Tübitak – Teydeb Tarafından Tespit Edilen İki Önemli Hata Kaynağı

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 12 Temmuz 2013 - 9:25

TUBİTAK – TEYDEB’den yapılan 10.07.2013 tarihindeki duyuruda, firmaların hibe aldıktan sonra yapılan denetimlerde iki önemli hata kaynağı tespit edildiği belirtilmektedir.

 

Birincisi “Bilindiği üzere, uygulama esaslarında “Destek karar yazısının düzenlendiği tarih veya proje sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra 5746 sayılı Kanunda belirtilen destek, teşvik ve istisnalardan faydalanılması durumunda veya faydanılmaması durumunda, proje personelinin maliyetlerinden bu destek, teşvik ve istisnalar, faydalanılmış gibi hesaplanarak bulunan tutar düşürüldükten sonra TÜBİTAK’a beyanda bulunulur.” ifade edilmesine rağmen, yapılan incelemede Ar-Ge projesi yürüten firmalardan bir kısmının sözü edilen mevzuat kapsamında yararlandıkları teşvik ve istisnaları personelin ücretlerinden düşürmedikleri görülmüştür.” olduğudur.

 

İkincisi, “Proje kapsamında beyan edilen harcama belge tarihlerinin dönem içinde olması ve bu belgelere ilişkin ödemelerinin ise YMM rapor tarihinden önce gerçekleşmiş olması esastır. Ancak görülen lüzum üzerine harcama belgelerin istenmesi halinde, bazı firmaların ödemeleri gerçekleşmemiş veya kısmen gerçekleşmiş olmasına rağmen harcamaları mali raporda beyan ettikleri ve bu durumu YMM’nin onayladığı görülmüştür.” şeklindedir.

 

Bizim bu konuda yazdığımız linkindeki TUBİTAK – TEYDEB Ar-Ge ve Yenilik Projelerinin Mali ve YMM Raporlanmasında Kritik Konular ve Analizleri isimli makalemizde bu konunun ayrıntılıları analiz edilerek neler yapmamız gerektiği açıklanmıştır. Okuyucularımıza tavsiyemiz bu makaleyi değerlendirmeleridir.

 

İlgili Makaleye Ulaşmak için TIKLAYINIZ..

Bu gidişle Almanya’nın Ar-Ge harcamalarına ancak 2100 yılında ulaşabiliriz

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 11 Temmuz 2013 - 8:41

YURTDIŞINDAKİ bilim insanlarımız alarm zili çalıyor.

Türkiye’nin bilim ve teknolojide sıçrama yapması bugünkü tabloyla mümkün değil.
Bu yıl ikinci düzenlenen “Yurtdışındaki Türk Bilim İnsanları Kurultayı” için İstanbul’a gelen Profesör Ercan Alp ile buluştuk.
Chicago Argonne Ulusal Laboratuvarı’nda görevli olan ODTÜ’lü Profesör Ercan Alp, ta ABD’den Türkiye’ye bilime katkı için çabalıyor.
Kalkınma Bakanlığı’nın 2 yıldan beri üzerinde çalıştığı “Bilimsel Araştırmaların Altyapılarını Düzenleme” yasa tasarısının hazırlanmasına katkıda bulunmuş.
Bu yıl kurultayda bu yasa tasarıyla ilgili bir açıklama yapılmamış olmasından ötürü hayal kırıklığı içersinde.
“Kurultayda belirgin bir şekilde Türkiye’nin bilim politikası olmadığı gibi, bilimsel hedefleri, büyük bir bilimsel projesi olmadığı ortaya çıktı” diyor Alp.
“Ne nükleer fizikte, ne biyokimyada, ne enerji depolamada, ne tıbbi cihazların geliştirilmesinde dünya çapında ses getirecek bir projesi yok”
diye ekliyor.
Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında yılda bir, iki kez toplanan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK) tam olarak ne yaptığını bilmemekten yakınıyor.
Bilim stratejini belirleyecek bağımsız kurumsal bir yapı derseniz o da yok.

 

argeharcamasi

 

TÜBA’nın (Türkiye Bilimler Akademisi) özerkliğini yitirdiğini biliyoruz.
ABD’den Çin’e sayısız ülkede bilim politikalarını belirleyen “ulusal bilim akademileri” gibi yapılar olmadan bilim işi zor.
Bilim ve teknolojinin gelişmesine kapıyı açan Ar-Ge’ye gelirsek Profesör Alp’e göre durum vahim.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün kurultaydaki “Araştırma-Geliştirmeye ayrılan pay milli hasılanın yüzde 1’i” sözlerine itiraz ediyor.
“İstatistiki verilerin abartıldığını düşünüyoruz. Bu rakam bizim hesaplarımıza göre yüzde 0,75. Yüzde 1 oranına ancak 10 yılda varırız” diyor.
Bu durumda 2023 için hedeflenen yüzde 3 oranına varmak imkânsız.
Profesör Alp, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Kalkınmada Anahtar Dergisi’nin verilerine dayanarak aşağıdaki tabloyu yapmış.
Buna göre, İspanya’nın Ar-Ge’ye harcadığı para kişi başı 500 dolar, Almanya’nın ise 1200 dolar.
OECD
ortalaması 750 dolar, biz ise 100 doların altındayız.
Alp “Biliminsanı olduğum için projeksiyon yaptım. İspanya’yı ancak 2040 yılında, Almanya’yı ise 2100 yılında yakalarız” diyor.
Peki özel sektörün Ar-Ge harcamaları…
“2023 için hedeflenen Ar-Ge’ye yüzde 3’lük payın yüzde 50’si zaten özel sektörden diye hesaplanmıştı. Özel sektörün Ar-Ge harcamaları ürün geliştirme yönelik, temel bir buluşa değil”.

Çok yazık…Dünya ekonomisinin yüzde 50’sine katkı yapan buluşların farkında bile değiliz

PROFESÖR Alp, x ışınları fizikçisi.
Birkaç yıldan beri haziran ayı başında, Türkiye’de Turunç’ta “x ışınları” yaz okulu düzenliyor.
Bu yıl x ışınları için çok özel bir yıl olduğu için Japonya’dan 20 profesör davet etmiş.
2013 yılı, x ışınları difraksiyonunun (kırınım), izotopların bulunuşunun ve  x ışınları spektroskopisinin yüzüncü yılı.
Birbirlerini tetikleyen buluşların üçü 1913 yılında keşfedilmiş.
“Bu üçünden elde edilen bilgilerin bugün dünya ekonomisine katkısı yüzde 50. Bu bilgiler olmasaydı ne internet, ne lazer olurdu, ne de sürüyle teknolojik gelişme sağlanırdı”.
X ışınlarının modern kullanımının Türkiye’de yaygınlaşması gerektiğini belirten Alp, “Türkiye bu buluşların 100. yıldönümü atladı, hiçbir üniversite olayın farkına bile varmadı” diyor üzülerek.

Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/23692193.asp

Yazılım AR-GE ve Yenilik Faaliyetlerinde Deneyimlediğimiz Teknolojik Dönüşüm

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 05 Temmuz 2013 - 8:41

YAZILIM AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİNDE DENEYİMLEDİĞİMİZ TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜM  

 

Selim Kürtünlü
Makine  ve Ar-ge Mühendisi

 

MEVCUT ÇALIŞMALARIMIZDAN GERİ BİLDİRİM

 

-Firmaların yenilikçi ve özgün ar-ge projelerinin 2008 yılından beri ulusal ve uluslar arası bilimsel,teknik ve mali yönden proje hazırlama, teknik raporların oluşturulması ve mali raporların hazırlanması konularında ekip olarak danışmanlık hizmeti vermekteyiz.

Özellik Makine, kimya, sağlık, yazılım, pilot tesis gibi sektör ve alanlarda ciddi anlamda danışmanlıklarımız olmuştur.

 

-Danışmanlığımızı gerçekleştirdiğimiz tüm firmalarda öncelikle , firmanın proje önerisini , firma alt yapısı,  firmanın ürettiği ürün ve diğer bazı parametreler ışığı altında değerlendirerek yönlendirme işlemini gerçekleştiririz.

 

-Genelde firmaları ürün+süreç projelerine yönlendirerek, üründe yenilik  veya yeni bir ürün için; yeni bir üretim veya montaj platformunu içine alan yaklaşımları benimseriz.

Bu yaklaşım biçimi ile, firma kendi ürettiği yeni bir ürün veya üründe iyileştirme adına, kendi süreçlerini iyileştirme geliştirme faaliyetlerine yönelik çalışmalar, bize göre ar-ge projelerinin derinliğini oluşturur.

 

-Zira,  firma üretmiş olduğu ürün ile ilgili her türlü sürece hakim, üretim esnasındaki tüm problemleri ve çözüm önerilerini bilmektedir. Alt yapısı olmayan ve proje verme yeterliliğine sahip olmayan firmalar, dışarıdan makine almak istediklerinde bile, makine geliştirici firmaya, ürünün üretimine yönelik prosesinde veya sürecinde yaşadığı problemleri tanımlamakta ve çözüm  önerilerini makine geliştirici firmaya ifade etmektedirler.

 

 

YAZILIM  PROJELERİNDE ÜRÜN + SÜREÇ

 

-Yazılım projelerinde danışmanlık yaparken yazılım ve uygulama geliştirici firmaların , sektörel bazda geliştirdikleri yazılımlar için proje önerileri hazırlanmış ve başarılı şekilde sonuçlandırılmıştır. Yazılım firmaları için şimdiye kadar verdiğimiz ar-ge ve yenilik projeleri  ;Pazar odaklı ve çıktısı ticarileşebilir  satışa konu ürün projeleri idi.

 

 

-Gerek yurt dışında, gerek yurt içinde yazılım geliştiren yazılım evleri, genelde global bir yazılım yaparak, paket program olarak satışlarını gerçekleştirmektedir. Bu durumda bu yazılımı satın alan firmalar, kendi süreçlerinde uygulamaya adapte etmekte zorlanmakta ve bazen de başarısız olunmaktadır.Bu sorunları gözlemleyip deneyimlediğimiz için , yazılım firmalarının süreç yeniliği konusunda da  çalışma yapmalarını hep motive ettik.

 

 

-Eğer bir firma kendi ürettiği ürünlerin kontrolü, proses ve süreçlerini takip etmek için, kendi personel kaynakları ile gerçekleştirdiği yazılım ve uygulama geliştirmeleri, Yazılımlar için bir süreç projesi olarak nitelendirilmelidir.Bize süreçle ilgili bir danışmanlık talebi gelince ekip olarak dört elle sarıldık ,proje verildi ve onaylandı.Bize göre bu büyük bir dönüşüm ve  aynı zamanda ulusal bir başarı idi.

 

Firmaların kendi süreçleri için geliştirdikleri yazılımların desteklenmesine yönelik  olarak özellikle TUBİTAK kurumu ve AVRUPA BİRLİĞİ H2020  projelerine daha çok başvurarak cari açığımızın kapatılmasında önemli katkıda bulunulacağına inanmaktayız. H2020 projelerinde AVRUPA BİRLİĞİNE hem bireysel  bazda başvuru imkanının getirilmesi  ,hem de yazılım süreç projelerinde ar-ge harcama ve giderlerine uygulanacak hibe destek oranının % 120 olması ,bizce çok önemli teşvik unsurudur.

 

Her firmanın üretimini veya hizmetini gerçekleştirdiği ürünlerin yazılım ile yönetilmesi  MIS (Management Information System) veya ERP (Enterprise Resource Planning) türevindeki yazılımları kendi personeli, bilgi birikimi ve geçmişteki tecrübelerine dayanarak geliştirmeleri durumunda,  OSLO ve Frascatti kılavuzlarında belirtilen esaslara uygunluk sağlaması durumunda, hiç durmadan proje vermelerini önermekteyiz.

