Bağımsız Denetim Mesleğinin Geleceği

Ana Sayfa » Genel Muhasebe » Bağımsız Denetim Mesleğinin Geleceği
Paylaş
Tarih : 25 Kasım 2013 - 10:21

BAĞIMSIZ DENETİM MESLEĞİNİN GELECEĞİ

      Bugün bağımsız denetim üzerine tarafıma yöneltilen soruların artması üzerine sadece kendi görüşlerimi yansıtan kısa açıklamalar yapmak istemekteyim.

1.GİRİŞ

İnşallah bir gün bizim bağımsız denetim şirketlerimizde Dünya’nın her yerinde faaliyet gösterecek ve bağımsız denetim pazarının büyük çoğunluğunu ele geçirebileceklerdir. Bunun için sadece denetimi bir fırsat veya rant kapısı olarak görmemek yetecektir. Denetim bir meslektir, bir sevdadır, gönül işidir. Bağımsız denetimde kalite üzerine standartın yayınlanması da önemli bir aşamadır. Bağımsız denetimde önemli olan belge sahibi olmak değil, denetim işinin hakkını vererek, yabancı denetim şirketlerinin kalitelerinin çok üzerinde hizmet verebilmektir. İşte o zaman bağımsız denetim alanında muassır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmış olacağız.

2.BAĞIMSIZ DENETİM NEDİR?

Bağımsız denetim şirketlerin ilgililere sundukları mali tabloların işletmelerin gerçek durumunu doğru ve tam olarak yansıtıp yansıtmadığının modern denetim teknikleri ile araştırılması ve sonuçta yazılı olarak bu hususta ilgililere yazılı kolay anlaşılır ve standart bir rapor sunulmasıdır. Ülkemizde Kamu Gözetim Kurumu kurulmadan önce bağımsız denetim piyasası çeşitli kurumlarca düzenlenen piyasaya girişin çok zor şartlara bağlandığı bir oligopol piyasası niteliğindeydi. Belli sayıda bağımsız denetim şirketi bu piyasada faaliyet göstermekteydi. Her ne kadar piyasaya giriş zorda olsa yabancı denetim şirketleri bağımsız denetimi kendi ülkelerinde uzunca bir süredir uygulanması nedeniyle piyasanın büyük çoğunluğuna hakim durumdaydılar. Özellikle Sermaye Piyasası Kurumu bağımsız denetim ile ilgili alanlarda öncü bir rol üstlenmişti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu gibi diğer kuruluşlar ise kendi alanlarına giren şirketlerle ilgili kendi düzenlemelerini yapmaktaydılar. Uzunca süre bu kısır döngü devam etti. Belli sayıda denetçi, belli sayıda denetim şirketi birkaç özerk kuruldan aldıkları yetkilerle piyasada faaliyet gösterirlerken piyasanın çoğunluğu yapancı kökenli denetim şirketlerinin eline geçmiş oldu. Üsteli bu şirketler Türkiye’de elde ettikleri gelirin önemli bir bölümünü kendi ülkelerine transfer etmekteydiler.

Avrupa birliği yönergelerine uygun olarak Kamu Gözetim Kurumu kanun hükmünde kararname ile kuruldu. Kurulan bu kurumun bağımsız denetim şirketlerini, bağımsız denetçileri yetkilendirmekte ve bağımsız denetime yönelik kurallarda tek yetkili olması amaçlanmaktaydı. Böylece, SPK, BDDK, EPDK gibi pek çok kurum tarafından düzenlenen bağımsız denetim sektörü çok başlılıktan kurtarılacaktı. Tüm bu süreçlerin yaşandığı zaman diliminde Muhasebe Meslek Mensupları ne yapacaklarını düşünmekteydiler. Çünkü denetim yetkisine ilişkin hükümler kendi meslek yasalarında bulunmaktaydı. Genel olarak Dünya uygulamalarında meslek yapısı zaten denetçi ve muhasebeci olarak ikiye ayrılmaktadır. Bizdekine benzer Yeminli Mali Müşavirlik uygulamalarına çok zor rastlanmaktadır. Denetçi ve muhasebeci arasındaki ayırım denetimin evrensel şu üç kuralından kaynaklanmaktadır.

a)      Denetçi kendi yaptığı işi denetleyemez. Denetim esasen başkasının yaptığı işin kontrolü, revizyonu içindir.

 

b)     Denetçi denetlediği firmayla bir çıkar ilişkisi içerisinde olamaz.

c)      Denetçi denetim tekniklerini kullanarak yaptığı denetim faaliyetini bir rapora bağlar.

Bütün bu şartlar açısından değerlendirildiğinde 3568 sayılı meslek yasamız ne yazık ki çok yetersiz kalmaktadır. Bizim meslek yasamızda muhasebeci aynı zamanda denetçidir. Oysa dünya standartlarında muhasebeci denetçilik yapamaz, denetçi muhasebecilik yapamaz. Ancak denetçi olabilmek için muhasebeci olmak şarttır. Denetçi denetlediği firmaya denetim hizmeti dışında hizmet sunamayacağı gibi, herhangi bir menfaat ilişkisi içerisinde de olamaz. 3568 sayılı yasada bunu düzenleyen hükümler de ne yazık ki yoktur. Denetim raporu hakkında da 3568 sayılı yasada bir hüküm yoktur.

3.DENETİM VE DİĞER HİZMETLER

Günümüzde meslek mensuplarında yaygın bir şekilde hem denetim yaparım hem muhasebe tutarım hem de tam tasdik hizmeti veririm gibi hatalı anlayışlar bulunmaktadır. Eninde sonunda bağımsız denetçi belgesi sahiplerine ya denetimi yada muhasebe veya tam tasdik işlerini seç denilecektir. Ülkemizde yaygın olan “kervan yolda düzelir” anlayışı ne yazık ki insanları yanlış yönlere sürükleyebilen, yanlış intibalar uyandıran mevzuatların çıkmasına neden olmaktadır. Denetim başlı başına bir meslektir. Hem bürom olsun hem de denetim yapayım anlayışı ne yazık ki doğru bir anlayış değildir.

Dünya denetim hizmeti yanında verilebilecek hizmetleri belirlemeye çalışmakta ve bu konuda çok katı kurallar koymaktadırlar. Ülkemizde ise bu konudaki hükümler oldukça yetersizdir. Üçü bir arada der gibi hem denetim hem tam tasdik hem de danışmanlık hizmeti vereyim şeklinde ki yaklaşımlar denetçi bağımsızlığını ciddi ölçüde zedelemektedir. Denetçi denetim hizmeti dışında denetlediği firmaya hiçbir hizmet veremez veya o firma ile ticari bir başka ilişki içerisinde bulunamaz.

4.DENETÇİ EĞİTİMLERİ

Gerekli eğitimlerin alınmadan sadece üniversitelerde düzenlenen farkındalık eğitimleriyle, yani birkaç günlük slayt-sunum ve özetleme sistemiyle denetçilerin yeterli bilgi sahibi olacaklarını iddia etmek mümkün değildir. Öncelikle denetçiye uygulamalı bir eğitim verilmeli, çalışma kağıtları doldurtulmalı, denetim teknikleri uygulamalı olarak gösterilmeli ve nihayetinde gerçek bir bir firmanın verileri üzerinden denetim raporu yazdırılmalıdır. Nasıl bir pilot önce uçuş similatöründe eğitim alıyorsa denetçi de bir denetim similatöründen geçirilmelidir. Aksi halde yabancı ülkelerde sık görülen denetim skandalları ne yazık ki bizim ülkemizde de görülmeye başlanacaktır. Denetim kaliteli yapılması gereken ciddi bir iştir. Bir kere denetçilere ve denetim raporlarına güven sarsıldı mı bir daha istenilen seviyeyi yakalamak mümkün olmamaktadır.

Eğitim özellikle de sürekli meslek içi eğitim denetim kalitesini yükselten unsurlar arasında birinci sırada sayılmaktadır. Ancak eğitimlerin ve eğitim sonu sınavların şeklen olması eğitimi sadece bir boşa vakit harcama çabası haline getirmektedir. Denetim eğitimine gelen bitse de kurtulsak, üniversite ise ücretimi alsam yaklaşımı içerisinde olunca denetimden beklenen faydaları sağlamak mümkün olmamaktadır. Uzaktan eğitim tekniklerinin kullanılmasında herhangi bir sakınca gözükmezken uygulamada yaşanan ciddiyetsizlikler eğitimlerin kalitesini olumsuz etkilemektedir.

Bağımsız denetçi eğitimlerine gereken önem mutlaka verilmelidir. Denetim geçmişi olmayan daha önce hiçbir denetim sürecini başından sonuna kadar tamamlamayan kişilere denetçi belgesi vermek onları hiç eğitim vermeden otobüs kullandırtmaya benzer. Sonuç çok olumsuz olabilir.

5.SONUÇ VE ÖNERİLER

Denetim ile ilgili ülkemiz önemli bir sürece başlamıştır. Denetim kalitesini uluslar arası standartlara uygun düzeye çıkarmak ve ülkemizdeki mali tabloların uluslar arası muhasebe standartlarına uygun olmasını gerçekleştirmek nihai hedeftir. Ancak ülkemiz bu duruma ne kadar hazırlıklıdır veya süreç ne ölçüde planlı ve sistemli yürütülmektedir diye sorulursa olumlu cevaplar almak mümkün olmamaktadır. Daha sonra olumsuzlukları yaşamamak amacıyla denetim eğitimlerinin verilmesine uygulama örnekleriyle konuları pekiştirmeye ve bir düzenleme yapılmadan önce uygulama sonuçlarının değerlendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.

Bu konuda denetim alanında uygulamalı kurslar açılabilir denilse de bu kursların bu alandaki boşluğu doldurabilmesi için epey bir zaman geçmesi gerekmektedir. Üstelik ücretli bir eğitimden geçmiş olan denetçinin ikinci bir eğitimi almakta ne kadar istekli olacağı da tartışmalıdır. Denetim ile ilgili çok önemli yılların heba olmaması için herkes şapkasını önüne koyarak düşünmelidir. Kamu Gözetim Kurumu denetim sürecini ne kadar planlı yürütmektedir? Üniversiteler denetim eğitimlerini ne derece kaliteli vermektedirler? Meslek mensupları ve ülkemiz denetime ne kadar hazır?

Bir önceki yazımız olan 2014 Asgari Ücret Net, Asgari Ücret 2014, Asgari Ücret 2014 Ne Kadar başlıklı makalemizde 2014 asgari ücret, 2014 asgari ücret ne kadar ve 2014 yılı asgari ücret tutarları hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

Yapılan Yorumlar

Nejla İpek
19 Aralık 2013 - 14:53

Bir denetçi olarak geleceğimizi göremiyor olsakta en azıdan Muhasebe Mesleğinin geleceği o kadar da karanlık değil neyseki. YAzınız için teşekkürler



GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo