Bağımsız denetim netleşti – 28 Ocak 2013

Ana Sayfa » Basından Haberler » Bağımsız denetim netleşti – 28 Ocak 2013
Paylaş
Tarih : 28 Ocak 2013 - 9:49

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, şirketlerin bağımsız denetçiler vasıtasıyla denetime tabi tutulmasını öngören bir anlayış benimsendi.
Daha sonra 6335 Sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonucu kapsam daraltılarak, bağımsız denetime tabi tutulacak şirketleri belirleme yetkisi Bakanlar Kurulu’na verildi. Uzun süredir beklenen Bakanlar Kurulu kararı ise nihayet 23 Ocak 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

Kimler bağımsız denetim kapsamına giriyor?

Bağımsız denetim kapsamına giren şirketler ikiye ayrılıyor.
Buna göre ilgili Bakanlar Kurulu kararına ek (I) sayılı listedeki şirketlerin tamamı bağımsız denetime tabi. Bu şirketlerin büyük çoğunluğunu belli hususiyetleri bulunan ve iştigal konuları gereği faaliyetleri geniş kitleleri ilgilendiren kurumlar oluşturuyor. Örnek olarak söylemek gerekirse; yatırım kuruluşları, derecelendirme kuruluşları, bankalar, varlık yönetim şirketleri, bireysel emeklilik şirketleri, kıymetli maden aracı kurumları, ulusal televizyon sahibi medya hizmet sağlayıcı şirketler bu kapsamda.

İkinci grup şirketler ise ancak belirli şartları sağlamaları durumunda bağımsız denetime tabi olacak. Buna göre faaliyet alanına ve konusuna bakılmaksızın, aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayan şirketler bağımsız denetime tabi:

a) Aktif toplamı yüz elli milyon ve üstü Türk Lirası.
b) Yıllık net satış hâsılatı iki yüz milyon ve üstü Türk Lirası.
c) Çalışan sayısı beş yüz ve üstü.

Aktif toplamı ve net satış hâsılatı nasıl belirlenecek?

Üç ölçütten ikisinin sınırlarının aşılıp aşılmadığının belirlenmesinde; şirketin aktif toplamı ve yıllık net satış hâsılatı bakımından önceki yıllara ait (2011 ve 2012) finansal tabloları; çalışan sayısı bakımından ise şirkette önceki yıllardaki (2011 ve 2012) ortalama çalışan sayısı esas alınacak.

Şirketler, yukarıda belirttiğimiz üç ölçütten en az ikisinin sınırlarını 2011 ve 2012 dönemlerinde aşmaları durumunda 2013 hesap döneminden itibaren bağımsız denetime tabi olacaklar.

Bağımsız denetime tabi şirketler ise, söz konusu ölçütlerden en az ikisine ait sınırların art arda iki hesap döneminde altında kalmaları ya da bir hesap döneminde söz konusu ölçütlerden en az ikisinin sınırlarının yüzde yirmi veya daha fazla altında kalmaları durumunda, müteakip hesap döneminden itibaren bağımsız denetim kapsamından çıkarılacaklar.

Bağlı ortaklık ve iştiraklerin durumu

Bağlı ortaklıkları ve iştirakleri bulunan şirketler açısından, üç ölçütten ikisinin sınırlarının aşılıp aşılmadığının belirlenmesinde; aktif toplamı ve yıllık net satış hâsılatı bakımından ana ortaklık ve bağlı ortaklığa ait finansal tablolarda yer alan kalemlerin toplamı (varsa grup içi işlemler yok edilerek) dikkate alınacak.

Çalışan sayısı bakımından ise ana ortaklıkta ve bağlı ortaklıkta önceki yıllardaki (2011 ve 2012) ortalama çalışan sayılarının toplamı nazara alınacak.

İştirakler açısından ise, söz konusu ölçütlere iştirakteki hisseleri oranında itibar edilecek.

Bağımsız denetçi seçimi yıl sonuna kadar yapılabilir

Düzenleme 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi. Buna göre mevcut düzenleme çerçevesinde bağımsız denetim kapsamında olan şirketlerin, 399. maddeye göre bağımsız denetçilerini görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçmeleri gerekiyor. Bu durumda kapsam dahilinde olan şirketler 2013 yılı bitmeden denetçi seçebilecekler. Seçilen bağımsız denetçinin sorumluluğu doğal olarak 2013 yılının tamamını kapsayacak.

Bağımsız denetim yaptırmamanın sonucu ne?

Türk Ticaret Kanunu’nun 397. maddesi gereği; denetime tabi olanlar, hazırlanmış olan finansal tablolarının denetimden geçip geçmediğini, denetimden geçmiş ise denetçi görüşünü ilgili finansal tablonun başlığında açıkça belirtmek zorundalar.

Aynı maddeye göre; denetime tabi olduğu hâlde, denetlettirilmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, düzenlenmemiş hükmünde kabul edilecek.

Böyle bir sonuç ise; şirketin finansal tablolara bağlı olarak gerçekleştirilecek bir kısım işlemi (kâr dağıtımı, sermaye artırımı, azaltımı) yapamayacağı anlamına geliyor.

Kaynak: http://gundem.bugun.com.tr/bagimsiz-denetim-netlesti-yazisi-220643

Bir önceki yazımız olan Doğum borçlanması yapabilir miyim? - 28 Ocak 2013 başlıklı makalemizde doğum borçlanması, Doğum borçlanması şartları ve engelli raporu vergi indirimi hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo