Altın ihracatı ihracat sayılmaz mı? – 1 Ağustos 2012

Ana Sayfa » Basından Haberler » Altın ihracatı ihracat sayılmaz mı? – 1 Ağustos 2012
Paylaş
Tarih : 01 Ağustos 2012 - 15:38

Osman Arıoğlu

TÜİK haziran ayı dış ticaret verilerini açıkladı.

Böylece 2012 yılı ilk yarısına ilişkin dış ticaret geçici sonuçları belli oldu. Beklendiği ve izlendiği gibi ihracatın ithalatı karşılama oranında önemli ölçüde bir iyileşme oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı; geçen yılın aynı döneminde %54,8 iken, yılın ilk yarısında %63,5’e yükseldi.

Geçen yılın aynı dönemine göre; ihracat %13,4 artarak 74,4 milyar dolara yükselirken, ithalat %2,1 gerileyerek 117,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Aylık bazda bakacak olursak; haziran ayı ihracatı %16,3 artışla 13,3, ithalatı ise %5,4 azalışla 20,4 milyar dolar oldu.

Açıklanan haziran ayı ihracat rakamlarında ilk sırayı 1,6 milyar dolar ile “kıymetli taşlar ve metaller” aldı. Böylece öteden beri ilk sırada yer alan ihracat kalemi olagelen “motorlu kara taşıtları ve aksam parçaları” 1,3 milyar dolar ile ikinci sıraya gerilemiş oldu.

İthalat kalemlerinde ise ilk sırayı yine 5 milyar dolar ile “mineral yakıtlar ve yağlar” aldı. Yani ithalatta yine akaryakıt ilk sıradaki yerini korudu.

İran’ yapılan altın ihracatı

Son günlerde ve hatta son aylarda İran’a yapılan altın ihracatında görülen artış bir tartışmayı da beraberinde getirdi. İhracat rakamlarında aslında bir artış olmadığı, TÜİK tarafından yapılan açıklamada İran’a yapılan altın ihracatı da dahil edilerek bu sonuca ulaşıldığı, oysa yapılanın İran’dan olan petrol ve gaz ithal bedellerinin ithal edilen altınla ödenmesinden ibaret olduğu şeklinde söylemlere başlandı. Üstelik TİM açıklamasında bu rakamlar yer almadığı halde TÜİK açıklamasında bu rakamlara yer verilmesi eleştiri konusu oldu.

TÜİK ve TİM rakamlarındaki farklılığın nedeni

Önce TİM ve TÜİK rakamları neden farklı açıklanıyor onun gerekçesini belirtelim. TİM kendi ihracatçı birlikleri kayıtlarından geçen ihracat rakamlarına göre aylık ve dönemsel ihracat verilerini açıklıyor. Oysa TÜİK ihracatçı birlikleri kaydına girsin girmesin gümrük beyannamesine bağlanarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı sınır kapılarından çıkış yapılan tüm ihracat kalemlerini dikkate alarak ihracat rakamlarını açıklamaktadır. Peki o zaman farklılığın nedeni ne? Farklılığın nedeni 32 sayılı karar gereğince külçe altının ihracatçı birlikleri kaydına girmemesidir. Diyeceksiniz külçe altın neden ihracatçı birlikleri kaydına girmiyor? Nedeni, külçe altın kâr marjı düşük olduğu ve bir nevi nakit gibi değerlendirildiği için ayrıca ihracatçı birliklerine bir tescil bedeli ödenmemesi amacıyla yapılan bu düzenlemedir.

Külçe altın ihracı ihracat sayılmamalı mı?

Sorunun can alıcı noktası da buradadır. Altın ister külçe ister ziynet olsun hem muhasebe kayıtlarında hem de tüm dünya uygulamasında mal olarak sayılır ve ihracında da ithalinde de gümrük beyannamesi düzenlenir. Dolayısıyla külçe altın ihracat veya ithalatı da diğer mallar gibi ihracat ve ithalat kalemleri içerisinde yer alır.
İhracat kalemlerimiz içerisinden külçe altını çıkarırsak, ithalat kalemlerimiz için de aynı şeyin yapılması gerekir. Örneğin geçen yıl altın ve kıymetli taşlar ithalatı 6,3 milyar dolar, ihracatı ise1,5 milyar dolar civarındaydı. Bu kalemi çıkardığımızda dış ticaret açığı yaklaşık 4,5 milyar dolar daha az görülecekti. Bu yıl ilk altı aylık dönemde ise denge yaklaşık 2 milyar dolar ihracat lehinedir.

İthal edilen altınlar için de Türkiye döviz ödemek durumundadır. İran’dan yapılan petrol ve doğalgaz bedellerinin, İran şirketlerinin Halk Bankası’nda bulunan hesaplarına ödeniyor olması ve İran’a ihraç edilen külçe altın bedellerinin bu hesaplardaki paralardan karşılanması ortada bir ihracat ve ithalat olması gerçeğini değiştirmez.

Dünya ekonomisinde daralma yaşanırken en önemli ihracat yaptığımız AB’deki kriz nedeniyle AB ülkelerine olan ihracatımız azalırken, kümülatif bazda ihracatımızın artırılması ve ihracata dayalı büyüme stratejisi doğrultusunda mal ve ülke çeşitlendirmesine gidilmesi önemlidir. Önemli olan süreç içerisinde ihracatımızda kalıcı büyümenin sağlanacağı bir yapının oluşturulmasıdır.

Bir önceki yazımız olan Vakıflara vergi muafiyetinde yeni düzenlemeler - 2 Ağustos 2012 başlıklı makalemizde Kanun, Katma ve Maliye hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!
Evdeki yabancı bakıcı başınıza iş açmasın!

Yaklaşık 1.5 ay önce Türkiye’de çalışan yabancılarla ilgili izin şartları değişti. Yabancı çalışma izni harçlarında ve cezalarda değişikliğe

Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları
Borçlanmalarla Emeklilikte Püf Noktaları

Doğum borçlanması 5510 sayılı Kanunla 2008 yılından itibaren getirilen bir hak. Sadece sigortalılık başlangıcından sonraki sürelerin borçlanılması

10 işçiden 1’i sendikaya üye
10 işçiden 1’i sendikaya üye

1 Mayıs İşçi Bayramı geride kaldı fakat görüldü ki sendikalaşma oranları ülkemizde halen çok düşük. Türkiye örgütlülük konusunda ne

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo