Araştırma ve Yenilik Projelerinin Bilimsel Yönünden Ne Anlıyoruz ?

Ana Sayfa » Ar-Ge » Araştırma ve Yenilik Projelerinin Bilimsel Yönünden Ne Anlıyoruz ?
Paylaş
Tarih : 27 Haziran 2014 - 8:13

ARAŞTIRMA VE YENİLİK PROJELERİNİN

BİLİMSEL YÖNÜNDEN NE ANLIYORUZ?

 

 

Prof. Dr. Atila BAĞRIAÇIK
Ulusal ve Uluslar arası Ar-Ge ve Yenilik Hibe
Fonları Uygulayıcısı, YMM

 

GİRİŞ

 

TÜBİTAK SANAYİ ARAŞTIRMA TEKNOLOJİ GELİŞTİRME VE YENİLİK PROJELERİ DESTEKLEME PROGRAMI UYGULAMA ESASLARI’nın 4/1-dd) maddesinde, “Proje Öneri Bilgileri Formu (AGY100): Destek için başvurulan projenin, konu ve amaçları, başarı ölçütleri, bilimsel ve teknolojik niteliği, iş-zaman planı, projenin gerçekleştirileceği kuruluşun altyapısı ve proje yönetimine yönelik bilgileri, katma değer, verimlilik ve rekabet gücü açısından yapması beklenen katkı, oluşacak teknik bilgi birikiminin yayınımına yönelik hedef ve stratejilerine ilişkin bilgiler ile tahmini maliyet formlarını içeren dokümanı “ olarak tanımlanmakta, projenin her şeyden önce bilimsel yönüne vurgu yapılmaktadır.

 

AR-GE VE YENİLİK PROJELERİNİN BİLİMSEL YÖNÜ NE ANLAMA GELİYOR?

 

Bu konuda K.R.Popper’in “Hayat problem Çözmektir-YKY” kitabından yararlanarak, Ar-Ge projelerinin bilimsel yönünü aşağıdaki aşamalar halinde tasvir edebileceğimizi ileri sürüyoruz:

 

1.-Çıkış noktamız problem olmalı.

 

2.- Birden fazla çözüm denemeleri ortaya atılarak, hedefe uygunluk bakımından denemeler eleştirel analize tabi tutulmalı. Problem çözümü için tek yöntem ya da stratejinin olduğu durumda, proje terminolojisiyle ifade edersek ortada bir Ar-Ge unsuru değil, yatırım unsuru olduğu  belirtilir.

 

3.- Eleştirel analiz sonucu bize uygun biri dışında diğer seçenekler ya da denemeler elenir ya da ortadan kaldırılır. Elimizdeki seçtiğimiz tek seçenek ya da bilgi, kuram, varsayım, hipotez  geçici olarak doğru olduğu varsayılarak, bu geçici doğruluğu için de gerçek ortamda  olgularla  test ve sınamalarla karşılaştırılıp, örtüşüp örtüşmediği ortaya konulmalıdır.

4.- Seçtiğimiz strateji ya da yöntemin gözle görülebilir bir yeniliğe yol açacağı ve bu yöntemin de bu hedefe ulaşmada riskler taşıdığı(bilimde kesinlik yoktur) belirtilerek, riskleri önleme planları yapılır.

 

Seçtiğimiz yönteme göre hedeflediğimiz  yenilikçi ve özgün yönler, belli değer ve yapısal prensiplerde geçerlidir. Bu bakımdan  geçerli olmayan diğer değer ve ilişkileri içeren yönleri  potansiyel  yanlışlayıcı (falsifier) olarak değerlendirmek  gerekir (yanlışlanamayan hipotez, varsayım  ya da iddia bilimsel değildir). Ürün ve süreç yenilikleri tasarımında; geçerlilik alanını daraltmak suretiyle yanlışlanabilirlik, sınanabilirlik ve doğru çıkması koşuluyla bilgi sağlayıcı içeriğin en yüksek olduğu değerlerin elde edilmesi amacıyla (K. Popper, The logic of scientific discovery, Routledge, London and New York, 2000) proje süresince optimizasyon çalışmaları mutlaka yapılmalıdır.

 

Tercih ettiğimiz  deneme çözümünün  amaçlanan  başarı kriterlerine  yol açmasında daima bilimsel ve teknolojik belirsizlikler(riskler) olabileceğini  dikkate almak gerekir. Çünkü deneme çözümü  bir öngörü yada bir tahminden ibarettir. Bir bakıma “A’ya ulaşmak için B’yi yapmalıyız ya da B’yi yaparsak A olacaktır” şeklindeki ön deyidir.

 

Bir öngörünün  yanlış çıkması hiç de istisnai bir durum değildir. Bu bakımdan  ar-ge projesi yapma sürecinde fiziksel boyutta prototip imalata geçmeden önce, tasarım aşamasında  mühendislik hesaplarının  ve optimizasyon koşullarını belirleyen bilgisayar ortamındaki  analizlerin yapılması zorunludur. Fon veren kuruluşların özellikle son zamanlarda bu konuda daha çok hassas olduklarını gözlemlemekteyiz. Bu şekildeki bir yöntem deneme ve yanılma sürecini kısaltarak, bize zaman ile mali ve  beşeri  kaynak tasarrufu sağlayacaktır.

 

Bilgisayar ortamında yapılabilecek analiz doğrulamasına ilişkin bir örnek olarak  ANSYS (“Finite Element Analysis Software”“Finite Element Method” i gösterebiliriz. Yapılabilecek analizler:

 

a)Yapısal Analizler: Statik (linear, nonlinear), Dinamik-Transient (linear, nonlinear),

 

b)CFD Analizler(computational fluid Dynamics): Staedy- state, Dinamik (Transient),

 

C)Termal  Analizler: Staedy- state, Dinamik (Transient),

 

d)Elektromanyetik Analizler: Magneto statik, Transient manyetik.

 

Bu analizlerle riskleri ve hataları  daha tasarım  aşamasında fark ederek, ortadan kaldırabiliriz. Kaldı ki, seçtiğimiz yöntemin de hedeflenen başarı kriterlerini sağlaması  yanında, prototip imalat aşamasında bizzat uygulamadan doğabilecek amaçlanmamış sonuçlar da verebileceğini  hesaba katmak gerekir. Anlaşılması için basit bir örnek verecek olursak, Örneğin preste baskı hızının artırılması, aynı zamanda sürtünmeden kaynaklanabilecek ısınma ve aşınmaları da beraberinde getirebilir. Ar-Ge projelerinde de uyguladığımız yöntemin bu tür amaçlanmamış sonuçlar verebileceğini dikkate alarak, tüm proje süresince uygulama sonuçlarına karşı eleştirel uyanıklılık göstermek gerekliliği, bilimsel olarak ortaya çıkmaktadır.

 

  1. Yeni sorunlar. Bilimsel faaliyet veya proje çalışmaları sonucunda varılan ve içinden yeni sorunların ve iyileştirilmelerin çıktığı durumdur. Başlangıç koşullarından farklı çözüm çıktılarıdır. Bilimsel faaliyet ya da proje çalışmaları sonucu istediğimiz sonuca ulaşamayarak başarısız olsak bile, sonuç her zaman başlangıç koşullarından farklıdır. Döngüsel değildir. Çünkü öğretici olarak bize bir sonraki Ar-Ge çalışmasında neleri yapmamamız gerektiğini ortaya çıkarır.

Bir önceki yazımız olan 2014/1.Dönem (Ocak - Haziran) Tübitak Teknik Raporun Oluşturulmasında Firmalar Şimdiden Hangi Konuları Düşünmeli başlıklı makalemizde agy 300, agy300 ve haziran ayı teknik rapor hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo