUÇ YA DA YENİ PROBLEMLER

 

Sıra POPPER analizindeki SONUCA yani gelindiğinde, PROJE ÇIKTILARI;

 

“3.5. Proje Konusu Ürünün Kullanım Alanlarını Açıklayınız.”,

“3.7. Proje Konusu Ürünün Ekonomiye Katkısı Ne Olacaktır? Açıklayınız.”

 

bölümleri doldurularak teknolojik yönün analizi sonuçlandırılır.

3 Adet Yürüyen Tübitak Ar-Ge Projesine Sahip İmalatçı-İhracatçı Firmalar Devlet Desteklerinden Daha Çok Yararlanıyor

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 19 Haziran 2014 - 8:17

3 ADET YÜRÜYEN TÜBİTAK AR-GE PROJESİNE SAHİP İMALATÇI-İHRACATÇI FİRMALAR
DEVLET DESTEKLERİNDEN DAHA ÇOK YARARLANIYOR

  

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge Hibe Fonları
Uygulayıcısı, Dış Ticaret Uzmanı, YMM

 

 

TEORİK BAKIŞ AÇISI

 

Mesleğimiz gereği her hafta birçok firma ile görüşüyoruz ve görüşmeler sonrasında da geçerli olabilecek doğru kuram, varsayım ve hipotez oluşturabilirsek, bu bilgi birikimimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz. Bu tür çalışmalarda bizim inancımız şudur: TEORİSİZ PRATİK OLMAZ, AMPİRİK (Gerçeklerle Yüzleştirilen) UYGULAMALI DOĞRULAMA TESTİ OLMADAN DA TEORİ OLMAZ. Bu bağlamda teorimiz şu:  ihracat ağırlıklı çalışan firmaların iç piyasa ağırlıklı çalışanlara göre daha çok yurt dışı fuarlara katılma, yoğun müşteri ziyaretleri, küresel rekabet baskısı, müşteri şikâyetleri ve reklamasyonlara maruz kalma, cari açık sebebiyle değerlenmiş TL gibi sebeplerle daha yoğun oranda sorunlarla uğraştıklarını gözlemliyoruz. Sorunlara çözüm getirmek arayışları içinde Ar‐Ge ve yenilik faaliyetlerine olan ilgisi daha fazla olmakta, bu faaliyetlerin gerektirdiği harcamaları finanse etmek için sıkça duyduğumuz şekilde “şimdiye kadar kendi cebimizden öz kaynaklarla ArGe ve yenilik harcamalarını karşıladık, ancak bu maliyetlerle öz kaynaklarımızın sonuna geldik, artık bu konuda TÜBİTAK, KOSGEB, AVRUPA BİRLİĞİ gibi HİBE fonlarından yararlanmak için proje yapmalıyız” değerlendirmeleri daha baskın karakter taşıyor.

 

TEORİMİZİ DESTEKLEYECEK SAVLAR

 

Birinci Sav: Bizce proje yapmayı tetikleyen temel unsur karşılaştığımız sorunlar olup, bir bakıma problem yoksa proje yapma isteği de çok düşük düzeyde kalıyor. Bu bakımdan hibe almak için Ar‐Ge projesi yapanlar değil, problemlerini çözmek için proje yapanlar bu işi daha ciddi alıp, konuya sahipleniyorlar ve projelerinin kabul edilme oranı daha yüksek.

 

İkinci Sav: Napoleon Hill’e göre: Her problem kendine eşit ve hatta daha fazla oranda firmalara fırsat ve rekabet üstünlüğü yaratır.

 

Üçüncü Sav: İkinci savdan hareketle Ar‐Ge ve Yenilik projelerinde hareket noktası olarak problematik durumu ele alıp neden – sonuç ilişkileri ile başlamanın denetleyici kurumlar tarafından daha olumlu karşılandığıdır.

 

Dördüncü Sav: Ağırlıklı iç piyasaya çalışan firmalara göre, küresel rekabet baskısı, hızla değişen teknolojiye uyum, artan müşteri talepleri, müşteri şikayet ve reklamasyonlarla daha yoğun uğraşan imalatçı – ihracatçı firmaların Ar‐Ge ve Yenilik destekleri yanında daha kapsamlı düşünerek, aşağıdaki Devlet desteklerinden de daha fazla yararlanmalarıdır. Çünkü daha çok sorun, daha çok fikir ve çözüm denemeleri üretmeye sebep oluyor, firma sahipleri de daha çok eleştiriye ve deneme çözümlerine açık hale geliyor, bu eğilim de toplumumuzda demokrasi kültürünün gelişmesine katkıda bulunuyor.

 

Aslında ihracat ağırlıklı çalışan imalatçı firmalara devletimizin sunduğu birçok destek bulunmaktadır. Bize göre diğer destekleri tetikleyen ana destek unsuru; özellikle 5746 sayılı Ar‐Ge Teşvik Kanunu ile Ar‐Ge ve yenilik projelerine sağlanan hibe ve mali teşviklerdir. Ar‐Ge ve yenilik faaliyetlerinin bizce aşağıdaki Ekonomi Bakanlığı’nın başlıca ek devlet destekleri ile birleştirilmesi özellikle firmaların Ar‐Ge ve yenilik düşünce ve kültürünü geliştirmektedir.

 

 

AR-GE ANLAYIŞININ TETİKLEDİĞİ BELLİ BAŞLI DEVLET DESTEKLERİ

 

YURT DIŞINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FUAR KATILIMLARININ DESTEKLENMESİ

 

Yurt dışı fuarın genel nitelikli Milli Katılım veya Türk İhraç Ürünleri Fuarı olması halinde katılım bedelinin % 50’si, 10.000 ABD Dolarına kadar, Sektörel nitelikli Milli Katılım, Yabancı Katılımlı Sektörel Fuar veya Sektörel Türk İhraç Ürünleri Fuarı olması halinde ise 15.000 ABD Dolarına kadar desteklenmektedir.

 

PAZAR ARAŞTIRMASI VE PAZARA GİRİŞ DESTEĞİ

 

Sınaî ve/veya ticari şirketler ile yazılım sektöründe faaliyet gösteren şirketlerce gerçekleştirilen yılda maksimum 10 yurt dışı pazar araştırması 2 kişilik gezilerine ilişkin giderler %70 oranında ve yurt dışı pazar araştırması gezisi başına en fazla 7.500 ABD Doları tutarında hibe alınabilmektedir.

 

YURT DIŞI BİRİM, MARKA VE TANITIM FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ

 

Sınaî Kuruluşların en fazla 4 yıl,15 birimi geçmemek üzere;

 

‐ Mağazaların Kira giderleri, %60 oranında ve yıllık en fazla 120.000 $.

‐ Ofis, showroom ve reyonların Kira giderleri, %60 oranında ve yıllık en fazla 100.000 $,

‐ Depoların Kira ve/veya hizmet giderleri, %60 oranında ve yıllık en fazla 100.000 $,

‐ Yurt dışı birimi bulunan sınaî şirketlerin Türk ürünleri ve birimleri ile ilgili olarak yurt dışında gerçekleştireceği reklâm, tanıtım ve pazarlama giderleri, %60 oranında ve yıllık en fazla 150.000 $

‐ Yurt dışı birimi bulunmayan ancak yurt içi ve tanıtım yapacağı ülkede marka tescil belgesine sahip sınai şirketlerin ürünleriyle ilgili olarak yurt dışında gerçekleştireceği reklâm, tanıtım ve pazarlama giderleri % 60 oranında ve yıllık en fazla 250.000 $ hibe alabilmektedir.

 

TÜRK ÜRÜNLERİNİN YURTDIŞINDA MARKALAŞMASI, TÜRK MALI İMAJININ YERLEŞTİRİLMESİ VE TURQUALITY®’NİN DESTEKLENMESİ

 

Sınaî şirketler 10 yıl süre ile %50 oranlı olarak yılda neredeyse 2,5 milyon dolara kadar reklam, fuar, yurt dışı birim, mağaza açma, kira, franchising sistemi vb için hibe alabilmektedirler.

 

ÇEVRE MALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ

 

Sınaî firmaların ISO, CE, Çevre ve gıda güvenliği, analiz raporların alınması için belge ve analiz raporu başına %50 oranında ve en fazla 25.000 ABD Doları’na kadar desteklenmektedir.

 

ULUSLARARASI REKABETÇİLİĞİN GELİŞTİRİLMESİNİN DESTEKLENMESİ

 

Bu destek kapsamında sınaî şirketlerin eğitim hizmeti alımları % 70 oranında yıllık 20.000 $’a kadar hibe desteği alabilmektedir. Bizce bu destek kapsamında URGE faaliyeti adı altında özellikle ihracatçılar birlikleri bünyesinde aynı sektörde faaliyet gösteren firmalar arasında sinerji yaratmak için şu an itibariyle 40’ın üzerinde kümelenme (cluster) grupları oluşturularak, AB’nin en çok önem verdiği bu yapılanmaya geçilmesi bizce firmaların Ar-Ge ve yenilik proje çalışmalarını teşvik etmektedir.

 

VARSAYIMSAL SONUÇ

 

Yukarıdaki analizlerden anlaşılacağı gibi, ülkemizin ihracatı arttıkça oluşacak yeni sorunlarla birlikte firmaların Ar‐Ge ve Yenilik proje yapma potansiyeli ve yetenekleri de artabilecektir. Bizim burada Ar-Ge projeleri ile ilgili test ettiğimiz bir diğer hipotez de, firmaların TÜBİTAK’ta aynı anda yürüyen 3 adet projeleri varsa, büyümesi ve rekabet etmesi daha kolay oluyor.

2014 Mayıs Sonu Tübitak Proje Öneri Formatı Değişikliği İle AB H2020 Proje Önerisi Yazmak Daha Kolaylaştı

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 18 Haziran 2014 - 11:40

2014 MAYIS SONU TÜBİTAK PROJE ÖNERİ FORMATI DEĞİŞİKLİĞİ İLE

AB H2020 PROJE ÖNERİSİ YAZMAK DAHA KOLAYLAŞTI

 

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM, Baş Denetçi

 

 

NEDEN AVRUPA BİRLİĞİ ARGE PROJELERİ BİZLER İÇİN ÖNEMLİ?

 

Ülkemizin üretim, istihdam, ihracat, kalkınma, fiyat istikrarı vb gibi oldukça iddialı 2023 hedefleri var. Şu anda yaptığımız şeyleri yapmayı sürdürerek, farklı sonuçlar beklemek mümkün değildir. Anılan hedeflere ulaşmada bizce en Akılcı yol, gerek düşünsel gerekse uygulamada mevcut sorunlara karşı Ar‐Ge yapıp, yenilikçi ya da inovatif ürün, süreç, metod ve usuller geliştirip, doğruluğunu sınamak için uygulamaya geçmektir. Önce tekil sonra da ortak olarak Ar‐Ge kültürü geliştirmektir.

 

Ülkemizdeki firmaların Ar‐Ge çalışmalarına baktığımızda, TÜBİTAK’ın sayısal verilerine göre verilen Ar‐Ge projelerinin 1501 programında % 2,4, 1507 programında ise % 0,9 u firmaların ortak verdiği proje önerileri olup, ortak projelere ilgi çok azdır. Böyle olunca da Avrupa Birliği’nin (AB) örneğin 7.Çerçeve Programının (7.ÇP) 2007‐20013 yılları için Ar‐Ge projeleri için ayırdığı 53 milyar Euro’luk) ortak projelerine katılım oranı Ülkemiz için çok düşüktür. Ar‐Ge proje havuzuna ülke olarak 700 milyon Euro katkıda bulunmamıza rağmen, firmalarımızın faydalandığı pay, bunun ancak üçte biri.

 

 tablo1

(Kaynak: TÜBİTAK)

 

 

Bu durumu gören özellikle TÜBİTAK, belli sayıyı geçen yurt içi Ar‐Ge çalışmalarından sonra H2020 katılımı teşvik etmektedir. Bizlerin ve özellikle firmalarımızın H2020 Ar‐Ge projelerine odaklanması ve bunu öğrenmesi için gerekli bedeli ödemeye hazır olması gerektiğini düşünmekteyiz.

 

Bu çalışmamızda 2014 Mayıs sonunda TÜBİTAK 1507-1501 Ar-Ge ve yenilik destek programında yapılan değişiklikle bir ölçüde bize göre H2020 proje formatına uyumu sağlanmış olup, TÜBİTAK VE H2020 karşılaştırılmasında daha çok benzerliklere vurgu yapacağız.

 

TÜBİTAK İLE MUKAYESESİNE GÖRE AVRUPA BİRLİĞİ ARGE VE YENİLİK PROJE ÖNERİSİNİN (PROPOSAL) İÇERİK UNSURLARI

 

Avrupa Birliği Komisyonuna TÜBİTAK’taki elektronik geçiş sistemi olan PRODİS gibi EPSS (Electronic Proposal Submission System) ile proje öneri bilgileri (Proposal) Konsorsiyumun Koordinatörü tarafından geçilmektedir (H2020 proje öneri formatını şu linkten görebilirsiniz: http://ec.europa.eu/research/participants/data/ref/h2020/call_ptef/pt/h2020-call-pt-ria-ia_en.pdf).

 

Proje öneri bilgileri A ve B kısımlarından oluşur. A kısmı idari bilgilerden -Administrative forms (Part A) – B kısmı teknik bölümden -Research proposal (Part B) oluşur.

TÜBİTAK’daki proje öneri bilgi formunun Bölüm A – Kuruluş Bilgileri ve Proje Özeti kısmında olduğu gibi H2020 A bölümünde;

 

-1.Genel Bilgi (General Information)

-2.Partner detayları ve iletişim(Participants & contacts)

‐3.Proje maliyetinin özeti(Budget)

-4.Etik Kurallar(Ethics) ve

-5.Çağrı özel sorular (Call-specific questions) yer alır.

 

tablo2

 

Not: Tablonun okunaklı halini yukarıdaki linkten görebilirsiniz.

 

 

 

TEKNİK BÖLÜM ya da EK -(technical annex)/Proposal template, çağrıyla ilişkili olarak ilkin 1. Bölümünde MÜKEMMELİYET (1. Excellence) projenin bilimsel ve teknik kalitesi, yönü analiz edilir.

TÜBİTAK projelerinde bu analiz Bölüm B – Projenin Endüstriyel Ar-Ge İçeriği, Teknoloji Düzeyi ve Yenilikçi Yönü kısmında yapılır. H2020 ‘de Ar‐Ge ve yenilik projeleri için örneğin 2014-2015 yılları için ARALIK 2013’de Komisyonun mevcut sorunlara göre belirlediği konular çağrılar (calls) halinde ilan edilerek, bu çağrılarla ilişkili olarak ortak projeler verilmesi talep edilir. TÜBİTAK’da sadece 1511 kodlu öncelikli alanlar Ar‐Ge projeleri için çağrı programı vardır.

 

1. bölümünün ilk alt kırılımı olan 1.1.’de çağrıyla ilişkili Proje hedefleri (1.1 Objectives) belirtilir. Hedeflerin SMART metoduna uymasında yarar var. SMART’ın açılımı: Specific: Hedefimizin belirli olması, Measurable: Ölçülebilirlik, Attainable: Ulaşılabilir hedefler, Realistic: Gerçekçi hedefler, Time: Hedeflere zaman koyma. Kuşkusuz konsept ya da bakış açısı geliştirmek çağrıda vurgulanan ana soruna göre olmaktadır. Bu konuda konsorsiyum partnerlerin hem bireysel hem de birlikte yaptıkları literatür tarama, proje ön çalışmaları, ön prototipler yapma, eleştirel analiz ve hata elemeye dayanan fiziksel ve tele konferans şeklindeki toplantı çıktıları büyük girdi oluşturmaktadır.

 

 1.2 kısmında proje önerisinin İş programı ile olan ilişkisi ele alınır (1.2 Relation to the work programme- • Indicate the work programme topic to which your proposal relates, and explain how your proposal addresses the specific challenge and scope of that topic, as set out in the work programme.

 

1.3 kısmında Konsept ve yaklaşım (1.3 Concept and approach yer alır. Kuşkusuz konsept ya da bakış açısı geliştirmek çağrıda vurgulanan ana soruna göre olmaktadır. Bu konuda konsorsiyum partnerlerin hem bireysel hem de birlikte yaptıkları literatür tarama, proje ön çalışmaları, ön prototipler yapma, eleştirel analiz ve hata elemeye dayanan fiziksel ve tele konferans şeklindeki toplantı çıktıları büyük girdi oluşturmaktadır. TÜBİTAK projelerinde bu bölüm “B.1- Projenin Somut / Ölçülebilir Hedeflerle Tanıtımı ve Çözüm Yaklaşımları (Ar-Ge Sistematiği) kısmında ele alınır.

 

1.4 Ambisyon-Arzu (1.4 Ambition) bölümünde projenin çıkış noktası olan mevcut duruma ilişkin problem ile giderilmesine yönelik özgün ve yenilikçi yönler analiz edilir (progress beyond the stateofthe art) (TÜBİTAK projelerinde bu bölüm B.2- Projenin Yenilikçi Yönler B.3- Projenin Teknoloji Düzeyi) ele alınır. Yenilikçi yönlerin açıklanmasında ise ürün ve/ya da sürece ilişkin yeniliklerin mevcut durumla olan mukayesesi yapılır. Yenilikçi yönlerin hangi araç, girdi, usul, metodla yapılacağı da ayrıca projenin özgün yönleri olarak açıklanır.

 

2.Kısım etki (2. Impact) ile ilgili olup,2.1’de Beklenen Etkiler (2.1 Expected impacts) 2.2’de Etkinin maksimize edilmesi için önlemler (2.2 Measures to maximise impact) Alt bölümünün ilk kırılımı  Sonuçların Tanıtımı ve Ticarileşmesi (a) Dissemination and exploitation of results Faaliyetlerin iletişimi (b) Communication activities yer alır.

 

TÜBİTAK projelerinde Bölüm D – Projenin Ekonomik Yarara ve Ulusal Kazanıma Dönüşebilirliği

D.1- Ekonomik Öngörüler

D.2- Ulusal Kazanımlar kısmında yer alır.

Fikri mülkiyet hakların yönetimi (Management of intellectial property) konusu da bu bölümde yer alır. Özellikle proje çıktısının kullanımının hangi partner(ler)e ait olacağına ilişkin bir sözleşmeyi tüm partnerlerin imzalayarak Komisyona sunmaları gerekmektedir. TÜBİTAK kapsamında yapılan ortak projelerde de aynı ilkeler geçerlidir.

 

 

3.Bölüm  Uygulama (3. Implementation) ile ilgili olup ilk  3.1 alt bölümünde  İş Paketi,Çıktılar ve Kilometre Taşları ( 3.1 Work plan — Work packages, deliverables and milestones ) yer alır.

 

TÜBİTAK’ın C.1. kısmındaki anlatılan C.1- İş Planı’nda yer alır.İşplanında en önemli kısım iş paketleridir (Work Package). TÜBİTAK’ın iş paketleri formatına ve içeriğine hakim olunursa H2020 iş paketleri rahatlıkla yazılabilir. Buradaki temel farklılık; AB projeleri konsorsiyum yani ortak projeler olduğu için proje koordinatörünün yönettiği “Management‐Yönetim” iş paketinin birinci iş paketi olması, hangi iş paketlerinin hangi partner tarafından diğer partnerlerin katkısıyla yürütüleceğinin iş paketlerinde tanımlanması, Etki(impact) iş paketi olarak da projenin çarpan etkisinin ele alındığı “Dissemination, Exploitation” iş paketidir. TÜBİTAK projelerinde gördüğümüz kadarıyla sözü edilen iki iş paketi pek kullanılmamaktadır.

 

3.2’de Yönetim yapısı ve Prosedürler (3.2 Management structure and procedures) 3.3’de Bir Bütün Olarak Konsorsiyum (Consortium as a whole) anlatılır. Bu kısımda konsorsiyum bir bütün olarak tanımlanması talep edilerek aşağıdaki açıklamalar istenmektedir:

 

• Describe the consortium. How will it match the project’s objectives? How do the members complement one another (and cover the value chain, where appropriate)? In what way does each of them contribute to the project? How will they be able to work effectively together?

 

• If applicable, describe the industrial/commercial involvement in the project to ensure exploitation of the results and explain why this is consistent with and will help to achieve the specific measures which are proposed for exploitation of the results of the Project.

 

3.4’de Taahhüt  Edilen Kaynaklar (3.4 Resources to be committed),

 

Buraya her bir partnerin personel adam/ay oranı ile diğer doğrudan maliyetleri gösterilir.

 

ÖRNEKLER;

tablo-3

tablo-4

tablo-5

 

 

Kaynak; Ahu PERŞEMBE, Horizon 2020 Yasal ve Finansal Konular Ulusal İrtibat Noktası  AB Çerçeve Programı Ulusal Koordinasyon Ofisi , 16 Mayıs 2014, Koç Üniversitesi – İstanbul,

 

3.4.’ün ilk kırılımı iş paketi tanımı (Table 3.1a: Work package description), İş paketlerinin Listesi (Table 3.1b: List of work packages) Çıktıların Listesi (Table 3.1c: List of Deliverables), Risk Analizi (Table 3.2b: Critical risks for implementation), Personel adam/ay oranların özeti (Table 3.4a: Summary of staff effort), Diğer Maliyet Unsurları (Table 3.4b: ‘Other direct cost’ items (travel, equipment, other goods and services, large research infrastructure)  yer alır.

 

Bu bölüm TÜBİTAK projelerinde “Bölüm E – Proje Bütçesi” kısmında personel, seyahat, alet/teçhizat/yazılım/yayın, Hizmet alımları, Malzeme alımları ve “E.7- Dönemsel Tahmini Maliyet Formu (M030-TL) kısmında yer alır.

 

4.Bölümde Konsorsiyum Üyeleri (Section 4: Members of the consortium) yer alır. (4.1. Participants (applicants)

Her bir partnerin kuruluş bilgileri, ana görevleri, profilinin önerideki işle uyuşması, CV’ler, personel görev tanımları, 5 tane çağrı içeriği ile örtüşen yayın, ürün, hizmet döküm listesi, çağrıyla örtüşen daha önceki 5 proje ye da faaliyet döküm listesi, teknik alt yapı dökümü yer alır.

 

Firma dışından hizmet alımı 4.2’de  (4.2. Third parties involved in the project (including use of third party resources) açıklanır.

 

5.Bölümde Etik VE Güven sorgusu yer alır(Section 5: Ethics and Security)

 

 

Özet Söz

Yukarıdaki analizlerden anlaşılacağı üzere, gerek AB gerek TÜBİTAK Ar‐Ge projelerinin hareket ya da çıkış noktası “Problem” ya da İhtiyaçlardır. Nitekim McCarthy kitabında (Sean Mc Carthy,Hyperion Ltd.,How to write a competive proposal for framework 7, 2007). şöyle demektedir: “Never go to Brussels looking for Money for research. Only go there to solve a problem that the European Commission has identified.”

Bakan Şimşek: “Dürüst sanayiciye vergi avantajları gelecek”

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 17 Haziran 2014 - 21:07

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi ve primlerini zamanında ödeyen sanayicilerin ödüllendirilmesi talebini haklı bulduklarını belirterek dürüst sanayiciye bu konuda avantajlar sağlayacaklarını açıkladı.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı’nda konuşan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sanayicilerden gelen taleplere ilişkin olarak, “Hükümet olarak sanayicilerin yanındayız. Yatırım, Ar-Ge teşvikleri gibi geniş bir yelpazede üretimi destekleyeceğiz. Bununla birlikte, talepleriniz haklı dahi olsa, mali imkan elvermeden sanayinin tüm taleplerini yerine getirmemiz mümkün değil. Açığı artırarak adım atmamak konusunda hassasiyet taşıyoruz” diye konuştu.

Sanayicilerin vergi affına yönelik eleştirilerine yanıt veren Başkan Şimşek, uygulamanın af değil, ödemelerde sıkıntı çeken esnaf ve sanayiciye bir kolaylık olduğunu dile getirdi. Şimşek, “Kamuoyunda af olarak bilinen uygulamada, devlet ana parayı enflasyonla güncelliyor ve vade farkı ile borcun tamamını alıyor. O zaman bu durumun adını doğru koymak gerekiyor. Burada bir af söz konusu değil. Devlet sadece ceza ve gecikme faizinden feragat ediyor” dedi.

Vergi ve primlerini zamanında ödeyen sanayicilerin ödüllendirilmesi talebini haklı bulduklarını belirten Şimşek, dürüst sanayiciye bu konuda avantajlar sağlayacaklarını açıklayarak şunları söyledi:

“Maliye Bakanlığı olarak her mükellefin karnesi üzerinde çalışıyoruz. Mükellef cari hesabı uygulamasına geçilecek. Her mükellefe bir kredi notu verilecek. Bu çerçevede karnesi çok iyi olan, Maliye ile ilişkileri iyi olan dürüst mükelleflere çok ciddi avantajlar getireceğiz. Meclis’te gündemimizde olan konu üzerinde uzun süredir devam eden çalışmalar bitince sizinle avantajları paylaşacağız.”

BSMV ve Damga Vergisi’nin kalkması zor

Bakan Şimşek, konuşmasında sanayicinin talebi olan Banka Sigorta Muamele Vergisi ve Damga Vergisi’nin kalkmasının 16 milyar TL’ye yakın gelirden vazgeçilmesi anlamına geldiğini söyledi. Şimşek, “İlave mali imkan oluşturmadan, bu hususta adım atmamız mümkün değil. Sanayimiz ve genel makro istikrarımız açısından çok zor bir uygulama. Mevcut şartlar altında bu vergileri kaldırmak, Türkiye’nin risk algısını yükseltecek, yatırım ikliminin, sanayicinin ve vatandaşının yükünü artıracak bir adım olacaktır” dedi.

KKDF’nin kalkması için diğer bakanlarla konuyu görüşeceklerini kaydeden Şimşek, ayrıca dünyada ÖTV ve KDV gibi tüketim vergilerinin artırılması yönünde trend olduğunu, buna rağmen bu konudaki talepleri de değerlendireceklerini dile getirdi.

Sanayicinin vergi reformu isteğini haklı bulduklarının da altını çizen Şimşek, bu konuda yaptıkları çalışmanın Meclis’te beklediğini ve konjonktür uygun olduğunda hayata geçebileceğini vurguladı. Şimşek, “Amacımız vergiyi tabana yaymak, imtiyazları kaldırmaktır. Adil olmaya çalıştığımız vergi sisteminde ayrıca elimizdeki kaynağı nereye harcadığımız da önemli. Geçmişte her 100 TL verginin 86 TL’si faize gidiyordu, bugün 15 TL’si faize gidiyor. Bu yıl alınan vergilerin yüzde 23’ünü eğitime harcayacağız” dedi.

 

Not : Konuyla ilgili bağlantılı olarak daha önce Sayın Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK Hocamızın yazmış olduğu makaleyi okumanızı öneriyoruz. >>  Ürüne Patent ya da Faydalı Model Alınması Halinde Ar-Ge ve Yenilik Faaliyetleri ile Seri Üretimine Uygulanan Destekler Artıyor

Haber Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/26631009.asp

Popper’in Bilimsel Yöntemine Göre KOSGEB Ar‐Ge ve İnovasyon Projesinin Yazılması

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 17 Haziran 2014 - 20:22

POPPER’İN BİLİMSEL YÖNTEMİNE GÖRE

KOSGEB ARGE VE İNOVASYON PROJESİNİN YAZILMASI

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM, Baş Denetçi

 

GİRİŞ

 

Piyasadaki deyimlerimize göre, TÜBİTAK Ar-Ge ve Yenilik projelerine oranla KOSGEB Ar-Ge ve İnovasyon programı ile Endüstriyel Uygulama programına olan talebin oldukça az olduğunu gözlemliyoruz. Bizce KOSGEB’in bu destek programlarına daha çok talep olmalı. Talebi artırmak için acaba proje başvuru formunun doldurulması konusunda bilimsel, teknik ve mali ekibimizden oluşan beyin gücümüz ile nasıl bir katkıda bulunuruz diye düşündük. Bir model oluşturup test ettik ve iyi sonuçlar aldık. Aşağıda daha da tartışılmak ve iyileştirilmesi için KOSGEB Ar-Ge ve inovasyon proje formunun doldurulması ile ilgili açıklamalar yer almaktadır. Bu açıklamalar KOSGEB Endüstriyel uygulama proje başvurusu için de geçerlidir diye düşünmekteyiz.

 

KOSGEB ARGE VE YENİLİK PROJESİ YAZMA MANTIĞININ ULUSLAR ARASI VE BİLİMSEL ALTYAPISI

 

Uluslararası Ar‐Ge kılavuzu olan FRASCATİ’ye göre, Proje faaliyeti bilimsel ve teknik belirsizliklerin giderilmesi ve bu yolla teknik ve kullanıcı dostu yeniliklerin gözle görülür ölçüde ortaya çıkarılmasıdır. Yenilikçi unsurların tanımlanması ise uluslar arası kılavuz olan OSLO kılavuzuna göre yapılmaktadır (FRASCATİ kılavuzu, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD ülkelerinin İtalya’daki Frascati şehrinde toplanarak, Ar‐Ge projelerinin geçerlilik kriterlerini belirlediği bir dokümandır. Avrupa Birliğinde ve Türkiye’de Ar‐Ge projeleri yazarken, bu kılavuzdaki parametrelere dikkat edilir).

 

Proje yazma her şeyden önce bilimsel bir faaliyettir, sonra teknik, ticari, finansal, muhasebesel ve vergisel bir mükemmeliyet sistem faaliyetidir.

 

Modern bilim felsefecisi KARL POPPER’in sürekli gelişim modelini Ar‐Ge faaliyetlerine uyarlarsak; Ar‐Ge projesi yazma süreç adımlarını, birbirini takip eder şekilde; S1‐>DÇ‐>HE‐>S2 şeklinde sıralayabiliriz. Burada;

 

 

s1

Rekabetçi piyasada firma olarak karşılaştığımız, bizi sıkan ve negatif etkileyen sorunlar bizim projemizin çıkış noktasıdır. POPPER’e göre yaşam ve dolayısıyla proje faaliyeti her şeyden önce bir sorun çözme faaliyetidir. Süreç, sorunun kendisiyle ve bunun bir sorun olmasının nedenleriyle başlamaktadır. Sorun faydalı bir durumsal faktördür.

 

 

dcBizim sorun (S1) için önerdiğimiz deneme çözümleridir. Mevcut duruma ve muadillere göre farklı yeni özgün önerilerdir. Deneme çözümleri çok sayıda yani çoğul olmalı. Çözümler ne denli açıklıkla formülleştirilmiş olursa olsun, onlara eriştirmeyi sağlayacak araçlar da olmalıdır. Bu gibi araçlar yoksa yaratmak gerekir. Aksi takdirde ne denli iyi olsalar da amaçlar gerçekleştirilemez. Burada amaç-araç uyumu olmalıdır.

 

heBizim deneme çözümlerine karşı; zihinsel, tasarım aşaması ve uygulama düzeyinde yaptığımız akılcı eleştiriler, bilgisayar ortamındaki doğrulama analizleri ve imalat sürecindeki geçerlilik testleri yoluyla öngörülen ve öngörülmeyen hataları, riskleri eleme, ortadan kaldırma sürecidir. Deneysel ön çalışmaların ve devamındaki çalışmaların yanlış çıkması sık rastlanan bir durumdur. Uygulamalar ilerledikçe önerilerin, gerçekliğin önünde sınanması ve deneyin ışığında da düzeltilmesi gerekir. Üstelik bazı istenmeyen ve beklenmeyen yanlışlar, ancak uygulamadaki sonuçların eleştirel bir biçimde incelenmesiyle tanınabilir. Çünkü bu bağlamda girişeceğimiz her eylemin amaçlanmamış sonuçlar verilmesinin olası olduğunu göz önünde tutmamız gerekir. Örneğin rekabetçi bir konum elde etmek için ürünümü farklılaştırırsam, piyasada başka firmaların taklitleri ile ürün fiyatım daha sonra düşer. Oysa bu durum, benim hedefim değildir. Bu bakımdan projelerin yönetiminde eleştirel bir uyanıklık gösterilmesi ve projelerin Hata-Eleme yoluyla sürekli düzeltilmesi gerekir.

 

s2Bilimsel faaliyet veya proje çalışmaları sonucunda varılan ve içinden yeni sorunların ve iyileştirilmelerin çıktığı durumdur. Başlangıç koşullarından farklı çözüm çıktılarıdır. Bilimsel faaliyet ya da proje çalışmaları sonucu istediğimiz sonuca ulaşamayarak başarısız olsak bile, (S2) her zaman (S1) den farklıdır. Döngüsel değildir. Çünkü öğretici olarak bize bir sonraki Ar-Ge çalışmasında neleri yapmamamız gerektiğini ortaya çıkarır.

Not: Bu açıklamalarda <Bryan Magee’nin Karl POPPER’in Bilim Felsefesi ve Siyaset Kuramı, Remzi Kitabevi, İstanbul,1982 kitabından yararlanılmıştır>. Ayrıca yine K.POPPER’in Hayat Problem Çözmektir, s.15-38 Gelişim Kuramı ve Mantık bakımından bilim öğretisi, YKY yayınları, 4. Baskı, 2005, yapıtından da yararlanılmıştır.

BİLİMSEL YÖNTEMİN KOSGEB ARGE VE İNOVASYON PROJE FORMATINA UYARLANMASI

 

Aşağıda “KOSGEB ARAŞTIRMA-GELİŞTİRME, İNOVASYON VE ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMI PROJE HAZIRLAMA KILAVUZU’ndaki format dikkate alınarak projenin kalbi olarak gördüğümüz “3. PROJENİN TEKNİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ” hakkında açıklamalarımız yer almaktadır.

 

SORUN (S1) Adımı

 

Yukarıdaki bilimsel şemaya göre proje yazmaya önce KOSGEB’in proje formatındaki;

 

3.5. Proje Konusu Ürün/Hizmeti Ortaya Çıkarma İhtiyacının Kaynağı Nedir?:

Uygun kutu/kutular işaretlenmelidir.

 

ile  başlarız.

 

Sözgelimi Pazar payımızın düşmesi, reklamasyonların çokluğu, küresel rekabetle teknolojinin ve sektörel rekabetin gerisinde kalınması, yeni müşteri talepleri, maliyetlerin düşürülmesi, kalitenin arttırılmasının sağlanması, yeni yada önemli derecede iyileştirilmiş bir ürünün üretilmesi için yeni bir süreç hattı, makine ve otomasyon ihtiyacı gibi. Ar‐Ge Projemizin başlangıç noktası olan mevcut sorunumuzun iyi tanımlanması için; Japon yazar Masaaki İmai’ın sürekli iyileştirme anlamına gelen “KAIZEN” modeline göre, neden sorusunun 5 kez arka arkaya tekrarlayıp sorulmasıyla ancak gerçek kök sebebin bulunabileceği yaklaşımını, bir yöntem olarak benimseyebiliriz.

 

 

Örnek;

Soru 1: Makine neden durdu?

Cevap 1: Çünkü aşırı yüklemeden dolayı sigorta attı

Soru 2 : Neden aşırı yükleme oldu?

Cevap 2 : Çünkü yağlama yetersizdi.

Soru 3 : Neden yetersiz?

Cevap 3 : Çünkü yağlama pompası düzgün çalışmıyordu.

Soru 4 : Neden düzgün çalışmıyordu?

Cevap 4 : Çünkü pompanın mili aşınmıştı

Soru 5 : Neden aşınmıştı?

Cevap 5 : Çünkü içine pis su girmişti.

 

Bu soru‐cevaplardan sonra yağlama pompasına bir süzgeç ekleyerek kök sorun halledilmiş oluyor. Böyle düşünmeseydik çoklukla gözlendiği gibi sadece sigortayı değiştirmekle yetinseydik problemin tekrarı söz konusu olacaktı. Aslında projenin başlangıç noktası, sorunu iyi tanımlamaktır. Brüksel’deki Ar‐Ge toplantılarında şu sözleri sık sık duyduğumu hatırlıyorum: ”hibe almak için proje yapıp Brüksel’e gelmeyin, sorununu çözmek ve riskinizi paylaşmak için bizden destek isteyin”. Başka bir deyişle:” no problem =no Project= no Money”. Bizim AB projeleri yazarken öğrendiğimiz bir husus; projenin başlatılma gerekçesi bölümünde (state of the art) aşağıdaki 5 soruyu cevaplayarak en fazla iki paragraflık bir açıklama ile değerlendiriciyi 15 saniye içinde devamını okuma konusunda olumlu ya da olumsuz etkileyerek, projenin tümünün etki altına alınmasıdır:

 

‐ Sıkıntı nedir? Hangi problemi çözmeyi deniyoruz?

‐ Problem sektörel, lokal, ulusal ya da uluslar arası boyutta mı?

‐ Problem halihazırda yerli ve/veya yabancı muadiller (rakipler) tarafından çözümlendi mi? Yetersiz kalınan hususlar nelerdir?

‐ Niye şimdi proje veriyoruz? Projeyi şu anda tamamlamayıp geciktirirsek nelerle karşılaşırız?

‐ Niye biz sorunun çözümüne talibiz? Yeterli personel ve ekipman alt yapısı ve tecrübemiz projeyi gerçekleştirmeye müsait mi?

 

Kaynak: Sean McCarthy,how to write a competitive proposal for framework 7, watermans printers ltd,cork, Ireland,2007.

 

DENEME ÇÖZÜMLERİ (DÇ) Adımı

Daha sonraki proje adımı;

 

3.7. Projenin Amacı ve Gerekçesini Açıklayınız: Projede ne yapılmak istendiği kısa ve öz olarak açıklanmalıdır ile 3.8. Projenin Konusu ve Kapsamını Açıklayınız:

 

Daha sonra proje yazmanın esas kalbi olarak gördüğümüz  “3.1. Proje Ne Tür Bir Yenilik İçeriyor? ile

3.11. Proje Konusu Ürün/Hizmet Üretim Yönteminin Ulusal ve Uluslararası Bazda Gelişmeye Katkısı Ne Olacaktır? Açıklayınız” kısmına geliriz.

 

Projenin yenilikçi unsurları analiz edilir. Kendi mevcudumuza ve yerli/yabancı muadillere göre kıyaslama yapılır.

 

Burada önemli olan mevcut durumumuza ve yerli ve yabancı muadillere göre komponent (bölüm bazında, proses bazında) mukayese etmektir.

 

Einstein’ın izafiyet teorisine göre: Dünyadaki her şey, ancak başka bir şey ile olan mukayesesine göre gerçektir. Mukayese veya referans yoksa ileri sürdüğümüz yenilik boş bir ifadedir. İncelemeyi yapacak olan KOSGEB uzmanı ile değerlendirmeyi yapacak Komite üyelerine daha iyi mukayese imkânı verebilmek için eklerde bölümler bazında eskilerin resimleri ve yenilerin katı modelleri verilir. Her projede ürün ve bu ürünü üretecek süreci birlikte ele almak daha rasyoneldir.

 

Bir bütünü diğer bir bütüne göre bütün halinde kıyaslama yapmak zor olduğu için, makineleri yada proses hattını yenilikçi yönleri itibariyle 5‐7 arası alt gruba, teknolojik bileşene ya da bölüme ayırırız. Her bir proje alt bölümünü mevcudumuz ya da yerli/yabancı muadil alt bölümü ile kıyaslayarak, yenilikçi yönleri ortaya çıkarırız. Eğer proje konusu, PROSES HATTI gibi bir sistem ise bu kez projenin bütünü, sistem alt elemanlarına ve aşamalarına bölünür.

 

Özgün Katkılar; Çıktının, Muadillerden olan üstünlüklerini sağlayan ve çıktıya ulaşmada kullanılan malzeme, yazılım, alet‐teçhizat, yöntem ve tekniklerde, başka bir deyişle amaca ulaştıracak araç ve izlenecek yollarda uyguladığımız farklılıklardır.

 

ARGE Kapsamı; Projede ön görülen Ana faaliyetler örneğin; Kavram Geliştirme, Tasarım, Prototip İmalat ve Test olarak ana iş paketlerine bölünebilinir.

 

Görüldüğü gibi buradaki bölümler POPPER analizindeki Deneme Çözümüne (DÇ) karşılık gelmektedir

 

HATA ELEME (HE) Adımı

 

POPPER analizindeki (HE) süreç adımına karşılık gelen KOSGEB’İN  proje alt bölümlerini yazmaya sıra gelir. Tasarım/proses FMEA (Failure Mode Effect Analysis) risk analizleri, sonlu elemanlar yöntemi ile statik, dinamik, termal, yorulma, akış analizleri, test ve mühendislik analizleri, laboratuvar çalışmaları ile ÜRETİME GEÇMEDEN TASARIM aşamasında birden çok üretim yönteminin yanlışlanması (falsify) ve bizim parametrelere göre uygun bulup seçtiğimiz bir yöntemin doğrulama faaliyeti yapılır (verify). İmalat aşamasında ise uygun bulduğumuz yöntemin tüm şartları karşıladığını göstermek için fiziksel uygunluk testleri yapılarak tasarım geçerli kılınır (validity).

 

Hata eleme adımları;

Hata eleme adımları iki aşamada gerçekleştirilir. Birincisi birden fazla yönteme ilişkin deneme çözümü içinden bir tanesi hariç diğerlerinin ortadan kaldırılması süreci ile ortaya çıkan ve bize göre uygun bulunan bir yöntemin her bir tasarım girdisinin tasarım çıktısını doğrulaması(verify)dır. Bu adım genelde tasarım aşamasında gerçekleşir ve Analizleri, Mühendislik hesaplamalarını vs. kapsar. İkincisi proje çıktısının kullanım şartlarında tüm girdilerin tüm çıktıları karşıladığının fiziksel doğrulanmasıdır. Diğer bir ifade ile uygunluk testleridir.

 

Bu anlattıklarımız ile ilgili bölüm “3.10. Proje Konusuna İlişkin Olarak; İş Akışı Doğrultusunda Hangi

Teknolojilerin/Yöntemlerin Kullanılması Planlanmaktadır?”ile “3.13. Ürün/Hizmetin Standartlara Uygunluğunu Tespit Etmek için Uygulayacağınız Test ve Analizleri Var mı? Varsa Açıklayınız:

 

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Ar‐Ge; bilimsel ve teknik belirsizliklerin ve risklerin belirlenmesi ve giderilmesi ile alakalıdır, risk ve belirsizlik yoksa kavram geliştirme ve tasarım belli olduğu için Ar‐Ge değil bir yatırım faaliyetidir.3.9 bölümünde belirlenen belli başlı  başarı kriterlerine  proje süresince ulaşılmasındaki olası belirsizliklerin giderilme yolları (ArGe sistematiği) ve doğrulama faaliyetleri de 3.10 ile 3.13 bölümlerinde işlenir.

 

ArGe Sistematiği: Risk ve problemleri çözme, olası fırsatları yakalama yolunda Bilimsel Yöntemleri kullanarak (örneğin literatür tarama, risk analizi, Sonlu Elemanlar Yöntemi – SEY (İngilizcesi: The finite element method (FEM) kullanılarak yapılan çeşitli tasarım doğrulama ve optimizasyon çalışmaları, benzeşim çalışmaları ve/veya deneysel çalışmalar, TESTLER) deneme yanılma sürecini kısaltan, çözüme ulaşma olasılığının artıran, belirli bir sistematiğe sahip çalışmalardır. Testler şu bölüme yazılır “3.13. Ürün/Hizmetin Standartlara Uygunluğunu Tespit Etmek için Uygulayacağınız Test ve Analizleri Var mı? Varsa Açıklayınız”:

 

Daha sonra “3.12. Ürün/Hizmete İlişkin Yasal Zorunluluklar ve Standartlar Nelerdir? Varsa Açıklayınız, “3.14. Geliştirilecek Ürün/Hizmete Yönelik Edinilen Bilgiyi Rakiplerin Kullanımından Nasıl Korumayı Düşünüyorsunuz”, “3.15. Ürün/Hizmet Üretim Yöntemine İlişkin Tarafınızca Sahip Olunan Patent, Faydalı Model vb. Koruma Var mı? Varsa adı ve belge numaralarını yazınız”, “3.16. Ürün/Hizmet Üretim Yöntemine İlişkin Başkalarına Ait Patent, Faydalı Model vb. Koruma Var Mıdır? Varsa belge numaralarını yazınız”:

 

SONUÇ (S2)

Sıra POPPER analizindeki SONUCA Yani (S2) ‘e geldiğinde, S2 PROJE ÇIKTILARI; “3.9. Proje ile Elde Edilmek İstenilen Çıktılar ve Kullanım Alanlarını Açıklayınız:

 

ÖZET SÖZ

Yukarıdaki çalışmamız ile Ar‐Ge proje önerisi yazarken POPPER’in sorun çözme kalıbından hareket ederek, hızlı, doğru ve akılcı (rational) Ar‐Ge proje önerisi yazmaya katkıda bulunmak istedik, çünkü çoğu firmalarda Ar‐Ge projesi yazmaya karşı bir çekingenliğin, bir tepkinin var olduğunu gözlemliyoruz. Bizim burada ortaya koyduğumuz POPPER’den uyarlama denemesi, bir varsayımdır, okuyucu deneme yaparak yani proje yazarak, kalıbın kavramlarını test edebilir, hataları eleyebilir, daha iyi açıklayıcı yaklaşımlara ulaşabilir. Bu şekilde hepimiz proje yazma seferberliğine katkıda bulunabiliriz, eyleme geçmeliyiz, bol bol proje yazıp, reddedilirse bundan ders alıp, yolumuza devam etmeliyiz. İrlandalı yazar Bernard Show şöyle demektedir: “Gençken yaptığım on şeyden dokuzunun başarısızlıkla sonuçlandığını gördüm. Başarısız olmak istemiyordum onun için ben de on kat daha fazla çalıştım”.

Mühendisleri Firmada Tutmanın En Güvenilir Yolu Ar-Ge Projesi Vermek

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 16 Haziran 2014 - 20:59

MÜHENDİSLERİ FİRMADA TUTMANIN EN GÜVENİLİR YOLU AR-GE PROJESİ VERMEK

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM, Baş Denetçi

 

PROBLEMATİK DURUM

 

Son birkaç haftadır firma ziyaretlerimiz arttı, yetkililerle olan görüşmelerimizde özellikle KOBİ Küçük İşletme Statüsünden Orta Ölçekli firma statüsüne geçmekte olan ya da geçen firmalar, ihracat yapıyorlar, bünyelerinde ortalama 60-70 personel istihdam edip, bunların içinde de makine, elektrik, elektronik, kimya, endüstri mühendisi gibi ortalama 10 mühendis çalıştırıyorlar. Bu yapıdaki firmaların ortak problemi mevcut ücret seviyeleri ve vergi/sigorta yükleri ile bu mühendisleri firmada tutamayacakları, dış rekabet nedeniyle de ücretleri artıramadıklarını ileri sürüyorlar, kar marjları çok düşük.

 

DENEME ÇÖZÜMÜ

 

Benden çözüm istediler, ben de ilk etapta TÜBİTAK’a her ay birer Ar-Ge projesi verilerek kısa vadede her an yürüyen 3 Ar-Ge projesi olması halinde (her bir projede kısmi kullanım 1/3 yani adam ay oranı 0.33 olursa, toplam adam ay oranı (1) olur) şu avantajları elde edeceklerini belirtiyorum:

 

1)      Maaşlarının ortalama %60’nın TÜBİTAK, KOSGEB, H2020 Araştırma ve Yenilik destek programlardan karşılanması söz konusudur (KOBİ 1507 TÜBİTAK programında %75’e kadar çıkabilmektedir).

 

2)      Proje üst limitinin olmadığı 1501 TÜBİTAK Sanayi projelerinde örneğin malzemelere  %40 destek oranı uygulanır iken, büyük işletmelerin projelerinde personel giderleri %60, orta ölçekli KOBİ niteliğindeki işletmelerin projelerinde %75, mikro ve küçük ölçekli KOBİ niteliğindeki işletmelerin projelerinde ise %90 oranında destek kapsamına alınır. Projenin Ar-Ge faaliyetinde doktoralı araştırmacı istihdam edilmesi durumunda ise bu personele ilişkin harcamanın %100’ü destek kapsamına alınır.

 

4 Kasım 2012 tarihinde  KOBİ Yönetmeliğinde yapılan değişikliğe  göre; 10 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosundan herhangi  biri   bir milyon YTL´yi aşmayan çok küçük işletmeler mikro işletme, 50 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosundan herhangi biri  beş milyon YTL´yi aşmayan işletmelerküçük işletme, 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosundan herhangi biri  40 milyon YTL´yi aşmayan işletmeler de orta büyüklükteki işletme olarak belirlendi.

 

Projede çalışan personelin ilgili destek programının Uygulama Esaslarında eğitim durumu ve çalışma süresine göre belirlenen katları yazılır.

 

“Brüt Asgari Ücret Katları” sütununa;

– Lise mezunu ve altı personel için üç (3),

– Ön lisans mezunu için dört (4),

– Lisans veya yüksek lisans mezunu için, lisans mezuniyet tarihi ve proje başvuru tarihi arasında geçen süre;

– 48 aydan az ise altı (6),

– 48 ay ve üstünde ise on (10),

 

– Proje konusu uzmanlık alanlarından herhangi birisinde doktora derecesine sahip personel için ise oniki (12) yazılmalıdır.

 

Örnek; 17.06.2014 itibariyle brüt asgari ücret 1.071,00.-TL. olup, bu durumda firmaya yeni giren bir mühendis mezuniyet yılı 4 yıldan az ise 1.071,00 * 6 = 6.426,00.TL. brüt ücret, 4 yılı geçiyorsa 1.071,00 * 10 = 10.710,00.-TL.’ye kadar mühendis maaşlarına izin vermektedir.

 

3)      KOBİ statüsüne sahip firmalarda TÜBİTAK’a her proje verilişinde fikir sahiplerine, mühendislere 7.500,00.-TL ödül verilebilmektedir.

 

–  Her şeyden önce Proje veren firmanın KOBİ statüsünde olması gerekli olup, 1507 KOBİ Ar-Ge ve 1501 Sanayi Ar-Ge proje vermesi gerekiyor. 1507 KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı uygulama esaslarının 10/4 maddesi ile 1501 Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı uygulama esaslarının 10/2 maddesinde, proje ekibinde yer alan ancak şirket ortağı ya da yönetim kurulu üyesi olmayan ve proje süresince firmada çalışmış olması koşuluyla proje ekibinde yer alan fikir sahibi araştırmacıya teşvik ödülü verilebileceği, birden fazla fikir sahibi araştırmacı olması halinde bu ödülün paylaşılabileceği belirtilmektedir.

–  Bu mevzuat hükmüne göre online ile proje önerilerini TÜBİTAK’a geçmeden önce personel bilgileri formu doldurulurken “bu personel proje fikir sahibidir” diye bir seçenek var, onun işaretlenmesi gerekiyor.

–  Bu talep üzerine TÜBİTAK Komitesi karar verirse, fikir sahibi araştırmacının teşvik ödülü alabileceği destek karar yazısında belirtiliyor.

– Projenin dönem raporları verilip, proje başarı ile tamamlandıktan sonra yukarıdaki YMM onaylı yazılar ile araştırmacının banka hesap bilgileri TÜBİTAK’a bildirilerek, havale yapılıyor. Bu destek fikir sahibine verilmektedir.

 

4)      Firmalar istihdam ettiği personelin sigorta ve vergi yükünü ödemektedir. Ar-Ge projesi verilmesi halinde, örneğin onaylanan Ar-Ge projelerinde görev alan 1 mühendis aynı anda yürüyen 3 Ar-Ge projesinde 1/3 oranında görev alır ve 3 projede adam/ay oranı (1) olursa, SGK işveren payının yarısı 5 sene için ödenmemekte, stopaj ise %80 (doktora derecesine sahip personelde %90) ödenmemektedir.

 

5)      Ar-Ge harcamaları içinde yer alan personel giderleri geçici ve kurumlar vergisi matrahından % 100 Ar-Ge indirimi olarak düşülebilmektedir.

 

SONUÇ

 

Yukarıdaki Ar-Ge hibe ve desteklerle firmaların personel maliyetlerinin oldukça düştüğü, bu durumda maaşları artırabileceklerini ve Ar-Ge ve Yenilik proje yapmanın manevi motivasyonu ile mühendisleri firmada tutarak, çekirdek teknolojik yeniliklerini geliştireceklerini açıklıyorlar. Biz de mutlu bir şekilde

firmadan ayrılıyoruz.

Risk (FMEA) Analizi Hem H2020 Hem Son Değişiklikle Tübitak Ar-Ge Projelerinde de Tablo Halinde İsteniyor

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 16 Haziran 2014 - 15:22

RİSK (FMEA) ANALİZİ HEM H2020 HEM SON DEĞİŞİKLİKLE TÜBİTAK AR-GE PROJELERİNDE DE TABLO HALİNDE İSTENİYOR

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM
&
İ.Hakan Dedeoğlu
Endüstri ve Arge mühendisi

 

Giriş

 

Ar‐Ge projelerinin hazırlanmasında ana amaç yeni ve ticarileşebilecek bir ürün elde etmektir. Bazen proje konusu direkt yeni bir ürün iken bazen de yeni bir süreç geliştirilerek yeni bir ürün hedeflenir. Üründeki yenilikçi unsurlar, firmanın mevcut ve  muadil ürünlere göre farklı şekilde uygulanacak olan özgün yönlerden kaynaklanmaktadır. “Yenilik” kelimesi, içinde belirsizliği de barındırır. Ar‐Ge projesindeki yenilikçi ve özgün yönlere ulaşmada bilimsel ve/veya teknolojik belirsizliklerin tanımlanması ve sistematik şekilde giderilmesi gereklidir. Proje süresince bazı belirsizlikler; yapılacak araştırma faaliyetleri ile bazıları ise mühendislik çalışmaları ile giderilir. Ama genelde yapılan ise deneme‐ yanılma yaparak sonuca ulaşmaya çalışılır.

 

AB’nin H2020 Araştırma ve Yenilik Çerçeve programları ile TÜBİTAK’ın2014 Mayıs sonunda   Ar‐Ge ve yenilik proje formatında  yapılan değişiklikle , risk  unsurlarının sistematik biçimde ele alınması istenmektedir.Örneğin H2020’de :

 

Table 3.2b: Critical risks for implementation

Description of risk     Work package(s) involved    Proposed risk-mitigation measures

Tablosu ile risk analizi istenmektedir.

TÜBİTAK’taki  yeni C.4 bölümünde ;

C.4. Risk ve Finansman Yönetimi

Projenin Yürütülmesi Sırasında Karşılaşılabilecek Riskler ve Alınacak Önlemler

Projenin yürütülmesi sırasında karşılaşılması olası teknik, mali, idari ve hukuki riskler ile, bunların en aza indirilmesi için ne tür önlemler almayı planladığınızı (“B plan(lar)ınızı”) belirtiniz.

 

 

Risk

Riskin Gerçekleşmemesi İçin Alınan Önlemler Alınan önlemlere rağmen riskin gerçekleşme olasılığı nedir ve gerçekleşme durumunda etkisi ne düzeyde olabilir? Alınan önleme rağmen riskin gerçekleşmesi durumunda yapılacaklar

(“B Planı”)

Olasılık

(Yüksek / Orta / Düşük)

Etki

(Yüksek / Orta / Düşük)

         
         
         

 

 

Bizce destek kuruluşlarının amacı , yeniliği elde etmede oluşan engellerin deneme‐ yanılma yöntemi ile değil bir sistematik dahilinde problemlerin ele alınması, çözümlerin ön görülmesi, planlanması, elenmesi veya giderilmesinde firmanın riskini paylaşmaktır. Bu açıdan baktığımızda hibe kuruluşu haklı olarak vergilerle toplanan paranın boşa gitmesini istememektedir.

Ar‐Ge projelerinde BAKIŞ AÇISINA GÖRE sayısal hedefler başka bir değişle başarı kriterleri çok önemlidir. Örneğin bahar ayında ekin ekecek çiftçi için yağmurlu hava istenen bir şey iken aynı gün pikniğe gidecek bir aile için istenmemektedir. Risk analizi yapabilmek için geliştirilecek ürünün başarı kriterlerinin tanımlı olması gereklidir. Çünkü mevcut yöntemler için olumlu olan bir durum, yenilikçi yöntem için istenmeyen bir sonuç yaratabilir. Risklerin/belirsizliklerin bazıları sayısal hesaplama ile giderilebilirken bazıları ise tecrübe ile önlenebilir. Bu yüzden risk analizi nitel ve nicel olarak ikiye ayrılır. Biz bu özet notumuzda nitel risk analizi tekniklerden FMEA’yı açıklayacağız (Nitel Analizde, ölçü araçları kullanılmadan, nedir sorusuna duyusal açıdan cevap verebilen analiz biçimidir).

 

FMEA Nedir? 

Hata Türü ve Etkileri Analizi (HTEA‐FMEA Failure Mode and Effect Analysis) amaçlanan sonuçlara hataların tespit edilmesi ve istenilen sonuca ulaşmada hatanın oluşmaması için deneyimler‐tecrübe ile risk analizi yapılarak hataların istenen sonuca olan etkilerinin önceliklendirilmesi ve önlenmeye çalışılmasıdır.

• Her hatanın veya istenmeyen durumun nedenleri ve etkenleri belirlenir. Böylece potansiyel hatalar tanımlanır.

• Herbir potansiyel hatanın; meydana gelme olasılığı, meydana geldiğinde bize yaşatacağı şiddet ve hatanın meydana gelmesi durumunda kolay veya zor saptanabilirliği tecrübeye dayalı şekilde belirlenir. Sonra bu üç değer (şiddet, olasılık ve saptanabilirlik) çarpılarak hataların ele alınma önceliğini ortaya çıkarır.

• Sorunların izlenmesini ve düzeltici faaliyetlerin yapılmasını sağlar.

 

FMEA TÜRLERİ

Risk analizi bir sürecin herhangi bir aşamasında yapılabilir. Örneğin ana hatları ile bir ürün geliştirme süreçlerini ele alırsak bunlar; tasarım, prototip üretim, ön seri üretimi, seri üretim, servis veya sistemin tamamını örnek verebiliriz. Kısaca FMEA, bir ürün veya hizmette oluşabilecek tasarım ve/veya proses kökenli tüm hata türlerinin giderilmesine yönelik sistematik olarak yapılan bir analizdir. Her tür hatanın, müşteri üzerinde oluşturacağı olası etkilere göre analizler yapılır. Amaç olarak ürünün pazara çıkmadan hatta prototipinin bile yapılmasından önce tasarım aşamasında giderilmesidir. Olasılık, şiddet ve farkedilebilirlik kriterlerinin her birine (1‐10) arası bir değer verilir. Bu üç değer çarpılarak 1 ile 1000 arası bir çarpım elde edilir. En fazla alan hatadan başlanarak belirlenen bir seviyenin (örneğin çarpımların sonucunun 40 ı geçmemesi istenebilir) altına gelene kadar devam edilir. Örneğin bu hata daha önce hiç gerçekleşmemiş ise veya yok gibi ise olasılık kriterine (1)değeri verilirken, hata ile karşılaşmanın hemen hemen kesin olduğu bir durumda ise olasılık kriterine (10) değeri verilir.

 

Risk analizinin Ar‐Ge projelerinde uygulanmasında çıkan sonuçlar özellikle yeni prototipte uygulanabilecek yöntemlerin elenmesi, ön seçimlerin yapılmasını sağlamaktadır. Ayrıca ön seçimi yapılan yöntemle ilgili literatür taramada nelerin araştırılması gerektiği, hangi mühendislik tekniklerinin uygulanacağı, sonlu elemanlar yönteminin kullanılıp kullanılmayacağı yanında proje ön çalışması ihtiyaçlarının da belirlenmesini sağlar. Proje başında yapılan bu çalışmalar, proje süresince de devam ettirilmelidir. Örneğin preste baskı hızının artırılması, aynı zamanda sürtünmeden kaynaklanabilecek ısınma ve aşınmaları da beraberinde getirebilir. Ünlü bilim adamı Popper’in dediği gibi proje süresince ön görülemeyen.

Aşağıda örnek bir form verilmiştir.

FMEA

Ar-Ge , Patent ve Yatırım Teşviklerinin Birlikte Düşünülmesi Halinde Altı Adım Modeli

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 16 Haziran 2014 - 8:10

AR-GE  , PATENT VE YATIRIM TEŞVİKLERİNİN  BİRLİKTE DÜŞÜNÜLMESİ HALİNDE  ALTI ADIM MODELİ

 Güncellendi.

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ar-Ge ve İnovasyon Danışmanı, YMM

 

 

Firmalarla olan görüşmelerimizin büyük bölümünde, yetkililer sadece ar-ge faaliyetleri ile sınırlı kalmayıp, ar-ge sonucu oluşan prototipi seri üretime dönüştürmek için de kullanılabilir ulusal fon ve desteklerin olup olmadığını da soruyorlar. Bu konuda bizim deneyimlerimize göre aşağıdaki 6  adımsal  faaliyet dikkate alınabilir.

 

BİRİNCİ ADIM:

 

TÜBİTAK 1507 VE/ VEYA  1501 AR-GE VE YENİLİK  DESTEK PROGRAMI

A.PROJE ÇIKTISI 100.000 TL’NİN ÜZERİNDE PAZARLANABİLİR BİR ÜRÜN İSE

 

Bu koşulda  Firma , ihtiyacı varsa program ve bilgisayar talebi ile birlikte ürün yeniliği içeren örneğin bir makinenin tasarımı, prototip imalatı ve testi için ar-ge projesini  1507 destek programına KOBİ ise 500.000 TL’ye kadar üst limitli 3 proje(ya da ortaklı projelerde 2 ortaklı,3 tekli olmak üzere 5 proje)hakkının ilkini Haziran’da ,diğerini Temmuz ayında TÜBİTAK’a vererek proje maliyetinin % 75’ine kadar hibe alabilmekte,ayrıca proje onayından sonraki dönemde projede görev alan personeller için projedeki süresine yani adam /ay oranına göre % 80 stopaj desteği, SGK işveren payının yarısının istisna edilmesi ile kurum vergimatrahından indirilmek üzere % 100 ar-ge indirimi sağlamaktadır. KOBİ olmayan büyük firmalar 1501 sanayi destek programı  için hibe oranı % 40 ile 60 arasında seyretmektedir (KOBİ’ler 3.projeden yada ortaklıda 5.projeden sonra proje vermeyi sürdürdüklerinde bu programa girerler).

B.PROJE ÇIKTISININ FİYATI DÜŞÜK İSE

Ürün yeniliği  örneğin pvc kapı sisteminde bir parça,vida,otomotivde bir aparat,mobilyada bir yay gibi fiyatı sözgelimi 2-3 bin TL’nin altında bir çıktı ise ,bu durumda ürün yeniliği bütçesi çok düşük kalmakta olup,ürün yeniliği için proseste özel bir makine,otomasyon,ekipmana ihtiyacı olup, bu makinenin tasarımını yapacak mühendis kadrosu ve çekirdek teknolojik yeteneği mevcut ise , firma süreç yeniliği maliyetini projeye dahil edebilir. Bu durumda verilecek proje ürün+süreç yeniliği projesi olur. Firma mevcut mühendis kadrosu ve teknolojik alt yapısı ile özel makinenin tasarımını ve prototip imalatını kendi firma bünyesinde yapabileceği gibi alternatif bir seçenek olarak makinenin  araştırmasını ve tasarımını bizzat içselleştirerek  kendisi yaparak imalat çizimine göre malzeme imalatını firma dışındaki firma/firmalara yaptırabilir.

 

İKİNCİ  ADIM:

 

KOSGEB  AR-GE VE İNOVASYON DESTEK PROGRAMI

 

Ürün yeniliği var, ancak firmanın prototip makine tasarım ve imal etme alt yapısı ve tecrübesi yok ya da yetersiz, ancak yenilikçi ürünü üretmek için yurtiçi ve yurtdışı özel alet/teçhizat/yazılım tedarik ihtiyacı varsa, 500.000 TL üst limitliKOSGEB’in AR-GE VE İNOVASYON destek programına başvurulmasını öneririz. KOSGEB mevzuatına göre proje çıktıları ile tedarik edilen makineler 3 yıl içinde başkasına satışı ve devri mümkün değil, TÜBİTAK’ta böyle bir kısıtlayıcı hüküm yoktur. Ayrıca KOSGEB’de aynı anda bir Ar-Ge projesi desteklenir iken, TÜBİTAK’ta böyle bir kısıtlama yoktur.

 

PROJE SÜRESİ

Ar-Ge ve İnovasyon Programı için en az 12 (on iki), en çok 24 (yirmi dört) ay, Program için de Kurul kararı ile 12 (on iki) aya kadar ek süre verilebilir.

 AR-GE, İNOVASYON DESTEK PROGRAMI Destek Üst Limiti (TL) DESTEK ORANI (%)
% 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Hammadde, Yazılım ve Hizmet Alımı Giderleri Desteği 100.000
 

 

Makine-Teçhizat, Donanım, Hammadde, Yazılım ve Hizmet Alımı Giderleri Desteği (Geri Ödemeli,2.5 yıl vadeli,8 taksitte,faizsiz kredi)

200.000
Personel Gideri Desteği 100.000
Proje Geliştirme  Desteği Proje Danışmanlık Desteği 25.000 % 75
Eğitim Desteği 5.000
Sınai ve Fikri Mülkiyet Hakları Desteği 25.000
Proje Tanıtım Desteği 5.000
Yurtdışı Kongre/Konferans/Fuar Ziyareti/Teknolojik İşbirliği Ziyareti Desteği 15.000
Test, Analiz, Belgelendirme Desteği 25.000

 

Firmalar, pekâlâ ürün yeniliği olarak örneğin özgün bir makine yapabilirler, bunun için malzeme ağırlıklı çalışırlar, ürün imalatı için de pekâlâ alet/teçhizat/yazılım ve hizmet alımını da projeye dâhil edebilirler. Burada dikkat edilmesi gereken husus, aynı alet/teçhizat/ yazılım ihtiyacı için geri ödemeli ve geri ödemesiz desteği birlikte kullanma imkânı olmayıp, ayrı ayrı ihtiyaç için ayrı kullanılmasıdır.

 

ÜÇÜNCÜ ADIM

 

KOSGEB ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMI

 

Patent belgesi ile koruma altına alınmış ve prototip aşaması tamamlanmış buluş ve fikirler için  ya da TÜBİTAK ya da KOSGEB ar-ge ve  ürün yenilik projeleri başarı ile tamamlanır ise, tamamlandığı tarihten itibaren 1 (bir) yıl içindeKOSGEB’in ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMINA başvurularak prototip ürünün seri üretimi için gerekli olan ve Ar-Ge unsuru taşımayan standart makineler ve ekipmanlar yurtiçinden ve yurtdışından temin edilerek 500 bin TL.’ye kadar aşağıdaki  destek unsurlarından  yararlanabilirler. Bu program firmaya bir defaya mahsus olarak verilir.

 

– Destek oranı %75,Süre: 18 aydır. Mevzuatta en az süre belirtilmediği için firma alımlarını gerçekleştirebilirse proje süresi 4 aya kadar inebilir.

 

 

ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMI Destek Üst Limiti (TL) DESTEK ORANI (%)
Kira Desteği 18.000 % 75
Personel Gideri Desteği 100.000
Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malzemesi, Yazılım ve Tasarım Gid. Desteği 150.000
Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malzemesi, Yazılım ve Tasarım Giderleri Desteği (Geri Ödemeli) 200.000

 

DÖRDÜNCÜ  ADIM :

PATENT YA DA FAYDALI MODEL UYGULAMASI İLE GETİRİLEN VERGİ İSTİSNALARI

 

06.02.2014 tarihinde TBMM kabul edilen Torba Yasası kapsamında Ar-Ge ve yenilik projeleri sonucunda oluşan çıktılara patent ya da faydalı model alınması sonucunda elde edilen satış gelirlerine kurumlar vergisi ve KDV istisnası getirilmesi ile bizce Türkiye Ekonomisi için yenilikçi ürünlerin yeterince ticarileşmesini engelleyen yapısal sorununa mikro ve makro ağırlıklı önemli bir çözüm getirilmiştir.

 

İSTİSNALARIN ÖZÜ

 

KURUMLAR VERGİSİ İSTİSNASI 

6 Şubat 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilen 6518 sayılı Kanun’un 32 ve 82. maddeleri çerçevesinde 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/A maddesinden sonra gelmek üzere bir madde eklenerek Türkiye’ de gerçekleştirilen araştırma ve yenilik faaliyetleriyle yazılım faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan çıktılara ilişkin patent ya da faydalı model alınmasından sonra 01.01.2015 yılından itibaren seri üretime geçilmesi elde edilecek gelirler,  koruma süresi olan 10 yıl boyunca % 50 kurumlar vergisi istisnası yararlanacaklardır.

 

KATMA DEĞER VERGİSİ İSTİSNASI

Türkiye’ de gerçekleştirilen Araştırma – Geliştirme ve Yenilik faaliyetleriyle yazılım faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan çıktıların satışı halinde ihracat faturası gibi KDV’siz  fatura düzenlenecek olup, bize göre söz konusu imal edilen mamul ile ilgili olarak 2015 Ocak başından  itibaren iade talebinde bulunabilinecektir. Bu yolla söz konusu satış gelirlerine tanınan KDV istisnası yanında  % 50 Kurumlar vergisi istisnası getirilmesi, mal alan ve satan firmalar için büyük bir avantajdır.

 

AR-GE MERKEZİ ÇALIŞAN SAYISINDA İNDİRİM

Söz konusu patent ya da faydalı model teşvikleri ile yeni ya da önemli derecede iyileştirilmiş ürünlerin üretimi artacağından, genişleyen üretim için de mühendis ve teknisyenlere gereksinim artacağından sayılarında artış olacak, bu da torba yasayla çalışan sayısı 50’den 30’a indirilen Ar-Ge merkezlerinin artışına yol açacaktır.

 

Bilindiği üzere 5746 sayılı Ar-Ge Teşvik yasasına göre şimdiye kadar Ar-Ge merkezlerinde mühendis ve teknisyenden oluşan minimum 50 tam zamanlı personel istihdamı ile bu merkezlere harcama ve giderlere ilişkin % 100 Ar-Ge indirimi, personele %80, doktoralıya  %90 gelir vergisi stopaj desteği ile 5 yıl süre ile SGK işveren hissesinin yarısının alınmaması desteği ve damga vergisi istisnası uygulanmaktadır.  30 personele indirmek suretiyle özellikle orta ölçekli KOBİ’lerin de bu teşviklerden yararlanması olanağı doğmuş oldu.

 

 

BEŞİNCİ ADIM:

 

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞININ TEKNOLOJİK ÜRÜNLERİN YATIRIM DESTEK PROGRAMI

 

29 Nisan 2014 tarihinde ilgili Bakanlığı’n yayınlanan yönetmeliğinde, TÜBİTAK yada KOSGEB’e Ar-Ge ve Yenilik projeleri verilip onaylanarak tamamlanırsa, prototipi yapılan ürün yada yazılımın seri üretimine geçişinde aşağıdaki desteklerden yararlanılmaktadır.

 

  1. A) Makine, Teçhizat desteği 

– Mikro, Küçük ölçekli KOBİ’lere seri üretim için gerekli olan yatırım tutarının %40’lık bölümünü 5 milyon TL.’ye kadar hibe olarak veriliyor.

– Orta ölçekli KOBİ’lerde ilgili oran %30 ve  en fazla 4 milyon TL.

– Büyük ölçekli firmalarda ilgili oran %10 ve  en fazla 2 milyon TL.

 

Not:  Yatırım projesine konu satın alınacak makine ve teçhizatın, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 63 üncü maddesi kapsamında Bakanlıkça hazırlanan usul ve esaslara uygun olarak alınmış yerli malı belgesi ile tefrik edilmesi durumunda,  belirtilen oranlara 10 puan daha ilave edilir.

 

  1. B) Kredi faiz desteği

– Küçük ve Orta Ölçekli KOBİ’ler için 10 milyon TL.’ye kadar faizsiz yatırım kredisi imkanı, 10 milyon TL.’den sonrası için %50 indirimli kredi faiz desteği,

 

  1. C) İşletme gideri desteği

 

– Küçük işletmelere Yatırım tamamlandıktan sonraki 1 yıl için üretim için gerekli olan enerji, personel ve kira giderinin %75’i hibe olarak ödeniyor.

 

Öte yandan Ar-ge süreçleri yurt dışında gerçekleşmiş ve o ülkedeki kurum, kuruluş veya fonlar tarafından desteklenmiş olan ar-ge ve yenilik projeleri sonucunda ortaya çıkan veya özkaynaklar kullanılarak yapılan ar-ge faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan ve patenti alınan teknolojik ürünün üretimine yönelik yatırımı, Türkiye’de yapılması halinde destek kapsamında değerlendirilir.

 

Not: Yönetmeliğin 16/1 maddesine göre ; Bu  Yönetmelik kapsamında destek sağlanan işletmeler; diğer mevzuathükümlerince sağlanan muafiyet, istisna ve indirim gibi diğer farklı destek unsurlarından da yararlanabilirler.

 

ALTINCI  ADIM:

 

EKONOMİ BAKANLIĞI’NIN  5. BÖLGE TEŞVİKLERİ

 

Firmalar makine teçhizat desteği için ya aşağıda açıklanan Ekonomi Bakanlığının 5. Bölge destek Programına ya da Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bu programına başvurabilir. Aynı makine/teçhizat yatırımı için iki programa aynı anda başvuramaz. Bizim deneyimimize göre mikro ve küçük ölçekli KOBİ’ler Sanayi Bakanlığının ilgili destek programına, Orta ölçekli KOBİ’ler ile Büyük işletmeler Ekonomi Bakanlığı’nın 5. Bölge yatırım teşvik belgesine başvurmaları uygundur.

 

TÜBİTAK ya da KOSGEB’den ürün yeniliği ar-ge projesini gerçekleştirdikten sonra 3 yıl içinde EKONOMİ BAKANLIĞI’NA 5. Bölge destekleri için yatırım teşvik belgesi için başvuruda bulunmaktır.

 

13 Ekim 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, Bölgesel Teşvik Uygulamaları çerçevesinde desteklenen yatırım projeleri kapsamında ilave olarak istihdam edilecek personel için ödenmesi gereken sigorta primi işveren hissesinin asgari ücrete tekabül eden kısmı için Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır ve Mardin’in de aralarında bulunduğu 6. Bölgede “sabit yatırım tutarı oranı” kaldırılarak, tamamı 10-12 yıl süreyle Ekonomi Bakanlığı tarafından karşılanması söz konusudur.

 

Ayrıca aynı kararın 2. Maddesi ile;

 

-“h) Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından desteklenen AR-GE projeleri neticesinde geliştirilen ürünlerin veya parçaların üretimine yönelik yatırımlar” ifadesi ile TÜBİTAK ve KOSGEB AR-GE projelerinin net ve açık bir şekilde Yatırım Teşvik sistemi ile bütünleştirilebileceği belirtilmektedir. Bu şekilde 19/06/2012 tarihindeki Yatırım Teşvik kararının 17.maddesinin 1.fıkrasının h)bendindeki “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenen AR-GE projeleri neticesinde geliştirilen ürünlerin üretimine yönelik yatırımlar” ibaresine açıklık getirilmektedir.

 

Ar-Ge projeleri sonucunda oluşan çıktının patent ve faydalı belgesine sahip olması yanında bundan böyle bu belgeler düzenlenmemiş olduğu durumlarda da söz konusu çıktıların üretime yönelik yatırımların TÜBİTAK’ın görüşü alınmak suretiyle Hazine Müsteşarlığı yatırım teşvik belgesine bağlanarak firmaya 5.Bölge destekleri sağlanabilecektir. Buradaki temel şart, projenin destek sürecinin Ekonomi Bakanlığı müracaat tarihinden geriye dönük olarak 3 yıl içinde başarı ile tamamlanmış olması gerekmektedir.

 

Bilindiği gibi TÜBİTAK VE KOSGEB AR-GE projelerinin tamamlanmasından sonra bu kurumlardan alınacak yatırımın tamamlandığına dair bir yazı ile, ilgili sanayi odasına ya da Ekonomi Bakanlığına başvurularak örneğin İstanbul ya da Bursa’da asgari 1 milyon TL meblağlı arazi-arsa, bina-inşaat, makine ve teçhizat ile diğer yatırım harcaması kalemlerinin toplamından oluşan sabit yatırım tutarı için yatırım teşvik belgesi alınarak, HER YER 5. BÖLGE SLOGANI ile aşağıdaki desteklerden yararlanılmaktadır:

 

5.BÖLGE DESTEKLERİ

 

Örneğin İstanbul’da yada Bursa’da sabit yatırım tutarı en az 1 milyon TL oluyor.  Sabit yatırım tutarı: Arazi-arsa, bina-inşaat, makine ve teçhizat ile diğer yatırım harcaması kalemlerinin toplamıdır. Ar-Ge projelerinde arsa, bina inşaat giderleri desteklenmez.

 

  1. Gümrük vergisi muafiyeti:Üçüncü ülkelerden makine ithalatlarında.

 

  1. KDV istisnası.

 

  1. Faiz desteği:Bankalardan kullanılacak en az bir yıl vadeli yatırım kredilerinin teşvik belgesinde kayıtlı sabit yatırım tutarının yüzde yetmişine kadar olan kısmı için ödenecek faizin, Türk Lirası cinsi kredilerde beş puanı, döviz kredileri ve dövize endeksli kredilerde iki puanı Ekonomi Bakanlığınca toplam tutarı yedi yüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere karşılanır.

 

  1. Sigorta primi işveren hissesi desteği:Yatırımın tamamlanmasını müteakip, yatırıma başlama tarihinden önceki son altı aylık dönemde (mevsimsel özellik taşıyan yatırımlarda bir önceki yıla ait mevsimsel istihdam ortalamaları dikkate alınır) Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgesinde bildirilen ortalama işçi sayısına teşvik belgesi kapsamında gerçekleşen yatırımla ilave edilen, istihdam için ödenmesi gereken sigorta primi işveren hissesinin asgari ücrete tekabül eden kısmı Bakanlık bütçesinden 6-7 yıl süre ile toplam sigorta desteğinin sabit yatırım tutarına oranı % 35’e ulaşıncaya kadar karşılanır.

 

  1. Yatırım yeri tahsisi:Desteklerden yararlanacak yatırımlar için, 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi çerçevesinde Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara göre yatırım yeri tahsis edilebilir.
  2. Vergiindirimi:Gerçekleştirilecek yatırımlarda, 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi çerçevesinde gelir veya kurumlar vergisi, %30 yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar  % 70 indirimli olarak uygulanır.  Konunun anlaşılması için aşağıda İstanbul ili için bir örnek yer almaktadır.

 

 

 

 

İl: Bursa

Yatırım Tutarı: 1.000.000TL

Yatırıma Başlama/Yatırımı Bitirme Tarihi: 01.10.2013 /30.09.2015

Yatırıma Katkı Oranı: %30

Kurumlar vergisi indirim oranı: %70

2014 yılındaki kurum kazancı: 100.000 TL

Hesaplamalar:

Yatırıma Katkı Tutarı: 300.000 (1.000.000X0,30) TL

2014 yılı için Hesaplanan Kurumlar Vergisi:100.000×0.20=20.000 TL

Hesaplanan indirimli Kurumlar Vergisi:100.000X0.20X0.30=6.000 TL

Tahsilinden Vazgeçilen Kurumlar Vergisi: 20.000- 6.000 =14.000 TL

Bu durumda indirimli oran nedeniyle tahsilinden vazgeçilen yukarıdaki 14.000 TL’lik vergi, 300.000 TL’ye ulaşıncaya kadar firma indirimli kurumlar vergisinden yararlanır.

 

Not: Görüldüğü gibi yatırım teşvikinde örneğin 1. Bölge desteği  sadece KDV istisnası ve 3. Ülkelerden makine ve teçhizat ithalatında gümrük vergisi muafiyeti sağlarken yani yatırım teşvik proje maliyetinin %20 si kadar teşvik sağlarken, yukarıdaki 5. Bölge destekleri ile bizim hesaplamalarımıza göre bu oran %50’nin üzerine çıkabilmektedir.

Yeni Tübitak Proje Formatındaki Değişiklikle Ar-Ge Projesi Yazarken Swot Analizi Yapılmalı

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 16 Haziran 2014 - 8:05

YENİ TÜBİTAK PROJE FORMATINDAKİ DEĞİŞİKLİKLE AR-GE  PROJESİ YAZARKEN SWOT ANALİZİ YAPILMALI

 

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe Fonları Uygulayıcısı, YMM
&
Selim KÜRTÜNLÜ
Makine ve Ar-Ge mühendisi

 

Ar‐Ge projeleri hazırlanırken gerek TUBİTAK’a ve KOSGEB’e, gerek Avrupa Birliğinin H2020 Araştırma ve yenilik çerçeve  programlarına başvurmadan önce, ürün ve prosesin bir swot analizi yapılması gerekmektedir. Nitekim 2014 Mayıs sonunda TÜBİTAK Ar-ge proje formatında yapılan son değişiklikle  swot analizi ilgili şu konular sorgulanmaktadır:

 

D.1 Ekonomik Öngörüler Ticari Başarı Potansiyeli

 

Proje çıktısının ticarileşme / ekonomik yarara dönüşme potansiyelini değerlendirerek;

a)      Hedeflenen kullanım alanları, yurtiçi ve yurtdışı pazarların büyüklüğü, sözkonusu pazarlara erişim stratejisi, olası müşteriler ve rakiplerin mevcut pazar payları hakkında bilgi veriniz.
b)Proje çıktısının müşterisi (yurtiçi, yurtdışı), kullanılacağı sektör, ülkemize ithal ikamesi sağlama potansiyeli, proje çıktısının satışından beklenen kâr ve proje sonrasında proje çıktısına benzer/ilişkili konularda yeni siparişler alma potansiyeli hakkında bilgi veriniz.

 

c)Proje çıktısının kuruluş verimliliğine, maliyet düşüşüne, kalite artışına ve rekabet gücüne beklenen katkılarını sayısal veriler kullanarak belirtiniz.

 

SWOT’UN AÇILIMI

 

Swot analizinin kelime anlamı, projenin, firmanın, ürünün güçlü zayıf yönlerini ortaya çıkarmak ve zayıf yönlerinin üzerine Bilimsel ve teknik bir bakış açısı ile giderek, gidermek diyebiliriz. Bir swot analizi yapılırken aşağıdaki 4 soru sorulmalı, objektif bir şekilde değerlendirilerek kayıt altına alınmalıdır.

1. Projenin/ürünün/firmanın kuvvetli (strenghts) yönleri nelerdir?

2. Projenin/ürünün/firmanın zayıf (weaknesses) yönleri nelerdir?

3. Projenin/ürünün geliştirilmesindeki fırsatlar(opportunities) nelerdir?

4. Projenin/ürünün tehditleri(threats) nelerdir?

 

 

ÖRNEK BİR SWOT ANALİZİ

 

Swot analizi gerçekleştirmek için, bir yazılım ürününü ele alalım. Analizimizi yazılım ürünü üzerinden gerçekleştirelim.

 

1.Geliştirilmesi düşünülen yazılım ürünün güçlü yönleri

 

a. Yazılım ürününü gerçekleştiren ekip, daha önceden aynı sektörde bir fiil çalışmış ve tüm süreçleri operasyonel bazda manuel olarak gerçekleştirmiş. Dolaysıyla gerçekleştirilecek uygulamanın(yazılım ürünü) tüm süreçleri kapsayacaktır.

b. Uygulama geliştirilme aşamasında tamamen kullanıcı dostu, ara yüzler, temalar son kullanıcı tarafından kendileri tarafından değiştirebilinecektir.

c. Uygulama tüm bilinen veri tabanları (database) ile (mssql, firebird, oracle, mysql gibi) çalışabilecektir. Bu durumda uygulamayı kullanacak firma daha önce bir veri tabanı almış ise, bu uygulama için yeni bir veri tabanı almaya ihtiyacı kalmayacaktır.

d. Uygulama, firmanın kendi yapısına göre, zorunlu alanlar dışında (field) yeni alanları ekleyebilecek bir şekilde(veri tabanı dosyalarına yeni bir alan ekleme gibi) geliştirilecektir. Böylece firmanın kendine özgü değişiklikler için kendi hayal gücüne göre yeni eklemeler yapabilecektir.

e. Uygulama, diğer uygulamalardan veri alabilme ve veri verebilme için web service teknolojisi kullanabilecektir. Böylece firmanın elindeki diğer uygulamalardaki veriler için dublicate (çift) kayıt yapmasına gerek kalmayacaktır.

f. Uygulama takip süreçlerini izleyebilmek için aynı zamanda mobil teknoloji kullanılacaktır. Akıllı telefonlar ile takip süreçleri, sonuçları izlenebilecektir.

 

2. Geliştirilecek uygulamanın zayıf yönleri

 

a. Geliştirilecek uygulama Windows işletim sisteminin tüm platformlarında çalışmaktadır.(win32/win64) Fakat Unix işletim sistemi yüklü bilgisayarlarda çalışmamaktadır. Ayrıca web tabanlı bir yazılım olmadığı için, web browser üzerinde de çalışmamaktadır.

b. Uygulama geliştirilirken sadece Türkçe dili kullanılmakta olup, sektöre özgü İngilizce kavramlarına tam olarak vakıf olunmadığından dolayı İngilizce dil desteği şu an için hazırlanamayacaktır.

 

3. Geliştirilecek ürün ile ilgili fırsatlar

 

a. Geliştirilmesi düşünülen uygulamanın benzerleri yurt dışından internet ortamında satılmakta ve Türkiye’deki son kullanıcılar tarafından kullanılmaktadır. Bu uygulamanın Türkçe olarak piyasaya çıkması ve kullanıcıların öncelikle beta sürümlerini kullanması ve geri bildirimler neticesinde uygulamanın nihai hali almasına müteakip, piyasaya çıkartılacak nihai ürünün İngilizce, Fransızca ve Çince dil destek modülleri ile tüm dünyaya pazarlanması söz konusu olabilecektir.

b. Bu uygulamanın geliştirilmesinde görev alacak personelin, sektöre ihtiyaçlarına uygun yazılım geliştirilmesine özgü bilgi birikimleri artarak, gerek firma, gerek personel bilgi stoklarında artacaktır.

c. Uygulamanın kullanılacağı sektöre özel ilk yazılım olmasından dolayı, uygulamanın başarılı olması ile birlikte, sektörün ihtiyacı olan diğer uygulamaları hazırlamak için bir geçiş noktası olacaktır.

 

4. Uygulamanın geliştirilmesinde sonraki tehditler

 

a. Yurt dışındaki rakipler, gerek Windows tabanlı gerekse web tabanlı yazılımlar gerçekleştirmiştir. Uygulamamızın Windows tabanlı olmasından dolayı, tercih edilmesi yönünde sıkıntılar yaşanabilir. Bu tehdidin giderilmesi için uygulamanın nihai olarak piyasaya sürülmesinden sonra, 18 aylık süreçte. NET teknolojisi kullanılarak, web üzerinde çalışır hale getirilmesi gerekmektedir.

b. Geliştirilen uygulama Windows API fonksiyonlarını kullanmasından dolayı, ilerleyen zaman diliminde, Windows işletim sistemlerinin güncellenmesi durumunda, Windows API fonksiyonlarında olası değişikliklerden dolayı ”bug/hatalar”lar oluşabilecektir. Uygulamayı geliştiren kişiler bu duruma hazırlıklı ve uyanık olmaları gerekmektedir.

c. Geliştirilen uygulamanın mobil tarafı için, outsourcing (dış kaynak) kullanımı ile gerçekleştirilmesinden dolayı, outsourcing hizmeti alınan kişiler ile yaşanabilecek olumsuzluklar, sonraki version değişikliklerinde sıkıntılar yaşanabilmesine neden olacaktır.

 

SONUÇ

Yukarıda bir Ar‐Ge projesinin çıktısı için örnek bir çalışma yapılmıştır. Vaka olarak bir yazılım geliştirilmesi(uygulama) geliştirilmesi seçilmiş fakat proje hazırlanırken proje çıktısı her ürün için hazırlanabilir.

Swot analizinin yapılmasından sonra, aşağıdaki sistematik yaklaşımların gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

  • Güçlü yönler ile fırsatların uyumlaştırılması,(Güçlü yönlerin fırsatlardan yararlanacak şekilde kullanılması)
  • Zayıflıkları güçlü yönlere dönüştürecek stratejiler geliştirilmesi,
  • Tehditlerin güçlü yanlar ile bütünleştirilebilecek fırsatlara dönüştürülmesi.

Onaylanan Tübitak Projeleri İle İlgili Ar-Ge İndiriminden Yararlanılması İçin YMM Tasdik Raporunun Haziran Sonuna Kadar Vergi Dairesine Verilmesi Gerekiyor

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 15 Haziran 2014 - 18:12

ONAYLANAN TÜBİTAK PROJELERİ İLE İLGİLİ  AR-GE İNDİRİMİNDEN YARARLANILMASI İÇİN YMM TASDİK RAPORUNUN HAZİRAN SONUNA KADAR VERGİ DAİRESİNE VERİLMESİ GEREKİYOR

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM, Baş Denetçi

 

GİRİŞ

 

Yeminli Mali Müşavir(YMM) ile Denetim ve Tasdik Sözleşmesi olmayan  firmaların 2013 yılına ait ar-ge indirimi ile ilgili olarak  YMM’nin  tasdik ettiği raporu  41 Seri No.lu SM, SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği’nin II numaralı bölümünde tasdik raporlarının ilgili yıl gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri ile birlikte veya beyannamenin verildiği ayı takip eden iki ay içerisinde verilmesi gerektiği belirtilerek, Haziran sonuna kadar ilgili Vergi Dairesine ibrazı gerekmektedir.

 

5746 Sayılı Kanun kapsamındaki  ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİNE İLİŞKİN UYGULAMA VE DENETİM YÖNETMELİĞİ’nin  8.maddesine göre;

–           Hesaplanan Ar-Ge indirimi, yıllık gelir ya da kurumlar vergisi beyannameleri ile geçici vergi beyannamelerinin ilgili satırına yazılır.

– İlgili dönemde kazancın yetersizliği nedeniyle indirim konusu yapılamayan Ar-Ge indirimi tutarı sonraki hesap dönemlerine devredilir. Devredilen tutarlardan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki dönemlere ait olanlar, takip eden yıllarda Vergi Usul Kanununa göre her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır.

–          Ar-Ge ve yenilik harcamalarının, işletmelerin diğer faaliyetlerine ilişkin harcamalarından ayrılarak, Ar-Ge indiriminin doğru hesaplanmasına imkân verecek şekilde muhasebeleştirilmesi zorunludur.

 

VERGİ DAİRESİNE VERİLECEK BELGELER VE YMM RAPORU
İlgili Yönetmeliğin 9.maddesine göre;

Ar‐Ge İndiriminden yararlanacak işletmeler, Yıllık Kurumlar Vergisi

Beyannamesi ekinde aşağıda belirtilen belgeleri bağlı bulunulan Vergi Dairesine

– Ar‐Ge İndirimine konu olan harcamaların ana gruplar itibarıyla yıllık tutarları ve ayrıntılı dökümünü gösteren liste,

– Çalışanların projeler itibariyle sayıları ve nitelikleri, bu personelin projelerde görev aldığı süreler, ücretleri, kesilen ve istisna edilen vergi tutarlarını gösteren liste,

– Dışarıdan alınan danışmanlık, ekspertiz ve benzeri hizmetlere ilişkin olarak, hizmet sağlayan kişi/kurum adı, T.C. kimlik no/vergi kimlik numarası, alınan hizmetin mahiyeti, fatura tarihi ve numarası, tutarı, stopaj ve KDV tutarına ilişkin liste.

Bu liste ve belgeleri de içeren Yeminli Mali Müşavir Tasdik Raporunun ilgili mevzuatta belirtilen süre içinde bağlı bulunulan Vergi Dairesine verilmesi

Firmanın YMM ile Tam Tasdik Sözleşmesi var ise, söz konusu belgelere Tam Tasdik Raporu ekinde yer verilmiş olması durumunda, Ar‐Ge İndirimine ilişkin olarak ayrıca Tasdik Raporu düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.

Mevzuatta ve uygulamada Ar-Ge İNDİRİMİ  ile ilgili  olarak elde ettiğimiz deneyimi ve tecrübemizi  paylaşmak ve eleştirel tartışmak  için aşağıda analiz etmek istiyoruz. Bu analizimiz TÜBİTAK ar-ge projeleri ile ilgili olup,KOSGEB Ar-ge ve İnovasyon destek programı ile ilgili YMM tasdik raporu konusunda  ben şahsen bir bilgiye sahip değilim,bu konuda da çalışmamız lazım.

 

ARGE İNDİRİMİNİN HESAPLANMASI AÇISINDAN İKİ DÜZENLEME ARASINDAKİ FARKLAR

ArGe Fonlarının Muhasebeleştirilmesi

Mükellefler bünyelerinde yürüttükleri Ar‐Ge projesi kapsamında faydalanmak istedikleri “Ar‐Ge İndirimi” konusunda, 1 Seri No.lu 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’ndeki “10.2. Ar‐Ge indirimi” kısmında tanımlanan düzenlemeyi ya da 5746 Sayılı Kanuna bağlı olarak çıkarılan Uygulama ve Denetim Yönetmeliği’nde açıklanan esas ve uygulamaları seçebilir veya uygulamada gözlemlediğimiz gibi, Ar‐Ge indiriminden yararlanmayıp, sadece Ar‐Ge fonundan yararlanmayı tercih edebilir. Söz konusu iki düzenlemenin kapsam ile uygulama usul ve esasları birbirinden farklılıklar içermektedir. Aynı Ar‐Ge projesi için iki uygulamayı birlikte Ar‐Ge indiriminde kullanmaları mümkün değildir. 5520 Sayılı Kanun uygulamasını tercih edip 263’de aktifleştirilen Ar‐Ge harcamalarının % 100’ünü kurum kazancından indiren mükellef, Kamu Kurum ve Kuruluşlarından (örneğin TÜBİTAK’dan) gelen hibeyi bilanço pasif kalemi olan 549 özel fon hesabına kaydetmeyerek, 602 numaralı Diğer Gelirler Hesabının alacağına kaydetmesi gerekir. 5746 sayılı Kanunun ilgili Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliğin 8/3 maddesinde; “Kanun kapsamında Ar‐Ge indiriminden yararlananlar, Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin (9) numaralı bendi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmünden ayrıca yararlanamazlar” denilmektedir.

 

Mükellef, bünyelerinde yürüttükleri Ar‐Ge Projesi kapsamında faydalanmak istedikleri “Ar‐Ge İndirimi” konusunda, 5746 sayılı Kanun uygulamasını seçebilir. Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliği’nin 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen “Bu hesapta yer alan tutarlar, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre vergiye tabi kazancın tespitinde gelir, Ar‐Ge İndirimi tutarının tespitinde Ar‐Ge harcaması olarak dikkate alınmaz. Bu şekilde sağlanan karşılıksız fonlardan yapılan harcamalar yapıldığı yere göre doğrudan gider ya da amortismana tabi iktisadi kıymet olarak muhasebeleştirilir” hükmüne göre hareket edilmesi zorunludur. Bu durumda Kamu Kurum ve Kuruluşlarından (örneğin TÜBİTAK’dan) gelen hibe, 549 numaralı özel fon hesabına kaydedilerek ticari kazanç matrahına dâhil edilmez,549’daki bu fon hesabı  5 yıl süre ile sermaye artışı dışında örneğin kar dağıtımına konu olursa vergiye tabidir.

 

263’deki aktifleştirilen Ar‐Ge harcamalarından TÜBİTAK’dan gelen hibe düşülerek, kalan tutar ilgili dönemde net yapılan “Ar‐Ge İndirimi” olarak kabul edilir ve Kurumlar Vergisi ya da Geçici Vergi matrahından indirime gidilir. Kuruluş yukarıda belirtilen işlemler dışında dönem içinde Geçici Vergi matrahından Ar‐Ge indirimini düşmesi durumunda, her geçici vergi döneminde 751 yansıtma hesabı üzerinden 263 nolu Araştırma ve Geliştirme Giderleri Hesabına aktifleştirme kaydının yapılması söz konusudur.

 

Öte yandan 5746 sayılı Kanununa göre kar yetersizliği nedeniyle Ar-Ge indiriminin tamamı vergi matrahından indirilmeyip müteakip yıla devredilirse bu takdirde yeniden değerlendirme oranı ile endekslenmesi gerekir. Ayrıca, devredilen Ar-Ge İndiriminin nazım hesaplarda ve Kurumlar Vergisi Beyannamesinde gösterilmesi zorunludur. Oysa 5520 sayılı Kanununa göre devreden Ar-Ge İndirimine yeniden değerlendirme oranı uygulanarak endeksleme farkı hesaplanmaz, ancak nazım hesaplarda ve Kurumlar Vergisi Beyannamesinde gösterilmesi şarttır.

 

ArGe Departmanı

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanun’un ilgili Tebliğinde; Ar‐Ge indirimi için mükelleflerin Ar‐Ge departmanı kurmaları ve Ar‐Ge’de görev alan personelin tam zamanlı çalışması halinde söz konusu personel giderinin Ar‐Ge harcaması olarak kabul edilebileceği belirtilmektedir. 5746 Sayılı Kanun’un ilgili Yönetmeliğinde ise ayrı bir Ar‐Ge departmanının kurulmasına gerek olmadığı (çoğu KOBİ’lerde ayrı bir Ar‐Ge departmanın bulunmadığını gözlemlemekteyiz ve Kamu Kurum ve Kuruluşları da karşılıksız destek verirken ayrı bir Ar‐Ge departmanı kurmak zorunluluğu aramamaktadır) ve personelin de Ar‐Ge projesinde kısmi yani adam/ay oranına göre çalışabileceği, çalışılan kısma isabet eden personel giderinin Ar‐Ge harcamasına dâhil edebileceği belirtilmektedir. Bu durumda, adam/ay oranı (1) in altında olan projelerin 5520 sayılı Kanun’un ilgili Tebliği’nde belirtilen Ar‐Ge İndirimini seçmeleri durumunda, bize göre personel giderini Ar‐Ge indirimi olarak dikkate almamaları gerekir.

 

ArGe Harcamalarının İtfası

Ar‐Ge projesi tamamlandıktan sonra, 263’deki Ar‐Ge harcaması, bu hesapta tutulmaya devam edilerek % 20 oranlı amortisman ile 5 yılda itfa edilerek, 630 Ar‐Ge gideri hesabına borç / 268 birikmiş amortisman hesabına alacak kaydedilir.

Aktifleştirilen Ar‐Ge harcamasının 263 nolu hesapta tutulup da, örneğin satışa konu olmayarak, kendi ihtiyacı olan makine ya da ekipmanda 253 nolu hesaba transferinin yapılmamasının başka bir yönü de; 1501 TÜBİTAK Sanayi Ar‐Ge projelerinde firmanın bilançosundaki 263 Ar‐Ge gideri hesabında harcama kaydının bulunması halinde % 40 olan temel destek oranına, % 5 ila 10 oranında değişen ilave desteğin eklenmesidir.

 

Oransal Destek

TÜBİTAK tarafından desteklenen Ar‐Ge projelerinde her iki düzenleme için (M013 formunda) alet, teçhizat, makine, ekipman, yazılım, test cihazlarının harcama bedellerinin tamamı değil kullanım süresine göre amortisman payı, Ar‐Ge giderlerine dahil edilir (Tedarik edildiğinde alet, teçhizat, makine, ekipmanlar, test cihazları 253 no.lu hesaba, bilgisayarlar 255 no lu hesaba, yazılım programları da 260 nolu hesaba KDV hariç fatura bedelinin tamamı üzerinden kayıt yapılır).

 

Bu kapsamda örneğin TÜBİTAK tarafından desteklenen Ar‐Ge projelerinde alet, teçhizat, makine ve ekipmanlar Ar‐Ge projesi bittikten sonra üretimde kullanılacak ise, oransal olarak desteklenmektedir. Başka bir ifadeyle maliyet bedelinin % 100’ü desteklenecek harcama toplamına dâhil edilmemekte; TÜBİTAK KOBİ Ar-Ge projelerinde fatura bedelinin %40’ı harcama tutarına dahil edilir, bunun da % 75’i bulunarak (başka bir deyişle toplamda fatura matrahının %30) hibe desteğine konu olur. 1501 Sanayi Ar-Ge Projelerinde fatura bedelinin %40’ı harcama tutarına dahil edilir, bunun da %40 ila %60 hesaplanarak hibe desteğine konu olur. İki düzenleme arasındaki fark; 5520 sayılı düzenlemeye göre Ar‐Ge faaliyetleri dışında kullanılan makine ve ekipmanın amortismanı Ar‐Ge gideri olarak kabul edilmez iken, 5746 sayılı düzenlemeye göre kullanım süresine bağlı olarak hesaplanan amortisman, Ar‐Ge gideri olarak kabul edilmektedir.

 

Firma Dışından Hizmet Alımı

5520 sayılı Kanunun çerçevesinde hareket edilen bir Ar‐Ge projesinde, dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetler için (örneğin TÜBİTAK tarafından desteklenmesi uygun bulunan bir Ar‐Ge projesinde M014 analizler ve testler için, M015 dışarıya yaptırılan fason işçilikler ve danışmanlık için) toplam proje bütçesi içerisinde herhangi bir sınır yoktur. Oysa 5746 sayılı Kanuna göre toplam gerçekleşen Ar‐Ge proje bütçe içerisinde bu şekilde alınan danışmanlık hizmeti ve diğer hizmet alımlarına ilişkin harcamalar, Ar‐Ge ve yenilik harcaması kapsamında gerçekleştirilen toplam harcama tutarının %20’sini geçemez.

 

SONUÇ

 

Uygulamada ar-ge indirimi uygulayan bazı firmaların YMM tasdik raporu diye TÜBİTAK’a verilen AGY 500 denetim ve tasdik raporunu  algıladıklarını gözlemliyoruz.Bu rapor TÜBİTAK ‘tan elde edilecek hibe ödemelerine ait harcama ve gider kalemlerinin YMM tarafından tasdiki ile ilgili olup,yukarıda detayları anlatılan  ve vergi dairesine verilen tasdik raporu  ise   kurumlar vergisi matrahından indirilecek ar-ge indirimi ile ilgilidir.

Deneyimlerimize Göre Tübitak’a İlk Kez Ar-Ge Projesi Veren Firmalar İçin Haziran Ayı Kritik Ay

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 12 Haziran 2014 - 16:27

DENEYİMLERİMİZE GÖRE TÜBİTAK’A İLK KEZ AR-GE PROJESİ VEREN FİRMALAR İÇİN HAZİRAN AYI KRİTİK AY

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM

 

 

Geleneksek üretim yöntemlerine göre rutin ürün üreten firmalar için, yeni ya da iyileştirilmiş ürün  imalatı ve bunun için araştırma yapmak riskli bir girişimdir. Çünkü yeni ürün üretmek riskli bir iştir, birçok bilimsel,teknolojik ve piyasa belirsizlikleri içermektedir.Ancak küresel rekabette başka seçenek de yoktur.Bu firmaların yöneticilerin bir kısmı yenilik ve araştırma çalışmaları için proje yapma ve risk paylaşımının fonlanması için  TÜBİTAK ya da KOSGEB’e  proje verme konusundaki toplantılarımızda şöyle bir tutum içinde oluyorlar “Önce projenin kabulünü ve hibe havalesini görelim,sonra bu işe inanırız”.Oysa bize göre doğru yaklaşım “inanmak ve bu doğrultuda çaba göstererek inandığını görmek”.Kuşkusuz böyle bir bakış açısı pozitif duygu oluşturarak,süreci kolaylaştırıyor.

Bu bağlamda Haziran ayının TÜBİTAK ya da KOSGEB’e ar-ge ve yenilik projesi verildiğinde örneğin TÜBİTAK’ta ödemeler yılda 2 defa Ocak-Haziran ve Temmuz-Aralık dönemlerinde yapıldığından, projenin kabulü halinde Haziran ayına ait personel giderleri ile kavram geliştirme, ön prototip hazırlık çalışması masraflarının belli bir kısmını  en geç Eylül ayında verileceği ar-ge yardımı istek formu ile Kasım ayı sonuna kadar aldığından ve eline hibe geçtiği için bu işe inanmakta ve motive olmaktadır. Oysa Temmuz ayından itibaren proje verirse,eline ancak 2015 Mayıs sonlarına doğru hibe havalesi geçeceğinden motivasyonu azalarak,proje vermekten vazgeçebilmektedir.

 

BİZE GÖRE İZLENECEK YOL

Haziran ayının sonuna kadar ar-ge projesi vermeyi düşünen firmalar için uygulamadaki deneyimlerimize göre iki yol, yöntemi birbirinden ayırmakta yarar var:

 

1.PROJE ÇIKTISI 100.000 TL’NİN ÜZERİNDE PAZARLANABİLİR BİR ÜRÜN İSE

Bu koşulda  Firma , ihtiyacı varsa program ve bilgisayar talebi ile birlikte ürün yeniliği içeren örneğin bir makinenin tasarımı, prototip imalatı ve testi için ar-ge projesini  1507 destek programına KOBİ ise 500.000 TL’ye kadar üst limitli 2 proje(ya da ortaklı projelerde 2 ortaklı,3 tekli olmak üzere 5 proje)hakkının ilkini Haziran’da ,diğerini Temmuz ayında TÜBİTAK’a vererek proje maliyetinin % 75’ine kadar hibe alabilmekte,ayrıca proje onayından sonraki dönemde projede görev alan personeller için projedeki süresine yani adam /ay oranına göre % 80 stopaj desteği, SGK işveren payının yarısının istisna edilmesi ile kurum vergi matrahından indirilmek üzere % 100 ar-ge indirimi sağlamaktadır. KOBİ olmayan büyük firmalar 1501 sanayi destek programı  için hibe oranı % 40 ile 60 arasında seyretmektedir (KOBİ’ler 2.projeden yada ortaklıda 5.projeden sonra proje vermeyi sürdürdüklerinde bu programa girerler).

 

2.PROJE ÇIKTISININ FİYATI DÜŞÜK İSE

Ürün yeniliği  örneğin pvc kapı sisteminde bir parça,vida,otomotivde bir aparat,mobilyada bir yay gibi fiyatı sözgelimi 2-3 bin TL’nin altında bir çıktı ise ,bu durumda ürün yeniliği bütçesi çok düşük kalmakta olup,ürün yeniliği için proseste özel bir makine,otomasyon,ekipmana ihtiyacı olup, bu makinenin tasarımını yapacak mühendis kadrosu ve çekirdek teknolojik yeteneği mevcut ise , firma süreç yeniliği maliyetini projeye dahil edebilir. Bu durumda verilecek proje ürün+süreç yeniliği projesi olur. Firma mevcut mühendis kadrosu ve teknolojik alt yapısı ile özel makinenin tasarımını ve prototip imalatını kendi firma bünyesinde yapabileceği gibi alternatif bir seçenek olarak makinenin  araştırmasını ve tasarımını bizzat içselleştirerek  kendisi yaparak imalat çizimine göre malzeme imalatını firma dışındaki firma/firmalara yaptırabilir.

 

SONUÇ

Çok hızlı hareket edip,bugünü iyi kullanmak gerekliliği ortada.Uygun şartlar gelecek diye beklemektense,aklımızı kullanıp yenilikçi ve araştırma kültür ve alt yapımız mevcut ise,proje verip eksiklikler ortaya çıktığında revize edilmesi bizce daha uygun yoldur.

AB’nin H2020 Araştırma ve Yenilik Programı Bizce Tübitak Projelerini Yazmak İçin de Mutlaka İncelenip Analiz Edilmeli

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 11 Haziran 2014 - 8:07

AB’NİN H2020 ARAŞTIRMA VE YENİLİK PROGRAMI

  BİZCE  TÜBİTAK PROJELERİNİ  YAZMAK İÇİN DE MUTLAKA  İNCELENİP ANALİZ EDİLMELİ

 

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM, Baş Denetçi

 

 

Avrupa Birliği’nin 2014‐2020 yıllarını kapsayan 71 milyar €’luk bütçesi ile “HORİZON 2020 Araştırma ve Yenilik Çerçeve Programı” (H2020) 11 Aralık 2013 tarihinde çağrıları açıklanarak, Ocak 2014 başında uygulamaya başlanmış ve 2014-2015 yıllarını kapsayan yaklaşık 15 milyar €’luk çağrılar için kaynak ayrılmıştır. Aşağıda bu program hakkında temel bilgiler verilmektedir. TÜBİTAK’ın 2014 Mayıs sonunda yaptığı köklü proje formatı değişikliklerinde  ,H2020 bilgilerinin önemli bir etkisi  olduğunu düşünmekteyiz. Bu bakımdan H2020’nin iyi analiz edilmesi gerektiği görüşündeyiz. Avrupa Birliği projeleri genellikle çağrılara bağlı ve  farklı ülkelerden ortalama en az 5 firmanın katıldığı konsorsiyum projeleri iken,TÜBİTAK’ta genellikle başvurulan 1507 KOBİ ile 1501 Sanayi ar-ge projeleri neredeyse tamamına yakını tekil projelerdir.

 

Bu Programın öncelikli 3 ana alt bileşeni bulunmaktadır.

 

H2020’NİN ÖNCELİKLİ 3 ANA ALT BİLEŞENİ

 

1. ENDÜSTRİYEL LİDERLİK (Industrial Leadership): Endüstriyel alanında liderliğin sağlanması ve rekabetçiliğin arttırılmasını öngören bu alt programın bütçesi 17 milyar € olup, alt gruplandırılması şu şekildedir:

– Kolaylaştırıcı ve Endüstriyel Teknolojiler alanında Liderlik (Leadership in enabling and industrial technologies) 13.557 milyon Euro (BİT. fotonik, mikro ve nanoelektrik, nanoteknoloji, ileri malzemeler, ileri imalat ve süreç teknolojileri, Biyoteknoloji, uzay gibi Etkinleştirici Anahtar

Teknolojiler‐KET),

– Risk Sermayesine Erişim (Access to risk finance) 2 842 milyon Euro (araştırma ve yenilik faaliyetlerinde özel finansman ve risk sermayesi kaldıracı için),

– KOBİ’ler için Yenilik Araştırma Programı (Innovation in SMEs) 616 milyon Euro olup, H2020 kapsamında 5,6 milyar € işbirliği projeleri ile 3 milyar €’ yeni KOBİ aracı (SME Instrument) vasıtasıyla toplam 8,6 milyar €’luk bir fon doğrudan KOBİ’lere ayrılmıştır.

 

2. TOPLUMSAL SORUNLARA ÇÖZÜMLER (Societal Challenges): Aşağıdaki 6 konuda araştırma ve yenilik faaliyetlerinin 30 milyar €’luk hibelerle desteklenmesi öngörülmektedir:

 

– Sağlık, aktif yaşlanma ve refah (Health, demographic change and wellbeing)  7 472  milyon Euro,

 

– Gıda güvenliği, sürdürülebilir tarım ve biyoekonomi (Food security, sustainable agriculture, marine and maritime research and the bioeconomy) 3 851  milyon Euro,

– Güvenli, temiz ve etkili enerji (Secure, clean and efficient energy) 5 931 milyon Euro,

– Akıllı, temiz ve entegre ulaşım (Smart, green and integrated transport) 6 339 milyon Euro,

– İklim değişikliği ve kaynak verimliliğinin arttırılması‐hammaddeler dahil (Climate action, resource efficiency and raw materials) 3 081 milyon Euro,

– Kapsayıcı, yenilikçi ve güvenli toplumlar (Inclusive, innovative and secure societies)  3,0  milyon  Euro.

 

3. BİLİMSEL MÜKEMMELİYET (Excellent Science): Birliğin dünya çapında bir bilimsel mükemmeliyete sahip olması için bilimsel altyapısının düzeyini yükseltmeyi amaçlamaktadır. 24,4 milyar €’luk bu bileşenin alt kırılımı şöyledir:

 

– Avrupa Araştırma Konseyi (The European Research Council) 13 095 milyon euro (temel araştırma için),

– Yeni ve Gelişen Teknolojiler (Future and Emerging Technologies) 2 696 Milyon Euro (BİT dışında diğer alanların da katkısına açılmıştır),

– Marie Curie Faaliyetleri 6 166 milyon Euro (eğitim, kariyer planlama ve sanayi‐akademi işbirliği)

– Araştırma Altyapıları (European research infrastructures ‐including e‐Infrastructures) 2 488 milyon Euro.

 

H2020’DE FAALİYET TİPLERİ

 

İş programlarında aşağıdaki 4 faaliyet tiplerinden biri yer almakta olup, bu faaliyet tiplerine göre proje faaliyeti ve hibe oranları farklılık göstermektedir.

 

1.Araştırma ve Yenilik Faaliyetleri

 

Araştırma ve Yenilik Faaliyetlerin Tanımı: Yeni bilginin oluşturulmasına ve/veya yeni ya da iyileştirilmiş teknoloji, ürün, süreç, hizmet ve çözümüne dair yapılabilirliğin, fizibilitenin araştırılmasına yardım eden faaliyetlerden meydana gelir. Bu amaçla, laboratuar ya da simüle edilmiş (benzetilmiş) ortamdaki küçük çaplı prototipler için temel ve uygulamalı araştırmaları, teknoloji geliştirme ve entegrasyonu, test ve doğrulamayı içerebilir. Projeler, uygulamalı ortam içinde teknik yapılabilirliğini göstermeye yardımcı olmak amacıyla sınırlı ölçüde demonstrasyon ya da pilot faaliyetleri kapsayabilir ((Kaynak:Horizon 2020  Work Programme 2014-2015 ,18.General Annexes sayfa 8).

 

 

Hibe oranı: %100 (% 25 genel giderlerin-ovearhead- ilavesiyle bu oran % 125’e çıkabilir). Birbirinden bağımsız en az 3 tüzel kişinin projeye katılması gerekmektedir.

 

2.Yenilik Faaliyetleri

 

 

 

Yenilik Faaliyetlerin Tanımı: Ağırlıklı olarak yeni, değiştirilmiş ya da iyileştirilmiş ürün, süreç ya da hizmetlerin üretim planları ve ayarlamaları ya da tasarımının oluşturulmasına doğrudan yardım eden faaliyetleri kapsar. Bu amaçla, prototip, test, demonstrasyon, pilot tesis, büyük ölçekli ürün doğrulama ve piyasaya sunulmasını kapsar.

 

Demonstrasyon ya da pilot tesis, sınai ya da başka şekilde uygun olduğunda büyük ölçekli prototip yada demonstrasyon içerek şekilde uygulamalı ortamda yeni ya da iyileştirilmiş teknoloji, ürün, süreç, hizmet ya da çözümünün teknik ve ekonomik uygunluğunun doğrulanmasına yardım ederler.

 

Pazara sunum (market replication), doğrulanmış, kanıtlanmış yeniliklerin ilk piyasaya sunumu ve pazarlama hatalarının/engellerinin ortadan kaldırılmasına yardım eder. Daha önce piyasaya başarı ile sunulmuş yeniliklerin yeniden çoklu olarak piyasaya sunulması, yenilik faaliyeti değildir. Bu anlamda “ilk”in anlamı Avrupa piyasasına ya da ilgili sektöre ilk sürülmesi demektir. Çoğu kez projeler piyasadaki gerçek uygulamalı sistem seviyesinde teknik ve ekonomik performanslarının doğrulanmasını içerir. Projeler sınırlı ölçüde araştırma ve geliştirme faaliyetleri içerebilir.

((Kaynak:Horizon 2020  Work Programme 2014-2015 ,18.General Annexes sayfa 8).

Hibe oranı: %70 (%25 genel giderlerin-ovearhead- ilavesiyle bu oran %87,5’a çıkar). Projede birbirinden bağımsız minimum 3 tüzel kişiliğin katılması zorunludur.

 

Aslında ana faaliyet türlerinin ayrımında aşağıdaki H2020’nin iş programlarında yer alan  Teknoloji Hazırlık Seviyeleri (Technology readiness levels (TRL)  tablosu büyük önem taşımaktadır:

 

– TRL 1 – basic principles observed (Gözlenen temel prensipler)

– TRL 2 – technology concept formulated (formüle edilmiş teknoloji konsepti)

– TRL 3 – experimental proof of concept (Kavram ya da konseptin deneysel kanıtlanması)

-TRL 4 – technology validated in lab (Laboratuvar seviyesinde teknolojinin uygunluğunun saptanması)

– TRL 5 – technology validated in relevant environment (industrially relevant environment in the case of key enabling technologies) (Anahtar kolaylaştırıcı teknolojilerde ilgili sınai çevrede teknolojinin uygunluğunun sağlanması)

– TRL 6 – technology demonstrated in relevant environment (industrially relevant environment in the case of key enabling technologies) (sınai ilgili çevrede teknolojinin demosu)

– TRL 7 – system prototype demonstration in operational environment (uygulamalı çevrede sistem prototipin demosu)

– TRL 8 – system complete and qualified (sistemin tamamlanması ve kalitesinin sınanması)

– TRL 9 – actual system proven in operational environment (competitive manufacturing in the case of key enabling technologies; or in space)(uygulamalı rekabet edilebilir imalatta sistemin gerçek anlamda kanıtlanması).

Genel olarak ifade edecek olursak,yenilik faaliyetleri TRL 6’dan itibaren başlamaktadır.

3.KOBİ ARACI  (SME INSTRUMENT) (Small and Medium Sized Enterprise).

 

Avrupa Birliği’nde KOBİ tanımı:

 

Çalışan sayısı: <250,

Yıllık net satış hasılatı: ≤ 50 milyon €

Yıllık bilanço toplamı : ≤ 43 milyon €

Bağımsızlık (başka firma hissesi): < % 25

 

Tek başına KOBİ’nin ilgili H2020 çerçeve programına başvurmasının mümkün olduğu bu araç, üç ana fazdan oluşmaktadır.

 

Faz 1: Kavram ve Fizibilite analizlerinden oluşmakta olup, çıktısı “İş Planı 2”dir.  Konunun önemi nedeniyle General Anexes ‘deki  İngilizce açıklaması şöyledir:

 

Description: Feasibility study verifying the technological/practical as well as economic viability of an innovation idea/concept with considerable novelty to the industry sector in which it is presented (new products, processes, design, services and technologies or new market applications of existing technologies). The activities could, for example, comprise risk assessment, market study, user involvement, Intellectual Property management, innovation strategy development, partner search, feasibility of concept and the like to establish a solid high-potential innovation project aligned to the enterprise strategy and with a European dimension.

“Bütçesi sabit olarak 50.000 € olup, süresi 6 ay,yaklaşık 10 sayfalık proje önerisi.

 

Faz 2: İnovasyon ve Ar-Ge faaliyetleri olup; dizayn, prototip, test, klinik deneyler gibi faaliyetleri içermekte olup,çıktısı “İş Planı 3”dür.. İngilizce metinden tanımı:

 

Description: innovation projects that address a specific challenge and demonstrate high potential in terms of company competitiveness and growth underpinned by a strategic business plan. Activities should focus on innovation activities such as demonstration, testing, prototyping, piloting, scaling-up, miniaturisation, design, market replication and the like aiming to bring an innovation idea (product, process, service etc) to industrial readiness and maturity for market introduction, but may also include some research.

Bütçesi:1-2,5 Milyon €, süre 12-24 ay, hibe oranı % 70(üzerine % 25 dolaylı vergi ilave edilir),yaklaşık 30 sayfalık proje önerisi.

 

Faz 3: Doğrudan hibe desteğinin söz konusu olmadığı bu fazda, finansman araçlarına   ve kredilere erişim, eğitim, network oluşturma gibi faaliyetler için dolaylı destek sağlanmaktadır.

 

 

 

4.KOORDİNASYON VE DESTEK EYLEMİ (Coordination and Support  Actions)

 

Seminer, toplantı, konferans, bilgi günleri gibi faaliyetlerin düzenlenmesi ile Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin yayımı, Ar-Ge bilincinin artırılması, partnerler arasında ilişki ve iletişim kurma gibi konular bu programda hedeflenmektedir. Tek tüzel kişilik tarafından da proje önerisinin verilmesi mümkün olup, hibe oranı % 100’dür.

 

H2020 ÇAĞRILARI

 

Çağrılar 11 Aralık 2013 tarihinden itibaren açıklanmaya başlamıştır. Açıklanan çağrıları

http://ec.europa.eu/research/participants/portal/desktop/en/opportunities/h2020/index.html  linkten görmek mümkündür.

Örneğin : CALL FOR NANOTECHNOLOGIES, ADVANCED MATERIALS AND PRODUCTION

H2020-NMP-ERA-NET-2015Sub call of: H2020-NMP-2014-2015
Publication date 2013-12-11 Deadline Date 2015-03-26 +17:00:00 (Brussels local time)
Budget €10,000,000 Main Pillar Industrial Leadership
Status Open OJ reference OJ C361 of 11 December 2013

 

 

Her çağrının altında çağrının tanımı (call description), call documents ‘ lar yer almaktadır. Çağrı dokümanları arasında en önemlisi iş programı (work programme) olup, bu programda çağrı numarası, “Başvurulacak başlık = (Relevant call topic and ID), bütçesi, proje tipi, destek miktarı, ortaklık yapısı, kapsamı, beklenen etkiler gibi bilgiler yer alır.

 

Kuşkusuz proje önerisi yazarken şimdiye kadar AB’de onaylanan projeler hakkında da şu linkten ayrıntılı bilgiler alınabilmektedir: http://cordis.europa.eu/fp7/projects_en.html

 

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, H2020 projeleri çok ortaklı projelerdir. İlgilendiğimiz çağrıdan hareket ederek proje fikri oluşturduktan sonra, ilk etapta projelere belli iş paketlerini yerine getirmek için partner olarak katılmak istediğimizde uygun ortaklar aramaya başlarız. Kendi çevremizden, TÜBİTAK’tan, H2020 resmi sitesi http://ec.europa.eu/research/participants/docs/h2020-funding-guide/grants/applying-for-funding/find-partners_en.htm, ya da

 

Resmi site CORDIS’te  http://cordis.europa.eu.partners/web/guest/home  adresinden uygun ortaklar aranır, ayrıca bu sayfada firma profilimizi de girerek,ilgilenen partnerlerin bizimle temasa geçmesi sağlanır.

 

Ortaklar arasında hazırlık süreci tamamlanarak, konsorsiyum proje önerisi oluşturulur, bütün ortaklar (PIC) numarası ile sisteme girer, proje dokümanı pdf’ye çevrilerek,  proje koordinatörü tarafından SUBMİT tuşuna basılarak proje gönderilmiş olur.

 

Çağrılar ya One Stage yani  tek aşamalı, bir defada proje önerisi tam geçilir ya da Two Stage, yani iki aşamalı yani önce  12 sayfadan az kısa proje önerisi geçilir, elenenler elenir, geçenler tam proje önerisi olarak geçilir.

 

H2020 PROJE  ÖNERİ FORMATININ ANALİZİ

 

Avrupa Birliği Komisyonuna TÜBİTAK’taki elektronik geçiş sistemi olan PRODİS gibi EPSS (Electronic Proposal Submission System) ile proje öneri bilgileri (Proposal) Konsorsiyumun Koordinatörü tarafından geçilmektedir. Proje öneri bilgileri A ve B kısımlarından oluşur. A kısmında:

‐Kabul formunun teyidi,

‐Form A1: Özet,

‐Form A2: Partner detayları,

‐Form A3: Proje maliyetinin özeti,

yer alır.

 

Projenin kalbi B kısmı olup, çağrıyla ilişkili olarak ilkin 1. Bölümde, projenin bilimsel ve teknik kalitesi, yönü analiz edilir (Excellence= Mükemmeliyet). B.1 Bölümünün ilk alt kırılımı olan 1.1.’de hedefler belirtilir. Hedeflerin SMART metoduna uymasında yarar var. SMART’ın açılımı: Specific: Hedefimizin belirli olması, Measurable: Ölçülebilirlik, Attainable: Ulaşılabilir hedefler, Realistic: Gerçekçi hedefler, Time: Hedeflere zaman koyma. Kuşkusuz konsept ya da bakış açısı geliştirmek çağrıda vurgulanan ana soruna göre olmaktadır. Bu konuda konsorsiyum partnerlerin hem bireysel hem de birlikte yaptıkları literatür tarama, proje ön çalışmaları, ön prototipler yapma, eleştirel analiz ve hata elemeye dayanan fiziksel ve tele konferans şeklindeki toplantı çıktıları büyük girdi oluşturmaktadır. B.1’in 1.2 kısmında İŞ PROGRAMI ile ilişki kurulur (Relation to the work programme).

 

1.3 ‘de Konsept ve yaklaşım (   Concept and approach ) ile ana fikir, model, hangi teknik seviyede olduğu, benzer ulusal ve uluslar arası projelerle ilişkiler, projede hangi yöntemlerin kullanılacağı belirtilir.

1.4 ‘ de Ambition (başarılmak istenen arzu) kısmında, projenin çıkış noktası olan mevcut duruma ilişkin problem ile giderilmesine yönelik özgün ve yenilikçi yönler analiz edilir (progress beyond the stateofthe art)

 

Bu bölümün yazımında özellikle aşağıdaki sorulara cevap aranır:

– Why bother? (What problem are you trying to solve?),

– Is it a European priority?(Could it be solved at National level),

– Is the solution already available?(product,service,technology transfer),

– Why now? (What would happen if this research was not completed now?),

– Why you? (Do you have the best consortium to do this work?).

(Kaynak: Sean Mc Carthy,Hyperion Ltd.,How to write a competive proposal for framework 7, 2007).

 

Yenilikçi yönlerin açıklanmasında ise ürün ve/ya da sürece ilişkin yeniliklerin mevcut durumla olan mukayesesi, bütünü 5‐7 bölüme ayırarak yapılır. Yenilikçi yönlerin hangi araç, girdi, usul, metotla yapılacağı da ayrıca projenin özgün yönleri olarak açıklanır .

 

Bölüm B’nin 2.kısmı olan Projenin etkisi (Impact) bölümünde projeden beklenen etkiler ile yayılımı (Dissemination = Tanıtım anlamında dağılımı, Exploitation = Ticari anlamda dağılımı) ve fikri mülkiyet hakların yönetimi (Management of intellectial property) konuları yer alır. Özellikle proje çıktısının kullanımının hangi partner(ler)e ait olacağına ilişkin bir sözleşmeyi tüm partnerlerin imzalayarak Komisyona sunmaları gerekmektedir.

 

Bölüm B’nin 3.kısmı olan Uygulama (Implementation); yer alır.B.3.1 de iş planı (work plan) kısmında  İş Paketleri (Work Package) açıklanır. “Gantt Chart=İş zaman çizelgesi” ve İş paketleri arasındaki yatay ve dikey ilişkiler ile iş paketlerinin kodu, isim, iş paketi lideri ve hangi partnerlerin yetki ve sorumluluğunda olduğunu bir şemada gösteren “PERT Chart” kullanılır. Deliverables list (çıktılar listesi), Summary effort table (parnerlerin adam/ay hesaplarının dökümleri), List of Milestones (kilometre taşları ) de bu bölümde yer alır.

 

3.2 de Management structure and procedures (yönetim yapısı ve prosedürler) kısmında organizasyon, yönetim yapısı, konsorsiyum ve partnerler, alt taşeronla ve kaynaklarla yani projenin uygulanmasında yöneltme fonksiyonu ile ilgilidir.Bu bölümün son kısmında Projenin yenilikçi unsurlarının ulaşılmasında olası kritik (critical risks) bilimsel ve teknolojik riskler ile giderilme ve hafifletme (mitigation measures) planları anlatılır .3.3’de Konsorsiyum bir bütün olarak anlatılır.

3.4’te adam/ay oranı,  diğer doğrudan masraflar için taahhüt edilen kaynaklar (Resources to be committed) tablolar halinde açıklanır.

 

PROJE MALİYETLERİ

 

H2020 projelerinde masraflar doğrudan ve dolaylı maliyetler olarak ikiye ayrılır. Doğrudan maliyetler; personel, ekipman, seyahat,  sarf malzemesi ve alt yükleniciden tedarik edilen hizmet alımlarıdır.

 

Dolaylı maliyetler , elektrik, su, iletişim gibi genel giderleri ifade etmektedir.

 

Toplam maliyet :Doğrudan maliyetlerden  dışarıdan hizmet alımları bedeli düşüldükten sonra kalan meblağa tek oran olarak % 25 eklenmesi ile toplam proje maliyeti bulunmaktadır. Örneğin doğrudan maliyetler 500.000 €, dışarıdan hizmet alımları(subcontracting) 50.000 €, Genel giderler doğrudan maliyetlerin % 25’i olarak 125.000 €, Toplam maliyet 675.000 €’dur.

 

H2020’DE  PROJE ÖNERİLERİNİN  DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ

 

1) Önce projeye iştirak edenlerin finansal ve işlevsel kapasiteleri ile ilgili alt yapısına bakılarak projeyi yapabilme yetenekleri değerlendirilir.

 

2) Finansal ve işlevsel kapasitesinin uygunluğundan sonra sunulan proje önerisi için 3 kriter aranır (her biri için 5, toplam en fazla 15, en az eşik değer 3, en az toplam eşik değer 10 sayı ya da skordur):

 

– MÜKEMMELLİK (excellence): Projenin ele alınışının düzgünlüğü, çelişki taşımaması, iddialı olması, yenilik potansiyeli taşıması, mevcut duruma göre mukayeseli üstünlük sağlaması, Ar-Ge unsurları.

 

– ETKİ (impact): Yenilik kapasitesini ve yeni bilgilerin entegrasyonunu sağlaması, yenilikler yoluyla firmaların piyasada rekabet gücünün arttırılması ve bu yolla Avrupa’nın ve global piyasanın ihtiyaçlarını karşılaması, çevreye, istihdama ve sosyal çevreye katkısı, bilgilerin yayılması.

 

– UYGULAMA (implementation): İş planlarının ve iş paketlerinin tutarlılığı ve etkinliği, kaynak ve görev dağılımının uygunluğu, risk yönetimi, konsorsiyum içindeki partnerlerin tamamlayıcılığı,

 

7.ÇP’de değerlendirme süresi 12 aydan uzun olabiliyordu, H2020’de proje sunumundan itibaren 8 ayda tamamlanması planlanmaktadır.

 

DEĞERLENDİRME SONUCU VE DESTEĞİN ALINMASI

 

Bu kriterlere göre proje kabul edilirse, sözleşme süreci başlayarak Avrupa Birliği Komisyonu ile Proje koordinatörü arasında hibe sözleşmesi  (Grant agreement) imzalanır.              Ayrıca Proje partnerleri de kendi aralarında consortium agreement ile  “Kontrat Onayı” imzalarlar. Komisyon’la sözleşmenin imzalanmasından 30 gün içinde  proje koordinatörünün açtığı  özel banka hesabına kabul edilen proje maliyetinin yaklaşık %70’i banka teminat mektubu talep edilmeden havale yapılır (ancak havalenin %5’lik kısmı kredi garanti fonuna kesilir, proje zamanında ve uygun şekilde tamamlanırsa, 5’lik dilimin 4’lük dilimi firmalara iade edilir). Proje koordinatörü de partnerlere zamanında ve uygun olan havaleleri yapar.

 

Komisyona raporlar proje koordinatörü tarafından yıllık verilmekte olup, ayrıca firmaların aldığı hibe birikimli olarak 325.000 € yu geçerse, proje sonunda 1 defaya mahsus Finansal Beyan Sertifikası (CFS) bağımsız denetçilerce düzenlenip verilmektedir. Firmanın hâlihazırda süregelen muhasebe sistemini AB Komisyonu kabul etmektedir.

 

Proje bitimini takiben olası denetim süresi 4 yıldır.

 

Kaynaklar:

1)TÜBİTAK, H2020: Yeni AB Araştırma ve Yenilik Çerçeve Programı,2012.

2)European Commission,Horizon 2020,The EU Framework Programme for Research and Innovation 2014‐2020.

3)Leonardo Piccinetti,Europe for Business,Ltd dokümanları.

4)Ahu Perşembe,Tübitak,Horozin2020’de yasal ve finansal konular,16 Mayıs 2014 Koç Üniversitesi’nde  seminer sunumu.

5) Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK, Örneklerle Uygulamalı TÜBİTAK & Avrupa Birliği Ar-Ge ve Yenilik Projelerinin Yazımı ile Mali Raporlanması, 2013, İstanbul.

Avrupa Birliği H2020 Araştırma ve Yenilik Destek Programı Tübitak Programlarına Göre Destek Oranı, İşletme Giderleri ve Ön Ödeme Açısından Daha İyi Durumda

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 4)
Paylaş
Tarih : 11 Haziran 2014 - 8:02

AVRUPA BİRLİĞİ H2020 ARAŞTIRMA VE YENİLİK DESTEK PROGRAMI TÜBİTAK PROGRAMLARINA   GÖRE DESTEK ORANI,
İŞLETME GİDERLERİ  VE ÖN ÖDEME AÇISINDAN  DAHA  İYİ DURUMDA

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM, Baş Denetçi

 

 

GİRİŞ

Avrupa Birliği H2020 Araştırma ve Yenilik Destek Programı 71 milyar €’luk bütçesi ile 2014 Ocak ayı başından itibaren yeni değişikliklerle uygulamaya geçti. Bizde de uygulamadaki değişen koşullara göre ortalama 6 ayda bir TÜBİTAK –TEYDEB Teknoloji ve Yenilik Destek Programlarında iyileştirmeler yapılmaktadır. Avrupa Birliği projeleri genellikle çağrılara bağlı ve  farklı ülkelerden ortalama en az 5 firmanın katıldığı konsorsiyum projeleri iken,TÜBİTAK’ta genellikle başvurulan 1507 KOBİ ile 1501 Sanayi ar-ge projeleri neredeyse tamamına yakını tekil projelerdir.Bu temel farklılık dışında , her iki programın son durumunu ana özellikleri itibariyle  mukayese ederek, iyileştirme önerileri getirmek istiyoruz.

 

1.ARAŞTIRMA VE YENİLİK FAALİYETLERİNE BİRLİKTE VURGU YAPILMASI

-Her iki programda da sadece bilimsel ve teknolojik araştırma yapmak yeterli görülmeyerek, araştırma sonuçlarının ürün, süreç, hizmet, yöntem şeklinde ticarileşme potansiyeli ile birlikte ele alındığını gözlemliyoruz. Hatta proje önerisinin alt bileşenleri 7.Çerçeve Programında önem derecesine göre “Yenilik, Uygulama ve Etki” şeklinde sıralanır iken, H2020 Programında bu sıralama “Yenilik, Etki ve Uygulama” şeklinde değişikliğe uğrayarak, proje çıktılarının piyasaya, ekonomiye etkisine daha büyük önem verildiğini gözlemlemekteyiz. Etki bileşeni için ayrı bir iş paketi zorunlu görülerek, proje çıktılarının tanıtımı (dissemination)) ve ticari sektöre duyurulması (explotation)için web sayfası oluşturma, seminer, toplantı düzenleme, broşür bastırma gibi faaliyetlerin tanımlanması ve takibini yapmak için ayrı bir iş paketi talep etmektedir.

-“Etki” bileşeni 2014 Mayıs sonu değişiklikle örneğin 1501 TÜBİTAK  sanayi destek programında C.4. Risk ve Finansman Yönetimi   bölümünde sorgulanır hale gelmiş ,  D bölümünde ise daha önceden olduğu gibi  “Projenin Ekonomik Yarara ve Ulusal Kazanıma Dönüşebilirliği” başlığı ile firma beyanı  talep edilmektedir.Bize göre  etki bileşeni  İş paketi olarak düzenlenmeli,neler yapılacağı  daha sıkı olarak  sorgulanmalı ve  denetlenmelidir.

 

2.HİBE ORANLARI

-H2020 Programında Araştırma ve Yenilik faaliyetleri ile sadece yenilik faaliyetleri ayrılarak, araştırma ve yenilik faaliyetleri için destek oranı %100, sadece yenilik destek programları için %70 olarak belirlenmiş olup, faaliyetlerin tespitinde aşağıdaki “Teknoloji Hazırlık Seviyesi-Technology Readiness Levels” esas alınmaktadır:

– TRL 1 – basic principles observed (Gözlenen temel prensipler)

– TRL 2 – technology concept formulated (formüle edilmiş teknoloji konsepti)

– TRL 3 – experimental proof of concept (Kavram ya da konseptin deneysel kanıtlanması)

-TRL 4 – technology validated in lab (Laboratuvar seviyesinde teknolojinin uygunluğunun saptanması)

– TRL 5 – technology validated in relevant environment (industrially relevant environment in the case of key enabling technologies) (Anahtar kolaylaştırıcı teknolojilerde ilgili sınai çevrede teknolojinin uygunluğunun sağlanması)

– TRL 6 – technology demonstrated in relevant environment (industrially relevant environment in the case of key enabling technologies) (sınai ilgili çevrede teknolojinin demosu)

– TRL 7 – system prototype demonstration in operational environment (uygulamalı çevrede sistem prototipin demosu)

– TRL 8 – system complete and qualified (sistemin tamamlanması ve kalitesinin sınanması)

– TRL 9 – actual system proven in operational environment (competitive manufacturing in the case of key enabling technologies; or in space)(uygulamalı rekabet edilebilir imalatta sistemin gerçek anlamda kanıtlanması).

(Kaynak:Horizon 2020  Work Programme 2014-2015 ,18.General Annexes sayfa 8).

 

Yenilik faaliyetleri daha çok 6.seviyeden itibaren başlamaktadır.

-TÜBİTAK uygulamasında bize göre KOBİ’lerin ortaklı ilk 5 projesi için (tekli proje sunumunda sadece 2 projeye) destek oranı %75, KOBİ’lerin bu sayıdan sonraki projeleri ile Büyük Ölçekli Firmaların projelerinde destek oranı % 40-60 bandında yer almaktadır. Bandın % 40’dan % 60’a yükseltilmesinde öncelikli sektörde yer alma, ortak proje oluşturma, malzeme giderlerinden çok personel giderlerine ağırlık verme, bilanço ve gelir tablosunda Ar-Ge giderlerinin yer alması gibi teşvik edici kriterler uygulanmaktadır. Proje yeniliği için gerekli olan ancak daha sonra üretimde kullanılacak kalıp, tezgah, test cihazı gibi ekipmanlar için %40 oransal destek uygulaması ile bu oranlara destek oranlarının tatbiki ile hibe oranı %30 ve hatta %16’ya kadar düşebilmektedir. Bizce bu oranlar çok düşük olup, 1501 Sanayi Ar-Ge projelerinde bant %50-70, yenilik için gerekli olan ekipman için oransal destek oranı % 60’a çıkarılmalı.

 

3.İŞLETME GİDERLERİNİN DAHİL EDİLMESİ

-H22020 Programında personel, malzeme, ekipman, seyahat, yazılım, donanım ve hizmet tedariki gibi unsurlardan oluşan doğrudan (direkt) maliyetlere, bu doğrudan maliyetlerden dışarıdan hizmet alımları düşüldükten sonra kalan doğrudan maliyete %25 işletme gideri (overhead) ilave edilerek Araştırma ve Yenilik faaliyetlerinde hibe oranı neredeyse %125, yenilik faaliyetlerinde %87,5’a çıkmaktadır.

-TÜBİTAK programlarında yoğun talep gören 1507 ve 1501 programlarında böyle bir dolaylı işletme gideri için ekleme yapılmamakta, yeni uygulamaya konulan 1511 öncelikli alanlar için yapılan çağrılarda yine de limit oranları aşmamak kaydıyla %10 işletme gideri ilavesine müsaade edilmektedir. Bize göre 1507 ve 1501 Destek programları için dışarıdan sağlanan hizmet alımları düşüldükten sonra ortaya çıkan matraha %25 işletme gideri ilavesi yapılmalı, hiç olmazsa % 40’lık orana bu % 25 oranı tatbik edilmelidir.

 

4.ÖN FİNANSMAN

-H2020 projesi kabul edilirse, sözleşme süreci başlayarak Avrupa Birliği Komisyonu ile Proje koordinatörü arasında hibe sözleşmesi  (Grant agreement) imzalanır.           Ayrıca Proje partnerleri de kendi aralarında consortium agreement ile  “Kontrat Onayı” imzalarlar. Komisyon’la sözleşmenin imzalanmasından 30 gün içinde proje koordinatörünün açtığı özel banka hesabına kabul edilen proje maliyetinin yaklaşık %70’i banka teminat mektubu talep edilmeden havale yapılır (ancak havalenin %5’lik kısmı kredi garanti fonuna kesilir, proje zamanında ve uygun şekilde tamamlanırsa, 5’lik dilimin 4’lük dilimi firmalara iade edilir). Proje koordinatörü de partnerlere zamanında ve uygun olan havaleleri yapar.

 

Komisyona raporlar proje koordinatörü tarafından yıllık verilmekte olup, ayrıca firmaların aldığı hibe birikimli olarak 325.000 € yu geçerse, proje sonunda 1 defaya mahsus Finansal Beyan Sertifikası (CFS) Bağımsız Denetçilerce düzenlenip verilmektedir.

-TÜBİTAK’da ise genel uygulama 6 ayda bir verilen Ar-Ge yardımı istek formunda beyan edilen ödemesi yapılmış harcama ve gider kalemlerine hibe fonu sağlanmaktadır. Ancak proje maliyetinin %25’lik kısmı için %10 fazlasıyla banka teminat mektubu verilerek, avans alınabilmektedir. Teminat mektubu verilmesi hususu çoğu KOBİ ile kredi limiti dolan firmaları zorlamaktadır. AB de teminat mektubu uygulamasını yaşamış, ancak Ar-Ge faaliyetlerini olumsuz etkilediği için Kredi Garanti Fonu (KGF) uygulamasına geçmiştir. Bu bakımdan bizim önerimiz %25’lik kısmı en azından %50’ye çıkararak, halen ayrı bir işlem olarak bankalar düzeyinde yapılmakta olan KGF sistemini TÜBİTAK yapısıyla bütünleştirerek, teminat mektubu verilmesi uygulamasına son vermektir.

 

5.DOKÜMAN SAKLAMA VE DENETİM SÜRESİ

-H2020’de Proje bitimini takiben olası denetim süresi 4 yıldır.

TÜBİTAK’ta ise 10 yıldır, bizce 5 yıla indirilmelidir.

 

SONUÇ

Bizler bu dünyanın bir parçasıyız ve dünyanın en büyük destek programı olan H2020 prensip ve uygulamalarını göz ardı edemeyiz. AB Ar-Ge projesi vermesek bile TÜBİTAK projelerinde referans olarak değerlendirmek için H2020 dokümanlarını okumalıyız. Gözlemlediğimiz kadarıyla TÜBİTAK da çoğu uygulamasını H2020’ye uyarlamakta, buna en son bir örnek olarak; şimdiye kadar tüm hakemlerin firmayı ziyaret etme uygulamasını terk ederek, bazı hakemlerin firmayı ziyaret etmeden sunulan proje önerisine göre değerlendirme yapmaları için karma ziyaretsiz uygulamaya geçilmiştir. AB Ar-Ge projelerinde değerlendirme, sunulan proje dokümanı üzerinde yapılmakta, ayrıca firmayı ziyaret etmemektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI