Büyüme ve dış kaynak – 25 Nisan 2013

Ana Sayfa » Basından Haberler » Büyüme ve dış kaynak – 25 Nisan 2013
Paylaş
Tarih : 25 Nisan 2013 - 8:24

Laf lafı açar denir. ABD’li iki ünlü iktisatçının hesap hatası ile yola çıktık. Korelasyonun nedensellik olmadığını vurguladık. Türkiye’de örnek ararken dış kaynak-büyüme ilişkisine geldik.

Türkiye’nin en hassas konusudur. Büyümenin esas tahdidinin dış kaynak olduğuna inanılır. Yani dış kaynak bulunca ekonomi hızlı büyür. Aksi takdirde büyüme durur. Çeşitli versiyonları vardır. Ekonomi yönetimi de bu görüşe yakındır.

Hakikaten öyle mi? Sermaye girişinin yüksek olması ekonominin hızlı büyümesi için gerekli ve yeterli koşul mudur? Geçen yazıda nedenselliği ters yönde gördüğümü söyledim. Oradan devam ediyorum.

Verilere bakıyoruz

Üretim iç ve dış piyasalar için yapılır. Sermaye girişinin etkisi ilkine, yani iç talebedir. Dış talebe etkisi yok gibidir. Dolayısı ile büyüme yerine iç talebe odaklanmak daha gerçekçi bir analize izin verir.

2006-12 dönemi grafikte özetleniyor. Yıllık verilerdir. Sütunlar giren sermayenin milli gelire oranını, çizgi ise iç talepte değişimi gösteriyor. Örneğin 2006 yılında milli gelirin yüzde 8,1 tutarında sermaye giriyor; iç talep yüzde 7 artıyor.

Dört yıl (2006-7 ve 2010-11) yaygın teze tam uyuyor: Sermaye girişi ve iç talep artışı yüksek. 2009 arada kalıyor; dış kaynak giriyor (yüzde 1,6) ama iç talep küçülüyor (yüzde 5,1). 2008 ve 2012 ise açıkça ters düşüyor. Yani dış kaynak var ama iç talep geriliyor.

2012’de ne oldu?

2008’e itirazlarınızı duyar gibiyim. Bir: Küresel krizin koptuğu yıldır. İki: Sermaye girişi artıdır ama bir önceki yıla göre azalmıştır. Dolayısı ile 2008’den yola çıkarak yaygın tezi çürütmek zordur. Bir an için kabul edelim.

Peki, 2012’ye ne diyeceğiz? Sermaye girişi tarihi rekor kırıyor (yüzde 8,7). Halbuki iç talep yüzde 0,5 daralıyor. Ekonomi dış kaynak buluyor. Ama büyümüyor. Sanırım tahmin ettiniz; geri planda uygulanan iktisat politikaları yatıyor.

Bu olgu nedenselliğin büyümeden dış kaynağa gittiğini kanıtlar mı? Hayır, sadece o yönde bir adımdır. Ama aksi tezi çok hırpaladığı açıktır. Analizin neden iktisat politikalarına odaklanması gerektiğini göstermektedir. Devam edeceğim.

Kaynak: http://haber.gazetevatan.com/buyume-ve-dis-kaynak/532849/4/yazarlar

Bir önceki yazımız olan Ne zaman emekli olurum? - 25 Nisan 2013 başlıklı makalemizde Ne Zaman Emekli Olurum, nereden emekli olmalıyım ve Sigorta’dan emekli olmak hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo