Onaylanan Ar-Ge ve Yenilik Projelerinin Mali Raporlanmasında Dikkat Edilecek Hususlar

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 14)
Paylaş
Tarih : 13 Mart 2013 - 9:44

ONAYLANAN AR-GE VE YENİLİK PROJELERİNİN

MALİ RAPORLANMASINDA  DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Prof.Dr.Atila Bağrıaçık

Ar-Ge Hibe Fonları Uygulayıcısı, YMM

abdanmer@gmail.com

l- GİRİŞ

Firmalar yenilikler için üstleneceği riskleri paylaşmak amacıyla hibe fonlarından yararlanmak için TUBİTAK ve Avrupa Birliği Ar-Ge projelerine başvurmaktadırlar. Bu başvuru başlangıçta daha çok teknik içeriklidir. Bizim tecrübelerimize göre proje TÜBİTAK yada Avrupa Birliğinden onaylandıktan sonra firmalar; hibe destek başvurusu, Ar-Ge muhasebe sistemi, 01.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5746 sayılı Araştırma Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun (Ar-Ge Kanunu) mali teşviklerinden yararlanılması gibi hususları kapsayan finansal yönetimde, yetersiz ve eksik uygulama içerisinde oluyorlar. 5746 sayılı Ar-Ge Kanunu ile getirilen Geçici Vergi veya Kurumlar Vergisi matrahından %100 Ar-Ge indirimi, projede görev alan personele 5 yıl süre ile %50 SGK işveren hissesi istisnası ile %80-90 stopaj istisnası imkânlarından hem yeterince yararlanılmamakta, hem de yararlananların da bize göre mali açıdan sıkıntı doğuracak bazı hataları bulunmaktadır. Aşağıda bu konudaki değerlendirmelerimizi sunmaktayız.

 

 

ll-AR-GE HESAP PLANI İŞLEYİŞİ VE MUHASEBE KAYITLARI

Ar-Ge ve yenilik harcamalarının, işletmelerin diğer üretim faaliyetlerine ilişkin harcamalarından ayrılarak, Ar-Ge indiriminin doğru hesaplanmasına imkân verecek şekilde muhasebeleştirilmesi zorunludur.

Dönem içerisinde oluşan giderler, Faaliyet giderleri içerisinde yer alan 750-Araştırma ve Geliştirme Giderleri Hesabına kaydedilmelidir.

750- Araştırma ve Geliştirme Giderleri

01. İlk Madde Malzeme Giderleri

02. İşçi Ücret ve Giderleri

03. Dışarıdan Sağlanan Fayda ve Hizmetler

04. Genel Giderler

05. Vergi Resim ve Harçlar

06. Amortisman ve Tükenme Payları gibi alt kırılımlara ayrılabilir.

 

750-Araştırma ve Geliştirme Giderlerinde oluşan maliyetler Aylık/Üç aylık Dönemler halinde Bilançonun aktifinde yer alan 263-Araştırma ve Geliştirme Giderleri hesabına alınarak aktifleştirilmelidir.

 

Proje bitiminde 263-Araştırma ve Geliştirme Giderleri Hesaplarında yer alan Ar-Ge maliyetleri itfa edilerek Gelir Tablosu hesaplarına alınmalıdır. (630-Araştırma ve Geliştirme Giderleri).

Ancak, uygulamada Ar-Ge harcamalarının ruhu gereği ve 213 sayılı VUK. 333 sıra nolu Genel Tebliğinde belirtildiği üzere, özün önceliği ilkesinden hareketle Araştırma Geliştirme Giderleri hesabında takip edilen Ar-Ge harcamalarının, harcamanın yapıldığı dönemde de itfa edilmek suretiyle giderleştirildiği görülmektedir.

 

Araştırma ve Geliştirme Giderlerinin itfa süresi 5 yıldır. Yapılan Ar-Ge harcamaları %20 oranında amortismana tabi tutularak 630-Araştırma ve Geliştirme hesabına kaydedilmelidir.

 

Uygulama aşamasında firmalar tarafından Ar-Ge harcamalarının aktifleştirilmesi ile ilgili olarak farklı yöntemler uygulandığı görülmektedir. Birinci yöntem; 5746 sayılı Ar-Ge Kanuna göre Ar-Ge İndirimi uygulayan ve bu kapsamda Ar-Ge harcaması bulunan firmalar bu harcamalarını 263 nolu hesapta aktifleştirmektedirler. İkinci yöntem olarak; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 1 nolu tebliğinde “Kurumlar, hesap dönemi içerisinde gayrimaddi hakka yönelik yaptıkları araştırma ve geliştirme  harcamalarının tamamını aktifleştirmek zorundadırlar. Ancak, gayrimaddi hakka yönelik olmayan ve Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde aktifleştirilmesi gerekmeyen harcamalar doğrudan gider yazılabilecektir.” hükmüne bağlı olarak Ar-Ge harcamalarını aktifleştirme yapmadan yani 750 ve 263 nolu hesaplar kullanmadan, özellikle satışa konu proje çıktıları için 151, 152 ve 620 nolu hesaplar yoluyla doğrudan gider yazdıkları görülmektedir. Ancak, gerek Ar-Ge faaliyetlerinin ve gerekse Ar-Ge projesinin tanımları ve niteliği gereği bu işlemler sonucunda bir gayrimaddi hakkın ortaya çıkması söz konusudur. Bir proje Ar-Ge Projesi olarak nitelendiriliyorsa, sonucunda da mutlak surette bir gayrimaddi hak oluşacaktır. Bu nedenle de her iki kanun uygulaması açısından da Ar-Ge harcamalarının yapıldığı dönemde aktife alınması ve proje bitiminde ya da harcamanın yapıldığı dönemde amortisman ayrılmak suretiyle itfa edilmesi gerekir. 263 nolu hesaba alınan örneğin herhangi bir Ar-Ge proje çıktısı makine,  satışa konu olursa aynen firmanın 253 hesabındaki makine ya da 254 hesabındaki taşıtın satılması işleminde olduğu gibi muhasebe kayıtları yapılarak, aktiften çıkarılmaktadır.

 

lll- AR-GE İNDİRİMİ UYGULAMA ESASLARI

 

263-Araştırma ve Geliştirme Giderleri Hesabında toplanan Ar-Ge harcamalarının 3 aylık dönemler itibariyle Geçici Vergi yada Kurumlar Vergisi matrahından düşülmesi gerekiyor.

Ar-Ge Kanununa göre proje kapsamında Ar-Ge ve yenilik faaliyeti olarak değerlendirilen harcamalar; İlk Madde, Malzeme giderleri, Amortismanlar giderleri, Personel giderleri, Hizmet ve Danışmanlık giderleridir.

TÜBİTAK’ın Mali Rapor ve AGY500 YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR (YMM) Raporları yazılırken desteklediği unsurlar ise genellikle; Personel, Alet/Teçhizat/Yazılım, Seyahat, Yurtiçi Ar-Ge Kuruluşlarından alınan hizmet, Danışmanlık Hizmetleri ve Malzemelerdir.

Burada TÜBİTAK destek matrahı ile 5746 sayılı kanuna göre hesaplanan Ar-Ge indirim matrahı farklılık gösterebilmektedir. Örneğin seyahat giderlerini TÜBİTAK kabul ederken, Ar-Ge Kanuna göre Ar-Ge İndirimi hesaplanırken dikkate alınmaz. TÜBİTAK, proje kapsamında Alet/Teçhizat/Yazılım giderlerine ya %100 yada oransal olarak %40 olarak hibe destek matrahına alınmasını öngörmektedir. Buna göre KOBİ’lerde ilk iki ya da ortak projelerde ilk 5 projede  %75, Sanayi projelerinde %40-60 arası matraha hibe destek oranı uygulanmaktadır. 5746 Sayılı Ar-Ge Kanuna göre ise Alet/Teçhizat/Yazılım giderlerine ait Ar-Ge İndirimi ise, proje süresince kullanılan süre kadar amortisman ayrılıp 750 ve 263 hesaplara taşınmaktadır. Bu bakımda 263’teki Ar-Ge matrahı ile TÜBİTAK’ın destek matrahı birbirinden farklılık gösterebilmektedir.

Sonuç olarak toparlamak gerekirse bir Ar-Ge harcaması;

  1. direkt gider olabilir 750 nolu hesaba oradan da 630 nolu gelir tablosu hesabına taşınır. (çok nadir)
  2. harcama olarak kayıt edilir, oradan aktifleştirilir, itfa edilir ama seyahat giderleri gibi bazı giderler Ar-Ge İndirimine tabi değildir.
  3. Genellikle; harcama, Aktifleştirme, itfa edilme ve AR-GE İNDİRİMİNE tabi tutulur.

 

lV- ÖDEMELER KARŞISINDA MATRAH TESBİTİ

 

Ar-Ge İndirimi geçici vergi dönemleri itibariyle uygulanır. İlgili dönemde kazancın yetersizliği nedeniyle indirim konusu yapılamayan Ar-Ge indirimi tutarı sonraki hesap dönemlerine devredilir. Devredilen tutarlardan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki dönemlere ait olanlar, takip eden yıllarda Vergi Usul Kanununa göre her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır. Ar-Ge İndirimlerinin ayrıca nazım hesaplarda izlenmesi gerektiği de unutulmamalıdır. AGY500 YMM raporu hazırlanırken harcamaların YMM Raporu yazılıncaya kadar ödemelerin yapılmış olması zorunludur. Yapılmayan harcamalar destek kapsamı dışına alınır. Bu durumda Geçici vergi matrahından Ar-Ge İndirimi yapılırken TÜBİTAK’a yazılan AGY500 YMM Raporunda kabul edilen tutar mı, yoksa ödemeleri yapılsın yapılmasın Vergi Usul Kanununa göre tahakkuku yapılan Ar-Ge İndirimi mi düşülecek sorusu gündeme geliyor. Bize göre tahakkuk esası dikkate alınarak Ar-Ge İndirim tutarını belirlenmelidir. Başka bir deyişle, ARGE indirimi için ilgili harcamanın kabul edilebilir belge ile kanıtlanması ve kayıtlara alınması yeterlidir ödeme şartı yoktur.

 

V- AR-GE İNDİRİMİ MATRAHINDAN HİBELERİN DÜŞÜLMESİ GEREĞİ

Ar-Ge indirimini geçici vergi matrahından düşürürken TÜBİTAK, Avrupa Birliğinden yada herhangi bir Kamu Kaynağından tahakkuk eden hibelerin bize göre Ar-Ge indirim tutarından düşülmesi gerekir.

 

5746 sayılı Kanun yönetmeliğinin 8. maddesinde konuyla ilgili olarak;

 

Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları, kanunla kurulan vakıflar ile uluslararası fonlardan alınan destekler özel bir fon hesabında tutulur. Bu fonda yer alan tutarlar, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre vergiye tabi kazancın tespitinde gelir, Ar-Ge indirimi tutarının tespitinde Ar-Ge harcaması olarak dikkate alınmaz.” hükmüne yer verilmiştir. 1 Nisan 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5746 sayılı kanunla konu netliğe kavuşturulmuştur. Hibe desteği tutarının, kurum kazancına dahil edilmeyip, özel fonlarda (örneğin 549 nolu hesapta) takip edilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, kazanca dahil edilmeyen bu tutar, Ar-Ge İndirimi tutarının hesaplanması aşamasında Ar-Ge İndirimi matrahından mahsup edilmelidir. Ancak, uygulamada 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa göre Ar-Ge İndirimi uygulayan firmaların hibe desteği tutarlarını kurum kazancına dahil edip, Ar-Ge İndirimi matrahından mahsup etmedikleri görülmektedir. Dolayısıyla mevzuat gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş olmaktadır.

 

Vl- AR-GE İNDİRİMİNİN ZAMANI 

 

Ar-Ge indirimlerinin geçici vergiden düşülmesinin; harcamaların Vergi Usul Kanununa göre tahakkukunda mı yoksa TÜBİTAK ya da Avrupa Birliğinden hibeler tahsil edilince mi yapılmalı sorusuna, uygulamada 2 farklı şekilde uygulama ile cevap verildiği görülmektedir. (Hüseyin Karslıoğlu, Sistem YMM, 12.04.2010 Ar-Ge İndirimi Uygulama Esasları):

 

 

Tahakkuk Esası;

 

Ar-Ge İndirimi hesaplamasının yapıldığı dönemde, proje kapsamında harcamalar yapılmış olmasına karşın, TÜBİTAK tarafından henüz ödeme yapılmamış olabilmektedir. (TÜBİTAK hibe ödeme sistemi gereği, her zaman böyle olmaktadır.) Ancak, TÜBİTAK’tan proje ile ilgili alınan destek karar yazısında hangi oranda destekleneceği ve bütçesi belirtilmektedir. Ar-Ge İndirimi’nin hesaplanması aşamasında TÜBİTAK’tan talep edilen toplam harcama bedeli üzerinden destek karar yazısında belirtilen oranda hibe olarak alınacak tutar hesaplanarak, yapılan harcama bedelinden mahsup edilmekte ve kalan tutar Ar-Ge İndirimi olarak dikkate alınmaktadır. Bazı durumlarda, özellikle son proje döneminde bu mahsup işlemi sonrası hesaplanan hibe tutarının daha büyük olduğu görülmektedir. Bu durumda fazla olan tutar, gelir hesaplarına alınarak vergilendirilmektedir. Daha düşük destek gelirse, Ar-Ge İndirimini dokunmamamız gerektiği görüşündeyiz aksi durumda beyannameleri de düzeltmek gerekir

 

Tahsil Esası;

 

Ar-Ge İndirimi hesaplaması yapılırken, indirime esas olacak Ar-Ge harcamalarının toplam tutarından, o tarihe kadar TÜBİTAK’tan alınan hibe tutarları düşülmek suretiyle hesaplama yapılmaktadır.

 

Tahsil esasına göre uygulama yapılması ile ilgili sorun;

 

  1. Kurumlar Vergisi açısından ( ticari kar ) uygulama tahakkuk esasına dayandığı için, AR-GE İndirimi’nin tahsil esasına göre yapılması her zaman dönem kayması yaratacaktır. Eğer Ar-Ge İndirimi hesaplanan dönemde Kurumlar Vergisi matrahı bulunmasına karşın, hibe tutarın tahsil edildiği dönemde zarar oluşması durumunda, vergi ziyaı oluşacaktır.

 

  1. Hibe tutarın tahsil edildiği dönemde Ar-Ge harcaması bulunmadığı durumda, tahsil edilen tutarın düşülebileceği bir Ar-Ge İndirimi matrahı olmayacaktır. Bununla birlikte, tahsil edilen tutar gelir de yazılmayacağı için tam bir vergi kaybı yaratılacaktır).Bu bakımdan bizce tahakkuk esası indirimde uygulanmalıdır.

 

Vll- VERGİ DAİRESİNE AR-GE TASDİK RAPORUNUN SUNULMASI

 

Uygulamada karşılaştığımız önemli bir hata da, firmaların Ar-Ge indirimi için Vergi Dairesine YMM’nin TÜBİTAK için hazırladığı Yeminli Mali Müşavirlik Proje Harcamaları Değerlendirme ve Tasdik Raporunu (AGY500) vererek, daha sonraki vergi incelemelerinde büyük vergi cezalarına uğramalarıdır. Oysa Ar-Ge yönetmeliğinin 9.maddesine göre;

Ar-Ge İndiriminden yararlanacak işletmeler, Yıllık Kurumlar Vergisi Beyannamesi ekinde aşağıda belirtilen belgeleri bağlı bulunulan Vergi Dairesine verirler.

–       Ar-Ge İndirimine konu olan harcamaların ana gruplar itibarıyla yıllık tutarları ve ayrıntılı dökümünü gösteren liste,

–       Çalışanların projeler itibariyle sayıları ve nitelikleri, bu personelin projelerde görev aldığı süreler, ücretleri, kesilen ve istisna edilen vergi tutarlarını gösteren liste,

–       Dışarıdan alınan danışmanlık, ekspertiz ve benzeri hizmetlere ilişkin olarak, hizmet sağlayan kişi/kurum adı, T.C. kimlik no/vergi kimlik numarası, alınan hizmetin mahiyeti, fatura tarihi ve numarası, tutarı, stopaj ve KDV tutarına ilişkin liste. Bu liste ve belgeleri de içeren Yeminli Mali Müşavir Tasdik Raporunun ilgili mevzuatta belirtilen süre içinde bağlı bulunulan Vergi Dairesine verilmesi zorunludur. Firmanın YMM ile Tam Tasdik Sözleşmesi var ise, söz konusu belgelere Tam Tasdik Raporu ekinde yer verilmiş olması durumunda, Ar-Ge İndirimine ilişkin olarak ayrıca Tasdik Raporu düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.

Vlll- PROJE ONAYI İLE SGK VE STOPAJ DESTEĞİNİN UYGULANMASINA BAŞLANILMASI

Ar-Ge projesinin onaylanması ve sözleşmenin imzalanması ile birlikte SGK ve Stopaj desteklerinin uygulanmasına geçilmelidir. Burada en çok yaşanan sıkıntı firmaların 5746 sayılı kanunun , %50 SGK İşveren Prim ve Gelir vergisi Stopaj istisnası Teşviklerinden tam olarak faydalanamadığı yada hatalı hesaplamalardan dolayı vergi ziyaına sebebiyet vermiş oldukları görülmüştür.

Gelir Vergisi Stopajı Teşviki Uygulaması;

 

5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkındaki Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına ilişkin olarak 5838 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 75 inci maddesine göre;

“31/12/2013 tarihine kadar 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen Ar-Ge ve destek personelinin, bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisinin; doktoralı olanlar için yüzde 90’ı, diğerleri için yüzde 80’i verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilir”.

Ar-Ge personelin başka faaliyetlerde de çalışmaları halinde istisna ücret tutarının, kapsamdaki personelin fiilen Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine ayırdıkları zamanın toplam çalışma zamanına oranı (adam/ay) dikkate alınarak hesaplandıktan sonra ki gelir vergisi matrahından 5746 sayılı kanunun yukarıdaki maddesine göre terkin edilir.

Terkin tutarına ilişkin hesaplama, Ar-Ge kapsamında çalışan doktoralı ve diğer personelin her biri için ayrı ayrı yapılarak Muhtasar Beyannamesinin Ek:1 “Ar-Ge Kapsamında Gelir Vergisi Stopajı Teşvikine İlişkin Bildirim” tablosunda gösterilecek ve bu bildirimler muhtasar beyanname ekinde ilgili vergi dairesine verilecektir.

 

Mükellefler, Ek.1 “Ar-Ge Kapsamında Gelir Vergisi Stopajı Teşvikine İlişkin Bildirim”in son sütununda yer alan “Terkine konu Edilecek Tutar” toplamını, verecekleri muhtasar beyannamenin Tablo-1 “Matrah ve Vergi Bildirimi” bölümünün (18/c) no’lu satırında (18/c-Ücret Ödemeleri Üzerinden Yapılan Tevkifatın 5746 sayılı Kanun Gereği Terkin Edilen Tutarı) göstereceklerdir. Bu tutar, (17/b) no’lu satırda gösterilen gelir vergisi kesintisi toplamından indirilerek terkin sonrası kalan gelir vergisi tutarı, (19) no’lu satırda gösterilecektir.

SGK İşveren Prim Desteği Teşviki Uygulaması;

5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında sigorta prim desteği, kamu personeli hariç olmak üzere teknoloji merkezi işletmelerinde, “Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen ya da TÜBİTAK tarafından yürütülen Ar-Ge ve yenilik projeleri ile rekabet öncesi işbirliği projelerinde ve teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanan işletmelerde çalışanlarla ilgilidir. Bu işletmelerde çalışan Ar-Ge ve destek personeli ile 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun geçici 2. maddesi uyarınca ücreti gelir vergisinden istisna olan personelin; bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısı, her bir çalışan için beş yıl süreyle Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır” denilmektedir.

Ar-Ge personelin başka faaliyetlerde de çalışmaları halinde Brüt ücret tutarının, kapsamdaki personelin fiilen Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine ayırdıkları zamanın toplam çalışma zamanına oranı (adam/ay) dikkate alınarak hesaplanan SGK matrahından yukarıdaki kanunun ilgili maddesine göre %50 Sigorta Prim İşveren Desteğinden faydalanılmaktadır.

Söz konusu teşvikten faydalanabilmek için Ar-Ge projesinin onaylanması ve sözleşmenin imzalanması ile birlikte Proje Destek Karar Yazısının geldiği ay dahil proje bitimine kadar aşağıdaki işlemlerin yapılması gerekir.

Bir kısmı Ar-Ge faaliyetleri kapsamında, bir kısmı Ar-Ge faaliyetleri dışında olan sigortalılar için ise iki ayrı aylık prim ve hizmet belgesinden bildirilen prim ödeme gün sayısının toplamının 30’u geçmemesi gerekiyor. Buna göre, kapsama giren sigortalıların 28, 29 veya 31 gün çeken ayların tamamında çalışmış olmalarına rağmen, söz konusu ayların bazı günlerinde Ar-Ge faaliyetleri kapsamında, bazı günlerinde ise kapsam dışındaki işlerde çalışmaları halinde, her iki belgede kayıtlı prim ödeme gün sayısının toplamının 30’un altında veya üstünde olması mümkün olmadığından, 5746 sayılı Kanun çeşidi seçilmek suretiyle düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı prim ödeme gün sayısı, Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri kapsamında fiilen çalışılan gün sayısı üzerinden, kapsama girmeyen çalışmalardan dolayı düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgesinde kayıtlı prim ödeme gün sayısı ise 30 güne tamamlanmak suretiyle hesaplanacak.

Öte yandan, kapsama giren işverenlerce, aynı ayda aynı sigortalı için iki ayrı aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenmesi gerektiği durumlarda da gerek 5746 sayılı Kanun türü seçilmek suretiyle, gerekse Kanun türü seçilmeksizin düzenlenecek aylık prim ve hizmet belgeleri için eksik gün nedeni olarak “Diğer Nedenler” seçeneği işaretlenecek. Bu prim belgeleri ile ilgili olarak Kuruma verilecek olan “Ek-8 Sigortalıların Eksik Gün Bildirim Formları” ekine sigortalıların bildirildiği diğer prim belgesinin suretinin de konulması gerekecek.

Sigorta primi işveren hissesi desteği kapsamına giren işletmelerin, Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile ilgili birden fazla işyerinin olması durumunda, kapsama giren her bir işyeri için, destekten yararlanmaya hak kazanıldığına ilişkin ilgili kurum, kuruluş veya denetimle görevli şirketten ayrı belge alınacak ve işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüğü’ne ayrı başvuru yapılacak. Dolayısıyla, işveren hissesi sigorta prim desteğinden istifade edilebilmesi için gerekli olan şartlar, her bir işyeri için ayrı ayrı yerine getirilmiş olacak.

IX- ÖDEMELERE DİKKAT

Ar-Ge proje önerisi hazırlarken mevzuata göre avans ödemelerinin ve proje başlangıç tarihinden önceki stokların proje süresince sarflarının kabul edilmesi sebebiyle, ödemeler konusu cari hesap usulü çalışan kuruluşlar için büyük önem taşımaktadır. Proje kapsamında mal ve hizmet alımı cari hesaplarla yapıyor ise, Yeminli Mali Müşavirlik Proje Harcamaları Değerlendirme ve Tasdik Raporu’na (AGY500) kadar o satıcıya ait Ar-Ge faturası kesildikten sonraki toplam cari borcun ödenmesi gerekmektedir. Cari hesap ilişkisinden kurtulmak için diğer alternatifli yol; bankadan havale ve EFT ödemelerinde açıklama kısmına fatura tarih ve numarası yazılarak fatura bedelinin birebir ödenmesi gerekiyor. (Ne eksik ne fazla). Çek ile ödeme yapılıyorsa Çek bordrosuna mutlaka açıklayıcı bilgi olarak fatura tarih ve numarası yazılarak ve fatura bedelinin birebir çekte yazılması gerekiyor ve AGY500 raporu yazılıncaya kadar çek bedelinin firma hesabından ödendiğinin ispatı gerekiyor. Mal ve hizmet alımlarında hiç bir şekilde nakit ödeme yapılmaması tavsiye olunur.

Firmaların, mal ve hizmet bedelini Müşteri çek ile ödemesi halinde dikkat edilmesi gereken; eğer çek firmanın birebir ilişkide olduğu müşteriden alınmış ise AGY500 raporu yazıldığı tarihe kadar çek bedelinin ilgili firma hesabından ödendiğinin ispatı gerekmektedir. Eğer müşteri kendi müşterisinin yani 3.şahsın çekini vermiş ise, ilgili çekin AGY500 raporu yazılmadan önce ödenmiş olması ve ilgili firmadan bu çeke ait borcu yoktur yazısı almamız gerekmektedir.

X- SONUÇ

Teknik ve Mali yönüyle Ar-Ge proje çalışmaları bir bütündür. Sadece projenin yazılması ve onaylanması yeterli olmuyor. Proje onaylandıktan sonra da yukarıda sıraladığımız parametreleri de kontrol etmemiz gerekiyor. Aksi halde beklenilen hibe tutarının, onaylanan proje tutarın çok gerisinde kalındığı durumlar, az rastlanılan sonuçlar değildir. Bunun sonucu olarak firmaların TÜBİTAK’a Ar-Ge ve yenilik projeleri vermeleri ve özellikle Avrupa Birliği Ar-Ge konsorsiyum projelerine katılma hevesleri kırılarak, bu süreçten hepimiz ve ülkemiz büyük zarar görmektedir.

Son Değişikliklerle Sanayi ve Yazılım Teşviklerinin Birlikte Entegrasyonuna Sistematik Yaklaşım

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 14)
Paylaş
Tarih : 12 Mart 2013 - 9:51

SON DEĞİŞİKLİKLERLE SANAYİ VE YAZILIM TEŞVİKLERİNİN BİRLİKTE ENTEGRASYONUNA SİSTEMATİK YAKLAŞIM

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

 

GİRİŞ

13 Ekim 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, Bölgesel Teşvik Uygulamaları çerçevesinde desteklenen yatırım projeleri kapsamında ilave olarak istihdam edilecek personel için ödenmesi gereken sigorta primi işveren hissesinin asgari ücrete tekabül eden kısmı için Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır ve Mardin’in de aralarında bulunduğu 6. Bölgede “sabit yatırım tutarı oranı” kaldırılarak, tamamı 10-12 yıl süreyle Ekonomi Bakanlığı tarafından karşılanması söz konusudur.

Ayrıca aynı kararın 2. Maddesi ile;

-“h) Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından desteklenen AR-GE projeleri neticesinde geliştirilen ürünlerin veya parçaların üretimine yönelik yatırımlar” ifadesi ile TÜBİTAK ve KOSGEB AR-GE projelerinin net ve açık bir şekilde Yatırım Teşvik sistemi ile bütünleştirilebileceği belirtilmektedir. Bu şekilde 19/06/2012 tarihindeki Yatırım Teşvik kararının 17.maddesinin 1.fıkrasının h)bendindeki “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenen AR-GE projeleri neticesinde geliştirilen ürünlerin üretimine yönelik yatırımlar” ibaresine açıklık getirilmektedir.

Bilindiği gibi TÜBİTAK VE KOSGEB AR-GE projelerinin tamamlanmasından sonra bu kurumlardan alınacak yatırımın tamamlandığına dair bir yazı ile, ilgili sanayi odasına ya da Ekonomi Bakanlığına başvurularak örneğin İstanbul ya da Denizli’de asgari 1 milyon TL meblağlı arazi-arsa, bina-inşaat, makine ve teçhizat ile diğer yatırım harcaması kalemlerinin toplamından oluşan sabit yatırım tutarı için yatırım teşvik belgesi alınarak, aşağıdaki 5.Bölge desteklerinden yararlanılmaktadır:

 

5.BÖLGE DESTEKLERİ

 

1.İstanbul’da yada Denizli’de sabit yatırım tutarı en az 1 milyon TL oluyor. Sabit yatırım tutarı: Arazi-arsa, bina-inşaat, makine ve teçhizat ile diğer yatırım harcaması kalemlerinin toplamıdır.Ar-ge projelerinde arsa,bina inşaat giderleri desteklenmez.

2. Gümrük vergisi muafiyeti: Üçüncü ülkelerden makine ithalatlarında.

3. KDV istisnası.

4. Faiz desteği: Bankalardan kullanılacak en az bir yıl vadeli yatırım kredilerinin teşvik belgesinde kayıtlı sabit yatırım tutarının yüzde yetmişine kadar olan kısmı için ödenecek faizin, Türk Lirası cinsi kredilerde beş puanı, döviz kredileri ve dövize endeksli kredilerde iki puanı Ekonomi Bakanlığınca toplam tutarı yedi yüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere karşılanır.

5. Sigorta primi işveren hissesi desteği: , Yatırımın tamamlanmasını müteakip, yatırıma başlama tarihinden önceki son altı aylık dönemde (mevsimsel özellik taşıyan yatırımlarda bir önceki yıla ait mevsimsel istihdam ortalamaları dikkate alınır) Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgesinde bildirilen ortalama işçi sayısına teşvik belgesi kapsamında gerçekleşen yatırımla ilave edilen, istihdam için ödenmesi gereken sigorta primi işveren hissesinin asgari ücrete tekabül eden kısmı Bakanlık bütçesinden 6-7 yıl süre ile toplam sigorta desteğinin sabit yatırım tutarına oranı % 35’e ulaşıncaya kadar karşılanır.

6. Yatırım yeri tahsisi:Desteklerden yararlanacak yatırımlar için, 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi çerçevesinde Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara göre yatırım yeri tahsis edilebilir.

7. Vergi indirimi: Gerçekleştirilecek yatırımlarda, 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi çerçevesinde gelir veya kurumlar vergisi, % 30 yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar % 70 indirimli olarak uygulanır. Konunun anlaşılması için aşağıda Denizli ili için bir örnek yer almaktadır.

İl: İstanbul

Yatırım Tutarı: 1.000.000TL

Yatırıma Başlama/Yatırımı Bitirme Tarihi: 01.10.2012 /30.09.2014

Yatırıma Katkı Oranı: %30

Kurumlar vergisi indirim oranı: %70

2014 yılındaki kurum kazancı: 100.000 TL

Hesaplamalar:

Yatırıma Katkı Tutarı: 300.000 (1.000.000X0,30) TL

2014 yılı için Hesaplanan Kurumlar Vergisi:100.000×0.20=20.000 TL

Hesaplanan indirimli Kurumlar Vergisi:100.000X0.20X0.30=6.000 TL

Tahsilinden Vazgeçilen Kurumlar Vergisi: 20.000- 6.000 =14.000 TL

Bu durumda indirimli oran nedeniyle tahsilinden vazgeçilen yukarıdaki 14.000 TL’lik vergi , 300.000 TL’ye ulaşıncaya kadar firma indirimli kurumlar vergisinden yararlanır.

 

Aşağıda AR-GE projeleri ile Yatırım Teşvik Sisteminin birbiriyle nasıl bütünleştirebileceği konusunda savlarımız yer almaktadır. Kuşkusuz doğruluğu uygulamalarla sınanmalıdır.

SAVLAR

Birinci Sav: TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından desteklenen makine alet-teçhizat ve ekipmanlar, daha sonra alınacak Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında da desteklemesi söz konusu olamamaktadır. Nitekim Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğünün 02/05/2011 tarihli yazısında; 14 Nisan 2011 tarihinden sonra alınacak yatırım teşvik belgeleri için diğer kamu kurum ve kuruluşların destek programlarından yararlanılamayacağı hükmü getirilmiştir.Aynı şekilde 19/06/2012 tarihindeki Yatırım Teşvik kararının 29. Maddesinde de bu husus yer almaktadır. Bu bakımdan AR-GE projeleri ile desteklenen makine ve alet- teçhizatlar yatırım teşvik belgesinde yer alsa bile, kapsam dışında tutulmalıdır.

İkinci sav: TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından desteklenen AR-GE projeleri ile makine gibi proje çıktısı üründe teknik yenilik ve kullanım kolaylığında önemli derecede iyileşme yaparak piyasaya ticari hale gelebilen bir ürünün imali için torna, freze, pres, kaynak robotu gibi standart makineler gerekli ise, bunlar Ar-Ge unsuru taşımadığı için kapsam dışına alındığından, pekala yatırım teşvik sistemine başvurarak 5.bölge desteklerinden yararlanılır. Ya da AR-GE’si biten ürünün seri üretimi için gerekli olan makine ve otomasyon, yatırım teşvik sistemindeki desteklerden yararlandırılarak yola devam edilir.

Üçüncü sav: Ar-Ge projesinin çıktısı bir makine ya da örneğin mobilyalarda kullanılan bir bağlantı elemanı olup, hem üründe yenilik hem de süreçte yenilik yaparak proses hattında yeni makine ya da otomasyona ihtiyaç var ise, bu makine ve otomasyondan Ar-Ge unsuru taşıyanlar TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından desteklendiği halde, üretime yönelik standart makine ve otomasyonlar kapsam dışına alındığından, buların teşviki için yatırım teşvik belgesine başvurmak oldukça avantajlıdır.

Dördüncü sav: Üründe ve/veya süreçte yeniliği içeren prototip Ar-Ge projeleri yanında, yeni bir üretim yönteminin uygulanmasına yönelik minimum ölçekli pilot Ar-Ge projeleri için TÜBİTAK ve KOSGEB’e başvurup, desteklenmeyen makine ve otomasyon ile komple ekonomik ölçekli bir üretim tesislerinin kurulmasına yönelik yatırımlar için, yatırım teşvik belgesine başvurulmalıdır.

Beşinci sav: TÜBİTAK’dan Ar-Ge projesi desteklenen KOBİ’ye ait bir ürünün piyasaya satışı için birtakım standart makine ve eleman alt yapısına ihtiyaç olabilir. Bu durumda TÜBİTAK’dan alınacak projenin tamamlandığına dair bir yazı ile KOSGEB’e başvurarak, bu kurumun aşağıdaki “Endüstriyel Uygulama” programının hem geri ödemesiz hibe hem de geri ödemeli kredi şeklindeki desteklerinden KOBİ’lerimizin bir defaya mahsus olmak üzere yararlanması çok önemlidir:

Endüstriyel Uygulama Programı Destek Üst Limiti (TL) DESTEK ORANI (%)

– -Personel Gideri Desteği 100.000 75

-Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malz.,

Yazılım ve Tasarım Gid. Desteği 150.000 75

-Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malz.,

Yazılım ve Tasarım Giderleri Desteği

(Geri Ödemeli) 200.000 75

 

SONUÇ

Üründe ve Süreçte yenilik için makine, ekipman, otomasyon, test cihazı gibi sabit kıymetlere ihtiyaç var ise, bu konudaki teşviklerden maksimum yararlanmak için TÜBİTAK, KOSGEB VE YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİNDEN bir bütün halinde yararlanmanın tasarımını, önceden 9/1 prensibi ile yani “dokuz kere düşünüp, bir kez uygulamalı“ esasına göre hareket edersek, kaynak ve zaman bakımından akılcı davranmış oluruz.

Daha Çok Tübitak ve Avrupa Birliği Ar-Ge Projeleri Yazmada Bir Yol Haritası

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 14)
Paylaş
Tarih : 11 Mart 2013 - 13:56

DAHA ÇOK TÜBİTAK VE AVRUPA BİRLİĞİ AR-GE PROJELERİ YAZMADA BİR YOL HARİTASI  DENEMESİ

Prof.Dr.Atila Bağrıaçık

Ar-Ge Hibe Fonları Uygulayıcısı, YMM

abdanmer@gmail.com

A.GİRİŞ

Ulus olarak Ar-Ge ve Yenilik projelerini ulusal destek kurumu olarak TÜBİTAK’a (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu),KOSGEB’e,  uluslararası destek kurumu olarak AVRUPA BİRLİĞİ(AB)’ne yeterli sayıda Ar-Ge (Araştırma ve Deneysel Geliştirme) projesi sunamıyoruz.Ülkemizin üç ana makro problemini;tasarruf açığı,enerji kaynaklarının  yetersizliği ve  ar-ge faaliyetlerinin kamu ve özel sektörde istenilen seviyede olmaması şeklinde sıralarsak,ar-ge ve inovasyon konusunda hepimize büyük görev düştüğü ortadadır.Bence  Ar-ge proje yazma seferberliği düzenlemeliyiz.

AR-GE Projesi  yazmada bir yöntem ve yol haritası  geliştirerek proje yazma eğilimini artırmak  ve bu konudaki var olan yöntemlerin sayısını artırmak amacıyla, Viyana’da doktora yaparken eserleriyle (özellikle “the logic of scientific discovery”) tanıştığım ve halen  çalışmalarını sürdürmekte olduğum Bilim Felsefecisi ve eleştirel rasyonalist  Karl  R.POPPER’in sürekli gelişim modelini, ar-ge projelerini yazmada da  kullanılabileceğini düşündüm ve zihnimde kurguladım. Ar-ge ve inovasyon konusundaki  deneyimlerimden elde ettiğim geri bildirimlere  dayanarak, aşağıdaki yazıyı, ilgililerce de tartışılmak değerlendirilmek, sınanmak,hatasını  elemek  ve iyileştirmek amacıyla kaleme aldım. Yazıdaki kod ve numaralar, ilişki kurmak amacıyla TÜBİTAK’ın Ar-Ge proje önerisi formatından alınmıştır.

 

B. POPPER’İN SORUN ÇÖZME VE AR-GE  PROJESİ  YAZMA MANTIĞI

-Uluslar arası ar-ge kılavuzu olan FRASCATİ’ye göre , Proje faaliyeti bilimsel ve teknik belirsizliklerin giderilmesi ve bu yolla teknik ve  kullanıcı dostu  yeniliklerin gözle görülür ölçüde ortaya çıkarılmasıdır. Yenilikçi unsurların tanımlanması ise  uluslar arası kılavuz olan OSLO kılavuzuna göre yapılmaktadır. .(FRASCATİ kılavuzu, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD ülkelerinin İtalya’daki Frascati şehrinde toplanarak, Ar-Ge projelerinin geçerlilik kriterlerini belirlediği bir dokümandır. Avrupa Birliğinde ve Türkiye’de Ar-Ge projeleri yazarken, bu kılavuzdaki parametrelere dikkat edilir).

 

– Proje yazma her şeyden önce bilimsel bir faaliyettir, sonra teknik ,ticari,finansal,muhasebesel ve vergisel bir   mükemmeliyet sistem  faaliyetidir.

– Modern bilim felsefecisi KARL POPPER’in sürekli gelişim modelini Ar-ge faaliyetlerine uyarlarsak; ar-ge projesi yazma süreç adımlarını , birbirini takip eder şekilde; S1->DÇ->HE ->S2 şeklinde sıralayabiliriz. Burada;

 

s1    Rekabetçi piyasada firma olarak karşılaştığımız, bizi sıkan ve  negatif etkileyen sorunlar    bizim projemizin çıkış noktasıdır.POPPER ’e göre yaşam ve dolayısıyla proje faaliyeti her şeyden önce bir sorun çözme faaliyetidir. Süreç, sorunun kendisiyle ve bunun bir sorun  olmasının nedenleriyle başlamaktadır. Sorun faydalı bir durumsal faktördür.

 

 

dc    Bizim sorun (S1) için önerdiğimiz deneme çözümleridir. Mevcut duruma ve muadillere göre farklı yeni özgün önerilerdir. Deneme çözümleri çok sayıda yani çoğul olmalı. Çözümler  ne denli açıklıkla formülleştirilmiş olursa olsun, onlara eriştirmeyi sağlayacak araçlar da olmalıdır. Bu gibi araçlar yoksa yaratmak gerekir. Aksi takdirde ne denli iyi olsalar da amaçlar gerçekleştirilemez. Burada amaç-araç uyumu olmalıdır.

 

 

he    Bizim deneme çözümlerine karşı; zihinsel, tasarım aşaması ve uygulama düzeyinde yaptığımız akılcı eleştiriler, bilgisayar ortamındaki doğrulama analizleri ve imalat sürecindeki geçerlilik testleri yoluyla öngörülen ve öngörülmeyen hataları, riskleri eleme,ortadan kaldırma  sürecidir. Deneysel ön çalışmaların ve devamındaki çalışmaların yanlış çıkması sık  rastlanan bir durumdur. Uygulamalar ilerledikçe önerilerin  ,gerçekliğin önünde sınanması ve deneyin ışığında da  düzeltilmesi gerekir. Üstelik bazı istenmeyen ve beklenmeyen  yanlışlar, ancak uygulamadaki sonuçların eleştirel bir biçimde incelenmesiyle tanınabilir. Çünkü bu bağlamda girişeceğimiz her eylemin amaçlanmamış sonuçlar verilmesinin olası olduğunu göz önünde tutmamız gerekir. Örneğin rekabetçi bir konum elde etmek için ürünümü farklılaştırırsam, piyasada başka firmaların taklitleri ile ürün fiyatım daha sonra düşer. Oysa bu durum, benim hedefim değildir. Bu bakımdan projelerin yönetiminde eleştirel bir uyanıklık gösterilmesi ve projelerin Hata-Eleme yoluyla  sürekli düzeltilmesi gerekir.

 

s2   Bilimsel faaliyet veya proje çalışmaları sonucunda varılan ve içinden yeni sorunların ve iyileştirilmelerin çıktığı durumdur. Başlangıç koşullarından farklı çözüm çıktılarıdır. Bilimsel faaliyet ya da proje çalışmaları sonucu istediğimiz sonuca ulaşamayarak başarısız olsak bile, (S2) her zaman (S1) den farklıdır . Döngüsel değildir. Çünkü öğretici olarak bize bir sonraki ar-ge  çalışmasında neleri yapmamamız gerektiğini ortaya çıkarır.

 

Not: Bu açıklamalarda <Bryan Magee’nin Karl POPPER’in Bilim Felsefesi ve Siyaset Kuramı, Remzi Kitabevi, İstanbul,1982 kitabından yararlanılmıştır>.

C. POPPER’İN  GELİŞİM MODELİNİN TÜBİTAK’IN AR-GE PROJE ÖNERİSİ FORMATINA UYARLANMA DENEMESİ

TÜBİTAK’ın Ar-Ge proje önerisinin ana bölümleri, aşağıdaki gibi sıralanmıştır:

A- Proje ve Kuruluş Bilgileri,

B- Projenin Endüstriyel Ar-Ge İçeriği,  Teknoloji Düzeyi ve Yenilikçi Yönü,

C- Proje Planı ve Kuruluşun Alt Yapısı,

D– Projenin Ekonomik Yarara ve Ulusal Kazanıma Dönüşebilirliği,

E- Proje Bütçesi.

Ana proje bölümleri ile her birinin birçok alt kırılımından oluşan alt  bölümlerine aşağıdaki sıra ile uygulama yapıp projeyi yazarsak, daha başarılı olunur görüşündeyiz.Dediğimiz gibi bu bir varsayımdır,doğruluğu için sınanmalıdır.

AVRUPA BİRLİĞİ Ar-Ge proje önerileri de, TÜBİTAK‘ın yukarıdaki Ar-Ge proje öneri bölümleri ile büyük oranda örtüşmektedir. Örneğin Kuruluş Bilgilerinin anlatıldığı A bölümü her ikisinde de aynıdır. AB projelerinde yukarıdaki B, C ve D bölümleri B içinde açıklanmaktadır. Proje Bütçesi olan E bölümü, AB projelerinde C bölümü içinde yer alır. Dolayısıyla Popper ci yaklaşımı, AB  ar-ge projelerinde de rahatlıkla  bakış açısı ve yol haritası  olarak kullanabiliriz görüşündeyiz.

SORUN (S1) Adımı

Yukarıdaki bilimsel şemaya göre proje yazmaya önce TÜBİTAK’ın proje formatındaki

< B.2.1.1.) Projenin başlatılma gerekçelerini açıklayınız> İle yani sorunu tanımlamakla başlarız.(S1),

Sözgelimi Pazar payımızın düşmesi,reklamasyonların çokluğu,küresel rekabetle  teknolojinin ve sektörel rekabetin gerisinde kalınması, yeni müşteri talepleri, maliyetlerin düşürülmesi, kalitenin arttırılmasının sağlanması, yeni yada önemli derecede iyileştirilmiş bir ürünün üretilmesi için yeni bir süreç hattı,makine ve otomasyon ihtiyacı gibi.Ar-ge  Projemizin başlangıç noktası olan mevcut sorunumuzun iyi tanımlanması için ; Japon yazar Masaaki İmai’ın sürekli iyileştirme anlamına gelen “KAIZEN” modeline göre, neden sorusunun 5 kez arka arkaya  tekrarlayıp sorulmasıyla  ancak gerçek kök sebebin bulunabileceği yaklaşımını, bir yöntem olarak benimseyebiliriz.

Örnek ;

Soru 1: Makine neden durdu?

Cevap 1: Çünkü aşırı yüklemeden dolayı sigorta attı

Soru 2 : Neden aşırı yükleme oldu?

Cevap 2 : Çünkü yağlama yetersizdi.

Soru 3 : Neden yetersiz?

Cevap 3 : Çünkü yağlama pompası düzgün çalışmıyordu.

Soru 4 : Neden düzgün çalışmıyordu?

Cevap 4 : Çünkü pompanın mili aşınmıştı

Soru 5 : Neden aşınmıştı?

Cevap 5 : Çünkü içine pis su girmişti.

Bu soru-cevaplardan sonra yağlama pompasına bir süzgeç ekleyerek kök sorun halledilmiş oluyor. Böyle düşünmeseydik çoklukla gözlendiği gibi  sadece sigortayı değiştirmekle yetinseydik problemin tekrarı söz konusu olacaktı.

Aslında projenin başlangıç noktası, sorunu iyi tanımlamaktır. Brüksel’deki ar-ge toplantılarında şu sözleri sık sık duyduğumu hatırlıyorum: ”hibe almak için proje yapıp Brüksel’e gelmeyin, sorununu çözmek ve riskinizi  paylaşmak için bizden destek isteyin”.Başka bir deyişle:” no problem =no Project= no Money”.  Bizim AB projeleri yazarken öğrendiğimiz bir husus; projenin başlatılma gerekçesi bölümünde (state of the art) aşağıdaki 5 soruyu cevaplayarak en fazla iki paragraflık bir açıklama ile değerlendiriciyi 15 saniye içinde devamını okuma konusunda  olumlu ya da olumsuz etkileyerek, projenin tümünün etki altına alınmasıdır:

– Sıkıntı nedir? Hangi problemi çözmeyi deniyoruz?

– Problem sektörel, lokal, ulusal ya da uluslar arası boyutta mı?

-Problem halihazırda yerli ve/veya yabancı muadiller (rakipler) tarafından çözümlendi mi? Yetersiz kalınan hususlar nelerdir?

-Niye şimdi proje veriyoruz?  Projeyi şu anda tamamlamayıp geciktirirsek nelerle karşılaşırız?

-Niye biz sorunun çözümüne talibiz? Yeterli personel ve ekipman alt yapısı ve tecrübemiz projeyi gerçekleştirmeye müsait mi?

Kaynak: Sean McCarthy,how to write a competitive proposal for framework 7,watermans printers ltd,cork,Ireland,2007.

DENEME ÇÖZÜMLERİ (DÇ) Adımı

 

Daha sonraki proje adımı;

 

<B.2.1. 2 – Projenin amacını açıklayınız.>

 

Bu bölümde;

1- Projenin kısa tanımı,

2- Alt bileşenleri ve fonksiyonel işleyişi,

3-Projede öngörülen belli başlı Ar-Ge çalışmaları belirtilir. Amacın tanımlanmasından sonra, projemizin yenilikçi unsurunu belirleme çalışması yapılır.

 

Daha sonra proje yazmanın esas kalbi olarak gördüğümüz B.3.1’e geliriz.

 

<B.3.1. 1) ‘de projenin yenilikçi unsurları analiz edilir. Kendi mevcudumuza ve yerli/yabancı muadillere göre kıyaslama  yapılır.

Burada önemli olan mevcut durumumuza ve yerli ve yabancı muadillere göre komponent (bölüm bazında, proses bazında) mukayese etmektir.

Einstein’ın izafiyet teorisine göre: Dünyadaki her şey, ancak başka bir şey ile olan mukayesesine göre gerçektir. Mukayese veya referans yoksa ileri sürdüğümüz yenilik boş bir ifadedir.

İncelemeyi yapacak olan TÜBİTAK uzmanı ile denetlemeyi yapacak hakemlere daha iyi mukayese imkanı verebilmek için eklerde bölümler bazında eskilerin resimleri ve yenilerin katı modelleri verilir. Her projede ürün ve bu ürünü üretecek süreci birlikte ele almak daha rasyoneldir.

Bir bütünü diğer bir bütüne göre bütün halinde kıyaslama yapmak zor olduğu için, makineleri yada proses hattını yenilikçi yönleri itibariyle 5-7 arası alt gruba, bileşene ya da bölüme ayırırız. Her bir proje alt bölümünü mevcudumuz ya da yerli/yabancı muadil alt bölümü ile kıyaslayarak, özgün yönleri ortaya çıkarırız. (Bu bilimsel metoda, birikimli analitik  varyasyon yöntemi denir). Eğer proje konusu, PROSES HATTI gibi bir sistem ise bu kez projenin bütünü ,sistem alt elemanlarına ve aşamalarına  bölünür.

<B.3.1. 2) Özgün Katkılar. Çıktının, Muadillerden olan üstünlüklerini sağlayan ve çıktıya ulaşmada  kullanılan malzeme, yazılım, alet-teçhizat, yöntem ve tekniklerde, başka bir deyişle amaca ulaştıracak araç ve izlenecek yollarda  uyguladığımız farklılıklardır.

<B.2.1.5 ) AR-GE Kapsamı

Projede ön görülen Ana faaliyetler örneğin; Kavram Geliştirme, Tasarım, Prototip İmalat ve Test olarak ana iş paketlerine bölünebilinir. Bu faaliyetler C Bölümünde  organizasyon şeması,projede görev alacakların CV’si vs bilgiler ile  daha detaylı olarak anlatılır. Burada ise kısa tanımlar ve iş paketleri arasındaki ilişkiler  ortaya konulur.

 

Görüldüğü gibi buradaki bölümler POPPER analizindeki Deneme Çözümüne (DÇ) karşılık gelmektedir

 

HATA ELEME (HE) Adımı

POPPER analizindeki (HE) süreç adımına karşılık gelen TÜBİTAK proje alt bölümlerini yazmaya sıra gelir. Tasarım/proses FMEA(Failure Mode Effect Analysis) risk analizleri, sonlu elemanlar yöntemi ile statik, dinamik, termal, yorulma, akış analizleri, test ve mühendislik analizleri, laboratuvar çalışmaları ile ÜRETİME GEÇMEDEN TASARIM aşamasında birden çok üretim yönteminin yanlışlanması(falsify) ve bizim parametrelere göre uygun bulup seçtiğimiz bir  yöntemin  doğrulama faaliyeti yapılır(verify). İmalat aşamasında ise uygun bulduğumuz yöntemin  tüm şartları karşıladığını göstermek için uygunluk testleri yapılarak tasarım geçerli kılınır(validity).

 

Hata eleme adımları;

Hata eleme adımları iki aşamada gerçekleştirilir. Birincisi  birden fazla deneme çözümü içinden bir tanesi hariç diğerlerinin ortadan kaldırılması süreci ile ortaya çıkan ve bize göre  uygun bulunan bir yöntemin her bir tasarım girdisinin tasarım çıktısını doğrulaması(verify)dır. Bu adım genelde tasarım aşamasında gerçekleşir ve Analizleri, Mühendislik hesaplamalarını vs. kapsar. İkincisi proje çıktısının kullanım şartlarında tüm girdilerin tüm çıktıları karşıladığının doğrulanmasıdır. Diğer bir ifade ile uygunluk testleridir.

 

<B.2.1.4 Alt Bölümünde ve

<C.1.2. İş Paketleri Listesi /3- İş paketindeki deney, test ve analizleri listeleyiniz.>

Bölümlerinde hata-eleme süreci tanımlanır.

Asıl Ar-Ge faaliyetleri bu çalışmalardır.

<B.2.1.4  AR-GE Faaliyetlerinde Uygulanacak Yöntem ya da Ar-Ge Sistematiği

Projenin Ar-Ge Unsuru ve sistematiği bu bölümde belirtilir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Ar-Ge; bilimsel ve teknik belirsizliklerin ve risklerin belirlenmesi ve giderilmesi ile alakalıdır, risk ve belirsizlik yoksa, kavram geliştirme ve tasarım belli olduğu için Ar-Ge değil, bir yatırım faaliyetidir. B.3.1 bölümünde belirlenen belli başlı yenilikçi performans ve başarı kriterleri bu bölüme taşınarak, proje süresince ulaşılmasındaki olası belirsizliklerin giderilme yolları(Ar-Ge sistematiği) ve doğrulama faaliyetlerini içerir.

Ar-Ge Sistematiği :Risk ve problemleri çözme, olası fırsatları yakalama yolunda Bilimsel Yöntemleri kullanarak (örneğin literatür tarama, risk analizi, Sonlu Elemanlar Yöntemi – SEY(İngilizcesi: The finite element method (FEM) kullanılarak yapılan çeşitli tasarım doğrulama ve optimizasyon çalışmaları, benzeşim çalışmaları ve/veya deneysel çalışmalar, TESTLER) deneme yanılma sürecini kısaltan, çözüme ulaşma olasılığının artıran, belirli bir sistematiğe sahip çalışmalardır.

 

SONUÇ (S2)

 

Sıra POPPER analizindeki SONUCA Yani (S2) ‘e geldiğinde, S2 PROJE ÇIKTILARI;

<B.2.1.3. Proje çıktılarını tanımlayıp, çıktıların uyacağı varsa ulusal/uluslararası standartları, projenin

                 somut hedeflerini ve başarı ölçütlerini belirtiniz.>

 

Bölümünde ve

 

<C.1.2.    İş Paketleri Listesi /4- İş paketi çıktılarını ve başarı kriterlerini belirtiniz.>

Bölümünde gösterilir.

 

Daha sonra projenin yazma düzenini bozmamak için Deneme Çözümü içinde yer alması gereken Firma alt yapısı, projenin etkileri ve proje maliyetleri konusunda aşağıdaki bölümlere geçilir. :

  • Organizasyonel/ beşeri ve alet-teçhizat Ar-Ge alt yapısını tanımlayan (C) bölümüne,
  • Ekonomik öngörülerin yer aldığı (D) bölümünün yazımına ve
  • Öngörülen bütçe maliyetlerinin yer aldığı (E) bölümü verilerine girilir.

 

Sırayla İnceleyelim

 

ORGANİZASYONEL/ BEŞERİ VE ALET-TEÇHİZAT AR-GE ALT YAPISINI TANIMLAYAN (C) BÖLÜMÜ

 

C.Proje Planı ve Firma Alt Yapısı

-C.1.İş Planı

İş paketleri, İş Zaman Çizelgesi, Ara çıktılar.

-C.2.Proje Yönetimi ve Organizasyon

-Proje Yönetimi (İş akışında ilgili faaliyetlerin kimin tarafından yapılacağı parantez içinde yazılır.

-Organizasyon Şeması, Mühendis, Tekniker, Teknik Sanat Okulu mezunları yazılır.

-Cv ler de en son okuldan mezuniyet tarihi yazılır.

Ar-Ge organizasyonu

-C.3.Kuruluş Ar-ge olanakları

Alet- Techizat, Tecrübe, Yazılım, Önceki projeler vs.

 

10. EKONOMİK ÖNGÖRÜLERİN YER ALDIĞI (D) BÖLÜMÜ

D.Projenin Ekonomik Yarara ve Ulusal Kazanıma Dönüşebilirliği

Bu bölümde özellikle  proje maliyetinin, seri üretime geçilerek  firmaya ne kadar sürede ne miktar üretim ile geri dönüşünün sağlanacağının hesabı yapılır(başabaş noktası),rekabete,istihdama ,cari açığı kapatmadaki katkısı ele alınır.

-D.1 Ekonomik Öngörüler

-D.2Ulusal Kazanımlar

-D.3Proje Ekonomik Bilgi Özeti

 

– ÖNGÖRÜLEN BÜTÇE MALİYETLERİNİN YER ALDIĞI (E) BÖLÜMÜ

 

E. Proje Bütçesi

-E.1.Personel Giderleri

-E.2.Seyahat Giderleri

-E.3.Alet/Teçhizat/Yazılım/Yayın Alımları

-E.4.Yurt İçi Ar-Ge Kuruluşlarına Yaptırılan İşler

-E.5.Danışmanlık Hizmeti ve Diğer Hizmet Alımları

-E.6.Malzeme Alımları

-E.7.Dönemsel Giderler Tablosu

 

EN SONUNDA ŞİMDİYE KADAR YAZDIKLARIMIZIN ÖZETLERİN YER ALDIĞI İLK BÖLÜMÜN YAZIMINA  GEÇİLİR

 

B.1.1. Proje Tanıtımı

B.1.2. Anahtar Kelimeler

B.1.3. Projenin Başlatılma Gerekçesi ve Amacı (ÖZET)/

B.1.4. Projenin Yenilikçi Yönü (ÖZET)/

B.1.5. Uygulanacak Yöntemler (ÖZET)/

B.1.6. Ekonomik ve Ulusal Kazanımlar (ÖZET)>

 

İlgili bölümlerin özetlenerek girilmesiyle proje yazımı sonlandırılır.

 

SONUÇ

-Yukarıdaki çalışmamız  ile Ar-Ge proje önerisi yazarken POPPER’in sorun çözme kalıbından hareket ederek, hızlı, doğru ve akılcı(rational) ar-ge  proje önerisi yazmaya katkıda bulunmak istedik,çünkü çoğu firmalarda ar-ge projesi yazmaya karşı bir çekingenliğin, bir tepkinin var olduğunu gözlemliyoruz. Bizim burada ortaya koyduğumuz POPPER’den uyarlama denemesi ,bir varsayımdır, okuyucu deneme yaparak yani proje yazarak, kalıbın kavramlarını test edebilir,hataları eleyebilir,daha iyi açıklayıcı yaklaşımlara ulaşabilir. Bu şekilde hepimiz proje yazma seferberliğine katkıda bulunabiliriz,eyleme geçmeliyiz,bol bol proje yazıp,reddedilirse bundan ders alıp,yolumuza devam etmeliyiz.İrlandalı  yazar Bernard Show şöyle demektedir : “Gençken yaptığım on şeyden dokuzunun başarısızlıkla sonuçlandığını gördüm.Başarısız olmak istemiyordum onun için ben de on kat daha fazla çalıştım”.

Sonuç olarak,Avrupa Birliği’nin 7.Çerçeve Programı olan ar-ge projelerinin finansmanı için Türkiye olarak havuza katkımızın ancak % 5’ini ,sayıca  yetersiz ve kabul edilmeyen   projeler  vererek  geri alabildiğimizi unutmamamız gerekir.

 

En Son Tübitak Ar-Ge Destekleri Değişikliklerinin Firma Rekabet Gücümüz ve Ülke Yenilikçi Endeksimiz Üzerindeki Olası Etkileri

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 14)
Paylaş
Tarih : 11 Mart 2013 - 9:00

A-GİRİŞ

01 Temmuz 2012 tarihi itibariyle Türkiye’deki Sanayi Kuruluşları ve Yazılımcılar için TUBİTAK’ın Ar-Ge desteklerinde önemli artışlar oluştu. Aşağıda bunları analiz ediyoruz. Aslında TUBİTAK’ın Ar-Ge Teşviklerindeki bu artış gerekliydi.

Dünyaca ünlü INSEAD (INStitut Européen d’ADministration des Affaires or European Institute of Business Administration) 2012 sonuçlarına ilişkin Küresel İnovasyon (Yenilikçilik) Endeksine göre ülkemiz toplam 117 ülke içerisinde 74. sırada yer almaktadır. İnovasyon faaliyetlerinin desteklendiği TÜBİTAK Ar-Ge projelerindeki yeni düzenlemeler ile bu sıramızı arttıracağımıza inanmaktayız.

B-TÜBİTAK 1507’deki değişiklikler;

Küçük ve Orta Büyüklükte İşletme (KOBİ) 18.11.2005 tarihli ve 25997 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan KOBİ Yönetmeliğine ve 4 Kasım 2012 tarihindeki son değişikliğe göre; 10 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu bir milyon YTL´yi aşmayan çok küçük işletmeler mikro işletme, 50 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu sekiz milyon YTL´yi aşmayan işletmeler küçük işletme, 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu kırk milyon YTL´yi aşmayan işletmeler de orta büyüklükteki işletme olarak belirlendi.

KOBİ’lerin şimdiye kadar ilk iki proje bütçesi limiti 400.000,00.-TL.’den 500.000,00.-TL.’ye çıkartıldı. Şimdiye kadar ilk iki projesi maksimum %75 oran ile desteklenen KOBİ projeleri 01 Temmuz 2012 tarihinden itibaren en az ikisi ortaklı başvuru olmak şartıyla ilk beş projeden %75 destek alabilme olanağı getirildi (başka bir deyişle, sırasıyla 2 adet tekli,2 adet ortaklı ve bir adet tekli KOBİ projesinin verilmesi halinde destek oranı maksimum % 75’dir).

Bu uygulama ile firmalarımız ortak proje yapmaya yönlendirilerek özellikle Uluslar arası Ar-Ge Destek Programları olan EUREKA, EUROSTARS, AB 7. Çerçeve programlarının kümelenme projelerine katılmaya teşvik edilecektir. Biz Türkiye olarak AB 7. Çerçeve programlarına 700 milyon EURO katkıda bulunurken, proje azlığı ve verilen projelerdeki eksiklikler nedeniyle verdiğinin ancak %5’inden yararlanılıyor,başka bir deyişle batılı firmaları finanse ediyoruz. Ayrıca bu uygulama ile genelde ürün iyileştirmesi yapan büyük firmalar ile otomasyon ve makine imalatı şeklindeki süreç iyileştirmesi yapan KOBİ’ler arasındaki sanayi işbirliği artacaktır.

C- TÜBİTAK 1501’deki değişiklikler;

1501 Sanayi AR-GE projelerinde yani KOBİ dışındaki büyük firmaların ilk projeleri ile KOBİ olup da ortaksız başvurularda üçüncü projeden itibaren , en az iki ortaklı projelerde altıncı projeden itibaren TUBİTAK projelerinde bu program uygulanır. Başlıca yenilikler;

Şimdiye kadar ön koşul olarak değerlendirilen( kısa vadeli banka borçları / özsermaye) oranı 2,50 ‘u geçemez rasyosu ile (dönen varlıklar / kısa vadeli yabancı kaynaklar) oranı 0,25’ten yüksek olması gereken cari oranın kaldırılması Ar-Ge projelerinin verilmesinde rahatlık yaratmıştır.

Şimdiye kadar KOBİ’lerde uygulanan Yeminli Mali Müşavirlik Proje Harcamalarının desteklenmesine , yeni değişiklikle 1501 projelerinde de uygulanması artı bir gelişmedir.

Şimdiye kadarki 1501 programındaki uygulamada temel destek oranı %50 idi ve ek desteklerle maksimum %60’a çıkabiliyordu. 01 Temmuz 2012 tarihinden itibarenki uygulamada ise bu oran %40’a çekilerek öncellik verilen konulara ve parametrelere ilave desteklerle daha büyük önem verilmeye çalışılmaktadır.

 

* Projelerin Dönemsel Destek Oranını belirlemede esas alınan ve ulusal hedeflerimiz açısından da önemli olan; firmalar arası “ortak proje yapma”, ülke “öncelikli alanlarında” proje yapma, “üniversite-sanayi işbirlikleri”ni artırma, özel sektörün “Ar-Ge harcamaları”nı artırma gibi, “İlave Destek”lere konu parametrelere daha fazla önem ve özendiricilik kazandırmak üzere, temel destek oranı ile destek oranı üst sınırı arasındaki fark %10’dan %20’ye çıkarılmıştır.

* İlave desteğe konu parametrelerin kapsamı ve etkinlik katsayıları artırılarak; ortaklı projelere, öncelikli alanlardaki projelere, gelir tablosu ve/veya bilançosunda Ar-Ge gideri kayıtlı olan firmaların projelerine, Üniversite/Kamu Araştırma Merkez ve Enstitüsü işbirliği içeren projelere ve özellikle toplam giderleri içinde personel gideri oranının yüksek olduğu mikro ve küçük ölçekli KOBİ’lerin projelerine aşağıdaki detaylı açıklanan avantajlar sağlanmıştır.

* 1501’e sağlanan yeni Avantajlar :

a) Ortak başvurulan ve yürütülen projeler için her bir kuruluşun temel destek oranı %25 oranında arttırılır,diğer bir deyişle temel destek oranı olan % 40’a 10 puan ilave edilir. Ancak bu oran projenin son döneminde ortaklığın proje sonuna kadar sürdürülmesi halinde, tüm dönemlerin desteklemeye esas harcama tutarları toplamına uygulanır.

b) Kuruluşun, bir önceki yıla veya bir önceki hesap dönemine ait Ayrıntılı Bilançosunda aktifleştirilen net Araştırma ve Geliştirme Giderleri (Ar-Ge Giderleri) ile Ayrıntılı Gelir Tablosundaki gerçekleşen Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge Giderleri) toplamının aynı hesap dönemindeki toplam net satış hasılatına oranına göre, ilgili dönemdeki harcama ve giderlere uygulanan temel destek oranı, aşağıda gösterilen oranlarda artırılır.

(Ar-Ge Gideri / Toplam Net Satış Hasılatı ile uygulanacak artış oranı)

1) Sıfırdan büyük ve %1’den küçük ise %12,5 artış oranı,

2) %1’e eşit veya büyük ve %2’den küçük ise %18,75 artış oranı,

3) %2’ye eşit veya daha büyük ise %25 artış oranı.

c) 1501 Sanayi AR-GE projelerinde Personel harcamaları, büyük işletmelerin projelerinde %60, orta ölçekli KOBİ niteliğindeki işletmelerin projelerinde %75, mikro ve küçük ölçekli KOBİ niteliğindeki işletmelerin projelerinde ise %90 oranında destek kapsamına alınır. Projenin Ar-Ge faaliyetinde doktoralı araştırması istihdam edilmesi durumunda ise bu personele ilişkin harcamanın %100’ü destek kapsamına alınır.

d) Kuruluşun belirli bir proje bazında Türkiye’deki bir üniversiteden, kamu araştırma merkez ve enstitülerinden veya üniversitelerdeki öğretim elemanlarından üniversite elemanlarından üniversite döner sermayesi üzerinden veya Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde yerleşik şirketler üzerinden projedeki Ar-Ge çalışması ile ilişkili danışmanlık, test, deney, analiz vb hizmet alımları için sağlanan destek oranı %100 oranında arttırılır,bir başka deyişle KDV’siz fatura bedelinin % 80’i destek kapsamına alınır.

e) Öncelikli alanlardaki projeler için sağlanan temel destek oranı %25 oranında arttırılır,bir başka deyişle temel destek oranına % 10 ilave yapılır. Öncelikli alanlar “enformatik, esnek üretim/esnek otomasyon, uzay ve havacılık teknolojileri, gen mühendisliği/biyoteknoloji, ileri malzeme teknolojileri, çevreye duyarlı teknolojiler” olarak belirlenmiştir. Burada dikkat edilecek husus,dolaylı olarak öncelikli alana girdiği düşünülen projeler için bu değerlendirmenin söz konusu olmayıp,ilişkinin doğrudan olması gerektiğidir.

f) Yüksek bütçeli (> 10 milyon TL) proje başvurularında, proje kapsamında bütçenin en az %7’si kadar KOBİ’lerle ve en az %3’ü kadar Üniversitelerle/Kamu Araştırma Merkez ve Enstitüleri ile işbirlikleri yapma zorunluluğu getirilerek, KOBİ, Sanayi, Üniversite ve Araştırma kurumları arasındaki işbirliği teşvik edilmektedir.

g) YMM hizmet bedeli destek kapsamına alınmıştır.

Not: Tübitak’a 1 Temmuz 2012 den sonra proje girişi yapan tüm firmalar,giriş esnasında M014 ve M015 Formlarında gösterilen danışmanlık,hizmet ve fason işçilik alımları için tedarikçi firmalardan alınacak ön teklif,proforma ya da sözleşmeleri PDF formatı ile geçmek durumundalar,aksi halde sistem kabul etmemektedir.

 

1501 Sanayi AR-GE projelerindeki değişiklikler ile ilgili ara değerlendirmemiz;

1) Yukarıdaki ilave desteklerle, desteklemeye esas harcama tutarına uygulanan toplam destek oranı %60’ı geçemez.

2) 01 Temmuz 2012 tarihinden itibaren TUBİTAK’a yapılacak AGY 500 YMM raporunda yukarıdaki destek oranları uygulanır.

3) Artık bundan sonra Ar-Ge Muhasebesi kayıtlarını yaparak bilanço kaleminde 263’lü hesapta gösterilmesi, %40 olan temel destek oranına kademeli olarak % 5, %7,5 ile %10 oranında ilave edilmesini sağlamaktadır. Firmaların muhasebe sisteminde Ar-Ge muhasebesinin , normal üretim faaliyetlerinden ayrıştırılması,5746 sayılı Ar-Ge Teşvik Kanununun mali teşviklerinden yararlanmak için de esas teşkil etmektedir.

4) Tasarım analizlerinin Üniversiteden yada Teknokentteki bir Ar-Ge sağlayıcısından sağlanması halinde %40 olan temel destek oranı %100 arttırılarak %80 çıkmakta. Örneğin bu firmanın 15.000,00.-TL. (KDV hariç) fatura kesmesi halinde 12.000,00.-TL.’sini TUBİTAK hibe olarak geri vermektedir.

 

5) 1501 Sanayi AR-GE projelerinde Personel harcamalarının, büyük işletmelerin projelerinde %60, orta ölçekli KOBİ niteliğindeki işletmelerin projelerinde %75, mikro ve küçük ölçekli

KOBİ niteliğindeki işletmelerin projelerinde ise %90 oranında destek kapsamına alınması; genelde daha fazla ar-ge personelinin istihdamına(özellikle yazılım şirketlerinde) ve mühendis ağırlıklı teknoloji yoğun çalışan firmalarda ise ar-ge merkezi kurma çalışmalarının daha da yoğunlaşmasına yol açacaktır.

D- TÜBİTAK 1501 ile 1507’deki ortak değişiklik;

1501 ile 1507 Programlarının her birinde uygulanmak üzere; KOBİ’lerin başarıyla tamamlanan projelerinde; proje fikrini çıkaran ve proje boyunca kuruluşta çalışan, “fikir sahibi araştırmacı”ya 7.500 TL teşvik ödülü verilmesi uygulaması başlatılmıştır. Özellikle bu yolla KOBİ’de çalışan personelin yeni fikirler ve yeni icat yapmaları teşvik edici olduğundan ülkemizin Küresel İnovasyon (Yenilikçilik) Endeksimizin yükseleceğine inanmaktayız.

E-SONUÇ

Yukarıda tanımladığımız 01 Temmuz 2012 tarihinden itibaren yürürlüğe giren TUBİTAK Ar-Ge desteklerinin arttırılması firmaların daha çok Ar-Ge projesi vererek rekabet güçlerini ve ihracatlarını arttıracağı, ortak projelere olan destekle daha çok AB projelerine eğilim duyacağımızı ve KOBİ’lerdeki çalışanların yenilikçi fikirlerinin ekstra 7.500,00.-TL. ile teşvik edilmesinin Uluslararası Küresel İnovasyon (Yenilikçilik) Endeksimizi yükselteceğine inanmaktayız.

(Kaynak : TUBİTAK duyuruları ve mevzuatı)

AR-GE PROJE FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİNE İLİŞKİN 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU İLE 5746 SAYILI AR-GE TEŞVİK KANUNUN UYGULAMA FARKLILIKLARI

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 14)
Paylaş
Tarih : 08 Mart 2013 - 9:39

GİRİŞ                                                        

Bilindiği gibi Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) çalışmaları bir dizi bilimsel, teknolojik, mali ve ticari etkinliği içerir, başka bir deyişle sadece teknik anlamda projenin kabulü yeterli olmayıp, projenin bütünlüğünü dikkate alarak projenin onaylanmasından sonraki mali, vergisel, muhasebe uygulaması gibi konulara da önem vermek gerekir. Bir örnek vermek gerekirse, proje maliyetlerini aktifleştirip, harcamalar Ar-Ge indirimi olarak geçici vergi ya da Kurumlar Vergisi matrahından dönem içinde indirilerek herhangi bir sebeple proje tamamlanamaz ya da başarısızlığa uğranılarak proje yürürlükten kaldırılırsa; bir kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte mükelleften geri istenecektir. Başka bir örnek; Ar-Ge projesi ile bağlantılı olarak alınan hibeler ile % 100 Ar-Ge indirimi, Sigorta Primi Desteği, Gelir Vergisi Stopaj Teşviki ve Damga Vergisi istisnasından oluşan mali teşviklerin uygulanması, 5520 sayılı Kanun ile 5746 sayılı Kanuna göre farklılıklar içerdiğinden, bunların birbirine karıştırılması cezai sorumluluklar getirecektir. Aşağıda bize göre dikkat edilmesi gereken noktalar yanında bağlantılı bazı konular analiz edilmektedir. Kuşkusuz bu analizlerin iyileştirilmesi için,  konunun firmalar ve meslek mensuplarımız arasında tartışılarak sınanması ve bu konudaki farkındalığımızın arttırılması gerektiği görüşündeyiz.

 

İKİ DÜZENLEME ARASINDAKİ FARKLILIKLAR VE BAĞLANTILI KONULAR 

Ar-Ge Fonlarının Muhasebeleştirme Süreci

Mükellefler bünyelerinde yürüttükleri Ar-Ge projesi kapsamında faydalanmak istedikleri “Ar-Ge İndirimi” konusunda, 1 Seri No.lu 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’ndeki “10.2. Ar-Ge indirimi” kısmında tanımlanan düzenlemeyi ya da 5746 Sayılı Kanuna bağlı olarak çıkarılan Uygulama ve Denetim Yönetmeliği’nde açıklanan esas ve uygulamaları seçebilir veya uygulamada gözlemlediğimiz gibi, Ar-Ge indiriminden yararlanmayıp, sadece Ar-Ge fonundan yararlanmayı tercih edebilir. Söz konusu iki düzenlemenin kapsam ile uygulama usul ve esasları birbirinden farklılıklar içermektedir. Aynı Ar-Ge projesi için iki uygulamayı birlikte Ar-Ge indiriminde kullanmaları mümkün değildir. 5520 Sayılı Kanun uygulamasını tercih edip 263’de aktifleştirilen Ar-Ge harcamalarının % 100’ünü kurum kazancından indiren mükellef, Kamu Kurum ve Kuruluşlarından (örneğin TÜBİTAK’dan) gelen hibeyi bilanço pasif kalemi olan 549 özel fon hesabına kaydetmeyerek, 602 numaralı Diğer Gelirler Hesabının alacağına kaydetmesi gerekir. 5746 sayılı Kanunun ilgili Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliğin 8/3 maddesinde; “Kanun kapsamında Ar-Ge indiriminden yararlananlar, Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin (9) numaralı bendi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmünden ayrıca yararlanamazlar” denilmektedir.

Mükellef, bünyelerinde yürüttükleri Ar-Ge Projesi kapsamında faydalanmak istedikleri “Ar-Ge İndirimi” konusunda, 5746 sayılı Kanun uygulamasını seçebilir. Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliği’nin 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen “Bu hesapta yer alan tutarlar, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre vergiye tabi kazancın tespitinde gelir, Ar-Ge İndirimi tutarının tespitinde Ar-Ge harcaması olarak dikkate alınmaz. Bu şekilde sağlanan karşılıksız fonlardan yapılan harcamalar yapıldığı yere göre doğrudan gider ya da amortismana tabi iktisadi kıymet olarak muhasebeleştirilir” hükmüne göre hareket edilmesi zorunludur. Bu durumda Kamu Kurum ve Kuruluşlarından (örneğin TÜBİTAK’dan) gelen hibe, 549 numaralı özel fon hesabına kaydedilerek ticari kazanç matrahına dâhil edilmez.  263 ’deki aktifleştirilen Ar-Ge harcamalarından TÜBİTAK’dan gelen hibe düşülerek, kalan tutar ilgili dönemde net yapılan “Ar-Ge İndirimi” olarak kabul edilir ve Kurumlar Vergisi ya da Geçici Vergi matrahından indirime gidilir.

Kuruluş yukarıda belirtilen işlemler dışında dönem içinde Geçici Vergi matrahından Ar-Ge indirimini düşmesi durumunda, her geçici vergi döneminde 751 yansıtma hesabı üzerinden 263 nolu Araştırma ve Geliştirme Giderleri Hesabına aktifleştirme kaydının yapılması söz konusudur.

 Ar-Ge Departmanı

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanun’un ilgili Tebliğinde; Ar-Ge indirimi için mükelleflerin Ar-Ge departmanı kurmaları ve Ar-Ge’de görev alan personelin tam zamanlı çalışması halinde söz konusu personel giderinin Ar-Ge harcaması olarak kabul edilebileceği belirtilmektedir. 5746 Sayılı Kanun’un ilgili Yönetmeliğinde ise ayrı bir Ar-Ge departmanının kurulmasına gerek olmadığı (çoğu KOBİ’lerde ayrı bir Ar-Ge departmanın bulunmadığını gözlemlemekteyiz ve Kamu Kurum ve Kuruluşları da karşılıksız destek verirken ayrı bir Ar-Ge departmanı kurmak zorunluluğu aramamaktadır) ve personelin de Ar-Ge projesinde kısmi yani adam/ay oranına göre çalışabileceği, çalışılan kısma isabet eden personel giderinin Ar-Ge harcamasına dâhil edebileceği belirtilmektedir. Bu durumda, adam/ay oranı (1) in altında olan projelerin 5520 sayılı Kanun’un ilgili Tebliği’nde belirtilen Ar-Ge İndirimini seçmeleri durumunda, bize göre personel giderini Ar-Ge indirimi olarak dikkate almamaları gerekir.

Ar-Ge Harcamalarının İtfası

Ar-Ge projesi tamamlandıktan sonra, 263’deki Ar-Ge harcaması, bu hesapta tutulmaya devam edilerek % 20 oranlı amortisman ile 5 yılda itfa edilerek, 630 Ar-Ge gideri hesabına borç / 268 birikmiş amortisman hesabına alacak kaydedilir. Aktifleştirilen Ar-Ge harcamasının  263 nolu hesapta tutulup da, örneğin satışa konu olmayarak, kendi ihtiyacı olan makine ya da ekipmanda 253 nolu hesaba transferinin yapılmamasının başka bir yönü de; 1501 TÜBİTAK Sanayi Ar-Ge projelerinde firmanın bilançosundaki 263 Ar-Ge gideri hesabında harcama kaydının bulunması halinde % 40 olan temel destek oranına,  % 5 ila 10 oranında değişen ilave desteğin eklenmesidir.

Oransal Destek

TÜBİTAK tarafından desteklenen Ar-Ge projelerinde her iki düzenleme için  (M013 formunda) alet, teçhizat, makine, ekipman, yazılım, test cihazlarının harcama bedellerinin tamamı değil kullanım süresine göre amortisman payı, Ar-Ge giderlerine dahil edilir (Tedarik edildiğinde alet, teçhizat, makine, ekipmanlar, test cihazları 253 no.lu hesaba, bilgisayarlar 255 no lu hesaba, yazılım programları da 260 nolu hesaba KDV hariç fatura bedelinin tamamı üzerinden kayıt yapılır).

Bu kapsamda örneğin TÜBİTAK tarafından desteklenen Ar-Ge projelerinde alet, teçhizat, makine ve ekipmanlar Ar-Ge projesi bittikten sonra üretimde kullanılacak ise, oransal olarak desteklenmektedir. Başka bir ifadeyle maliyet bedelinin % 100’ü desteklenecek harcama toplamına dâhil edilmemekte, maliyet bedelinin % 40 ila % 72’si arasında bir oranla çarpılması sonucu bulunan tutar desteklenecek harcama toplamına dâhil edilmektedir. İki düzenleme arasındaki fark;  5520 sayılı düzenlemeye göre Ar-Ge faaliyetleri dışında kullanılan makine ve ekipmanın amortismanı Ar-Ge gideri olarak kabul edilmez iken, 5746 sayılı düzenlemeye göre kullanım süresine bağlı olarak hesaplanan amortisman, Ar-Ge gideri olarak kabul edilmektedir.

 Ar-Ge Çıktılarının Satılması

263 nolu hesapta aktifleştirilen makine gibi iktisadi bir kıymet satışa konu olursa, 263 nolu hesaptaki makine Ar-Ge harcaması bu kıymetin maliyeti olarak kabul edilerek muhasebe kaydı şu şekilde olacaktır:

120  ALICILAR

268  BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR (ayrılmış ise)

263 ……. NOLU PROJESİ MAKİNA

391 HESAPLANAN KDV

679 OLAĞANDIŞI GELİR VE KARLAR  (kar varsa bu hesap, zarar varsa 689 Diğer Olağan Dışı

Gider ve Zararlar Hesabının borcuna kayıt yapılır).

 

–          Vergi matrahının yetersiz olması nedeniyle indirilemeyen Ar-Ge giderleri, bir sonraki yıla 5520 sayılı Kanun’a göre yeniden değerleme oranıyla arttırılmadan devredilirken, 5746 sayılı Kanun’a göre artırılarak endekslenmesi söz konusudur.

 

Firma Dışından Hizmet Alımı

5520 sayılı Kanunun çerçevesinde hareket edilen bir Ar-Ge projesinde, dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetler için (örneğin TÜBİTAK tarafından desteklenmesi uygun bulunan bir Ar-Ge projesinde M014 analizler ve testler için, M015 dışarıya yaptırılan fason işçilikler ve danışmanlık için) toplam proje bütçesi içerisinde herhangi bir sınır yoktur. Oysa 5746 sayılı Kanuna göre toplam gerçekleşen Ar-Ge proje bütçe içerisinde bu şekilde alınan danışmanlık hizmeti ve diğer hizmet alımlarına ilişkin harcamalar, Ar-Ge ve yenilik harcaması kapsamında gerçekleştirilen toplam harcama tutarının %20’sini geçemez.

Ar-Ge İndirimi YMM Tasdik Raporu

Ar-Ge İndirimi uygulayan firmanın YMM ile Tam Tasdik Sözleşmesi yok ise, Ar-Ge İndiriminin doğruluğu ve uygunluğu için bir YMM’ye Ar-Ge İndirimi Tasdik Raporu düzenlettirip, Kurumlar Vergisi Beyannamesinin verildiği Nisan ayında Vergi Dairesine sunulması gerekmektedir. Çoğu KOBİ’ler örneğin TÜBİTAK’a verilen AGY500 YMM Raporunu, Vergi Dairesine verilecek Ar-Ge İndirimi Tasdik Raporu olduğunu düşünerek ayrı bir YMM raporu düzenletmemektedir. Bu durumda, indirilen vergi ile birlikte bir kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi Vergi Dairesi tarafından mükelleften istenmektedir. YMM ile Tam Tasdik sözleşmesi olan mükellef ise ayrı bir Tasdik Raporu düzenletmesine gerek kalmaksızın Tam Tasdik Sözleşmesi imzaladığı YMM’nin Haziran ayında Vergi Dairesine sunulan Tasdik Raporunda bu konuda açıklayıcı bilgi verilmektedir.

SONUÇ

Yukarıdaki analizlerden görüldüğü üzere, Ar-Ge projeleri; firma sahiplerinin, mühendislerin, tasarımcıların, pazarlamacıların, satın almacıların, SMMM ve YMM’lerin birlikte koordineli ve ekip halinde çalışacağı bir faaliyetler bütünüdür. Bu bütünsellik sağlanamadığı yada eksik ve yetersiz olunduğu durumlarda, Ar-Ge projeleri kapsamında firma sahipleri ile Yeminli Mali Müşavirlik Proje Harcamaları Değerlendirme ve Tasdik Raporunu (AGY500) imzalayan YMM’ler büyük sorumluluk altına girmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI