Ali Babacan’dan Finansal Vergi Açıklaması

Ana Sayfa » Ekonomi Haberleri » Ali Babacan’dan Finansal Vergi Açıklaması
Paylaş
Tarih : 24 Ocak 2013 - 11:38

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 11 Avro Bölgesi
ülkesinin yürürlüğe koymak istediği finansal işlem vergisinin popülizm olduğunu
belirterek, “Finansal işlem vergisi popülizmin başka bir örneği… G-20’de biz
buna kesinlikle karşı çıktık. ‘Biz böyle birşeye girmeyiz’ dedik” dedi.

Dünya Ekonomi Forumu’na katılmak üzere Zürih’e giderken uçakta gazetecilerin
sorularını yanıtlayan Babacan, popülizmin başka bir örneği diye nitelediği
finansal işlem vergisinin özünün, hükümet ya da siyasetçilerin, krizin sorumlusu
olarak gördükleri bankalara vergi getirmesi talebi olduğunu anlattı.

Daha fazla vergi getirilmesi halinde bankaların bunu cebinden ödemeyeceğini,
büyük kısmını vatandaş ya da sanayicilere ödeteceğini belirten Ali Babacan,
Türkiye’nin böyle bir vergiyi uygulamayacağını, G20’de de buna karşı çıktıklarını
söyledi.

Ali Babacan, “Biz böyle birşeye girmeyiz, girecek ülkeler için de yanlış
olur dedik. 20 ülkenin 20’si de böyle bir şey yapsa, G20’nin haricindeki ülkeler
vergilerini düşük tutsa o zaman finans piyasası yavaş yavaş oraya kayar… Bugün
gazetelerde vardı, Sayın Sarkozy vergiyi daha az ödeyeyim diye İngiltere’de ev
arıyormuş. Kendisi bu arada finansal işlemler vergisinin şiddetli savunucusudur.
Bunu ilk o attı ortaya. Tam popülizm örneği. Bizim işimize kuşkusuz yarar,
şüphesiz…” diye konuştu.

Bu verginin uygulanmadığı Londra ve İstanbul’un iki finans merkezi olarak ön
plana çıkabileceğini, İngiltere’nin de buna karşı olduğunu dile getiren Ali
Babacan, uluslararası piyasada faiz artışına ilişkin ise şöyle konuştu:

“Kısa vadede, merkez bankalarının politika faizi açısından böyle bir artış
özellikle gelişmiş ekonomilerde hiç mümkün görünmüyor. Belki bazı gelişmekte olan
ülkeler birşeyler yapmak durumunda kalabilir ama gelişmiş ülkelerin önümüzdeki
bir iki yıl içerisinde böyle bir şey yapması mümkün değil. Tam tersine baskılar
daha fazla para politikalarının gevşetilmesi yönünde… Şu anda maliye
politikalarında dünyada sona gelindi. Yani artık hükümetler daha fazla kamu
parası harcayarak birşey yapamıyor.

(Gelişmiş ekonomiler) Borçlar maksimum seviyeye ulaştı. Bütçe açıkları
arttı. Dolayısıyla maliye politikasını gevşeterek sonuç alamıyorlar. Reform
yapmakta pekçok ülke zorlanıyor. Ondan sonra herkes dönüyor merkez bankasına…
Her ülkede durum bu… Hükümetler üzerine düşeni yapmıyor, tedbir almıyor, reform
yapmıyor, bütçe tarafında birşey olmuyor. Ondan sonra dönüyorlar merkez
bankasına… Suçu hep dışarıda aramak, problemi hep ötekine atmak gibi… Dönüp
hükümetler ‘Merkez Bankası şunu yapsın, bunu yapsın’ diyor. Şu anda dünyada para
politikaları üzerinde çok ağır bir yük var. Sanki bütün çözümü merkez bankaları
bulacakmış gibi zannediliyor. Halbuki merkez bankalarının yaptığı para basıyor,
devlet batmasın diye borç veriyorlar. Para basıyor bankalar batmasın diye
bankalara borç veriyor. Gelişmiş dünyada bu çark böyle dönüyor. Gelişmiş dünyada
ve problem çıkmasın diye de büyüyen problem için de ‘Daha çok para basın’ diye
baskı var.”

Küresel risk görünümünde Japon ekonomisindeki son gelişmelerin kendisini
kaygılandırdığını, çok ciddi problemler olduğunu, gelişmiş ülkeler arasında en
büyük risk alanının Avrupa’dan Japonya’ya doğru kaydığını, kendisinin Japonya’yı
çok yakından izlediğini, ayrıca Japonya’da hükümet ve Merkez Bankası arasındaki
yönetim geriliminin güven kaybına yol açacağını belirten Babacan, şöyle konuştu:

“Paket getirdiler ama milli gelirin yüzde 200 üzerinde zaten borçları var.
Şimdi enflasyon hedefini yükselt diye Merkez Bankası’na baskı yapıyorlar.
Enflasyon hedefi yükseldiğinde Japonya’da faizler de yükselecek. Yüzde 200’ün
üzerinde borcu olan bir ülkede faizin bir puan yükselmesi milli gelirin yüzde
2’si kadar daha ilave açık demek bütçede. Zaten çok büyük açıkları var, zaten çok
büyük borçları var. Enflasyon hedefinin yükselmesi, faizin yükselmesi, yıllık
milli gelirin yüzde 2’si kadar daha ilave yük getirecek bütçeye… Ondan sonra
dönecekler bu sefer maliye politikasıyla o verdiklerini tekrar bir noktada almaya
çalışacaklar. Açıkçası son birkaç aydır yapmaya çalıştıklarını anlamak zor. Ben
kaygılıyım biraz…

Biz ne yaptık? Finansal istikrar komitesi kurduk. Orada bütün bağımsız
kuruluşlarımız var. Toplantının olduğunu bile pek kimse bilmiyor, duymuyor.
Özellikle düşük profilli yapıyoruz. Orada ne konuşuluyorsa orada kalıyor. Ondan
sonra bağımsız kuruluşlar, oradaki ortak perspektif neyse, ortak bakış açısı
neyse ona uygun kendi adımlarını atıyorlar ama biz bunu medya üzerinden yapsak,
tartışsak, Türkiye’ye çok zarar verir.”

ABD’de belirsizlikler devam ederken, Avrupa’ya dair risk algısının biraz
daha azaldığını, Yunanistan’ın batmasına izin vermeyeceklerinin anlaşıldığını,
Yunanistan’a borcun faizini düşürüp, vadesini uzattıklarını anlatan Ali Babacan,
Türkiye’ye ilişkin de, “Türkiye ile ilgili en önemli risk alanı, kontrolümüzde
olmayan, özellikle ekonomi ve finans alanında dışardan gelebilecek dalgalanmalar.
Her türlü senaryo için milli güvenlik belgeleri gibi belgeler hazırladık. Bütün
kurumların mutabakatıyla hepsini hazırladık, çekmecelere koyduk. Olabilecek her
türlü senaryoda kimin ne yapacağı belli. Bizim küçük bir toplantı odamız var,
hepsini orada yapıyoruz. 2002’den bu yana hep öyle… Her tür durum için gereken
senaryomuz var. Bu biz kötü bir şey bekliyoruz demek değil…” diye konuştu.

Merkez Bankası’ndan övgüyle söz eden, MB’nin uygulamakta olduğu yenilikçi
para politikasının sıcak paranın da yönetilmesi için çok iyi sonuçlar verdiğini,
bütün dünyanın da bunu gördüğünü belirten babacan, “Yoksa dünyanın en iyi merkez
bankası seçilmezdi herhalde kolay kolay… Sadece Avrupa’nın değil, dünyanın en
iyi merkez bankası. Çünkü sonuçlarını herkes gördü. Dünyada tabii ki likidite
dalgaları oldu, olacakta, bunu önlemenin imkanı yok, ama bu dalgadan biz kendimiz
azami şekilde nasıl koruruz ve bunu nasıl yönetiriz. Bu önemli…” dedi.

-SPK soruşturması-

Terörün finansmanına ilişkin yasa tasarısıyla ilgili Başbakan Erdoğan’ın
biran önce tamamlanması ile ilgili talimat verdiğini belirten Ali Babacan, SPK
eski Başkanı Vedat Akgiray ve üyeler hakkında Başbakanlık Teftiş Kurulu
tarafından yakın zamanda başlatılan soruşturmayla ilgili bir soruya şöyle yanıt
verdi:

“Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun baktığı bazı konular var ama bu konular ne
kadar özlü konular, ne kadar yüzeysel bir şikayet boyutunda bunları bilemiyoruz
tabii. Dolayısıyla genelde bu tür gelen bilgileri, duyumları iletiyoruz, kurul da
ne kadarı gerçek ne kadarı değil bakıyor. Çok ciddi problemler olduğu kanaatinde
değilim. Ben söyledim özellikle bakın diye… Ne var ne yok, bu kadar birşeyler
duyuluyor, yazılıyor, çiziliyor, siz bir bakın dedim. Onlar gerçekten problem var
mı yok mu bakacaklar” dedi.

(Son)

Muhabir: Gökhan Kurtaran

Yayıncı: Ali Bayaslan – ISTANBUL

Bir önceki yazımız olan Türkiye'de 2. El Minibüste Söz Sahibi İlçe başlıklı makalemizde Türkiye'de 2. El Minibüste Söz Sahibi İlçe haberi ve Türkiye'de 2. El Minibüste Söz Sahibi İlçe haberi oku hakkında bilgiler verilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Mali Müşavirlere Özel Web Sitesi

BENZER HABERLER

Forex’te En büyük ” Destek ” ‘çiniz.
Forex’te En büyük ” Destek ” ‘çiniz.

20 Yılı aşkın piyasa ve sektör tecrübesi ile müşterilerine profesyonel anlamda hizmet vermekte olan Destek Menkul Değerler DestekFX adı altında

FED 2008 krizinin tutanaklarını yayınladı
FED 2008 krizinin tutanaklarını yayınladı

Amerikan Merkez Bankası (FED), 2008 yılındaki finansal kriz zamanında yapmış olduğu Federal Açık Piyasalar Komitesi (FOMC) toplantılarının

Yerli üretim dizel tren
Yerli üretim dizel tren

Türkiye Vagon Sanayi A.Ş.’nin (TÜVASAŞ) Adapazarı tesislerinde üretilen ilk yerli dizel tren seti Anadolu Mototren, İzmir- Balıkesir-Bandırma

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz


GENEL MUHASEBE

E-BÜLTEN ÜYELİK

E-posta Adresiniz:

NOT: E-postanıza gelen onay linkine tıklayınız. Onay linki gelen kutunuzda bulunmuyorsa, Gereksiz ya da Önemsiz klasörünü kontrol ediniz.

KÖŞE YAZARLARI

escort pendik kartal escort Jigolo Arayan Bayanlar pendik escort porno hikayeleri jigolo