İndirime Esas AR‐GE Harcamalarının Nazım Hesaplarda İzlenmemesinin Firmaya Zararları

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 01 Temmuz 2013 - 8:45

İNDİRİME ESAS AR‐GE HARCAMALARININ NAZIM HESAPLARDA   

İZLENMEMESİNİN  FİRMAYA ZARARLARI 

                                                                                           Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik

 Hibe Fonları Uygulayıcısı, YMM

 

PROBLEMATİK DURUM 

2013 Haziran ayı sonunda Yeminli Mali Müşavir(YMM)ler  tam tasdik sözleşmesi yaptığı firmaların 2012 yılına ait  kurumlar vergisi matrahının tam ve doğru yapıldığına ilişkin vergi dairelerine raporlar vermektedirler.Bu raporda ticari kardan kurumlar vergisi matrahına ulaşabilmek için aşağıdaki şablon kullanılır:

 

Ticari Kar

K.K.E.Giderler  (kanunen kabul edilmeyen giderler)

Kar ve İlaveler Toplamı

İndirime Esas Tutar

Yatırım İndirimi İstisnası

Ar-ge İndirimi  İstisnası

Dönemin Safi Kurum Kazancı

Kurumlar Vergisi Matrahı

Hesaplanan Kurumlar Vergisi

 

 

 

-Firmanın  2011 yılına örneğin 263 nolu Ar-ge giderleri  hesabında ar-ge harcaması olarak 300.000 TL gözükmekte,TÜBİTAK’tan  gelen hibenin kaydedildiği hesap olan 549 özel fonlar hesabında ise  200.000 TL bulunmaktadır.Firma 300.000 -200.000= 100.000 TL’yi % 100 ar-ge indirimi olarak kurumlar vergisi matrahından indirebilecektir.2011 yılında 100.000 TL’nin ancak 60.000 TL’sini yukarıdaki şablona göre indirerek % 20 Kurumlar vergisi oranıyla 12.000 TL kurumlar vergisini istisna nedeniyle ödememiştir.Kar yetersizliği nedeniyle artan 40.000 TL’lik ar-ge indiriminden 2012 yılında ve/veya  takip eden yıllarda faydalanacaktır.

 

-Firma 2012 yılında kar yapmış ve indiremediği 40.000 TL’lik(endeksleme farkı ilave edilmiş olarak) ar-ge indirimini uygulamak istemektedir.Ancak,firmanın bu indirim hakkını kullanabilmesi için 40.000.- TL’nin ve 2011 yılına ait  yeniden değerleme oranı ile değerlenen endeksleme  farkı ile birlikte 2011 Nazım hesaplarında gösterilmiş olarak 2012 yılına devredilmesi gerekir ve dolayısıyla ar-ge indiriminin 2012 yılı nazım hesaplarında da gösterilmediği takdirde firma bu hakkını kaybetmiş olur.

 

 

İNDİRİME ESAS AR‐GE HARCAMALARININ NAZIM HESAPLARDA İZLENMESİ

 

 

 Ar‐Ge  indirimlerinin, bize göre  firmaların muhasebe sisteminde “akıl defteri”

olarak da adlandırılan NAZIM HESAPLAR’da  izlenmesi gerekir. Örnek  Nazım Hesaplar(yukarıdaki tutarlara göre 2011 kayıtları) aşağıdaki ana ve  yardımcı hesaplarda gösterilebilir:

 

 

  ANAYARDIMCI

HESAP              HESAP

———            ————-

940                            AR-GE  İNDİRİMİ

     100YARARLANILACAK AR-GE  İNDİRİMİ

 

  1. YARARLANILAN AR-GE  İNDİRİMİ

 

  1.    DEVREDEN AR-GE  İNDİRİMİ

 

  1. 2012 YE DEVREDEN  ENDEKSLEME FARKI

 

941                   AR-GE  İNDİRİMİ KARŞILIĞI

      100 YARARLANILACAK AR-GE  İNDİRİMİ KARŞILIĞI

         200                   YARARLANILAN AR-GE  İNDİRİMİ   KARŞILIĞI

         300DEVREDEN AR-GE İNDİRİMİ KARŞILIĞI

                                     4002012 YE DEVREDEN ENDEKSLEME FARKI KARŞILIĞI

 

 

 

__________________    / 2011 _______________

 

 

940 100 Yararlanılacak  Ar‐Ge İndirimi   100.000.-

 

941 100 Yararlanılacak Ar‐Ge indirimi Karşılığı          100.000.-

(Ar‐Ge Giderleri Kaydı)

 

—————————/2011—————————————

940 200  2011 de  Yararlanılan Ar‐Ge İndirimi     60.000.-

941 200 Yararlanılan   Ar‐Ge İndirimi   karşılığı       60.000.-

(Yararlanılan Ar‐Ge indiriminin kaydı)

____________________/______________________________

 

——————————–/2011——————————-

940 300 2012 yılına  Devreden ar-ge indirimi   40.000.-

941 300  2012 yılına devreden   Ar‐Ge İndirimi   karşılığı40.000.-

(2011de uygulanamayan ar-ge indiriminin kaydı)

——————————-/——————————————–

 

2011 döneminden devreden ar-ge indirim tutarının  yeniden değerlendirme oranı olan % 10.26  ile endekslenmesi kaydı(40.000.-x0.10,26=4.104.- TL):

—————————–/2011———————————————–

 

940 400 2012 ye devreden endeksleme farkı  4.104.-

 

941 400  Ar‐Ge indirimi Karşılığı  4.104.-

(endeksleme farkı    Kaydı)

——————————-/—————————————————-

 

 

 2012  Kayıtları

—————————–/2012———————————–

941.100 yararlanılacak ar-ge indirimi karşılığı 100.000.-

940. 100 yararlanılacak  Ar‐Ge indirimi                         100.000.-

 

————————————/2012————————————

941 200  2011 Yararlanılan   Ar‐Ge İndirimi   karşılığı       60.000.-

 

940 200  2011 de  Yararlanılan Ar‐Ge İndirimi     60.000.-

 

————————————–/————————————————–

 

2012 YILINDA BAŞKA AR-GE HARCAMASI OLMAYIP,DEVREDEN ARGE İNDİRİMİ ENDEKSLEME FARKI İLE BERABER KURUMLAR VERGİSİ MATRAHINDAN DÜŞÜLÜYOR.

 

2013 YILI BAŞINDA KAYITLAR

 

—————————————–/2013——————————————–

941 300  2012 yılına devreden   Ar‐Ge İndirimi   karşılığı40.000.

940 300 2012 yılına  Devreden ar-ge indirimi   40.000.-

————————————–/2013—————————————————–

941 401  Ar‐Ge indirimi Karşılığı    4.104.-

 

940 400 2012 ye devreden endeksleme farkı  4.104.-

————————————–/———————————————

Avrupalı Firmalar İmalatçı ve Yazılım Firmalarımızla Ortak AR-GE ve Yenilik Projeleri Yapmak İstiyor

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 26 Haziran 2013 - 9:24

AVRUPALI FİRMALAR  İMALATÇI  VE YAZILIM FİRMALARIMIZLA
ORTAK AR-GE VE  YENİLİK PROJELERİ YAPMAK İSTİYOR 

                                                                                           Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik

 Hibe Fonları Uygulayıcısı, YMM,

 

MEVCUT DURUM 

 

TÜBİTAK AVRUPA BİRLİĞİ( AB )Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi,  sürekli olarak sitesinde ve üye kaydı yaptıran firmalara aşağıda görüldüğü üzere ortak arayan Avrupalı firmaların taleplerini yayınlıyor ve her konuda yardımcı oluyor.Hele bu örnekte AB’nin şu anda uyguladığı ar-ge programı olan 7. Çerçeve Programı( bu program daha geliştirilmiş olarak 2014 Ocak başından itibaren HORİZON 2020 olarak devam edecektir) kapsamında projesi onaylanan bir konsorsiyum için Türk KOBİ firması ortak  proje için aranmaktadır.Önemli bir fırsat.Önce KOBİ tanımına açıklık getirelim.

Bizde ve AB’de KOBİ tanımları farklıdır:

Türkiye’deki KOBİ TANIMI:

10 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hâsılatı ya da

mali bilançosu bir milyon TL’yi aşmayan çok küçük işletmeler mikro

işletme,

‐ 50 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hâsılatı ya da

mali bilançosu sekiz milyon TL’yi aşmayan işletmeler küçük işletme,

 

‐ 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hâsılatı ya da

mali bilançosu kırk milyon TL’yi aşmayan işletmeler de orta büyüklükteki

işletme ‘dir.

AB’ de ise: 2003/361/EC sayılı tüzük çerçevesinde Avrupa Birliği’nde 1 Ocak 2005’te yürürlüğe giren KOBİ tanımı çalışan kişi sayısı, yıllık ciroları veya bilanço büyüklüğü ve son olarak da bağımsızlık kriterlerinden oluşan ölçüleri kapsamaktadır.

Kriter​

Mikro Ölçekli KOBİ ​

Küçük Ölçekli KOBİ ​

Orta Ölçekli KOBİ ​

Çalışan Personel Sayısı  ​

‹ 10  ​

 ‹ 50  ​

‹ 250​

Yıllık Net Satış Hâsılatı​

≤ 2 Milyon Avro  ​

 ≤ 10 Milyon Avro

≤ 50 Milyon Avro​

Yıllık Mali Bilanço Toplamı​

≤ 2 Milyon Avro

 ≤ 5 Milyon Avro

≤ 43 Milyon Avro​

 

 

 

AB projelerine katılacak Türk firmaları için yukarıdaki AB KOBİ tanımı geçerlidir.

 

BİZİM ANALİZİMİZ

 

TÜBİTAK, AB firmalarının bu tür  ortak proje yapma taleplerini devamlı  firmalarımıza iletmektedir.Bizler de elimizden geldiğince iletiyoruz.Açıkça söylemek gerekirse,bu konuda pek başarılı olamadık.Firmalarımızın çoğu , rutin üretim faaliyetleri yanında bu tür Ar-ge çalışmalarıyla pek fazla ilgilenmiyor.Sanıyoruz mevcut geleneksel  durumdan AB projelerine katılmak için adımsal  gelişen  ar-ge ve yenilik bilinci ve kültürü yaratmak lazım.

 

Bizce adımsal yol  haritası: KOBİ’ler ilk 2 adet ar-ge projeleri için (ya da ortaklı projeler için 5 adet)TÜBİTAK’ın 1507 Kobi başlangıç  destek programı, 1 adet KOSGEB ar-ge projesi,sonra KOBİ’ler devamında ve Büyük firmalar başlangıçta 1501 sanayi destek programı(burada  verilecek proje sayısı için bir üst limit yok ama bize göre 10 adet 1501 programı için bizce   uygun),5 adet 1501’den 2 Türk firması arasında ortak proje,Avrupalı bir KOBİ firması ile 1 adet ortak EUROSTARS ar-ge projesi,Avrupalı bir büyük sanayi firması ile 1 adet EUREKA projesi ve sonra 7.ÇP ya da 2014 başından itibaren  uygulamaya geçecek HORİZON 2020 Ar-ge ve yenilik projelerine her sene 1’er adet katılmak.

 

Haliyle AB projeleri ile beraber en azından 2 ayda 1 adet  1501’den TÜBİTAK’a proje vermek bizce akılcı ve faydalıdır.

 

 

 

TÜBİTAK’IN İLANI

 

Ortak Arama /Geçmiş Proje/ Malzeme-Üretim

Ortak arayan proje, AB 7. Çerçeve Programı “KOBİ’ler Yararına Araştırmalar” alanına sunulmuş ve fon almaya hak kazanmıştır.

Çit üretimi alanında daha çevre dostu kurulum teknikleri ve malzemeleri kullanan zemin ankrajı ve toprakbağlayıcı sistemi geliştirilmesini amaçlayan proje kapsamında KOBİ statüsünde ortaklar aranmaktadır.

        – Pultruzyon alanında uzman KOBİ statüsünde ortak aranmaktadır.

        – Toprak bağlayıcı sistemler alanında çalışan KOBİ statüsünde ortak aranmaktadır.

        – Çit üretimi ve kurulumu alanında çalışan KOBİ statüsünde ortak aranmaktadır.

Proje ile ilgili ayrıntılı bilgiye ulaşmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Proje Bilgileri:

Proje Adı : FENCEFIX

İrtibat Bilgileri:

Bu proje fikri ile ilgileniyorsanız kurum/kuruluş isminizi ve proje adını belirterek cevap formununcpsme@tubitak.gov.tr adresine iletmenizi rica ederiz. Cevap formuna aşağıdaki bağlantıdan erişebilirsiniz.

* Cevap formu

Soru ve görüşleriniz için ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi
KOBİ Etkinlikleri Ekibi

Atatürk Bulvarı No: 221
06100 Kavaklıdere / Ankara / TÜRKİYE
Tel :    +90 312 468 53 00 / 3841
Faks : +90 312 427 40 24
E-posta: ncpsme@tubitak.gov.tr

 

 

 

 

Project Code:

Please enter project code and acronym (e.g. KOBI2013-OA-0XX/????)

INFORMATION ON ORGANISATION

Name of organization/association

 

Main research activities/sector area

 

Organization type

 Research Organization

 Technology Transfer Office / Consultant

 SME

 SME Association

 Academy

 Large Company

 Other (please specify)

………………………………………….

Organization role in the Project

(Please, select the role you pretend to have in the project)

 RTD Performer

 SME

 SME Association

 End User

 Other (please specify)

………………………………………….

Organization Size

(employees)

 < 10  10-49  50-99  100-199  200-249   >250

 

Short description of organization

(For industrial organisations:

Main R&D activities, innovative technologies-applications

For research organisations:

Main scientific & technology development studies)

Please emphasize your abilities according to the aims of the project.

 

 

 

 

Ongoing/Completed

National Projects

 

 

Ongoing/Completed

International Projects (including FP projects)

Please specify full name of the program and the call.

 

Describe Your Interest and Contribution to

Project Proposal

Please specify what your possible contribution to this project.

 

Contact details

Name & Surname

 

Address

 

Phone (including country code)

 

Fax

 

Web

 

E-mail

 

 

 

Haziran Sonu Ülkemiz Ekonomik Durumunun İyileştirilmesi Bağlamında Cari Açığın AR-GE ve Yenilik Faaliyetleri İle Kapanmasına İlişkin Önerilerimiz

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 25 Haziran 2013 - 9:21

HAZİRAN  SONU  ÜLKEMİZİN EKONOMİK DURUMUNUN İYİLEŞTİRİLMESİ BAĞLAMINDA CARİ AÇIĞIN AR-GE VE  YENİLİK FAALİYETLERİ İLE KAPANMASINA İLİŞKİN ÖNERİLERİMİZ

                                                                                           Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik

 Hibe Fonları Uygulayıcısı, YMM

 

HEPİMİZİN PROBLEMİ

 

FED Başkanı Ben Bernanke’nin  tahvil alım programını bu sene sonuna kadar yavaşlatarak,gelecek yıl ortalarına kadar son verileceğini açıklaması ile beraber Türkiye dahil gelişmekte olan ülkelerden sıcak paraların çıkmaya başlaması ile beraber örneğin ülkemizde  1 dolar 1.9470 TL’ye kadar yükselmiş,gösterge faizi % 8’in üzerine çıkmış,borsa bir günde % 6 düşüş göstermiştir.Uzun vadede  faizlerin yüksek kalması birçok projenin yapılamaması anlamına gelebileceği gibi,mevcut işleyen projelerin de karlılıklarını düşürecektir.

Bu durumda ne yapılabilir ile ilgili 23 haziran 2013 tarihli Hürriyet com.un “ Fed rüzgarı fırtınaya dönerse işimiz zor “ başlıklı haberde  Sabancı Üniversitesi’nden  sayın Özgür Demirtaş şu önerilerde bulunuyor: “…Türkiye’de bankalar sağlam, kamu dengeleri yerinde. Bu artılarımız duruyor. Cari açığa karşı yapısal reformların aralıksız sürdürülmesi gerekiyor Büyüme hikayemizin devam etmesi  gerekiyor. Politik ve jeopolitik istikrar çok önemli. AB ile ilişkilerimizin bozulmaması istikrar algısında elbette önemli.”

CARİ AÇIĞIN KAPANMASINDA AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİN ÖNEMİ

Burada özellikle cari açığa karşı yapısal reformların ara vermeden sürdürülmesi gerektiği vurgulanıyor.Makro İktisat bilimden hareketle mikro iktisat dalında neler yapılabileceğinin üzerinde daha çok duran bir bilim adamı olarak,cari açığı gidermek için firmaların daha çok ar-ge ve yenilik projeleri yapıp,katma değeri yüksek ürünlerin üretimi  üzerinde odaklanması gerektiğine inanıyorum.Bu yolla hem dolar kurunun yükselmesi  ile ihracatımız artacak, hem de yerli ürünlerin nispi olarak yabancılara göre  ucuzlaması ile cari açık kapanmaya doğru giderek,sıcak para ihtiyacımız azalacaktır.

AR-GE VE YENİLİK PROJELERİ ÇALIŞMALARININ HIZLANMASI İÇİN ÖNERİLER

Ar-ge ve yenilik projelerinin finansmanı için ulusal ve uluslar arası proje başvurularında artışlar olmasını diliyorum.Bunun için özellikle ulusal bazda TÜBİTAK,uluslar arası bazda AB’nin H2020 programlarına katılımın artması için bizce aşağıdaki önerilerin ve  önlemlerin alınması için kamu oyunda tartışılması gerektiği görüşündeyiz:

1)TÜBİTAK uygulamasında “önce ar-ge harcama ve giderleri öde, ortalama 6 ay sonra geri ödemesiz hibeyi al “yaklaşımı söz konusudur.Birçok KOBİ zaten mali sıkıntıda olduğu için finansmanı için ar-ge projesi yapmaktadır.Onlardan bu koşulu yerine getirmelerini istemek,sıkıntılarını daha da artırmaktadır.Avrupa Birliği ar-ge projelerinde bu sorunu çözmek için sözleşme anında  proje bütçesinin yaklaşık % 70-80’ni zaten zor durumda diye peşin veriyor,% 5 garanti fonuna kesinti yaparak(proje başarı ile tamamlandığında 4’lük birimi de firmaya veriyor) bankadan teminat mektubu istemiyor.Mevcut TÜBİTAK uygulamasında proje bütçesinin % 25’ini bankadan alınacak ön ödemenin % 25 fazlası banka teminat mektubu isteniyor.Uygulamada bu teminat meselesi ön ödemeyi almamak için en önemli sebep oluyor.Bu bakımdan bizde de böyle bir kredi garanti sigorta sistemi acilen uygulamaya geçilmeli.

2)AVRUPA BİRLİĞİ 1 0cak 2014’den itibaren uygulamaya  geçeceği iyileştirilmiş HOROZİN 2020 Araştırma ve Yenilik Projelerinde (H2020) Pazar odaklı ürün yeniliği projelerinde hibe oranını % 70,süreç odaklı projelerde % 100 olarak belirlemiştir.TÜBİTAK projelerinde KOBİ’ler  için tekli iki projede(ya da 3 tekli ,2 ortak toplam 5 projede) destek oranı % 75,daha sonraki KOBİ projeleri  ya da büyük firmaların başlangıçtan itibaren verecekleri ar-ge projelerinde % 40-60 bandındadır.Bize göre % 40 minimum oranı kaldırılarak en az % 60 olmalı.AB  bu oranları uygularken personel,malzeme,hizmet alımı ve program ve bilgisayar gibi alet-teçhizatın amortismanından oluşan direkt maliyet bedeline endirekt ve işletme giderleri için % 20 (overhead) ilave yaparak,destek oranlarını sırasıyla % 84 ve % 120’e çıkarmaktadır.Bizde sadece yeni uygulamaya geçilen öncelikli alanlar destek programında % 10 işletme giderleri(elektrik,su,benzin,iletişim vb.masraflar ) için ekleme yapılmaktadır.Bizce bu oran daha yoğun kullanılan 1507 ve 1501 programları için de acilen kullanılmalıdır.

3) Ar-ge ve yenilik projelerinde hele proje Pazar odaklı ise projenin onayına kadar geçen süre çok önemlidir,çünkü piyasa hızlı ve durmuyor.Buna olarak örneğin AB’in H2020 Programında değerlendirme süresi 100 gün aşağıya çekilmektedir.Bizce TÜBİTAK projelerinin değerlendirme ve onay süresi kısaltılabilir(örneğin bir firma Nisan 2013 tarihinde projeyi TÜBİTAK’a geçmiş,şu anda Temmuz sonu ve “Komitede görüşülecek” safhasında bulunmaktadır.Sanıyorum firma geciktiği için ya projeden vazgeçmekte ya da kendi imkanlarıyla yapmaktadır.Bu  olgu  proje verme iseğini ve motivasyonu düşürmektedir.Bizde de en fazla 2 aylık değerlendirme ve onay  süresi belirlemek uygun olacaktır.

3)5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerin desteklenmesi hakkındaki Kanunla getirilen SGK sigorta primi işveren desteğindeki 5 yıllık süre kaldırılarak gelir vergisi stopaj desteğindeki gibi 2023 yılına kadar uzatılmalıdır.

4)Ar-ge ve yenilik faaliyeti  ile ilgili teşvik mevzuatlarında bu faaliyetlerin çeşitli safhaları

 

arasında toplamsal(birikimli) ilişkilerin kurulduğunu memnuniyetle görmekteyiz.Örneğin

 

19.06.2012 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan Yatırım Teşvik ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararının 17.

 

Maddesine göre öncelikli yatırım konuları arasında Ar‐Geprojeleri de tanımlanarak 5.Bölge

 

Desteklerinden yararlanılacağı belirtilmiştir. 13 Ekim 2012 tarihindeki değişiklik ile de ismen TÜBİTAK

 

ve KOSGEB Ar‐Ge Projelerinin bu destekten yararlanacağı ifade edilmiştir.Buna göre TÜBİTAK yada

 

KOSGEB’den ar-ge projesi onaylanıp tamamlandıktan sonra seri üretime geçmek için gerekli olan yerli

 

ve ithal global listede yer alan makine ve teçhizat için Ekonomi Bakanlığına başvurularak  Yatırım

 

Teşvik belgesi alındığında 5.bölge destekleri uygulanabilecektir.Bununla birlikte bazı firmalardan

 

edindiğimiz bilgilere göre ilgili Bakanlık ayrıca patent belgesi de talep edebilmektedir.Bizce bunun

 

talep edilmemesi yanında H2020 projesine   katılarak sonuçlandıran firmaların da bu 5.bölge

 

desteklerinden yararlandırılması hem yerli  yatırımların artmasına hem de uzun vadeli doğrudan

yabancı sermayenin (sıcak para değil)ülkemize çekilmesinde  katkısı olacaktır.

 

 

5)Bizce AB’nin 2014 0cak başında uygulamaya geçeceği yaklaşık 88 milyar Euro’luk araştırma ve yenilik projeleri çerçeve programı olan H2020 için bilgilendirme ve projelere katılma toplantı ve seminerleri yoğun bir şekilde yapılmalıdır.Şu anda gördüğümüz kadarıyla TÜBİTAK tarafından ağırlıklı olarak üniversitelere bu program tanıtılmakta,ancak bu programın asıl adresi olan özel sektörde yeterli çalışmayı maalesef göremiyoruz Bu bağlamda Ekonomi Bakanlığının URGE(Uluslar arası rekabetçiliğin geliştirilmesinin desteklenmesi hakkındaki tebliğ )desteği kapsamında % 75 desteklenen aşağıdaki eğitim konularına bizce H2020  konusu da girdiğinden özel sektöre yönelik seminerler Temmuz başından itibaren tüm Türkiye’de başlamalı,bu konuda seferberlik ilan edilmelidir.

“Bu Tebliğ kapsamındaki eğitim konuları aşağıda belirtilen;

a) Avrupa Birliği ve Dünya Ticaret Örgütü Mevzuatı,

b) Dış Ticarette Anlaşmazlıkların Çözümü ve Uluslararası Tahkim,

c) Dış Ticaretin Finansmanı ve Dış Ticaret Muhasebesi,

ç) Dış Ticarette Fiyatlandırma,

d) Dış Ticaret, Gümrük ve Kambiyo Mevzuatı,

e) Dış Ticarette Kullanılan Belgeler ve Ödeme Şekilleri,

f) Dış Ticarette Sözleşmeler ve Teslim Şekilleri,

g) Tedarik Zinciri Yönetimi ve Lojistik,

h) Uluslararası Pazarlama ve Elektronik Ticaret,

ı) Yenilikçilik ve Kümelenme.”

AR-GE Projesi Yapan Firma Nasıl 35 BİN TL Kaybediyor ?

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 24 Haziran 2013 - 8:45

AR-GE PROJESİ YAPAN FİRMA NASIL 35 BİN TL KAYBEDİYOR?                                                                                                      

                                                                                                    

                                                                                           Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik

 Hibe Fonları Uygulayıcısı, YMM

 

PROBLEMATİK DURUM 

-Danışmanlığını yaptığımız bir firmanın 700 bin TL tutarlı  1501  Sanayi Araştırma  Teknoloji Geliştirme ve  Yenilik Projeleri Destekleme Programına  başvurusunu ve proje bütçesini eleştirel yöntemle analiz ediyoruz. Firma sahibi bana soruyor:Hocam bu destek programında tasdik edilen proje bütçesinin % kaçı destekleniyor ?.Ben de Temmuz 2102’deki TÜBİTAK Mevzuatındaki değişikliğe göre   destek oranı  % 40-60 arası bandında diyorum,bununla birlikte oranı % 60’a yaklaştıracak araçlar var  deyip saymaya başlıyorum:

 

a)      Ortak başvurulan ve yürütülen projeler için her bir kuruluşun temel destek oranı %25 oranında arttırılır,diğer bir deyişle temel destek oranı olan % 40’a 10 puan ilave edilir. Ancak bu oran projenin son döneminde ortaklığın proje sonuna kadar sürdürülmesi halinde, tüm dönemlerin desteklemeye esas harcama tutarları toplamına uygulanır.

 

b)      Kuruluşun, bir önceki yıla veya bir önceki hesap dönemine ait Ayrıntılı Bilançosunda aktifleştirilen net Araştırma ve Geliştirme Giderleri (Ar-Ge Giderleri) ile Ayrıntılı Gelir Tablosundaki gerçekleşen Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge Giderleri) toplamının aynı hesap dönemindeki toplam net satış hasılatına oranına göre, ilgili dönemdeki harcama ve giderlere uygulanan temel destek oranı, aşağıda gösterilen oranlarda artırılır.

 

(Ar-Ge Gideri / Toplam Net Satış Hasılatı ile uygulanacak artış oranı)

 

1)      Sıfırdan büyük ve %1’den küçük ise %12,5 artış oranı,

2)      %1’e eşit veya büyük ve %2’den küçük ise %18,75 artış oranı,

3)      %2’ye eşit veya daha büyük ise %25 artış oranı.

 

c)       1501 Sanayi AR-GE projelerinde Personel harcamaları, büyük işletmelerin projelerinde %60, orta ölçekli KOBİ niteliğindeki işletmelerin projelerinde %75, mikro ve küçük ölçekli KOBİ niteliğindeki işletmelerin projelerinde ise %90 oranında destek kapsamına alınır. Projenin Ar-Ge faaliyetinde doktoralı araştırması istihdam edilmesi durumunda ise bu personele ilişkin harcamanın %100’ü destek kapsamına alınır.

 

d)      Kuruluşun belirli bir proje bazında Türkiye’deki bir üniversiteden, kamu araştırma merkez ve enstitülerinden veya üniversitelerdeki öğretim elemanlarından üniversite elemanlarından üniversite döner sermayesi üzerinden veya Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde yerleşik şirketler üzerinden projedeki Ar-Ge çalışması ile ilişkili danışmanlık, test, deney, analiz vb hizmet alımları için sağlanan destek oranı %100 oranında arttırılır,bir başka deyişle KDV’siz fatura bedelinin % 80’i destek kapsamına alınır.

 

e)      e)Öncelikli alanlardaki projeler için sağlanan temel destek oranı %25 oranında arttırılır,bir başka deyişle temel destek oranına % 10 ilave yapılır. Öncelikli alanlar “enformatik, esnek üretim/esnek otomasyon, uzay ve havacılık teknolojileri, gen mühendisliği/biyoteknoloji, ileri malzeme teknolojileri, çevreye duyarlı teknolojiler” olarak belirlenmiştir.  Burada dikkat edilecek husus,dolaylı olarak öncelikli alana girdiği düşünülen projeler için bu değerlendirmenin söz konusu olmayıp,ilişkinin doğrudan olması gerektiğidir.

Yukarıdaki kriterlere göre analizimiz, ar-ge giderlerine geliyor ve  Nisan 2013’de kurumlar vergisi beyannamesi ile birlikte vergi dairesine verilen 2012 yılına ait bilançonun aktif kalemindeki 263 hesap nolu araştırma ve geliştirme  giderleri hesabına bakıyoruz.Hesap bakiyesi “0”,ayrıntılı mizana bakıyoruz 200 bin TL’lik onaylanan  süreç yeniliğine ilişkin ar-ge harcama ve gideri ,bu hesaptan alınarak 253 nolu Tesis Makine ve Cihazlar hesabına taşınarak,kesin mizanda ve dolayısıyla 263 no lu  hesapta  bakiye “0” gözüküyor.Firma sahibine burada bir problem olduğunu söylüyoruz.

 

ÇÖZÜM DENEMESİ

Yukarıdaki bilgiye göre ,firmanın projesinin onaylanması halinde en az % 5 ilave destekle 35 bin TL 700.000x 0.05)kaybı olduğunu söylüyoruz.Çünkü firma yasal hakkı olarak ve ar-ge ve yenilik projesi yapmanın doğal,mantıksal  sonucu olarak ar-ge harcamasını 263 hesapta tutarak,proje bittikten sonra  5 yıl içinde itfa yoluyla amortisman ayırma hakkına sahiptir.Bu hesabın kapatılarak 253 hesaba aktarılması seçeneği uygun değildi,hatalıydı.Kaldı ki 263 hesapta kaydın bulunması bilanço analizi yapan kişi ve kurumlara,firmanın teknoloji ürettiğini de gösterir,pozitif etki yapar.Ben yaşadığım bir deneyimden biliyorum,firma bu hesap yoluyla ar-ge ve yenilik yapıyor diye iflas erteleme talebinin kabul edilmesinde önemli bir rol oynamıştı.

Haliyle firma sahibi bu işe çok kızdı,bu parayı ben muhasebecimden,SMMM’den ve bizi uyarmadığı için  gerektiğinde YMM’ den alırım dedi.

 

Bu olayla ilgili fazla söze gerek kalmadan İrlandalı yazar George Bernard SHAW’ın şu sözünü aktarıyorum

“Benim en iyi dostum terzimdir. Çünkü ne zaman beni görse, derhal o andaki ölçülerimi alır. Oysa bütün öteki tanıdıklarım, benim hala eskisi gibi olduğumu düşünürler.”

AR-GE ve Yenilik Projeleri Yapmada Darwinci ve Bilimsel Yöntem Arasındaki Farklılıkların Etkileri

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 21 Haziran 2013 - 8:33

AR-GE VE YENİLİK PROJELERİ YAPMADA DARWİNCİ VE BİLİMSEL YÖNTEM ARASINDAKİ
FARKLILIKLARIN ETKİLERİ 

                                                                                           Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik

 Hibe Fonları Uygulayıcısı, YMM,

 

 

MEVCUT DURUM

 

-İşimiz gereği sürekli müşteri ziyaretlerinde bulunup,ar-ge ve yenilik projelerinin önemi ile proje maliyetlerini  hibe şeklinde   fonlayan  ulusal ve uluslar arası kurumlardan bahsediyoruz.Firmaların küresel rekabetle baş edebilmek için artık “tasarım ve yenilik faaliyetlerine” odaklanmak gerektiğine inanmaktayız,hatta bir sanayicimiz  “soyadımız  tasarım ve yenilik “ deyip,konuyu içselleştirdiğini  ortaya koyuyor.

-Firmaların  mevcut ürünlerinde,süreçlerinde ,üretim yöntem ve usullerinde ,pazarlama ve organizasyonel yapılanmalarında yeni ve önemli derecede iyileştirmeler yapmaları gerekiyor. Bu dalga çığ gibi firmaların üzerine geliyor.Bu durumda firmaların eski tutum,davranış ve yöntemlerini ortadan kaldırarak yeni deneme çözümleri tasarlamak,uygun olanını eleştirel analizle bulup,geçerliliğini de sınamak durumundalar.İşte bu aşamada firmaların ya Darwinci   ya da bilimsel yönteme göre iş yaptıklarını  gözlemliyoruz.

 

DARWİNCİ YÖNTEM

-Darwinci  kurama  göre davranan  firmalar,küresel rekabetten gelen  bu değişime pasif olarak katılmakta,mevcut durumunu iyileştirecek ,örneğin ar-ge ve yenilik projeleri yapmak,fon kuruluşlarına başvurmak gibi deneme çözümleri  üreterek,başarısız mevcut ve yeni çözümleri ortadan kaldırıp,uygun olanını seçme ve  uygulama  kararlılığı gösteremediğinden , hatalı davranışı ile beraber doğal ayıklanarak,piyasadan yok olmaktadır.Darwinci ayıklanma kuramı işte bu konuyu işaret etmektedir “hatalarını eleyemeyen firmaların, hatalarının icracısı  olarak hataları ile birlikte yok olmalarıdır”.

-İmmanuel  Kant’ın dediği gibi “bilgi (ve ar-ge /teknoloji üretimi –benim ilavem)ile bağımlılıktan kurtulabiliriz.Bilgi yoluyla insanın kendi kendini mahkum ettiği ergin olmayıştan kurtulunur.Ergin olmayış,başkalarının idaresinde olmadan aklını kullanamamaktır.Aklını , eksik olduğundan değil,başkalarının idaresi altında olmadan kullanma kararlılığı ve yürekliliği gösteremeyen,kendi kendini ergin olmayışa mahkum eder”.Darwinci kurama göre davranan firmalar  yenilikçi faaliyetlere ar-ge çalışması yapmadan başkalarının(özellikle dış firmaların) teknolojilerini   yatırım mantığı ile satın alarak “al-tak” yada “ arakla-getir” yöntemini uygulamakta,son zamanlarda öne çıkan “imitation and innovation” yani “ arakla-geliştir” mantığını bile hayata geçirmeden formülün sadece arakla yani taklit kısmını gerçekleştirmektedir.

– Sonuçta hatalı yöntemi ile beraber  yok olmaktadır.

 

BİLİMSEL YÖNTEM

-Oysa bilimsel yönteme göre davranan firmalar çevreden gelen küresel rekabetle baş edebilmek için  bu tasarım ve yenilik faaliyetlerine içsel ve  aktif olarak katılmakta,mevcut sorunlarını çözmek ve rekabetle baş edebilmek için mevcut üretimleri yanında  ar-ge ve yenilik faaliyetlerine de zaman ve kaynak ayırmakta,fonlama için TÜBİTAK,KOSGEB,EUREKA,EUROSTARS,AB H2020  araştırma ve yenilik faaliyetlerine tekil ve ortak olarak  katılmak için deneme çözümleri üretmektedir.Ürettikleri  çözümler arasından en uygun olanı eleştirel tartışma ile seçerek,  gelişmesini sınırlayıcı  tutumunu ,üretim yöntemini   terk ederek yeni  ürün ve süreç  faaliyetlerine odaklanmaktadır.Bu durumda firma  eski,hatalı ,rutin  yaklaşımla birlikte yok olma yerine,hatası kendisinden ayrılarak ortadan kalkmakta,kendisi  yenilikçi ve özgün yönleri ile rekabete karşı dimdik ayakta kalabilmektedir.

-Görüldüğü gibi bilimsel  yöntemde  firmalar yeniliği engelleyen sorunları eleştirel yöntemle ortaya çıkarak,ar-ge faaliyetleri ile deneme çözümleri tasarlamakta,birden fazla deneme çözümlerinin biri dışındaki diğer çözümleri  eleştirel tartışma yoluyla ortadan kaldırarak,bulduğu uygun çözümün doğruluğunu uygulamada  prototip imalatla sınama yoluna gitmektedir.Bu durumda gelişmelerini  ve rekabetle baş edebilmelerini  sağlayan temel iki araç: eleştirel yöntem ve ortadan kaldırma olmaktadır.Bununla birlikte her ar-ge , tasarım ve yenilik faaliyeti ile birlikte firmanın  bilgisizliği daha da artacağından , gidermek için  yenilik faaliyetlerine  tekrar başlayarak  gelişme döngüsü süreklilik kazanmaktadır.

 

FİRMALAR  REALİTEDE HANGİ KURAMI DAHA ÇOK BENİMSEYİP UYGULUYOR?

 

Şöyle bir soru sorulabilirsiniz: Karşılaştığınız firmaların yüzde kaçı ar-ge ve yenilik projeleri yapma konusunda  Darwinci kurama,yüzde kaçı bilimsel kurama göre davranıyor?Bize göre  Darwinci kurama göre davranan firmaların sayısı az değil.Aksi halde ar-ge’ye ayrılan kaynakların milli gelire oranı % 1’in altında kalmaz(standart oran % 3’dür),AB’ ye ar-ge için havuza aktardığımız katkının ancak % 5’ini geri alacak şekilde az sayıda  proje vermemiz söz konusu olmazdı. Brüksel’deki iş ortağım  AB’ nin  “Eco İnnovation” destek programı kapsamında gıda ve otomotiv konusunda Türkiye’den konsorsiyuma katılacak firmalar arıyoruz,ancak bulamıyoruz ,başvurular yıl sonunda kapanıyor,Türkiye en az başvuran ülke diye serzenişte bulunmazdı.TÜBİTAK ortak projeler için  % 10 gibi ek destek oranı veriyor,1501  destek programına  verilen projeler içinde ortak projelerin oranı 2012 yılında % 2,4 oranında kalırken ,1507 KOBİ destek programlarında ise bu oran % 0,9 gibi yok denecek kadar azdır,başka bir deyişle batılı firmaların çoklukla kullandıkları kümelenme(cluster) sinerjisi bizim firmalar arasında yok gibidir.

Serbest Bölgedeki Bir Firmanın AR-GE Problemi Nasıl Çözüldü ?

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 20 Haziran 2013 - 8:35

SERBEST BÖLGEDEKİ BİR FİRMANIN

AR-GE PROBLEMİ NASIL ÇÖZÜLDÜ?

 

                                                                                                    

                                                                                           Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik

 Hibe Fonları Uygulayıcısı, YMM

 

PROBLEM

 

Serbest Bölgede faaliyet gösteren bir üretici firma otomotiv parçası üretiyor ve bu parçada bir yenilik yapmayı planlıyor, ek olarak bu yeniliği gerçekleştirecek bir makinenin tasarımını bizzat kendisi yaparak malzeme ve üniteleri kendi imalat çizimlerine göre yurt içinden temin etmek istiyor, bu fikrini Ar-Ge ve Yenilik projesine dökerek TÜBİTAK’a sunuyor. Proje onaylanıyor ve firma projenin gerçekleşmesi çalışmalarına başlıyor.

 

Malzeme ve üniteler, Türkiye’den KDV’siz olarak ihracat beyannamesi ve Serbest Bölge işlem formu ile firmaya geliyor ve makinenin montajı gerekiyor. Malzeme ve üniteler TÜBİTAK mevzuatının belirttiği gibi malzeme bazında firmaya ithalatı yapılmış bütün ödemeleri gerçekleştirmiş oluyor, bununla birlikte mali raporlamadan sonra gelecek olan izleyici, makineyi bitmiş olarak görmek istiyor.

 

ÇÖZÜM DENEMELERİ

 

Montaj için birden fazla çözüm denemeleri araştırılıyor:

 

-Firmanın alt yapısı var ise, montajı kendisi yapar (İlgili firmanın böyle bir alet, teçhizat, vinç, kaynak ve ekipman alt yapısı yok),

 

-Serbest Bölgede alt yapısı olan bir firmaya hizmet bedeli karşılığında yaptırabilir (Serbest Bölgede araştırıyor, böyle donanımlı bir firma bulunamıyor),

 

-Malzeme ve üniteleri Türkiye’de alt yapısı olan bir imalatçı firmaya göndererek, montajını orada yaptırıp, makine olarak daha sonra Serbest Bölgedeki firmasına geri getirmek seçeneği düşünülebilir. Bu seçenek firmaya uygun geliyor ve nasıl yapılabileceği konusunda bana gelip, fikir almak istiyorlar.

 

 

 

 

UYGUN ÇÖZÜM

 

Uygun çözümü araştırırken aklıma “10 İnovasyon şifresinin yazarı Tom Kelley’in  -T Biçimli İnsan  “modeli aklıma geldi. T Biçimli İnsan: Bir alanda uzman, diğer pek konuda ise çok bilgili olan insan anlamına geliyor. Daha önceden ve halen dış ticaret ve gümrük mevzuatı ve uygulamaları konusunda da çalıştığım için, uygun çözümün gümrük idaresinden alınacak “Dahilde İşleme İzni”  olduğunu tasarladık. Bu sisteme göre; Serbest Bölgedeki firma Türkiye’deki alt yapısı olan bir imalatçı firma ile sözleşme ya da proforma fatura ile anlaşıyor, Türkiye’deki kapasite raporuna sahip imalatçı firma gümrük idaresine bu belgeyi doldurarak başvuruda bulunuyor, Serbest Bölgedeki firma malzeme ve üniteleri bedelsiz olarak düzenlenen fatura ile Türkiye’deki firmaya gönderiyor, teminatla çekilen bu malzemeler firmada montajı yapıldıktan sonra fason işçilik hizmet faturası ile makine olarak Serbest Bölgedeki firmaya gönderiliyor, teminat da çözülüyor. Süreç bu şekilde tamamlanıyor.

Bu tasarımın uygulamasını, firma bizzat yaparak, ön deyiyi doğruluyor.

 

BU UYGULAMADAN ÇIKARILAN SONUÇ

 

Problemi iyi tanımlayarak işe başlamak ve çözüm için deneme çözümleri araştırmak, deneme çözümleri mutlaka “çoğulcu “ olmalı, eleştirel yöntemle birden fazla çözüm denemesi birlikte analiz edilerek yanılgı içeren, hatalı, uygun olmayan çözümler eleniyor ya da ortadan kaldırılıyor, son aşamada uygun olarak değerlendirilen deneme çözümünün doğruluğu için uygulamaya geçilerek, gerçekle örtüşüyor ise ulaşılan bilgi geçici olarak doğru kabul ediliyor, gerçekle örtüşmüyor ise atılarak problem çözümü için yeni deneme çözümleri için araştırmaya devam ediliyor.

Aslında anılan olgudan çıkarılan bu sonuç, bilimsel yöntemin süreç adımlarıdır.

AR-GE Merkezinin Avantajlarından Kobi’ler Fazlasıyla Yararlanabilirler Mi ?

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 18 Haziran 2013 - 8:42

AR-GE MERKEZİNİN AVANTAJLARINDAN

KOBİ’LER FAZLASIYLA YARARLANABİLİRLER Mİ?

 

 

                                                                                           Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve uluslar arası Ar-Ge

 Hibe Fonları Uygulayıcısı, YMM

 

MEVCUT DURUM

 

18 Haziran 2013 tarihli Hürriyet yazarı Sayın Erdal Sağlam’ın “Boston’da küresel Türkiye markası arayışı” isimli yazısında; Avea’nın Massachusetts Institute of Tehnology (MIT) ile Boston’da 10 ayrı alanda Ar-Ge işbirliği kurduğunu belirterek, Avea’nın CEO’su  Sayın Erkan Akdemir bu çalışmalarla   Türkiye’den Facebook, Twitter, Google gibi bir dünya markası çıkarmayı amaçladıklarını belirtmiştir. Bu çalışmalarla ayrıca Ar-Ge kültürünü, sınırsız düşünmeyi, kalıp dışına çıkmayı öğreniyoruz diyen Akdemir Türkiye’deki Ar-Ge Merkezi’ndeki çalışmalarıyla Ar-Ge ve Yenilik faaliyetlerine büyük önem verdiklerini kaydetmiştir.

Aslında Ar-Ge Merkezi kurumundan piyasada sıkça bahsedildiğini gözlemliyoruz (AB’in yeni HORİZON 2020 Araştırma ve Yenilik Çerçeve Programı ile zaten TÜBİTAK’ın şimdiye kadar uyguladığı bakış açısı ile bizce Ar-Ge merkezlerinin ismini “Ar-Ge ve Yenilik Merkezi” şeklinde değiştirmekte yarar var). Bu merkezin büyük şirketlere önemli faydalar sağladığı belirtiliyor.

 

AR-GE MERKEZLERİNİN SAĞLADIĞI AVANTAJLAR

 

5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkındaki Kanuna bağlı olarak çıkarılan ilgili Yönetmeliğe göre “Ar-Ge merkezi: Dar mükellef kurumların Türkiye’deki işyerleri dâhil, kanunî veya iş merkezi Türkiye’de bulunan sermaye şirketlerinin; organizasyon yapısı içinde ayrı bir birim şeklinde örgütlenmiş, münhasıran yurt içinde araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan ve en az 50 tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli istihdam eden, yeterli Ar-Ge birikimi ve yeteneği olan birimler “olarak tanımlanmıştır. Aynı yönetmeliğe göre bu merkezler;

– Ar-Ge harcamalarını % 100 Ar-Ge indirimi olarak geçici vergi ve kurumlar vergisi matrahından düşürebilmekte,

-% 80(doktoralıda % 90) Gelir vergisi stopajı teşvikinden ve 5 yıl süre ile % 50 oranında SGK işveren sigorta primi desteğinden yararlanabilmektedirler.

 

KOBİ’LER AR-GE MERKEZİ AVANTAJLARINDAN NASIL YARARLANIR

 

Şimdi şu soruyu sorabiliriz: Ar-Ge merkezi kurmak için, içinde yeterli mühendisin de bulunduğu en az 50 tam gün çalışan teknik personel şartını yerine getiremeyen KOBİ’ler bu avantajlardan yararlanabilirler mi? Aynı kanundaki hükümlere göre “evet”. Bunun için bizim uygulamadan edindiğimiz bilgilere dayanarak yaptığımız hesaplara göre KOBİ’ler her ay ortalama 1 adet ürün ve/ya da süreç yeniliği içeren Ar-Ge projesini TÜBİTAK’a vermeleri halinde (en azından 2 ayda bir tane Ar-Ge projesi vererek) yukarıda belirttiğimiz mali teşviklere ilave olarak, ilk 5 projesi için (2 tanesi ortak proje) Ar-Ge harcamalarının maksimum  % 75, daha sonraki projeleri için % 40-60 oranında (uygulamada ortalama % 55 civarında seyrediyor) geri ödemesiz hibe desteği sağlamaktadır. Adımsal gelişmeye bağlı olarak eğer 2014 yılı başından itibaren uygulamaya geçecek AB’nin HORİZON 2020 Araştırma ve Yenilik Projelerine katılırsa, Pazar odaklı Ar-Ge projelerinde % 84, süreç Ar-Ge ve Yenilik projelerinde % 120 oranında hibe desteğini sözleşme imzalama anında proje bütçesinin ortalama % 70’ini peşin alarak, önemli bir finansman kaynağı sağlayabilecektir.

 

KOBİ’LERİN YAKLAŞIMINI NASIL OKUYABİLİRİZ

 

Durum böyle iken çoğu KOBİ yöneticisi ilk Ar-Ge projesi onaylandıktan sonra, yeni projeye hemen başvurabileceği yenilikçi fikri ve tasarımı olmasına rağmen “bu ilk projeden elimize bir para geçsin bakalım“ yaklaşımını sergilemekte, onaylanan projenin mali raporlaması yazılarak TÜBİTAK’a verilmesi ve hibenin firmaya havale edilmesi ortalama 6-9 ay sürdüğünden, bu geçen sürede yöneticinin (ve Ar-Ge personelin) Ar-Ge heyecanını yitirerek, yeni bir Ar-Ge projesini vermeyi ihmal ederek rutin üretim faaliyetine odaklandığını gözlemleyerek deneyimlemekteyiz.

Bizce sorun bu Ar-Ge işine inanma meselesi olup “gerçek inanmak görmeden olacağına inanmak olup, gördükten sonra inanmanın” pek faydası yoktur.

Tübitak-Teydeb AR-GE Proje Bütçesi Maliyet Kalemlerini Doldururken Nelere Dikkat Etmeliyiz

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 17 Haziran 2013 - 10:28

TÜBİTAK-TEYDEB AR-GE PROJE BÜTÇESİ MALİYET KALEMLERİNİ DOLDURURKEN
NELERE DİKKAT ETMELİYİZ

 

Prof.Dr.Atila Bağrıaçık

 

 

MEVCUT DURUM

 

Danışmanlık yaptığımız firmalarda TÜBİTAK-TEYDEB araştırma ve yenilik projelerinin bütçe maliyet kalemlerine baktığımızda ,maliyet unsurlarının genelde TÜBİTAK uygulama esaslarına göre dökümü yapılmadığı için kısmen ya da tamamen kapsam dışına alındığını gözlemliyoruz.Hem en son uygulama esaslarını dikkate alarak , hem de projelerin TÜBİTAK Uzmanları,Hakemleri ve Komite tarafından değerlendirme sonuçlarından elde ettiğimiz geri bildirimlere göre ,maliyet kalemleri doldurulurken bize göre aşağıdaki uygulama ilkelerine dikkat edilmeli.

 

MALİYET KALEMLERİ İÇİN UYGULAMA İLKELERİ

 

M011 Personel giderlerindeki adam/ay oranları bizce proje yürütücüsü için 0,40 olmalı. Diğer personellerin adam/ay oranları ilgili iş paketlerinde 0,20 – 0,30 arasında seyretmeli. Daha sonraki projelerdeki görevlendirme ile adam/ay oranı (yani aylık çalışma zamanının ne kadarını bu projeye ayırdığını gösteren oran yada rasyo) en fazla 1 olur.

Projede Şirket ortakları görev alabilir. Bu konuda şu şekilde sorularımız olacaktır;

* Sigortalı mı Bağ-kur’lu mu?

* Şimdiye kadar ücret alıyorlar mıydı? Bağ-Kur’lu ise ücret bordrosu düzenlenip Muhtasar Beyannamesinde gelir vergisi ödeniyor mu?

* Bu projede örneğin aylık 2.000,00.-TL ücret yazabiliriz. Bunun için Genel Kurul Kararı ile noter tasdiki gerekli. Noter Tasdiki yapıldıktan sonra ücreti desteğe tabi olur.

 

Not: Aynı konuda iki ayrı kurumdan teşvik alınamayacağı kuralına göre KOSGEB’den Nitelikli Eleman Desteği alan personel TÜBİTAK-TEYDEB Ar-Ge projesinde yer alamaz.

M012 Seyahat giderleri için, eğer teknolojiyi izlemek ve araştırmak için proje süresince yurtdışı seyahatiniz olursa burada TÜBİTAK mevzuatına göre yalnızca ekonomik gidiş/geliş uçak biletinin giderini hibe alabilirsiniz. Seyahat harcamasını İhracatçılar Birliğinin pazarlama desteğine de başvurabilirsiniz. Bu destekte uçak biletinin yanında otel masrafları da ödeniyor. Ama iki ayrı kurumdan aynı konuda destek alınamaz.

 

M013 Alet/Teçhizatta yazılacak maliyet kalemlerinin hepsinin Ar-Ge’de kullanıldığının gelen hakeme anlatılması lazım.

 

M014 Yurtiçi Ar-Ge kuruluşlarına yaptırılan işler maliyet formunda sadece Sonlu Elemanlar Yöntemi ile Tasarım Doğrulama faaliyeti için firma dışından destek alınırsa örneğin 10.000,00 TL. gibi. Ama siz yapabiliyor ve gelen hakeme ispat edebiliyorsanız bu M014 çizgi çizilerek boş bırakılabilir.

 

Gelelim M015 formuna yani Danışmanlık hizmetleri ve fason işçilik. Bu bölümde yer alan firmalardan alınacak hizmetin ismi, varsa miktarı birim fiyatı ve tutarı gibi unsurları içerecek şekilde proforma fatura alınarak TÜBİTAK’a proje geçilirken PDF formatına geçilmesi gerekiyor. Şimdiden proforma faturaları almanızda fayda var. Burada bilinmesi gereken bir husus M015’teki Danışmanlık ve fason işçilik toplam bedelin proje bütçesinin %20’sini geçmemesini tavsiye ediyoruz. Aksi halde Tasarımı da dışarıdan alınıyor olarak yorumlanarak ret edilebilir. Ayrıca fason işçilikleri firmanızda yapılması söz konusu ise dışarıdan alınan işçilikler ret olur.

 

M016 Malzeme dökümü ile ilgili olarak;

-TÜBİTAK-TEYDEB uygulamasında malzeme giderleri iki alt bölüme ayrılıyor.

1) Proje destek süresi içinde proje için alınan alımlar için mali raporda G016 formu dolduruluyor,

2) Sac, profil, demir, elektrik malzemeleri, pnömatik malzemeleri, motorlar, bağlantı elemanları gibi normal üretim faaliyetleri için alınıp proje için de kullanılabilecek malzemeler, proje başlangıç tarihi öncesi ya da proje süresi içinde alınıyorsa mali raporda G016A formu fatura tarihi esas alınmadan doldurulur, ancak stoktan kullanılan malzemelerin stok çıkış tarihleri, muhasebe fişlerinde proje destek süresi içinde olmalıdır.

-Fatura tarihinden önce malzemeler için banka ve çek ile yapılan (nakit yapılmamalı) avans ödemeleri fatura ödemesine sayılıyor (bu uygulama diğer tüm Ar-Ge proje faturaları için de geçerlidir).

 

-B.3.1.’de kritik ana makine grupları tanımlıyor. Gerek TÜBİTAK uzmanı gerekse gelen hakemler M016’daki malzeme kalemlerinin hangi ana gruplara dahil olduğunu tahmini maliyet formunda görmek istiyor. Tatmin olmadıklarında resim çizdirerek ana kalemleri resim üzerinde gösterilmesini istiyorlar.

-Malzeme listesinde malzeme adı, miktarı, birim fiyatı ve tutarı yer alır. Bunların açıkça yazılması gerekiyor. Örneğin tahmini maliyet listesinde XBM-DR 16S, XBD DR 16A, XBF-AD 04A gibi malzeme isimleri yer alıyorsa, bu malzemelerin ne olduğu belli olmadığından, sorun çıkar.

AR-GE ve Yenilik Projelerinin Reddedilmesinin Başlıca Sebebi Nedir ?

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 12 Haziran 2013 - 8:46

AR-GE VE YENİLİK PROJELERİNİN  REDDEDİLMESİNİN BAŞLICA SEBEBİ NEDİR?

 

                                                                                                                                             Prof.Dr.Atila Bağrıaçık

 

MEVCUT DURUM

 

Ulusal ve uluslar arası ar-ge  ve yenilik projelerine hibe desteğinde bulunan kurumların projeleri reddedilmesine  baktığımızda ;genellikle  projenin ar-ge unsuru ve sistematiğinin eksik ya da hiç olmamasından  dolayı  Endüstriyel Ar-Ge İçeriği, Teknoloji Düzeyi, Yenilikçi Yönünün tatminkar düzeyde bulunmadığından, kabul edilmediği   gerekçe  olarak gösterilmektedir Bu durumda Proje yürütücüsü ve diğer ilgili arkadaşlara ar-ge unsuru ve sistematiği nedir ? diye sorduğumuzda farklı cevaplar ve hatta hiç cevap alamamakla  karşılaşıyoruz.Bu konuda değerlendirme yaparak ,daha doğruya yakın bilgilerin  oluşmasına katkıda bulunmak istiyoruz.

 

AR-GE UNSURU,AR-GE SİSTEMATİĞİ VE YENİLİK

 

-Yenilik  :Proje Çıktısının Kendi mevcut durumumuz ile Yerli ve Yabancı Muadillerine Nazaran Mukayeseli Üstünlüğü ve farklılıklarıdır.

Özgünlük : Yenilikleri yaratmada malzeme, yazılım, alet -teçhizat, yöntem ve tekniklerde, başka bir deyişle amaca ulaştıracak araç ve izlenecek yollarda uyguladığımız tüm farklılıkların tamamını içerir.

Ar-Ge Unsuru :ArGe’nin içerisinde görülebilir bir yenilik unsurunun bulunması ve bilimsel ve/veya Teknolojik belirsizliklerin  tanımlanıp,giderilmesidir. Başka bir deyişle bir sorunun çözümünün genel bilgi stoğuna ve ilgili alana ilişkin tekniklere sahip bir kişi açısından görülebilir olmadığı durumlardır.

Ar-Ge Sistematiği/Metedolojisi : Muadillerinden Üstün Proje Çıktısını ve özgünlüğü elde ederken karşılaşılacak Risk ve Problemleri tanımlama, çözümleme ve fırsata dönüştürme amacıyla atılan yaratıcı sistematik çalışmalardır.Risk ve problemleri çözme, olası fırsatları yakalama yolunda Bilimsel Yöntemleri kullanarak (örneğin LİTERATÜR TARAMA, RİSK ANALİZİ, Sonlu Elemanlar Yöntemi –SEY kullanılarak yapılan çeşitli tasarım doğrulama ve optimizasyon çalışmaları, simülasyon çalışmaları ve/veya deneysel çalışmalar, TESTLER vb.) deneme yanılma sürecini kısaltan, çözüme ulaşma olasılığını artıran yaratıcı sistematik faaliyetlerdir.

-Ar-ge Unsuru ve sistematiğinin ortaya çıkarılmasında , Proje Çıktısının Olabildiğince Spesifik Olarak Tanımlanmasının önemi büyüktür.Örneğin : Tıp alanında , ölümün nedenlerini araştıran rutin otopsi, tıbbi hizmetlerin bir parçasıdır ve Ar-Gedeğildir; belirli bir kanser tedavi yönteminin yan etkilerinin gözlemlenmesi amacıyla cesetlerin özel olarak incelenmesi ise bir  Ar-Ge faaliyeti  kabul edilir.

 

BİZİM ANALİZİMİZ

 

-Yukarıdaki tanım ve açıklamalardan görüleceği üzere ;yapılacak ar-ge ve yenilik faaliyetinde ilkin bir yenilik unsurunun bulunması,daha sonra bu yeniliğe ulaştıracak birçok deneme çözümlerinin ortaya konularak,bunların arasından bize uygun olan bir çözümün seçilerek diğerlerinin elenmesi ve seçtiğimiz bu deneme çözümünün de risklerini tanımlayarak,giderilmesine yönelik sistematik çalışmaların ortaya konulması gerekir.

-Hata eleme yönteminin uygulanmadığı, risklerin tanımına ve giderilmesine yönelik sistematik çalışmaların anlatılmadığı projeler,bize göre her şeyin baştan belli olarak belirsizliğin olmadığı izlenimi yaratarak, bir ar-ge  faaliyeti olarak değil bir yatırım faaliyeti olarak değerlendirilmesine yol açabilir.Ar-ge ve yenilik faaliyetlerinde mutlaka akıl ve bilimi işleterek bilinmezliğe karşı bir eleştirel yöntemle çalışma yapmak   gereklidir, yoksa “al-tak” yöntemi bir yatırım faaliyetidir.

-İrlandalı yazar G.B.Shaw’ın şu sözünü hatırlamakta yarar var:” Hiçbir şey ayağınıza gelmez,özellikle iyi şeyler,gidip almak gerekir.”

Bursa’daki Otomotiv Firmaları Ulusal Araştırma ve Yenilik Fon Kaynakları ile Mali Teşviklerden Yararlanmak için Nasıl Bir Strateji İzlemeli?

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 11 Haziran 2013 - 8:36

BURSA’DAKİ OTOMOTİV FİRMALARI  ULUSAL  ARAŞTIRMA VE YENİLİK FON

KAYNAKLARI İLE  MALİ TEŞVİKLERDEN  YARARLANMAK İÇİN NASIL BİR

STRATEJİ İZLEMELİ?

                                                                                             

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK

Ulusal ve Uluslar arası Hibe

Fonları Uygulayıcısı, YMM

abdanmer@gmail.com

 

GİRİŞ

Bursa’daki otomotiv firmaları  küresel rekabetle karşı karşıya.Sürdürülebilir rekabet için ürün ve süreçlerinde araştırma ve yenilik faaliyetlerine aralıksız devam etmek zorundalar.Bu faaliyetlerin finansmanı için kendi öz kaynakların yetersiz olması sorunu karşısında, halen var olan hibe ve teşvikleri gözden geçirip,bunlardan optimum(en uygun) bir bileşimi tasarlayıp uygulamak gerekmektedir.Bursa’daki çalışmalarımızdan böyle bir bileşimin ana hatlarının aşağıdaki gibi olabileceğini saptadık.Bunun doğruluğu için kuşkusuz,uygulama yaparak gerçekle örtüşmesini  test etmek gerekir.

 

OPTİMUM TEŞVİK  BİLEŞİMİNİN  ANA HATLARI

 

Aşağıdaki varsayımlar için, motor takozları   üretimi yapan yerli bir X firmasının yeni ürün ve süreç için  araştırma ve yenilik çalışması ihtiyacı içinde olduğundan hareket edilmektedir.

1. 1.X  motor takozları üreticisi   firma, geliştireceği yeni motor takozları  için gereksinim duyduğu özel makineyi makine imalat tecrübesi ve personel alt yapısı ile kendisi yapabiliyor ise TÜBİTAK’a maksimum 500 bin TL’lik bütçe ile  ürün ve süreç ar-ge projesi vererek KOBİ ise % 75’e kadar,Büyük firma ise  bütçe limiti olmaksızın % 60’lara  kadar hibe alabilmektedir(alternatif olarak  KOBİ statüsünde KOSGEB’e ar-ge projesi için başvurursa,hibe oranı % 75’dir) . 5746 sayılı Ar-Ge Kanununun sağladığı EK SGK, stopaj ve Ar-Ge indirimi yoluyla proje maliyetini önemli ölçüde(neredeyse % 100) fon ve mali teşviklerle karşılayabilmektedir.

2.Eğer X  motor takozları üreticisi  firma,  teknik özelliklerini ve fonksiyonlarını belirlediği makinenin tasarımını bizzat kendisi firma bünyesinde yapıp geliştirerek, özellikle ar-ge dışı makine parçalarını firma dışından makine imalatçı firmalardan tedarik ettiğinde, ürün yeniliği yanında makine ar-ge’si harcamalarının   % 60- 75 ‘i nispetinde TÜBİTAK’dan hibe alabilmektedir.

3.X    firmasının yeni tip motor takozları   üretimi için özel bir makine veya prese ihtiyacı var, bu makineyi   makine imalatçısı ile  ortak Ar-Ge projesi yaparsa, makine  alım bedelini TÜBİTAK’dan alınacak hibelerle ortalama  % 60’lara kadar düşürmek mümkün. 5746 sayılı Ar-Ge Kanununun sağladığı EK SGK, stopaj ve Ar-Ge indirimi yoluyla maliyeti daha da düşürmek olasıdır. Bu yolla makine talebi olan yerli firma, yabancı makine alımı yerine yerli makine alımına yönelecektir.

4.X firmasının şimdiye dek anlattığımız  varsayımsal koşullarda , mevcut ürün ve sürecinde iyileştirmeler yaparak “Prototip İmalat” şeklindeki ar-ge ve yenilik  projeleri gerçekleştirdiğidir.Uluslar arası ar-ge kılavuzu olan Frascati Kılavuzunun 114.Paragrafına göre prototip proje “Bir prototip, yeni ürün veya sürecin tüm teknik özelliklerini ve performansını içeren orijinal bir modeldir”.

Ancak X motor takoz üreticisi  firma, mevcuda göre yepyeni bir teknoloji uygulayarak yeni tip bir motor takozu  yapmak istiyor,bunun için gerekli olan makine  ve ekipmanları tasarlayıp minimum ölçekte bir tesis kurarak deneyim kazanmak isterse,bu takdirde “Pilot Tesis” ar-ge’si için TÜBİTAK’a başvurabilir.Frascati’nin 116.paragrafına göre bir pilot tesisin oluşturulması ve işletilmesi ,temel amacı deneyim kazanmak ve aşağıdakilerde kullanılmak üzere mühendislik verilerinin ve diğer verilerin toplanması olduğu sürece Ar-Ge’nin bir parçası olarak kabul edilir:

– Hipotezlerin değerlendirilmesi.

– Yeni ürün formüllerinin oluşturulması.

– Yeni bitmiş ürün özelliklerinin oluşturulması.

– Yeni bir süreç için gerekli özel ekipman ve yapıların tasarlanması.

– Süreçle ilgili olarak işletim talimat veya kılavuzlarının hazırlanması.

 

.

5. X motor takoz üretim  firması ar-ge’sini yaptığı yeni tip  motor takozunun  seri üretimine geçmek için pres,kalıp,lazer kesici gibi standart makine ve ekipmana ihtiyacı var ise,bu kez TÜBİTAK’dan aldığı ar-ge projesinin tamamlandığına dair bir yazı ile bir sene içinde KOSGEB’in ENDÜSTRİYEL Uygulama programına başvurarak,aşağıdaki teşvikleri elde edebilmektedir:

Endüstriyel Uygulama Programı Destek Üst Limiti (TL) DESTEK ORANI (%)

– -Personel Gideri Desteği (hibe)                             100.000 TL                                          75

-Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malz.,

Yazılım ve Tasarım Gid. Desteği (hibe)                    150.000 TL                                         75

-Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malz.,

Yazılım ve Tasarım Giderleri Desteği

(Geri Ödemeli)                                              200.000 TL                                         75

 

6.X  firması ar-ge’sini yaptığı yeni tip motor takozunun seri üretimi  için Bursa’da fabrikasyon imalata geçmek istediğinde Ekonomi Bakanlığına, TÜBİTAK  yazısı ile başvurarak aşağıdaki 5. Bölge yatırım teşvik  desteklerinden  yararlanabilmektedir:
–Bursa’da  sabit yatırım tutarı en az 1 milyon TL oluyor. Sabit yatırım tutarı: Arazi-arsa, bina-inşaat, makine ve teçhizat ile diğer yatırım harcaması kalemlerinin toplamıdır.

— Gümrük vergisi muafiyeti: Üçüncü ülkelerden makine ithalatlarında.

–KDV istisnası.

— Faiz desteği: Bankalardan kullanılacak en az bir yıl vadeli yatırım kredilerinin teşvik belgesinde kayıtlı sabit yatırım tutarının yüzde yetmişine kadar olan kısmı için ödenecek faizin, Türk Lirası cinsi kredilerde beş puanı, döviz kredileri ve dövize endeksli kredilerde iki puanı Ekonomi Bakanlığınca toplam tutarı yedi yüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere karşılanır.

— Sigorta primi işveren hissesi desteği: , Yatırımın tamamlanmasını müteakip, yatırıma başlama tarihinden önceki son altı aylık dönemde (mevsimsel özellik taşıyan yatırımlarda bir önceki yıla ait mevsimsel istihdam ortalamaları dikkate alınır) Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgesinde bildirilen ortalama işçi sayısına teşvik belgesi kapsamında gerçekleşen yatırımla ilave edilen, istihdam için ödenmesi gereken sigorta primi işveren hissesinin asgari ücrete tekabül eden kısmı Bakanlık bütçesinden 6-7 yıl süre ile toplam sigorta desteğinin sabit yatırım tutarına oranı % 35’e ulaşıncaya kadar karşılanır.

— Yatırım yeri tahsisi:Desteklerden yararlanacak yatırımlar için, 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi çerçevesinde Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara göre yatırım yeri tahsis edilebilir.

— Vergi indirimi: Gerçekleştirilecek yatırımlarda, 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi çerçevesinde gelir veya kurumlar vergisi, % 30 yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar % 70 indirimli olarak uygulanır. Konunun anlaşılması için aşağıda İstanbul ili için bir örnek yer almaktadır :

İl: Bursa

Yatırım Tutarı: 1.000.000TL

Yatırıma Başlama/Yatırımı Bitirme Tarihi: 01.10.2012 /30.09.2014

Yatırıma Katkı Oranı: %30

Kurumlar vergisi indirim oranı: %70

2014 yılındaki kurum kazancı: 100.000 TL

Hesaplamalar:

Yatırıma Katkı Tutarı: 300.000 (1.000.000X0,30) TL

2014 yılı için Hesaplanan Kurumlar Vergisi:100.000×0.20=20.000 TL

Hesaplanan indirimli Kurumlar Vergisi:100.000X0.20X0.30=6.000 TL

Tahsilinden Vazgeçilen Kurumlar Vergisi: 20.000- 6.000 =14.000 TL

Bu durumda indirimli oran nedeniyle tahsilinden vazgeçilen yukarıdaki 14.000 TL’lik vergi , 300.000 TL’ye ulaşıncaya kadar firma indirimli kurumlar vergisinden yararlanır.

 

SONUÇ

 

Bir televizyon programında şu sözleri duymuş idim:Avrupalı önce düşünür,sonra yapar;Afrikalı önce yapar,sonra düşünür;bir Türk yaparken düşünür.Bizce, yaparken düşündüğümüzde giderilmesi zor hatalar oluşabilir.Bu bakımdan ürün ve süreç araştırma ve yenilik faaliyetlerinde bulunurken önce mevcut teşvikleri çok iyi analiz edip,bunlardan eleştirel yöntemle en uygun bileşimi tasarlayarak ,daha sonra pratiğe geçmek daha akılcıdır.

AR-GE Harcama ve Gider Kalemlerinin Muhasebe Kayıtlarında ve AR-GE İndirimi Matrahının Tespitinde Farklı Uygulamalar ve Önerilerimiz

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 07 Haziran 2013 - 9:29

AR-GE HARCAMA VE GİDER KALEMLERİNİN MUHASEBE

 KAYITLARINDA VE AR-GE İNDİRİMİ MATRAHININ

TESPİTİNDE FARKLI UYGULAMALAR VE ÖNERİLERİMİZ

 

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM

&

Gülçin GÖKÇEYREK
Ar-Ge Mali Rapor Uzmanı

 

 

MEVCUT DURUM

 

-Danışmanlık verdiğimiz firmalara genellikle ziyaret ederek hem mevcut mevzuat değişikliklerini hem de bizim yeni sorunları çözerek elde ettiğimiz yeni bilgileri aktarmaktayız. Ayrıca firmaların ihtiyaçlarını da tespit ederek üzerinde çalışıyoruz ve daha sonra değerlendirmelerimizi sunuyoruz. Bu bağlamda dün yaptığımız ziyaretlerde saptadığımız bir sorunu sizler için de faydalı olur diye tartışmak istiyoruz.

 

-Firmanın TÜBİTAK’tan Ar-Ge projesi onaylanmış, onaylanan projenin bütçesinde Ar-Ge faaliyetlerinde kullanılmak üzere test cihazı makinası %100 onaylanıp, KOBİ’lerde maksimum %75 hibe oranına tabi oluyor (Sanayi projelerinde bu oran %40-60 arasında değişiyor). Firma cihaz alımının tamamını 263 Ar-Ge Giderleri hesabına kayıt etmiş, projede kullanıldığı süreye bağlı olarak itfa payını (amortisman) 750-Ar-Ge Gideri Maliyet hesabına aktarmış, dönem sonunda ise 751-Ar-Ge giderleri yansıtma hesabıyla 630-Ar-Ge Giderleri hesabına aktararak dönem karını düşürmüştür.

 

Bize göre burada hata görüyoruz. Bu hatayı analiz etmek için önce mevzuata bakalım.

 

MEVZUATA GÖRE AR-GE GİDERLERİ;

 

5746 Sayılı Kanuna göre çıkarılan Ar-Ge Yönetmeliğinin aşağıdaki 7 maddesinde tanımlanmıştır.

 

Ar-Ge ve yenilik harcamalarının kapsamı

MADDE 7 – (1) Ar-Ge ve yenilik faaliyeti kapsamında değerlendirilen harcamalar aşağıda yer almaktadır:
a) İlk madde ve malzeme giderleri:

1) Her türlü doğrudan ilk madde, yardımcı madde, işletme malzemesi, ara mamul, yedek parça, prototip ve benzeri giderler ile 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre amortismana tabi tutulması mümkün olmayan maddi kıymetlerin iktisabına ilişkin giderleri kapsar.

2) Hammadde ve diğer malzeme stoklarından Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinde fiilen kullanılan kısma ilişkin maliyetler Ar-Ge ve yenilik harcaması kapsamındadır. Bu nedenle, henüz Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinde kullanılmamış olan hammadde ve diğer malzemelere ilişkin maliyet tutarlarının stok hesaplarında; kullanılan, satılan ya da elden çıkarılanların da stok hesaplarından mahsup edilmek suretiyle izlenmesi gerekir.

b) Amortismanlar:

1) Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla iktisap edilen amortismana tabi iktisadi kıymetler için ayrılan amortismanlardan oluşur.

2) Ar-Ge ve yenilik faaliyeti dışında başka faaliyetlerde de kullanılan makine ve teçhizata ilişkin amortismanlar, bunların Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinde kullanıldığı gün sayısına göre hesaplanır.

c) Personel giderleri:

1) Kanun kapsamında gerçekleştirilen Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla çalıştırılan Ar-Ge personeliyle ilgili olarak tahakkuk ettirilen ücretler ile bu mahiyetteki giderlerdir.

2) Tam zamanlı Ar-Ge personeli sayısının %10’unu aşmamak üzere, Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine katılan ve bu faaliyetlerle doğrudan ilişkili destek personelinin ücretleri ile bu mahiyetteki giderler de personel gideri kapsamındadır.

3) Kısmi çalışma hâlinde, personelin Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine ayırdığı zamanın toplam çalışma zamanına oranı dikkate alınmak suretiyle bulunan ücret tutarları, Ar-Ge ve yenilik harcaması olarak dikkate alınır.

d) Dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetler: Normal bakım ve onarım giderleri hariç olmak üzere, Ar-Ge ve yenilik faaliyetleriyle ilgili olarak işletme dışında yerli veya yabancı diğer kurum ve kuruluşlardan mesleki veya teknik destek alınması veya bunlara yaptırılan analizlerle ilgili olarak yapılan ödemelerle, bu mahiyetteki diğer ödemelerdir. Bu şekilde alınan danışmanlık hizmeti ve diğer hizmet alımlarına ilişkin harcamalar Ar-Ge ve yenilik harcaması kapsamında gerçekleştirilen toplam harcama tutarının %20’sini geçemez.

 

BİZİM DEĞERLENDİRMEMİZ;

 

-Yukarıdaki mevzuat hükmüne göre alet/teçhizatın kıymetinin tamamı değil amortismanı hesaplanarak 750’den 263’e taşınmalıdır. Alet/teçhizat bedeli ise 253-Tesis, Makine ve Cihazlar hesabına kaydedilmelidir.

 

-Yine yukarıdaki hükme göre malzeme kavramı TÜBİTAK mevzuatında olduğu gibi iki alt bileşeni kapsamaktadır. Birincisi; yönetmeliğin 7 – a/1 maddesinde belirtildiği gibi bize göre dar anlamda malzeme gideri olup, sadece proje için alınan malzemeleri kapsamaktadır. TÜBİTAK’ın maliyet formlarında bu malzeme giderleri G016’da belirtilmektedir. İkincisi ise; söz konusu proje için değil genel üretim için tedarik edilip 7 – b/2 maddesinde belirtildiği gibi Ar-Ge projesinde de stoktan kullanılan malzemeleri ifade etmektedir. TÜBİTAK’ın maliyet formlarında bu malzeme giderleri G016-A’da gösterilmektedir.

 

-Personele gelince bazı firmalar projede görev alan personele ait ücretlerin adam/ay oranlarını dikkate almaksızın Ar-Ge projesindeki personelin maliyetinin tamamını 750 nolu hesaba alıp, 751 yansıtma hesabıyla 263’e taşımaktadırlar. Oysa onaylanan Ar-Ge projelerinde gördüğümüz gibi projede görev alan personel örneğin 0,30 – 0,40 adam/ay oranı gibi kısmi çalışmaktadır. Bu durumda sadece kısmi çalışmaya göre bulunacak ücret 263 nolu hesaba taşınmalıdır.

 

-Hizmet alımları da 730-Genel Üretim Giderleri hesabı üzerinden 750 ve 263’e taşındıktan sonra Ar-Ge gideri ortaya çıkmış oluyor.

 

-Proje tamamlanınca 263’teki Ar-Ge gideri 5 yıl süreyle itfa edilerek (amortisman), ayrılan amortismanlar proje bittiği için gelir tablosu kalemi olan 630-Ar-Ge Giderleri hesabına aktarılarak giderleştirir.

 

-Öte yandan Ar-Ge’si biten ürün yada makine satışa konu olursa 263 nolu hesaptan çıkarılarak, ayrılmış ise itfa payı için borç yevmiye kaydı yapılarak, bulunan rakamın KDV’siz satış fiyatı ile mukayese edilmesinde kar varsa 679-Diğer Olağan Dışı Gelir ve Karlar hesabına, zarar var ise 689- Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar hesabına kaydı yapılmaktadır.

AR-GE ve Yenilik Projelerinde Swot Analizinin Önemi ve Örnek Bir Uygulama

Ana Sayfa » Ar-Ge (Page 10)
Paylaş
Tarih : 05 Haziran 2013 - 8:47

Ar-ge ve Yenilik Projelerinde Swot Analizinin Önemi ve Örnek Bir Uygulama

Selim KÜRTÜNLÜ

Makine ve Ar-ge Mühendisi

KILAVUZ AR-GE GRUBU

GİRİŞ

Ar-ge projeleri hazırlanırken gerek TUBİTAK kurumuna, gerek Avrupa Birliğinin hibe destek programlarına başvurmadan önce, ürün ve prosesin bir swot analizi yapılması gerekmektedir.

Swot analizinin kelime anlamı, projenin, firmanın, ürünün güçlü  zayıf  yönlerini ortaya çıkarmak ve zayıf yönlerinin üzerine Bilimsel ve teknik bir bakış açısı ile giderek, gidermek diyebiliriz.

Bir swot analizi yapılırken aşağıdaki 4 soru sorulmalı, objektif bir şekilde değerlendirilerek kayıt altına alınmalıdır.

  1. Projenin/ürünün/firmanın kuvvetli (strenghts) yönleri nelerdir?
  2. Projenin/ürünün/firmanın zayıf (weaknesses) yönleri nelerdir?
  3. Projenin/ürünün geliştirilmesindeki fırsatlar(opportunities) nelerdir?
  4. Projenin/ürünün tehditleri(threats) nelerdir?

ÖRNEK BİR SWOT ANALİZİ

Swot analizi gerçekleştirmek için, bir yazılım ürününü ele alalım. Analizimizi yazılım ürünü üzerinden gerçekleştirelim.

  1. 1.       Geliştirilmesi düşünülen yazılım ürünün güçlü yönleri.
    1. Yazılım ürününü gerçekleştiren ekip, daha önceden aynı sektörde bir fiil çalışmış ve tüm süreçleri operasyonel bazda manuel olarak gerçekleştirmiş. Dolaysıyla gerçekleştirilecek uygulamanın(yazılım ürünü) tüm süreçleri kapsayacaktır.
    2. Uygulama geliştirilme aşamasında tamamen kullanıcı dostu, ara yüzler, temalar son kullanıcı tarafından kendileri tarafından değiştirebilinecektir.
    3. Uygulama tüm bilinen veri tabanları ( database)  ile  (mssql,firebird,oracle,mysql gibi)  çalışabilecektir. Bu durumda uygulamayı kullanacak firma daha önce bir veri tabanı almış ise, bu uygulama için yeni bir veri tabanı almaya ihtiyacı kalmayacaktır.
    4. Uygulama, firmanın kendi yapısına göre, zorunlu alanlar dışında(field) yeni alanları ekleyebilecek bir şekilde(veri tabanı dosyalarına yeni bir alan ekleme gibi) geliştirilecektir. Böylece firmanın kendine özgü değişiklikler için kendi hayal gücüne göre yeni eklemeler yapabilecektir.
    5. Uygulama, diğer uygulamalardan veri alabilme ve veri verebilme için web service teknolojisi kullanabilecektir. Böylece firmanın elindeki diğer uygulamalardaki veriler için dublicate (çift) kayıt yapmasına gerek kalmayacaktır.
    6. Uygulama takip süreçlerini izleyebilmek için aynı zamanda mobil teknoloji kullanılacaktır. Akıllı telefonlar ile takip süreçleri, sonuçları izlenebilecektir.
    7. 2.       Geliştirilecek uygulamanın zayıf yönleri
      1. Geliştirilecek uygulama  windosws işletim sisteminin tüm platformalarında çalışmaktadır.(win32/win64)  Fakat unix işletim sistemi yüklü bilgisayarlarda çalışmamaktadır. Ayrıca web tabanlı bir yazılım olmadığı için, web browser üzerinde de çalışmamaktadır.
      2. Uygulama geliştirilirken sadece Türkçe dili kullanılmakta olup, sektöre özgü inglizce kavramlarına tam olarak vakıf olunmadığından dolayı İngilizce dil desteği şu an için hazırlanamayacaktır.
      3. 3.       Geliştirilecek ürün ile ilgili fırsatlar
        1. Geliştirilmesi düşünülen uygulamanın benzerleri yurt dışından internet ortamında satılmakta ve Türkiye’deki son kullanıcılar tarafından kullanılmaktadır. Bu uygulamanın Türkçe olarak piyasaya çıkması ve kullanıcıların öncelikle beta sürümlerini kullanması ve geri bildirimler neticesinde uygulamanın nihai hali almasına müteakip, piyasaya çıkartılacak nihai ürünün İngilizce,Fransızca ve Çince dil destek modülleri ile tüm dünyaya pazarlanması söz konusu olabilecektir.
        2. Bu uygulamanın geliştirilmesinde görev alacak personelin, sektöre ihtiyaçlarına uygun yazılım geliştirilmesine özgü bilgi birikimleri artarak, gerek firma, gerek personel bilgi stoklarında artacaktır.
        3.  uygulamanın kullanılacağı sektöre özel ilk yazılım olmasından dolayı, uygulamanın başarılı olması ile birlikte, sektörün ihtiyacı olan diğer uygulamaları hazırlamak için bir geçiş noktası olacaktır.
        4. 4.       Uygulamanın geliştirilmesinde sonraki tehditler
          1. Yurt dışındaki rakipler, gerek Windows tabanlı gerekse web tabanlı yazılımlar gerçekleştirmiştir. Uygulamamızın Windows tabanlı olmasından dolayı,tercih edilmesi yönünde sıkıntılar yaşanabilir. Bu tehdidin giderilmesi için uygulamanın nihai olarak piyasaya sürülmesinden sonra, 18 aylık süreçte .NET teknolojisi kullanılarak  , web üzerinde çalışır hale getirilmesi gerekmektedir.
          2. Geliştirilen uygulama Windows API fonksiyonlarını kullanmasından dolayı, ilerleyen zaman diliminde, Windows işletim sistemlerinin güncellenmesi durumunda, Windows API fonksiyonlarında olası değişikliklerden dolayı ”bug/hatalar”’lar  oluşabilecektir.Uygulamayı geliştiren kişiler bu duruma hazırlıklı ve uyanık olmaları gerekmektedir.
          3. Geliştirilen uygulamanın mobil tarafı için, outsourcing (dış kaynak) kullanımı ile gerçekleştirilmesinden dolayı, outsourcing hizmeti alınan kişiler ile yaşanabilecek olumsuzluklar, sonraki version değişikliklerinde sıkıntılar yaşanabilmesine neden olacaktır.

 

SONUÇ

Yukarıda bir ar-ge projesinin çıktısı için örnek bir çalışma yapılmıştır.  Vaka olarak bir yazılım geliştirilmesi(uygulama) geliştirilmesi seçilmiş fakat, proje hazırlanırken proje çıktısı her ürün için hazırlanabilir.

Swot analizinin yapılmasından sonra, aşağıdaki sistematik yaklaşımların gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

  • Güçlü yönler ile fırsatların uyumlaştırılması,(Güçlü yönlerin fırsatlardan yararlanacak şekilde kullanılması)
    • Zayıflıkları güçlü yönlere dönüştürecek stratejiler geliştirilmesi,
    • Tehditlerin güçlü yanlar ile bütünleştirilebilecek fırsatlara dönüştürülmesi ,

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI